İZODER’DEN 5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ MESAJI - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İZODER’DEN 5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ MESAJI

Yayınlandı

-

 

İZODER: Yalıtım ile daha sürdürülebilir bir gelecek

 

Dünyanın geleceği ile ilgili kötü senaryolarda Küresel İklim Krizi başrolde yer almaya devam ediyor. Son olarak Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) yayımladığı rapor, gelecek 5 yılda sıcaklıkların rekor seviyelerde veya buna yakın kalacağını gösteriyor. Raporda, 2025-2029 yılları arasındaki 5 yıllık ortalama ısınmanın 1,5 dereceden fazla olma ihtimalinin yüzde 70 olarak tahmin edildiği belirtildi. Bu da Paris Anlaşması’nın küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlandırma hedefine ters düşüyor. İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, Dünya Çevre Günü nedeni ile yaptığı açıklamada, küresel ısınmanın hızını yavaşlatmak için daha fazla tedbir alınması gerektiğine dikkat çekti. İklim değişikliğiyle mücadelede yalıtımın önemini vurgulayan Emrullah Eruslu, “Enerji verimliliğini artırıp karbon emisyonlarını azaltan yalıtım ile sürdürülebilir bir dünya mümkün. Ülkemizde bu konuda önemli adımlar atılıyor. Son olarak Revize TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı’nın 1 Nisan 2025 itibari ile zorunlu olması da ülkemiz açısından anlamlı bir karar. Yeni standarda uygun inşa edilecek binalar sayesinde doğaya yılda 600 milyon ton eşdeğerinde karbondioksit salınımının önüne geçilecek” dedi.

 

Yalıtımın hem ekonomik hem de ekolojik bir yatırım olduğunu belirten İZODER-Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, şunları söyledi: “Enerjide dışa bağımlı olan Türkiye’de binaların yüzde 75’i yalıtımsız. Oysa ülkemizde kullanılan toplam enerjinin yüzde 32,7’si binalarda tüketilirken bunun da yüzde 80’ini kışın ısınma, yazın ise soğutma için kullanıyoruz. Bunun sonucunda da yaz aylarında serinlemek için çalışan klimalardan kaynaklanan elektrik faturalarına, kış aylarında ise ısınmak için doğalgaz faturalarına cep yakan rakamlar ödüyoruz. Isı yalıtımı, binalarda bir kalkan görevi görerek iç mekanlarda konforun oluşmasına olanak sağlıyor. Böylece klima ve doğalgaz kullanım süreleri azalırken faturalar da yarı yarıya hafifliyor.”

 

Kurumsal olmayan nüfusun yüzde 30,2’si yalıtımsızlık nedeni ile konutunda ısınamıyor

 

Konforlu ve sağlıklı bir hayat için yaşam alanlarının uygun şartları sağlaması gerektiğini söyleyen İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, “Tüm dünyada negatif çevresel etkenler insanların hayatlarını olumsuz etkiliyor. TÜİK’in her yıl düzenli olarak yaptığı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri ne yazık ki ülkemizdeki eksikleri gün yüzüne çıkarıyor. Anketin 2024 yılı sonuçlarına göre; Kurumsal olmayan nüfusun yüzde 30,2’sinin konutunda yalıtım olmadığı için ısınma sorunu yaşadığını ortaya koyarken yüzde 31,3’ünün sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeve problemleri ile karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Enerji tasarruflu, sağlıklı ve konforlu binaların herkesin hakkı olduğunu düşünüyoruz. Çevresel olumsuzluklardan daha az etkilenen daha sağlıklı nesillere sahip bir Türkiye için tüm binalarımızın standartlara uygun şekilde yalıtımlı hale getirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

 

Revize standart ülkemizin sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyecek

 

Türkiye’nin TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı revizyonu ile Enerji verimliliğinde gelişmiş ülkelere yaklaşmaya dair kritik bir adım attığını dile getiren Emrullah Eruslu, “Revize standardın ülkemizin enerji ithalat rakamlarını düşürme ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyeceğine inanıyoruz. Gelişmiş ülkelerin çoğunda binaların ısıtma ve soğutmaya yönelik yıllık enerji tüketimi 30-50 kWh/m2 yıl olacak şekilde yalıtımlı olarak tasarlanıyor ve inşa ediliyor. Sınırlı enerji kaynaklarına sahip olan ülkemizde şimdiye kadar ortalama enerji tüketiminin 120-150 kWh/m2 yıl olduğu görülüyordu. Çevreye duyarlı ve enerji verimli yapılaşma için U değerlerimizin (Isıl geçirgenlik) ve enerji limitlerimizin iyileştirilmesi çok acil bir başlıktı. Bu bağlamda da revize TS 825 standardının getirdiği yeni enerji limitleri ve U değerleri önümüze pozitif bir tablo koyuyor. Net ısıtma ve soğutma enerjisi ihtiyacının toplamına yönelik olarak tanımlanmış enerji limitleri; revize standartta 70-90 kWh/m2 yıla çekilmiş olacak. Yeni TS 825 standardı eski standarda göre binalarda enerji verimliliğini yüzde 25 oranında iyileştiriyor” diyerek açıklamalarına devam etti. 

 

TS 825 standardının enerji tüketimini azaltıcı etkisini görmemiz için yeni standarda göre inşa edilmiş binaların ve yeni standarda göre tadilatı yapılan binaların sayısının artması gerektiğinin de altını çizen Eruslu, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: “Ülkemizdeki uzun dönem ruhsat alma istatistikleri dikkate alındığında Türkiye’de ruhsat alan yeni binaların kabaca yılda 475 bin ton eşdeğeri petrol (TEP) ilave enerji talebi yarattığını ifade edebiliriz. Yeni TS 825 standardı ile yılda yaklaşık 120 bin TEP enerji tasarrufu elde ederek ülke ekonomisine yılda yaklaşık 100 milyon dolarlık katkı sağlanmış olacak. Yapılaşmanın ortalama hızda sürmesi ve ülkemizde hiç yenileme yapılmaması durumunda bile sadece 5 yılda (2030 sonu) sağlanacak verimlilikle ülke ekonomisine katkı yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesine ulaşacak.”

 

Yalıtım çevresel etkileri açısından da stratejik bir öneme sahip 

 

TS 825 Standardı revizyonunun en önemli artılarından birinin de çevre dostu yapılaşmaya yapacağı katkı olacağını belirten İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, açıklamalarını şöyle bitirdi: “Binalarımızı yalıtımlı hale getirmek enerji verimliliğini artırırken karbon emisyonlarının azalmasında da etkili oluyor. Yeni standarda uygun inşa edilecek binalar sayesinde doğaya yılda 600 milyon ton eşdeğerinde karbondioksit salınımının önüne geçilecek.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Günsan’dan yüksek gerilim risklerine karşı güvenilir çözüm:  Parafudr

Yayınlandı

-

 

Elektrik sistemlerinde meydana gelen ani gerilim yükselmeleri, elektronik cihazlardan endüstriyel ekipmanlara kadar pek çok sistem için ciddi risk oluşturuyor. Günsan Elektrik’in sayaç sonrası panolarda kullanılmak üzere geliştirdiği Parafudr çözümü, aşırı gerilim darbelerine karşı etkili koruma sağlayarak tesisat güvenliğini artırıyor.

Elektrik altyapılarında güvenlik, günümüzde yalnızca enerji sürekliliği açısından değil, cihazların korunması ve operasyonel verimlilik açısından da büyük önem taşıyor. Özellikle yıldırım kaynaklı gerilim darbeleri ve şebeke dalgalanmaları, elektrik tesisatlarında ciddi hasarlara yol açabiliyor. Bu risklere karşı geliştirilen koruma sistemleri ise hem konutlarda hem de ticari yapılarda kritik rol oynuyor. Günsan Elektrik’in geliştirdiği Parafudr çözümü de bu ihtiyaçtan hareketle, tesisatlarda güvenli ve sürdürülebilir koruma sağlamayı amaçlıyor.

Elektrik tesisatlarında kritik koruma noktası

Sayaç sonrası panolarda kullanılmak üzere tasarlanan Günsan Parafudr, elektrik enerjisinin iç tesisata dağıtıldığı noktada devreye giriyor. Şebekeden gelen veya dış kaynaklı oluşan yüksek voltajı algılayan sistem, bu enerjiyi hızlı şekilde topraklama hattına yönlendiriyor. Böylece tesisata bağlı elektronik cihazlar, makineler ve hassas ekipmanlar zarar görmeden korunabiliyor.

Konutlardan sanayi tesislerine geniş kullanım alanı

Parafudr sistemleri; konut projeleri, ticari yapılar, sanayi tesisleri ve enerji altyapılarında güvenliğin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Açık arazilerde yer alan yapılar, yüksek katlı binalar ve enerji üretim alanları ise yıldırım kaynaklı risklere karşı daha fazla koruma ihtiyacı duyuyor. Günsan’ın geliştirdiği çözüm, farklı kullanım alanlarına uygun yapısıyla geniş ölçekli projelerde de güvenilir performans sunuyor.

DIN rayına uyumlu modüler tasarımı sayesinde kolay montaj avantajı sağlayan ürün, pano içerisinde minimum alan kaplayarak uygulama kolaylığı da sunuyor. Dayanıklı bileşen yapısıyla uzun süreli kullanım hedefleyen Günsan Parafudr, elektrik sistemlerinde güvenliği destekleyen kompakt ve etkili bir çözüm olarak dikkat çekiyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’ndan Adana’da stratejik adım: Chryso Adana’daki operasyonunu yeni tesise taşıyor!

Yayınlandı

-

 

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, Adana’daki Chryso operasyonunu yeni ve daha güçlü bir üretim altyapısına taşıyacak tesisin temel atma törenini gerçekleştirdi. Yaklaşık 10.000 m² alan üzerinde faaliyet gösterecek yeni tesis, beton ve çimento katkıları ürün gruplarının üretimine odaklanarak şirketin bölgede büyüyen müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkin yanıt vermesini sağlayacak.

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (AOSB) Weber kampüsü içinde konumlandırılan yeni Chryso tesisinin temelini attı. Yeni tesisle birlikte Chryso ve Weber markaları Türkiye’de aynı kampüs altında buluşarak entegre bir yapı kimyasalları kampüsü oluşturacak. Chryso’nun üretim, operasyon ve hizmet kabiliyetlerini daha ileriye taşımayı hedefleyen bu yapı, operasyonel sinerji yaratırken daha verimli üretim süreçleri ile müşterilerine daha iyi hizmet sunulmasına da katkı sağlayacak.

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Türkiye ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Osman İlgen, yatırımın şirketin Türkiye operasyonları açısından stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Adana’daki yeni Chryso tesisimiz, sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, önümüzdeki dönemde devreye alacağımız yeni adımlarla birlikte ihracatı da destekleyen güçlü bir üretim üssü olma hedefimize hizmet ediyor. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağıyla kurguladığımız bu tesisle, geleceğin üretim anlayışını bugünden hayata geçiriyoruz”.

Tamamlandığında Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’nın Türkiye’deki operasyonel verimliliğini önemli ölçüde artırması beklenen tesisinyıl sonu itibarıyla devreye alınması planlanıyor. Şirketin mevcut Adana Chryso operasyonunda görev yapan ekip yeni tesiste çalışmalarını sürdürecek.

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, bu yatırımla hem bölge ekonomisine uzun vadeli katkı sunmayı hem de yapı kimyasalları alanında Türkiye’deki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

E.C.A. Yeni Klima Serileriyle Yaz Konforuna Yeni Bir Soluk Getiriyor

Yayınlandı

-

Türkiye’nin köklü markalarından E.C.A., iklimlendirme ürün gamını yeni nesil teknolojilerle genişletmeye devam ediyor. E.C.A., kullanıcı konforunu enerji verimliliği ve estetik tasarımla bir araya getiren yeni duvar tipi klima modelleri Spylos Plus ve Niobe Black serisini tüketicilerle buluşturdu.

Yeni nesil inverter teknolojisiyle geliştirilen her iki seri de yüksek performans, düşük enerji tüketimi ve akıllı kullanım özellikleriyle dikkat çekiyor. A++ enerji verimliliği sınıfında yer alan modeller; 12.000, 18.000 ve 24.000 BTU/h kapasite seçenekleriyle farklı yaşam alanlarına uyum sağlıyor. 

Konfor ve Teknoloji Bir Arada

Yeni Spylos Plus serisi, güçlü hava akışı ve sessiz çalışma performansıyla dört mevsim konfor sunarken; Coanda hava akışı, I-Feel fonksiyonu, nem dengeleme modu ve kendi kendini temizleyebilen evaporatör sistemiyle kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyor. Ayrıca uzun mesafeli hava üfleme özelliği sayesinde yaşam alanlarında homojen iklimlendirme sağlıyor. 

Modern yaşamın ihtiyaçlarına yanıt veren Niobe Black serisi ise mat siyah tasarımıyla dekoratif bir görünüm sunarken, entegre Wi-Fi kontrol özelliği sayesinde kullanıcıların klimayı uzaktan yönetebilmesine imkân tanıyor. Akıllı kanat yönlendirmesi, sessiz mod, hızlı soğutma ve rahat uyku modu gibi fonksiyonlar, konforu teknolojiyle buluşturuyor. 

Enerji Tasarrufu ve Çevre Dostu Yaklaşım

Her iki seride de kullanılan R32 çevre dostu soğutucu gaz ve Full Inverter kompresör teknolojisi, daha düşük enerji tüketimiyle yüksek performans sunuyor. Özellikle inverter sistemlerin enerji tasarrufu ve uzun ömürlü kullanım açısından kullanıcılar tarafından öncelikli tercih edildiği belirtiliyor. 

Estetik ve Fonksiyonelliği Birleştiren Yeni Seri

E.C.A.’nın yeni klima serileri yalnızca teknik performanslarıyla değil, yaşam alanlarına uyum sağlayan tasarım detaylarıyla da öne çıkıyor. Spylos Plus sade ve modern çizgileriyle dikkat çekerken, Niobe Black serisi koyu renkli premium görünümüyle özellikle modern iç mekân dekorasyonuna hitap ediyor.

Yüksek hava debisi, 24 saat zamanlayıcı, sessiz çalışma modu ve akıllı kullanım senaryoları sayesinde E.C.A.’nın yeni klima serileri; evler, ofisler ve yaşam alanları için güçlü bir iklimlendirme alternatifi sunuyor. 

 

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye