İnşaat Sektörü 2025 Yılının İlk Yarısında Dayanıklılığını Sürdürüyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İnşaat Sektörü 2025 Yılının İlk Yarısında Dayanıklılığını Sürdürüyor

Yayınlandı

-

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2025 yılının ilk yarısına yönelik İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Yılın ilk yarısında sektörün, büyüme ivmesini koruma hedefi ile küresel belirsizlikler, jeopolitik gerginlikler, finansman darboğazları ve yurt içinde yaşanan politik gelişmelerin etkisiyle dalgalanan ekonomi arasında dengede kalmaya çalışan bir tablo ortaya koyduğu vurgulandı. Yurt içinde kamu projelerinde alınan tasarruf tedbirleri nedeniyle yavaşlayan ve rotasını yurt dışına çeviren sektörün, artan küresel rekabet, jeopolitik belirsizlikler ve finansman koşullarındaki sıkılaşma gibi sorunlarla karşılaştığının altı çizilen raporda, tüm olumsuz koşullara rağmen inşaat sektörünün genel ekonominin üzerinde büyüme kaydettiğine dikkat çekildi.  

200’ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisinin lokomotif gücü olan inşaat sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), sektöre ve ekonomiye ışık tutan İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nun Temmuz 2025 sayısını kamuoyuyla paylaştı.

Belirsizlik Yüksek, Güven Zayıf, Beklentiler Temkinli” başlığını taşıyan analizde; küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye ekonomisi ve inşaat sektörüne dair güncel veriler kapsamlı biçimde değerlendirildi.  

Belirsizlikler ve destekleyici projelerin inşaat sektörüne yansımaları

Raporda, 2025 yılının ilk yarısının küresel ekonomik ve siyasi belirsizliklerin Türk inşaat sektörünü farklı yönlerden etkilediği bir dönem olarak öne çıktığı belirtildi. Jeopolitik gerginlikler, finansal sıkılaşma politikaları ve artan maliyetler sektör paydaşlarının temkinli hareket etmesine neden olurken, yurt içindeki deprem bölgesindeki yeniden imar faaliyetleri ve büyükşehirlerde yürütülen kentsel dönüşüm projeleri üretim ve istihdam açısından sektöre destek sağladı. Ancak, yüksek faiz oranları, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ise sektörde temkinli bir duruşa yol açtı.

Kamu müteahhitlerinin şartsız tasfiye hakkı ve vergi tevkifat oranlarında indirim talebi devam ediyor

İnşaat sektöründe son dönemde yaşanmakta olan yüksek seviyelerdeki maliyet artışları, kamunun yapım işlerindeki yetersiz ödenekler ve hakediş tahsilatındaki gecikmeler, bütçe kısıtları ve yüksek enflasyon ortamı, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılarla birlikte kamunun yatırım projelerini üstlenmiş olan müteahhitlik firmaları üzerindeki mali yüklerin her geçen gün arttığı belirtilen raporda, kısa ve orta vadede hayata geçirilmesi önceliği bulunmayan projeler ile çok az ödenek ayrılacak projeleri devam ettirmenin bu projelerin müteahhitlerine her geçen gün artan ağır bir malî yük getirdiği vurgulandı. Bahse konu kamu projelerinin müteahhitlerine sözleşmelerin tasfiyesine imkân sağlayan bir düzenlemenin hayata geçirilmesinin sektör açısından büyük bir ihtiyaç haline geldiğinin altı çizilen raporda, tamamlanma oranı %75’in altında kalan ve yatırım programında önceliklendirilmeyen işlerin yüklenicilerine şartsız tasfiye hakkı tanınmasıyla hem kamu bütçesinde tasarruf sağlanacağı hem de bu yüklenicilerin yüksek ek malî yüklerle karşılaşmasına yol açılmamış olacağı belirtildi. Ayrıca, kamu projelerinde vergi tevkifat oranının indirilmesi konusunun da sektörün öne çıkan ihtiyaçları arasında yer aldığı dile getirilen raporda, 30 Mart 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 9707 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile sadece demiryolu hattı, tramvay, monoray, finiküler, metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri inşaat ve onarım işleri için vergi tevkifat oranının %1’e düşürüldüğünden bahisle; sektörde yaşanan sorunlar, enflasyon ve kredi faiz oranları dikkate alınarak, müteahhitlik firmalarının üzerindeki mevcut yüksek vergi yükünün hafifletilmesi adına bahse konu Cumhurbaşkanı Kararı’nda anılan iş kolları haricinde olup 4734 sayılı Kanun kapsamında ihale edilmiş veya kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar tarafından ihalesi yapılmış yıllara yaygın inşaat taahhüt ve onarım işlerinde hakedişler üzerinden yapılmakta olan Gelir ve Kurumlar Vergisi tevkifatının %2 düzeyine indirilmesinin inşaat sektörü için büyük önem taşıdığı vurgulandı. 

Türk müteahhitlik firmaları, artan zorluklara rağmen uluslararası güvenilirliklerini koruyor

Rapora göre yurt içindeki kamu yatırımlarında alınan tasarruf tedbirleri sektörü yurt dışına yönlendirirken, Türk firmaları artan küresel rekabet, jeopolitik riskler ve proje finansmanında yaşanan zorluklarla karşı karşıya kaldı. Gelişmekte olan ülkelerde faaliyet gösteren firmalar için finansman temini en büyük zorluklardan biriyken, diplomatik ilişkiler, teknik müşavirlik gücü ve yerel ortaklık stratejileri belirleyici faktörler olmaya devam etti. Türk müteahhitlik firmaları, Kamu-Özel İş birliği (KÖİ) ve Yap-İşlet-Devret modellerinde gösterdikleri başarı, esnek yapıları ve zamanında teslim kabiliyetleriyle uluslararası arenada güvenilir çözüm ortağı olma konumlarını koruyor. 

Yurt dışı müteahhitlik faaliyetleri

Türk müteahhitlik sektörü, 2025’in ilk yarısında toplam 6,2 milyar ABD doları tutarında 93 proje üstlendi. 2025 yılının altı ayında Türk müteahhitlik firmaları, yurt dışında 2,7 milyar dolarla en fazla projeyi Romanya’da üstlenmiş; Romanya’yı 990,2 milyon dolarlık projelerle Irak takip etmiş etmiştir.  

Büyüme, üretim ve istihdam performansı

2025 yılı ilk çeyreğinde inşaat sektörü, %7,3 ile genel ekonominin üzerinde büyüme kaydederek üst üste 10. çeyrekte de kesintisiz büyümesini sürdürdü. Bu performansta özellikle deprem bölgesindeki yeniden imar ve kentsel dönüşüm projeleri etkili oldu. Mayıs ayında inşaat ciro endeksi yıllık bazda %58, inşaat üretim endeksi ise %20,3 artarken; bina inşaatı, bina dışı yapılar ve özel inşaat faaliyetleri alt sektörlerinde olumlu performanslar gözlendi. Yatırım ve istihdam göstergelerinde sınırlı düşüşler yaşandı. Yılın ilk çeyreğinde inşaat yatırımlarının gayrisafi sabit sermaye oluşumu içindeki payı %6,9’a geriledi, istihdamdaki payı ise %6,6 olarak gerçekleşti.  İnşaat maliyet endeksi Mayıs ayında yıllık bazda %22,40 artmış ancak bu artış, son yılların en düşük seviyesinde gerçekleşirken, malzeme maliyetleri yıllık bazda %17,81, işçilik maliyetleri ise %31,90 oranında artış kaydetti. 

Konut satışları artıyor, yeni yapı ruhsatlarında azalma görülüyor

2025 yılının ilk yarısında Türkiye genelinde konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre %26,9 artarak 691 bin 893’e ulaşırken, Haziran ayında yıllık bazda %35,8 artışla 107 bin 723 konut satıldı. Haziran ayında satışlar son 12 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşse de Ocak-Haziran dönemi son üç yılın en yüksek ilk yarı satış rakamı olarak kayıtlara geçti.  2025 ilk çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısında yıllık bazda %21,3, yapı kullanma izin belgelerinde ise %28 oranında düşüş yaşandı. Bu göstergeler, yeni konut üretiminde sınırlı bir yavaşlama sinyali verdi. 

Türkiye’nin ilk İklim Kanunu ile inşaat sektöründe sürdürülebilirlik ve dijitalleşme zorunluluğu artıyor

Raporda Türkiye’de 9 Temmuz 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ilk İklim Kanunu ile ilgili değerlendirmeye de yer verildi. Küresel karbon salımının yaklaşık %39’unu oluşturan sektörün, bu dönüşümle birlikte karbon ayak izini azaltan üretim teknikleri, enerji verimli ve dönüştürülebilir malzeme kullanımı, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve atık yönetimi gibi çevreci uygulamaları önceliklendirmek durumunda olduğu belirtildi.  Rapora göre yeni yapıların iklim risklerine karşı dayanıklı hale getirilmesi, sel, kuraklık gibi afetlere yönelik adaptasyon planlarının projelere entegre edilmesi, yeşil bina sertifikaları, modüler ve prefabrik sistemler ile enerji verimliliği çözümlerinin yaygınlaştırılması kritik hale geldi. Bu dönüşüm sürecinin başarılı olabilmesi için vergi indirimleri, düşük faizli kredi ve doğrudan hibe gibi teşviklerin hızlıca hayata geçirilmesi büyük önem taşırken, firmaların yeşil finansman kaynaklarına erişimi ve uluslararası rekabet gücü de bu sayede artması bekleniyor. Ayrıca, BIM, enerji izleme sistemleri, karbon hesaplama ve yenilenebilir enerji çözümleri gibi dijital teknolojiler ile LEED/BREEAM gibi sertifikasyonlara yönelik teknik yetkinliklerin önemi artmakta, sektör genelinde Ar-Ge harcamalarının artırılması ve İnşaat 4.0 uygulamalarının hız kazanacağı öngörülmektedir. 

Türkiye Müteahhitler Birliği’nce 2025 yılının ilk yarısının değerlendirildiği raporda, inşaat sektörüne ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi: KÜRESEL EKONOMİ KIRILGANLIĞINI KORUYOR: 

Jeopolitik riskler, yüksek maliyetler ve finansal sıkılaşma sektörde temkinli duruşa yol açarken, kamu yatırımlarındaki yavaşlama büyümeyi sınırlandırdı. Deprem bölgesindeki yeniden imar ve büyükşehirlerdeki kentsel dönüşüm projeleri ise üretim ve istihdam açısından sektöre destek sağladı. 

FİNANSMANA ERİŞİM GÜÇLÜĞÜ SÜRÜYOR: 

Sektörde faaliyet gösteren firmaların en önemli sorunu, yüksek maliyetli ve kısıtlı finansman koşulları olarak görülüyor. Konut kredi faizlerinin yüksek seyrettiği bu dönemde, özel sektör yatırımlarında yavaşlama gözlemleniyor. 

İNŞAAT MALİYETLERİ YÜKSELİŞİNİ KORUYOR: 

Malzeme, işçilik ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, sektörün üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. İthalata bağımlı girdi yapısı küresel boyutta yaşanan jeopolitik gerilimlerden etkilenerek maliyet artışlarını tetikliyor. 

YENİ KONUT ARZI SINIRLI KALIYOR: 

Yüksek faiz oranları ve artan maliyetler nedeniyle konut üreticileri temkinli hareket ediyor. Talep canlılığını korusa da yeni konut arzındaki yavaşlama, özellikle büyükşehirlerde arz-talep dengesizliğine yol açıyor. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler