İş Dünyası Yeşil Dönüşüm İçin Buluştu - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İş Dünyası Yeşil Dönüşüm İçin Buluştu

Yayınlandı

-

Sürdürülebilirlik Konferansı 2024, 25 Eylül’de İstanbul’da büyük bir katılımla gerçekleşti. Yeşil İş Platformu ve IQ&Partners ev sahipliğinde düzenlenen konferans, sürdürülebilirlik uzmanlarını ve iş dünyasının liderlerini bir araya getirdi. Konferansta 22 konuşmacı, 4 ayrı oturumda, yeşil dönüşüm için farklı sektörlerden çevreye duyarlı iş modellerini ve yenilikçi yaklaşımları masaya yatırdı, vizyonlarını paylaştı.

Türkiye’nin sürdürülebilirlik uygulamaları ile öne çıkan markaları, kanaat önderleri ve iş dünyasının önde gelen isimleri Yeşil İş Platformu ve IQ&Partners’ın organizasyonunda gerçekleşen Sürdürülebilirlik Konferansı 2024’te bir araya geldi. “Yeşil Dönüşümün Kaçınılmazlığı” teması ile düzenlenen konferans Boğaziçi Üniversitesi ve SKD Türkiye iş birliğiyle hayata geçirildi. Büyük ilgi gören ve geniş bir katılımla gerçekleşen etkinlikte 22 konuşmacı, 4 ayrı oturumda yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik alanındaki görüş ve çalışmalarını aktardı. 

İnovatif iş stratejileri, döngüsel ekonomi, enerji dönüşümü, yeşil finansman ve düşük karbonlu üretim gibi konuların ele alındığı konferansta, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerin yanı sıra, hazır giyim, çimento, hava yolu taşımacılığı, enerji, mobilya, lojistik, ev tekstili, bankacılık, cam, makine, kimya gibi çok farklı sektörlerden konuşmacılar, yeşil dönüşüm süreçlerine ilişkin görüşlerini, sürdürülebilir iş modellerini ve vizyonlarını paylaştı.

Konferansta düzenlenen imza etkinliğinde Prof.Dr. Levent Kurnaz ve Arda Öztaşkın kitaplarını katılımcılar için imzaladı. 

Sürdürülebilirliği iş dünyasının merkezine yerleştireceğiz

Sürdürülebilirlik Konferansı 2024, IQ&Partners Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ferkan Çelik ve Yeşil İş Platformu Kurucu Ortağı Efe Gökçe’nin konuşmaları ile başladı. Dr. Ferkan Çelik konuşmasında “IQ Partners olarak, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm gibi günümüzün en kritik meselelerinde iş dünyasının yanında yer almak ve bu konuda yenilikçi çözümler sunmak en büyük önceliklerimizden biri. Ar-Ge ve inovasyonun gücüne inanarak, iş dünyasını geleceğin çevresel ve sosyal gereksinimlerine uygun hale getirmek için çalışıyoruz. Yeni teknolojiler ve sürdürülebilir iş modelleri ile geleceği inşa etmek, sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda büyük bir fırsat.” dedi.

Yeşil İş Platformu Kurucu Ortağı Efe Gökçe konuşmasında Yeşil İş Platformu’nun sürdürülebilirlik, çevre bilinci ve yenilikçi iş modelleri alanında farkındalık yaratmak, bilgi paylaşımını artırmak ve yeşil dönüşümü teşvik etmek amacıyla kurulduğunu söyleyerek “Bu platform ile iş dünyasında sürdürülebilir yeşil uygulamaları teşvik etmeyi hedefliyoruz. Yeşil İş Platformu’nun gerçekleştirdiği ilk ve büyük adımlardan biri olan bu konferansı, yıl içerisinde düzenleyeceğimiz farklı etkinlikler ve projeler izleyecek. Sürdürülebilirliği iş dünyasının merkezine yerleştirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil zorunluluk 

Konferansın açılış konuşmalarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel ve İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sultan Tepe yaptı.

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel konuşmasında, yeşil dönüşümün iş dünyasında rekabet gücünü korumanın anahtarı olduğuna değinerek “Sürdürülebilirlik değişiminin kaçınılmazlığı üzerine kurgulanmış bu etkinlikte olmaktan gurur duyuyoruz. Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil zorunluluk. Türkiye’nin 2053 karbon nötr hedefleri doğrultusunda iş dünyasının yeşil dönüşüme uyum sağlaması kritik önem taşıyor. İklim krizi ile mücadelede ekosistemdeki tahribatı onarmak ve toplumlar için yaşanılabilir bir dünya inşa edebilmek için hala fırsat var, ancak bu süreçte kamu, iş dünyası, akademi ve STK’lara büyük görevler düşüyor.” dedi. Günsel ayrıca, Dünya Bankasının raporuna göre, 2022-2040 arasında Türkiye’nin sürdürülebilirlik dönüşümü için gerekli olan finansman ihtiyacının 165 milyar dolar olduğunu kaydetti.

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sultan Tepe konuşmasında Türkiye’nin sürdürülebilirlik konusunda dünyayla paralel olarak değişmesini istediklerini belirterek, bu sürecin dünyada birkaç ülkenin değil tüm dünyanın dönüşmesiyle gerçekleşebileceğine değindi.

Sektör liderlerinden yeşil dönüşüm vurgusu

Etkinlikte Beymen, Pegasus, Çimsa, Borusan Holding, Yapı Kredi, Gürok Grup, Lav, Doqu Home gibi markalar, sürdürülebilirlik stratejilerini ve gelecek hedeflerini katılımcılarla paylaştı. Sektör temsilcileri, döngüsel ekonomi modellerinin iş dünyasında nasıl uygulanabileceğine dair somut örnekler sundu.

Avrupa Yeşil Mutabakatının etkisi

Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sektörlerde Yeşil Dönüşüm başlıklı ilk oturumun moderatörlüğünü Oyuncu Mert Fırat üstlendi. Pegasus CEO’su Güliz Öztürk, Beymen Group CEO’su Elif Çapcı, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz’ın konuşmacı olarak katıldığı oturumda, hazır giyim, lüks tüketim ve havayolu yolcu taşımacılığı sektörlerinin Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde geçirdiği dönüşüm, markaların uyguladığı stratejiler ve hayata geçirdiği projeler üzerinden ele alındı.

Sürdürülebilirliğin bir geleceği olması için içselleştirmemiz lazım

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz uluslararası alandaki gelişmelere ve Türkiye’deki yansımalarına dikkat çekerek şunları kaydetti: “Şirketiniz bir şey üretirken dışarıya bir şeyler salıyorsa ve bunun maddi bir karşılığı yoksa buna dışsallık diyoruz. Şirketlerin bacalarından saldıkları karbondioksit bir dışsallıktır. Çünkü bir bedeli yok. Aynı şekilde atık suları serbestçe nehre bırakıyorsak, denize bırakıyorsak bunların hepsi dışsallıktır ve dışsallıkları biz bir maliyet olarak görmüyoruz. Maliyet olarak görmediğimiz için de şirketler bu konuyu düşünmüyorlar bu nedenle de sürdürülebilir olamıyorlar. Biz ne zaman ki bütün bu dışsallıkları içselleştirirsek yani şirketin bir masrafı haline getirebilirsek o zaman sürdürülebilirliğin bir geleceği olur.”

Enerji dönüşümü ve finansmanı

Konferansın ikinci oturumunda “Yeşil Dönüşüm İçin Enerji Dönüşümü: Temiz Enerji ve Enerji Verimliliği” ele alındı. Escarus Genel Müdürü Dr. Kubilay Kavak’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturuma, Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdür Yardımcısı, Sürdürülebilirlik ve Etki Lideri Seçil Yıldız, YEYKAD (Yeşil Yakalı Kadınlar Derneği) Kurucu Üyesi ve Sürdürülebilir Finans Uzmanı Seyran Hatipoğlu, Escon Enerji CEO’su Onur Ünlü ve Kadir Has Üniversitesi, Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi (CESD) Müdürü Prof. Dr. Volkan Ş. Ediger konuşmacı olarak katıldı. Oturumda, yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve enerji dönüşümü, sanayide ve hizmet endüstrisinde enerji tasarrufu potansiyelleri ve enerji finansmanı konuları ele alındı.

Üretimde sürdürülebilirlik uygulamaları

Konferansın “Üretimde Sürdürülebilirlik Uygulamaları” başlıklı üçüncü oturumu Prof.Dr. Levent Kurnaz moderatörlüğünde gerçekleşti. Oturumun konuşmacıları Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın, Almila Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Ali Çataloğlu, Çimsa Sürdürülebilirlik, İSG ve Çevre Grup Müdürü Neslihan Ergüven, Borusan Holding Sürdürülebilirlik Başkanı Nursel Ölmez Ateş, uyguladıkları yeşil dönüşüm stratejilerini ve hedeflerini anlattı.

Değer Zincirinde Yeşil Dönüşüm

Konferansın son oturumunda “Değer Zincirinde Yeşil Dönüşüm ve Döngüsellik Uygulamaları” konusu ele alındı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Uyduranoğlu’nun moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, İstanbul Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Gedikkaya, LAV Genel Müdürü Ümit Zor, DOQU Home Pazarlama Direktörü Ahmet Karmaç, Akkim İK ve Ortak Hizmetler Direktörü Gökhan Ata Okutan ve OMS Makine CEO’su Mehmet Kahraman konuya ilişkin güncel gelişmelerden, uyguladıkları sürdürülebilirlik, değer zincirinde yeşil dönüşüm ve döngüsellik uygulamalarından bahsetti.

Sürdürülebilirlik için çalışan markalardan destek

Yeşil dönüşüme ışık tutmayı hedefleyen etkinlik, iş süreçlerinin her aşamasında sürdürülebilirliği önceliklendiren markaların desteği ile gerçekleşti. Beymen’in ana sponsorluğunu üstlendiği konferansta Pegasus Hava Yolları, Çimsa, DOQU Home, Gürok Grup, OMS Makine, Yapı Kredi, Fiba Holding, DFDS, Almila Mobilya, Akkim firmaları sponsor olarak yer aldı. Business World Global, Ekoyapı basın sponsoru, BMS Design Center mobilya sponsoru, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi ve Interpress medya partneri olarak etkinliğe destek sağladı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı!

Yayınlandı

-

Filli Boya, renk ölçüm cihazı Colour Pin ile satış noktalarında renk hizmetlerini tüm kullanıcılar için daha hassas, daha güvenilir ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim seviyesine taşıyor. Türkiye genelindeki 440 Filli Boya plus ve corner mağazasında sunulan bu yeni hizmet, tüketicilerin yaşam alanları için doğru rengi belirleme sürecini kolaylaştırıyor ve kendi stillerini yansıtan rengi birebir yakalayabilmelerini sağlayarak, kişiye özel renk deneyimini bir adım ileriye taşıyor.

Filli Boya, tüketici deneyimini güçlendiren yenilikçi yaklaşımını bir adım ileri taşımak amacıyla profesyonel renk ölçüm cihazı “Colour Pin”i plus ve corner satış noktalarına dahil etti. İlham aldıkları renkleri yaşam alanlarında birebir görmek isteyen kullanıcılar, kumaş, metal gibi bir yüzeyi mağazaya getirdiklerinde, uzman ekipler rengin en doğru dijital karşılığını anında ölçerek profesyonel bir renk danışmanlığı sunuyor. Cihazın sunduğu hassas ölçüm sayesinde ister bir kumaş parçası ister bir aksesuar ya da ilham veren herhangi bir yüzey olsun, hayalinizdeki renk en yakın seçenekle değil, tamamen kişiye özel olarak en doğru tonda sunuluyor.

Küçük, hassas ve kablosuz bir renk okuyucu olan Colour Pin’in üzerinde yer alan Filli Boya’ya özel QR kodu, kullanıcıları doğrudan Filli Boya uygulamasına yönlendiriyor. Böylece ölçülen renkler Filli Boya ekosistemi içinde kaydedilebiliyor, karşılaştırılabiliyor, kişisel bir renk kütüphanesi oluşturulabiliyor ve uzmanlar tarafından değerlendirilebiliyor. Ölçümlerde dokunun yüzey etkisini gösterme özelliği ise renk doğruluğunu bir üst seviyeye taşıyarak cihazın her kullanımda güvenilir sonuçlar vermesini mümkün kılıyor. Bu sayede kişiye özel hazırlanan renklerin, uygulandığında beklentiyle birebir örtüşmesi sağlanıyor.

Renk danışmanlığında yeni bir standart

Boya ve dekorasyon süreçlerinde en doğru tonu belirlemenin kritik olduğu tüm durumlarda güçlü bir yardımcı olarak öne çıkan cihaz, Filli Boya’nın deneyim odaklı mağaza anlayışıyla birleşerek renk danışmanlığında yeni bir standart oluşturuyor. Kullanıcıların kendi tarzlarını yansıtan tonlara kolayca ulaşabilmesi renk deneyimini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Colour Pin ile renkleri ölçmek, ilhamı yakalamak ve yaratıcılığı özgür bırakmak artık çok daha kolay ve erişilebilir!

Okumaya Devam Et

GENEL

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında

Yayınlandı

-

Temiz enerji teknolojilerinde dünyanın önde gelen markalarından Sungrow, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Büyüme Alanında Dünyanın En İyi Şirketleri” araştırmasında, dünyanın en iyi 14’üncü şirketi olarak gösterildi.

TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı.

Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme

Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor.

Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor.

Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar

Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor.

Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor.

Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı

Yayınlandı

-

Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi. 

Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.

Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ (SKDM), 1 Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı. 

Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor

SKDM’ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına geliyor.

Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor

Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısıda oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya, verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.

Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman ÜnlüSınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor

“SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği, AB’ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.

Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor

Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.

Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor

Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.

Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor

Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler