Bizimle iletişime geçin

GENEL

Kaleseramik’ten 15 milyon Euro’luk yeni yatırım

Yayınlandı

-

Timur Karaoğlu:
 “Kalesinterflex’te büyük ebatlı üretim kapasitemizi %50 artıracağız”


Türkiye seramik sektörünün lideri Kaleseramik, büyük ebatlı porselen plaka üretimine yönelik önemli bir yatırımın daha ilk adımını attı. Türkiye’de üretilen dünyanın ilk ve en büyük porselen plakası Kalesinteflex için üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen Kaleseramik, bu kapsamda seramik üretim teknolojisinin dünyaca ünlü markası System Ceramics Spa ile toplam 15 milyon Euro’luk bir yatırım anlaşması imzaladı. 2025 yılı içerisinde iki aşamada tamamlanması hedeflenen yeni yatırımla birlikte Kaleseramik, 100×300 cm ve en büyük ebat olan 120×360 cm ölçülerindeki porselen plaka üretim kapasitesini yüzde 50 oranında artıracak. 

Kaleseramik Genel Müdürü Timur Karaoğlu, yeni yatırımlarla global marka yolculuklarını daha da güçlendirdiklerini belirterek, “Kalesinterflex markamız ile dünyanın ilk 3 mm kalınlığında büyük ebatlı porselen plaka üreticisi olduğumuz bu alandaki gücümüzü, yeni yatırımımız ile daha ileri taşıyoruz. Seramik endüstrisinin küresel markası System Ceramics Spa’nın gelecek yıl içinde kuracağı yeni üretim hattı ile büyük ebatlı porselen plaka üretim kapasitemizi yıllık 1,6 milyon m2’den 2,4 milyon m2’ye, toplam porselen slab kapasitesini ise 5,6 mio m2’ye çıkartmayı hedefliyoruz. Bu yeni yatırım bizi, büyük ebatlı porselen plaka alanında dünyanın önde gelen aktörlerinden biri haline getirecek” dedi.

Seramiğin Kalesi Kaleseramik, 2005 yılında pazara sunduğu Kalesinteflex’teki üretim gücünü artırmak üzere yatırımlarına devam ediyor. 2023 yılında Çanakkale’deki fabrikasında üçüncü üretim hattını devreye alarak büyük ebatlı porselen plaka üretim kapasitesini artıran Kaleseramik, bu alandaki gücünü daha da ileri taşımak için yeni bir yatırım gerçekleştirdi. Kaleseramik bu kapsamda, seramik endüstrisinde geliştirdiği sistem ve makinalarla bir dünya markası olan System Ceramics Spa ile yeni bir üretim hattı için anlaşma imzaladı. Şirket yatırım iş birliğini, KAP’a yapılan bildirim ile duyurdu. İlk aşamasının 1 Mayıs 2025’te, ikinci aşaması da 2025 sonunda tamamlanması hedeflenen yeni yatırımla birlikte Kaleseramik, 100×300 cm ve 120×360 cm ebatlı porselen plaka üretim kapasitesini %50 artırmayı hedefliyor. 

“Global marka yolculuğumuza yeni yatırımlara devam ediyoruz”

Kaleseramik Genel Müdürü Timur Karaoğlu, yeni yatırımın küresel pazardaki güçlü konumlarını daha da pekiştireceğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Türkiye’nin lider, Avrupa’nın 5’inci, dünyanın da 17’nci en büyük seramik kaplama malzemesi üreticisi olarak yatırımlarımıza devam ediyoruz. Büyüme hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’de üretilen, dünyanın ilk ve en büyük porselen plakası Kalesinteflex’te geçen yıl 34 milyon Euro’luk bir yatırımla 3’üncü üretim hattımızı hizmete aldık. Standart üretime göre %42 daha az karbon emisyonuyla üretim yapan ve yılda 1,5 milyon m2 üretim kapasitesine sahip olan bu yeni üretim hattımızın ardından bugün de bu alanda yeni bir yatırım anlaşması daha yapmanın heyecanını yaşıyoruz. 

15 milyon Euro’yu bulan yatırımın tamamını halka arz fonundan karşılayacağız

Seramik endüstrisinde bir dünya markası olan System Ceramics Spa ile yaptığımız anlaşma çerçevesinde gelecek yıl içinde 2 aşamada yeni bir üretim hattı kurmayı planlıyoruz. 15 milyon Euro’yu bulan bu yeni yatırım bedelinin tamamını halka arz fonundan karşılamayı planlıyoruz. Bu yatırımla birlikte son iki yılda büyük ebatlı porselen plaka yatırımlarımız 50 milyon Euro’ya yaklaşmış olacak. Seramiğin beşiği Çin dahil dünyanın pek çok ülkesine ihraç ettiğimiz Kalesinterflex markamız, üstün özellikleriyle küresel pazarda yoğun bir ilgi görüyor. Nitekim şimdiye kadar Barcelona Metrosu, Bratislava Havalimanı, Bakü Olimpiyat Stadı, Leeds Stadyumu, Senegal Birleşmiş Milletler Binası ve Sochi Olimpiyat Köyü gibi birçok önemli uluslararası projenin de tercihi Kalesinterflex oldu.

“Yeni hattımız 2025 yılında iki aşamada tamamlanacak”

Bunun yanında Kalesinterflex, çevreci nitelikleri ve sürdürülebilir üretim özellikleri ile de seramiğin geldiği son noktayı temsil ediyor. Büyük boyutlarına rağmen dayanıklı yapısıyla seramik kaplama ürünlerini alışılagelmiş kullanım alanlarının dışına çıkartan Kalesinterflex, bize uluslararası pazarda yeni fırsat pencereleri açıyor. Biz de Kaleseramik olarak Kalesinterflex’in yarattığı bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek ve bu alanda öncülüğümüzü sürdürmek istiyoruz. 2025 yılında bitireceğimiz yeni üretim hattımızla birlikte büyük ebatlı porselen plaka toplam üretim kapasitemizi yılda 1,6 milyon m2’den 2,4 milyon m2’ye, toplam porselen slab kapasitesini ise 5,6 mio m2’ye çıkartmayı hedefliyoruz. Üretim gücümüze güç katan bu yeni yatırımımızın, aynı zamanda istihdam ve ihracat noktasında da ülkemizin ekonomisine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yazlık evlerde konfor ve tasarrufun anahtarı: Doğru yalıtım

Yayınlandı

-


Yaz aylarının gelmesiyle birlikte pek çok kişi, sıcak günleri keyifli bir şekilde geçirebilmek için yazlık evlerine gitmeye başladı. Yıl boyunca kapalı kalıp, yılın belli dönemlerinde kullanılan yazlık evlerin konforu ve uzun ömürlülüğü için doğru ısı ve su yalıtımı gerekiyor. Dolayısıyla bu mekanlarda yalıtımın önemi iki katına çıkıyor. Isı yalıtımı, evin iç sıcaklığını dış ortamın değişken şartlarından korurken enerji tasarrufu sağlıyor. Bu durum, hem yazlık ev sahiplerinin bütçelerine katkı sağlıyor hem de çevreye duyarlı yaşam tarzını destekliyor. Su yalıtımı ise binanın temelini yer altı sularından korurken binanın sağlam kalmasına imkan sunuyor.

Yaz mevsimiyle birlikte yazlıkçılar yılın belli döneminde kullandıkları yazlık evlerinin yolunu tutmaya başladılar. Kullanılan gün sayısı daha az olan yazlık evlerin konforu ve uzun ömürlülüğü, doğru ısı ve su yalıtımına bağlı olarak ilerliyor. Isı yalıtımı, iç sıcaklığı dış hava koşullarından korurken enerji tasarrufu sağlıyor. Bu durum evlerin serin kalmasını sağlarken, evi soğutmak için harcanan enerjiden tasarruf edilmesine ve faturaların daha düşük tutarda gelmesine imkan tanıyor. Bütçeye katkıda bulunan doğru ısı yalıtımı, aynı zamanda çevreye duyarlı bir yaşam tarzını teşvik ediyor. Yaz mevsiminde, doğru ısı yalıtımı sayesinde evlerin güneşin etkilerinden dolayı aşırı ısınma riski azalıyor. Böylece iç mekânlar serin kalıyor ve yazlık evdeki konfor artıyor. Kış aylarında ise etkili ısı yalıtımı, iç mekânın sıcaklığını koruyarak ısıtma maliyetlerini düşürüyor. Isı yalıtımı için doğru malzemelerin kullanımı ve profesyonel montaj, yazlık evlerinin enerji verimliliğini artırıyor ve uzun vadede maliyetleri düşürüyor.

Su yalıtımı ise yazlık evler için bir diğer kritik unsur olarak öne çıkıyor. Özellikle yağışlı bölgelerde veya sık sık yağmur alan mevsimlerde, iyi bir su yalıtımı başta bina temelindeki yapısal hasarların ve rutubet gibi iç mekân problemlerinin önüne geçilmesini sağlıyor. Temel, çatılar, teraslar, balkonlar ve duvar kenarları gibi suyun girebileceği noktalarda etkili su yalıtımı uygulamaları, evin dayanıklılığını artırarak uzun süreli kullanım sağlıyor.

“Doğru yalıtımı, yapıların dayanıklılığını artırıyor”
İklim değişikliklerinin etkilerinin giderek arttığı günümüzde, yalıtımın öneminin daha da belirgin hale geldiğini söyleyen ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Üyesi Ozan Turan, “Yazlık evlerin doğru yalıtımı, sadece konfor ve enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yapıların dayanıklılığını da artırıyor. İyi bir yalıtım sistemi, ev sahiplerine uzun vadeli bir yatırımın getirisi sunuyor. Evini yenilemek isteyenler veya yeni bir yazlık ev satın almak isteyenler, ısı ve su yalıtımının önemini göz ardı etmemeliler. Profesyonel bir ekip tarafından yapılan doğru yalıtımlar, hem yaşam kalitesini artırır hem de evin değerini korur” diyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

İZODER: YALITIMLA SICAKLARI DIŞARIDA TUTUN

Yayınlandı

-

Yalıtım varsa elektrik faturası korkusu yok

Küresel ısınmanın etkileri her geçen yıl daha çok hissediliyor. Sıcaklıklarda rekor üstüne rekor kırılıyor. Pek çok hastalığı tetikleyen sıcak havalardan etkilenmemek için sokağa çıkmamak yetmiyor. Konforlu bir hayat sürdürmek için aranan ideal sıcaklık, klimalarla sağlanabiliyor. Ancak yüksek elektrik faturaları serinliğin tadını çıkarmayı engelliyor. İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, yalıtımın binaları soğutmak için harcanan enerjiyi azalttığına ve buna bağlı olarak soğutma maliyetlerini düşürdüğüne dikkat çekiyor.

Ev giderlerinin en önemlilerinden olan doğalgazın bütçe kaleminden çıkmasına sevinenler, Haziran ayından itibaren yüzünü gösteren sıcak havalar nedeniyle kullanımı artan klimalardan kaynaklı elektrik faturasından kaçınmaya çalışıyor. Konut ve iş yerlerindeki yoğun klima kullanımı elektrik faturalarını yükseltiyor. Binaların ömrünü uzatırken ısıtma ve soğutma maliyetlerini de düşüren yalıtım, serin bir yaz geçirmek isteyenlerin tercihi oluyor.

Yalıtımın kışın soğuk havayı yazın ise sıcak havayı dışarıda tutan bütçe dostu bir uygulama olduğunu belirten İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, şunları söyledi:“Doğru malzeme ve doğru işçilikle uygulanan yalıtım, binalarda kalkan görevi görerek aşırı sıcakları dışarıda tutuyor. Yazın dışarıdan içeriye kışın içeriden dışarıya ısı geçişini azaltan yalıtım, enerji faturalarının da yarı yarıya düşmesini sağlıyor. Sağlıklı, konforlu ve güvenli bir yaşam için olmazsa olmaz olan yalıtım uygulamalarının geç kalmadan yaptırılmasını öneriyoruz.”  

Yalıtımsızlık nedeni ile her yıl yaklaşık 12-15 milyar dolar boşa gidiyor

Tüm binaların çatı, duvar ve döşemelerinde ısı yalıtımı yaparak ve pencerelerde kaplamalı yalıtım camı üniteleri kullanarak ülkemizin toplam enerji faturasını yaklaşık yüzde 15 azaltabileceğimize dikkat çeken İZODER Başkanı Emrullah Eruslu; “Türkiye enerjisinin yüzde 67,8’ini, doğalgazının ise yüzde 99’unu ithal ediyor. Ülkemizde kullanılan toplam enerjinin yüzde 32,7’si binalarda tüketiliyor. Tüketilen bu enerjinin yüzde 80’i de kışın ısınma yazın soğutma için kullanılıyor. 2023 yılında enerji ithalatına yaklaşık 70 milyar dolar ödeyen ülkemizde binaların sadece yüzde 25’i yalıtımlı olduğu için her yıl yaklaşık 12-15 milyar dolar havaya uçmuş oluyor. Oysa ısı yalıtımı ile ısınma ve soğutma amaçlı enerji tüketimini yarı yarıya azaltarak hem cari açığı hem de enerji faturalarımızı düşürmek mümkün” dedi.

Isı yalıtımı uygulamalarının hem ilk yatırım hem işletme maliyetlerini düşürerek kendini kısa sürede geri ödediğini ve bina ömrü boyunca tasarruf sağlamaya devam ettiğini dile getiren Emrullah Eruslu; “Yalıtım kalınlığı arttıkça sağlanacak enerji verimliliği de aynı oranda artar. Yalıtım kalınlığını iki katına çıkardığımızda toplam maliyet ikiye katlanmaz ama bu sayede ısıtma ve soğutmada iki kat tasarruf sağlanır. Genel olarak uygulamalarda yalıtım malzemesinin maliyetinin dışında, yalıtım kalınlığından bağımsız olarak; iskele kurulumu, elektrik, su gibi alt yapı maliyetleri, yapıştırıcı, sıva, dübel, file vb. yardımcı malzeme maliyetleri, boya, dış cephe kaplaması gibi tamamlayıcı malzeme maliyetleri ve işçilik maliyetleri oluşur. Tüm bu maliyetlerin içerisinde yalıtım malzemesinin kalınlığının arttırılmasından oluşacak ilave maliyet, uygulamadan uygulamaya değişmekle birlikte oldukça düşüktür. Bu nedenle enerji verimliliğini sağlayacak yalıtım levhasını mümkün olduğunca kalın kullanmalıyız. Antalya ve İzmir gibi sıcak iklim bölgelerinde 6-8 cm, İstanbul gibi ılıman iklime sahip bölgelerde 9-10 cm, Ankara gibi soğuk olan yerlerde 10-12 cm ve Erzurum gibi çok soğuk olan yerlerde 14-15 cm kalınlıklarda yalıtım yapmamız gerekiyor. Benzer durum pencereler için de geçerli. Pencerelerde kaplamasız klasik camlar yerine ısı ve/veya güneş kontrol kaplamalı yalıtım camlarını kullanmalı, üçlü camlama çözümlerine yönelmeliyiz” sözleriyle açıklamalarını bitirdi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Habib Makina, Mackma Briketleme Makineleri ile Türkiye Pazarında Yeni Bir Çığır Açıyor!

Yayınlandı

-

Dünyanın lider çelik işleme makinelerini Türkiye endüstrisi ile buluşturan Habib Makina, İtalyan Mackma’nın hurda talaşları kârlı hammaddelere dönüştüren yenilikçi briketleme makinelerini endüstriyel makine pazarına kazandırdı.

Kesme yağından yüzde 20, alandan yüzde 80, iş gücünden yüzde 100 tasarruf sağlayarak sektörde çığır açan Mackma briketleme makineleri, talaşlı imalat yapan fabrikaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor.

Sektördeki 44 yıllık deneyimiyle dünyanın lider çelik işleme makinelerini Türkiye endüstrisi ile buluşturan Habib Makina, İtalyan Mackma’nın hurda talaşları kârlı hammaddelere dönüştüren yenilikçi briketleme makinelerini endüstriyel makine pazarına kazandırdı. Kesme yağından, yerden ve zamandan kazandırarak sektörde yeni bir çığır açan Mackma briketleme makineleri, talaşlı imalat yapan fabrikaların maliyetlerini düşürüp çevresel etkilerini minimuma indirerek sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor.

Dünyanın lider talaşlı imalat markalarının tercihi

Bugüne kadar dünya çapında 5.000 adetin üzerinde briketleme makinesini piyasaya süren İtalyan Mackma’nın sadık müşterileri arasında Bosch, SKF, Micro Mechanics, GoodJ Automation AG, Kimbo, RAC Bonetti gibi dünyanın lider üreticileri yer alıyor. 44 yıllık Habib Makina’nın Türkiye’deki referansları arasında ise Çimtaş Çelik, Çimtaş Boru, ArcelorMittal RZK ÇELİK, Erdemir, Tosçelik, Türkiye Petrolleri gibi Türkiye’nin köklü çelik işleme firmaları bulunuyor.

Kesme yağından yüzde 20, alandan yüzde 80, iş gücünden yüzde 100 tasarruf!

Talaşlı imalatta ve CNC makinalarında kullanılan kesme yağının yüzde 20’si çıkan talaşlarda hapsoluyor. Yeni nesil teknoloji ürünü olan İtalyan Mackma BTT50 briketleme makineleri, briketleme sürecinde, talaşların içinde biriken kesme yağının (sıvının) yüzde 20’sinin, sıkılarak geri kazanılmasını ve yeniden kullanılmak üzere makinelere geri kazanılmasını sağlıyor. Bu sayede maliyetleri düşüren bu makineler, ayrıca yağlı talaşları yağdan arındırarak, yağların etrafa saçılmasını engelliyor ve çevreye dost bir üretime imkan tanıyor.

Talaş hacmini ise yüzde 80’den fazla küçülten Mackma BTT50 briketleme makineler, alandan 5 kata kadar tasarruf sağlayarak depolama ve taşıma maliyetlerini de ciddi oranlarda azaltıyor.

İş gücü ihtiyacını da yüzde 100’e varan oranda düşüren Mackma BTT50 briketleme makineleri, kolay kullanımı ile gece-gündüz operatörsüz kullanılabiliyor!

Hurda talaşlar, kârlı hammaddeler dönüşüyor

Mackma BTT50 briketleme makineleri ile sıkıştırılmış materyaller yüzde 99 oranında saf olarak tanımlanıyor. Yağdan arınmış bu talaşlar, normal talaşlara göre daha değerli oluyor ve yeniden kullanılabiliyor. Mackma BTT50 briketleme makineleri, hurda sınıfından çıkarıp neredeyse hammadde sınıfına dönüştürdüğü talaşların çok daha karlı bir şekilde piyasaya sürülmesine imkan tanıyor.

Yağdan, yerden, iş gücünden ve zamandan kazandırmanın yanı sıra kârlılığı da artıran Mackma BTT50 briketleme makineleri, talaşlı imalat yapan fabrikaların maliyetlerini düşürüp yatırımlarını aylar içinde hızla geri kazanmalarına, çevresel etkilerini minimize ederek de sürdürülebilir bir üretim modeline geçiş yapmalarına olanak tanıyor.

Endüstri 4.0 uyumlu sistemler

Endüstri 4.0 gereksinimlerini karşılayan teknolojik yeniliklerle donatılan Mackma BTT50 briketleme makineleri, dokunmatik ekranlı PLC kontrolü ve ağ bağlantısı sayesinde, üretim süreçlerini optimize ediyor. Habib Makine, uzaktan izleme yapılan bu makineler için uzaktan teknik destek de sağlıyor.

Mackma BTT50 briketleme makineleri ile büyük ve karmaşık talaşlar için parçalayıcı ekleme imkanı da sunan Habib Makina, otomasyon sistemleri, konveyör bantlar ve kesme yağı depolama tankları ile tam entegre çözümler sunarak, işletmelerin verimliliğini maksimize ediyor.

2024 WIN EURASIA Fuarı’nın gözdesi oldu!

Habib Makina, Mackma BTT50 briketleme makinelerini 5-8 Haziran tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen WIN EURASIA Fuarı’nda büyük bir başarıyla tanıttı. Avrupa ve Asya’yı buluşturan, endüstriyel teknoloji ve inovasyonun sergilendiği en önemli organizasyonlardan biri olan WIN EURASIA Fuarı, kaynak ve robot teknolojileri başta olmak üzere, endüstriyel otomasyon, enerji, elektrik, lojistik ve yüzey işleme gibi çeşitli alanlarda sektör liderlerini ve profesyonelleri bir araya getirdi. Kaynak ve robot teknolojilerindeki son gelişmelerin sergilendiği bu etkinlikte Habib Makina’nın standı, ziyaretçilerin ve sektör profesyonellerinin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Büyük ilgi gören Mackma BTT50 briketleme makineleri, fabrikaların maliyetlerini düşürme ve sürdürülebilirlik sağlama potansiyeli ile fuarın gözdesi oldu.

Habib Makina, uzman ekibi ve geniş bayi ağı ile sektöründe lider

1980 yılında kurulan Habib Makina, 44 yıllık deneyimiyle Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu’nun lider çelik işleme makinelerini Türkiye endüstrisi ile buluşturuyor. İtalyan Mackma’nın ileri teknolojisiyle de Türk sanayisine katkıda bulunarak hem ekonomik hem de çevresel açıdan fayda sağlayan çözümler sunmaya devam eden Habib Makina, bu iş birliği ile Türkiye’nin endüstriyel üretiminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Satış faaliyetlerinde Türkiye endüstrisinin ihtiyaçlarına odaklanarak, iç pazara ağırlık veren Habib Makina, Türkiye’nin dört bir yanında yer alan 100’e yakın bayisi aracılığıyla müşterilerine en iyi ürünleri ve hizmeti en uygun fiyatlara sunmaya devam ediyor. Habib Makina, günümüzün artan rekabet şartlarında; uzman ekibi ile sunduğu teknik destek, satış sonrası servis ve hızlı yedek parça tedariğiyle rekabette öne geçmekle kalmayıp, sektörüne liderlik etmeyi sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Trendler