Doka Kalıp, Bauma 2025 Fuarı’nda sektöre yenilikçi çözümler sunacak - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Doka Kalıp, Bauma 2025 Fuarı’nda sektöre yenilikçi çözümler sunacak

Yayınlandı

-

Öncü teknolojiler ve dijitalleşmeyle inşaatta verimliliği zirveye taşımayı hedefleyen Doka, Münih’te gerçekleştirilecek fuarda 40’tan fazla ürün ve çözümünü inşaat sektörüyle buluşturacak.

Umdasch Group ve Doka, 7 Nisan’da başlayacak Uluslararası İnşaat, Madencilik Makinaları ve Malzemeleri Fuarı – BAUMA Munich’te, 40’tan fazla öncü, yenilikçi çözümünü sektörün her alanından ziyaretçilere tanıtacak.

Doka, fuardaki 5 bin 300 metrekarelik alanda, FN.420 – FN.423 no’lu standlarında kalıp, iskele ve yapı elemanları alanında çözümlerini sunacak. Ziyaretçiler, beton inşaatını geleceğe uygun hale getirmek, şantiyede verimliliği ve üretkenliği artırmak için tasarlanmış yeni teknolojileri, ürünleri ve malzemeleri deneyimleyebilecek.  

Doka CEO’su Robert Hauser: “Yeni teknolojilerle gerçek değer yaratmaya kararlıyız“

McKinsey 2024 araştırmasına göre, inşaat verimliliği, uzun yıllardır diğer sektörlerin gerisinde seyretti. İmalatta verimlilik 2000-2022 yılları arasında yüzde 90 ve genel ekonomide yüzde 50 artarken, inşaatta yılda sadece yüzde 0,4’e denk gelen yüzde 10’luk bir iyileşme görüldü.

Geleceğin dünün yöntemleriyle inşa edilemeyeceğini vurgulayan Doka CEO’su Robert Hauser, konuya ilişkin şunları söyledi:

“İnşaat sektörü muazzam zorluklarla karşı karşıya. Her şeyden önce üretkenlikteki durgunluğun üstesinden gelmesi gerekiyor. Biz büyük resmin sadece bir parçası olsak da, alanımızda gerçek değer yaratmaya kararlıyız. Yeni teknolojiler ve en önemlisi tüm kalıp sürecinin tutarlı bir şekilde dijitalleştirilmesi yoluyla bunu gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Müşterilerimiz için bunu mümkün kılmak bizim tutkumuz olmalı, daha azı değil.” 

Dünyanın en fazla sera gazı salan sektörlerinden biri olarak inşaat sektörünün artık dönüşmesi gerektiğini belirten Hauser, “CO₂ azaltılmış beton, değişimin temel faktörlerinden biridir ve 2040 yılına kadar net sıfıra ulaşma yönündeki iddialı hedefimiz doğrultusunda daha düşük karbonlu bir inşaat geleceğini desteklemeye kararlıyız. Bu kapsamda akıllı kalıp prototipimizi de böylesine önemli bir fuarda sunmaktan heyecan duyuyoruz” diye konuştu.

Fuarda inşaatın yeni çağına yönelik hedeflerini açıklayacak

Doka’nın büyüyen ürün ve hizmet portföyü, modası geçmiş inşaat uygulamalarını güncelleyerek sektörü geleceğe hazırlıyor. Bauma 2025’te müşterilerinin üretkenliklerini artırmalarına yardımcı olmak üzere tasarlanmış yenilikçi ürün ve çözümlerini sunacak olan Doka, inşaatın bir sonraki çağına yönelik hedeflerini daha da vurgulamak için tamamen dijitalleştirilmiş kalıp süreci vizyonunu açıklayacak.


Doka’nın bu konudaki odak noktası, her zaman ve her yerde tüm kalıplama süreci üzerinde benzersiz şeffaflık ve tam kontrol sağlamak için bağlantılı bir platform aracılığıyla kusursuz süreç entegrasyonu sağlamak şeklinde.

Akıllı Şantiye: İnşaat otomasyonu, robot teknolojileri ve daha fazlası

Yarı otomatik bir kalıp robotu, tamamı dijital olarak kontrol edilen ürünler, beton duvar yapımı için yeni bir çalışma yöntemi ve daha birçok açıdan önem taşıyor. Doka standındaki buna yönelik yeni “akıllı inşaat” bölümü, dış mekan alanında ziyaretçileri bekliyor olacak.

Doka’nın fuarda sunacağı yeni çözümlerinden biri, beton perdelerin inşası için yeni bir yöntem sunan Doka’nın bu amaçlı ürünü LeanForm olacak. Bu ürünü, tıpkı bir montaj hattı gibi, komple kalıp ünitelerinin bir vinç tarafından yerine kaldırılmadan önce güvenli, kontrollü bir iş istasyonunda monte edilmesini sağlayan merkezi bir ön montaj platformu LeanForm, depolama ve çalışma alanları arasındaki mesafenin kısalması, nakliye ihtiyacının en aza indirilmesi, sahada araştırma ve bekleme sürelerinin kısalması gibi pek çok avantaj getiriyor. Doka ayrıca, bir robotun çeşitli bileşenleri mobilize edip ön montaj platformuna yerleştireceği geleceğe bir bakış da sunuyor. 

Geçen fuarda prototip olarak ilk kez görücüye çıkan DokaXbot Lift ise BAUMA 2025 için tamamen yeniden tasarlandı. Sezgisel zemin seviyesinde kullanım, otomatik ince ayarlar ve zemin düzensizliğini telafi etme özelliklerine sahip olan DokaXbot Lift, artık 5,7 metre yüksekliğe kadar kalıp elemanlarının hassas bir şekilde konumlandırılmasını sağlayarak baş üstü çalışmaları daha güvenli ve verimli hale getiriyor. DokaXbot Lift, açık alanda ve ana salondaki canlı gösterilerin bir parçası olarak sergilenecek.

Kalıp çözümlerinin otomasyonunda yeni endüstri standartlarını belirleyen Doka, yeni nesil hareket sistemi FormDrive ile de, yüksek katlı ve altyapı inşaatlarında otomatik kalıp çözümlerinin temelini oluşturuyor. Yüksek katlı sergideki bu yeni sistemin kalbi, tırmanma sistemini kaldırmak ve perde kalıbının tüm hareketlerini yönlendirmek için kullanılan mobil bir kontrol ünitesi. Bu, manuel iş yükünü azaltırken aynı zamanda güvenlik ve üretkenliği de artırıyor.

Akıllı ısıtmalı kalıp prototipi geliştirdi

Doka, yeni ve daha iklim dostu beton karışımlarının yaygınlaşmasını desteklemek için akıllı bir ısıtmalı kalıp prototipi de geliştirdi. Prototip, hedeflenen ısıtma sayesinde CO₂ azaltılmış betonun gecikmeli mukavemet gelişimini hızlandırarak sahada güvenli ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlıyor. Entegre dijital sensörler, sahadaki performansı daha da optimize etmek için gerçek zamanlı beton izlemeye olanak tanıyor. Prototip, araştırma projeleri ve canlı şantiyelerdeki başarılı denemelerin ardından uluslararası fuarda görücüye çıkacak. 

Bu teknolojiyle Doka, kalıbın sadece bir destek yapısından daha fazlası olduğunu kanıtlıyor. Bu, düşük karbonlu betona geçişte ve şantiyelerin karbonsuzlaştırılmasında önemli bir etken.

Doka, döngüsel ekonomi ilkelerini entegre ederek sürdürülebilirlik ve ekonomik verimliliğin bir arada yürüdüğünü de kanıtlıyor. Xlife üst tabaka, tamamen geri dönüştürülmüş plastikten yapılmış bir çekirdeğe sahip ilk Doka kalıp tabakası. Özellikle yüksek dayanıklılık ve çoklu yeniden kullanım döngüleri için tasarlanan bu ürün, malzeme tüketimini ve bakım maliyetlerini azaltarak hem finansal hem de çevresel avantajlar sağlıyor. Kullanım ömrünün sonunda, levha tekrar kullanıma sokulmak üzere kapalı döngü sistemine geri gönderiliyor ve burada yeni levha çekirdeklerine dönüştürülüyor.

DokaXdek, Safeflex ve XT20 kiriş 

Fuarda yer alacak Doka’nın diğer ürünleri arasında DokaXdek, Safeflex ve XT20 kiriş geliyor.

Döşeme kalıbı alanında DokaXdek masa, DokaXdek panel ve DokaXde frame’den oluşan DokaXdek sistem ailesi fuarda en son yeniliklerle sunulacak. Safeflex, hareketli güvenlik ağı ve Safeflex sistemi ile kiriş döşeme kalıbı için yeni bir güvenlik yükseltmesi, hem prekast hem de yerinde beton uygulamalarında stabilite ve güvenlikte yeni standartlar belirliyor.  

Doka ayrıca, verimliliği artırmak için ürün portföyüne yeni bileşenler ekledi. Bunların başında, yüzde 50 daha yüksek yük kapasitesi sunarak yüzde 15’e varan malzeme ve maliyet tasarrufu sağlayan yenilikçi XT20 kiriş geliyor. Yeni özelliklere sahip olmasına rağmen ekstra sağlam XT20, uyumluluktan ödün vermeden bilinen H20 boyutları içinde kalıyor. Ayrıca, yeni Doka Eurex 20 temel zemin desteği, daha yüksek yük taşıma kapasitesini daha düşük ağırlıkla birleştirerek tüm döşeme sistemlerinde daha kolay kullanım ve daha düşük maliyet avantajı sağlıyor.

Doka’nın ürün portföyüne önemli bir ekleme daha yapılıyor. Doka, 2024 yılında monolitik alüminyum kalıp alanında pazar lideri olan Malezya merkezli MFE’yi satın aldı. Şimdi, BAUMA 2025’te Doka, monolitik kalıp teknolojisini ilk kez fuara getiriyor ve modern, yüksek hızlı inşaat üzerindeki etkisini gösteriyor.  

İskelede standartları yükseltiyor

Doka, grubun özel iskele markası AT-PAC ile birlikte, hem inşaat hem de endüstriyel müşteriler için verimliliği ve güvenliği artırmak üzere tasarlanmış yeni iskele çözümlerini sergileyecek. Yeni iskele ürün serilerine ayrılmış bir alanda, inşaat projeleri için Ringlock iskelenin çok yönlülüğünü artıran cephe iskelesi, erişim sistemleri ve genişletilmiş taşıma uygulamalarındaki gelişmeler yer alacak. Bu yeni ürün serileri, ziyaretçilere Bauma fuar alanının nefes kesici panoramik manzarasını sunan standın öne çıkan özelliklerinden biri olan entegre izleme platformuna sahip 30 metrelik etkileyici bir iskele kulesi ile birlikte sergilenecek.

Daha hafif ve çok yönlü taşıma çözümleri

Doka, fuarda en yüksek endüstri standartlarını karşılamak üzere tasarlanan yeni nesil taşıma sistemlerini de sunacak. Dünya çapında görücüye çıkan yeni DokaXshore, 100 kN ayak yükü kapasitesi ile maksimum verimlilik için tasarlanmış hafif, aletsiz bir taşıma sistemi. Bu yenilikçi sistem, montaj hızı, kullanım kolaylığı ve yüksek güvenlik gerektiren projeler için üretildi.

Doka Unikit Ağır Yük İskele Sistemi yüksek yapılar, köprü, tünel, enerji santrali ve endüstriyel şantiyelerde kendini kanıtladı. UniKit, fuarda Doka’nın temel bileşenlerini sergileyeceği iskele kulesi sergisinde ve ürün salonunda sergilenecek. Yakında bu üniversal mühendislik kitinin çok yönlülüğünü artıracak iki büyük yenilik açıklanacak. Yerden çok kısa mesafelerde bile 400 kN’a kadar aktarım yapabilen duvara monte bir destek ve her yükseklikte güvenli erişim ve güvenli bir çalışma alanı sağlayan UniKit Ağır Yük İskele Sistemi’nin Ringlock iskele ile tam entegrasyonu.

Dinamik kapalı sergi aracılığıyla akıllı inşaat

Ziyaretçiler Doka standında ana şirket Umdasch Group ile birlikte paylaşılan dinamik bir kapalı sergi aracılığıyla sürükleyici bir yolculuğa çıkacaklar. Akıllı inşaata adanmış heyecan verici bir açık alan ve çarpıcı Ringlock iskele kulesi de sergide görülebilecek. 7-13 Nisan tarihleri arasında Münih’te gerçekleştirilecek olan etkinlik boyunca 100’den fazla canlı gösteri ‘We Make It Work’ temasını hayata geçirecek. Umdasch Group, fuarda her zamankinden daha güçlü bir şekilde yer alacak. Grup, önde gelen markaları ve uzmanlığı bir araya getirerek yenileme, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme gibi ana temaları tek bir çatı altında birleştiriyor. Ziyaretçiler, bir yapı nesnesinin yaşam döngüsü boyunca entegre çözümler sunan bu bütünsel yaklaşımın inşaatın geleceğini nasıl şekillendirdiğini ilk elden deneyimleyecekler.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yaz aylarında artan gürültü, yaşam alanlarında akustik konfor ihtiyacını öne çıkarıyor

Yayınlandı

-

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre uzarken, trafik, komşu ve çevresel kaynaklı gürültülerin etkisi daha belirgin hale geliyor. Ses yalıtımı, ev ve sosyal yaşam alanlarında konforu ve yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar, insanların günün daha büyük bölümünü ev, ofis, kafe ve benzeri kapalı alanlarda geçirmesine neden oluyor. Bu durum, şehir yaşamının doğal bir parçası olan gürültünün daha yoğun hissedilmesine yol açıyor. Trafik, komşu daireler, bina içi hareketlilik ve çevresel ses kaynakları; yalnızca anlık rahatsızlık yaratmakla kalmıyor, yaşam alanlarının genel konforunu da doğrudan etkiliyor.

Gürültüye uzun süre maruz kalınması, dinlenme kalitesini düşürürken odaklanma ve günlük yaşam performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle modern yaşam alanlarında akustik konfor, yapı kalitesinin önemli bir parçası haline geliyor.

Binalarda doğru şekilde uygulanan ses yalıtımı çözümleri, dış ortamdan gelen seslerin iç mekânlara geçişini azaltırken, aynı zamanda daireler arası ses transferini de sınırlandırıyor. Böylece hem mahremiyet korunuyor hem de daha sakin, dengeli ve verimli yaşam alanları oluşturuluyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle öne çıkan ODE Yalıtım, ısı ve su yalıtımının yanı sıra akustik konforu da odağına alarak yapıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümler sunuyor.

“Akustik konfor, yaşam alanlarının görünmeyen ama en belirleyici unsurlarından biri”

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yaz aylarında kapalı alan kullanımının artmasıyla birlikte ses yalıtımının daha fazla önem kazandığını belirterek şunları söyledi: “Yaz döneminde yaşamın büyük bölümü iç mekânlarda geçiyor ve bu da sesin etkisini daha belirgin hale getiriyor. Dış ortamdan ya da bina içinden gelen gürültü, günlük yaşamın akışını doğrudan etkileyebiliyor. Ses yalıtımı, bu etkinin kontrol altına alınmasında kritik bir rol üstleniyor.”

ODE Yalıtım olarak hedeflerinin yalnızca teknik bir yalıtım çözümü sunmak olmadığını vurgulayan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, yaşam alanlarında konforu bütüncül şekilde ele alıyoruz. Ses yalıtımı da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Doğru çözümlerle gürültü etkisini azaltarak daha sakin, daha konforlu ve daha yaşanabilir mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense Türkiye’nin Büyüme Yolculuğuna Güçlü Atama: Ticari Direktörlük Görevine Ekin Doğan Çomak Getirildi

Yayınlandı

-

Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojileri markası Hisense, Türkiye operasyonlarındaki yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Tüketici elektroniği sektöründe 25 yılı aşkın satış, pazarlama ve ticari yönetim deneyimine sahip Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak atandı.

2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki doğrudan operasyonlarını hayata geçiren Hisense, televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümesini sürdürürken, uzun vadeli hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda sektörün deneyimli yöneticilerinden Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak göreve başladı. Doğan, yeni görevinde Hisense Türkiye’nin satış ve pazarlama stratejilerine, ticari büyüme hedeflerine, kanal yapılanmasına ve iş ortaklarıyla geliştirilecek uzun vadeli iş birliklerine liderlik edecek. Aynı zamanda veri odaklı ticari stratejiler, yeni büyüme fırsatları ve yenilikçi kanal yönetimi yaklaşımlarıyla Hisense’in Türkiye’deki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak, yeni göreviyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, dinamik tüketici yapısı, değişen beklentileri ve yüksek büyüme potansiyeliyle Hisense için stratejik öneme sahip bir pazar. Hisense’in küresel vizyonunu ve teknoloji gücünü, Türkiye pazarına ilişkin yerel bilgi birikimimiz ve tüketici içgörülerimizle buluşturarak kullanıcıların beklentilerine en uygun ürünleri ve marka deneyimini sunmayı hedefliyoruz. Güçlü iş ortaklıkları ve sürdürülebilir kanal yapılanmalarıyla televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümemizi hızlandırırken, önümüzdeki dönemde genişleyecek ürün portföyümüzle Hisense deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı amaçlıyoruz. Uzun vadeli bakış açımız ve kullanıcı odaklı yaklaşımımızla, Hisense’in Türkiye’deki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sunacağımıza inanıyorum.”

Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ekin Doğan Çomak, 25 yılı aşkın profesyonel kariyeri boyunca teknoloji ve tüketici elektroniği sektörlerinde faaliyet gösteren global markalarda önemli başarılara imza atmıştır. Farklı ürün gruplarının pazara giriş stratejilerinin oluşturulması, marka konumlandırması, ticari büyüme planlarının geliştirilmesi ve satış-pazarlama organizasyonlarının güçlendirilmesi süreçlerine liderlik etmiştir.

Tüketici elektroniği ürünlerinin yanı sıra kurumsal çözümler alanında da kapsamlı deneyime sahip olan Çomak; kanal geliştirme, stratejik iş ortaklıklarının yönetimi, veri odaklı ticari planlama ve sürdürülebilir büyüme odaklı iş modellerinin oluşturulması konularında önemli katkılar sağlamıştır. Kariyeri boyunca birçok uluslararası liderlik programına katılan ve küresel ölçekte satış performansı, proje yönetimi ve en iyi uygulamalar alanındaki başarılarıyla çok sayıda ödüle layık görülen Çomak, farklı pazarlarda elde ettiği deneyim ve stratejik bakış açısıyla sektörün öne çıkan yöneticileri arasında yer almaktadır.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Geleceğin şehirlerini görünmeyen altyapılar şekillendirecek

Yayınlandı

-

Artan nüfus, hızlanan kentleşme ve dijitalleşme, dünya genelinde yapılaşma hızını artırırken, şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını da yeniden şekillendiriyor. Konutlardan hastanelere, veri merkezlerinden üretim tesislerine kadar farklı kullanım alanlarında hayata geçirilen yeni projelerde artık yalnızca inşaat süreci değil, yapıların onlarca yıl boyunca nasıl işletileceği de proje başarısının önemli kriterleri arasında yer alıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı Altyapıda Yaşam Döngüsü Yaklaşımının Uygulanması (Implementing a Lifecycle Approach to Infrastructure) raporuna göre, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel yapı stoku yaklaşık iki katına çıkacak ve toplam 241 milyar metrekare yeni yapı inşa edilecek. Bu büyüme, yaklaşık her ay New York büyüklüğünde yeni bir şehrin dünya yapı stokuna eklenmesi anlamına geliyor. Rapor, 2050 yılına kadar ihtiyaç duyulacak altyapının dörtte üçünün ise henüz inşa edilmediğine dikkat çekiyor. [1]

Bu büyüme yalnızca daha fazla yapı üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve altyapı sistemlerinin uzun yıllar yüksek performansla çalışması da her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışı da değişiyor. Yapıların çevresel performansı kullanılan yapı malzemelerine ek olarak, kullanım ömrü boyunca ortaya koyduğu performansla birlikte değerlendiriliyor.

Yaşam döngüsü yaklaşımı öne çıkıyor
Dünya Ekonomik Forumu, altyapı yatırımlarında “yaşam döngüsü yaklaşımının” benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yapıların tasarım ve inşaat süreçleriyle birlikte, işletme, bakım, onarım ve kullanım ömrü sonrasını da kapsıyor. Böylece ilk yatırım maliyetinin yanı sıra enerji tüketimi, bakım ihtiyacı, kaynak kullanımı ve uzun vadeli işletme performansı da yatırım kararlarının önemli bir parçası haline geliyor.

Yapıların uzun vadeli performansında mekanik altyapı sistemlerinin kritik rol oynadığını belirten Masdaf CEO’su Erhan Özdemir ise şunları söyledi: “Bugün bir yapının başarısı yalnızca mimarisiyle ya da kullanılan yapı malzemeleriyle ölçülmüyor. Yapının yaşamı boyunca enerji ve suyu ne kadar verimli kullandığı, bakım süreçlerinin ne kadar doğru planlandığı ve altyapı sistemlerinin ne kadar güvenilir çalıştığı da en az inşaat süreci kadar önemli. Önümüzdeki yıllarda bu yaklaşımın tüm yeni yapı projelerinde standart hale geleceğini öngörüyoruz.”

“Görünmeyen altyapılar sürdürülebilirliğin temelini oluşturuyor”
Isıtma, soğutma, temiz su temini, atık su yönetimi, basınçlandırma ve yangın güvenliği gibi mekanik sistemlerin yapıların enerji performansı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Özdemir, doğru mühendislik çözümlerinin yalnızca işletme maliyetlerini düşürmekle kalmadığını, yapıların çevresel etkisini azaltmada da önemli rol oynadığını ifade etti.

Özdemir, “Bir pompa sisteminin gerçek maliyeti satın alma aşamasında değil, kullanım ömrü boyunca ortaya çıkıyor. Bu nedenle bugün enerji verimliliği yüksek ekipmanların tercih edilmesi, doğru projelendirme yapılması ve sistemlerin ihtiyaca uygun tasarlanması büyük önem taşıyor. Yaşam döngüsü boyunca daha az enerji tüketen, daha uzun ömürlü ve daha düşük bakım ihtiyacına sahip sistemler hem yatırımcılar hem de çevre açısından önemli kazanımlar sağlıyor” dedi.

Masdaf, geliştirdiği yüksek verimli pompa teknolojileri ve mühendislik çözümleriyle konutlardan ticari binalara, hastanelerden sanayi tesislerine kadar farklı yapılarda enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, yapıların yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir performans göstermesini destekliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler