GENEL
Gaziantep’in İlk İş ve Yaşam Merkezi RAMS Türkiye’den
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
RAMS Türkiye, yeni projesi RAMS City Gaziantep ile şehre ilk iş ve yaşam merkezini kazandırıyor. 2026 yılında tamamlanacak proje, Gaziantep’in kültürel zenginlikleri ile modern yaşamın ihtiyaçlarını bir araya getirerek şehrin çehresini değiştirmeye hazırlanıyor.
Dünya çapındaki 36 yıllık deneyimiyle, bugüne kadar 4 milyon metrekarelik yaşam alanı tamamlayan RAMS Türkiye, Gaziantep’e değer katacak yeni projesi için kolları sıvadı. Türkiye’deki projelerine hız kesmeden devam eden RAMS Türkiye, “RAMS City Gaziantep” ile şehrin iş dünyasına ve yaşam kalitesine yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor.
Gaziantep’in en yoğun ticaret trafiğinin merkezinde yer alan RAMS City Gaziantep, şehrin işlek noktalarına ve ulaşım hatlarına yakınlığı, zengin deneyim alanları ve esnek mimari tasarımı ile iş dünyasına yeni bir ivme kazandırmayı hedefliyor. İş ve sosyal yaşamı tek çatı altında buluşturarak şehrin yeni cazibe merkezi hâline gelecek olan proje, 16 bin 631 metrekare arsa üzerinde konumlanıyor. Proje, 254 adet prestijli ofis ve açık hava mağazalarında seçkin markaların yer alacağı AVM’den oluşuyor. RAMS City Gaziantep, 13 bin 216 metrekarelik peyzaj alanı ile de dikkat çekiyor.
Devran Bülbül: “Gaziantep’i Bölgenin Yeni Cazibe Merkezi Yapmayı Hedefliyoruz”
RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, Gaziantep’e yaptıkları yeni yatırımları hakkında şu açıklamalarda bulundu: “RAMS City Gaziantep projemizle, Gaziantep’e sadece modern bir iş ve yaşam merkezi kazandırmakla kalmıyoruz, aynı zamanda bu tarihi ve dinamik şehrin geleceğine de yatırım yapıyoruz. Gaziantep’in kültürel mirasından ilham alarak, şehre yakışan bir proje tasarladık. 2026 yılında tamamlanacak projemizin, Gaziantep’in sadece ekonomik büyümesine değil, sosyal dokusuna da önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Şehrin kalbine yerleştireceğimiz modern yaşam alanının iş dünyası için yenilikçi çözümler sunmasını ve Gaziantep’i bölgenin yeni cazibe merkezi hâline getirmesini hedefliyoruz. RAMS olarak, her zamanki gibi, en yüksek standartlarda ve en güvenilir yapıları inşa etmeye devam ediyoruz. Bu projeyle birlikte, Gaziantep’e değer katmaya ve şehrin geleceğine yeni bir yön vermeye kararlıyız.”
RAMS City Gaziantep satışa çıkmadan büyük ilgi gördü
Lansman dönemi öncesinde 8 bini aşkın ön talep ile yoğun ilgi gördüklerini belirten Devran Bülbül, “Gaziantep’in şu ana kadar en fazla talep toplayan projesiyiz. RAMS City Gaziantep, bölgenin ticari dinamiklerini değiştireceğinin ve yatırımcılar için şehrin yeni cazibe merkezi olacağının sinyallerini veriyor” dedi.
Bugüne kadar 93 proje tamamladıklarını söyleyen Bülbül, “7 farklı ülkede ülkemizin bayrağını dalgalandırıyoruz. 30 yıldır ülkemize hasretimiz vardı. Çocukluğumuzun geçtiği Gaziantep’e ilk yatırımımızı da 2020 yılında tamamlamıştık. Şimdi şehrimize yakışır bir projeyi daha hayata geçirmek için harekete geçtik” diye konuştu.
Geleceğe Yön Veren Bir Yatırım Fırsatı
RAMS City Gaziantep, 70 bin 740 metrekare inşaat alanı ile şehrin ticaret hayatına yepyeni bir soluk getiriyor. Projede, 55 metrekareden başlayan ticari birimler ve 69 metrekareden başlayıp 770 metrekareye kadar genişletilebilen modüler ofis alanları bulunuyor. Modern ve şık mimarisiyle dikkat çeken projede, isteğe göre birleştirilebilen ve büyütülebilen modüler tasarım konsepti sayesinde farklı ölçekteki firmaların ve yatırımcıların ihtiyaçlarına uygun alanlar sunuluyor. Bu esnek ve modüler tasarım, işletmelerin maksimum verimliliği sağlamasını mümkün kılıyor. İhtiyaca göre şekillendirebilecek alanlar, firmalara işlerini bir üst seviyeye taşıması için olanak tanıyor.
Gaziantep’in hızla büyüyen ekonomik yapısı ve her geçen gün artan ticaret hacmi, bölgenin yeni iş merkezi konumunda yükselen projeyi stratejik bir yatırım hâline getiriyor. Şehrin her yanına kolaylıkla ulaşım imkânı sunan Gaziray’a 200 metre, Gaziantep Adliyesi’ne ise sadece 500 metre mesafede bulunan proje, Şehitkamil ilçesindeki lokasyonuyla bölgenin yatırım alanında yeni bir çekim merkezi olmayı vadediyor.
Modern İş Yaşamının ve Eğlencenin Buluşma Noktası: RAMS City Gaziantep
RAMS City Gaziantep, bünyesindeki ofislere çok yakın mesafedeki sosyal yaşam alanları sayesinde rahatlama, yenilenme ve eğlence imkânlarını bir arada sunuyor. Açık hava konseptli AVM, restoranlar, kafeler, mağazalar, sinema salonu ve çocuk eğlence merkezi gibi sosyal donatıların benzersiz kıldığı Proje, Gaziantep’in eşsiz yemeklerinin yanı sıra yerel ve dünya mutfaklarından en güzel tatların da sunulacağı restoran ve kafelerle şehrin yeni lezzet duraklarından biri olmayı hedefliyor.
Deprem yönetmeliklerine uygun olarak son teknolojiyle inşa edilen RAMS City Gaziantep, sağlık merkezi ve fitness mekânları ile güvenli ve sağlıklı yaşam alanları da vadediyor.
Profesyonellerin buluşma noktası: RAMS Business Club
RAMS City Gaziantep projesi kapsamında hayata geçecek RAMS Business Club, modern iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanmış şık ve fonksiyonel ofis alanlarıyla bölgedeki iş insanları ve girişimciler için benzersiz bir iş ortamı sunmayı hedefliyor. Bu seçkin kulüp, çalışma alanlarının yanı sıra geniş bir profesyonel ağ kurma ortamı sağlayarak, üyelerinin stratejik iş birlikleri geliştirmelerini destekliyor.
RAMS Business Club, Gaziantep iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirerek, bölgenin ticaret ve sanayi dinamiklerine yeni bir soluk getirmeyi amaçlıyor. İş dünyasında itibar kazanmak ve sektörde fark yaratmak isteyen profesyoneller için ideal bir adres olarak konumlanan RAMS Business Club, şehrin en prestijli iş kulübü olmaya hazırlanıyor.
RAMS, “City” Projeleriyle Her Yere 15 Dakika Mesafede
Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan RAMS City Gaziantep; Kazakistan-Almatı’daki RAMS City Kazakistan ve İstanbul’daki RAMS City Haliç projelerinden sonra RAMS’ın üçüncü “City” projesi. RAMS “City” projelerini, her yere 15 dakika mesafede olma konseptini benimseyerek; önemli ulaşım akslarına, hastanelere, eğitim kurumlarına, kültür-sanat merkezlerine erişim kolaylığı sunan, şehrin çekim merkezi yaşam alanları olarak hayata geçiriyor. Modern mimarisi, geniş sosyal olanakları ve çevre dostu yaklaşımlarıyla şehir yaşamına yeni bir soluk getiriyor. RAMS, bu vizyon doğrultusunda, gelecekte de yeni “City” projeleriyle şehirlerin yaşam standartlarını yükseltmeye ve sürdürülebilir, dinamik yaşam merkezleri oluşturmaya devam edecek.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Dış Cephede Bahar Mesaisi Başladı: Binanızı Nucleus ile Geleceğin İklimine Hazırlayın!
Yayınlandı
2 gün önce-
Nisan 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte inşaat sektöründe hareketlilik artarken, mevcut binalarda da dış cephe yenileme çalışmaları hız kazandı. Günümüzün değişen iklim koşullarına karşı yapıları korumak her zamankinden daha kritik bir ihtiyaç haline gelirken, Filli Boya bu sürece Frontier Polymer Technology® ile geliştirdiği Nucleus ile yön veriyor. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek maksimum su iticilik ve nefes alma, kendi kendini temizleme ve yüksek UV direnci özelliklerini “3D Koruma” etkisiyle tek bir üründe sunan Nucleus, binaları bugünden geleceğin zorlu şartlarına hazırlıyor.
Soğuk ve yağışlı kış döneminin ardından hava koşullarının iyileşmeye başladığı bahar ayları, yapı dünyası için en verimli çalışma döneminin kapılarını aralıyor. Havanın ısınmasıyla birlikte bir yandan yeni inşaat projelerinde çalışmalar hızlanırken, diğer yandan mevcut binalarda dış cephe yenileme mesaisi başlıyor. Ancak günümüzde küresel iklim değişikliği nedeniyle yaşanan ani hava olayları, dış cephe boyalarından beklenen performans standartlarını da kökten değiştiriyor. Yazın ortasında yağan şiddetli dolular, gece ve gündüz arasındaki keskin sıcaklık farkları ve yoğunlaşan hava kirliliği karşısında binaların korunması her zamankinden daha güç bir hal alıyor. Filli Boya, bu ihtiyacı öngörerek hayata geçirdiği Nucleus ile hem yeni projelerde hem de yenileme çalışmalarında standartları yukarı taşıyor.

Maksimum Su İticilik ve Nefes Alma
Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek üç temel koruma özelliğini tek bir üründe buluşturan Nucleus, Frontier Polymer Technology® sayesinde binaların ömrünü uzatırken estetik görünümün de kalıcı olmasını sağlıyor. Dünyanın dört farklı kıtasında, en zorlu iklim bölgelerinde test edilerek geliştirilen ürün, içeriğindeki silikon aşılanmış özel polimer teknolojisi sayesinde yapı fiziği için yüksek performans sunuyor. “Maksimum nefes alma” kabiliyetiyle cephedeki nemin hızla tahliye edilmesini sağlarken, “maksimum su iticilik” özelliğiyle de en şiddetli yağışlarda bile cepheyi dayanıklı kılıyor.
Kendi Kendini Temizleme Özelliği
Nucleus’un bütünsel dayanıklılık yaklaşımı, estetiği ve temizliği de bu koruma kalkanının bir parçası haline getiriyor. Ürünün sahip olduğu fotokatalitik özellik, güneşin UV ışınlarını kullanarak yüzeydeki kirleri okside edip parçalıyor ve dış cephenin kendi kendini temizlemesine imkan tanıyor. Bu teknoloji sayesinde binalar, şehir kirliliğine rağmen uzun yıllar boyunca ilk günkü temiz görüntüsünü muhafaza ediyor.
Yüksek UV Direnci ve Kalıcı Renkler
Dış cephelerdeki en büyük zorluklardan biri olan renk solması problemi de Nucleus’un yüksek UV direnciyle çözüme kavuşuyor. Özel pigment yapısı ve “soft parlak” dokusuyla güneşin yakıcı etkilerine karşı renklerini başarıyla koruyan Nucleus, Antalya’nın nemli sıcağından Konya’nın sert karasal iklimine kadar her bölgede binalara modern ve kalıcı bir kimlik kazandırıyor. Yenileme sezonunda yapılarına değer katmak isteyenler için Nucleus, gelişmiş teknolojiyi estetikle birleştirerek geleceğin koruma standartlarını bugüne taşıyor.
GENEL
fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor
Yayınlandı
3 gün önce-
Nisan 16, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
fischer FIS RC II, yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi uygulamaları için yüksek güvenlik, kontrollü uygulama ve uzun hizmet ömrünü bir arada sunan bir kimyasal dübel çözümü olarak öne çıkıyor.
Yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi; taşıyıcı sistem sürekliliğinin sağlanması ve mevcut betonarme elemanlara yeni donatıların güvenle bağlanması açısından kritik bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu bağlantının doğru tasarlanması ve sahada kontrollü şekilde uygulanması, yapının hem taşıma kapasitesi hem de uzun vadeli performansı üzerinde belirleyici rol üstleniyor.
FIS RC II: Filiz Ekimi İçin Geliştirilmiş Kimyasal Dübel Çözümü
Bu çerçevede fischer, filiz ekimi uygulamalarına yönelik geliştirdiği çözümlerle bağlantı detaylarının mühendislik hesaplarıyla uyumlu ve öngörülebilir şekilde tasarlanmasını destekliyor. Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı ise fischer FIS RC II oluyor.
Filiz ekimi uygulamalarında güvenli, kontrollü ve uzun ömürlü performans sunmak üzere geliştirilen FIS RC II; çatlaklı ve çatlaksız betonda filiz ekimi uygulamaları için Avrupa Teknik Değerlendirmesi (ETA) kapsamında tanımlı bir sistemdir. Bu kapsam, ürünün farklı beton koşullarında kullanılmasına ilişkin performans sınırlarının teknik olarak belgelendiğini ortaya koyar.
Sistem, donatı ile beton arasında güvenli aderans sağlayarak yüklerin kontrollü şekilde aktarılmasına imkân tanır. Bu sayede, özellikle taşıyıcı sistem sürekliliğinin yeniden kurulduğu detaylarda bağlantı davranışının tasarım öngörüleriyle örtüşmesine katkı sağlar.
Sismik Onay, Geniş Donatı Aralığı ve Uzun Hizmet Ömrü
FIS RC II’nin sismik onaylı filiz ekimi performansı, özellikle deprem etkilerinin dikkate alındığı projelerde önemli bir güvenlik katmanı oluşturuyor. 8–40 mm arası donatı çaplarına uyumlu yapısı, farklı proje ölçeklerinde ve detay çözümlerinde esneklik sağlıyor. Tozsuz delme uygulamalarıyla uyumluluğu ise sahada hem iş güvenliğini hem de uygulama kalitesini destekliyor.
Hızlı kürlenme özelliği sayesinde bekleme sürelerini azaltan sistem, şantiye programlarının daha verimli yönetilmesine katkı sunuyor. 100 yıl hizmet ömrü hedefiyle geliştirilen FIS RC II, filiz ekimi uygulamalarında yalnızca kısa vadeli taşıma performansını değil; yapıların uzun yıllar boyunca güvenle kullanılmasını da odağına alıyor.
fischer Yenileme ve Güçlendirme Çözümleri
fischer, yenileme ve güçlendirme alanında mevcut yapı stokunun performansını artırmayı hedefleyen uygulamalara sabitleme çözümleri sunuyor. FIS RC II ile filiz ekimi uygulamalarında sağlanan hız ve güvenlik katkısı, yapıların güçlendirilerek depreme dayanıklı hale getirilmesine yönelik bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Deprem Sonrasında Asansörleri Bulut Tabanlı Teknolojiyle Uzaktan Analiz Ediyor
Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite alanında dünyanın öncü şirketlerinden TK Elevator (TKE), asansörlerin depremdeki rolünü yeniden tanımlıyor. TKE’nin ileri teknoloji çözümleri, depremde asansörü güvenli bir tahliye aracına dönüştürüyor.
Türkiye nüfusunun %70’inin deprem riski taşıyan şehirlerde yaşaması, binalardaki güvenlik standartlarını temel bir öncelik haline getiriyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan TK Elevator (TKE) Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, TKE’nin deprem sonrasında binalardan insan tahliyesini kolaylaştıran akıllı teknolojilerini paylaştı.
Akıllı Bina Mobilite Çözümlerine Olan İhtiyaç Artıyor
Türkiye’nin depremselliğine değinen Artuğ Özeren şu değerlendirmede bulundu: “Topraklarımızın %92’si deprem kuşağında yer alırken, nüfusumuzun %70’i bu riskle her an karşı karşıya olan bölgelerde yaşıyor. Ülkemizde şehirleşme hızı çok yüksek. TÜİK verilerinin ortaya koyduğu üzere nüfusun %93’ü şehirlerde yaşıyor. Şehir merkezlerindeki alan kısıtı ve artan maliyetler, dikey yapılaşmayı hızlandırırken, akıllı bina mobilite çözümlerine olan ihtiyacı artırıyor. Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite çözümleri alanında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak, deprem riskinin ve şehirleşme hızının yüksek olduğu ülkemizde kentsel hareketliliği güçlendiren, insanların güvenli erişimini ve yaşam kalitesini artıran yenilikçi teknolojiler geliştiriyoruz.”
Depremde Saniyeler İçinde Tahliye
TKE’nin sismik sensör teknolojisi, depremin ilk dalgalarını algılayarak asansörü anında en güvenli kata yönlendiriyor. Sistem, yolcuların saniyeler içinde tahliyesini sağlarken, önleyici mekanik korumalar sayesinde asansörün yapısal bütünlüğünü muhafaza ediyor. Bu teknoloji, afet sonrası oluşabilecek yüksek maliyetli onarımların ve uzun süreli devre dışı kalma durumlarının önüne geçiyor.
Deprem Sonrası Dijital Check-Up
Deprem sonrası binaların hızla işlevsellik kazanması, özellikle hastaneler, oteller, iş merkezleri ve yüksek katlı konutlar için hayati önem taşıyor. TKE’nin bulut tabanlı Iot platformu MAX, sismik bir olay sonrası teknik bir ekibin binaya ulaşmasına gerek kalmaksızın asansörün durumunu uzaktan analiz edebiliyor. Yapay zeka destekli bu dijital denetim, sistemin güvenli olup olmadığını tespit ederek, kontrollü ve hızlı bir şekilde yeniden devreye alınmasına olanak sağlıyor.
EOX ile Akıllı Kentsel Dönüşüm
Kentsel dönüşümle yenilenen projelerde EOX platformu ile yapım hızı ve enerji verimliliğinin yanı sıra deprem güvenliğini de artırdıklarını belirten Özeren, sözlerini şöyle tamamladı:
“Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede asansörler yapı güvenliğinin merkezinde yer alan kritik bir bileşendir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapım hızını artıran ve ileri teknolojiyi enerji verimliliğiyle buluşturan EOX gibi çözümlerimizle, binaları afet anında hızlı tepki veren akıllı sistemlerle donatıyoruz. Temel hedefimiz, Türkiye’nin yenilenen ve modernizasyonla güçlendirilen yapılarında, sismik güvenliği dijitalleşme ile birleştirerek bir güvenlik standardı haline getirmek.”
Son Yazılar
- Enerji Dönüşümünde Güçlü Adım: Baymak’tan Sürdürülebilir Büyüme Hamlesi Nisan 17, 2026
- Kentsel Dönüşümde Hız ve Performans: Aynı Anda Mümkün Nisan 17, 2026
- Enerji Verimliliğiyle Geleceğin Yapılarını İnşa Ediyor Nisan 17, 2026
- Kentsel Dönüşümde Güvenli ve Sürdürülebilir Yapılar: Su, Isı ve Yangın Yalıtımında Yeni Standartlar Nisan 17, 2026
- Çatı ve Cephe Sistemlerinde Yeni Dönem: Güvenlik, Performans ve Sürdürülebilirlik Nisan 17, 2026
- Dış Cephede Bahar Mesaisi Başladı: Binanızı Nucleus ile Geleceğin İklimine Hazırlayın! Nisan 17, 2026
- fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor Nisan 16, 2026
- TKE’den Akıllı Teknolojiler Nisan 16, 2026
- TERA PORTFÖY YÖNETİM A.Ş. BİRİNCİ PROJE GYF İLE GAYRİMENKUL PROJE GELİRİNE ORTAK OLMA İMKANI Nisan 16, 2026
- İHLAS GAYRİMENKUL’ÜN ISPARTAKULE’DEKİ YENİ PROJESİ BİZİM EVLER 12 SATIŞA ÇIKTI Nisan 16, 2026
- Deprem Güçlendirmede Hafif Ama Güçlü: Kompozit Teknolojiler Nisan 16, 2026
- Yalıtım, Depreme Karşı Sessiz Güç: İzocam’dan Hayati Uyarı Nisan 16, 2026
- Depreme Karşı Sadece Bina Değil, Zemin de Güçlenmeli Nisan 16, 2026
- Depreme Dayanıklı, Sürdürülebilir ve Yüksek Performanslı Yapılar İçin Baumit Çözümleri Nisan 16, 2026
- Depreme Karşı Akıllı Çözümler: Güvenli Yapılar İçin Entegre Cephe ve Yalıtım Sistemleri Nisan 15, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










