İklim dirençli yapılar sektörün  en önemli gündem maddesi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İklim dirençli yapılar sektörün  en önemli gündem maddesi

Yayınlandı

-

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 ikinci gününde devam ediyor. Zirvenin ikinci gününün açılış konuşmasını yapan TMB Başkanı M. Erdal Eren, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31), Türkiye açısından sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Eren, enerji verimli binalar, düşük karbonlu yapı malzemeleri, döngüsel ekonomi uygulamaları ve iklim dirençli altyapıların, inşaat sektörünün önümüzdeki dönemdeki en önemli gündem maddeleri arasında yer alacağını vurguladı.
 
Zirvenin ikinci gününde konuşan T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver ise, şehirlerin artık yalnızca büyümesinin değil, daha dirençli, güvenli ve sürdürülebilir hale gelmesinin önemine dikkat çekerek, yeşil dönüşümün kapsamlı bir ekonomik dönüşüm olduğunu vurguladı.
 
Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini Ankara’da buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 ikinci gün programıyla devam ediyor. Kamu kurumlarından özel sektöre, yatırımcılardan teknoloji sağlayıcılarına, finans kuruluşlarından akademi dünyasına kadar geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan Zirve’de, sektörün geleceğine yön verecek başlıklar kapsamlı şekilde ele alınıyor.

 

“Dirençli ve sürdürülebilir şehirler artık bir zorunluluk”
Zirve’nin ikinci gününde katılımcılara hitap eden T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 1952 yılından bu yana ülkenin kalkınmasına önemli katkılar sunduğunu belirterek, Türk müteahhitlik sektörünün sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübenin uluslararası alanda önemli başarılara dönüştüğünü söyledi. Yeni dönemde şehirlerin yalnızca büyümesinin yeterli olmadığını ifade eden Suver, şehirlerin daha dirençli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirilmesinin öncelikli hedef olması gerektiğini vurguladı. Deprem güvenliği ve yaşam kalitesini birlikte ele alan bütüncül yaklaşımın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Suver, 6 Şubat depremlerinin bu gerçeği bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

 

Dirençli şehirlerin ekonomik açıdan güçlü, sosyal açıdan kapsayıcı, çevresel açıdan sürdürülebilir ve afetlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Suver, yatırım kararlarının da giderek daha fazla sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda şekillendiğini kaydetti. Yeşil dönüşümün yalnızca çevre politikalarının bir başlığı olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Suver, bunun kapsamlı bir ekonomik dönüşüm süreci olduğunu ifade etti. Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in bu açıdan kritik önem taşıdığını vurgulayan Suver, organizasyonu yalnızca bir iklim zirvesi değil, şehirlerin geleceğinin ve yeni finansman fırsatlarının konuşulacağı küresel bir buluşma olarak değerlendirdiklerini söyledi.
 
“Ankara, sektörün geleceğinin şekillendiği bir platforma dönüştü”
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren ise ikinci gün açılışında yaptığı konuşmada, Zirve’nin sektörün karşı karşıya olduğu fırsatların değerlendirilmesi ve zorlukların aşılması açısından uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koyduğunu söyledi.

 

Başkent Ankara’nın yalnızca bir zirveye ev sahipliği yapmadığını belirten Eren, aynı zamanda fikirlerin, teknolojilerin ve ortaklıkların buluştuğu, inşaat sektörünün geleceğinin şekillendiği önemli bir platforma dönüştüğünü ifade etti.

 

Eren ayrıca, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31), Türkiye açısından sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Enerji verimli binalar, düşük karbonlu yapı malzemeleri, döngüsel ekonomi uygulamaları ve iklim dirençli altyapıların, inşaat sektörünün önümüzdeki dönemdeki en önemli gündem maddeleri arasında yer alacağını vurgulayan Eren, bu yılki Zirve temasının da bu doğrultuda “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri” olarak belirlendiğini hatırlattı.

 

Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sektöre etkileri değerlendirildi
Zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda Emlak Konut Asansör Sistemleri Genel Müdürü Kurtuluş Erdem Bayraktar, yapıların inşa sürecinde teknolojik gelişmelerle birlikte binalardaki asansör sistemlerinin de giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, burada fiyatın değil zamanında teslimin öne çıktığını vurguladı.

 

Zirvede “İş Sağlığı Güvenliğinde Yapay Zeka Tabanlı Kontrol ve Dijitalleşme” başlıklı özel bir sunum gerçekleştiren ERN Holding İSG ve Çevre Müdürü Özlem Gözütok ise yapay zekânın iş süreçlerini sanal simülasyon eğitimleri, giyilebilir teknolojiler, ekipman ve makine güvenliği ile tahmine dayalı risk analizi olmak üzere dört temel eksende dönüştürdüğünü ifade etti.

 

Şehirleşmenin geleceği masaya yatırıldı
“Şehirleşmenin Geleceği: Sürdürülebilir, Dirençli ve Akıllı Kentler” başlıklı panelin moderatörlüğünü ise Doğuş İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Tavas yaptı. Panelde GYODER Başkanı Neşecan Çekici, Zaha Hadid Architects Grup Lideri Takehiko Iseki, Connected Places Catapult İnşaat ve Altyapı Birimi Başkanı Gavin Summerson ve Polat Gayrimenkul İcra Kurulu Üyesi Kaan Yücel ve Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi Levent Abay konuşmacı olarak yer aldı.

 

Panelde konuşmacılar, şehirleşmenin yalnızca yapı üretmekten ibaret olmadığına dikkat çekerek, geleceğin şehirlerinde çevresel entegrasyonun ve insan odaklı yaklaşımın belirleyici olacağını vurguladı. Dirençli şehirlerin yalnızca afetler karşısında ayakta kalan değil, kriz anlarında da işleyişini sürdürebilen kentler olması gerektiği ifade edildi.

 

Oturumda ayrıca sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel boyutuyla değil, kültürel hafızanın, tarihî değerlerin ve yaşanmışlıkların gelecek nesillere aktarılması perspektifiyle ele alınması gerektiği görüşü öne çıktı. Finansman mekanizmaları, kamusal politikalar ile performans ve şeffaflık kriterlerinin de şehirlerin geleceğini şekillendiren temel unsurlar arasında yer aldığı değerlendirildi.

 

İki gün boyunca paneller, özel oturumlar, sergi alanları ve ikili iş görüşmelerine ev sahipliği yapan İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da, inşaat sektörünün geleceğine ilişkin kritik başlıklar değerlendirilmeye devam ediyor. Kamu, özel sektör, finans ve teknoloji dünyasından temsilcileri bir araya getiren Zirve, sektörün dönüşümüne yön verecek fikirlerin ve iş birliği fırsatlarının paylaşılmasına olanak sağlıyor.

 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.
Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler