Çelik Devri Bitiyor! Dünya; Su, Petrol ve Gaz Hatlarını Plastik Borularla Yeniden İnşa Ediyor: Amerikan REED Teknolojisi Habib Makina Güvencesiyle Türkiye’de - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Çelik Devri Bitiyor! Dünya; Su, Petrol ve Gaz Hatlarını Plastik Borularla Yeniden İnşa Ediyor: Amerikan REED Teknolojisi Habib Makina Güvencesiyle Türkiye’de

Yayınlandı

-

Çelik altyapı dönemi hızla sona ererken, dünya su, petrol ve gaz hatlarını HDPE, PE ve PVCO gibi yeni nesil plastik borularla yeniden inşa ediyor. Deprem riski altındaki Türkiye’de de CPVC, PPRC, PEX ve ABS tabanlı sistemlere geçiş artık bir tercih değil, zorunluluk olarak öne çıkıyor.

Bu dönüşümde, plastik borular için kritik öneme sahip soğuk kesme ve güvenli birleştirme teknolojileri sunan Amerikan REED çözümleri, 15 yıldır Habib Makina güvencesiyle altyapı projelerinde yeni bir standart oluşturuyor.

Küresel altyapı yatırımlarında paslanan ve depremde kırılgan hale gelen çelik borular hızla terk edilirken, yerlerini esnek yapılarıyla sismik hareketleri absorbe edebilen HDPE, PE, PVCO, CPVC, PPRC, PEX ve ABS gibi ileri mühendislik plastikleri alıyor. Türkiye’de de su, petrol ve gaz hatlarından nükleer ve endüstriyel tesislere kadar pek çok kritik projede bu dönüşüm hız kazanırken, plastik boruların yapısını bozmadan işlenmesini sağlayan “soğuk teknoloji” çözümleri hayati önem taşıyor. Habib Makina, 15 yıldır Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olduğu Amerikan REED markasının soğuk kesme, ve kaynak ağzı açma teknolojilerini Türk mühendisliğinin hizmetine sunuyor.

Deprem dalgalarını emebilen yapıları sayesinde uzun ömürlü ve yüksek dayanımlı “özel plastik” borular, bugün Amerika’dan Kuzey Avrupa’ya, Japonya’dan Orta Doğu’ya kadar modern altyapının temelini oluşturuyor. Türkiye’de de BOTAŞ’ın stratejik doğalgaz hatlarından İSKİ’nin ana isale hatlarına, Akkuyu Nükleer Santrali’nin kritik soğutma sistemlerine kadar pek çok proje bu teknolojiyle hayata geçiriliyor. Ancak milyarlarca dolarlık bu yatırımların başarısı, sahadaki uygulama detaylarına bağlı. Uzman mühendislik raporları, plastik borulara uygulanan yanlış kesme ve birleştirme yöntemlerinin altyapı güvenliğini ciddi biçimde zayıflattığını ortaya koyuyor. Spiral taşlama ve oksijen kaynağı gibi ısı üreten işlemler, plastik borunun moleküler yapısını bozarak hattı kırılgan hale getiriyor ve deprem anında en zayıf noktadan kırılmalara yol açıyor. Bu kritik soruna çözüm ise altyapı sektörünün “altın standardı” olarak kabul edilen Amerikan REED teknolojisinden geliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Habib Makina Başkan Vekili Yusuf Habib, plastik boru altyapılarında doğru ekipman kullanımının hayati önem taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Bugün altyapıda kullanılan özel plastik borular, deprem güvenliği açısından büyük avantaj sağlıyor. Ancak bu borulara sıcaklık veren her müdahale, sistemin en zayıf noktasını oluşturur. Spiral taşlama ya da yüksek devirli kesicilerle yapılan işlemler, borunun moleküler yapısını bozuyor. REED’in soğuk kesme teknolojisi ise borunun yapısını koruyarak güvenli bir altyapının temelini atıyor.”

Milli Güvenlik ve Deprem Direnci: Yer Altındaki Altyapı Hayati Öneme Sahip

Türkiye’nin sismik gerçekliğinin, yer altındaki boru hatlarını yalnızca teknik bir altyapı unsuru olmaktan çıkararak doğrudan bir milli güvenlik meselesine dönüştürdüğünü ifade eden Yusuf Habib, “Rijit yapıya sahip çelik ve demir borular, deprem anında esneyemediği için kırılıyor; bu durum şehirlerin susuz kalmasına ve daha da tehlikelisi, patlayan doğalgaz hatlarının yangınlara yol açmasına neden oluyor. Yaşanan bu tablo, kırılgan altyapı anlayışının sürdürülemezliğini açık biçimde ortaya koyuyor. Dünya genelinde bu risklere karşı çözüm, sarsıntıyla birlikte hareket edebilen, esnek ve uzun ömürlü boru teknolojilerine geçişte bulunuyor. HDPE ve moleküler olarak güçlendirilmiş PVCO sistemleri, deprem dalgalarını absorbe edebilme kabiliyetleri sayesinde artık birçok ülkede standart haline geliyor. Bu ‘yaşayan altyapı’ yaklaşımı, yalnızca boru hatlarını değil, şehirlerin sürekliliğini de güvence altına alıyor” diye konuştu.

Stratejik Sektörlerde Plastik Kalkanı

Enerji, şehir altyapısı ve ağır sanayi gibi Türkiye’nin kalkınma omurgasını oluşturan sektörlerde plastik boru sistemlerine geçişin artık kaçınılmaz bir gereklilik olarak öne çıktığının altını çizen Habib, “Enerji ve doğalgaz hatlarında kullanılan HDPE ve PE sistemleri, ısıl füzyonla birleştirildiğinde sızdırmazlığı borunun kendisinden daha güçlü hale getiriyor. Hassas 90 derece kesimler sağlayan REED giyotin kesicilerle hazırlanan ek yerleri, bu hatların en kritik noktalarını dahi yüksek güvenlik seviyesine taşıyor. Şehir altyapısı ve içme suyu yönetiminde ise PVCO ve PVC sistemleri dikkat çekiyor. Korozyona uğrayan çelik borular, yüksek su kaybı ve halk sağlığı riskleri yaratırken, PVCO borular çeliğe kıyasla çok daha hafif olmasına rağmen yüksek basınç dayanımı sunuyor. REED Bevel Boss® teknolojisiyle açılan kusursuz kaynak ağızları, deprem anında conta kaymasını engelleyerek suyun kesintisiz akışını güvence altına alıyor. Ağır sanayi ve tesis yönetiminde ise CPVC ve ABS sistemleri öne çıkıyor. Asidik atıklar ve kimyasal korozyon karşısında çeliğin hızla yıprandığı ortamlarda, bu plastikler tesislerin operasyonel sürekliliğini koruyarak plansız duruşların ve ekonomik kayıpların önüne geçiyor” dedi.

İlk ve Kritik Adım: Kıvılcımsız ve Isısız Kesim

Habib Makina Başkan Vekili Yusuf Habib’in verdiği bilgilere göre, altyapı uygulamalarında ilk ve en kritik adımı, kıvılcımsız ve ısısız kesim oluşturuyor. Çelik, paslanmaz çelik, dökme ve sünek demirden olan boruları kesmek için önerdiği aletlerden bazıları şunlardır:

Dar hendeklerde veya borunun etrafında tam tur atmanın mümkün olmadığı durumlarda REED Menteşeli Kesiciler, 1 inçten 12 inçe kadar boruları yalnızca çeyrek tur kol hareketiyle, ısı ve kıvılcım oluşturmadan kesebiliyor. Çalışma alanının daha da kısıtlı olduğu durumlarda ise REED LCRC Low Clearance serisi devreye giriyor. Yalnızca 127 mm’lik bir açıklıkla çalışabilen bu özel seri, 2 inçten 16 inçe kadar borularda güvenli soğuk kesim yapılmasını sağlıyor. Daha büyük çaplı altyapı projelerinde ise 20 inçten 42 inçe kadar borular için REED RC Rotary kesiciler kullanılıyor.

Çap büyüdükçe hızın kritik hale geldiği projelerde REED Universal Pipe Cutter (UPC), 6 inçten 48 inçe kadar plastik boruların yanı sıra dökme demir ve belirli et kalınlıklarındaki çelik boruları da pnömatik gücüyle, malzeme yapısını bozmadan kesebiliyor. Bu teknoloji, büyük ölçekli altyapı projelerinde hem zaman kazandırıyor hem de iş güvenliğini artırıyor.

Kusursuz Hazırlık ve Güvenli Birleştirme

Kesim sonrası işlemde, kusursuz kaynak ağzı açma ve güvenli birleştirme büyük önem taşıyor. Boruların sağlam bir şekilde sabitlenmesi için REED Zincir Mengene ve Saha Boru Mengeneleri kullanılırken, pah kırmak ve kaynak ağzı açmak için REED Bevel Boss tercih ediliyor. Standart taşlama motorlarına kolayca takılabilen bu sistem, saniyeler içinde pürüzsüz bir yüzey oluşturarak kimyasal yapıştırıcının boru ile tam entegrasyonuna olanak tanıyor. Elektrofüzyon kaynağı aşamasında ise PE borulardaki görünmez oksit tabakası REED PE Soyucular ile temizleniyor ve bu sayede tamamen sızdırmaz bir bağlantı elde ediliyor.

Boru birleştirme aşamasında sıkça yapılan “kepçeyle vurma” gibi uygulamaların büyük hasarlara yol açtığını belirten Yusuf Habib, bu noktada REED PPJ Plastik Boru Birleştirici’nin kritik rol oynadığını ifade ederek, “PPJ, boruyu mekanik kaldıraç gücüyle nazikçe yerine oturtur. Zedelemeden, milimetrik hassasiyetle kilitleme yapar. Yanlış birleştirilmiş borunun dahi zarar görmeden ayrılmasını sağlayan nadir teknolojilerden biridir” dedi.

Altyapı bakım ve onarım çalışmalarında su kesintilerini minimuma indiren çözümler de REED teknolojilerinin önemli bir parçasını oluşturuyor. REED DM serisi manuel delme makineleri ve Feed Tap sistemleri, basınç altındaki hatlarda güvenli delme imkânı sunarken, akülü Power Drive üniteleri hem vana operatörü hem de kombine delme ve kılavuz çekme sistemleriyle tek hamlede işlem yapılmasını sağlıyor. Operasyon sonunda ise elektrikli ya da matkap tahrikli test pompalarıyla hattın sızdırmazlığı sahada anında test edilebiliyor.

Altyapı Yatırımlarında Bütüncül Bakış

Altyapı yatırımlarında bütüncül bir bakış açısının şart olduğunu vurgulayan Habib Makina Başkan Vekili Yusuf Habib, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yer üstündeki yapıları güçlendirirken, yer altındaki damarlarımızı ihmal edemeyiz. İSKİ, DSİ ve büyük sanayi kuruluşları için bu artık bir tercih değil, zorunluluktur. Habib Makina’nın 15 yıllık tecrübesiyle sunduğu REED çözümleri, deprem ülkesi Türkiye için güvenli altyapının anahtarıdır.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Ayaz Yapı, Termo Teknik’in Üretim Gücünü Yerinde İnceledi

Yayınlandı

-

 

 

Termo Teknik, Türkiye’nin önde gelen toptancı bayilerinden Ayaz Yapı’yı Çorlu’daki fabrikasında ağırladı. Gerçekleştirilen ziyarette, 2026 yılına dair genel değerlendirmeler ve 2027 yılına yönelik stratejik planlar ele alındı. Ayaz Yapı ekibi, ziyaret kapsamında 8 hatlı üretim süreci dahil olmak üzere fabrikanın ileri teknolojiye sahip üretim altyapısını ve verimlilik odaklı uygulamalarını da yerinde inceleme fırsatı buldu.

 

Dünyanın en büyük panel radyatör üreticisi Termo Teknik, bayi ve iş ortaklarıyla gerçekleştirdiği fabrika buluşmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Ayaz Yapı ekibi, Termo Teknik’in Çorlu’daki fabrikasını ziyaret ederek üretim süreçlerini ve fabrikadaki teknolojik gelişmeleri yerinde inceledi. Toplantıda ayrıca, sektörün mevcut durumu, 2026 yılının değerlendirmesi ve 2027 yılına yönelik beklentiler de ele alındı. 

Toplantının ardından gerçekleştirilen fabrika gezisinde ise üretim hatları incelendi. Ayaz Yapı ekibine fabrikada kullanılan yeni robotlar ve teknolojik uygulamalar hakkında bilgi verildi. 

Termo Teknik adına programa; Genel Müdür Ali Oraloğlu, Satış Müdürü Cem Bayramoğlu ve Bölge Yönetmeni Recep Karapelit katılırken; Ayaz Yapı’yı temsilen firma ortakları Necat Ayrancı ve Adnan Yazıcıoğlu, Satış Müdürü Rüştü Köycü ve Satınalma Müdürü Ufuk Torun katılım sağladı.

“İş ortaklarımızla üretim altyapımızdaki gelişmeleri paylaşmayı önemsiyoruz”

Termo Teknik Genel Müdürü Ali Oraloğlu, Ayaz Yapı yöneticilerinin ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Bayi ve iş ortaklarımızı fabrikamızda ağırlamayı, üretim süreçlerimizdeki gelişmeleri, yeni teknolojilerimizi ve yatırımlarımızı doğrudan paylaşmayı önemsiyoruz. Ayaz Yapı ile gerçekleştirdiğimiz buluşmada da fabrikamızdaki güncel çalışmaları ve teknolojik gelişmeleri paylaşırken, 2026 yılını değerlendirip 2027 yılına yönelik hedeflerimizi, sektörümüzün mevcut durumunu ve pazarın beklentilerini birlikte ele alma fırsatı yakaladık. Bu tür buluşmalar, sahadaki gelişmeleri ve bayi beklentilerini doğrudan dinlememiz, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmamız ve gelecek döneme yönelik çalışmalarımızı bu doğrultuda şekillendirmemiz açısından önemli. Ayaz Yapı ekibine ziyaretleri ve bu verimli buluşmaya sundukları katkı için teşekkür ediyorum.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Açık Holding, Veri Merkezi Ekosisteminin Geleceğini Data Center Eurasia’da Değerlendirdi

Yayınlandı

-

 

Açık Holding Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Emre Narin, 7–10 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Data Center Eurasia 2026’nın ilk gününde gerçekleştirilen “Türkiye’nin Dijital Altyapı Yolculuğu: Bölgesel Dijital Merkez Olma Yolunda Yeni Nesil Büyüme ve Yatırım” başlıklı panelde konuşmacı olarak yer aldı. Narin, panelde Türkiye’nin veri merkezi ekosistemindeki büyüme potansiyelini, yatırım fırsatlarını ve ülkenin bölgesel bir dijital merkez olma yolculuğunu değerlendirdi.

Açık Holding Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Emre Narin, Data Center Eurasia 2026 kapsamında düzenlenen panelde Türkiye’nin dijital altyapısının gelişimi ve veri merkezi sektörünün geleceğine dair değerlendirmelerini sektörün önde gelen temsilcileriyle paylaştı.

Siemens Veri Merkezi Satış & Strateji Yöneticisi Eren Akalın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; Pasifik Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Aslanpınar, Equinix Türkiye Genel Müdürü Ersel Oymak ve Emre Narin, Türkiye’nin bölgesel bir dijital merkeze dönüşmesini destekleyecek yatırım ve büyüme dinamiklerini ele aldı.

Panelde Türkiye’nin stratejik konumu, gelişen dijital ekonomisi ve artan veri ihtiyacının veri merkezi yatırımları açısından sunduğu fırsatlar değerlendirildi. Emre Narin, Türkiye’nin veri merkezi kapasitesinin artırılmasının artan veri ihtiyacının karşılanması ve ülkenin bölgesel ölçekte teknoloji yatırımlarından daha fazla pay alması açısından önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çekti.

Narin, özellikle yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri işleme ve depolama kapasitesine duyulan ihtiyacın artacağını belirterek, enerji, bağlantı, ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi unsurların veri merkezi yatırımlarının geleceğinde belirleyici olacağını ifade etti. Bu dönüşümün yalnızca Türkiye için değil, dünya genelinde veri merkezi yatırımlarının yönünü ve teknoloji ekosistemleri arasındaki iş birliklerini de şekillendirdiğine dikkat çekti.

Emre Narin“Türkiye’nin dijital altyapı açısından önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz. Veri merkezleri, önümüzdeki dönemde artan veri ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra yapay zeka, bulut teknolojileri ve yeni nesil dijital ekonominin gelişiminde önemli bir yatırım alanı olacak. Türkiye’nin güçlü konumu ve gelişen teknoloji ekosistemi, ülkemizi bölgesel ölçekte önemli bir dijital merkez haline getirecek önemli fırsatlar sunuyor. Dünyada ise yapay zeka ve dijital çözümlerin hızla yaygınlaşması, veri merkezi yatırımlarını teknoloji ekosisteminin en kritik alanlarından biri haline getiriyor. Bu gelişme, farklı coğrafyalarda yeni yatırım fırsatları yaratırken veri merkezi kapasitesi, enerji verimliliği, bağlantı ve sürdürülebilirlik konularını da daha stratejik hale getiriyor.” dedi.

Data Center Eurasia 2026, veri merkezi, bulut, bağlantı ve dijital altyapı ekosisteminin temsilcilerini bir araya getirerek sektörün geleceğine ilişkin gündemlerin ele alındığı önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Açık Holding, teknoloji ve dijital altyapı alanındaki gelişmeleri farklı coğrafyalardaki fırsatlar ve sektörün dönüşümü perspektifinden takip ederek, veri merkezi ekosistemindeki büyüme ve yeni nesil teknoloji yatırımlarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyonda Stratejik İş Birliği İçin İlk İmzayı Attı

Yayınlandı

-

 

Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye, akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon alanlarında gelecekteki stratejik iş birliği fırsatlarını değerlendirmek üzere bir iyi niyet anlaşması (MoU) imzaladı. İmza törenine, Siemens AG Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyon Başkanı Stephan May, Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Karadeniz ve Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis katıldı. İki şirket, enerji üretim altyapısına yönelik orta gerilim dağıtım ve generatör kesici çözümlerini kapsayan bir iş birliğine de imza attı.

İmzalanan iyi niyet anlaşması; SCADA sistemleri, dijitalizasyon, Nesnelerin İnterneti (IoT), otomasyon çözümleri, orta ve alçak gerilim dağıtım sistemleri ve enerji depolama alanlarında bilgi paylaşımını ve olası projelerde birlikte çalışma imkanlarının değerlendirilmesini kapsıyor. Anlaşmayla, Karadeniz Holding’in küresel enerji operasyonları ile Siemens Türkiye’nin mühendislik ve teknoloji yetkinliklerini buluşturacak yeni iş birliği fırsatları için bir çerçeve oluşturuluyor.

Karadeniz Holding, küresel enerji talebindeki artış doğrultusunda enerji üretim yatırımlarını sürdürüyor. İki şirket arasındaki iş birliği, farklı coğrafyalardaki enerji üretim faaliyetlerinde güvenilirliği ve operasyonel sürekliliği desteklemenin yanı sıra, gelecekteki enerji projelerine de uyarlanabilecek standartlaştırılmış ve ölçeklenebilir bir teknoloji altyapısının oluşturulmasını hedefliyor.

Enerji üretim altyapısına yönelik iş birliği kapsamında Siemens Türkiye tarafından 48 adet HB3 Generator Kesici (GCB) panosu ve 795 adet NXAIR50 orta gerilim panosu sağlanacak. Bu çözümlerle yüksek kısa devre seviyelerinin güvenli şekilde yönetilmesi ve enerji üretim altyapısının güvenilir şekilde işletilmesi desteklenecek.

Yüksek kısa devre seviyelerine karşı güvenilir altyapı

Proje kapsamında Siemens Türkiye tarafından sunulan HB3 Generator Kesici panoları, generatör çıkışlarının güvenli şekilde anahtarlanması ve generatör uygulamalarının gerektirdiği yüksek DC bileşeni kesme ihtiyacının karşılanması amacıyla kullanılacak. NXAIR50 orta gerilim panoları ise 4000 A ve 50 kA kısa devre dayanımı seviyesindeki yüksek kısa devre koşullarında güvenli ve güvenilir bir orta gerilim dağıtım altyapısı oluşturacak.

Her iki çözümde kullanılan vakum kesici teknolojisi, yüksek kesme kapasitesi ve bakım gerektirmeyen yapısıyla işletme ve bakım maliyetlerine katkı sağlayacak. HB3 ve NXAIR50 ürünlerinin hem 50 Hz hem de 60 Hz’de çalışabilmesi, farklı şebeke koşullarına uyum sağlamalarını mümkün kılacak.

Gelecekteki enerji projelerine de uygulanabilecek çözüm

Proje, Karadeniz Holding’in mevcut yatırım ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra gelecekteki enerji projelerinde de kullanılabilecek standart, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir çözüm altyapısının oluşturulmasını amaçlıyor. Siemens Türkiye’nin mühendislik yetkinliği ve uzun vadeli servis yaklaşımı, çözümün farklı coğrafyalardaki projelere uyarlanmasını destekleyecek.

Ayrıca, geleneksel şebeke çözümlerine kıyasla daha uygun bir ilk yatırım maliyetiyle dünya standartlarında ve güncel teknolojiye sahip bir şebeke altyapısının tesis edilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında NXAIR50 orta gerilim panolarının ve generatör kesicili panoların teslimatlarına 2027 yılı başında başlanması, sürecin 2029 yılı sonuna kadar devam etmesi planlanıyor.

Enerji altyapısında uzun vadeli iş birliği

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Karadeniz Holding ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, farklı coğrafyalardaki enerji yatırımlarını destekleyecek güvenilir bir teknoloji altyapısının oluşturulmasına katkı sağlıyoruz. İmzaladığımız iyi niyet anlaşması, akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon başta olmak üzere dijitalizasyon, SCADA, IoT ve enerji depolama alanlarında gelecekteki iş birliği fırsatlarını değerlendirmemiz için bir çerçeve sunuyor. Siemens olarak mühendislik yetkinliğimizi, ürün teknolojimizi ve uzun vadeli servis yaklaşımımızı Karadeniz Holding’in küresel enerji deneyimiyle buluşturmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu adımın, mevcut ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra gelecekteki projelere de uyarlanabilecek standart ve ölçeklenebilir çözümlerin geliştirilmesini destekleyeceğine inanıyoruz.”

Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Murat Karadeniz ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde görüşlerini şu sözlerle aktardı: “Enerji sektöründeki teknolojik dönüşüm, faaliyet gösterdiğimiz farklı coğrafyalarda değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilen çözümleri daha da önemli hale getiriyor. Siemens Türkiye ile attığımız bu adımı, küresel enerji operasyonlarımızı destekleyecek ve gelecekteki yatırımlarımıza da katkı sağlayacak uzun vadeli bir iş birliğinin zemini olarak görüyoruz. İyi niyet anlaşmamızla akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon başta olmak üzere farklı teknik alanlarda bilgi paylaşımını ve yeni proje fırsatlarını birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Karadeniz Holding’in küresel enerji deneyimini Siemens’in mühendislik ve teknoloji yetkinlikleriyle bir araya getirmenin, güvenilirlik ve operasyonel süreklilik hedeflerimizi destekleyeceğine inanıyoruz.”

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye