GENEL
İZODER’DEN GÜVENLİ YAPILAŞMA İÇİN YALITIM UYARISI
Yayınlandı
1 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Temelden çatıya binaları koruyan su yalıtımı hayat kurtarır
Tam 26 yıl önce yaşadığımız 17 Ağustos Marmara Depremi, aradan geçen onca zamana karşın toplumsal travmalarımız arasında ilk sıralarda yer alıyor. İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, hafızalarımızda derin izler ve acılar bırakan 17 Ağustos’un yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada Türkiye’nin gündeminden deprem korkusunu çıkarmak gerektiğini söyledi. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde, güvenli yapılaşmanın temel taşı olan yalıtım uygulamalarına gereken önemin halen verilmediğine dikkat çeken İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, “Deprem olduğunda insanlar binalarına güvenmek yerine kaçmayı tercih ediyorsa durup düşünmemiz gerekiyor. Güvenli, konforlu ve enerji verimli binalar ülkenin en önemli gündem başlıklarından biri olmak zorunda” dedi.
Yüzölçümünün yüzde 90’ınından fazlası deprem kuşağında yer alan Türkiye’de bina stokunun çok büyük bir bölümü betonarme yapılardan oluşuyor. Ülkemizdeki büyük depremlerden sonra yapılan hasar tespit çalışmalarında yıkılan binaların büyük çoğunluğunda korozyon problemi göze çarpıyor. Türkiye’de yaygın bir şekilde kullanılan betonarme yapılarda demirin paslanması en korkulan durum olarak dikkat çekiyor. Paslanmış demir sonucunda binaları çürütmeye başlayan korozyonu önlemenin en etkili yolu, binalar yapılırken su yalıtımını ihmal etmemekten geçiyor.
Korozyon deprem olmadan da bir binayı yıkabilir
Depremlerde binaların taşıyıcı sistemlerinin hasar almasının en önemli nedenlerinden birinin su yalıtımı eksikliği olduğuna vurgu yapan İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, şunları söyledi: “Su yalıtımı olmayan binalarda yağmur, kar, yeraltı suları, zeminde yer alan nem, mutfak, banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerdeki su kaçakları, binanın inşa edildiği zeminde bulunan basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle binalar sürekli olarak suya maruz kalabiliyor. Yaşamın kaynağı su, demirle buluştuğunda korozyona neden olur. Paslanan demirler betonun taşıma gücünü azaltır. Bu da binanın depreme karşı dayanıklılığını ciddi ölçüde düşürür. Yani bir bina ilk yapıldığında sağlam olabilir ama su yalıtımı yoksa yıllar içinde paslanarak çürüyebilir. Bu durum, deprem olmasa bile binanın yıkılmasına kadar varabilecek üzücü sonuçlar doğurabilir.”
Yasa var ancak denetimler yetersiz
Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin 1 Haziran 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe girmesinin güvenli yapılaşma noktasında önemli bir eşik olduğunu belirten İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, “2018 yılı itibariyle su yalıtımı zorunlu bir uygulama olarak hayatımıza girdi. Ancak sahadaki uygulamalarda ciddi denetim eksiklikleri söz konusu. Yasa var ama uygulama ve denetim mekanizmaları yetersiz. Yalıtım uygulamalarının enerji verimliliği yanında bir bütün olarak yapıları dış etkenlere karşı koruduğunu ve ömrünü uzattığını unutmamalıyız. Su yalıtımı, ısı yalıtımı, ses yalıtımı ve yangın yalıtımı, binalarımızda karşılaştığımız pek çok sorunu önleyen olmazsa olmaz uygulamalardır” diye konuştu.
Güvenli yapılaşmada su yalıtımı temel ihtiyaç
Depremle yaşamayı öğrenmek zorunda olan bir ülke olarak sadece kriz anlarında değil her zaman yapı güvenliği konusuna yatırım yapılması gerektiğini belirten Emrullah Eruslu, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: “Su yalıtımı, güvenli yapılaşmanın ayrılmaz bir parçası. Bir binanın temeli sessizce çürüyorsa, biz bu binayı güvenli sayamayız. Özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yaşayanların, binalarındaki su yalıtımı durumunu sorgulamaları ve uzman kontrolü yaptırmaları büyük önem taşıyor.”
İZODER Başkanı, 23 Nisan’da İstanbul’da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin İstanbulluların korkularını yeniden harekete geçirdiğini ve Marmara Bölgesi’nde büyüklüğü 7’nin üzerinde bir deprem beklendiğini hatırlattı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan “İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi” raporunda yer alan sonuçları da paylaşan Emrullah Eruslu, “İstanbul’da 7,5 büyüklüğündeki bir deprem senaryosunda binaların ortalama yüzde 17’sinin (yaklaşık 194 bin bina) orta ve üst seviyede hasar göreceği tahmin ediliyor. 7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 26’sının hafif, yüzde 13’ünün orta, yüzde 3’ünün ağır ve yüzde 1’inin çok ağır hasar görmesi bekleniyor. Senaryo depreminde ağır ve çok ağır hasarlı binaların aldıkları deprem hasarının onarılamayacak boyutta olacağı ve bu hasar seviyelerindeki binaların yıkılıp tekrar yapılması gerektiği ortaya çıkıyor. Öte yandan orta hasarlı binaların da onarım yerine yıkılıp yeniden inşasının çoğunlukla daha uygun olduğu belirtiliyor. Böyle bir depremden etkilenecek diğer iller de hesaba katıldığında tablo daha da karamsar bir hal alıyor. Büyük depremlerde çok acı kayıplar veren ülkemizde, depremlerin vatandaşlarımız için korku unsuru olmaktan çıkması için bilimin sesini dinlemek gerekiyor. Türkiye yapı sektörünün tüm bileşenleri bunu yapabilecek güce, altyapıya ve kapasiteye sahip” dedi.
İZODER, yalıtım bilincini artırma konusunda kararlı
“Standartlara uygun doğru yapılaşma ile binalarımızın depremlerde yıkılmasını engelleyebiliriz” diyen İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, açıklamalarını şu sözlerle bitirdi: “Depremin önlenemez bir doğa olayı olduğunu unutmamak gerekiyor. Ancak yıkılmayacak güçlü binalar inşa edebiliriz. Depremlerde yaşanan can ve mal kayıpları yanlış yerde, standartlara uygun olmayan şekilde yapılan denetimsiz binalardan kaynaklanıyor. İZODER olarak olası depremlere karşı yapılarda alınması gereken tedbirler noktasında ilgili kurumlar ve vatandaşlarımızla yapılması gerekenler konusunda tüm desteğimizle yönlendirmelerimizi yapıyoruz. Su yalıtımı ile ilgili detaylı bilgi almak isteyen herkes web sitemizi ziyaret edebilir ya da Derneğimize ulaşarak gerekli bilgileri edinebilir.”
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor!
Yayınlandı
10 saat önce-
Ekim 23, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Weber’in usta sadakat programı we-club, 2026’da 25. yılını kutluyor. Ustalarla kurduğu güvene dayalı ilişkiyi çeyrek asırlık yolculuğunun merkezinde tutan program; mesleki gelişimden eğitime, sosyal projelerden ailelere uzanan kapsamlı bir ekosistem sunuyor. Weber, etkileşim odaklı uygulamaları, sosyal sorumluluk çalışmaları ve saha buluşmalarıyla ustaların yanında olmayı sürdürüyor.
Saint-Gobain’in endüstriyel harç üretiminde dünya lideri markası Weber’in usta sadakat programı we-club, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla çeyrek asırdır birlikte gelişiyor ve büyüyor. Program, bu özel yıldönümünü yalnızca geçmişe dönük bir kutlama olarak değil, ustalarla kurduğu uzun soluklu yol arkadaşlığını geleceğe taşıyan yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor. Kurulduğu günden bu yana ustaların geri bildirimleriyle yenilenen we-club; kampanyalar, oyunlar, eğitim fırsatları ve farklı deneyimlerle üyelerine ulaşmaya devam ediyor.
we-club sadakat programı, puan ve ödülün ötesinde!
we-club, geleneksel sadakat programlarının ötesine geçerek ustalarla kalıcı bir bağ kuruyor. Ustalara puan ve ödüllerin yanı sıra eğitim içerikleri, kampanyalar ve farklı deneyimler sunan program, üyelerinin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekliyor. Program, ustaların başarılarını görünür kılarken çocuklarının eğitim hayatına burs desteği sağlıyor ve sosyal projeler aracılığıyla toplumsal faydaya katkıda bulunuyor. Böylece ustaların emeğine verdiği değeri farklı alanlarda somutlaştırıyor.
Weber Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış & Pazarlama Direktörü Gökmen Ersoy, we-club’ın 25. yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor:
“Yapı sektörünün gelişiminde ustaların bilgi birikimi, deneyimi ve emeği büyük önem taşıyor. Weber olarak, sunduğumuz ürün ve çözümlerin yanı sıra ustaların mesleki yolculuklarını desteklemeyi de sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. 25 yıldır devam eden we-club, bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri. Önümüzdeki dönemde de ustalara değer katan uygulamalarımızı geliştirerek bu uzun soluklu birlikteliği sürdürmeyi hedefliyoruz.”
25 yıldır sahada, ustalarla yan yana
Weber’in gücünün temelinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla kurduğu yakın ilişki bulunuyor. Her yıl gerçekleştirilen buluşmalarda ustalarla aynı masaya oturan, onların sorunlarını ve ihtiyaçlarını dinleyen marka, çözüm ve gelişim süreçlerini sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendiriyor. Bu buluşmaların önümüzdeki dönemde de artarak sürdürülmesi hedefleniyor.
Çeyrek asırlık yolculuğun sonunda değişmeyen tek gerçek var: Ustalarla birlikte büyümek. Weber, ustaları dinleyen, emeklerine değer veren, sahada onların yanında duran ve geleceğe birlikte yürüyen gerçek bir yol arkadaşı olmayı sürdürüyor.
GENEL
Panasonic ile mevsim geçişlerinde dengeli iklimlendirme
Yayınlandı
11 saat önce-
Ekim 23, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi

GENEL
Jotun 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar” ile Köklerimizin Renklerine İniyor
Yayınlandı
11 saat önce-
Ekim 23, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
“Belki zihninizden hiç silinmeyen bir sarı, asla unutamadığınız bir mavi ya da hala dönüşmekte olduğunuz derin bir mor… Renk, yaşam yolculuğumuzun hiç değişmeyen bir eşlikçisi; çoğu zaman farkında olduğumuzdan çok daha fazlasını anlatır.
Bu yıl sizi, renklere olan tutkunuz üzerinden kendinizi yeniden tanımaya davet ediyoruz. Yeni renk koleksiyonumuz Yolculuklar, sizi kendi renk yolculuğunuzu keşfetmeye çağıran kişisel bir davet. Köklerinize dönmeniz, anılarınızı tazelemeniz, keşiflerinizi kutlamanız ve deneyimlerinize yön veren renkleri keşfetmeniz için… Sonuçta renk; verdiğimiz en kişisel karar, konuştuğumuz en evrensel dil.
Peki ya siz hangi renklere dönüşüyorsunuz?”
Mekana yön veren üç farklı tarz
2027 Global Renk Koleksiyonu, ilham veren kurgular ve fotoğraflarla Jotun renklerinin mekana nasıl özgün bir ruh kattığını gözler önüne seriyor. Koleksiyon; Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler adını taşıyan ve her biri birbiriyle uyumlu 8 renkten oluşan üç ana temaya ayrılıyor. “Yolculuklar”, üç temayla birlikte renkler arasında kişisel bağlar kurmaya davet ediyor. Koleksiyondaki 24 renk, kendi temaları içinde birbiriyle uyum sağlarken farklı temalardaki tonlarla da yeni kombinasyonlar oluşturulmasına olanak tanıyor. Böylece herkes kendi anılarından, keşiflerinden ve deneyimlerinden yola çıkarak kişisel renk paletini yaratabiliyor.
Bize eşlik eden renkler
Yumuşak ve huzur veren renkler, mekana ait olma hissi katıyor. Sıcak kiremit ve toprak tonları ferahlatıcı bir sarı ve doğal yeşille birleşerek kök salmanın verdiği o güveni hissettiriyor. ‘Hatıralar’ teması geçmişten bugüne taşınan renklerin izini sürüyor ve Jotun’un bir asırlık renk mirasını yansıtıyor. Arşivden yeniden gün yüzüne çıkarılan tonlar yeni renklerle bir araya geliyor. Geçmişten gelen objeler, doğal malzemeler ve kişisel anlam taşıyan parçalarla uyum sağlayan palet, geçmiş ile bugün arasında renkler aracılığıyla bağ kuruyor.
Keşifler
Dünyamızı genişleten renkler
Derin bir morla yan yana gelen canlı bir mavi; modern bir pembe ile buluşan sıcak ve zamansız bir sarı… Renkler, yol boyunca karşılaşılan insanlardan ve keşfedilen mekanlardan kalan tatlı hatıralar gibi yaşam alanlarına giriyor. Her yolculuk dünyaya bakış açısını genişletirken, yaşam alanları da bu keşiflerin bir yansımasına dönüşüyor. ‘Keşifler’ teması, beklenmedik renk eşleşmeleriyle özgür ve kişisel mekanlar yaratmaya alan açıyor. Her bir renk birlikteliği farklı bir hikaye anlatırken, yaşam alanlarını dünyayla kurulan bağın kişisel bir ifadesine dönüştürüyor.
Son Yazılar
- Yangın Güvenliğinde Doğru Ürün Kadar Doğru Sistem Kurgusu da Kritik Ekim 23, 2026
- İzocam’dan Temelden Çatıya Bütüncül Yalıtım Yaklaşımı Ekim 23, 2026
- Knauf’tan Yapılarda Yangın Güvenliğine Bütüncül Sistem Yaklaşımı Ekim 23, 2026
- we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor! Ekim 23, 2026
- Panasonic ile mevsim geçişlerinde dengeli iklimlendirme Ekim 23, 2026
- Jotun 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar” ile Köklerimizin Renklerine İniyor Ekim 23, 2026
- UB-V Dinamik UPS, Kritik Uygulamalarda Yüksek Güç ve Kesintisiz İşletim Sağlıyor Ekim 23, 2026
- Betek’ten Yangın Güvenliğinde Sistem Yaklaşımı Vurgusu Ekim 22, 2026
- TÜRK İNŞAAT ŞİRKETLERİ MEKKE’DE 10 BİN KONUT İÇİN GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRDİ Ekim 22, 2026
- Roca, Aquafy ile filtrasyon teknolojisini mutfaklara taşıyor Ekim 22, 2026
- Türkiye İMSAD Aylık Sektör Raporu açıklandı Ekim 22, 2026
- Kimpur, Uluslararası Ticarette Güvenilir Konumunu Güçlendiriyor Ekim 22, 2026
- MALZEMENİN ÖTESİNDE: MİMARİ TASARIMIN ANA ÖGELERİNDEN Ekim 22, 2026
- Mesa Yenikent’te yeni etap satışta Ekim 22, 2026
- Zemin Boyasında Yanlış Seçim Maliyeti Katlıyor, Doğru Ürün Kullanım Ömrünü Uzatıyor Ekim 22, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL3 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL3 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL3 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!















