İnşaat Sektörü 2025 Yılının İlk Yarısında Dayanıklılığını Sürdürüyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İnşaat Sektörü 2025 Yılının İlk Yarısında Dayanıklılığını Sürdürüyor

Yayınlandı

-

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2025 yılının ilk yarısına yönelik İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Yılın ilk yarısında sektörün, büyüme ivmesini koruma hedefi ile küresel belirsizlikler, jeopolitik gerginlikler, finansman darboğazları ve yurt içinde yaşanan politik gelişmelerin etkisiyle dalgalanan ekonomi arasında dengede kalmaya çalışan bir tablo ortaya koyduğu vurgulandı. Yurt içinde kamu projelerinde alınan tasarruf tedbirleri nedeniyle yavaşlayan ve rotasını yurt dışına çeviren sektörün, artan küresel rekabet, jeopolitik belirsizlikler ve finansman koşullarındaki sıkılaşma gibi sorunlarla karşılaştığının altı çizilen raporda, tüm olumsuz koşullara rağmen inşaat sektörünün genel ekonominin üzerinde büyüme kaydettiğine dikkat çekildi.  

200’ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisinin lokomotif gücü olan inşaat sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), sektöre ve ekonomiye ışık tutan İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nun Temmuz 2025 sayısını kamuoyuyla paylaştı.

“Belirsizlik Yüksek, Güven Zayıf, Beklentiler Temkinli” başlığını taşıyan analizde; küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye ekonomisi ve inşaat sektörüne dair güncel veriler kapsamlı biçimde değerlendirildi.  

Belirsizlikler ve destekleyici projelerin inşaat sektörüne yansımaları

Raporda, 2025 yılının ilk yarısının küresel ekonomik ve siyasi belirsizliklerin Türk inşaat sektörünü farklı yönlerden etkilediği bir dönem olarak öne çıktığı belirtildi. Jeopolitik gerginlikler, finansal sıkılaşma politikaları ve artan maliyetler sektör paydaşlarının temkinli hareket etmesine neden olurken, yurt içindeki deprem bölgesindeki yeniden imar faaliyetleri ve büyükşehirlerde yürütülen kentsel dönüşüm projeleri üretim ve istihdam açısından sektöre destek sağladı. Ancak, yüksek faiz oranları, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ise sektörde temkinli bir duruşa yol açtı.

Kamu müteahhitlerinin şartsız tasfiye hakkı ve vergi tevkifat oranlarında indirim talebi devam ediyor

İnşaat sektöründe son dönemde yaşanmakta olan yüksek seviyelerdeki maliyet artışları, kamunun yapım işlerindeki yetersiz ödenekler ve hakediş tahsilatındaki gecikmeler, bütçe kısıtları ve yüksek enflasyon ortamı, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılarla birlikte kamunun yatırım projelerini üstlenmiş olan müteahhitlik firmaları üzerindeki mali yüklerin her geçen gün arttığı belirtilen raporda, kısa ve orta vadede hayata geçirilmesi önceliği bulunmayan projeler ile çok az ödenek ayrılacak projeleri devam ettirmenin bu projelerin müteahhitlerine her geçen gün artan ağır bir malî yük getirdiği vurgulandı. Bahse konu kamu projelerinin müteahhitlerine sözleşmelerin tasfiyesine imkân sağlayan bir düzenlemenin hayata geçirilmesinin sektör açısından büyük bir ihtiyaç haline geldiğinin altı çizilen raporda, tamamlanma oranı %75’in altında kalan ve yatırım programında önceliklendirilmeyen işlerin yüklenicilerine şartsız tasfiye hakkı tanınmasıyla hem kamu bütçesinde tasarruf sağlanacağı hem de bu yüklenicilerin yüksek ek malî yüklerle karşılaşmasına yol açılmamış olacağı belirtildi. Ayrıca, kamu projelerinde vergi tevkifat oranının indirilmesi konusunun da sektörün öne çıkan ihtiyaçları arasında yer aldığı dile getirilen raporda, 30 Mart 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 9707 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile sadece demiryolu hattı, tramvay, monoray, finiküler, metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri inşaat ve onarım işleri için vergi tevkifat oranının %1’e düşürüldüğünden bahisle; sektörde yaşanan sorunlar, enflasyon ve kredi faiz oranları dikkate alınarak, müteahhitlik firmalarının üzerindeki mevcut yüksek vergi yükünün hafifletilmesi adına bahse konu Cumhurbaşkanı Kararı’nda anılan iş kolları haricinde olup 4734 sayılı Kanun kapsamında ihale edilmiş veya kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar tarafından ihalesi yapılmış yıllara yaygın inşaat taahhüt ve onarım işlerinde hakedişler üzerinden yapılmakta olan Gelir ve Kurumlar Vergisi tevkifatının %2 düzeyine indirilmesinin inşaat sektörü için büyük önem taşıdığı vurgulandı. 

Türk müteahhitlik firmaları, artan zorluklara rağmen uluslararası güvenilirliklerini koruyor

Rapora göre yurt içindeki kamu yatırımlarında alınan tasarruf tedbirleri sektörü yurt dışına yönlendirirken, Türk firmaları artan küresel rekabet, jeopolitik riskler ve proje finansmanında yaşanan zorluklarla karşı karşıya kaldı. Gelişmekte olan ülkelerde faaliyet gösteren firmalar için finansman temini en büyük zorluklardan biriyken, diplomatik ilişkiler, teknik müşavirlik gücü ve yerel ortaklık stratejileri belirleyici faktörler olmaya devam etti. Türk müteahhitlik firmaları, Kamu-Özel İş birliği (KÖİ) ve Yap-İşlet-Devret modellerinde gösterdikleri başarı, esnek yapıları ve zamanında teslim kabiliyetleriyle uluslararası arenada güvenilir çözüm ortağı olma konumlarını koruyor. 

Yurt dışı müteahhitlik faaliyetleri

Türk müteahhitlik sektörü, 2025’in ilk yarısında toplam 6,2 milyar ABD doları tutarında 93 proje üstlendi. 2025 yılının altı ayında Türk müteahhitlik firmaları, yurt dışında 2,7 milyar dolarla en fazla projeyi Romanya’da üstlenmiş; Romanya’yı 990,2 milyon dolarlık projelerle Irak takip etmiş etmiştir.  

Büyüme, üretim ve istihdam performansı

2025 yılı ilk çeyreğinde inşaat sektörü, %7,3 ile genel ekonominin üzerinde büyüme kaydederek üst üste 10. çeyrekte de kesintisiz büyümesini sürdürdü. Bu performansta özellikle deprem bölgesindeki yeniden imar ve kentsel dönüşüm projeleri etkili oldu. Mayıs ayında inşaat ciro endeksi yıllık bazda %58, inşaat üretim endeksi ise %20,3 artarken; bina inşaatı, bina dışı yapılar ve özel inşaat faaliyetleri alt sektörlerinde olumlu performanslar gözlendi. Yatırım ve istihdam göstergelerinde sınırlı düşüşler yaşandı. Yılın ilk çeyreğinde inşaat yatırımlarının gayrisafi sabit sermaye oluşumu içindeki payı %6,9’a geriledi, istihdamdaki payı ise %6,6 olarak gerçekleşti.  İnşaat maliyet endeksi Mayıs ayında yıllık bazda %22,40 artmış ancak bu artış, son yılların en düşük seviyesinde gerçekleşirken, malzeme maliyetleri yıllık bazda %17,81, işçilik maliyetleri ise %31,90 oranında artış kaydetti. 

Konut satışları artıyor, yeni yapı ruhsatlarında azalma görülüyor

2025 yılının ilk yarısında Türkiye genelinde konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre %26,9 artarak 691 bin 893’e ulaşırken, Haziran ayında yıllık bazda %35,8 artışla 107 bin 723 konut satıldı. Haziran ayında satışlar son 12 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşse de Ocak-Haziran dönemi son üç yılın en yüksek ilk yarı satış rakamı olarak kayıtlara geçti.  2025 ilk çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısında yıllık bazda %21,3, yapı kullanma izin belgelerinde ise %28 oranında düşüş yaşandı. Bu göstergeler, yeni konut üretiminde sınırlı bir yavaşlama sinyali verdi. 

Türkiye’nin ilk İklim Kanunu ile inşaat sektöründe sürdürülebilirlik ve dijitalleşme zorunluluğu artıyor

Raporda Türkiye’de 9 Temmuz 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ilk İklim Kanunu ile ilgili değerlendirmeye de yer verildi. Küresel karbon salımının yaklaşık %39’unu oluşturan sektörün, bu dönüşümle birlikte karbon ayak izini azaltan üretim teknikleri, enerji verimli ve dönüştürülebilir malzeme kullanımı, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve atık yönetimi gibi çevreci uygulamaları önceliklendirmek durumunda olduğu belirtildi.  Rapora göre yeni yapıların iklim risklerine karşı dayanıklı hale getirilmesi, sel, kuraklık gibi afetlere yönelik adaptasyon planlarının projelere entegre edilmesi, yeşil bina sertifikaları, modüler ve prefabrik sistemler ile enerji verimliliği çözümlerinin yaygınlaştırılması kritik hale geldi. Bu dönüşüm sürecinin başarılı olabilmesi için vergi indirimleri, düşük faizli kredi ve doğrudan hibe gibi teşviklerin hızlıca hayata geçirilmesi büyük önem taşırken, firmaların yeşil finansman kaynaklarına erişimi ve uluslararası rekabet gücü de bu sayede artması bekleniyor. Ayrıca, BIM, enerji izleme sistemleri, karbon hesaplama ve yenilenebilir enerji çözümleri gibi dijital teknolojiler ile LEED/BREEAM gibi sertifikasyonlara yönelik teknik yetkinliklerin önemi artmakta, sektör genelinde Ar-Ge harcamalarının artırılması ve İnşaat 4.0 uygulamalarının hız kazanacağı öngörülmektedir. 

Türkiye Müteahhitler Birliği’nce 2025 yılının ilk yarısının değerlendirildiği raporda, inşaat sektörüne ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi: KÜRESEL EKONOMİ KIRILGANLIĞINI KORUYOR: 

Jeopolitik riskler, yüksek maliyetler ve finansal sıkılaşma sektörde temkinli duruşa yol açarken, kamu yatırımlarındaki yavaşlama büyümeyi sınırlandırdı. Deprem bölgesindeki yeniden imar ve büyükşehirlerdeki kentsel dönüşüm projeleri ise üretim ve istihdam açısından sektöre destek sağladı. 

FİNANSMANA ERİŞİM GÜÇLÜĞÜ SÜRÜYOR: 

Sektörde faaliyet gösteren firmaların en önemli sorunu, yüksek maliyetli ve kısıtlı finansman koşulları olarak görülüyor. Konut kredi faizlerinin yüksek seyrettiği bu dönemde, özel sektör yatırımlarında yavaşlama gözlemleniyor. 

İNŞAAT MALİYETLERİ YÜKSELİŞİNİ KORUYOR: 

Malzeme, işçilik ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, sektörün üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. İthalata bağımlı girdi yapısı küresel boyutta yaşanan jeopolitik gerilimlerden etkilenerek maliyet artışlarını tetikliyor. 

YENİ KONUT ARZI SINIRLI KALIYOR: 

Yüksek faiz oranları ve artan maliyetler nedeniyle konut üreticileri temkinli hareket ediyor. Talep canlılığını korusa da yeni konut arzındaki yavaşlama, özellikle büyükşehirlerde arz-talep dengesizliğine yol açıyor. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor!

Yayınlandı

-

Weber’in usta sadakat programı we-club, 2026’da 25. yılını kutluyor. Ustalarla kurduğu güvene dayalı ilişkiyi çeyrek asırlık yolculuğunun merkezinde tutan program; mesleki gelişimden eğitime, sosyal projelerden ailelere uzanan kapsamlı bir ekosistem sunuyor. Weber, etkileşim odaklı uygulamaları, sosyal sorumluluk çalışmaları ve saha buluşmalarıyla ustaların yanında olmayı sürdürüyor.

Saint-Gobain’in endüstriyel harç üretiminde dünya lideri markası Weber’in usta sadakat programı we-club, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla çeyrek asırdır birlikte gelişiyor ve büyüyor. Program, bu özel yıldönümünü yalnızca geçmişe dönük bir kutlama olarak değil, ustalarla kurduğu uzun soluklu yol arkadaşlığını geleceğe taşıyan yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor. Kurulduğu günden bu yana ustaların geri bildirimleriyle yenilenen we-club; kampanyalar, oyunlar, eğitim fırsatları ve farklı deneyimlerle üyelerine ulaşmaya devam ediyor.

we-club sadakat programı, puan ve ödülün ötesinde!

we-club, geleneksel sadakat programlarının ötesine geçerek ustalarla kalıcı bir bağ kuruyor. Ustalara puan ve ödüllerin yanı sıra eğitim içerikleri, kampanyalar ve farklı deneyimler sunan program, üyelerinin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekliyor. Program, ustaların başarılarını görünür kılarken çocuklarının eğitim hayatına burs desteği sağlıyor ve sosyal projeler aracılığıyla toplumsal faydaya katkıda bulunuyor. Böylece ustaların emeğine verdiği değeri farklı alanlarda somutlaştırıyor.

Weber Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış & Pazarlama Direktörü Gökmen Ersoy, we-club’ın 25. yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor:

“Yapı sektörünün gelişiminde ustaların bilgi birikimi, deneyimi ve emeği büyük önem taşıyor. Weber olarak, sunduğumuz ürün ve çözümlerin yanı sıra ustaların mesleki yolculuklarını desteklemeyi de sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. 25 yıldır devam eden we-club, bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri. Önümüzdeki dönemde de ustalara değer katan uygulamalarımızı geliştirerek bu uzun soluklu birlikteliği sürdürmeyi hedefliyoruz.”

25 yıldır sahada, ustalarla yan yana

Weber’in gücünün temelinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla kurduğu yakın ilişki bulunuyor. Her yıl gerçekleştirilen buluşmalarda ustalarla aynı masaya oturan, onların sorunlarını ve ihtiyaçlarını dinleyen marka, çözüm ve gelişim süreçlerini sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendiriyor. Bu buluşmaların önümüzdeki dönemde de artarak sürdürülmesi hedefleniyor.

Çeyrek asırlık yolculuğun sonunda değişmeyen tek gerçek var: Ustalarla birlikte büyümek. Weber, ustaları dinleyen, emeklerine değer veren, sahada onların yanında duran ve geleceğe birlikte yürüyen gerçek bir yol arkadaşı olmayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Panasonic ile mevsim geçişlerinde dengeli iklimlendirme

Yayınlandı

-

 
Sonbahara geçişle birlikte gün içerisinde değişen sıcaklıklar, yaşam alanlarında hem serinleme hem de ısınma ihtiyacını beraberinde getiriyor. Panasonic, Etherea klima serisinin gelişmiş ısıtma ve soğutma performansını Aerowings 2.0 hava yönlendirme teknolojisiyle bir araya getirerek değişken hava koşullarında dengeli ve konforlu bir iç ortam deneyimi sağlıyor.

 

Mevsim geçişleri, günün farklı saatlerinde değişen sıcaklıklarla birlikte yaşam alanlarındaki iklimlendirme ihtiyacını da farklılaştırıyor. Gündüz saatlerinde devam eden sıcak hava serinleme ihtiyacı yaratırken, sabah ve akşam saatlerinde düşen sıcaklıklar ısınma ihtiyacını beraberinde getirebiliyor. İklimlendirme teknolojilerinde kullanıcı konforunu odağına alan Panasonic, dört mevsim konfor yaklaşımıyla değişen hava koşullarına uyum sağlayan çözümler geliştiriyor.

 

Panasonic Etherea klima serisi, güçlü ısıtma ve soğutma performansını gelişmiş hava yönlendirme teknolojileriyle bir araya getirerek özellikle mevsim geçişlerinde ihtiyaç duyulan dengeli iklimlendirmeyi destekliyor. Etherea’da yer alan Aerowings 2.0 teknolojisi ise havanın yalnızca sıcaklığını değil, yaşam alanı içerisinde hangi yönde ve nasıl dağıldığını da kontrol ederek gün içerisindeki farklı ihtiyaçlara uyum sağlıyor.

Değişen sıcaklıklara uyum sağlayan hava akışı
 
İki bağımsız ve esnek kanattan oluşan Aerowings 2.0, hava akışını tek bir noktaya yoğun şekilde yönlendirmek yerine kontrollü biçimde dağıtıyor. Sistemde yaklaşık 103 mm’ye kadar büyütülen alt kanat, hava akışının daha geniş bir açıyla yönlendirilmesine yardımcı olurken, ortamın farklı noktalarında dengeli bir sıcaklık hissi oluşmasını destekliyor.

 

Günün daha sıcak saatlerinde soğutma ihtiyacı ortaya çıktığında “Shower Cooling – Soğuk Duş Etkisi” ile serin hava doğrudan kullanıcıların üzerine üflenmek yerine tavana doğru yönlendiriliyor. Tavana ulaşan hava, 15 metreye kadar daha geniş bir alana yayılarak aşağıya yumuşak ve homojen biçimde dağılıyor. Böylece yoğun ve doğrudan soğuk hava akışı yerine yaşam alanının geneline yayılan dengeli bir serinlik elde ediliyor.

 

Sabah ve akşam saatlerinde sıcaklığın düşmesiyle ısıtma ihtiyacı oluştuğunda ise “Floor Heating Effect – Yerden Isıtma Etkisi” devreye giriyor. Sıcak havanın zemine doğru yönlendirilmesi ve buradan yukarı yükselmesiyle tıpkı yerden ısıtma etkisine benzer şekilde tüm odaya eşit biçimde yayılarak yaşam alanında dengeli bir ısınma sağlıyor.

 

Dört mevsim değişen ihtiyaçlara uyum sağlayan konfor
 
Panasonic, kullanıcı ihtiyaçlarını odağına alan iklimlendirme teknolojileriyle yılın farklı dönemlerinde değişen koşullara uygun çözümler geliştirmeye devam ediyor. Etherea serisi de güçlü ısıtma ve soğutma performansı ile gelişmiş hava yönlendirme teknolojisini bir araya getirerek yazdan sonbahara, kıştan ilkbahara değişen hava koşullarında yaşam alanlarında dört mevsim konforu destekliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Jotun 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar” ile   Köklerimizin Renklerine İniyor

Yayınlandı

-

 

Jotun’un 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar”, hayatın farklı dönemlerine eşlik eden renklerden ilham alıyor. Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler olmak üzere üç tema ve 24 renkten oluşan koleksiyon, yaşam alanlarını kişisel hikayelerin bir yansımasına dönüştürüyor.

 

Renkler, yaşam alanlarının atmosferini belirlemenin ötesinde anılar, deneyimler ve dünyayı keşfetme biçimleriyle güçlü bir bağ kuruyor. Bazen çocukluktan hatırlanan bir ton, bazen bir yolculukta karşılaşılan beklenmedik bir renk, bazen de zaman içinde değişen zevkler, yaşam alanlarında yapılan seçimlere yön veriyor.

 

“Belki zihninizden hiç silinmeyen bir sarı, asla unutamadığınız bir mavi ya da hala dönüşmekte olduğunuz derin bir mor… Renk, yaşam yolculuğumuzun hiç değişmeyen bir eşlikçisi; çoğu zaman farkında olduğumuzdan çok daha fazlasını anlatır.

Bu yıl sizi, renklere olan tutkunuz üzerinden kendinizi yeniden tanımaya davet ediyoruz. Yeni renk koleksiyonumuz Yolculuklar, sizi kendi renk yolculuğunuzu keşfetmeye çağıran kişisel bir davet. Köklerinize dönmeniz, anılarınızı tazelemeniz, keşiflerinizi kutlamanız ve deneyimlerinize yön veren renkleri keşfetmeniz için… Sonuçta renk; verdiğimiz en kişisel karar, konuştuğumuz en evrensel dil.

Peki ya siz hangi renklere dönüşüyorsunuz?”

 
 -Jotun Global Renk Ekibi
 

Mekana yön veren üç farklı tarz

2027 Global Renk Koleksiyonu, ilham veren kurgular ve fotoğraflarla Jotun renklerinin mekana nasıl özgün bir ruh kattığını gözler önüne seriyor. Koleksiyon; Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler adını taşıyan ve her biri birbiriyle uyumlu 8 renkten oluşan üç ana temaya ayrılıyor. “Yolculuklar”, üç temayla birlikte renkler arasında kişisel bağlar kurmaya davet ediyor. Koleksiyondaki 24 renk, kendi temaları içinde birbiriyle uyum sağlarken farklı temalardaki tonlarla da yeni kombinasyonlar oluşturulmasına olanak tanıyor. Böylece herkes kendi anılarından, keşiflerinden ve deneyimlerinden yola çıkarak kişisel renk paletini yaratabiliyor.

 

Hatıralar

Bize eşlik eden renkler

Yumuşak ve huzur veren renkler, mekana ait olma hissi katıyor. Sıcak kiremit ve toprak tonları ferahlatıcı bir sarı ve doğal yeşille birleşerek kök salmanın verdiği o güveni hissettiriyor. ‘Hatıralar’ teması geçmişten bugüne taşınan renklerin izini sürüyor ve Jotun’un bir asırlık renk mirasını yansıtıyor. Arşivden yeniden gün yüzüne çıkarılan tonlar yeni renklerle bir araya geliyor. Geçmişten gelen objeler, doğal malzemeler ve kişisel anlam taşıyan parçalarla uyum sağlayan palet, geçmiş ile bugün arasında renkler aracılığıyla bağ kuruyor.

Keşifler 

Dünyamızı genişleten renkler

Derin bir morla yan yana gelen canlı bir mavi; modern bir pembe ile buluşan sıcak ve zamansız bir sarı… Renkler, yol boyunca karşılaşılan insanlardan ve keşfedilen mekanlardan kalan tatlı hatıralar gibi yaşam alanlarına giriyor. Her yolculuk dünyaya bakış açısını genişletirken, yaşam alanları da bu keşiflerin bir yansımasına dönüşüyor. ‘Keşifler’ teması, beklenmedik renk eşleşmeleriyle özgür ve kişisel mekanlar yaratmaya alan açıyor. Her bir renk birlikteliği farklı bir hikaye anlatırken, yaşam alanlarını dünyayla kurulan bağın kişisel bir ifadesine dönüştürüyor.

 

Deneyimler
Ait hissettiren renkler
Deneyim, beraberinde zahmetsiz ve dingin bir özgüven getirir; seçimleri içgüdüyle ve özenle yapabilme becerisini sunar. Zaman içinde biriken deneyimler, kişisel beğenilerin ve iyi hissettiren ortamların daha iyi anlaşılmasını sağlar. ‘Deneyimler’ teması da bu içgüdüsel seçimlerden ve zamanla gelişen özgüvenden ilham alıyor. Gece mavisi ile altın kahvenin uyumu gibi derinlik ve denge sunan klasik renk paletleriyle, çaba gerektirmeden şık bir görünüm kazanan yaşam alanları oluşturulabiliyor. Zamansız ve sofistike detaylarla birleşen renkler, eve güçlü bir aidiyet duygusu kazandırıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye