Kalebodur’dan Mimari Yüzeylerde İlham Veren Yaklaşım - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Kalebodur’dan Mimari Yüzeylerde İlham Veren Yaklaşım

Yayınlandı

-

Panorama Koleksiyonu,  Yüzeyleri Mekanın Aktif Bir Bileşenine Dönüştürüyor

Kalebodur’un yeni koleksiyonu Panorama, yüzeyi geleneksel bir kaplama malzemesi olmaktan çıkarıp mimarinin yaşayan bir parçası haline getiriyor. Borgogna Stone, Calacatta Unique, Industrial, Calcario ve Intonaco serileriyle zengin bir tasarım çeşitliliği sunan koleksiyon, üstün yüzey teknolojileri ve çeşitli ebatlarıyla mekanlarda sınırları ortadan kaldırarak tasarımcılara bütünsel bir ifade özgürlüğü tanıyor.

Türkiye’nin öncü markası Kalebodur, mimari yaklaşımlara yeni bir soluk getiren Panorama Koleksiyonu ile mekan algısını yeniden tanımlıyor. Tıpkı hayaller gibi mekanların da sınırsız olmasından ilham alan Panorama, yüzeyi yalnızca bir kaplama malzemesi olarak değil, mimarinin aktif ve belirleyici bir bileşeni olarak konumlandırıyor. Geniş ebat, doku ve yüzey seçenekleriyle tasarım sürecini zenginleştiren koleksiyon, teknik açıdan çok yönlü yapısıyla iç ve dış mekanlar, zemin ve duvarlardan cephe, mobilya ve tezgahlara kadar tüm kullanım alanlarında yüksek performans sağlıyor.

Kalebodur’un yenilikçi vizyonunun bir yansıması olan Panorama Koleksiyonu,
 160×320 cm, 120×360 cm, 120×280 cm, 100×300 cm, 120×120 cm, 80×160 cm ve 60×120 cm gibi farklı ebat seçenekleriyle her ölçekte projeye uyum sağlar. Yüksek çizilme, leke ve UV direncine sahip hijyenik yüzeyleriyle, mimari ve dekorasyon profesyonellerinin yaratıcılığını bir üst seviyeye taşımak için tasarlanmıştır.

Beş Farklı Seri, Sınırsız Olanak

Farklı estetik yaklaşımlara yanıt veren Panorama Koleksiyonu, her biri kendi özgün hikayesine sahip beş seriden oluşuyor. Borgogna’nın sofistike dokusu, Calcario’nun sade ama güçlü görünümü, Industrial’ın el işçiliğini anımsatan yüzeyi, Calacatta Unique’in ışıkla etkileşim kuran zarafeti ve Intonaco’nun çağdaş yorumu ile hem tasarım çeşitliliği hem de uygulama esnekliği sunuyor. Bu geniş çeşitlilik, mimar ve tasarımcıların konutlardan kamusal alanlara uzanan projelerinde bütünsel bir dil kurmasına olanak tanıyor.

Calacatta Unique: Güçlü Duruş, Zarif Dokunuş

Mermerin zamana meydan okuyan klasik damar yapısını, modern mimarinin güçlü ve özgün yorumuyla buluşturuyor. Openbook özelliği sayesinde, büyük ölçekli yüzeylerde kesintisiz ve heykelsi bir görünüm sunarak, yüzeyi mekanın ruhunu şekillendiren bir odak noktası haline getiriyor.

Borgogna Stone: Doğanın Samimi ve Kalıcı İzleri

İlhamını Fransa’nın Burgonya bölgesinden alarak taşın doğal dokusunu, mermerin sofistike dilini ve granitin zamana direnen karakterini tek bir yüzeyde birleştiriyor. Hammered (çekiçlenmiş) yüzeyiyle dokunsal bir hafıza katmanı oluşturarak doğayla kurulan bağı çağdaş mekanlara taşıyor.

Industrial: Çağdaş Mekanların Ham ve Özgün Ruhu 

Eski fabrikaların ham ve özgün dokusunu, metalik nüanslarla çağdaş mekanların yenilikçi mimari diline taşıyarak endüstriyel estetiği yeniden yorumluyor.

Calcario: Minimalist ve Rafine Bir Duruş 

Sade ama güçlü görünümüyle mekanlara minimalist ve rafine bir karakter kazandırarak görsel gürültüden uzak, karakteri güçlü bir duruş sergiliyor.

Intonaco: Modern ve Derinlikli Yüzeyler 

Sıvanın modern ve çağdaş yorumuyla yüzeylere dokunsal ve derinlikli bir boyut ekleyerek mekanlarda daha çekici ve benzersiz atmosferler yaratıyor.

Yüzey Tasarımına İlham Veren Üstün Teknolojiler

Panorama Koleksiyonu’nun gücü, estetik ve performansı bir araya getiren yenilikçi yüzey teknolojilerinde saklı. Koleksiyon, bu teknolojilerden bazılarını kullanarak her seriye özgün bir karakter kazandırıyor. 

Calacatta Unique serisinde Flowtech ve Openbook teknolojileri, Borgogna Stone ve Calcario serilerinde ise Decotech & Formtech kombinasyonu öne çıkmaktadır.

Her bir teknoloji, yüzeylere doku, derinlik, ışıltı ve desen bütünlüğü gibi farklı nitelikler kazandırarak mimarlara, tasarımcılara projelerinde özgün bir imza yaratma fırsatı tanıyor.

Decotech: Zengin Yüzey Teknolojisi

Mat veya parlak granilya malzemeler kullanarak yüzeylerde çarpıcı rölyef etkileri oluşturur. Bu teknoloji, yüzeylere dokunsal bir derinlik ve üç boyutlu bir his kazandırarak estetik ve görsel dengeyi mükemmelleştirir.

Bodytech: Gövde ve Yüzeyin Kusursuz Uyumu

Yüzeydeki görsel etkiyi ve rengi ürünün gövdesine taşıyarak derinlikli bir bütünlük sağlar. Bu sayede her bir kenar ve kesim noktası, yüzeyle mükemmel bir renk uyumu yakalayarak tasarım bütünlüğünü korur.

Flowtech: Desen Takip Teknolojisi

Porselen plakalar arasında desenin kusursuz devamlılığını sağlayarak damar takibi özelliği ile duvar ve zemin uygulamalarında doğal bir görsel akış sunar. Bu teknoloji, mekanlarda görsel etkileyiciliği artırır.

Glowtech: Işıltı Teknolojisi

Doğal minerallerin seramik yüzeylerde yarattığı ışıltıları yansıtarak mekanlara sofistike bir parlaklık ve canlılık katar. Bu teknoloji, ürünleri sıradan parlak yüzeylerden ayırarak estetik ve işlevselliği bir araya getirir.

Openbook: Aynalama Teknolojisi 

Özellikle damarlı ürünlerde plakalar arasında uygulanan aynalama tekniği ile karşılıklı desen uyumu sağlar. Bu teknoloji sayesinde plakalar kusursuz bir şekilde hizalanarak bütünsel ve anıtsal bir estetik görünüm oluşturur.

Formtech: Kabartma Dokulu Doğal Görünümlü Yüzeyler

Yüzeylere kabartmalı ve pütürlü bir dokunuş hissiyatı kazandırarak her mekanda görsel bir zenginlik ve özgünlük sağlar. Farklı desen ve renklere uyarlanabilen bu özel yüzeyler, yaşam alanlarında daha çekici atmosferler yaratır.

V-Intech: Gövde Boyunca Uzanan Doğal Damarlar 

Doğal taşın homojen dokusunu mermerin ikonik damar sürekliliği ve derinliğiyle buluşturarak plakanın yüzeyinden kenarlarına kadar estetik bir bütünlük sağlar. Bu teknoloji, yüzeye dijital baskı ile uygulanan detaylar sayesinde son derece doğal bir görünüm kazandırır.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler