İSTANBUL’DA KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YENİ DÖNEM: DAHA HIZLI, DAHA GÜVENLİ  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İSTANBUL’DA KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YENİ DÖNEM: DAHA HIZLI, DAHA GÜVENLİ 

Yayınlandı

-

İstanbul’un geleceğini güvence altına almak için kurulan Kentsel Dönüşüm İstişare Komisyonu, merkezi idare, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerini aynı masada buluşturuyor. Çatıdan otoparka, imardan tahliye desteğine kadar kronik sorunların çözüme kavuştuğu bu yeni dönem, İstanbul’u depreme karşı daha dirençli ve yaşanabilir hale getiriyor. 

KENTİN GELECEĞİ İÇİN TARİHİ BİR FIRSAT 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin öncü vizyonu, merkezi idarenin güçlü desteği ve ilçe belediyelerinin katılımıyla İstanbul’da kentsel dönüşüm artık daha hızlı, daha güvenli ve daha planlı bir şekilde ilerleyecek.   Depreme dayanıklı, estetik ve yaşanabilir bir İstanbul için atılan bu adımlar İBB’nin vizyonunu gerçeğe dönüştürüyor. 

ENGELLER KALKIYOR, MALİYETLER DÜŞÜYOR, SÜREÇ HIZLANIYOR 

23 Nisan Silivri depremi sonrası Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başkanlığında İstanbul’daki bütün belediye başkanları katılımıyla başlayan toplantı süreçleri sonucunda oluşturulan İstanbul Kentsel Dönüşüm İstişare Komisyonu, 26 Mayıs 2025’ten bu yana İstanbul Valisi, İBB Başkan Vekili, Fatih, Güngören, Ümraniye, Küçükçekmece, Maltepe ve Sarıyer Belediye başkanları, İBB ve bakanlık bürokratlarını bir araya getirerek önemli kararlar aldı. Kentsel dönüşümü hızlandıracak, İstanbulluların afete dayanıklı konutlarına daha hızlı ulaşabilmesi için zaman kayıplarını sınırlayacak kararlar istişare ile karara bağlandı. 

Komisyonun bugüne kadar geliştirdiği öneriler, yalnızca genel prensiplerle sınırlı kalmadı; aynı zamanda uygulamayı hızlandıracak teknik düzenlemeleri de içerdi: 

  • Otopark Yönetmeliği Düzenlemesi: Otopark yapılması için 250 m²’lik parsel sınırının 600 m²’ye çıkarılmasıyla küçük parsellerde dönüşüm kolaylaşacak, projeler otopark engeline takılmadan ilerleyecek. 
  • Sığınak Yönetmeliği Düzenlemesi: Bağımsız bölüm sayısına bağlı zorunlulukların hafifletilmesi ve otopark alanlarının sığınak olarak kabul edilmesiyle maliyetler düşecek. 
  • Ortak Alanların Hariç Tutulması: Otopark ve sığınak gibi zorunlu ortak alanların 1,5 kat hesabına dahil edilmemesi sağlanacak. 
  • Şerh Sürecinin Hızlandırılması: Vatandaşların kullandığı kredilerin tapuya şerh edilmesi süreci WebTapu üzerinden doğrudan yapılacak, bürokrasi azaltılacak. 
  • Tahliye Desteği: 125.000 TL’lik tahliye desteği bina yıkılır yıkılmaz ödenecek, böylece süreç hızlanacak. 
  • “Yarısı Bizden” Projesinin Kapsayıcılığının Artırılması: Yarısı bizden uygulamasının İstanbul’da bütün kentsel dönüşüm alanlarını kapsayacak, KİPTAŞ-İstanbul Yenileniyor projelerini de içerecek şekilde genişletilmesi için atılan önemli adımlarla dönüşüm hızlanacak. 

Komisyon önerileri oybirliğiyle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na iletildi ve hızlıca uygulamaya konulması kararlaştırıldı. Bu kararlar, İstanbul’un kentsel dönüşümünde kritik bir eşiğin aşıldığını gösteriyor. 

İSTANBUL’A ÖZGÜ İMAR YÖNETMELİĞİ İBB MECLİSİNCE KABUL EDİLDİ 

İBB Meclisi tarafından oy birliği ile kabul edilen İstanbul İmar Yönetmeliği onaylanmak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na gönderildi. İstanbul’un imar sorunlarına çözüm üretmek amacıyla hazırlanan İstanbul İmar Yönetmeliği ile birlikte kentsel dönüşümü hızlandıracak birçok önemli adım da atılmış oldu. 

İSTANBUL’UN ÇATILARI DÖNÜŞÜYOR: YASAL, MODERN VE ESTETİK BİR ADIM 

İBB’nin öncülüğünde hayata geçirilen çatıların bağımsız bölüm olarak düzenlenmesi kararı, İstanbul’da hem konut ihtiyacına çözüm hem de kaçak yapılaşmaya karşı güçlü bir adım oldu. İstanbul İmar Yönetmeliğine işlenerek kalıcı bir kentsel dönüşüm katkısına dönüştü. 

  • Kaçak çatı eklentilerinin önüne geçilecek. 
  • Modern, estetik ve güvenli çatı daireleriyle şehir silueti güzelleşecek. 
  • Çatı aralarının yasal ve kullanışlı yaşam alanlarına dönüşmesiyle konut stokuna nitelikli katkı sağlanacak. 

Bu düzenleme, yüklenicilerin girmekten kaçındığı dönüşüm projelerine cazibe katacak, kentsel dönüşümü hızlandıracak. 

Adil, yeşil, dayanıklı bir İstanbul için ortak akılla çalışmaya, üretmeye devam ediyor, her türlü iş ve güç birliği olanaklarını sonuna kadar değerlendiriyoruz. 

İBB BAŞKANVEKİLİ NURİ ASLAN: AFETLERE DİRENÇLİ İSTANBUL İÇİN ORTAK İRADE 

Konuyla ilgili açıklama yapan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, afetlere karşı hazırlıklı olmanın siyaset üstü bir mesele olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: 

Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, göreve geldiği ilk andan itibaren şehrimizi afetlere karşı dirençli kılmak için ciddi ve bütüncül bir vizyon ortaya koydu. Aksamaların neden kaynaklandığını, hangi süreçlerde tıkanma yaşandığını, mevzuatla ilgili ihtiyaçları olduğu gibi ortaya koymamızı sağlayan bu vizyon oldu. Bizim girişimlerimiz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Valiliği’nin öncülüğünde somut adımlara dönüşüyor. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak uzun zamandır dile getirdiğimiz gibi kentsel dönüşüm, artık siyasete konu edilmemesi gereken, ortak geleceğimizin teminatı olan bir konu olarak toplumsal mutabakata dönüşmüştür. Bakanlık–Valilik–İBB iş birliğiyle siyaset üstü bir irade ortaya konmuştur. Çatı, otopark, imar ve tahliye gibi kronikleşmiş sorunların çözümünü masada birlikte geliştirdik. Ortaya çıkan sonuç, İBB’nin geliştirdiği vizyonu ile merkezi idare adına Valilik ve Bakanlığımızın yapıcı iş birliğinin başarısıdır. 

Başta Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu olmak üzere; Sayın Bakan Murat Kurum’a, Sayın Vali Davut Gül’e, İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Sayın Ejder Batur’a ve emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İstanbul’un geleceği için bu birlikteliğin devam edeceğine yürekten inanıyorum. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Pimapen, Nirvana Serisi ile Ses ve Isı Yalıtımında Üstün Performans Sunuyor

Yayınlandı

-

Pimapen, Nirvana serisiyle yüksek ısı ve ses yalıtımını bir arada sunarak şehir yaşamında konfor standartlarını yukarı taşıyor. 

Modern şehir yaşamında gürültü kirliliği, konforu doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Pimapen Nirvana serisi, uygun cam kombinasyonlarıyla dış ortam sesini 41 dB’e kadar azaltarak özellikle ses kirliliğinin yoğun olduğu kent merkezlerinde daha dengeli ve sakin iç mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Türkiye’de konutlarda yaşanan ısı kayıplarının önemli bir bölümünün pencerelerden kaynaklandığı biliniyor. Serinin 6 odacıklı yapısı ve üçlü conta sistemi sayesinde yalnızca ses değil; ısı yalıtımı ve hava sızdırmazlık performansı da üst seviyede destekleniyor. 

“Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardına göre pencerelerde ısı iletim değerinin (Uw) en fazla 1,80 W/m²K olması gerekirken, Pimapen Nirvana serisi uygun cam kombinasyonlarıyla bu değeri 0,78 W/m²K seviyesine kadar düşürerek yüksek enerji performansı sunuyor. Ayrıca cephe orta kayıt profili sayesinde yüksek katlı yapılarda rüzgâr yüküne karşı mukavemet sağlarken, geniş kanat ölçüsü maksimum görüş alanı sunuyor.

Tüm bu özelliklerinin yanı sıra Passive House Institute’in düşük enerji maliyetleri ve dört mevsim yaşam konforu konsepti ile geleceğin yapı tipi olarak tanımladığı “Pasif Ev” sertifikasına sahip olan Nirvana serisi, özel tasarımı ve teknik alt yapısıyla pencereye adını veren marka olmayı sürdürüyor.  

Estetik ve Teknik Uyum Bir Arada

Kendinden pervazlı kasa profili, duvar birleşim noktalarında görsel bütünlük sağlarken; farklı renk seçenekleri ve laminasyon alternatifleri sayesinde mimari projelere uyum sağlıyor. 

Şehir yaşamında artan konfor beklentisine dikkat çeken Pimapen Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin Aslan: “Yaşam alanlarında konfor artık yalnızca ısı yalıtımıyla değil, akustik performansıyla birlikte değerlendiriliyor. Konut projelerinden kentsel dönüşüm uygulamalarına kadar geniş kullanım alanına sahip Nirvana serisi, performans ve estetiği birlikte sunuyor. Nirvana serimizle hem yüksek yalıtım performansı hem de şehir gürültüsünü azaltmaya yardımcı çözümler sunuyoruz. Hedefimiz, kullanıcıların dört mevsim daha konforlu yaşam alanlarına ulaşmasına katkı sağlamak” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Kentsel Dönüşümde Doğru Malzeme Seçimi Yaşamsal Önem Taşıyor

Yayınlandı

-

Doğru malzeme, güvenli yapı, dayanıklı şehir

Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alan bir deprem ülkesi. Yaşanan acı tecrübeler, güvenli yapılaşmanın ve depreme dayanıklı kentlerin önemini ortaya koyuyor. Yıllar içerisinde artan nüfus, hızlı ve plansız yapılaşma sonucu oluşan çarpık kentleşme, şehirlerimizin önemli sorunlarından biri haline geldi. Kentsel dönüşüm, bu sorunların çözümünde hem güvenli hem de sürdürülebilir şehirlerin inşası için büyük bir fırsat sunuyor.

Kentsel dönüşüm projelerinde yalnızca binaların yenilenmesine odaklanmamalıyız; doğru malzeme seçimi de yaşamsal bir öneme sahip. Türk Ytong Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Saban, doğru malzeme seçiminin güvenli, dayanıklı ve enerji verimli yapılar oluşturmanın temel şartı olduğunu vurgulayarak, “Ytong ürünleri tüm temel kriterleri karşılıyor ve bu özellikleri sayesinde sadece Türkiye’de değil  dünyada da tercih ediliyor” dedi.

Barış Saban, depreme dayanıklı, enerji verimli ve yangına karşı güvenli binalar inşa edilmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Deprem ve yangına dayanıklı, güvenli, enerji verimliliği yüksek binalar inşa etmeliyiz. Bunun için sağlam, hafif ve ısı yalıtım performansı yüksek, uzun ömürlü yapı malzemelerini tercih etmeliyiz. Türk Ytong olarak piyasaya sunduğumuz ürünlerle yapılara  hafiflik sağlıyoruz; ısı yalıtımı ve yangın dayanımı kazandırıyoruz. AR-GE’ye sürekli yatırım yapıyor, dünyanın güvenle kullandığı, kaliteli ve çevre dostu ürünler üretiyoruz.”

Deprem ülkesi olduğumuzu unutmadan yapılaşmamız gerekiyor

Barış Saban, binaların depremlerden olumsuz etkilenme ve zarar görme olasılığının bina ağırlıklarıyla doğru orantılı olduğunu hatırlatarak, Ytong Blok’un en önemli özelliklerinden birinin  hafifliği olduğunu belirtti: “Daha hafif binalar inşa edildiğinde binaya etkiyen deprem yükleri ve bunun sonucunda oluşacak riskler azalır. Hem yeni yapılarda hem de güçlendirme çalışmalarında yapıyı gereksiz yüklerden kurtaran, deprem emniyetini artıran, enerji verimliliği sağlayan, yanmaz bir duvar malzemesi sunuyoruz. Ayrıca kendimizi daima daha iyisini yapmaya zorluyoruz.  Halihazırda hafifliği ile öne çıkan bloklarımızı dayanıklılıkları aynı kalacak şekilde daha hafif hale getiriyoruz. Önce Ytong 0,09 daha sonra Ytong 0,08 blokları ürettik. Ürünlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. “ 

Çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz

Barış Saban, Türk Ytong’un çevreye duyarlı üretim anlayışına da değinerek şunları söyledi: 

“Şehirlerimizi güvenli ve çevreye duyarlı biçimde inşa etmek zorundayız. Çevre dostu şehirler; enerji tasarrufu sağlayan, kaynakları verimli kullanan, karbon salınımını azaltan yapılarla mümkün olur. Türk Ytong olarak üretimden kullanıma kadar her aşamada çevreye duyarlı bir yaklaşım benimsiyoruz. Doğal hammaddelerle ürettiğimiz, geri dönüştürülebilir ve uzun ömürlü ürünlerimizle çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul’ün öz tüketimi için 51 MW’lık yeşil enerji yatırımı yapacak

Yayınlandı

-

Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması hayata geçiyor.

Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Rönesans Enerji, grup şirketlerinden Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın öz tüketim ihtiyacını karşılamak üzere iki yeni projeyi hayata geçiriyor. Bu kapsamda, İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip projelerin yatırımı gerçekleştirilecek. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Enerji ile Rönesans Gayrimenkul Yatırım arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması (YEYTA) modeli hayata geçirildi. Yatırım ve işletme süreçlerinin enerji üretim şirketi tarafından üstlenildiği bu model çerçevesinde Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın ihtiyaç duyduğu enerji tesislerini kuracak ve işletmesini sağlayacak. Bu kapsamda; İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip tesisler kurulacak. Bu kurulu güç kapasitesi ile yıllık 142 milyon kWh’lık üretim bekleniyor. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, grup şirketleri Rönesans Gayrimenkul Yatırım ile imzaladıkları YEYTA modeli ile Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle konuştu: “Bir örneğini gayrimenkul grup şirketimizle imzaladığımız YEYTA modelinde yatırım maliyetinin tamamı Rönesans Enerji tarafından karşılanıyor. Proje geliştirme, inşaat, tedarik, finansman, devreye alma ve işletme gibi tüm süreçler Rönesans Enerji tarafından yürütülürken, tüketici herhangi bir yatırım yükü üstlenmeden kendi ihtiyaçlarına yönelik yeşil elektrik tedarik edebiliyor. Bu sayede hem sera gazı emisyonlarının hem de elektrik maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Ayrıca tüketiciler, yatırım ve işletme risklerini üstlenmeden, tüketim kapasiteleri kapsamında lisanssız üretim haklarını 20 yıl vadeli bir sözleşme ile güvence altına alabiliyor.

Bu model ile indirimli yeşil elektrik tedarik edilebildiğine dikkat çeken Emre Hatem, “Tüketicinin elektrik üretimi için herhangi bir sermaye ayırmasını gerektirmeyen bu yapı sayesinde, lisanssız üretim projeleri de lisanslı projelerde olduğu gibi enerji üretim şirketlerinin uzmanlığıyla hayata geçiriliyor. Böylece tüketici kendi faaliyet alanlarına odaklanmaya ve sermayelerini esas iş kolları için kullanmaya devam edebiliyor. Bu yaklaşım hem sektörel düzeyde hem de makro ölçekte toplam verimliliğin artmasına katkı sağlıyor” dedi.

RÖNESANS GAYRİMENKUL YATIRIM PORTFÖYÜNDEKİ TÜM VARLIKLARIN ELEKTRİK İHTİYACI KARŞILANACAK

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2017 yılından bu yana uygulanan enerji yönetimi ve tasarruf önlemleri sayesinde, varlıkların merkezi otomasyon ve enerji izleme sistemleri ile proaktif şekilde yönetildiğini, bu sürecin LED dönüşüm projeleriyle de desteklendiğini belirtti. Bu çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Yaşar, alışveriş merkezlerinde 2025 yılı sonu itibarıyla, 2017 yılına kıyasla birim inşaat alanı başına ortak alan elektrik tüketiminin yüzde 60,4 oranında azaltıldığını ifade etti.

Yeşil enerjiye geçiş kapsamında yürütülen projelere de değinen Yaşar, 2028 yılı itibarıyla tüm projelerin enerji ihtiyacının yüzde 100’ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu doğrultuda Rönesans Enerji ile YEYTA imzalandığını belirten Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım portföyündeki gayrimenkullerin elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin yeşil enerji kaynaklarından sağlanacağını kaydetti. Söz konusu anlaşmanın, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olduğunun altını çizdi.

Rönesans Enerji ise geliştirdiği yenilikçi ve güvenilir yeşil enerji çözümleriyle iş ortaklarının sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, Türkiye’nin enerji dönüşümüne ivme kazandırmaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye