GENEL
Koramic Yapı Kimyasalları: Dijitalleşmede Kararlılık, Yapay Zekâda Stratejik Vizyon
Yayınlandı
6 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
KORAMIC YAPI KİMYASALLARI A.Ş. GENEL MÜDÜRÜ BAHADIR ARIKAN
1998’den bu yana sektörde güçlü adımlarla ilerleyen Koramic Yapı Kimyasalları, dijital dönüşüm sürecini üretimden satışa tüm iş kollarına entegre ederek verimliliğini artırıyor. Yapay zekâ entegrasyonuna yönelik stratejik adımlar atan firma, yakın gelecekte veri odaklı sistemlerle daha akıllı bir yapıya geçmeyi hedefliyor.
- ÖNCELİKLE; FİRMANIZI KISACA TANIYARAK, DİJİTAL DÖNÜŞÜM YOLCULUĞUNUZ HAKKINDA BİLGİ ALABİLİR MİYİZ?
Koramic Yapı Kimyasalları 1998 yılında Belçika merkezli Koramic Building Products S.A. ile Türkiye’nin önde gelen gruplarından Eczacıbaşı Grubu’nun %50-%50 ortaklık anlaşmasıyla kuruldu. 2011 yılında %100 hissesi Koramic Grubu’na devredilen şirketimiz, 2019 yılında Tekkon Mühendislik A.Ş. ile stratejik bir ortaklık anlaşması imzalayarak, yurt dışı pazarlarda yapı kimyasalları alanındaki bilgi birikimini artırmıştır. Bozüyük ve Tarsus Organize Sanayi bölgelerinde bulunan üretim tesislerimiz, yaklaşık 30.000 m² alanda yılda 200.000 ton üretim kapasitesine sahiptir. Geniş ürün yelpazemiz arasında seramik yapıştırma harçları, derz dolgu malzemeleri, su yalıtım malzemeleri, performans artırıcı astarlar ve katkılar, tamir harçları, zemin grubu, ısı yalıtım sistemleri, silikon & mastikler, epoksi & poliüretan & bitümlü ürünler bulunmaktadır.
Koramic olarak, dijitalleşme ve teknolojik gelişmeleri süreçlerimize entegre ederek verimliliği artırmayı hedefliyoruz. Üretim süreçlerimizde kaliteyi artırmak ve süreçlerimizi daha verimli hale getirmek amacıyla dijitalleşme ve yeni nesil yönetim yaklaşımlarını benimsemekteyiz. Ayrıca, müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak için dijital ortamda bildirim girişini bir platform üzerinden yaptırıyoruz. Bu ve benzeri yenilikçi çözümlerle iş ortaklarımızla birlikte sektörel standartları yükseltmek istiyoruz. Sürdürülebilir ve çevre dostu üretim süreçlerimizi desteklemek amacıyla hayata geçirdiğimiz güneş enerjisi santralimiz (GES) ile enerji verimliliğini destekliyoruz.
SON ZAMANLARDA, TEDARİKTEN ÜRETİME VE ÜRETİMDEN SATIŞA İLGİLİ TÜM OPERASYONEL SÜREÇLERİNİZDEKİ TEKNOLOJİK DEĞİŞİMLERİNİZİ ÖĞRENEBİLİR MİYİZ?
Koramic Yapı Kimyasalları A.Ş. olarak, yapı sektöründe geniş bir ürün yelpazesiyle hizmet veriyoruz; seramik yapıştırıcıları, derz dolguları, su yalıtım ürünleri, tamir harçları ve zemin sistemleri gibi birçok alanda çözüm sunuyoruz. Koramic Group’un global deneyimiyle desteklenen firmamız, yerel pazarda kalite, güven ve müşteri memnuniyetini ön planda tutarak faaliyet göstermektedir. Dijital dönüşüm yolculuğumuzda ise, teknolojiyi işimizin tüm alanlarına entegre etmeyi hedefledik. Üretim süreçlerimizde otomasyon sistemlerini kullanarak daha hızlı, hatasız ve izlenebilir üretim yapıyoruz; bu sayede verimliliğimizi artırdık ve maliyetlerimizi optimize ettik. Bütün bunları bir ERP programı ve ek modüllerle gerçekleştiriyoruz. Yine ERP sistemi ile satın alma, üretim, stok yönetimi, satış ve finans gibi tüm iş süreçlerimizi tek bir platformda toplayarak departmanlar arası iletişimi güçlendirdik ve karar alma süreçlerimizi hızlandırdık. Müşteri ilişkilerini yönetmek için geliştirdiğimiz ve sürekli güncellediğimiz CRM altyapısı sayesinde, saha ekiplerimiz müşterilerle anlık ve etkin iletişim kurabiliyor, taleplere daha hızlı dönüş yapıyor. İş süreçlerimizden toplanan verileri analiz ederek, hem günlük operasyonlarımızda hem de uzun vadeli stratejilerimizde daha bilinçli ve doğru kararlar alıyoruz. Dijital pazarlama faaliyetlerimizi güçlendirerek sosyal medya ve online kanallar üzerinden marka bilinirliğimizi artırıyor, müşteri deneyimini iyileştiriyoruz. Bizim için dijital dönüşüm, sadece teknolojik bir yatırım değil; kurum kültürümüzün, iş yapış şeklimizin ve müşteri odaklılığımızın sürekli gelişimi anlamına geliyor. Bu alandaki yatırımlarımızı önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürmeyi planlıyoruz.
- DİJİTAL DÖNÜŞÜM YOLCULUĞUNUZDA YAPAY ZEKÂ’YI (YZ) KULLANIYOR MUSUNUZ?
Koramic Yapı Kimyasalları olarak dijitalleşme stratejilerimizi kurumsal verimlilik, proses optimizasyonu ve sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda yapılandırmaktayız. Hâlihazırda şirketimize özgü bir YZ yazılımı bulunmamakla birlikte, SAP ve CRM sistemleri gibi karar destek altyapılarını aktif olarak kullanıyoruz.
Üretimden kalite kontrole, tedarik zincirinden satış sonrası hizmetlere kadar birçok alanda yapay zekânın fayda sağlayabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle, ileri veri analizi, makine öğrenmesi ve arıza oluşmadan önce müdahale etmeyi amaçlayan sistemler gibi konularda nasıl uygulamalar yapabileceğimizi değerlendiriyoruz.
Bu sistemler için pilot çalışmalar planlanmakta olup yakın gelecekte devreye alınması hedeflenmektedir. Dolayısıyla, bu alandaki sorulara vereceğimiz yanıtlar, bugünkü kullanım durumundan ziyade, stratejik vizyonumuz ve yakın gelecekteki teknoloji adaptasyon hedeflerimiz doğrultusunda şekillenecektir.
TÜM OPERASYONEL SÜREÇLERİNİZ KAPSAMINDA YAPAY ZEKÂ’NIN SAĞLADIĞI AVANTAJLAR YA DA KARŞILAŞTIĞINIZ ZORLUKLAR HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Koramic Yapı Kimyasalları olarak, üretim verimliliği, kalite kontrol, talep tahmini ve bakım yönetimi gibi alanlarda yapay zekânın sağlayabileceği katkının farkındayız. Henüz aktif bir YZ entegrasyonumuz olmasa da bu yönde analiz ve hazırlık çalışmalarımız devam ediyor. Veri kalitesi, sistem altyapısı ve çalışan uyumu gibi zorluklara rağmen, yapay zekâyı süreçlerimize kademeli olarak entegre etmeyi hedefliyoruz.
YAPAY ZEKÂ’NIN YAPI BİLGİ MODELLEMESİ (BIM) ENTEGRASYONU İLE İLGİLİ OPERASYONEL SÜREÇLERİN VERİMLİLİĞİNDE NASIL SONUÇLAR ELDE EDİLDİĞİNİ ÖĞRENEBİLİR MİYİZ?
Koramic Yapı Kimyasalları olarak, Yapay Zekâ (YZ) ve Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) teknolojilerinin proje yönetimi, malzeme seçimi ve enerji verimliliği gibi alanlarda önemli katkılar sunduğunun farkındayız. YZ destekli BIM sistemleriyle tasarım hatalarının önceden tespiti, malzeme uyumu analizi ve sensör verileriyle modelin güncellenmesi gibi işlevler mümkün hâle gelmektedir. Ürün reçetelerimizin BIM kütüphanelerine entegre edilmesi ve performans verilerinin YZ ile optimize edilmesi yönünde planlamalarımız devam etmektedir. Bu entegrasyon, dijital dönüşüm stratejimizin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.
AR-GE SÜREÇLERİNİZDE YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ VERİ ANALİZİ VE TAHMİNLEME TEKNOLOJİLERİ ÜRÜN GELİŞTİRMEYE NASIL KATKI SAĞLAMAKTADIR? ÜRÜN İNOVASYON SÜREÇLERİNİZDE BU TEKNOLOJİLERİN YERİ NEDİR?
Koramic AR-GE departmanı olarak, yapay zekâ teknolojilerinin ürün geliştirme süreçlerine sağlayabileceği katkıların farkındayız. Özellikle bilimsel yayınların taranması, veri analizi ve içgörü üretimi gibi alanlarda çeşitli platformlar ve yapay zekâ destekli araçların potansiyelini değerlendiriyoruz. Deney tasarımı, değişken analizi ve simülasyon gibi uygulamaların Ar-Ge süreçlerini hızlandırabileceğini ve kaynak kullanımını optimize edebileceğini öngörüyoruz. Bu doğrultuda, YZ tabanlı çözümleri ilerleyen dönemlerde süreçlerimize entegre etmeye yönelik çalışmalarımız sürmektedir.
MÜŞTERİ DESTEK HİZMETLERİNİZDE YAPAY ZEKÂ’DAN FAYDALANIYOR MUSUNUZ? AKILLI ARIZA TESPİT SİSTEMLERİ YA DA UZAKTAN İZLEME ÇÖZÜMLERİ GİBİ UYGULAMALARINIZ VAR MIDIR? BU DOĞRULTUDA MÜŞTERİLERİNİZDEN ALDIĞINIZ GERİ BİLDİRİMLER İÇİN NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Hâlihazırda bir CRM platformu üzerinden sürecimizi yönetiyoruz. Kusursuz müşteri deneyimi açısından yapay zekâ destekli akıllı arıza tespiti veya uzaktan izleme gibi teknolojilerin ürün takibi ve teknik destek süreçlerimizi iyileştireceğine inanıyoruz. Şu anda bu konudaki teknoloji de gelişmeye devam ettiği için bu gelişmeleri yakından takip diyoruz. Gelecekte bu tür çözümleri entegre etmeye yönelik düşüncelerimiz var. Aldığımız tüm müşteri geri bildirimlerini, bu alandaki ihtiyaçlarımızı belirlememize yardımcı olacak şekilde kullanıyoruz, ama bunun YZ ile entegre hali için değerlendirmelerimiz devam ediyor.
- DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜNÜZ KAPSAMINDA, SON DÖNEMDE PAZARA SUNDUĞUNUZ YÜKSEK TEKNOLOJİYE SAHİP VE ENERJİ VERİMLİLİĞİ İLE ÖNE ÇIKAN ÜRÜNLERİNİZLE İLGİLİ BİLGİ ALABİLİR MİYİZ?
Dijital dönüşüm stratejimiz doğrultusunda, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında geliştirdiğimiz yüksek teknolojiye sahip ürünlerimizi pazara sunmaktayız. Özellikle düşük karbon salınımlı katkı maddeleri, uzun ömürlü ve dayanıklı yapıştırıcılar ile ısı yalıtım performansını artıran inovatif harç ürünleri portföyümüzde öne çıkmaktadır. Bu ürünler, hem enerji tasarrufuna katkı sağlamakta hem de yapıların çevresel etkilerini minimize etmektedir. Dijitalleşme ile üretim süreçlerimizde kalite kontrol ve süreç optimizasyonu sağlanırken, ürün geliştirmede ileri veri analitiği kullanılarak performans iyileştirmeleri hedeflenmektedir.
KONUT, TİCARİ VE ENDÜSTRİYEL ÇÖZÜMLER ARASINDA NASIL BİR ÜRÜN SEGMENTASYONU SAHİPSİNİZ?
Koramic Yapı Kimyasalları olarak, ürün portföyümüzü konut, ticari ve endüstriyel çözümler olmak üzere üç ana segmentte yapılandırmaktayız. Konut segmentinde, dayanıklı ve estetik açıdan yüksek performanslı harçlar, sıvalar ve yalıtım ürünleri sunarken; ticari projelerde ise yüksek mukavemetli, hızlı kürlenen ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygun yapıştırıcı ve kaplama sistemlerine odaklanıyoruz. Endüstriyel alanda ise kimyasal dayanımı yüksek, özel formülasyonlu koruyucu kaplamalar ve beton katkı maddeleri gibi teknik gereksinimleri karşılayan ürünlerle hizmet veriyoruz. Bu segmentasyon, her proje tipinin ihtiyaçlarına uygun, performans odaklı çözümler geliştirmemizi sağlamaktadır.
ÜRÜNLERİNİZLE İLGİLİ BİRAZ DA TEKNİK BİLGİ ALABİLİR MİYİZ? BU SİSTEMLERİN ÇALIŞMA PRENSİPLERİ, KULLANICIYA SUNDUĞU AVANTAJLAR VE ÇEVRE DOSTU YÖNLERİ NELERDİR?
Firmamızın hazır harç ürünleri, yüksek dayanımlı çimento ve özel mineral katkılarla formüle edilmiştir. Polimer modifikasyonlu yapıları sayesinde elastikiyet artırılarak çatlama ve yüzey deformasyonlarının önüne geçilir. Bu sayede yapısal dayanıklılık ve uzun ömür sağlanırken, ürünlerin suya ve donmaya karşı direnci de optimize edilir. Uygulama sırasında homojen karışım ve kolay işlenebilirlik özellikleriyle işçilik süresi kısaltılır, hızlı kuruma özellikleri ise projelerin zamanında tamamlanmasına olanak verir.
Yapıştırıcılar, özellikle seramik, doğal taş ve kompozit malzemelerde yüksek ilk yapışma kuvveti sunar. Termal hareketlere karşı esnek yapısı sayesinde yapıştırılan yüzeylerde çatlak ve ayrışma riski minimuma indirilir. Su ve kimyasal maddelere karşı dayanıklılığı artıran özel polimer katkılar, zorlu saha koşullarında bile uzun süreli performans sağlar. Ayrıca, yüksek yapışma gücü sayesinde ince katmanlarda bile güvenilir tutunma sağlanır.
Isı yalıtım ürünlerimiz ise düşük ısı iletkenlik katsayısı ile binalarda ısı kaybını önemli ölçüde azaltır. Mantolama sistemlerinde kullanılan bu ürünler, çevresel etkilere karşı dayanıklı olup, UV ışınları ve nemden kaynaklanan bozulmalara karşı direnç gösterir. Enerji tasarrufuna katkı sağlamanın yanı sıra, bu ürünlerin kullanım ömrü boyunca karbon ayak izini azaltarak sürdürülebilirlik hedeflerine destek olur.
Tüm ürünlerimizde düşük toz ve uçucu organik bileşik (VOC) içeriği hedeflenmiş olup, bu sayede uygulama sırasında çalışanların sağlığı korunmakta ve çevre dostu üretim anlayışı benimsenmektedir. Ürünlerimiz ayrıca, yerel ve uluslararası kalite standartlarına uygunluk belgeleri ile desteklenmektedir. Bu teknik özellikler ve sürdürülebilir yaklaşımlar, müşterilerimize hem performans hem de çevresel sorumluluk açısından yüksek katma değer sunmaktadır.
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAĞINDA EN ÇOK KARŞILAŞTIĞINIZ ZORLUKLAR NELERDİR?
Sürdürülebilirlik alanında en sık karşılaştığımız zorluklar arasında, yüksek performans ve çevre dostu özellikleri bir arada sunan ürün geliştirme sürecinin karmaşıklığı yer almaktadır. Ayrıca, ham madde temininde sürdürülebilir kaynaklara erişim sınırlılıkları ve maliyet optimizasyonu yapma zorunluluğu önemli engellerdendir. Sektör genelinde çevre standartlarının sürekli değişmesi ve uygulama süreçlerinde kullanıcı bilincinin yeterince yaygın olmaması da karşılaştığımız diğer zorluklar arasındadır. Bu nedenle, sürdürülebilir çözümler geliştirmek için Ar-Ge çalışmalarına ve eğitim faaliyetlerine sürekli yatırım yapmaktayız.
KÜRESEL ENERJİ KRİZLERİ VE KARBON EMİSYONU HEDEFLERİNİZ DOĞRULTUSUNDA, ÜRETİM HATLARINIZDA GERÇEKLEŞTİRDİĞİNİZ ENERJİ VERİMLİLİĞİ UYGULAMALARINIZ NELERDİR?
Küresel enerji krizleri ve karbon emisyonu hedeflerimiz doğrultusunda, üretim hatlarımızda enerji verimliliğini artırmak için otomasyon sistemleri ve yüksek verimli ekipmanlar kullanıyoruz. Karbon yakıtlı forkliftlerin yerine elektrikli forkliftlere geçiş yapılmış ve hizmet araçları hibrit araçlarla değiştirilerek çevresel etki azaltılmıştır. Ayrıca, çevre olgusu estetik olgulara tercih edilmiş, ürün ambalajlarında daha az enerji, kimyasal ve su kullanılarak üretilen beyazlatılmamış kraft torbalara geçilmiştir.
Güneş enerjisi santrali (GES) projemizle yenilenebilir enerji kullanımını artırarak karbon ayak izimizi azaltıyoruz. GES sayesinde yıllık yaklaşık 1.000.000 kWh enerji üretimi ile karbon salınımının azaltılmasına olanak sağlıyoruz.
BU KAPSAMDA GERİ DÖNÜŞÜM, ATIK YÖNETİMİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİ KULLANIMI KONULARINDA NELER YAPTIKLARINIZI ÖĞRENEBİLİR MİYİZ?
Geri dönüşüm ve atık yönetimi süreçlerimizde, üretim atıklarının kaynağında ayrıştırılması ve sınıflandırılması için kapsamlı sistemler kurduk. Bu sayede geri dönüştürülebilir malzemelerin tekrar hammadde olarak kullanılmasını sağlarken, atık miktarını da minimize ediyoruz. Proses optimizasyonu ve hammadde kullanım verimliliği çalışmaları ile üretim sırasında ortaya çıkan atıkların azaltılmasına büyük önem veriyoruz. Tehlikeli atığımız bulunmamakla birlikte, tehlikeli olabilecek atıkların yönetiminde ise, yasal mevzuatlara tam uyumlu, çevreye zarar vermeyen bertaraf yöntemleri uygulayarak hem çevre sağlığını koruyor hem de sürdürülebilirliği destekliyoruz.
Yenilenebilir enerji kullanımı kapsamında, tesislerimize entegre ettiğimiz güneş enerjisi santrali (GES) projesi ile elektrik tüketimimizin önemli bir kısmını kendi üretimimizle karşılıyoruz. Bu sayede fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltıyor, karbon salınımını önemli ölçüde düşürüyoruz. GES sistemimizin verimliliği düzenli olarak izlenerek enerji üretimi ve tüketim dengesi optimize edilmektedir.
Koramic Ormanımız ise sürdürülebilirlik vizyonumuzun somut bir yansımasıdır. Bu proje ile belirlenen alanlarda ağaçlandırma faaliyetleri yürütülerek karbon emisyonlarının dengelenmesi hedeflenmektedir. Aynı zamanda biyoçeşitliliğin artırılması ve doğal yaşam alanlarının korunmasına katkı sağlanmaktadır. Koramic Ormanımız, şirketimizin çevresel sorumluluğunu ve toplum ile doğa arasındaki dengeyi güçlendirme kararlılığını göstermektedir.
- SON OLARAK, GELECEĞE DAİR ÖNGÖRÜLERİNİZİ VE RÖPORTAJIMIZIN SONUNA EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIR MISINIZ?
Yapı kimyasalları sektöründe dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar, önümüzdeki dönemde daha da belirleyici hale gelecek. Koramic olarak, teknolojiyi sadece üretim süreçlerinde değil, aynı zamanda karar alma, müşteri ilişkileri ve ürün geliştirme alanlarında da etkin şekilde kullanmayı hedefliyoruz. Yapay zekâ, ileri veri analitiği ve otomasyon sistemlerinin entegrasyonu ile hem verimliliği hem de kaliteyi artırırken; sürdürülebilirlik perspektifinden karbon ayak izimizi azaltmaya, enerji verimliliğini artırmaya ve döngüsel ekonomiye katkı sağlamaya devam edeceğiz.
Kurumsal vizyonumuzun temel taşlarından biri olan çevresel sorumluluk bilinciyle, Koramic Ormanı gibi doğaya katkı sağlayan projeleri hayata geçiriyor, yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Dijitalleşmeyi ise yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda kurum kültürümüzü geliştiren bir dönüşüm süreci olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, çalışanlarımızın yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitim ve gelişim faaliyetlerine önümüzdeki dönemde de öncelik vereceğiz.
Tüm bu süreçlerde sektörümüzün gelişimine katkı sağlamak ve müşterilerimize daha fazla değer sunmak amacıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Röportaj vesilesiyle bize bu alanları ifade etme fırsatı sunduğunuz için teşekkür eder, tüm sektör paydaşlarımıza verimli ve sürdürülebilir bir gelecek dileriz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Legrand Türkiye Grubu, Enerji Verimliliği Odaklı Akıllı Çözümlerle Sürdürülebilir Geleceğe Değer Katıyor
Yayınlandı
3 saat önce-
Şubat 16, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik, çevresel sorumluluk anlayışını güvenli, dayanıklı ve ekonomik yaşam alanlarıyla bir araya getiriyor. Legrand Türkiye Grubu, sürdürülebilirlik yaklaşımını destekleyen akıllı bina sistemleri ve enerji verimliliği çözümleriyle, yapıların ve şehirlerin geleceğine değer katmaya devam ediyor.
Artan enerji maliyetleri, karbon salınımını azaltma hedefleri ve sürdürülebilirlik bilincinin yükselmesi hem bireysel kullanıcıları hem de kurumları enerji tasarrufu sağlayan akıllı sistemlere yönlendiriyor. Türkiye’de enerji verimliliği, akıllı binalar ve sürdürülebilir enerji çözümleri her geçen gün daha fazla önem kazanırken enerji verimliliğine yönelik teşvikler, sanayi sektöründe dijitalleşmenin hızlanması ve yenilenebilir enerji yatırımları bu dönüşümü destekliyor. Akıllı bina otomasyonları, enerji izleme ve yönetim sistemleri ile elektrikli araç şarj istasyonları gibi teknolojiler giderek daha yaygın hale geliyor. Bu dönüşümün aktif bir parçası olan Legrand Türkiye Grubu, güvenli, dayanıklı, sürdürülebilir ve enerji verimliliği sağlayan sistemlerin artık tartışılmaz bir zorunluluk olduğu bilinciyle elektriksel altyapı, akıllı bina ve güvenlik çözümleri geliştiriyor. Yüksek kaliteli ve dayanıklı modüler koruma ürünleri, yapıların güvenliğini artıran kritik bileşenler arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, Legrand Türkiye Grubu’nun 2025–2027 Kurumsal Sosyal Sorumluluk yol haritası kapsamında belirlediği somut ve ölçülebilir sürdürülebilirlik taahhütleriyle destekleniyor.
Akıllı Sistemlerle Enerji Kullanımında Kontrol ve Tasarruf
Enerji kalitesi ve enerji verimliliğini artıran çözümler konutlardan ticari yapılara, endüstriden veri merkezlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Konutlarda zaman saatleri, ev otomasyon sistemleri, aydınlatma yönetimi ve sensörler, ticari binalar ve endüstride ise aydınlatma yönetimi sistemleri, düşük kayıplı yeşil transformatörler, enerji analizörleri ve elektrikli araç şarj istasyonları enerji kullanımının daha verimli ve kaliteli hale gelmesine katkı sağlıyor. Bticino markası altında sunulan Living Now with Netatmo akıllı anahtar-priz serisi sayesinde kullanıcılar evlerindeki elektrik tüketimini uzaktan izleyip kontrol edebiliyor. Cihazların ne kadar enerji tükettiğini görebilerek daha bilinçli tüketim alışkanlıkları geliştirebiliyor.
Geleceğin Yaşam Alanları İçin Sürdürülebilir Teknoloji
Enerji verimliliği ve karbon ayak izinin azaltılması, günümüzde yalnızca çevre politikalarının değil, aynı zamanda ticari başarının da ayrılmaz bir parçası olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda Legrand Türkiye Grubu, tasarım ve üretim süreçlerinde sürdürülebilirliği önceliklendiriyor. Ürün geliştirme süreçlerinde eko-tasarım ilkelerini benimseyen Legrand Türkiye Grubu, yeniden tasarlanan ve yeni geliştirilen ürün ailelerinin %50’sinin Legrand eko-tasarım endeksi kriterlerine uygun hale getirilmesini hedefliyor. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Türkiye Ar-Ge Merkezi tarafından tasarlanan ve Pelitli fabrikasında üretilen, güneş enerjisiyle şarj olabilen Estia Hybrid UPS çözümü olarak öne çıkıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan bu ürün, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda atılan önemli adımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Aynı zamanda 2027 yılına kadar grup genelinde üretilen ürünlerin %37’sinde sürdürülebilir malzeme kullanımına ulaşılması hedeflenirken, ambalaj alanında yürütülen dönüşümle ürünlerde kullanılan birincil plastik ambalajların %80’inin ortadan kaldırılması amaçlanıyor.
Önümüzdeki dönemde Legrand Türkiye Grubu, bina otomasyonu, akıllı enerji yönetimi sistemleri ve yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanmayı sürdürüyor. Yapay zekâ ve IoT destekli akıllı sistemlerle geliştirilen çözümler, bireysel kullanıcıların ve işletmelerin enerji tüketimlerini daha verimli yönetmelerine katkı sağlıyor. Legrand Türkiye Grubu, yenilikçi yaklaşımıyla Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemeye devam ediyor.
Komple çözüm sunma felsefesi ile Legrand’ın ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için www.legrand.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
GENEL
6 Şubat Depremleri: Yıkımın Nedenleri ve Güçlendirme Gerçeği
Yayınlandı
5 saat önce-
Şubat 16, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Etriye Stüdyo’nun 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin 3. yılına özel bölümünde, yapı stokunun gerçek risk haritası ve güçlendirme süreçlerindeki tıkanmalar; Oya Eşenli Gazioğlu moderatörlüğünde, Pak Danışmanlık Kurucusu İnş. Yük. Müh. Bayram Aygün (DEGÜDER YK Üyesi) ile Seismodynamics Kurucusu İnş. Müh. ve Deprem Yük. Müh. Mustafa Görkem Yıldız (DEGÜDER YK Başkanı) tarafından mühendislik perspektifiyle ele alındı.

Yıkımın Ortak Profili: 2000 Öncesi Yapılar
6 Şubat depremleri sonrasında yapılan saha incelemeleri ve açıklanan veriler, ağır hasar ve yıkımın büyük ölçüde 2000 yılı öncesinde inşa edilmiş yapılarda yoğunlaştığını ortaya koydu. Bu yapılarda yapı denetimi bulunmaması, beton kalitesinin belirsizliği ve taşıyıcı sistem detaylarının standartlara uygun uygulanmaması, deprem performansını doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer aldı.
Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, 2000 yılının bir milat olarak kabul edilmesinin nedenini yapı denetim sisteminin bu tarihten sonra devreye girmesi ve hazır beton kullanımının yaygınlaşmasıyla açıkladı.
Sorun Yönetmelikte Değil, Uygulamada
Söyleşide yeni yapılarda yaşanan yıkımlar ele alındığında, sorunun yürürlükteki deprem yönetmeliklerinden kaynaklanmadığı ortak bir değerlendirme olarak öne çıktı. Taşıyıcı sistem kurgusu, perde oranları, proje–uygulama uyumu ve denetim süreçleri, yapı performansını belirleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.
Bu çerçevede Mustafa Görkem Yıldız, özellikle paket yazılımlar üzerinden hızlı biçimde üretilen projelere dikkat çekti. Yıldız, yazılımın sunduğu çıktının mühendislik bilgisiyle sorgulanmadan uygulanmasının ciddi riskler doğurabildiğini; yazılımın bir araç olduğu, kararın ise mühendislik sorumluluğu taşıdığını vurguladı. Yönetmeliklerin teknik olarak yeterli olduğunu, asıl sorunun sahadaki uygulama kalitesi ve denetim mekanizmalarında yoğunlaştığını ifade etti.
Asıl Öncelik: 2000 Yılından Önce İnşa Edilmiş Yapılar
Deprem sonrası yapılan değerlendirmeler, can kayıplarını azaltmak açısından önceliğin 2000 yılından önce inşa edilmiş yapılar olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bu yapılar düşük yanal rijitlik, yetersiz perde kullanımı ve düzensiz taşıyıcı sistem kurgusuna ilave olarak düşük malzeme kalitesi ve uygunsuz donatı detayları nedeniyle yüksek risk grubunda yer alıyor. Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, yeni yapıların güvenliği kadar mevcut yapıların performansının da sistemli biçimde güçlendirme odağında ele alınması gerektiğini vurguladı.
Deprem Riski Teknikten Önce Bir “Erişim” Meselesi: Güçlendirme Neden Hâlâ Tıkanıyor?
Güçlendirme, teknik olarak doğruluğu kanıtlanmış ve kamu yapılarında uzun süredir kullanılan bir yöntem olmasına rağmen, konut ölçeğinde yeterince yaygınlaşmış durumda değil. Söyleşide bu durumun temel nedenleri finansman eksikliği, teşvik mekanizmalarının sınırlı olması ve bürokratik süreçlerin karmaşıklığı başlıkları altında ele alındı.
Bu çerçevede Bayram Aygün, güçlendirmenin mevcut kentsel dönüşüm anlayışı içinde geri planda kaldığını belirterek, “Güçlendirme bugün kentsel dönüşümün üvey evladı gibi ele alınıyor,” değerlendirmesinde bulundu. Aygün, kamu binalarında uygulanan güçlendirme politikalarının, benzer bir yaklaşımla konutlara da yayılması gerektiğini ifade etti.
İdari ve Hukuki Engeller Süreci Kilitliyor
Akışta öne çıkan bir diğer başlık ise güçlendirme sürecindeki idari sorunlar oldu. İskânsız yapıların güçlendirme ruhsatı alamaması gibi uygulamaların, en riskli yapıların sistem dışında kalmasına yol açtığı aktarıldı.
Bu konuda Mustafa Görkem Yıldız, idari süreçlerin sadeleştirilmemesinin, güçlendirme yapmak isteyen yapı sahipleri için süreci fiilen tıkadığını belirtti. Teknik çözümlerin sahada karşılık bulabilmesi için, bu çözümleri mümkün kılacak idari düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Yeni Güçlendirme Yönetmeliği Neleri Değiştirecek?
Yakın dönemde yürürlüğe girmesi beklenen Türkiye Bina Güçlendirme Yönetmeliği, mevcut yapılar için daha gerçekçi performans hedefleri tanımlaması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Yönetmeliğin teknik çerçeveyi netleştirmesinin, güçlendirme uygulamalarında maliyetleri daha öngörülebilir hale getirmesi bekleniyor.
Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, teknik düzenlemelerin ancak finansal ve idari destek mekanizmalarıyla birlikte ele alındığında sahada etkili olabileceğine dikkat çekti.
Sonuç: Güçlendirme Şefkatle Ele Alınmalı
Söyleşinin sonunda, Etriye Stüdyo moderatörü Oya Eşenli Gazioğlu, yapılan değerlendirmeleri şu çerçevede özetledi: 6 Şubat depremleri, Türkiye’de yapı güvenliği konusundaki asıl meselenin teknik bilgi eksikliğinden ziyade uygulama, erişilebilirlik ve politika tercihlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Güçlendirme, bilimsel olarak geçerliliği kanıtlanmış ve kamu yapılarında başarısı görülmüş bir yöntem olarak önemli bir çözüm sunuyor. Ancak bu çözümün yaygınlaşabilmesi için, teknik doğrular kadar finansal desteklerin, idari kolaylıkların ve toplumsal farkındalığın birlikte ele alınması gerekiyor.
GENEL
Avrupa Yakası’nda ‘şehirden kopmadan nefes almak isteyenler’ için yeni bir yaşam standardı sunuluyor!
Yayınlandı
3 gün önce-
Şubat 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
YALI KEYFİNİ KÜÇÜKÇEKMECE’DE YAŞATACAK, İSTANBUL’A NEFES ALDIRACAK!
DENİZ VE GÖL MANZARALI YALI360, ŞEHİRDEN KOPMADAN FERAH BİR YAŞAMIN KAPILARINI AÇACAK!
Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında başlatılan 472 konutluk Yalı360 projesi, göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, yeşil avluları, gün ışığını maksimum düzeyde alan ferah daireleri ve geniş balkonları ile bölgede fark yaratıyor. Modern mimariyi doğanın huzuru ile birleştirerek İstanbul’a yeni bir yaşam standardı getiren proje; Marmaray, metrobüs, E-5’e ve TEM’e yakınlığı ile ‘şehirden kopmadan nefes almak’ isteyenlerin tercihi oldu
Konut sektöründe sanayi ve ekonomisiyle hızla gelişen ve yatırım değeri her geçen gün artan ilçelerden Küçükçekmece’de başlatılan Yalı360 projesi, İstanbul’da yaşam kalitesini en üst seviyeye çıkaran özellikleriyle yıldızı parlayan projelerden biri oldu.
Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında temelleri atılan Yalı360; göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, yeşil avluları, gün ışığını maksimum düzeyde alan ferah daire planları ve geniş balkonları ile bölgeye ‘nefes aldırarak’ fark yarattı.




İstanbul’da nadir yaşanabilecek yaşam standardı Küçükçekmece’de!
Toplam 53 bin metrekare inşaat alanı üzerinde 5 bloktan oluşan Yalı360 projesinde 1+1, 2+1, 3+1 gibi farklı daire tiplerinden oluşan 472 konut yer alıyor. Kapalı ve açık otopark imkânı, çocuk oyun alanları, 7/24 kesintisiz güvenlik hizmeti, yürüyüş alanları, donanımlı spor salonu ve saunanın yanı sıra, geniş bir peyzaj düzenlemesi sunan proje; göl ve deniz manzarasıyla buluşan ferah ve konforlu daireleriyle İstanbul’da nadir deneyimlenebilecek yüksek bir yaşam standardı getirdi. Modern mimariyi doğanın huzuru ile birleştiren Yalı360’da malzeme seçiminden renk paletine, peyzaj düzenlemelerinden ortak alanlara kadar her detay; dinginlik, zarafet ve kalite anlayışıyla tasarlandı.
Marmaray, metrobüs ve çevre yollarına yakınlığı ile şehre bağlanma kolaylığı
Merkezi konumu, yeşil alanlarla çevrili yapısı ve göl manzarasıyla şehir hayatının yoğun temposundan uzak, dengeli ve prestijli bir yaşam sunan Yalı360, ulaşım ağlarının merkezinde yer alan konumuyla, konforlu bir yaşama şehirden kopmadan kavuşma ayrıcalığını sağlıyor. Marmaray ve metrobüs ve E-5 bağlantılarına yürüme mesafesinde olan proje, metroya 1,8 km, Florya Sahil ve Aqua Florya AVM’ye ise 4 km mesafesiyle İstanbul’un her noktasına hızlı ve kolay ulaşım imkânı veriyor. Okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığı ise projeyi hem yaşam hem de yatırım değeri açısından güçlü bir noktaya taşıyor.
Turan: “Projemiz,insanı merkeze alan, dengeli bir yaşam ve yatırım fırsatı”
İnşaatına 2025 yılında başladıkları projeyi 2028 yılında teslim etmeyi planladıklarını kaydeden Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, “Çağdaş mimari detayları, ferah yaşam alanları ve yeşil alanlarla bütünleşen yapısıyla Yalı360 projemizi, şehirden kopmadan dengeli bir yaşam arayanlarve sadece yaşamak için değil, nefes almak, dinginliği hissetmek ve şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için tasarladık. Bu özel proje ile İstanbul’da ve Küçükçekmece bölgesinde nadir bulunan bir yaşam deneyimi vadediyoruz. Şehir hayatının dinamizmi ile doğayla iç içe bir yaşamı, yeşil ile maviyi buluşturduğumuz proje, hem ayrıcalıklı bir yaşam hem de güçlü bir yatırım değeri sunuyor” değerlendirmesini yaptı. Sega Yapı olarak müşteri memnuniyetini merkeze alan, insan odaklı ihtiyaçlara özel çözümler sunan bir vizyonla çalıştıklarını kaydeden Turan, “Geleceğin yaşam alanlarını şekillendirirken sağlıklı, sürdürülebilir ve estetik yaşam alanları üreterek sektörde yön belirleyen bir marka olma vizyonuyla hareket ediyoruz. Bulunduğumuz bölgelerde yaşam kalitesini yükseltmek ve insanlara değer üreten yapılar sunmak, en önemli önceliğimiz” dedi.
Son Yazılar
- Legrand Türkiye Grubu, Enerji Verimliliği Odaklı Akıllı Çözümlerle Sürdürülebilir Geleceğe Değer Katıyor Şubat 16, 2026
- 6 Şubat Depremleri: Yıkımın Nedenleri ve Güçlendirme Gerçeği Şubat 16, 2026
- Avrupa Yakası’nda ‘şehirden kopmadan nefes almak isteyenler’ için yeni bir yaşam standardı sunuluyor! Şubat 13, 2026
- Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti Şubat 12, 2026
- Çuhadaroğlu, intersecure Yangına Dayanıklı Yapı Sistemleriyle Turizm Sektöründe Güvenlik Standartlarını Güçlendiriyor Şubat 12, 2026
- TR Invest Sun City’nin 2. Projesinde de Mitsubishi Heavy Industries Klimalar Tercih Edildi Şubat 11, 2026
- Gree Airy Klima ile Dört Mevsim Konfor Şubat 11, 2026
- Otis “Little Engineers” programını tüm dünyaya taşıyor Şubat 11, 2026
- ASAŞ’ta Yenilikçi Fikirler Ödüllendirildi: “ASAŞ’ın AS’ları Proje Yarışması” Sonuçlandı Şubat 11, 2026
- ORKA Banyo ve Karabük Üniversitesi, Geleceğin Banyo Deneyimlerini Yapay Zekayla Tasarlıyor Şubat 11, 2026
- Mercedes-Benz Türk, İlk Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatını Medcem Çimento’ya Gerçekleştirdi Şubat 10, 2026
- Mardin Şehir Hastanesi Yüksek Verimli İklimlendirme Altyapısı İçin Form Endüstri Ürünleri’ni Seçti Şubat 10, 2026
- DAIKIN TEMİZ HAVA BİLİNCİNİ YAYMAYA DEVAM EDİYOR! 5 YENİ OKULDA DAHA TEMİZ HAVA SINIFI Şubat 10, 2026
- İzocam’da Üst Düzey Görev Değişimi: Kerem Kürklü, Genel Direktörlüğe Atandı Şubat 10, 2026
- Şişecam’ın Pazarlama Genel Müdür Yardımcılığı Görevine Yılmaz Erceyes Atandı Şubat 10, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak









