Koramic Yapı Kimyasalları: Dijitalleşmede Kararlılık, Yapay Zekâda Stratejik Vizyon - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Koramic Yapı Kimyasalları: Dijitalleşmede Kararlılık, Yapay Zekâda Stratejik Vizyon

Yayınlandı

-

KORAMIC YAPI KİMYASALLARI A.Ş. GENEL MÜDÜRÜ BAHADIR ARIKAN


1998’den bu yana sektörde güçlü adımlarla ilerleyen Koramic Yapı Kimyasalları, dijital dönüşüm sürecini üretimden satışa tüm iş kollarına entegre ederek verimliliğini artırıyor. Yapay zekâ entegrasyonuna yönelik stratejik adımlar atan firma, yakın gelecekte veri odaklı sistemlerle daha akıllı bir yapıya geçmeyi hedefliyor.

  • ÖNCELİKLE; FİRMANIZI KISACA TANIYARAK, DİJİTAL DÖNÜŞÜM YOLCULUĞUNUZ HAKKINDA BİLGİ ALABİLİR MİYİZ?

Koramic Yapı Kimyasalları 1998 yılında Belçika merkezli Koramic Building Products S.A. ile Türkiye’nin önde gelen gruplarından Eczacıbaşı Grubu’nun %50-%50 ortaklık anlaşmasıyla kuruldu. 2011 yılında %100 hissesi Koramic Grubu’na devredilen şirketimiz, 2019 yılında Tekkon Mühendislik A.Ş. ile stratejik bir ortaklık anlaşması imzalayarak, yurt dışı pazarlarda yapı kimyasalları alanındaki bilgi birikimini artırmıştır. Bozüyük ve Tarsus Organize Sanayi bölgelerinde bulunan üretim tesislerimiz, yaklaşık 30.000 m² alanda yılda 200.000 ton üretim kapasitesine sahiptir. Geniş ürün yelpazemiz arasında seramik yapıştırma harçları, derz dolgu malzemeleri, su yalıtım malzemeleri, performans artırıcı astarlar ve katkılar, tamir harçları, zemin grubu, ısı yalıtım sistemleri, silikon & mastikler, epoksi & poliüretan & bitümlü ürünler bulunmaktadır.

Koramic olarak, dijitalleşme ve teknolojik gelişmeleri süreçlerimize entegre ederek verimliliği artırmayı hedefliyoruz. Üretim süreçlerimizde kaliteyi artırmak ve süreçlerimizi daha verimli hale getirmek amacıyla dijitalleşme ve yeni nesil yönetim yaklaşımlarını benimsemekteyiz. Ayrıca, müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak için dijital ortamda bildirim girişini bir platform üzerinden yaptırıyoruz. Bu ve benzeri yenilikçi çözümlerle iş ortaklarımızla birlikte sektörel standartları yükseltmek istiyoruz. Sürdürülebilir ve çevre dostu üretim süreçlerimizi desteklemek amacıyla hayata geçirdiğimiz güneş enerjisi santralimiz (GES) ile enerji verimliliğini destekliyoruz. 

SON ZAMANLARDA, TEDARİKTEN ÜRETİME VE ÜRETİMDEN SATIŞA İLGİLİ TÜM OPERASYONEL SÜREÇLERİNİZDEKİ TEKNOLOJİK DEĞİŞİMLERİNİZİ ÖĞRENEBİLİR MİYİZ?

Koramic Yapı Kimyasalları A.Ş. olarak, yapı sektöründe geniş bir ürün yelpazesiyle hizmet veriyoruz; seramik yapıştırıcıları, derz dolguları, su yalıtım ürünleri, tamir harçları ve zemin sistemleri gibi birçok alanda çözüm sunuyoruz. Koramic Group’un global deneyimiyle desteklenen firmamız, yerel pazarda kalite, güven ve müşteri memnuniyetini ön planda tutarak faaliyet göstermektedir. Dijital dönüşüm yolculuğumuzda ise, teknolojiyi işimizin tüm alanlarına entegre etmeyi hedefledik. Üretim süreçlerimizde otomasyon sistemlerini kullanarak daha hızlı, hatasız ve izlenebilir üretim yapıyoruz; bu sayede verimliliğimizi artırdık ve maliyetlerimizi optimize ettik. Bütün bunları bir ERP programı ve ek modüllerle gerçekleştiriyoruz. Yine ERP sistemi ile satın alma, üretim, stok yönetimi, satış ve finans gibi tüm iş süreçlerimizi tek bir platformda toplayarak departmanlar arası iletişimi güçlendirdik ve karar alma süreçlerimizi hızlandırdık. Müşteri ilişkilerini yönetmek için geliştirdiğimiz ve sürekli güncellediğimiz CRM altyapısı sayesinde, saha ekiplerimiz müşterilerle anlık ve etkin iletişim kurabiliyor, taleplere daha hızlı dönüş yapıyor. İş süreçlerimizden toplanan verileri analiz ederek, hem günlük operasyonlarımızda hem de uzun vadeli stratejilerimizde daha bilinçli ve doğru kararlar alıyoruz. Dijital pazarlama faaliyetlerimizi güçlendirerek sosyal medya ve online kanallar üzerinden marka bilinirliğimizi artırıyor, müşteri deneyimini iyileştiriyoruz. Bizim için dijital dönüşüm, sadece teknolojik bir yatırım değil; kurum kültürümüzün, iş yapış şeklimizin ve müşteri odaklılığımızın sürekli gelişimi anlamına geliyor. Bu alandaki yatırımlarımızı önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürmeyi planlıyoruz.

  • DİJİTAL DÖNÜŞÜM YOLCULUĞUNUZDA YAPAY ZEKÂ’YI (YZ) KULLANIYOR MUSUNUZ?

Koramic Yapı Kimyasalları olarak dijitalleşme stratejilerimizi kurumsal verimlilik, proses optimizasyonu ve sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda yapılandırmaktayız. Hâlihazırda şirketimize özgü bir YZ yazılımı bulunmamakla birlikte, SAP ve CRM sistemleri gibi karar destek altyapılarını aktif olarak kullanıyoruz.

Üretimden kalite kontrole, tedarik zincirinden satış sonrası hizmetlere kadar birçok alanda yapay zekânın fayda sağlayabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle, ileri veri analizi, makine öğrenmesi ve arıza oluşmadan önce müdahale etmeyi amaçlayan sistemler gibi konularda nasıl uygulamalar yapabileceğimizi değerlendiriyoruz.

Bu sistemler için pilot çalışmalar planlanmakta olup yakın gelecekte devreye alınması hedeflenmektedir. Dolayısıyla, bu alandaki sorulara vereceğimiz yanıtlar, bugünkü kullanım durumundan ziyade, stratejik vizyonumuz ve yakın gelecekteki teknoloji adaptasyon hedeflerimiz doğrultusunda şekillenecektir.

TÜM OPERASYONEL SÜREÇLERİNİZ KAPSAMINDA YAPAY ZEKÂ’NIN SAĞLADIĞI AVANTAJLAR YA DA KARŞILAŞTIĞINIZ ZORLUKLAR HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Koramic Yapı Kimyasalları olarak, üretim verimliliği, kalite kontrol, talep tahmini ve bakım yönetimi gibi alanlarda yapay zekânın sağlayabileceği katkının farkındayız. Henüz aktif bir YZ entegrasyonumuz olmasa da bu yönde analiz ve hazırlık çalışmalarımız devam ediyor. Veri kalitesi, sistem altyapısı ve çalışan uyumu gibi zorluklara rağmen, yapay zekâyı süreçlerimize kademeli olarak entegre etmeyi hedefliyoruz.

YAPAY ZEKÂ’NIN YAPI BİLGİ MODELLEMESİ (BIM) ENTEGRASYONU İLE İLGİLİ OPERASYONEL SÜREÇLERİN VERİMLİLİĞİNDE NASIL SONUÇLAR ELDE EDİLDİĞİNİ ÖĞRENEBİLİR MİYİZ?

Koramic Yapı Kimyasalları olarak, Yapay Zekâ (YZ) ve Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) teknolojilerinin proje yönetimi, malzeme seçimi ve enerji verimliliği gibi alanlarda önemli katkılar sunduğunun farkındayız. YZ destekli BIM sistemleriyle tasarım hatalarının önceden tespiti, malzeme uyumu analizi ve sensör verileriyle modelin güncellenmesi gibi işlevler mümkün hâle gelmektedir. Ürün reçetelerimizin BIM kütüphanelerine entegre edilmesi ve performans verilerinin YZ ile optimize edilmesi yönünde planlamalarımız devam etmektedir. Bu entegrasyon, dijital dönüşüm stratejimizin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

AR-GE SÜREÇLERİNİZDE YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ VERİ ANALİZİ VE TAHMİNLEME TEKNOLOJİLERİ ÜRÜN GELİŞTİRMEYE NASIL KATKI SAĞLAMAKTADIR? ÜRÜN İNOVASYON SÜREÇLERİNİZDE BU TEKNOLOJİLERİN YERİ NEDİR?

Koramic AR-GE departmanı olarak, yapay zekâ teknolojilerinin ürün geliştirme süreçlerine sağlayabileceği katkıların farkındayız. Özellikle bilimsel yayınların taranması, veri analizi ve içgörü üretimi gibi alanlarda çeşitli platformlar ve yapay zekâ destekli araçların potansiyelini değerlendiriyoruz. Deney tasarımı, değişken analizi ve simülasyon gibi uygulamaların Ar-Ge süreçlerini hızlandırabileceğini ve kaynak kullanımını optimize edebileceğini öngörüyoruz. Bu doğrultuda, YZ tabanlı çözümleri ilerleyen dönemlerde süreçlerimize entegre etmeye yönelik çalışmalarımız sürmektedir.

MÜŞTERİ DESTEK HİZMETLERİNİZDE YAPAY ZEKÂ’DAN FAYDALANIYOR MUSUNUZ? AKILLI ARIZA TESPİT SİSTEMLERİ YA DA UZAKTAN İZLEME ÇÖZÜMLERİ GİBİ UYGULAMALARINIZ VAR MIDIR? BU DOĞRULTUDA MÜŞTERİLERİNİZDEN ALDIĞINIZ GERİ BİLDİRİMLER İÇİN NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Hâlihazırda bir CRM platformu üzerinden sürecimizi yönetiyoruz. Kusursuz müşteri deneyimi açısından yapay zekâ destekli akıllı arıza tespiti veya uzaktan izleme gibi teknolojilerin ürün takibi ve teknik destek süreçlerimizi iyileştireceğine inanıyoruz. Şu anda bu konudaki teknoloji de gelişmeye devam ettiği için bu gelişmeleri yakından takip diyoruz. Gelecekte bu tür çözümleri entegre etmeye yönelik düşüncelerimiz var. Aldığımız tüm müşteri geri bildirimlerini, bu alandaki ihtiyaçlarımızı belirlememize yardımcı olacak şekilde kullanıyoruz, ama bunun YZ ile entegre hali için değerlendirmelerimiz devam ediyor.

  • DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜNÜZ KAPSAMINDA, SON DÖNEMDE PAZARA SUNDUĞUNUZ YÜKSEK TEKNOLOJİYE SAHİP VE ENERJİ VERİMLİLİĞİ İLE ÖNE ÇIKAN ÜRÜNLERİNİZLE İLGİLİ BİLGİ ALABİLİR MİYİZ?

Dijital dönüşüm stratejimiz doğrultusunda, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında geliştirdiğimiz yüksek teknolojiye sahip ürünlerimizi pazara sunmaktayız. Özellikle düşük karbon salınımlı katkı maddeleri, uzun ömürlü ve dayanıklı yapıştırıcılar ile ısı yalıtım performansını artıran inovatif harç ürünleri portföyümüzde öne çıkmaktadır. Bu ürünler, hem enerji tasarrufuna katkı sağlamakta hem de yapıların çevresel etkilerini minimize etmektedir. Dijitalleşme ile üretim süreçlerimizde kalite kontrol ve süreç optimizasyonu sağlanırken, ürün geliştirmede ileri veri analitiği kullanılarak performans iyileştirmeleri hedeflenmektedir.

KONUT, TİCARİ VE ENDÜSTRİYEL ÇÖZÜMLER ARASINDA NASIL BİR ÜRÜN SEGMENTASYONU SAHİPSİNİZ?

Koramic Yapı Kimyasalları olarak, ürün portföyümüzü konut, ticari ve endüstriyel çözümler olmak üzere üç ana segmentte yapılandırmaktayız. Konut segmentinde, dayanıklı ve estetik açıdan yüksek performanslı harçlar, sıvalar ve yalıtım ürünleri sunarken; ticari projelerde ise yüksek mukavemetli, hızlı kürlenen ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygun yapıştırıcı ve kaplama sistemlerine odaklanıyoruz. Endüstriyel alanda ise kimyasal dayanımı yüksek, özel formülasyonlu koruyucu kaplamalar ve beton katkı maddeleri gibi teknik gereksinimleri karşılayan ürünlerle hizmet veriyoruz. Bu segmentasyon, her proje tipinin ihtiyaçlarına uygun, performans odaklı çözümler geliştirmemizi sağlamaktadır.

ÜRÜNLERİNİZLE İLGİLİ BİRAZ DA TEKNİK BİLGİ ALABİLİR MİYİZ? BU SİSTEMLERİN ÇALIŞMA PRENSİPLERİ, KULLANICIYA SUNDUĞU AVANTAJLAR VE ÇEVRE DOSTU YÖNLERİ NELERDİR?

Firmamızın hazır harç ürünleri, yüksek dayanımlı çimento ve özel mineral katkılarla formüle edilmiştir. Polimer modifikasyonlu yapıları sayesinde elastikiyet artırılarak çatlama ve yüzey deformasyonlarının önüne geçilir. Bu sayede yapısal dayanıklılık ve uzun ömür sağlanırken, ürünlerin suya ve donmaya karşı direnci de optimize edilir. Uygulama sırasında homojen karışım ve kolay işlenebilirlik özellikleriyle işçilik süresi kısaltılır, hızlı kuruma özellikleri ise projelerin zamanında tamamlanmasına olanak verir.

Yapıştırıcılar, özellikle seramik, doğal taş ve kompozit malzemelerde yüksek ilk yapışma kuvveti sunar. Termal hareketlere karşı esnek yapısı sayesinde yapıştırılan yüzeylerde çatlak ve ayrışma riski minimuma indirilir. Su ve kimyasal maddelere karşı dayanıklılığı artıran özel polimer katkılar, zorlu saha koşullarında bile uzun süreli performans sağlar. Ayrıca, yüksek yapışma gücü sayesinde ince katmanlarda bile güvenilir tutunma sağlanır.

Isı yalıtım ürünlerimiz ise düşük ısı iletkenlik katsayısı ile binalarda ısı kaybını önemli ölçüde azaltır. Mantolama sistemlerinde kullanılan bu ürünler, çevresel etkilere karşı dayanıklı olup, UV ışınları ve nemden kaynaklanan bozulmalara karşı direnç gösterir. Enerji tasarrufuna katkı sağlamanın yanı sıra, bu ürünlerin kullanım ömrü boyunca karbon ayak izini azaltarak sürdürülebilirlik hedeflerine destek olur.

Tüm ürünlerimizde düşük toz ve uçucu organik bileşik (VOC) içeriği hedeflenmiş olup, bu sayede uygulama sırasında çalışanların sağlığı korunmakta ve çevre dostu üretim anlayışı benimsenmektedir. Ürünlerimiz ayrıca, yerel ve uluslararası kalite standartlarına uygunluk belgeleri ile desteklenmektedir. Bu teknik özellikler ve sürdürülebilir yaklaşımlar, müşterilerimize hem performans hem de çevresel sorumluluk açısından yüksek katma değer sunmaktadır.

  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAĞINDA EN ÇOK KARŞILAŞTIĞINIZ ZORLUKLAR NELERDİR?

Sürdürülebilirlik alanında en sık karşılaştığımız zorluklar arasında, yüksek performans ve çevre dostu özellikleri bir arada sunan ürün geliştirme sürecinin karmaşıklığı yer almaktadır. Ayrıca, ham madde temininde sürdürülebilir kaynaklara erişim sınırlılıkları ve maliyet optimizasyonu yapma zorunluluğu önemli engellerdendir. Sektör genelinde çevre standartlarının sürekli değişmesi ve uygulama süreçlerinde kullanıcı bilincinin yeterince yaygın olmaması da karşılaştığımız diğer zorluklar arasındadır. Bu nedenle, sürdürülebilir çözümler geliştirmek için Ar-Ge çalışmalarına ve eğitim faaliyetlerine sürekli yatırım yapmaktayız.

KÜRESEL ENERJİ KRİZLERİ VE KARBON EMİSYONU HEDEFLERİNİZ DOĞRULTUSUNDA, ÜRETİM HATLARINIZDA GERÇEKLEŞTİRDİĞİNİZ ENERJİ VERİMLİLİĞİ UYGULAMALARINIZ NELERDİR?

Küresel enerji krizleri ve karbon emisyonu hedeflerimiz doğrultusunda, üretim hatlarımızda enerji verimliliğini artırmak için otomasyon sistemleri ve yüksek verimli ekipmanlar kullanıyoruz. Karbon yakıtlı forkliftlerin yerine elektrikli forkliftlere geçiş yapılmış ve hizmet araçları hibrit araçlarla değiştirilerek çevresel etki azaltılmıştır. Ayrıca, çevre olgusu estetik olgulara tercih edilmiş, ürün ambalajlarında daha az enerji,  kimyasal ve su kullanılarak üretilen beyazlatılmamış kraft torbalara geçilmiştir.

Güneş enerjisi santrali (GES) projemizle yenilenebilir enerji kullanımını artırarak karbon ayak izimizi azaltıyoruz. GES sayesinde yıllık yaklaşık 1.000.000 kWh enerji üretimi ile karbon salınımının azaltılmasına olanak sağlıyoruz.

BU KAPSAMDA GERİ DÖNÜŞÜM, ATIK YÖNETİMİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİ KULLANIMI KONULARINDA NELER YAPTIKLARINIZI ÖĞRENEBİLİR MİYİZ?

Geri dönüşüm ve atık yönetimi süreçlerimizde, üretim atıklarının kaynağında ayrıştırılması ve sınıflandırılması için kapsamlı sistemler kurduk. Bu sayede geri dönüştürülebilir malzemelerin tekrar hammadde olarak kullanılmasını sağlarken, atık miktarını da minimize ediyoruz. Proses optimizasyonu ve hammadde kullanım verimliliği çalışmaları ile üretim sırasında ortaya çıkan atıkların azaltılmasına büyük önem veriyoruz. Tehlikeli atığımız bulunmamakla birlikte, tehlikeli olabilecek atıkların yönetiminde ise, yasal mevzuatlara tam uyumlu, çevreye zarar vermeyen bertaraf yöntemleri uygulayarak hem çevre sağlığını koruyor hem de sürdürülebilirliği destekliyoruz.

Yenilenebilir enerji kullanımı kapsamında, tesislerimize entegre ettiğimiz güneş enerjisi santrali (GES) projesi ile elektrik tüketimimizin önemli bir kısmını kendi üretimimizle karşılıyoruz. Bu sayede fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltıyor, karbon salınımını önemli ölçüde düşürüyoruz. GES sistemimizin verimliliği düzenli olarak izlenerek enerji üretimi ve tüketim dengesi optimize edilmektedir.

Koramic Ormanımız ise sürdürülebilirlik vizyonumuzun somut bir yansımasıdır. Bu proje ile belirlenen alanlarda ağaçlandırma faaliyetleri yürütülerek karbon emisyonlarının dengelenmesi hedeflenmektedir. Aynı zamanda biyoçeşitliliğin artırılması ve doğal yaşam alanlarının korunmasına katkı sağlanmaktadır. Koramic Ormanımız, şirketimizin çevresel sorumluluğunu ve toplum ile doğa arasındaki dengeyi güçlendirme kararlılığını göstermektedir.

  • SON OLARAK, GELECEĞE DAİR ÖNGÖRÜLERİNİZİ VE RÖPORTAJIMIZIN SONUNA EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIR MISINIZ?

Yapı kimyasalları sektöründe dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar, önümüzdeki dönemde daha da belirleyici hale gelecek. Koramic olarak, teknolojiyi sadece üretim süreçlerinde değil, aynı zamanda karar alma, müşteri ilişkileri ve ürün geliştirme alanlarında da etkin şekilde kullanmayı hedefliyoruz. Yapay zekâ, ileri veri analitiği ve otomasyon sistemlerinin entegrasyonu ile hem verimliliği hem de kaliteyi artırırken; sürdürülebilirlik perspektifinden karbon ayak izimizi azaltmaya, enerji verimliliğini artırmaya ve döngüsel ekonomiye katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Kurumsal vizyonumuzun temel taşlarından biri olan çevresel sorumluluk bilinciyle, Koramic Ormanı gibi doğaya katkı sağlayan projeleri hayata geçiriyor, yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Dijitalleşmeyi ise yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda kurum kültürümüzü geliştiren bir dönüşüm süreci olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, çalışanlarımızın yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitim ve gelişim faaliyetlerine önümüzdeki dönemde de öncelik vereceğiz.

Tüm bu süreçlerde sektörümüzün gelişimine katkı sağlamak ve müşterilerimize daha fazla değer sunmak amacıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Röportaj vesilesiyle bize bu alanları ifade etme fırsatı sunduğunuz için teşekkür eder, tüm sektör paydaşlarımıza verimli ve sürdürülebilir bir gelecek dileriz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu

Yayınlandı

-

 

Kastamonu Entegre’nin iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncü durağı İzmir oldu. Ankara ve Kayseri’nin ardından İzmir’de sektör profesyonelleriyle bir araya gelen Kastamonu Entegre bölgenin ihtiyaçlarını ve sektöre yön veren yeni yaklaşımları birlikte değerlendirdi.

Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncüsünü 6 Ekim’de İzmir’de gerçekleştirdi. Ankara ve Kayseri’nin ardından düzenlenen buluşmada şirket, Ege Bölgesi’ndeki iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.

Üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinde rol alan iş ortaklarını bir araya getiren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, sektörün ihtiyaçlarını farklı uzmanlıkların bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor. İzmir buluşmasında bayiler, mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar ve üreticiler; değişen müşteri beklentilerini, bölgedeki pazar dinamiklerini ve bunların ürün seçimi ile uygulama süreçlerine yansımalarını birlikte değerlendirdi.

Ege Bölgesi’nin üretim, ticaret ve tasarım ekosisteminin önemli merkezlerinden İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte, Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün portföyü sektör profesyonelleriyle buluştu. Etkinlik kapsamında oluşturulan showroom alanında ürünlerin farklı kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sunduğu avantajlar aktarılırken katılımcılar, Kastamonu Entegre’nin yenilikçi çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu.

Kastamonu Entegre Global Ürün Yönetimi Grup Müdürü Hande Okul Yılmaz, İzmir buluşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Ankara ve Kayseri’nin ardından Bölgesel İş Ortakları Buluşmalarımızın üçüncü durağı olan İzmir’de, Ege Bölgesi’ndeki iş ortaklarımızla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. İzmir buluşmamızda da diğer buluşmalarımızda olduğu gibi ürünlerimizi yakından inceleyebilecekleri, renk, doku ve yüzey seçeneklerini bir arada görebilecekleri bir deneyim alanı oluşturduk. Eylül ayında gerçekleşen INTERMOB’da sergilediğimiz yenilikleri de bu alana taşıyarak iş ortaklarımıza yeni ürünlerimizi ve sundukları tasarım olanaklarını kendi bölgelerinde yakından tanıma fırsatı sunduk. Ürünlerimizin farklı tasarım ve uygulama ihtiyaçlarına nasıl karşılık verdiğini birlikte değerlendirmek ve iş ortaklarımızın görüşlerini doğrudan dinlemek, ürün yönetimi çalışmalarımız açısından da değerli. Bu buluşmalarla, ürünlerimiz etrafında kurduğumuz iletişimi güçlendirmeyi ve bölgesel ihtiyaçları daha yakından anlamayı hedefliyoruz.”

Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları İstanbul’da Devam Edecek

Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı sürdürüyor. Ankara, Kayseri ve İzmir’de gerçekleştirilen buluşmalarla yerel dinamikleri yakından takip eden şirket, sektör paydaşlarıyla ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın bir sonraki durağı İstanbul olacak.

Okumaya Devam Et

GENEL

Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak

Yayınlandı

-

Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, Türk özel sektöründe sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası iş dünyasına taşınması hedefleniyor.

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iş dünyasında da yeni iş birlikleriyle güçleniyor.

Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik ve sıfır atık alanındaki dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş birliğine gitti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile DEİK Başkanı Nail Olpak tarafından imzalanan protokolle, DEİK üyesi kuruluşlar ve İş Konseyleri nezdinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesinin önü açıldı.

Samed Ağırbaş: “Önemli Bir İş Birliğini Hayata Geçiriyoruz”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümü açısından önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, “Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden, ‘Dünya Ortak Evimiz’ anlayışını Türkiye’den dünyaya taşıyan Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu özellikle ifade etmek isterim. 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün; atığın yönetilmesinin ötesinde, kaynakların korunmasını, verimliliği, döngüsel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan kapsamlı bir dönüşüm modeline ulaşmıştır. Bu vizyonun ülkemizin çevre ve iklim politikalarına güçlü biçimde yansımasında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ile Sayın Murat Kurum’un kararlı uygulama yaklaşımı önemli bir yere sahiptir” dedi.

“DEİK’in Güçlü Uluslararası İş Ağı Büyük Bir Fırsat Sunuyor”

Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil; üretim, yatırım, rekabetçilik ve ekonomik kalkınma meselesi olduğunu belirten Ağırbaş, “DEİK’in İş Konseyleri ve üye kuruluşları aracılığıyla sahip olduğu güçlü uluslararası iş ağı, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi deneyimini küresel iş dünyasına taşımamız açısından büyük bir fırsat sunuyor. Bu vizyonun uluslararası ölçekteki karşılığını, Haziran ayında ikincisini gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık Forumu’nda da gördük. 183 ülkeden katılımın sağlandığı Forum, sıfır atığın artık sadece çevre politikalarının değil; iklim eyleminin, ekonomik dönüşümün ve uluslararası iş birliğinin de önemli bir unsuru olduğunu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.

“Hedefimiz Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimini Dünyaya Uygulama ve İş Birliği Modeli Olarak Sunan Bir Ülke Olması”

İş birliği için DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve DEİK’in yönetimine teşekkür eden Ağırbaş, “Hedefimiz Türkiye’nin sıfır atık deneyimini dünyaya uygulama ve iş birliği modeli ile sunan bir ülke olmasıdır. COP31 sürecinde de bu yaklaşımı güçlendireceğiz. İklim gündemini yalnızca taahhütler üzerinden değil; yatırımlar, teknolojiler, finansman ve sahadaki somut uygulamalar üzerinden ele alacağız” dedi.

Nail Olpak: “DEİK Olarak, Ticari Diplomasi Faaliyetlerimize İklim Diplomasisi Kavramını da Dahil Edeceğiz”

DEİK Başkanı Nail Olpak ise, “Ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31’e çok az bir süre kaldı ve DEİK olarak biz de bu süreçte iş dünyası olarak verebileceğimiz katma değeri ortaya koyabilmeye çalışıyoruz. COP toplantıları ilk ortaya çıktığı zaman, sadece hükümetler arası iklim müzakerelerinin görüşüldüğü bir platformdu. Ancak günümüzde, iklim konuları aynı zamanda ekonomi ve iş dünyasının da ana gündem maddelerinden birisi oldu. Yeşil ekonomiye geçiş, döngüsel ekonomi, yeşil finansman gibi birçok alt başlıkta ve yeniden düzenlenen küresel ticarette iş dünyasının da kaçınılmaz ve önemli bir rolü bulunuyor. Bu çerçevede biz de DEİK olarak iklim diplomasisini ticari diplomasi faaliyetlerimizin ana unsuru olarak görüyor ve COP31 öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere atılacak adımlarda iş dünyamızla birlikte hareket etmeye devam ediyoruz. İş dünyası olarak en önemli önceliğimiz öngörülebilirlik. Bugün hayatımıza çok daha önemli yeni bir rekabet alanı eklendi: güven rekabeti. Güven hem iş dünyasının hem de devletlerin en fazla önem verdiği başlık haline geldi ve böyle olmaya da devam edecek” dedi.

“Sıfır Atık Vakfı ile Yakın İş Birliği İçindeyiz”

“COP31 gibi çok taraflı ve katmanlı bir sürece girerken, iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kurumları da kendilerine güvenli ortak arayışı içerisinde” diyen Olpak, şöyle devam etti:

“DEİK olarak, bu süreçte uzun zamandır Sıfır Atık Vakfı ile yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi kapsamında, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Liderler Toplantısı’nı bizim düzenlememizi arzu ettiler. DEİK de yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetlerine iklim diplomasisi kavramını da dahil ederek, her zaman olduğu gibi iş dünyası ile kamu arasında bir arayüz vazifesi görüyor. DEİK ailemiz ile Sıfır Atık Vakfı arasında bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle, mevcut iş birliğimizi daha üst seviyeye çıkararak, başta döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olmak üzere, sürdürülebilirlik alanında daha etkin bir koordinasyon merkezi kuracağız.”

İmza töreninin ardından, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilerek sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanlarında özel sektörün rolü ve küresel sürdürülebilirlik gündemine katkı sağlayacak iş birliği alanları ele alındı.

Sıfır Atık Yaklaşımı İş Dünyasının Uluslararası Faaliyetlerine Taşınacak

İş birliğiyle, sürdürülebilirlik ilkelerinin dış ticaret ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde daha güçlü şekilde ele alınması ve Türk özel sektörünün uluslararası arenada sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanında öncü konuma taşınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı

Yayınlandı

-

 

Dünya genelinde tüketici elektroniği ve ev teknolojilerinin lider markalarından Hisense, Türkiye pazarına özel bir lansmanla adım attı. “İçindeki Işığı Hisset” temasıyla gerçekleştirilen lansmanda katılımcılar, yüksek teknoloji ürünü Hisense ürünlerini deneyimleme fırsatı buldu.
 
Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojilerinin liderler  markalarından Hisense, Türkiye operasyonlarını özel bir lansmanla başlattı. “İçindeki Işığı Hisset” temasıyla düzenlenen ve Hisense’in yüksek teknolojili ürünlerinin deneyimlendiği lansman; iş ortakları, sektör temsilcileri ve teknoloji sektörünün yoğun katılımıyla gerçekleşti.

 

Kullanıcı odaklı inovasyon anlayışı ve küresel mühendislik birikimini paylaşma hedefiyle sektöre adım atan Hisense, ilk aşamada yaşam alanlarına sinematik konfor sunan yüksek teknoloji ürünü televizyonları ve üstün iklimlendirme performansı sağlayan akıllı klima modelleriyle Türkiye’deki tüketicilerle buluştu.

Hisense Teknoloji Ekosistemi İlk Kez Bir Arada Deneyimlendi
Lansmanın öne çıkan ürünlerinden biri, Hisense’in RGB MiniLED teknolojisini 116 inç dev ekranla buluşturan 116UXQ modeli oldu. Davetliler, RGB MiniLED ailesinin UR8 ve UR9 modellerinin yanı sıra Türkiye’de satışta bulunan ULED MiniLED ve Hi-QLED serilerini de yakından inceleme fırsatı buldu. 65 inçten 116 inçe uzanan farklı ekran boyutlarındaki Hisense televizyonlar; görüntü kalitesi, renk performansı, ekran büyüklüğü ve akıcı görüntü deneyimiyle etkinlik boyunca ziyaretçilerin deneyimine sunuldu.

 

Televizyonların yanı sıra Hisense’in Türkiye’deki Hi-Smart, Max Comfort ve Energy Pro X klima serileri ile Air Master modeli de lansmanda sergilendi. Marka, mevcut ürün gamının ötesindeki global ürün ekosistemini ise “Hisense ile Geleceğin Evi” konseptiyle ziyaretçilere tanıttı. Henüz Türkiye’de satışa sunulmayan beyaz eşya ve küçük ev aletlerinin de yer aldığı deneyim alanı, Hisense’in akıllı yaşam vizyonunu ve gelecekte Türkiye’ye taşımayı planladığı daha geniş ürün dünyasını bir arada görme imkanı sundu.

 

“Türkiye’ye Uzun Vadeli Bir Vizyonla Geldik”

 

Lansmanda Türkiye pazarının stratejik önemine vurgu yapan  Hisense Europe CEO’su Hanson Han şu değerlendirmelerde bulundu: ” Hisense olarak yarım asrı aşan teknoloji ve inovasyon deneyimimizin merkezinde çok temel bir vizyon  var: Biz teknolojinin insanlara hizmet etmesi ve günlük hayatı daha iyi hale getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayış global yolculuğumuza yön verdiği gibi, Türkiye’de kuracağımız geleceğe de pusula görevi görüyor.. Türkiye pazarının  yüksek potansiyeline inanıyoruz. Bu nedenle bu pazara  uzun vadeli bir vizyonla giriş yaptık. Türkiye’deki hikayemiz daha yeni başlıyor ve önümüzdeki yıllarda birlikte inşa edeceğimiz yolculuk için büyük bir heyecan duyuyoruz.”

 

“Spor, Teknoloji ve Tüketici Deneyimini Bir Araya Getiriyoruz”
Lansmanda spor sponsorlukları üzerine bir sunum gerçekleştiren Hisense Avrupa Pazarlama Direktörü ve Hisense Avrupa Yönetim Komitesi Üyesi Alenka Potočnik Anžič ise şunları kaydetti: “Hisense’in global büyümesinde yalnızca teknolojiye değil, insanlarla güçlü ve uzun vadeli bağlar kurmaya da yatırım yapıyoruz. Spor da bu yaklaşımın en önemli platformlarından biri. 2016’dan bu yana sürdürdüğümüz FIFA ve UEFA iş birlikleriyle marka görünürlüğünün ötesine geçerek teknolojiyi, futbolu ve taraftar deneyimini bir araya getiriyoruz. Bu uzun vadeli yaklaşım, Hisense’in global bilinirliğini ve tüketici güvenini güçlendirirken perakende iş ortaklarımız için de yeni fırsatlar yaratıyor. Türkiye’de de global marka gücümüzü yerel tüketici deneyimleriyle buluşturarak Hisense’i insanların hayatının doğal bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz.”

 

“Hisense’in Işığını Türkiye’de İş Ortaklarımızla Birlikte Yayacağız”

Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, “Türkiye, Hisense için uzun vadeli potansiyeline inandığımız önemli bir pazar. Bu nedenle önceliğimiz yalnızca ürünlerimizi satışa sunmak değil, yerel ekibimiz, güçlü satış ve dağıtım iş ortaklarımız ve güvenilir satış sonrası hizmet ağımızla doğru temelleri oluşturmak oldu. TV ve klima ile başlayan yolculuğumuzu 2027’den itibaren yeni ürün kategorileriyle kademeli olarak büyütmeyi planlıyoruz. Bu yolculuğun merkezinde ‘Ulaşılabilir Lüks’ yaklaşımımız var. İleri teknolojinin, güçlü tasarımın ve üstün deneyimin yalnızca belirli bir kesime değil, çok daha fazla insana ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’deki hikayemizi de tek başımıza değil, iş ortaklarımız ve tüketicilerimizle birlikte yazmak istiyoruz. Global hikayemiz 1969’da başladı, bugün ise Türkiye’de yeni bir bölüm açıyoruz. Gelin, Hisense’in ışığını Türkiye’de birlikte yayalım.” dedi.

“Teknolojiyi Hayatın Önünde Değil, Hayatın İçinde Konumlandırıyoruz”

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak ise  “Hisense olarak inovasyonu yalnızca daha yeni, daha hızlı veya daha gelişmiş teknoloji üretmek olarak görmüyoruz. Asıl değer, teknolojinin insanların hayatına dokunduğunda neyi değiştirdiği, neyi kolaylaştırdığı ve insana ne hissettirdiğiyle ortaya çıkıyor. Biz teknolojiyi hayatın önünde değil, hayatın içinde konumlandırıyoruz. İleri teknolojiyi, kaliteli tasarımı ve premium deneyimi daha fazla insan için erişilebilir kılarken Türkiye’de uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Tüketicinin Hisense ile ilk karşılaşmasından ürün deneyimine ve satış sonrası hizmetlere kadar her noktada aynı kaliteyi ve güveni sunmak istiyoruz.” diye konuştu.
Hisense,  ilk aşamada satışa sunduğu 55, 65 ve 75 inç boyutlarında  Hi-QLED ve ULED MiniLED TV serisinin yanı sıra küresel pazar liderliğini elinde bulundurduğu 100 inç ve üzeri TV serilerini 2027 itibariyle Türkiye’ye taşıyacak. Ayrıca giriş segmentinden premium segmente uzanan geniş bir yelpazede Hi Smart, Max Comfort, Energy Pro X klima serileriyle farklı ihtiyaç ve beklentilere yanıt veriyor.
 
Futbol Heyecanı Hisense Ekranlarına Taşındı
Lansman, basın toplantısının ardından, teknoloji ve futbolu bir araya getiren özel bir deneyimle devam etti. Eski milli futbolcular Volkan Demirel ve Caner Erkin, Hisense RGB MiniLED ekranlarında konsol üzerinden karşı karşıya geldi. Keyifli rekabete sahne olan aktivite, davetlilere Hisense televizyonların geniş ekran deneyimini, görüntü kalitesini ve hareketli sahnelerdeki akıcılığını doğrudan deneyimleme fırsatı sundu.
“İçindeki Işığı Hisset” teması etrafında teknoloji, spor ve eğlenceyi bir araya getiren gece, ürün deneyimlerinin ardından Ezgi Alaş’ın sahne performansıyla devam etti. Davetlilerin Hisense’in farklı teknoloji ve yaşam kategorilerini yakından keşfettiği lansman, müzik performansıyla sona erdi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye