GENEL
İzocam’dan Bir İlk: Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı!
Yayınlandı
8 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kuruluşunun 60. yılında “Biz Geleceğiz” diyerek geleceğe yatırım yapan İzocam, Global Reporting Initiative (GRI) standartlarına uyumlu hazırladığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu ile yalıtım sektöründeki öncülüğünü pekiştirdi.
Türkiye yalıtım sektörünün 60 yıllık lider markası İzocam, sürdürülebilirlik vizyonunu somut adımlarla güçlendirmeye devam ediyor. Enerji verimliliğini kuruluş amacının merkezine yerleştiren İzocam, bu anlayışla Türkiye yalıtım sektöründe bir ilk olarak 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Global Reporting Initiative (GRI) 2021 Evrensel Standardı’na uyumlu hazırlanan rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını şeffaf biçimde ortaya koyuyor.
Genlerinde sürdürülebilirlik taşıyan, Türkiye’nin en köklü kuruluşlarından biri olarak; faaliyetlerini daha sistematik, izlenebilir ve karşılaştırılabilir hâle getirme fikri ile bu sürece adım attıklarını belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “60’ıncı yılımızda ‘Biz Geleceğiz’ diyerek çıktığımız bu yolda sürdürülebilirlik, bizim için yalnızca bir strateji değil, kurumsal kimliğimizin temel taşıdır. Türkiye yalıtım sektöründe bir ilki gerçekleştirerek yayımladığımız 2024 Sürdürülebilirlik Raporumuz, bu sorumluluğun somut bir yansımasıdır. GRI standartlarıyla uyumlu olacak şekilde hazırladığımız Sürdürülebilirlik Raporumuzun amacı; enerji verimliliğini kuruluş amacımızın temelinde kabul ederek, üretim süreçlerimizden ürünlerimize, toplumsal katkılarımızdan kurumsal yönetim anlayışımıza kadar tüm faaliyetlerimizde benimsediğimiz sürdürülebilirlik ilkelerini şeffaf bir biçimde ortaya koymaktır. Bu kapsamda; çevresel etkilerimizi, sosyal sorumluluklarımızı, kurumsal yönetim yaklaşımımızı ve genel sürdürülebilirlik performansımızı detaylandıran kapsamlı bir rapor hazırladık” diye konuştu.
Rapordaki Öncelikler Paydaş Katılımıyla Belirlendi
2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nun, tüm paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen önemlilik analizi sonucunda oluşturulduğunu da açıklayan Murat Savcı, raporda “çok yüksek öncelikli” olarak belirlenen başlıkları; iş sağlığı ve güvenliği, ürün kalitesi ve güvenliği, müşteri memnuniyeti, iş etiği, enerji yönetimi ve yenilenebilir kaynak kullanımı, iklim değişikliğine uyum, sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamaları ve çalışan memnuniyeti olarak sıraladı. Murat Savcı, sürdürülebilirlik raporlarının devamına ilişkin olarak ise şu açıklamalarda bulundu:
“Gerek ülkemiz gerekse yalıtım sektörümüz için önemli bir katkı olarak gördüğümüz raporumuzu, sürdürülebilirlik yaklaşımımız doğrultusunda her yıl yayımlamayı planlıyoruz. Ulusal ve uluslararası raporlama standartlarını dikkate alarak formatını sürekli güncelleyecek ve paydaşlarımızla şeffaf bir biçimde paylaşacağız.”
Sürdürülebilirlik, Büyüme Stratejisinin Merkezinde
İzocam olarak sürdürülebilirliği sadece bir kavram olarak değil, tüm iş süreçlerinin, kurumsal kültürünün ve uzun vadeli büyüme stratejilerinin temel yapı taşı olarak gördüklerini vurgulayan Genel Direktör Murat Savcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu hedefler doğrultusunda, iklim değişikliğiyle mücadelede ve yaşanabilir bir dünya bırakma ülküsüne katkı sunabilmek amacıyla, 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyon hedefimizin altını güçlü bir şekilde çiziyoruz. Ayrıca su tüketim miktarımızı da 2030 yılına kadar %50 düşürmeyi, geri dönüştürülemeyen atık miktarımızı ise sıfıra düşürmeyi hedefledik. Bu iddialı ama ulaşılabilir hedefler doğrultusunda, kaynakları daha verimli kullanmak, üretim süreçlerimizi karbonsuzlaştırmak, yenilenebilir enerji kaynaklarını daha fazla kullanmak, enerji verimliliğimizi maksimum seviyeye taşımak ve döngüsel ekonomi ilkelerini tüm üretim tesislerimize ve iş süreçlerimize entegre etmek için kısa, orta ve uzun vadeli, kapsamlı planlarımızı oluşturduk.
İzocam olarak ‘Bugünlere Yalıtım, Sürdürülebilir Yarınlara Yatırım’ anlayışıyla ürettiğimiz tüm yalıtım ürünleri de global sürdürülebilirlik hedeflerine direkt katkı sunuyor. Yalıtım çözümlerimiz ile binalarda ve sanayi tesislerinde sağladığımız enerji tasarrufu sayesinde, nihai kullanımda ciddi ölçüde karbon salımının önüne geçiyoruz. Yani yalnızca üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkiyi azaltıyoruz. Bu sayede gelecek kuşaklar için değer yaratarak onlara yaşanabilir dünya bırakma hedefine katkı vermenin de gururunu yaşıyoruz.
Sürdürülebilirlik anlayışımız sadece çevresel etkilere odaklanma ile sınırlı kalmıyor. Topluma karşı olan sorumluluğumuzun bilinciyle, insan kaynağına ve refahına yatırım önceliğimizle; iş sağlığı ve güvenliği, çalışan memnuniyeti, etik tedarik zinciri yönetimi ve toplumsal katkı projeleri gibi alanlarda da çalışmalar yürütüyoruz. Fırsat eşitliği, çeşitlilik ve kapsayıcılığı destekleyen bir kurum kültürüyle hareket ediyor, kadınların istihdamını artırmaya yönelik yatırımlar yapıyor, özel programlar geliştiriyoruz.
Ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris Anlaşması gibi anlaşmalar ve diğer tüm yasa ve yönetmelik süreçlerine uyumlu şekilde hareket etmeyi sürdürüyoruz. Şirketimiz süreçleri ve ürünleri ile Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ilkelerinin 7 tanesine direkt destek vermektedir. Tüm bu çalışmaların temelinde, sadece bugünün değil, yarının dünyasını da sürdürülebilir bir şekilde inşa etme irademiz yatıyor. İzocam olarak, sadece sektörümüzde değil, ülkemiz hatta global ölçekte de pozitif etki yaratabileceğimizin inancındayız.”
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi
Yayınlandı
4 saat önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.
İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.
Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.
Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku
Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.
Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.
CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.
GENEL
Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor
Yayınlandı
4 saat önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:
Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti
Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.
Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.
Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor
İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:
“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”
Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı
Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.
Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.
Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.
GENEL
Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor
Yayınlandı
5 saat önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Son Yazılar
- CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi Ağustos 17, 2026
- Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor Ağustos 17, 2026
- Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor Ağustos 17, 2026
- DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi Ağustos 17, 2026
- Habib Makina ve Alman BDS’den Çelik İşleme Sanayisine Özel Delme Teknolojileri Ağustos 17, 2026
- Wilo, EcoVadis’te Rekor Skora Ulaştı Ağustos 14, 2026
- Depreme dayanıklı yapıların gücü su yalıtımından geçiyor Ağustos 14, 2026
- İZODER’DEN 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİNİN 27. YILINDA AÇIKLAMA Ağustos 14, 2026
- Panasonic’in Türkiye’deki ilk showroom’u Antalya’da açıldı Ağustos 14, 2026
- Mitsubishi Electric, M70 ve M700 NC Üniteleri İçin Türkiye’de Yenileme Hizmeti Sunmaya Başladı Ağustos 14, 2026
- Herpa Maden, 2 Adet Komatsu PC700 ile Filosunu Gençleştirdi Ağustos 14, 2026
- Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın net operasyonel geliri yüzde 25 artarak 116 milyon Euro’ya ulaştı Ağustos 14, 2026
- Büyüme odağını stratejik alanlara çeviren Sabancı’dan ilk yarıda güçlü performans Ağustos 14, 2026
- Kimpur, Avrupa Yapı Sektöründeki Konumunu Güçlendiriyor Ağustos 14, 2026
- Yapılarda Yangın Güvenliği İçin Güvenilir Su Kaynağı Şart Ağustos 13, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak













