İmbat, 2025 Hedefleriyle Küresel Liderliğe Yürüyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İmbat, 2025 Hedefleriyle Küresel Liderliğe Yürüyor

Yayınlandı

-

İklimlendirme ve soğutma sektörünün öncüsü İmbat, sürdürülebilir büyüme, yenilikçilik ve küresel liderlik hedeflerini her geçen gün daha ileriye taşıyor. İmbat’ın 2025 yılı vizyonu, Ar-Ge’den insan kaynaklarına, üretimden uluslararası pazarlara kadar geniş bir alanda değer yaratmayı hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda hazırlanan 2025 planları İmbat’ı yeni bir seviyeye hazırlıyor.

Stratejik Yönetim ve İnsan Kaynağı

İmbat, sürdürülebilirlik ve kalıcı değer yaratma ilkeleri ve 100 yıl hedefiyle uyumlu olarak, stratejilerini kısa vadeli hızlı büyüme hedeflerinden ziyade, uzun vadeli istikrarlı büyüme üzerine kuruyor.

İmbat’ın 2025 vizyonunun temel taşlarından biri, bilgi, teknoloji ve inovasyonu bir araya getiren bir yönetim anlayışı olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda hem yurtiçinde hem de yurtdışında standartları yükseltmeyi amaçlayan stratejik yönetim uygulamalarını hayata geçiriyor. İmbat organizasyon yapısını güçlendirirken, çalışma ekibinin yeteneklerini en verimli şekilde kullanabilecekleri çalışma ortamları oluşturuyor.

2024 yılı, İmbat’ın tüm departmanlarının uyumlu çalışması ve özverili çabalarıyla pozitif sonuçlar verdi. İmbat, yeni pazarlara giriş yaparak ihracatını artırdı ve küresel varlığını güçlendirdi. Ayrıca, insan kaynakları politikası kapsamında yeni mezunları sektöre kazandıran projelerle geleceğin mühendislerini yetiştirmeye başladı.

Sürdürülebilir ve İnovatif Üretim

Uzun vadeli ve istikrarlı büyümeyi benimseyen İmbat, üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlara devam ediyor. 2023’te uygulanan yalın üretim sürecine geçiş ve 2024 yılında yan fabrikanın da İmbat’ın üretim alanına katılması İmbat’ın üretim kapasitesini güçlendirdi. Bu stratejik adım, üretim süreçlerini daha verimli hale getirirken yenilikçi çözümlerle küresel pazardaki rekabet gücünü artırmaya olanak tanıdı.

Geçtiğimiz yıl, İmbat Ar-Ge merkezinin geliştirdiği Perseus Rooftop ve Vega Microchannel Kondenser serileri, çevre dostu teknolojilerle yüksek enerji verimliliği sağlayarak sektörde yeni standartlar belirliyor. Özellikle Perseus, çevre dostu teknolojisi, yüksek enerji verimliliği ve modüler yapısıyla uygulamada zorluk yaşatan geleneksel saha çözümlerinin standartlarını yükseltiyor. Özgün tasarımı sayesinde %100 taze hava ile çalışma özelliğini geniş bir çalışma zarfında sağlayabiliyor.

İmbat, yeni geliştirdiği ürünlerin yanı sıra, ürün portföyünde bulunan tüm ürünleri her yıl olduğu geliştirme faaliyetlerine tabii tutarak, yeni standart ve regülasyonların gereksinimlerini son teknolojileri ürünlerine düzenli olarak entegre ediyor.

Küresel Pazarda Güçlü Adımlar

Marka bilinirliğini küresel ölçekte artırmak ve sektördeki lider konumunu pekiştirmek, 2025 İmbat vizyonunun temel önceliklerinden birini oluşturuyor. Bu doğrultuda, bu yıl da uluslararası fuarlar ve iş birlikleriyle İmbat önemli adımlar atmaya devam ediyor. 2024 yılında katıldığı MCE Milano ve Chillventa Nürnberg fuarlarında “Mühendislik Sanattır” temasıyla sergilediği ürünler, geniş kitlelerin beğenisini kazandı ve inovasyon gücünü bir kez daha ortaya koydu. 2025 yılında ise ISH Frankfurt, ISK Sodex Istanbul, Sodex Teskon Izmir ve diğer fuarlarda yeni ürünleri tanıtarak hem mevcut pazarlarda genişlemeye hem de yeni pazarlara adım atmaya odaklanacak.

Aynı zamanda, distribütör ve partnerlerini güçlendirmek için pazar ihtiyaçlarına cevap verebilecek çözümler gerçekleştirmeye devam edecek. Partnerlerinin iş süreçlerini kolaylaştıracak, satış ağını daha verimli hale getirecek ve ortak başarıyı teşvik edecek yeni adımlar da 2025’in ajandasında yer alıyor.

Gelecek için Hedefler ve Beklentiler

İmbat, 2025 yılında sektörel liderliği pekiştirirken yenilikçi ve sürdürülebilir çözümleri merkezine almaya devam edecek. Universal tasarım ve akıllı üretim sistemlerini, iş süreçlerine entegre ederek operasyonel verimliliği artırmayı yanı sıra, yeni iş birlikleri ve ihracat faaliyetleriyle uzun vadeli büyümeyi daha sağlam temellere oturtmayı planlıyor.

2025 yılını sağlık, başarı ve yeniliklerle dolu bir yıl haline getirmeyi arzu eden İmbat ekibi, küresel iklimlendirme ve soğutma sektöründe sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye kararlılıkla devam ediyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yaz aylarında artan gürültü, yaşam alanlarında akustik konfor ihtiyacını öne çıkarıyor

Yayınlandı

-

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre uzarken, trafik, komşu ve çevresel kaynaklı gürültülerin etkisi daha belirgin hale geliyor. Ses yalıtımı, ev ve sosyal yaşam alanlarında konforu ve yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar, insanların günün daha büyük bölümünü ev, ofis, kafe ve benzeri kapalı alanlarda geçirmesine neden oluyor. Bu durum, şehir yaşamının doğal bir parçası olan gürültünün daha yoğun hissedilmesine yol açıyor. Trafik, komşu daireler, bina içi hareketlilik ve çevresel ses kaynakları; yalnızca anlık rahatsızlık yaratmakla kalmıyor, yaşam alanlarının genel konforunu da doğrudan etkiliyor.

Gürültüye uzun süre maruz kalınması, dinlenme kalitesini düşürürken odaklanma ve günlük yaşam performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle modern yaşam alanlarında akustik konfor, yapı kalitesinin önemli bir parçası haline geliyor.

Binalarda doğru şekilde uygulanan ses yalıtımı çözümleri, dış ortamdan gelen seslerin iç mekânlara geçişini azaltırken, aynı zamanda daireler arası ses transferini de sınırlandırıyor. Böylece hem mahremiyet korunuyor hem de daha sakin, dengeli ve verimli yaşam alanları oluşturuluyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle öne çıkan ODE Yalıtım, ısı ve su yalıtımının yanı sıra akustik konforu da odağına alarak yapıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümler sunuyor.

“Akustik konfor, yaşam alanlarının görünmeyen ama en belirleyici unsurlarından biri”

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yaz aylarında kapalı alan kullanımının artmasıyla birlikte ses yalıtımının daha fazla önem kazandığını belirterek şunları söyledi: “Yaz döneminde yaşamın büyük bölümü iç mekânlarda geçiyor ve bu da sesin etkisini daha belirgin hale getiriyor. Dış ortamdan ya da bina içinden gelen gürültü, günlük yaşamın akışını doğrudan etkileyebiliyor. Ses yalıtımı, bu etkinin kontrol altına alınmasında kritik bir rol üstleniyor.”

ODE Yalıtım olarak hedeflerinin yalnızca teknik bir yalıtım çözümü sunmak olmadığını vurgulayan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, yaşam alanlarında konforu bütüncül şekilde ele alıyoruz. Ses yalıtımı da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Doğru çözümlerle gürültü etkisini azaltarak daha sakin, daha konforlu ve daha yaşanabilir mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense Türkiye’nin Büyüme Yolculuğuna Güçlü Atama: Ticari Direktörlük Görevine Ekin Doğan Çomak Getirildi

Yayınlandı

-

Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojileri markası Hisense, Türkiye operasyonlarındaki yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Tüketici elektroniği sektöründe 25 yılı aşkın satış, pazarlama ve ticari yönetim deneyimine sahip Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak atandı.

2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki doğrudan operasyonlarını hayata geçiren Hisense, televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümesini sürdürürken, uzun vadeli hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda sektörün deneyimli yöneticilerinden Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak göreve başladı. Doğan, yeni görevinde Hisense Türkiye’nin satış ve pazarlama stratejilerine, ticari büyüme hedeflerine, kanal yapılanmasına ve iş ortaklarıyla geliştirilecek uzun vadeli iş birliklerine liderlik edecek. Aynı zamanda veri odaklı ticari stratejiler, yeni büyüme fırsatları ve yenilikçi kanal yönetimi yaklaşımlarıyla Hisense’in Türkiye’deki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak, yeni göreviyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, dinamik tüketici yapısı, değişen beklentileri ve yüksek büyüme potansiyeliyle Hisense için stratejik öneme sahip bir pazar. Hisense’in küresel vizyonunu ve teknoloji gücünü, Türkiye pazarına ilişkin yerel bilgi birikimimiz ve tüketici içgörülerimizle buluşturarak kullanıcıların beklentilerine en uygun ürünleri ve marka deneyimini sunmayı hedefliyoruz. Güçlü iş ortaklıkları ve sürdürülebilir kanal yapılanmalarıyla televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümemizi hızlandırırken, önümüzdeki dönemde genişleyecek ürün portföyümüzle Hisense deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı amaçlıyoruz. Uzun vadeli bakış açımız ve kullanıcı odaklı yaklaşımımızla, Hisense’in Türkiye’deki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sunacağımıza inanıyorum.”

Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ekin Doğan Çomak, 25 yılı aşkın profesyonel kariyeri boyunca teknoloji ve tüketici elektroniği sektörlerinde faaliyet gösteren global markalarda önemli başarılara imza atmıştır. Farklı ürün gruplarının pazara giriş stratejilerinin oluşturulması, marka konumlandırması, ticari büyüme planlarının geliştirilmesi ve satış-pazarlama organizasyonlarının güçlendirilmesi süreçlerine liderlik etmiştir.

Tüketici elektroniği ürünlerinin yanı sıra kurumsal çözümler alanında da kapsamlı deneyime sahip olan Çomak; kanal geliştirme, stratejik iş ortaklıklarının yönetimi, veri odaklı ticari planlama ve sürdürülebilir büyüme odaklı iş modellerinin oluşturulması konularında önemli katkılar sağlamıştır. Kariyeri boyunca birçok uluslararası liderlik programına katılan ve küresel ölçekte satış performansı, proje yönetimi ve en iyi uygulamalar alanındaki başarılarıyla çok sayıda ödüle layık görülen Çomak, farklı pazarlarda elde ettiği deneyim ve stratejik bakış açısıyla sektörün öne çıkan yöneticileri arasında yer almaktadır.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Geleceğin şehirlerini görünmeyen altyapılar şekillendirecek

Yayınlandı

-

Artan nüfus, hızlanan kentleşme ve dijitalleşme, dünya genelinde yapılaşma hızını artırırken, şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını da yeniden şekillendiriyor. Konutlardan hastanelere, veri merkezlerinden üretim tesislerine kadar farklı kullanım alanlarında hayata geçirilen yeni projelerde artık yalnızca inşaat süreci değil, yapıların onlarca yıl boyunca nasıl işletileceği de proje başarısının önemli kriterleri arasında yer alıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı Altyapıda Yaşam Döngüsü Yaklaşımının Uygulanması (Implementing a Lifecycle Approach to Infrastructure) raporuna göre, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel yapı stoku yaklaşık iki katına çıkacak ve toplam 241 milyar metrekare yeni yapı inşa edilecek. Bu büyüme, yaklaşık her ay New York büyüklüğünde yeni bir şehrin dünya yapı stokuna eklenmesi anlamına geliyor. Rapor, 2050 yılına kadar ihtiyaç duyulacak altyapının dörtte üçünün ise henüz inşa edilmediğine dikkat çekiyor. [1]

Bu büyüme yalnızca daha fazla yapı üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve altyapı sistemlerinin uzun yıllar yüksek performansla çalışması da her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışı da değişiyor. Yapıların çevresel performansı kullanılan yapı malzemelerine ek olarak, kullanım ömrü boyunca ortaya koyduğu performansla birlikte değerlendiriliyor.

Yaşam döngüsü yaklaşımı öne çıkıyor
Dünya Ekonomik Forumu, altyapı yatırımlarında “yaşam döngüsü yaklaşımının” benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yapıların tasarım ve inşaat süreçleriyle birlikte, işletme, bakım, onarım ve kullanım ömrü sonrasını da kapsıyor. Böylece ilk yatırım maliyetinin yanı sıra enerji tüketimi, bakım ihtiyacı, kaynak kullanımı ve uzun vadeli işletme performansı da yatırım kararlarının önemli bir parçası haline geliyor.

Yapıların uzun vadeli performansında mekanik altyapı sistemlerinin kritik rol oynadığını belirten Masdaf CEO’su Erhan Özdemir ise şunları söyledi: “Bugün bir yapının başarısı yalnızca mimarisiyle ya da kullanılan yapı malzemeleriyle ölçülmüyor. Yapının yaşamı boyunca enerji ve suyu ne kadar verimli kullandığı, bakım süreçlerinin ne kadar doğru planlandığı ve altyapı sistemlerinin ne kadar güvenilir çalıştığı da en az inşaat süreci kadar önemli. Önümüzdeki yıllarda bu yaklaşımın tüm yeni yapı projelerinde standart hale geleceğini öngörüyoruz.”

“Görünmeyen altyapılar sürdürülebilirliğin temelini oluşturuyor”
Isıtma, soğutma, temiz su temini, atık su yönetimi, basınçlandırma ve yangın güvenliği gibi mekanik sistemlerin yapıların enerji performansı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Özdemir, doğru mühendislik çözümlerinin yalnızca işletme maliyetlerini düşürmekle kalmadığını, yapıların çevresel etkisini azaltmada da önemli rol oynadığını ifade etti.

Özdemir, “Bir pompa sisteminin gerçek maliyeti satın alma aşamasında değil, kullanım ömrü boyunca ortaya çıkıyor. Bu nedenle bugün enerji verimliliği yüksek ekipmanların tercih edilmesi, doğru projelendirme yapılması ve sistemlerin ihtiyaca uygun tasarlanması büyük önem taşıyor. Yaşam döngüsü boyunca daha az enerji tüketen, daha uzun ömürlü ve daha düşük bakım ihtiyacına sahip sistemler hem yatırımcılar hem de çevre açısından önemli kazanımlar sağlıyor” dedi.

Masdaf, geliştirdiği yüksek verimli pompa teknolojileri ve mühendislik çözümleriyle konutlardan ticari binalara, hastanelerden sanayi tesislerine kadar farklı yapılarda enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, yapıların yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir performans göstermesini destekliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler