DiafonBox ile kablo ve cihaz değiştirmeye gerek kalmadan tüm evler akıllanacak - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

DiafonBox ile kablo ve cihaz değiştirmeye gerek kalmadan tüm evler akıllanacak

Yayınlandı

-

1989’da kurulduğundan bu yana İstanbul’da ürettiği yüksek katma değerli ürünleri dünya pazarına sunan Multitek, diyafon- interkom pazarında dinamikleri değiştirecek yeni ürünü DiafonBox’ı kamuoyuna sundu. Hem yazılımı hem de donanımı Multitek mühendisleri tarafından geliştirilen DiafonBox, diyafon sistemlerinde bir ilk olma özelliği taşıyor ve sektöründe çığır açıyor. Yeni ürün, apartman içi haberleşme sistemi bulunan her türlü konutun kablo ve cihaz değiştirmeye gerek kalmadan akıllı evlere dönüşmesini sağlıyor.

Multitek Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Ece Demirkol ‘’35 yıllık deneyime sahip bir Ar-Ge şirketi olarak, akıllı ev pazarında kendi donanım ve yazılım mühendislerimizle çok önemli bir değişime imza attık. İlk etapta 250 bin konutun dönüşümüne imza atmayı hedefliyoruz’’ dedi.

Multitek Yönetim Kurulu Üyesi Erman Demirkol ise akıllı interkom pazarında Multitek’in Türkiye’de pazar lideri olduğunu belirterek ‘’ DiafonBox ihracatımıza da büyük katkı sağlayacak. Özellikle Avrupa pazarında büyük ilgi görmesini bekliyoruz. Çünkü orada konut stoğu oldukça eski ancak akıllı ev sistemlerine olan talep artıyor. DiafonBox şu anda bu ihtiyacı karşılayacak en iyi ürün.’’ dedi.

31 Ağustos, İstanbul

1989’dan bu yana apartman-konut içi haberleşme sistemleri konusunda öncü olan, yüzde 100 yerli üretim yapan ve Türkiye’deki tek akıllı interkom üreticisi Multitek yeni ürünü DiafonBox ile kablo ve cihaz değiştirmeye gerek kalmadan tüm evler akıllandıracak.

Multitek Genel Müdürü Ece Demirkol, DiafonBox’ın 3 yıla dayanan bir ar-ge çalışmasının ürünü olduğunu ifade ederek, diyafon pazarında bir ilk olduğunu söyledi. Demirkol ‘’ DiafonBox apartman içi haberleşme sistemlerinde bir devrim yapıyor.Bu ürünü eski veya yeni kurulan analog interkom sistemlere takılan bir teknoloji dönüştürücü cihazı olarak düşünebilirsiniz. DiafonBox’ın takıldığı diyafon/interkom sistemleri cep telefonu üzerinden kontrol edilebilir hale geliyor. Kapı çaldığında çağrı anında tüm aile bireylerinin cebine geliyor, yanıtlayan kişi cep telefonu üzerinden kapı ile görüntülü konuşup kapı kilidini açabiliyor. Böylece binada kablo ve cihaz değiştirmeye gerek kalmadan mobil bir interkom sistemi kuruluyor. Akıllı ev cihazları ile genişletilebilen sistem ile düşük donanım maliyetiyle evler akıllı hale geliyor.’’ dedi.

Yüksek teknoloji üretiyoruz!

Multitek IP interkom ürünlerinin Android işletim sistemine sahip son derece gelişmiş teknolojik ürünler olduğunu vurgulayan Ece Demirkol, Multitek’in yerli bir Ar-Ge şirketi olduğunu ve bu odakla hareket ettiğini belirterek ‘’Ar-ge bizim için bir tutku demek. 2017 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge merkezi olarak nitelendirilen alanımızdaki ilk firma olduk. Her yıl en az 2 adet TÜBİTAK/TEYDEB projesi gerçekleştiriyoruz. Sektörün geleceğini belirleyen teknolojiler geliştirmek, kullanıcıların hayatlarına konfor ve güvenlik katan yeni teknolojiler üretmek işimizin en keyifli yanı. Örneğin Akıllı IP interkom ve bulut tabanlı IP interkom projelerimiz birçok ödüle layık görülen projeler oldu. Büyük ticari başarı da gösteren akıllı interkom bugün global firmalarla yarışıyor, hatta teknoloji olarak dünya standartları ayarında yer alıyor. IP interkomlarımız neredeyse bir akıllı telefon gibi. Bunu Türkiye’de yapabilen bir rakibimiz yok. Dünyada ise yapan çok fazla şirket yok. Şimdi Diafonbox ile rakiplerimizin de önüne geçtik’’ diye konuştu.

Akıllı posta kutusu!

DiafonBox’ın patentli bir ürün olduğunu ifade eden Demirkol, ‘’DiafonBox ürünü ile yaratacağımız yeni pazar ile mevcut müşterilerimize yeni hizmetler sunmayı hedefliyoruz. Akıllı interkom tarafında ise pazar liderliğini sürdüreceğiz. Bulut tabanlı analog ve IP ürünlerimize yenilikçi hizmetler sunmaya devam edeceğiz. Yenilikçi teknolojilerimizden biri de Akıllı Posta Kutusu. İngiltere’den gelen bir talep üzerine geliştirdiğimiz bu ürün için yine İngiltere’de bir şirket kurduk. Global pazarlarda daha etkin bir rol almayı ve global bir marka olarak tanınmayı hedefliyoruz. Uzun vadede akıllı bina teknolojileri sektöründe lider konumumuzu sürdürerek, Ar-Ge faaliyetlerine yatırım yapmayı sürdüreceğiz.’’ dedi.

Akıllı ev pazarı büyüyor

Dünyada akıllı ev pazarının 81 milyar dolar, Türkiye’de ise 100 milyon dolar civarında olduğunu ifade eden Demirkol, bu pazarın her yıl ortalama yüzde 10 büyüdüğünü söyledi. Türkiye’de akıllı bina ve akıllı ev tarafında penetrasyonun henüz oldukça düşük olduğunu söyleyen Demirkol ‘’ Uzun yıllardır dünyada ve Türkiye’de yaygın olarak kullanılan diafonlar, kentsel yaşamın ve dijitalleşmenin getirdiği yeni ihtiyaçlar nedeniyle büyük bir dönüşüm geçiriyor. Akıllı ev sistemleri, bina otomasyonları, güvenlik ve uzaktan erişim talebi bu dönüşümü zorunlu kılıyor. Akıllı ev platformlarına bağlanabilen, kullanıcıların, erişimini uzaktan kontrol etmesine ve izlemesine olanak sağlayan interkomlar gün geçtikçe daha popüler oluyor. Multitek’in akıllı interkom sistemleri, apartman ve site sakinlerinin hayatını kolaylaştırmak için tasarlandı. Bugün 1 milyonun üzerinde konutta Multitek ürünlerini görebilirsiniz. Diafonbox ürünümüz ile de ilk etapta 250 bin konutun dönüşümünü sağlamayı hedefliyoruz’’ dedi.

Kilo başına ihracat 200 dolar

Multitek Yönetim Kurulu Üyesi Erman Demirkol ise Ar-Ge’ den üretime, satıştan satış sonrası desteğe 200 kişilik bir ekiple uçtan uca hizmet verdiklerini belirtti. Analog interkom, akıllı interkom, telefon santralleri ve yangın alarm sistemleri dahil yaklaşık 250 adet farklı ürünleri olduğunu söyleyen Demirkol ‘’ Farklı akıllı ev protokolleriyle birlikte çalışabilen interkom ürünlerimiz birçok projede güvenle kullanılıyor. Türkiye’nin markalı konut üreticilerinin de ilk tercihi Multitek. Kamuoyunda bilinen markalı konutların çoğu Multitek ürünlerini kullanmakta.’’ dedi

Türkiye’de geniş bir bayi ağıyla hizmet verdiklerini ifade eden Erman Demirkol, Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesine de ihracat yaptıklarını söyledi. Demirkol ‘’ Türkiye’nin kilo başına ihracatı 2023 yılında 1,67 dolar. Elektrik elektronikte bu değer 6 dolar civarında. Bizim ana üretimimiz olan IP interkomda ise 200 dolar. Multitek olarak; 35 yıllık sektör tecrübemizi bulut tabanlı yeni teknolojiler ile birleştirerek katma değeri yüksek ürünler üretiyoruz. Şu anda ciromuzun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan ihracat aktivitelerimizin, 2025 sonu itibariyle %15’e yükselmesini bekliyoruz. Diafonbox’ın bu konuda büyük katkısı olacak. Özellikle Avrupa pazarında büyük ilgi görmesini bekliyoruz. Çünkü orada konut stoğu oldukça eski ve akıllı ev sistemlerine olan talep artıyor. Diafonbox şu anda bu ihtiyacı karşılayacak en iyi ürün.’’ dedi.

900 TL den başlayan akıllı ev özelliği

DiafonBox’ın fiyatı hakkında da bilgi veren Erman Demirkol, ürünün ömür boyu lisans ücreti dahil apartman paketinde daire başına fiyatının 900 TL civarında olduğunu açıkladı. Demirkol “Bu fiyata kapıdan yapılan çağrıların dünyanın neresinde olursanız olun cep telefonunuza gelmesi dahil. Eğer dairenize aynı zamanda akıllı ev özelliği kazandırmak istiyorsanız bir kerelik ödenecek tutar kullanılan cihaz sayısına bağlı olmakla beraber 10-12 bin lira civarında. Buna hırsıza karşı eklenecek dedektörler dahil. Cepten kumandayla kombinizi kontrol ederek bir senede bu masrafınızı doğal gaz tasarrufu ile telafi edebilirsiniz. DiafonBox olmadan aynı özelliklere sahip akıllı ev, en az 2-3 bin dolarlık maliyet gerektirir.’’ diye konuştu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor

Yayınlandı

-

fischer FIS RC II, yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi uygulamaları için yüksek güvenlik, kontrollü uygulama ve uzun hizmet ömrünü bir arada sunan bir kimyasal dübel çözümü olarak öne çıkıyor.

Yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi; taşıyıcı sistem sürekliliğinin sağlanması ve mevcut betonarme elemanlara yeni donatıların güvenle bağlanması açısından kritik bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu bağlantının doğru tasarlanması ve sahada kontrollü şekilde uygulanması, yapının hem taşıma kapasitesi hem de uzun vadeli performansı üzerinde belirleyici rol üstleniyor.

FIS RC II: Filiz Ekimi İçin Geliştirilmiş Kimyasal Dübel Çözümü

Bu çerçevede fischer, filiz ekimi uygulamalarına yönelik geliştirdiği çözümlerle bağlantı detaylarının mühendislik hesaplarıyla uyumlu ve öngörülebilir şekilde tasarlanmasını destekliyor. Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı ise fischer FIS RC II oluyor.

Filiz ekimi uygulamalarında güvenli, kontrollü ve uzun ömürlü performans sunmak üzere geliştirilen FIS RC II; çatlaklı ve çatlaksız betonda filiz ekimi uygulamaları için Avrupa Teknik Değerlendirmesi (ETA) kapsamında tanımlı bir sistemdir. Bu kapsam, ürünün farklı beton koşullarında kullanılmasına ilişkin performans sınırlarının teknik olarak belgelendiğini ortaya koyar.

Sistem, donatı ile beton arasında güvenli aderans sağlayarak yüklerin kontrollü şekilde aktarılmasına imkân tanır. Bu sayede, özellikle taşıyıcı sistem sürekliliğinin yeniden kurulduğu detaylarda bağlantı davranışının tasarım öngörüleriyle örtüşmesine katkı sağlar.

Sismik Onay, Geniş Donatı Aralığı ve Uzun Hizmet Ömrü

FIS RC II’nin sismik onaylı filiz ekimi performansı, özellikle deprem etkilerinin dikkate alındığı projelerde önemli bir güvenlik katmanı oluşturuyor. 8–40 mm arası donatı çaplarına uyumlu yapısı, farklı proje ölçeklerinde ve detay çözümlerinde esneklik sağlıyor. Tozsuz delme uygulamalarıyla uyumluluğu ise sahada hem iş güvenliğini hem de uygulama kalitesini destekliyor.

Hızlı kürlenme özelliği sayesinde bekleme sürelerini azaltan sistem, şantiye programlarının daha verimli yönetilmesine katkı sunuyor. 100 yıl hizmet ömrü hedefiyle geliştirilen FIS RC II, filiz ekimi uygulamalarında yalnızca kısa vadeli taşıma performansını değil; yapıların uzun yıllar boyunca güvenle kullanılmasını da odağına alıyor.

fischer Yenileme ve Güçlendirme Çözümleri

fischer, yenileme ve güçlendirme alanında mevcut yapı stokunun performansını artırmayı hedefleyen uygulamalara sabitleme çözümleri sunuyor. FIS RC II ile filiz ekimi uygulamalarında sağlanan hız ve güvenlik katkısı, yapıların güçlendirilerek depreme dayanıklı hale getirilmesine yönelik bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TKE’den Akıllı Teknolojiler

Yayınlandı

-

Deprem Sonrasında Asansörleri Bulut Tabanlı Teknolojiyle Uzaktan Analiz Ediyor

Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite alanında dünyanın öncü şirketlerinden TK Elevator (TKE), asansörlerin depremdeki rolünü yeniden tanımlıyor. TKE’nin ileri teknoloji çözümleri, depremde asansörü güvenli bir tahliye aracına dönüştürüyor.

Türkiye nüfusunun %70’inin deprem riski taşıyan şehirlerde yaşaması, binalardaki güvenlik standartlarını temel bir öncelik haline getiriyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan TK Elevator (TKE) Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, TKE’nin deprem sonrasında binalardan insan tahliyesini kolaylaştıran akıllı teknolojilerini paylaştı.

Akıllı Bina Mobilite Çözümlerine Olan İhtiyaç Artıyor 

Türkiye’nin depremselliğine değinen Artuğ Özeren şu değerlendirmede bulundu: “Topraklarımızın %92’si deprem kuşağında yer alırken, nüfusumuzun %70’i bu riskle her an karşı karşıya olan bölgelerde yaşıyor. Ülkemizde şehirleşme hızı çok yüksek. TÜİK verilerinin ortaya koyduğu üzere nüfusun %93’ü şehirlerde yaşıyor. Şehir merkezlerindeki alan kısıtı ve artan maliyetler, dikey yapılaşmayı hızlandırırken, akıllı bina mobilite çözümlerine olan ihtiyacı artırıyor. Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite çözümleri alanında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak, deprem riskinin ve şehirleşme hızının yüksek olduğu ülkemizde kentsel hareketliliği güçlendiren, insanların güvenli erişimini ve yaşam kalitesini artıran yenilikçi teknolojiler geliştiriyoruz.”

Depremde Saniyeler İçinde Tahliye

TKE’nin sismik sensör teknolojisi, depremin ilk dalgalarını algılayarak asansörü anında en güvenli kata yönlendiriyor. Sistem, yolcuların saniyeler içinde tahliyesini sağlarken, önleyici mekanik korumalar sayesinde asansörün yapısal bütünlüğünü muhafaza ediyor. Bu teknoloji, afet sonrası oluşabilecek yüksek maliyetli onarımların ve uzun süreli devre dışı kalma durumlarının önüne geçiyor.

Deprem Sonrası Dijital Check-Up

Deprem sonrası binaların hızla işlevsellik kazanması, özellikle hastaneler, oteller, iş merkezleri ve yüksek katlı konutlar için hayati önem taşıyor. TKE’nin bulut tabanlı Iot platformu MAX, sismik bir olay sonrası teknik bir ekibin binaya ulaşmasına gerek kalmaksızın asansörün durumunu uzaktan analiz edebiliyor. Yapay zeka destekli bu dijital denetim, sistemin güvenli olup olmadığını tespit ederek, kontrollü ve hızlı bir şekilde yeniden devreye alınmasına olanak sağlıyor.

EOX ile Akıllı Kentsel Dönüşüm

Kentsel dönüşümle yenilenen projelerde EOX platformu ile yapım hızı ve enerji verimliliğinin yanı sıra deprem güvenliğini de artırdıklarını belirten Özeren, sözlerini şöyle tamamladı:

“Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede asansörler yapı güvenliğinin merkezinde yer alan kritik bir bileşendir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapım hızını artıran ve ileri teknolojiyi enerji verimliliğiyle buluşturan EOX gibi çözümlerimizle, binaları afet anında hızlı tepki veren akıllı sistemlerle donatıyoruz. Temel hedefimiz, Türkiye’nin yenilenen ve modernizasyonla güçlendirilen yapılarında, sismik güvenliği dijitalleşme ile birleştirerek bir güvenlik standardı haline getirmek.”

Okumaya Devam Et

GENEL

TERA PORTFÖY YÖNETİM A.Ş. BİRİNCİ PROJE GYF İLE GAYRİMENKUL PROJE GELİRİNE ORTAK OLMA İMKANI

Yayınlandı

-

Tera’dan 100 bin liraya konuta yatırım fırsatı

Türkiye’nin önde gelen portföy yönetim şirketi Tera Porföy, menkul kıymet fonlarındaki performansını ve tecrübesini gayrimenkul sektörüne taşıyor. Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (TN1), nitelikli yatırımcılara minimum 100 bin liralık katılım payı ile gayrimenkul proje gelirine ortak olma fırsatı sunuyor.

Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen “Grubumuzun ilk proje gayrimenkul yatırım fonu TN1, yatırımcıların gayrimenkul sektöründeki yatırımlara erişimini kolaylaştıracak. TN1’in ilk projesi Sancak Dora olacak. Fon, bünyesinde yeni projeleri de hayata geçirerek sürekliliği olan bir fon olacak” dedi.

Türkiye’nin finans alanında yenilikçi ve öncü gruplarından Tera, gayrimenkul yatırımlarında erişimi kolaylaştıran yeni modeli hayata geçiriyor. Tera Grubu şirketlerinden Tera Portföy, ilk proje gayrimenkul yatırım fonu olan Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nu (TN1) minimum 100 bin lira katılım bedeliyle nitelikli yatırımcılara sundu. TN1, kurumsal ve bireysel tüm nitelikli yatırımcılara hitap ediyor. Diğer Proje GYF’lere göre katılım tutarının düşük tutulduğu fon, yeni bir bakış açısıyla alım tarafında daha esnek, daha fazla yatırımcıya hitap eden, tek bir projeye değil başka projelere de yatırım yapan bir yapıda olacak.

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF’nin ilk projesi, İstanbul’un yükselen değeri Sancaktepe’deki Sancak Dora Projesi olacak. Sancak Dora Projesi, Tera güvencesinde, yaklaşık 7 bin metrekare arsa üzerinde 218 bağımsız bölümden oluşan bir projedir. 

Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, “Tera Grubu olarak yeni yatırım araçları geliştirerek bireysel yatırımcılara sunmayı hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda ilk proje GYF’mizi hayata geçiriyoruz. Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF’nin diğer GYF’lerden birçok farkı olacak. Özellikle biz yeni projeleri TN1’e dahil ederek sürekliliği olan bir fon oluşturacağız” dedi.

TN1’İ ÖNE ÇIKARAN ÖZELLİKLERİ 

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Temmuz 2024 tarihinde yayımladığı tebliğ ile proje gayrimenkul yatırım fonları kurulmasının önünü açarak, konut üretimini artıracak yeni stratejik hamle yaptı. Yeni düzenleme ile fonların doğrudan proje geliştirme faaliyetlerine yatırım yapılabilmesi sağlanırken, bugüne kadar 42 adet proje gayrimenkul yatırım fonu nitelikli yatırımcılara sunuldu.

Toplam 250 milyar TL’yi aşan portföy büyüklüğüyle mevduat banka grupları dışındaki portföy yönetim şirketleri içinde ilk sırada yer alıyoruz. Tera Porföy’ün ilk proje gayrimenkul yatırım fonunu kategorideki diğer fonlardan ayıran birçok özellik bulunuyor. Emre Tezmen, TN1 fonuyla ilgili şunları söyledi: “Diğer GYF’ler genelde belirli dönemlerde alım satıma açık. Bizim fon TN1, her gün alıma açık olacak. Diğer GYF’ler genelde yüksek katılım tutarı ve sınırlı yatırımcıya sahip. Biz katılım tutarını düşük tuttuk. 100 bin lirası olan nitelikli yatırımcı doğrudan fon alabilecek. Dolayısıyla yatırımcı sayısı fazla olacak.” 

TÜM SÜRECE ORTAK OLUNUYOR

“Tera olarak, yatırım fonlarımızdaki performansımızı ve tecrübemizi gayrimenkul tarafına taşıyarak yatırımcılarımıza yeni bir yatırım alternatifi sunuyoruz” diyen Emre Tezmen süreci şöyle anlattı: “Tera olarak, süreci başından sonuna kadar profesyonel şekilde yönetiyoruz. Yani projenin sahibi fon. Yatırımcı operasyonel hiçbir yük almadan, bir gayrimenkul projesinin hem yatırımcısı hem ortağı oluyor. Yatırımcı arsa alımından projenin satışına kadar olan tüm sürecin kazancına ortak oluyor. Hem proje geliştirme kârı hem de konut satışı geliri elde ediyor.”

Sancak Dora projesinin toplam büyüklüğünün yaklaşık 3 milyar lira olacağını belirten Tezmen, gerekli resmi izinlerle birlikte inşaata başlamayı ve 18 ay gibi kısa sürede projeyi tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Tezmen “Bu fonumuza sürekli yeni projeleri ekleyeceğiz. Şu anda Türkiye genelinde görüştüğümüz şirketler ve arsa sahipleri var. Projelerini, arsalarını Tera ile geliştirmek istiyorlar” dedi. 

ALIM-SATIM NASIL OLACAK?

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda minimum katılım tutarında alt limit düşük tutuldu. 100 bin TL’si olan nitelikli yatırımcılar alım talimatı verdiğinde işlem ertesi gün gerçekleşecek. Fon’dan 2 yıl öncesinde çıkan yatırımcılardan yasal düzenlemeler dahilinde yüzde 17,5 stopaj vergisi alınırken erken çıkış komisyonu da yüzde 20 olarak belirlendi. Fon 2 yıl elde tutulduğunda ise stopaj sıfırlanıyor.

FONA SÜREKLİ YATIRIMCI ALIMI YAPILACAK

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nun (TN1) değerleme süreciyle ilgili bilgi veren Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ethem Umut Beytorun, fonda uzun süre kalanların avantajlı olacağını söyledi. Beytorun, şunları ekledi: “TN1, diğer fonlarda olduğu gibi satışa kapanmayacak, sürekli giriş imkânı olacak. Fonda katılım pay tutarı 100 bin lira olacak. Her ay proje ilerleme raporu hazırlanarak, fonun pay fiyatı güncellenecek. Üçüncü yıldan itibaren de katılımcılara ayrıca kar payı dağıtılacak. Mevzuat gereği fonda iki yıldan uzun süre kalanlar için stopaj sıfıra düşüyor. Erken çıkanlar için de komisyon söz konusu. Uzun vadeli düşünen yatırımcılar kazançlı çıkacak.”

‘KAZANAN YATIRIMCI OLACAK’

TN1’in yatırımcılarından FCR GYO’nun Yönetim Kurulu Başkanı Fecri Koça “Türkiye’de bugüne kadar gayrimenkul tarafında kazanan taraf genellikle arsa sahibi ve müteahhit oluyordu. Ancak Sayın Emre Tezmen’in fikri ile kurulan bu fon, bu anlayışa farklı bir bakış açısı getiriyor. Arsa sahibi ve müteahhidin kazandığı bu yapıya bir anlamda yeni bir çağrı yapılıyor ve bundan sonraki süreçte bu kazanç artık yatırımcıya da açılıyor” dedi.

Peker GYO Genel Müdürü Ramazan Işık da şunları söyledi: “Sancak Dora, Peker GYO olarak içinde yer aldığımız ve kesinlikle inandığımız bir proje. İstanbul’un hızla gelişen bölgelerinden olan Sancaktepe’deki bu lokasyonu çok öncesinden doğru değerlendirdik. Projenin potansiyelini gördük. Emre Bey’in ortaya koyduğu ve sektörde öncü olan fon modelini ise ayrıca değerli buluyorum. Biz bu modelin içinde hem proje ortağı hem de inanan taraf olarak yer alıyoruz. Gayrimenkul Türkiye’de her zaman kazandıran bir yatırım aracı oldu. Bu yapının onu çok daha geniş bir kitleye açacağına inanıyoruz.”

PROJE GYF’LER KONUT ARZINA KATKI SAĞLIYOR

Gayrimenkul yatırım fonları (GYF) yatırımcılar için düşük miktarlarla gayrimenkul yatırımı yapma imkânı sağlıyor. 2014’te SPK’nın özel tebliğiyle temeli atılan GYF’ler ile yatırımcılar, konut, otel, veya ticari mülkler gibi gayrimenkullere yatırım yapabiliyor. Bu fonlarla gayrimenkul yatırımı yapıldığında yatırımcının tapuyla, vergi dairesiyle veya sigorta işlemleriyle uğraşması gerekmiyor.

Geleneksel gayrimenkul yatırım fonlarının portföylerinde sadece bitmiş gayrimenkuller bulunurken, proje GYF’ler ise henüz geliştirilmemiş veya geliştirme aşamasındaki projelere yatırım yaparak ülkedeki konut açığının kapatılmasına katkı sağlıyor. SPK mevzuatı gereği fon, topladığı kaynağın yüzde 80’ini takvim yılı sonuna kadar gayrimenkule yatırmak zorunda. Mevcut mevzuat ve düzenleyici sistemler çerçevesinde Proje GYF’ler güvenli yatırım yapıları konumuna gelirken gayrimenkul projelerinin finansmanında etkin “can suyu” özelliği taşıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye