GENEL
İGA İstanbul Havalimanı, “2023 Sürdürülebilirlik Raporu”nu Yayınladı
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
İGA İstanbul Havalimanı’nın 2023 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre; enerji verimliliği çalışmaları sayesinde Havalimanı’nın enerji tüketimi yüzde 10,7 azalırken, 2019 baz yılına göre emisyonları da yüzde 25,6 oranında düştü. İGA İstanbul Havalimanı, 2050 Net Sıfır Yol Haritası kapsamında; emisyonlarını azaltmaya yönelik GES yatırımı ile büyük ve önemli bir adım daha atmaya hazırlanıyor.
Çevresel sürdürülebilirlik alanındaki yatırımları ile İGA İstanbul Havalimanı, artan bir trendle atıklarının yüzde 34,66’sını ekonomiye geri kazandırırken, kullanılan suyun da yüzde 35’ini geri dönüştürülmüş sudan elde etti.
Ekosistemindeki paydaşlarına ait emisyonların azaltımı konusunda da çalışmalarını sürdüren İGA İstanbul Havalimanı, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtının (SAF) kullanımını teşvik ediyor.
Sürdürülebilir bir geleceğe hizmet yolunda, kararlı ve sorumlu adımlar atarak; “Odağımız Dünya, Hedefimiz Gelecek” misyonuyla çalışmalarına devam eden İGA İstanbul Havalimanı, 2023 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Çifte önemlilik (double materiality) analizi kullanılarak hazırlanan Rapor, sürdürülebilir mobilite stratejileri doğrultusunda atılan adımlar ile İGA’nın çevresel, sosyal ve ekonomik katkılarını ortaya koyuyor.
Mobilitenin geleceğine yönelik çalışmalarıyla hava taşımacılığının diğer ulaşım seçenekleriyle entegrasyonunu, karbon ayak izi ve kaynak kullanımını en düşük, en güvenli şekilde tasarlamaya odaklanan İGA İstanbul Havalimanı, Rapora göre; 2023 yılında herkesi kapsayan ve refah odaklı hizmet anlayışıyla uçuş ve yolcu sayısında rekorlar kırarken, enerji tüketimini yüzde 10,7 oranında, emisyon salımını ise baz yıla kıyasla yüzde 25,6 oranında azalttı.
İklim Değişikliğine Uyum Çalışmaları ile riskler yönetilecek
Olağanüstü hava koşulları ve zorlu durumlarda bile yüksek operasyon yüzdesiyle hizmet vermek üzere tasarlanan Havalimanı, iklim değişikliğinin sebep olduğu aşırı hava olayları ve risklere karşı TÜBİTAK iş birliğinde üç yıllık bir çalışmaya başladı. Proje kapsamında, geçmiş meteorolojik verilerin analizi ile farklı dönemlere yönelik oluşturulacak senaryolar üzerinden risklerin yönetilmesi ve önlemler alınması amaçlanıyor.
2050 yılında “Net Sıfır Emisyon” hedefi
Kapsam 1* ve 2* emisyonlarının mutlak azaltımı konusunda Havalimanı’nın hedefleri; 2030 yılında yüzde 45, 2040 yılında yüzde 73 emisyon azaltımı sağlamak. 2050 yılına gelindiğinde ise, Net Sıfır Emisyon hedefine ulaşılması planlanıyor.
İGA İstanbul Havalimanı ekosisteminde yer alan paydaşlarının emisyonlarını azaltmak için iş birliklerini sürdüren İGA İstanbul Havalimanı, “Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı”nın (SAF) kullanımını 2022’den beri desteklerken, bayrak taşıyıcımız Türk Hava Yolları haftada bir kez SAF içerikli uçuşlar düzenlemeye devam ediyor. Hidrojen bazlı yakıtların kullanımı için de araştırmalar sürüyor.
2030’da atıkların yüzde 50’si ekonomiye geri kazandırılacak
Atık yönetimi konusunda açılışından bu yana başarılı çalışmalara imza atan İGA İstanbul Havalimanı’nda; 2023 yılında, atıkların yüzde 34,66’sı ekonomiye geri kazandırılırken, bu oranın 2030 yılında yüzde 50’ye çıkarılması hedefleniyor. Su yönetimi konusunda da önemli adımlar atan Havalimanı, kullandığı suyun yüzde 30’unu geri dönüştürülmüş sudan elde ederek, yolcu başına su ayak izini önceki yıla göre yüzde 5 azalttı.
Enerjisinin tamamı yenilenebilir enerjiden sağlanacak
2050’ye kadar tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefleyen İGA İstanbul Havalimanı, Eskişehir’de yapımı devam eden ve 2025 yılında devreye almayı planladığı 200 MW gücünde güneş enerjisi santraliyle enerjisinin tamamını yenilenebilir enerjiden karşılayarak emisyon yönetiminde çok önemli bir adım atacak.
2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nun, Havalimanı’nın çevresel, ekonomik ve sosyal sorumluluk konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, gelecek yıllarda da kaynakları koruma, çevresel etkileri azaltma ve topluma pozitif değer katma hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.
Bilgen şu değerlendirmelerde bulundu:
“İGA İstanbul Havalimanı olarak, çevrenin bütünselliğini ve kaynaklarımızı korumayı en büyük önceliklerimiz arasında tutuyoruz. Yine bu çerçevede; atık ayrıştırma altyapılarımız sayesinde Havalimanı atıklarının yüzde 35’ini geri dönüştürüyoruz. Hedefimiz, şu anda bile dünya ortalamasının üzerinde olan bu oranı 2030 yılında yüzde 50’ye taşımak.
Sürdürülebilirlik stratejimizin temel taşlarından birini, insan gücüne yapılan yatırımlarımız oluşturuyor. Misafirlerimize, topluma ve çalışanlarımıza ‘pozitif değer katma’ anlayışını benimseyerek; misafirlerimiz için erişilebilirlik faaliyetlerimiz, yerel halk için sosyal yatırım programımız ve İGA Akademi altında çalışanlarımızın gelişimine yönelik eğitim ortaklıklarıyla değer yaratmaya devam ediyoruz. 2023 yılında çalışan başına 32 saat, toplamda ise 264 bin 773 saatlik eğitim sağlayarak, tüm çalışanlarımızın gelişimine katkıda bulunduk.
2016 yılından bu yana aktif bir şekilde uyguladığımız Sosyal Yatırım Programının temel odak alanları arasında; yerel becerilerin geliştirilmesi, toplulukların güçlendirilmesi, kadınların sosyo-ekonomik hayata entegrasyonu ve gençlerin desteklenmesi yer alıyor. Bu kapsamda İGA, 2023 yılında, Havalimanı’na komşu köylerde Arıcılığın Rehabilitasyonu ve Geliştirilmesi Projesini başarıyla tamamladı. Havalimanı’nın bu tür girişimlerle hedefi, sürdürülebilir gelişmelerle el ele giden sosyal faydalar yaratmak.
İGA İstanbul Havalimanı tarafından yürütülen diğer sosyal projeler arasında; Newton Uçuş Akademisi, Kadın Elinden Çocuk Kalbine – Örgü Bebek Projesi, İGA ART ve İGA Akademi bulunuyor. Bunların yanı sıra Havalimanı, yerel okulları destekleyerek eğitim hizmetlerini iyileştirmeye, engelli yolcular dahil olmak üzere hassas grupları desteklemeye, çeşitliliği ve kapsayıcılığı teşvik etmeye yönelik çalışmalara devam ediyor.
Küresel ölçekte sunduğumuz kesintisiz bağlantı ile Türkiye ekonomisine önemli katkılar da sağlıyoruz. 2023 yılında doğrudan ve dolaylı ekonomik faaliyetlerimizin Türkiye’nin millî gelirine katkısı 24,2 milyar dolar (GSYH’nin %2,2’si) oldu. Bu, Havalimanımızın ekonomik etkisinin açık bir göstergesidir”.
* Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları, bir organizasyonun karbon ayak izini belirlemede kullanılan önemli kategorilerdir. Kapsam 1 emisyonları, işletmenin sahip olduğu veya kontrol ettiği doğrudan kaynaklardan salınan sera gazı emisyonlarını ifade eder. Örneğin, yakıt kullanımıyla oluşan emisyonlar bu kategoriye girer. Kapsam 2 emisyonları ise, şirketin dışarıdan satın aldığı ve kullandığı enerji kaynaklarından, örneğin elektrik kullanımı gibi dolaylı emisyonları kapsar. Bu iki kapsam, şirketlerin karbon ayak izlerini daha iyi anlamalarına ve azaltma stratejileri geliştirmelerine yardımcı olur.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor
Yayınlandı
35 dakika önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
GENEL
DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi
Yayınlandı
54 dakika önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
DYO, Türkiye’nin dört bir yanından toptancı bayilerini bir araya getirdiği Toptancı Bayi Toplantısı’nda sektörün ve ekonominin mevcut görünümünü değerlendirirken, önümüzdeki dönemin büyüme yol haritasını iş ortaklarıyla paylaştı. Toplantıda değişen pazar koşullarında güçlü bayi ağı, sahaya yakınlık ve birlikte büyüme yaklaşımı öne çıktı.
Türkiye boya sektörünün öncü markası DYO, toptancı bayileriyle gerçekleştirdiği buluşmada sektörün bugünü ve geleceğini kapsamlı bir şekilde ele aldı. Yaşar Holding ve DYO Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, Yaşar Holding ve DYO Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı ve Yaşar Holding İcra Başkanı Mehmet Aktaş’ın da katıldığı buluşmada, ekonomik görünüm, pazar dinamikleri, değişen müşteri beklentileri ve yeni dönemde büyümeyi destekleyecek uygulamalar değerlendirildi.
Toplantıda DYO’nun önümüzdeki döneme ilişkin satış ve pazarlama yaklaşımı, sahadaki rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar ve bayi kanalını destekleyecek yeni uygulamalar paylaşıldı. Değişen pazar koşullarında hız, doğru ürün ve müşteriye yakınlık başlıklarının önemine dikkat çekilirken, DYO’nun güçlü bayi ağıyla pazardaki etkinliğini daha da artırma hedefi vurgulandı.

Ekonomi gündemi bayilerin perspektifinden değerlendirildi
Toplantının önemli başlıklarından biri de Türkiye ekonomisi ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler oldu. DYO Genel Müdürü Yakup Benli, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Başkanı Vahap Munyar ile gerçekleştirdiği söyleşide Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünden enflasyon ve faiz beklentilerine, iç talebin seyrinden inşaat ve tüketici piyasalarına kadar iş dünyasının gündemindeki başlıkları ele aldı.
Söyleşide makroekonomik gelişmelerin reel sektör ve ticaret üzerindeki etkileri değerlendirilirken, belirsizliklerin yüksek olduğu bir ortamda şirketlerin ve bayilerin değişen koşullara hızlı uyum sağlama becerisinin önemi üzerinde duruldu.
“Büyümeyi bayilerimizle birlikte gerçekleştireceğiz”
Toplantıda değerlendirmelerde bulunan DYO Genel Müdürü Yakup Benli, DYO’nun güçlü bayi yapılanmasının şirketin en önemli rekabet avantajlarından biri olduğuna dikkat çekti.
Benli, “DYO’nun geniş ürün gamı ve kalitesini ispatlamış ürün gruplarına rağmen, gücü yalnızca ürünlerinden ve markasından değil, Türkiye’nin dört bir yanında yıllardır birlikte yol yürüdüğümüz iş ortaklarımızdan geliyor. Pazarın değiştiği, rekabetin yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Böyle dönemlerde sahaya daha yakın olmak, daha hızlı hareket etmek ve doğru fırsatlara birlikte odaklanmak her zamankinden daha önemli. Önümüzdeki dönemde hedefimiz net: Bayilerimizin rekabet gücünü artıran, ticaretlerini destekleyen ve DYO’nun pazardaki varlığını büyüten adımları birlikte atmak. Çünkü bizim için sürdürülebilir büyümenin yolu, bayilerimizle birlikte gelişmekten geçiyor.” dedi.
Toplantıda ayrıca DYO’nun bayi ticaretini desteklemeye yönelik yeni dönem uygulamaları ve kampanyaları da paylaşıldı. Bayilerin finansal ve ticari koşullarını desteklemeyi amaçlayan çalışmaların yanı sıra satış noktasındaki hareketliliği ve DYO ürünlerinin pazardaki erişimini artıracak uygulamalar hakkında bilgi verildi.
DYO, güçlü dağıtım ağı, köklü marka mirası ve sahadan beslenen yaklaşımıyla önümüzdeki dönemde de bayileriyle kurduğu uzun soluklu iş birliğini güçlendirmeyi ve Türkiye boya pazarındaki konumunu ileri taşımayı hedefliyor.
GENEL
Habib Makina ve Alman BDS’den Çelik İşleme Sanayisine Özel Delme Teknolojileri
Yayınlandı
59 dakika önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’de manyetik matkap teknolojisini sanayiyle ilk buluşturan şirket olan Habib Makina, bugün ISO 500 listesinde yer alan 50’den fazla fabrikaya başta manyetik matkaplar ve manyetik matkap uçları olmak üzere çelik işleme teknolojileri tedarik ediyor. Alman BDS Maschinen GmbH’nin 30 yıldır Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olan şirket, farklı sektörlere özel geliştirilmiş delme ve kaynak hazırlık çözümleriyle ağır sanayinin üretim süreçlerine katkı sağlıyor.
Çelik konstrüksiyondan demiryollarına, tersanelerden petrokimya tesislerine kadar ağır sanayinin her alanında üretim hızının korunması, sahaya özgü mühendislik çözümlerini gerekli kılıyor. Türkiye’de manyetik matkap teknolojisini sanayiyle ilk buluşturan şirket olan Habib Makina, 46 yılı aşkın deneyimiyle çelik işleme sektörüne yönelik yenilikçi delme ve kaynak hazırlık teknolojilerini sanayiyle buluşturmaya devam ediyor. Almanya’nın önde gelen üreticilerinden BDS Maschinen GmbH’nin 30 yıldır Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olan Habib Makina, ağır sanayinin zorlu çalışma koşullarına yönelik geliştirilmiş Special Machines & Core Drills ürün grubunu Türkiye’deki üreticilerin kullanımına sunuyor.
Ağır sanayide farklı sektörlerin farklı mühendislik ihtiyaçlarına göre geliştirilen çözümler sunduklarını belirten Habib Makina Başkan Vekili Yusuf Habib, “Ağır sanayide her fabrikanın, her üretim hattının ve her şantiyenin ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Çelik konstrüksiyon sektöründeki bir fabrikanın ihtiyaç duyduğu teknoloji ile bir tersane, demiryolu projesi veya boru hattı uygulamasının beklentileri aynı değildir. Habib Makina olarak 46 yıldır Türkiye sanayisine sektöre özel mühendislik çözümleri sunuyoruz. BDS Maschinen ile 30 yıla dayanan iş ortaklığımız kapsamında; eMAB 450 akülü modellerimizden PipeMAB ve RailMAB serilerine, ProfiUNIQUE özel proje makinelerimizden AirPF 800 kök kaldırma ve AirKF 700 kaynak ağzı açma sistemlerimize kadar uzanan geniş ürün gamımızla, çelik işleme sanayisine yönelik özel delme teknolojilerini yerli üreticilerimizle buluşturmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

Her Sektörün İhtiyacına Özel Delme Teknolojileri
Ağır sanayi projelerinde çalışma koşulları, işlenen malzemenin özellikleri ve üretim süreçleri sektörden sektöre farklılık gösteriyor. Bu nedenle kullanılan delme teknolojilerinin de uygulama alanına göre şekillenmesi gerekiyor. Çelik yapı ve konstrüksiyon projelerinde dar alanlarda çalışmaya imkân veren yatay gövdeli MAB 155 modeli öne çıkarken, seri delme operasyonlarında operatör yükünü azaltan otomatik beslemeli AutoMAB 350 ve AutoMAB 450 modelleri yüksek verimlilik sağlıyor. Demiryolu bakım çalışmalarında yüksek sertlikteki ray çelikleri için geliştirilen RailMAB 915 ve RailMAB 965 serileri tercih edilirken, boru hatları ve petrokimya tesislerinde kavisli yüzeylerde güvenli çalışma olanağı sunan PipeMAB 200 ve PipeMAB 525 modelleri kullanılıyor. Patlayıcı atmosfer bulunan sahalarda AirMAB 5000 pnömatik manyetik matkaplar güvenli çalışma imkânı sağlarken, akülü manyetik matkaplar ve pnömatik kaynak hazırlık sistemleri de şantiye ve montaj sahalarında hareket kabiliyetini artırıyor.
Standartların Ötesinde Mühendislik Çözümleri
BDS’nin ProfiUNIQUE – Made in Germany konsepti kapsamında geliştirilen özel mühendislik çözümleri, standart makinelerin yetersiz kaldığı uygulamalarda projeye özel alternatifler sunuyor. Elektrik altyapısının bulunmadığı sahalar için geliştirilen eMAB 450 kablosuz manyetik matkap, 18V Li-Ion bataryası, kömürsüz motoru ve elektrik gerektirmeyen kalıcı mıknatıs sistemi sayesinde güvenli çalışma imkânı sunuyor. Bataryanın tükenmesi halinde dahi manyetik tutunmasını koruyan sistem; hafif gövdesi, yüksek torku ve değişken hız kontrolüyle özellikle saha uygulamalarında öne çıkıyor.
Özel üretim süreçlerinde kullanılan çift motorlu manyetik matkaplar simetrik delme operasyonlarında işlem sürelerini önemli ölçüde azaltırken, açı ayarlı özel manyetik matkaplar eğimli ve kavisli yüzeylerde hassas delme yapılmasını mümkün kılıyor. Dar montaj alanları için geliştirilen ters motorlu ve uzatılmış stroklu modeller erişim kabiliyetini artırırken, 1000 mm ekstra strok kapasitesine sahip özel sistemler derin profil uygulamalarında tek kurulumla kesintisiz delme imkânı sağlıyor.
Projeye Özel Tasarlanan ProfiUNIQUE Serisi
Habib Makina’nın Türkiye pazarına sunduğu ProfiUNIQUE çözümleri, müşterilerin saha ihtiyaçlarına göre özelleştirilebiliyor. Hızlı bağlama sistemine sahip özel manyetik matkaplar ağır çelik konstrüksiyonlarda ilave aparat gerektirmeden güvenli montaj sağlarken, açılı ayarlanabilir taban yapısına sahip modeller boru ve eğimli yüzeylerde hassas delme yapılmasına olanak tanıyor.
Entegre talaş kesicili sistemler uzun talaş oluşumunu önleyerek güvenli çalışma ortamı oluştururken, pnömatik besleme sistemine sahip modeller sabit ilerleme sayesinde delik kalitesini artırıyor ve kesici takım ömrünü uzatıyor. Dikey kılavuz raylı özel üniteler büyük iş parçalarında çok noktalı delme yapılmasına imkân verirken, özel kelepçe geometrisine sahip sistemler bitmiş parçalarda ilave fikstüre ihtiyaç duymadan kor delme ve hassas frezeleme yapılmasını sağlıyor.
Kaynak Hazırlığında Verimlilik ve İş Güvenliği Bir Arada
Habib Makina’nın ürün gamı yalnızca delme teknolojileriyle sınırlı kalmıyor. Kaynak öncesi ve sonrası yüzey hazırlığı için geliştirilen AirPF 800 pnömatik kök kaldırma makinesi, taşlama işlemi yerine talaş kaldırma prensibiyle çalışıyor. Böylece titreşimi azaltırken toz oluşumunu da minimum seviyeye indiriyor ve iş sağlığı açısından daha güvenli bir çalışma ortamı oluşturuyor.
AirKF 700 pnömatik plaka kaynak ağzı açma sistemi ise C2-C7 arasında ayarlanabilen çalışma açısı sayesinde hem plaka kenarlarında hem de delik içlerinde hassas kaynak ağzı hazırlayabiliyor. Entegre uç soğutma sistemi kesici uç sıcaklığını önemli ölçüde düşürürken, sekiz yönlü kullanılabilen uç tasarımı işletmelere maliyet avantajı sağlıyor.
Doğru Manyetik Matkap Ucu, Maksimum Verim
Özel makinelerden yüksek performans alınabilmesi için doğru kesici takım seçimi büyük önem taşıyor. Habib Makina’nın sunduğu HSS Standard ve HSS-Co manyetik matkap uçları St37 ve St52 gibi genel yapı çeliklerinde ekonomik ve uzun ömürlü çözümler sunarken, paslanmaz çelik, HARDOX ve Weldox gibi yüksek mukavemetli malzemelerde tungsten karbür dişli TCT kesiciler yüksek kesme performansı ve uzun takım ömrü sağlıyor. Sanayide standart olarak kabul edilen 3/4 inç (19 mm) ve 1-1/4 inç (32 mm) Weldon şaft yapısına sahip BDS kesiciler; Euroboor, Alfra, Fein QuickIN ve Rotabroach gibi farklı marka manyetik matkaplarla tam uyum sağlayabiliyor. Çantalı kesici takım setleri ve merkezleme pimi çözümleri ise işletmelerin delik başına maliyetlerini düşürerek verimliliği artırıyor.
Son Yazılar
- Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor Ağustos 17, 2026
- DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi Ağustos 17, 2026
- Habib Makina ve Alman BDS’den Çelik İşleme Sanayisine Özel Delme Teknolojileri Ağustos 17, 2026
- Wilo, EcoVadis’te Rekor Skora Ulaştı Ağustos 14, 2026
- Depreme dayanıklı yapıların gücü su yalıtımından geçiyor Ağustos 14, 2026
- İZODER’DEN 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİNİN 27. YILINDA AÇIKLAMA Ağustos 14, 2026
- Panasonic’in Türkiye’deki ilk showroom’u Antalya’da açıldı Ağustos 14, 2026
- Mitsubishi Electric, M70 ve M700 NC Üniteleri İçin Türkiye’de Yenileme Hizmeti Sunmaya Başladı Ağustos 14, 2026
- Herpa Maden, 2 Adet Komatsu PC700 ile Filosunu Gençleştirdi Ağustos 14, 2026
- Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın net operasyonel geliri yüzde 25 artarak 116 milyon Euro’ya ulaştı Ağustos 14, 2026
- Büyüme odağını stratejik alanlara çeviren Sabancı’dan ilk yarıda güçlü performans Ağustos 14, 2026
- Kimpur, Avrupa Yapı Sektöründeki Konumunu Güçlendiriyor Ağustos 14, 2026
- Yapılarda Yangın Güvenliği İçin Güvenilir Su Kaynağı Şart Ağustos 13, 2026
- Geberit boru sistemleri, endüstriyel tesislerde kritik hatlar için güvenilir ve uzun ömürlü altyapı sağlıyor Ağustos 13, 2026
- Systemair Türkiye, küresel üretim ve inovasyon üssü rolüyle uzmanlığını geliştiriyor Ağustos 13, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak











