İSKİ’DEN 2 MİLYAR LİRALIK DEV YATIRIM - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İSKİ’DEN 2 MİLYAR LİRALIK DEV YATIRIM

Yayınlandı

-

RİVA DERESİ’NDEN KARADENİZ’E ATIK SU AKIŞI ENGELLENECEK

İBB BAŞKANVEKİLİ NURİ ASLAN: UMUT; ŞİMDİ SİLİVRİ’DE, YARIN ANKARA’DA OLACAK

İBB’nin köklü kuruluşu İSKİ, Riva Deresi’nden Karadeniz’e atık suların karışmasına son verecek, güncel maliyeti 1 milyar 980 milyon TL olan projeyi hayata geçiriyor. Projenin tünellerini kazacak TBM cihazları törenle şantiye sahasına indirildi. Törende konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, göreve geldiği 2019 yılından itibaren hızlı bir şekilde altyapı seferberliği başlattığının altını çizdi. “Maalesef bugün burada bizlerle olması gerekirken Silivri’de tutsak edilen Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun ve İstanbul’un altyapısını güçlendirecek projelere imza atan ve şu an ev hapsinde olan İSKİ Genel Müdürümüz Şafak Başa’nın selamlarını getirdim”, diyen Aslan, “Ekrem İmamoğlu’nun gözü arkada kalmasın. İstanbul bize emanet, Allah’ın izniyle Ankara da sana emanet, deyip başkanımızın ortaya koyduğu vizyonla, İstanbul’un altyapısını ve üstyapısını güçlendirmeye devam edeceğiz. Çalışmaya devam edeceğiz, üretmeye devam edeceğiz. ‘Umut burada’ diyoruz. Şimdilik Silivri’de bekliyor, yarın umut Ankara’da olacak,” şeklinde konuştu.

ÇEKMEKÖY / İSTANBUL 

19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu döneminde İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından projelendirilen “Beykoz – Çekmeköy İlçeleri Riva Atık Su Tünelleri”nin kazılmasına başlandı. Beykoz ve Çekmeköy ilçelerinden Riva Deresi’ne, oradan da Karadeniz’e atık suların karışmasına son verecek projenin kazı işlemlerini gerçekleştirilecek TBM (Tunnel Boring Machine-Tünel Sondaj Makinesi) cihazları, törenle şantiye alanına indirildi. Tören; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Törende; Aslan, Çerkez ve Gürzel, İSKİ Genel Müdürvekili Vahit Doğan birer konuşma yaptı. 

“EKREM BAŞKAN’LA BİRLİKTE ALTYAPI SEFERBERLİĞİ BAŞLADI”

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, göreve geldiği 2019 yılından itibaren hızlı bir şekilde altyapı seferberliği başlattığının altını çizen Aslan, “Biraz önce Orhan Çerkez Başkanımız ifade etti. Bazı derelerin bakımı ve ıslahını Devlet Su İşleri kontrolünde veya uhdesinde yapılması lazım. Ama Ekrem Başkan’ımın söylediği çok güzel bir şey var: ‘Bizim için İstanbul’un her karış toprağı kıymetli. Her noktasına hizmet etmek, sadece bizim için mutluluktur.’ Dolayısıyla biz, devletin şu makamı yapacakmış devletin bu kurumu yapacakmış diye ayırt edenlerden değiliz. Eğer hizmet gerekiyorsa, Ekrem İmamoğlu ve ekibi oraya gider ve onu yapar. İstanbul’umuz her yağmur yağdığında su baskınlarına sahne oluyordu. İstanbul ailemizin sağlığı, varlığı, İstanbul’umuzun güzel doğası bin bir tehditle karşı karşıya kalıyordu. Dün gece de yağmur yağdı. Ama Allah’a bin şükür olsun, hiçbir su baskınıyla karşı karşıya kalmadık,” dedi. 

“2019 YILINDA İSTANBUL’A ÇAĞIN ADAMI GELDİ”

“İstanbul’umuzun çevresini de koruyabilmek için tüm gücümüzle İSKİ’mizle, İBB’mizle, ilçe belediye başkanlarımızla mücadele ediyoruz,” diyen Aslan, “Çünkü kent altyapımız, artan nüfus karşısında yetersiz kalmış ve ömrünü tamamlamış durumdaydı. Bazı ilçelerimizde 30 yıldır, 35 yıldır, 25 yıldır hiç altyapı hizmeti götürülmemişti. Bu nüfus artışına rağmen, mevcut eski altyapılarla hareket ediliyordu. Şehrimizin altyapıları, çağın gerekliliklerini karşılamıyordu. Ama 2019 yılında İstanbul’a çağın adamı geldi, çağın gerekliliklerini anlayan bilen ve ona göre hizmet götüren bir belediye başkanı seçildi. İşte onun adı Ekrem İmamoğlu’ydu. Bugün Silivri’de, zindanlarda Türkiye için ve İstanbul için çalışıyor. Dün aramızdaydı, yarın da aramızda olacak. Ekrem Başkanımız, İstanbul’un altyapı sorununun sorununu en önemli gündem maddelerinden biri olarak kabul etti. Alanında bir dünya markası olan İSKİ ile en güçlü şekilde altyapı yatırımlarına başlanması için talimat verdi,” şeklinde konuştu.

“RİVA DERESİ’NDEN KARADENİZ’E ATIK SU KARIŞMAYACAK”

İmalatına başlanan Beykoz – Çekmeköy İlçeleri Riva Atık Su Tünelleri ile atık sulardan kaynaklı çevre, deniz ve dere kirliliği sorunlarını çözmek için önemli bir adım atıldığına dikkat çeken Aslan, şu bilgileri paylaştı: 

“Beykoz ilçemizin Örnekköy, Zerzevatçı, Mahmutşevketpaşa, Ali Bahadır ve Riva Mahalleleri ile Çekmeköy ilçemizin Reşadiye Mahallesi’nden Riva Deresi’ne açıktan akan atık sular çevre kirliliğine yol açıyor; İstanbul ailemizin sağlığını, yaşam kalitesini, dere ve deniz ekosistemini olumsuz etkiliyor. Bu atık sular, Riva Deresi’nden Karadeniz’e ulaşıyor, plajların su kalitesini de tehdit ediyor. Koku, görüntü kirliliği ve halk sağlığına yönelik riskleri bir arada barındırıyor. Yapılacak Mahmut Şevket Paşa Atık Su Tüneli, Riva Atık Su Tüneli ve Reşadiye Atık Su Tüneli imalatları ile Beykoz ve Çekmeköy ilçelerindeki Riva Atık Su Havzası’ndan toplanan atık sular; planlanan Riva İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’ne iletilecek. Bu sayede Beykoz ve Çekmeköy ilçelerinden Riva Deresi’ne oradan da Karadeniz’e atık su karışmasına son verecek, bölgede çevre sağlığı ve güvenliğini sağlayacağız.”

“GÜNCEL MALİYETİ 1 MİLYAR 980 MİLYON TL”

“Mahmut Şevket Paşa Atık Su Tüneli’nde kazılarımız başladı. Mahmut Şevket Paşa Mezarlığı yakınındaki alanda da imalat çalışmalarımız devam ediyor. Reşadiye Atık Su Tüneli kazısında ise ileri teknoloji tünel delme makinesi kullanacağız. Bugün yeraltına indirerek çalışmalarını başlattığımız makinemiz, çalışmalarını kısa sürede tamamlayacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak yatırımlarımızı aralıksız olarak sürdürüyor, halkımıza hizmet etmeye devam ediyoruz. Güncel maliyeti 1 milyar 980 milyon TL olan bu yatırımımızı tamamladığımızda da Beykoz ve Çekmeköy ilçelerimizde gerek çevre temizliği, gerekse halk sağlığı açısından çok önemli bir projeyi hayata geçirmiş olacağız.”

“İSKİ, ALTYAPIYA 6 YILDA 202,2 MİLYAR TL YATIRIM YAPTI”

“Ekrem Başkanımızın göreve geldiği 2019 yılından bu yana yapılan yatırımların yalnızca küçük bir kısmını, burada bir kez daha gururla özetlemek isterim: Baltalimanı Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisimizi devreye aldık. Ataköy ve Tuzla’daki ileri biyolojik arıtma tesislerinin yeni kademelerini tamamladık. Paşaköy, Yenikapı, Kilyos, Beykoz Riva ve Bozhane, Çekmeköy Koçullu ve Reşadiye’deki tesislerimizi ve 30 kilometrelik yeni tünellerimizi 2027 yılı sonuna kadar hizmete almayı hedefliyoruz. Tünel delme makinelerimiz, İstanbul’un altında durmadan çalışıyor. Ayamama, Samatya, Kilyos, Ataköy ve Beşiktaş’ta tünel kazılarımız sürüyor. 2019 Haziran’dan bugüne İstanbul’un altyapısına yaptığımız toplam yatırım tutarı 202,2 milyar TL’yi aştı. Bugün gerçekleştirdiğimiz büyük altyapı yatırımımız Beykoz ve Çekmeköy ilçelerimize, büyük İstanbul ailemize hayırlı uğurlu olsun.”

“ÇALIŞMAYA DEVAM, ÜRETMEYE DEVAM”

Projede emeği geçenlere teşekkür eden Aslan, “Maalesef bugün burada bizlerle olması gerekirken Silivri’de tutsak edilen Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun ve İstanbul’un altyapısını güçlendirecek projelere imza atan ve şu an ev hapsinde olan İSKİ Genel Müdürümüz Şafak Başa’nın selamlarını getirdim. Ekrem İmamoğlu’nun gözü arkada kalmasın. İstanbul bize emanet, Allah’ın izniyle Ankara da sana emanet, deyip başkanımızın ortaya koyduğu vizyonla, İstanbul’un altyapısını ve üstyapısını güçlendirmeye devam edeceğiz. Çalışmaya devam edeceğiz, üretmeye devam edeceğiz. ‘Umut burada’ diyoruz. Şimdilik Silivri’de bekliyor, yarın Umut Ankara’da olacak,” ifadelerini kullandı. 

Konuşmaların ardından, delme işlemini gerçekleştirecek TBM cihazı şantiye sahasına indirildi. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor

Yayınlandı

-

fischer FIS RC II, yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi uygulamaları için yüksek güvenlik, kontrollü uygulama ve uzun hizmet ömrünü bir arada sunan bir kimyasal dübel çözümü olarak öne çıkıyor.

Yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi; taşıyıcı sistem sürekliliğinin sağlanması ve mevcut betonarme elemanlara yeni donatıların güvenle bağlanması açısından kritik bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu bağlantının doğru tasarlanması ve sahada kontrollü şekilde uygulanması, yapının hem taşıma kapasitesi hem de uzun vadeli performansı üzerinde belirleyici rol üstleniyor.

FIS RC II: Filiz Ekimi İçin Geliştirilmiş Kimyasal Dübel Çözümü

Bu çerçevede fischer, filiz ekimi uygulamalarına yönelik geliştirdiği çözümlerle bağlantı detaylarının mühendislik hesaplarıyla uyumlu ve öngörülebilir şekilde tasarlanmasını destekliyor. Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı ise fischer FIS RC II oluyor.

Filiz ekimi uygulamalarında güvenli, kontrollü ve uzun ömürlü performans sunmak üzere geliştirilen FIS RC II; çatlaklı ve çatlaksız betonda filiz ekimi uygulamaları için Avrupa Teknik Değerlendirmesi (ETA) kapsamında tanımlı bir sistemdir. Bu kapsam, ürünün farklı beton koşullarında kullanılmasına ilişkin performans sınırlarının teknik olarak belgelendiğini ortaya koyar.

Sistem, donatı ile beton arasında güvenli aderans sağlayarak yüklerin kontrollü şekilde aktarılmasına imkân tanır. Bu sayede, özellikle taşıyıcı sistem sürekliliğinin yeniden kurulduğu detaylarda bağlantı davranışının tasarım öngörüleriyle örtüşmesine katkı sağlar.

Sismik Onay, Geniş Donatı Aralığı ve Uzun Hizmet Ömrü

FIS RC II’nin sismik onaylı filiz ekimi performansı, özellikle deprem etkilerinin dikkate alındığı projelerde önemli bir güvenlik katmanı oluşturuyor. 8–40 mm arası donatı çaplarına uyumlu yapısı, farklı proje ölçeklerinde ve detay çözümlerinde esneklik sağlıyor. Tozsuz delme uygulamalarıyla uyumluluğu ise sahada hem iş güvenliğini hem de uygulama kalitesini destekliyor.

Hızlı kürlenme özelliği sayesinde bekleme sürelerini azaltan sistem, şantiye programlarının daha verimli yönetilmesine katkı sunuyor. 100 yıl hizmet ömrü hedefiyle geliştirilen FIS RC II, filiz ekimi uygulamalarında yalnızca kısa vadeli taşıma performansını değil; yapıların uzun yıllar boyunca güvenle kullanılmasını da odağına alıyor.

fischer Yenileme ve Güçlendirme Çözümleri

fischer, yenileme ve güçlendirme alanında mevcut yapı stokunun performansını artırmayı hedefleyen uygulamalara sabitleme çözümleri sunuyor. FIS RC II ile filiz ekimi uygulamalarında sağlanan hız ve güvenlik katkısı, yapıların güçlendirilerek depreme dayanıklı hale getirilmesine yönelik bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TKE’den Akıllı Teknolojiler

Yayınlandı

-

Deprem Sonrasında Asansörleri Bulut Tabanlı Teknolojiyle Uzaktan Analiz Ediyor

Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite alanında dünyanın öncü şirketlerinden TK Elevator (TKE), asansörlerin depremdeki rolünü yeniden tanımlıyor. TKE’nin ileri teknoloji çözümleri, depremde asansörü güvenli bir tahliye aracına dönüştürüyor.

Türkiye nüfusunun %70’inin deprem riski taşıyan şehirlerde yaşaması, binalardaki güvenlik standartlarını temel bir öncelik haline getiriyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan TK Elevator (TKE) Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, TKE’nin deprem sonrasında binalardan insan tahliyesini kolaylaştıran akıllı teknolojilerini paylaştı.

Akıllı Bina Mobilite Çözümlerine Olan İhtiyaç Artıyor 

Türkiye’nin depremselliğine değinen Artuğ Özeren şu değerlendirmede bulundu: “Topraklarımızın %92’si deprem kuşağında yer alırken, nüfusumuzun %70’i bu riskle her an karşı karşıya olan bölgelerde yaşıyor. Ülkemizde şehirleşme hızı çok yüksek. TÜİK verilerinin ortaya koyduğu üzere nüfusun %93’ü şehirlerde yaşıyor. Şehir merkezlerindeki alan kısıtı ve artan maliyetler, dikey yapılaşmayı hızlandırırken, akıllı bina mobilite çözümlerine olan ihtiyacı artırıyor. Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite çözümleri alanında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak, deprem riskinin ve şehirleşme hızının yüksek olduğu ülkemizde kentsel hareketliliği güçlendiren, insanların güvenli erişimini ve yaşam kalitesini artıran yenilikçi teknolojiler geliştiriyoruz.”

Depremde Saniyeler İçinde Tahliye

TKE’nin sismik sensör teknolojisi, depremin ilk dalgalarını algılayarak asansörü anında en güvenli kata yönlendiriyor. Sistem, yolcuların saniyeler içinde tahliyesini sağlarken, önleyici mekanik korumalar sayesinde asansörün yapısal bütünlüğünü muhafaza ediyor. Bu teknoloji, afet sonrası oluşabilecek yüksek maliyetli onarımların ve uzun süreli devre dışı kalma durumlarının önüne geçiyor.

Deprem Sonrası Dijital Check-Up

Deprem sonrası binaların hızla işlevsellik kazanması, özellikle hastaneler, oteller, iş merkezleri ve yüksek katlı konutlar için hayati önem taşıyor. TKE’nin bulut tabanlı Iot platformu MAX, sismik bir olay sonrası teknik bir ekibin binaya ulaşmasına gerek kalmaksızın asansörün durumunu uzaktan analiz edebiliyor. Yapay zeka destekli bu dijital denetim, sistemin güvenli olup olmadığını tespit ederek, kontrollü ve hızlı bir şekilde yeniden devreye alınmasına olanak sağlıyor.

EOX ile Akıllı Kentsel Dönüşüm

Kentsel dönüşümle yenilenen projelerde EOX platformu ile yapım hızı ve enerji verimliliğinin yanı sıra deprem güvenliğini de artırdıklarını belirten Özeren, sözlerini şöyle tamamladı:

“Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede asansörler yapı güvenliğinin merkezinde yer alan kritik bir bileşendir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapım hızını artıran ve ileri teknolojiyi enerji verimliliğiyle buluşturan EOX gibi çözümlerimizle, binaları afet anında hızlı tepki veren akıllı sistemlerle donatıyoruz. Temel hedefimiz, Türkiye’nin yenilenen ve modernizasyonla güçlendirilen yapılarında, sismik güvenliği dijitalleşme ile birleştirerek bir güvenlik standardı haline getirmek.”

Okumaya Devam Et

GENEL

TERA PORTFÖY YÖNETİM A.Ş. BİRİNCİ PROJE GYF İLE GAYRİMENKUL PROJE GELİRİNE ORTAK OLMA İMKANI

Yayınlandı

-

Tera’dan 100 bin liraya konuta yatırım fırsatı

Türkiye’nin önde gelen portföy yönetim şirketi Tera Porföy, menkul kıymet fonlarındaki performansını ve tecrübesini gayrimenkul sektörüne taşıyor. Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (TN1), nitelikli yatırımcılara minimum 100 bin liralık katılım payı ile gayrimenkul proje gelirine ortak olma fırsatı sunuyor.

Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen “Grubumuzun ilk proje gayrimenkul yatırım fonu TN1, yatırımcıların gayrimenkul sektöründeki yatırımlara erişimini kolaylaştıracak. TN1’in ilk projesi Sancak Dora olacak. Fon, bünyesinde yeni projeleri de hayata geçirerek sürekliliği olan bir fon olacak” dedi.

Türkiye’nin finans alanında yenilikçi ve öncü gruplarından Tera, gayrimenkul yatırımlarında erişimi kolaylaştıran yeni modeli hayata geçiriyor. Tera Grubu şirketlerinden Tera Portföy, ilk proje gayrimenkul yatırım fonu olan Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nu (TN1) minimum 100 bin lira katılım bedeliyle nitelikli yatırımcılara sundu. TN1, kurumsal ve bireysel tüm nitelikli yatırımcılara hitap ediyor. Diğer Proje GYF’lere göre katılım tutarının düşük tutulduğu fon, yeni bir bakış açısıyla alım tarafında daha esnek, daha fazla yatırımcıya hitap eden, tek bir projeye değil başka projelere de yatırım yapan bir yapıda olacak.

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF’nin ilk projesi, İstanbul’un yükselen değeri Sancaktepe’deki Sancak Dora Projesi olacak. Sancak Dora Projesi, Tera güvencesinde, yaklaşık 7 bin metrekare arsa üzerinde 218 bağımsız bölümden oluşan bir projedir. 

Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, “Tera Grubu olarak yeni yatırım araçları geliştirerek bireysel yatırımcılara sunmayı hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda ilk proje GYF’mizi hayata geçiriyoruz. Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF’nin diğer GYF’lerden birçok farkı olacak. Özellikle biz yeni projeleri TN1’e dahil ederek sürekliliği olan bir fon oluşturacağız” dedi.

TN1’İ ÖNE ÇIKARAN ÖZELLİKLERİ 

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Temmuz 2024 tarihinde yayımladığı tebliğ ile proje gayrimenkul yatırım fonları kurulmasının önünü açarak, konut üretimini artıracak yeni stratejik hamle yaptı. Yeni düzenleme ile fonların doğrudan proje geliştirme faaliyetlerine yatırım yapılabilmesi sağlanırken, bugüne kadar 42 adet proje gayrimenkul yatırım fonu nitelikli yatırımcılara sunuldu.

Toplam 250 milyar TL’yi aşan portföy büyüklüğüyle mevduat banka grupları dışındaki portföy yönetim şirketleri içinde ilk sırada yer alıyoruz. Tera Porföy’ün ilk proje gayrimenkul yatırım fonunu kategorideki diğer fonlardan ayıran birçok özellik bulunuyor. Emre Tezmen, TN1 fonuyla ilgili şunları söyledi: “Diğer GYF’ler genelde belirli dönemlerde alım satıma açık. Bizim fon TN1, her gün alıma açık olacak. Diğer GYF’ler genelde yüksek katılım tutarı ve sınırlı yatırımcıya sahip. Biz katılım tutarını düşük tuttuk. 100 bin lirası olan nitelikli yatırımcı doğrudan fon alabilecek. Dolayısıyla yatırımcı sayısı fazla olacak.” 

TÜM SÜRECE ORTAK OLUNUYOR

“Tera olarak, yatırım fonlarımızdaki performansımızı ve tecrübemizi gayrimenkul tarafına taşıyarak yatırımcılarımıza yeni bir yatırım alternatifi sunuyoruz” diyen Emre Tezmen süreci şöyle anlattı: “Tera olarak, süreci başından sonuna kadar profesyonel şekilde yönetiyoruz. Yani projenin sahibi fon. Yatırımcı operasyonel hiçbir yük almadan, bir gayrimenkul projesinin hem yatırımcısı hem ortağı oluyor. Yatırımcı arsa alımından projenin satışına kadar olan tüm sürecin kazancına ortak oluyor. Hem proje geliştirme kârı hem de konut satışı geliri elde ediyor.”

Sancak Dora projesinin toplam büyüklüğünün yaklaşık 3 milyar lira olacağını belirten Tezmen, gerekli resmi izinlerle birlikte inşaata başlamayı ve 18 ay gibi kısa sürede projeyi tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Tezmen “Bu fonumuza sürekli yeni projeleri ekleyeceğiz. Şu anda Türkiye genelinde görüştüğümüz şirketler ve arsa sahipleri var. Projelerini, arsalarını Tera ile geliştirmek istiyorlar” dedi. 

ALIM-SATIM NASIL OLACAK?

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda minimum katılım tutarında alt limit düşük tutuldu. 100 bin TL’si olan nitelikli yatırımcılar alım talimatı verdiğinde işlem ertesi gün gerçekleşecek. Fon’dan 2 yıl öncesinde çıkan yatırımcılardan yasal düzenlemeler dahilinde yüzde 17,5 stopaj vergisi alınırken erken çıkış komisyonu da yüzde 20 olarak belirlendi. Fon 2 yıl elde tutulduğunda ise stopaj sıfırlanıyor.

FONA SÜREKLİ YATIRIMCI ALIMI YAPILACAK

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nun (TN1) değerleme süreciyle ilgili bilgi veren Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ethem Umut Beytorun, fonda uzun süre kalanların avantajlı olacağını söyledi. Beytorun, şunları ekledi: “TN1, diğer fonlarda olduğu gibi satışa kapanmayacak, sürekli giriş imkânı olacak. Fonda katılım pay tutarı 100 bin lira olacak. Her ay proje ilerleme raporu hazırlanarak, fonun pay fiyatı güncellenecek. Üçüncü yıldan itibaren de katılımcılara ayrıca kar payı dağıtılacak. Mevzuat gereği fonda iki yıldan uzun süre kalanlar için stopaj sıfıra düşüyor. Erken çıkanlar için de komisyon söz konusu. Uzun vadeli düşünen yatırımcılar kazançlı çıkacak.”

‘KAZANAN YATIRIMCI OLACAK’

TN1’in yatırımcılarından FCR GYO’nun Yönetim Kurulu Başkanı Fecri Koça “Türkiye’de bugüne kadar gayrimenkul tarafında kazanan taraf genellikle arsa sahibi ve müteahhit oluyordu. Ancak Sayın Emre Tezmen’in fikri ile kurulan bu fon, bu anlayışa farklı bir bakış açısı getiriyor. Arsa sahibi ve müteahhidin kazandığı bu yapıya bir anlamda yeni bir çağrı yapılıyor ve bundan sonraki süreçte bu kazanç artık yatırımcıya da açılıyor” dedi.

Peker GYO Genel Müdürü Ramazan Işık da şunları söyledi: “Sancak Dora, Peker GYO olarak içinde yer aldığımız ve kesinlikle inandığımız bir proje. İstanbul’un hızla gelişen bölgelerinden olan Sancaktepe’deki bu lokasyonu çok öncesinden doğru değerlendirdik. Projenin potansiyelini gördük. Emre Bey’in ortaya koyduğu ve sektörde öncü olan fon modelini ise ayrıca değerli buluyorum. Biz bu modelin içinde hem proje ortağı hem de inanan taraf olarak yer alıyoruz. Gayrimenkul Türkiye’de her zaman kazandıran bir yatırım aracı oldu. Bu yapının onu çok daha geniş bir kitleye açacağına inanıyoruz.”

PROJE GYF’LER KONUT ARZINA KATKI SAĞLIYOR

Gayrimenkul yatırım fonları (GYF) yatırımcılar için düşük miktarlarla gayrimenkul yatırımı yapma imkânı sağlıyor. 2014’te SPK’nın özel tebliğiyle temeli atılan GYF’ler ile yatırımcılar, konut, otel, veya ticari mülkler gibi gayrimenkullere yatırım yapabiliyor. Bu fonlarla gayrimenkul yatırımı yapıldığında yatırımcının tapuyla, vergi dairesiyle veya sigorta işlemleriyle uğraşması gerekmiyor.

Geleneksel gayrimenkul yatırım fonlarının portföylerinde sadece bitmiş gayrimenkuller bulunurken, proje GYF’ler ise henüz geliştirilmemiş veya geliştirme aşamasındaki projelere yatırım yaparak ülkedeki konut açığının kapatılmasına katkı sağlıyor. SPK mevzuatı gereği fon, topladığı kaynağın yüzde 80’ini takvim yılı sonuna kadar gayrimenkule yatırmak zorunda. Mevcut mevzuat ve düzenleyici sistemler çerçevesinde Proje GYF’ler güvenli yatırım yapıları konumuna gelirken gayrimenkul projelerinin finansmanında etkin “can suyu” özelliği taşıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye