GENEL
İmbat’ta Dönüşüm Rüzgârı: IT, Üretim ve Planlamada Yeni Yapılanma
Yayınlandı
1 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
İklimlendirme sektöründe yenilikçi yaklaşımlarıyla öne çıkan İmbat, üretimden bilgi teknolojilerine uzanan dijital dönüşüm yolculuğunun kapılarını izleyicilere açıyor.
Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik ekseninde yürütülen bu yapılandırma, yalnızca altyapı düzeyinde değil, aynı zamanda karar alma süreçlerinden kurumsal kültüre kadar geniş bir etki alanı yaratıyor.
Bu sürecin detaylarına, ilgili departmanların yöneticileriyle yapılan röportajlarda yer veriliyor. Üç ayrı video olarak yayınlanan bu içeriklerde, dönüşümün her yönü uzmanları tarafından aktarılıyor.
Üretimde Dijital Yatırımlar ve Sürdürülebilirlik Yaklaşımı
İmbat’ın üretim departmanında yapılan dönüşüm, yalın üretim ilkeleri doğrultusunda yeniden tasarlanan 10.000 m²’lik üretim alanı ile dikkat çekiyor. Lazer kesim, CNC, boru büküm gibi otomasyon destekli süreçlerin yanı sıra robotik uygulamaların üretim sahasına entegrasyonu, hem hız hem de doğruluk açısından önemli bir gelişim sağlıyor.
Üretim Müdürü Bülent Domurcuk, bu sürece dair değerlendirmelerinde, kaynak verimliliği ve çevresel etkilerin ön planda tutulduğunu belirtiyor. Ayrıca yapay zekâ destekli sistemlerin karar mekanizmalarında daha fazla yer bulmasının hedeflendiğini ifade ediyor. Domurcuk’un sürece dair ayrıntılı değerlendirmelerine, video röportajda yer veriliyor.
Planlamada Entegre Yapılar ve Gerçek Zamanlı Veri Yönetimi
Üretim planlama süreçlerinin yeniden yapılandırıldığı İmbat’ta, anlık veri akışı ve ERP sistemleriyle entegre çalışan yeni yapılar, planlamada hız ve izlenebilirlik sağlıyor. Tasarım ile üretim arasında kurulan eşzamanlılık, üretim adımlarının daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesini mümkün kılıyor.
Üretim Planlama Yöneticisi Fatih Pulat, bu dönüşümün yalnızca süreçleri değil, aynı zamanda bakış açısını da değiştirdiğini vurguluyor. Sahadan gelen verilerle desteklenen dinamik planlama sistemine ilişkin bilgiler, ilgili röportaj videosunda detaylandırılıyor.
https://youtu.be/SB6yMGRW1zw?si=7XlXCMosLEM55FZZ&t=73
IT Altyapısıyla Kurumsal Dijitalleşmenin Güçlenmesi
Dijital dönüşüm sürecinin merkezinde yer alan Bilgi Teknolojileri departmanı, ERP uygulamaları ve entegre sistemlerle tüm işleyişi yeniden şekillendiriyor. Süreçlerin %70-80’inin ERP üzerinden yürütüldüğü bu yeni yapı; satın alma, malzeme tedariki, kalite kontrol ve satış sonrası hizmetlerde neredeyse tam otomasyona imkân tanıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=vXW2MeOoDaA
Bilgi Teknolojileri Müdürü Meltem Alpyıldız, ERP altyapısının sunduğu avantajları, veri güvenliğine yönelik alınan önlemleri ve uluslararası standartlara uygun dijitalleşme sürecini video röportajda kapsamlı şekilde aktarıyor. Ayrıca Microsoft 365 çözümleriyle sağlanan iletişim ve koordinasyon araçları da bu sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Dijital ve Entegre Bir Gelecek İçin Güçlü Adımlar
İmbat’ın üretim, üretim planlama ve bilgi teknolojileri departmanlarında gerçekleşen dönüşüm; yalnızca iç süreçlerde değil, şirketin tüm paydaşlarına sunduğu değer teklifinde de etkisini gösteriyor. Verimlilik, izlenebilirlik, sürdürülebilirlik ve güvenlik gibi temel kriterler, dijital altyapılarla daha sağlam bir zemine oturtulurken; karar alma mekanizmaları da anlık ve veri odaklı bir yapıya kavuşuyor.
İmbat, bu dönüşüm sürecini yalnızca teknik bir iyileştirme değil, aynı zamanda kültürel bir gelişim olarak da görüyor. Eğitimlerle desteklenen, tüm birimlerin aktif katılımıyla sürdürülen bu yolculuk; şirketin hem bugünü hem de yarını için güçlü bir temel sunuyor.
İmbat’ın yaklaşan fuarları hem dijital dönüşüm yolculuğu hem de İmbat çözümleri hakkında bilgi almak isteyen ziyaretçileri bekliyor.
5-7 Mayıs 2025 – Egypt HVAC&R Expo, Mısır – Hall 1, Stand E23
24-26 Haziran 2025 – Birmingham Installer Show, İngiltere– Stand 5F14
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Tabanlıoğlu Mimarlık ve Erişilebilir Her Şey’den “Herkes İçin Tasarım” Adımı
Yayınlandı
10 saat önce-
Mayıs 8, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’deki binaların %66,9’unun erişilebilir olmadığı günümüzde, Tabanlıoğlu Mimarlık kendi tasarım süreçlerindeki kapsayıcılığı artırmak ve ekiplerinin farkındalığını tazelemek amacıyla, Dünya Engelliler Haftası öncesinde “Erişilebilir Her Şey” ile özel bir eğitim programı düzenledi.
Tabanlıoğlu Mimarlık, yapısal çevrenin herkes için eşit kullanılabilir olması yönündeki hassasiyetini kurum içi bir eğitimle pekiştirdi. Farklı engel grupları için hizmetleri ve mekânları daha erişilebilir hale getirmeyi hedefleyen sosyal girişim Erişilebilir Her Şey (EHŞ) ile bir araya gelen mimarlık ofisi, 7 Mayıs tarihinde tasarım ekiplerinin katılımıyla “Evrensel Tasarım ve Fiziksel Erişilebilirlik Eğitimi” gerçekleştirdi.




Mimari Tasarımda Uzmanlığa Verilen Değer
TÜİK verilerine göre Türkiye’deki binaların %66,9’u erişilebilir standartları karşılamıyor. Dünya nüfusunun %15’ini engellenen bireylerin oluşturduğu gerçeği göz önüne alındığında, mekânsal erişilebilirlik giderek daha önemli bir ihtiyaç haline geliyor.
Mimari tasarım süreçlerinde akustik, trafik, yangın ve cephe gibi alanlarda uzman danışmanlarla her zaman yoğun bir iletişim içinde olan Tabanlıoğlu Mimarlık; erişilebilirlik standartları konusunda da aynı profesyonel yaklaşımı benimsiyor. Her projede erişilebilirlik uzmanlarıyla çalışma fırsatı olmamasından yola çıkan ofis, bu iş birliği sayesinde kendi mimari tasarım ekiplerinin evrensel tasarım konusundaki bilgilerini güncellemeyi ve genişletmeyi hedefliyor.
Tasarımda Eşitlikçi ve Yenilikçi Bir Bakış Açısı
7 Mayıs’ta gerçekleşen eğitim programında; evrensel tasarım kuralları, fiziksel erişilebilirlik standartları, iç ve dış mekânda yatay/dikey dolaşım ilkeleri ele alındı. Görme, işitme, bilişsel ve fiziksel farklılıkları olan bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda, herkesin kullanımını eşit hale getiren tasarım anlayışı masaya yatırıldı.
GENEL
Ege Yapı GYO’dan İlk Çeyrekte Güçlü Performans
Yayınlandı
10 saat önce-
Mayıs 8, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Yeni yatırımlara hazırlanan Ege Yapı GYO, ilk çeyreği güçlü finansal sonuçlarla kapattı. Şirket üç ayda 520 milyon lira kar açıkladı.
Ege Yapı GYO, 2026 yılının ilk çeyreğinde güçlü finansal sonuçlara imza attı. Şirket, yılın ilk üç ayında 520,7 milyon TL net kâr elde ederken, satış gelirlerini 2,17 milyar TL seviyesine taşıdı. Geçen yılın aynı dönemine göre kaydedilen güçlü artış, şirketin operasyonel verimliliğini ve sürdürülebilir büyüme performansını ortaya koydu.
2026’nın ilk çeyreğinde şirketin brüt kârı 697,3 milyon TL, esas faaliyet kârı ise 603,6 milyon TL olarak gerçekleşti. Pay başına kazanç 2,60 TL seviyesine ulaşırken, finansal sonuçlar etkin maliyet yönetimi ve güçlü satış performansının yansıması olarak öne çıktı.

Özkaynak Yapısı Güçlenmeye Devam Ediyor
31 Mart 2026 itibarıyla Ege Yapı GYO’ nun toplam varlıkları 7,5 milyar TL seviyesine ulaşırken, özkaynak büyüklüğü 2,4 milyar TL’ye yükseldi. Yıl sonuna göre kaydedilen artış, şirketin güçlü bilanço yapısını destekleyen önemli göstergeler arasında yer aldı.
Şirketin stok büyüklüğü ise 4,8 milyar TL seviyesine ulaşarak devam eden ve planlanan projelerle birlikte proje geliştirme kapasitesindeki büyümeyi ortaya koydu. Bu gelişme, önümüzdeki dönem gelir potansiyeline ilişkin olumlu görünümü destekledi.
‘İlk çeyrek sonuçları, disiplinli yönetim anlayışımızın göstergesi’
EgeYapı GYO Mali İşler Direktörü Halil Görkem Sokullu, 2026 yılının ilk çeyreğinde elde edilen sonuçların, operasyonel güç ve disiplinli finansal yönetim anlayışının bir göstergesi olduğunu kaydederek, “Satış gelirlerimizde ve kârlılığımızda yakaladığımız büyümeyi sürdürürken, özkaynak yapımızı da güçlendirmeye devam ediyoruz. Özellikle stok tarafındaki büyüme, proje geliştirme kapasitemizin ve önümüzdeki dönem gelir potansiyelimizin güçlü olduğuna işaret ediyor. 2026 yılı boyunca da sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve yatırımcılarımıza uzun vadeli değer yaratma odağımızı korumayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
GENEL
ÇELİK VE YEŞİL DÖNÜŞÜM EKOSİSTEMİ YEŞİL ÇELİK ZİRVESİ’NDE BULUŞTU
Yayınlandı
10 saat önce-
Mayıs 8, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Çelik sanayi ile teknoloji, enerji, tüketici sektörleri, girdi tedarikçileri, sürdürülebilirlik şirketleri ve kamu temsilcilerini aynı platformda buluşturan 3. Yeşil Çelik Zirvesi, SteelData organizasyonu ve Tosyalı Holding ana sponsorluğunda, 7 Mayıs 2026’da İstanbul’da gerçekleştirildi. Zirve, çelik ve yeşil dönüşüm ekosisteminden yaklaşık 250 üst düzey yönetici ve uzmanı bir araya getirdi.
Çelik sektörünün düşük karbonlu üretime geçiş sürecini çok boyutlu bir perspektifle ele alan “Yeşil Çelik Zirvesi – Green Steel Summit 2026” 7 Mayıs’ta İstanbul’da gerçekleştirildi.
SteelData organizasyonu ve Tosyalı Holding ana sponsorluğunda düzenlenen zirve, küresel rekabet, regülasyonlar ve teknolojik dönüşüm ekseninde çelik endüstrisinin geleceğine odaklandı. Enerji, teknoloji, finans ve kamu başta olmak üzere farklı disiplinlerden üst düzey temsilcilerin katıldığı etkinlikte; karbonsuzlaşma stratejileri, emisyon yönetimi, döngüsel ekonomi uygulamaları ve sınırda karbon düzenlemeleri kapsamlı şekilde ele alındı.
Zirve, SteelData Yöneticisi Şahap Ataman’ın açılış konuşmasıyla başlarken, Dünya Çelik Birliği Genel Direktörü Dr. Edwin Basson küresel çelik sektöründe yeşil dönüşümün dinamiklerine ilişkin bir keynote sunum gerçekleştirdi.
Günün ilk oturumlarından ‘Yeşil Çelik Endüstrisine Adım Atmak ve Gelecek Beklentileri’ başlıklı CEO paneli, Escarus CEO’su Dr. Kubilay Kavak moderatörlüğünde; Hasçelik CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Naci Faydasıçok, Metsims Sustainability CEO’su Dr. Hüdai Kara ve ClimeCo Türkiye CEO’su Volkan Ural’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
‘CBAM ve ETS’nin Gerçekleri, Ticaret Yönetimi, Maliyetler ve Tedarik Zinciri’ başlıklı panel ise Tatmetal Satış ve Pazarlama Direktörü Gülçin Şimşek moderatörlüğünde; ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı, Çağ Çelik İcra Kurulu Üyesi Ercüment Ünal, Metalurjist Muammer Bilgiç ve Çolakoğlu Metalurji Sürdürülebilirlik Müdürü Can Ediboğlu’nun katılımıyla düzenlendi.
Öğleden sonraki ‘Sıfır Net Emisyon Hedefine Geçiş ve Yeni Dönemde Küresel Çelik Sanayi ve Ticaretinin Dinamikleri’ oturumunda; Dünya Çelik Birliği Endüstri Analizi Direktörü Dr. Barış Çiftçi, C&D Turkey Kıdemli Ticaret Müdürü Tuğçe Ebru Paget, GMK Center CEO’su Stanislav Zinchenko ve SteelWatch Çelik Analisti Constantin Johnson değerlendirmelerde bulundu.




Zirvenin son oturumunda ise MY Advisor CEO’su Murat Yapıcı, çelik ticaretinde değişen kurallar ve uluslararası ticaretin dinamiklerine, AKÇT Anlaşması, Serbest Ticaret Anlaşmaları ve AB ile ticari ilişkilere ilişkin görüşlerini paylaştı.
Etkinliğin organizasyonunu üstlenen SteelData Yöneticisi Şahap Ataman, çelik sanayi ile yeşil dönüşüm ekosistemini bu yıl üçüncü kez bir araya getirmekten memnuniyet duyduklarını belirterek, “Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk. Çelik sektörü ise bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyor. Bu zirve, yalnızca bugünü anlamak için değil, yarını birlikte inşa etmek için de önemli bir fırsat sunuyor. Tüm paydaşları aynı zeminde buluşturarak sektörün dönüşüm yolculuğunda güçlü bir sinerji ve iş birliği ortamı oluşturan bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.
TÇÜD ve Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı: “Çelik sektöründe rekabetin kuralları yeniden yazılıyor”
Zirve kapsamında çelik sektörüne yönelik değerlendirmelerini paylaşan TÇÜD ve Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, sektörün küresel ölçekte yapısal bir dönüşümden geçtiğine dikkat çekerek, “Son yıllarda çelik sektöründe arz-talep dengesi kalıcı biçimde bozulurken, yüz milyonlarca tonluk âtıl kapasiteye rağmen piyasa dengelenemiyor. Bu tablo bize açık bir gerçekliği gösteriyor. Artık sadece üretmek ve büyümek yeterli değil. Rekabetin doğası köklü biçimde değişiyor. Maliyet avantajı tek başına belirleyici olmaktan çıkarken ticaret politikaları, anti-damping önlemleri ve karbon regülasyonları oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Bugün çeliğin maliyetini demir cevherinden çok karbon emisyonu belirliyor. Bu nedenle çelik sektörü, tüm dünyada stratejik bir alan olarak yeniden konumlanıyor; Avrupa Birliği ve ABD başta olmak üzere birçok ekonomi sektörü korumaya yönelik adımlar atıyor. Bizim de ülke olarak çelik sektörünü stratejik olarak yeniden konumlandırmamız gerekiyor. Bu yeni dönemde rekabet kadar iş birliği ve uyum politikaları da kritik bir belirleyici haline gelecek” dedi.
TÇÜD ve Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı: “Yeşil çelikte Türkiye önemli bir avantaja sahip”
Türkiye’nin yeşil çelik dönüşümünde güçlü bir konumda bulunduğunu vurgulayan Fuat Tosyalı, “Türkiye, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamındaki en kritik tedarikçilerinden biri. AB’ye ton bazında en çok ihracat gerçekleştiren 4. ülkeyiz. SKDM kapsamındaki ithalatta ise, toplam ihracat bedeli üzerinden Ukrayna’nın ardından 2. sırada yer alıyoruz. Demir-çelik sektöründe gerçek veri kullanım oranımız %82 seviyesinde; 1000 ton üzerindeki ihracatlarda ise bu oran %90’ın üzerine çıkıyor. Hurdaya dayalı üretim yapımız ve düşük emisyonlu teknolojilere yaptığımız yatırımlar, bizi yeşil çelik üretiminde güçlü bir konuma taşıyor. Yeter ki bu tabloyu doğru anlatalım. Avrupa ile dengeli ticaret yapımızı, lojistik avantajımızı ve stratejik rolümüzü net bir şekilde ortaya koyabilelim. Bunu başardığımızda Türkiye, yalnızca uyum sağlayan değil, Avrupa’nın yeşil çelik üretiminde kritik bir çözüm ortağı haline gelir. Bu dönüşümü de hep birlikte önemli bir fırsata çevirebiliriz” dedi.
Dünya Çelik Birliği Genel Direktörü Dr. Edwin Basson: “Karbonsuzlaşma, çelik sektöründe rekabetçiliğin temel belirleyicisi haline geldi”
Küresel çelik sektöründe yeşil dönüşümün dinamiklerine ilişkin konuşmasında çok kritik konulara değinen Dünya Çelik Birliği Genel Direktörü Dr. Edwin Basson, “Çelik sektörü bugün iklim değişikliği, teknolojik dönüşüm, sosyoekonomik değişimler ve jeopolitik kırılmalar gibi dört büyük küresel trendin kesişim noktasında bulunuyor. Bu dönüşüm yalnızca üretim süreçlerini değil; tedarik zincirlerini, enerji sistemlerini, ticaret akışlarını ve şehirlerin geleceğini de yeniden şekillendiriyor. Buna rağmen sektör olarak geleceğe iyimser bakıyoruz. Bugün dünyada yaklaşık 2 milyar ton seviyesinde olan çelik kullanımının önümüzdeki 25 yılda 2,2 ila 2,4 milyar tona ulaşmasını bekliyoruz. Talep artık gelişmiş ekonomilerden gelişmekte olan ülkelere doğru kayıyor; başka bir ifadeyle çelik tüketiminde batıdan doğuya, kuzeyden güneye doğru önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Türkiye ise stratejik konumu, sanayi altyapısı ve üretim gücüyle bu dönüşümün önemli merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip” dedi.
Karbon azaltımı artık çelik sektörü için yalnızca çevresel bir hedef değil, aynı zamanda rekabetçiliğin ve gelecekteki büyümenin temel belirleyicilerinden biri haline geldi diyerek sözlerine devam eden Basson, “Sektör genelinde elektrifikasyon, hurda kullanımının artırılması, hidrojen bazlı üretim teknolojileri ve karbon yakalama çözümleri gibi çok sayıda yatırım hayata geçiriliyor. 2040 yılına kadar çelik sektörünün CO2 emisyonlarında yaklaşık %30 oranında düşüş sağlayabileceğimize inanıyoruz. 2050’de tam anlamıyla net sıfır bir noktaya ulaşmak kolay olmayabilir ancak bugüne kıyasla çok daha düşük karbonlu bir üretim yapısına yaklaşacağımız konusunda güçlü bir inanca sahibiz. Çelik sektörü ekonomik büyümeyi desteklemeye, istihdam yaratmaya ve sürdürülebilir şehirlerin dönüşümüne katkı sunmaya devam edecek.”
Son Yazılar
- Tabanlıoğlu Mimarlık ve Erişilebilir Her Şey’den “Herkes İçin Tasarım” Adımı Mayıs 8, 2026
- Ege Yapı GYO’dan İlk Çeyrekte Güçlü Performans Mayıs 8, 2026
- ÇELİK VE YEŞİL DÖNÜŞÜM EKOSİSTEMİ YEŞİL ÇELİK ZİRVESİ’NDE BULUŞTU Mayıs 8, 2026
- OYAK Çimento, zorlu geçen 2026’nın ilk çeyreğinde de operasyonel karlılığını korudu Mayıs 8, 2026
- Rönesans Gayrimenkul Yatırım’dan 2026’ya güçlü başlangıç Mayıs 8, 2026
- STILL ARSER, İş Süreçlerini ve Çalışan Gelişimini “Push it forward” Yaklaşımıyla Şekillendiriyor Mayıs 8, 2026
- Yaz yaklaşırken enerji tasarrufu ve serinlik için yalıtım şart Mayıs 8, 2026
- MAPEI SÜRDÜRÜLEBİLİR KENT BULUŞMALARI ANKARA’DA 12. KEZ GERÇEKLEŞTİ Mayıs 8, 2026
- Akçansa’ya Altın Çekül’de Sosyal Sorumluluk ve Yenilikçi Ürün Alanlarında Çifte Ödül Mayıs 8, 2026
- Marubeni Türkiye Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar Oldu! Mayıs 7, 2026
- E.C.A. EMAR A.Ş.’den Mesleki Eğitime Destek: Zincirlikuyu İSOV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni Ağırladı. Mayıs 6, 2026
- Dalmaçyalı Isı Yalıtım Sistemleri ile Sıcak Havalarda da Yüksek Konfor ve Tasarruf Sağlayın! Mayıs 6, 2026
- Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında İlk Çeyrekte Güçlü İlerleme Kaydetti Mayıs 6, 2026
- FOLKART ARSA DİKİLİ’DE MÜSTAKİL VİLLA İMARLI TAPU TESLİMLERİ BAŞLADI Mayıs 6, 2026
- Roca’ya global tasarım sahnesinden 4 prestijli ödül Mayıs 6, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










