Çelik Devri Bitiyor! Dünya; Su, Petrol ve Gaz Hatlarını Plastik Borularla Yeniden İnşa Ediyor: Amerikan REED Teknolojisi Habib Makina Güvencesiyle Türkiye’de - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Çelik Devri Bitiyor! Dünya; Su, Petrol ve Gaz Hatlarını Plastik Borularla Yeniden İnşa Ediyor: Amerikan REED Teknolojisi Habib Makina Güvencesiyle Türkiye’de

Yayınlandı

-

Çelik altyapı dönemi hızla sona ererken, dünya su, petrol ve gaz hatlarını HDPE, PE ve PVCO gibi yeni nesil plastik borularla yeniden inşa ediyor. Deprem riski altındaki Türkiye’de de CPVC, PPRC, PEX ve ABS tabanlı sistemlere geçiş artık bir tercih değil, zorunluluk olarak öne çıkıyor.

Bu dönüşümde, plastik borular için kritik öneme sahip soğuk kesme ve güvenli birleştirme teknolojileri sunan Amerikan REED çözümleri, 15 yıldır Habib Makina güvencesiyle altyapı projelerinde yeni bir standart oluşturuyor.

Küresel altyapı yatırımlarında paslanan ve depremde kırılgan hale gelen çelik borular hızla terk edilirken, yerlerini esnek yapılarıyla sismik hareketleri absorbe edebilen HDPE, PE, PVCO, CPVC, PPRC, PEX ve ABS gibi ileri mühendislik plastikleri alıyor. Türkiye’de de su, petrol ve gaz hatlarından nükleer ve endüstriyel tesislere kadar pek çok kritik projede bu dönüşüm hız kazanırken, plastik boruların yapısını bozmadan işlenmesini sağlayan “soğuk teknoloji” çözümleri hayati önem taşıyor. Habib Makina, 15 yıldır Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olduğu Amerikan REED markasının soğuk kesme, ve kaynak ağzı açma teknolojilerini Türk mühendisliğinin hizmetine sunuyor.

Deprem dalgalarını emebilen yapıları sayesinde uzun ömürlü ve yüksek dayanımlı “özel plastik” borular, bugün Amerika’dan Kuzey Avrupa’ya, Japonya’dan Orta Doğu’ya kadar modern altyapının temelini oluşturuyor. Türkiye’de de BOTAŞ’ın stratejik doğalgaz hatlarından İSKİ’nin ana isale hatlarına, Akkuyu Nükleer Santrali’nin kritik soğutma sistemlerine kadar pek çok proje bu teknolojiyle hayata geçiriliyor. Ancak milyarlarca dolarlık bu yatırımların başarısı, sahadaki uygulama detaylarına bağlı. Uzman mühendislik raporları, plastik borulara uygulanan yanlış kesme ve birleştirme yöntemlerinin altyapı güvenliğini ciddi biçimde zayıflattığını ortaya koyuyor. Spiral taşlama ve oksijen kaynağı gibi ısı üreten işlemler, plastik borunun moleküler yapısını bozarak hattı kırılgan hale getiriyor ve deprem anında en zayıf noktadan kırılmalara yol açıyor. Bu kritik soruna çözüm ise altyapı sektörünün “altın standardı” olarak kabul edilen Amerikan REED teknolojisinden geliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Habib Makina Başkan Vekili Yusuf Habib, plastik boru altyapılarında doğru ekipman kullanımının hayati önem taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Bugün altyapıda kullanılan özel plastik borular, deprem güvenliği açısından büyük avantaj sağlıyor. Ancak bu borulara sıcaklık veren her müdahale, sistemin en zayıf noktasını oluşturur. Spiral taşlama ya da yüksek devirli kesicilerle yapılan işlemler, borunun moleküler yapısını bozuyor. REED’in soğuk kesme teknolojisi ise borunun yapısını koruyarak güvenli bir altyapının temelini atıyor.”

Milli Güvenlik ve Deprem Direnci: Yer Altındaki Altyapı Hayati Öneme Sahip

Türkiye’nin sismik gerçekliğinin, yer altındaki boru hatlarını yalnızca teknik bir altyapı unsuru olmaktan çıkararak doğrudan bir milli güvenlik meselesine dönüştürdüğünü ifade eden Yusuf Habib, “Rijit yapıya sahip çelik ve demir borular, deprem anında esneyemediği için kırılıyor; bu durum şehirlerin susuz kalmasına ve daha da tehlikelisi, patlayan doğalgaz hatlarının yangınlara yol açmasına neden oluyor. Yaşanan bu tablo, kırılgan altyapı anlayışının sürdürülemezliğini açık biçimde ortaya koyuyor. Dünya genelinde bu risklere karşı çözüm, sarsıntıyla birlikte hareket edebilen, esnek ve uzun ömürlü boru teknolojilerine geçişte bulunuyor. HDPE ve moleküler olarak güçlendirilmiş PVCO sistemleri, deprem dalgalarını absorbe edebilme kabiliyetleri sayesinde artık birçok ülkede standart haline geliyor. Bu ‘yaşayan altyapı’ yaklaşımı, yalnızca boru hatlarını değil, şehirlerin sürekliliğini de güvence altına alıyor” diye konuştu.

Stratejik Sektörlerde Plastik Kalkanı

Enerji, şehir altyapısı ve ağır sanayi gibi Türkiye’nin kalkınma omurgasını oluşturan sektörlerde plastik boru sistemlerine geçişin artık kaçınılmaz bir gereklilik olarak öne çıktığının altını çizen Habib, “Enerji ve doğalgaz hatlarında kullanılan HDPE ve PE sistemleri, ısıl füzyonla birleştirildiğinde sızdırmazlığı borunun kendisinden daha güçlü hale getiriyor. Hassas 90 derece kesimler sağlayan REED giyotin kesicilerle hazırlanan ek yerleri, bu hatların en kritik noktalarını dahi yüksek güvenlik seviyesine taşıyor. Şehir altyapısı ve içme suyu yönetiminde ise PVCO ve PVC sistemleri dikkat çekiyor. Korozyona uğrayan çelik borular, yüksek su kaybı ve halk sağlığı riskleri yaratırken, PVCO borular çeliğe kıyasla çok daha hafif olmasına rağmen yüksek basınç dayanımı sunuyor. REED Bevel Boss® teknolojisiyle açılan kusursuz kaynak ağızları, deprem anında conta kaymasını engelleyerek suyun kesintisiz akışını güvence altına alıyor. Ağır sanayi ve tesis yönetiminde ise CPVC ve ABS sistemleri öne çıkıyor. Asidik atıklar ve kimyasal korozyon karşısında çeliğin hızla yıprandığı ortamlarda, bu plastikler tesislerin operasyonel sürekliliğini koruyarak plansız duruşların ve ekonomik kayıpların önüne geçiyor” dedi.

İlk ve Kritik Adım: Kıvılcımsız ve Isısız Kesim

Habib Makina Başkan Vekili Yusuf Habib’in verdiği bilgilere göre, altyapı uygulamalarında ilk ve en kritik adımı, kıvılcımsız ve ısısız kesim oluşturuyor. Çelik, paslanmaz çelik, dökme ve sünek demirden olan boruları kesmek için önerdiği aletlerden bazıları şunlardır:

Dar hendeklerde veya borunun etrafında tam tur atmanın mümkün olmadığı durumlarda REED Menteşeli Kesiciler, 1 inçten 12 inçe kadar boruları yalnızca çeyrek tur kol hareketiyle, ısı ve kıvılcım oluşturmadan kesebiliyor. Çalışma alanının daha da kısıtlı olduğu durumlarda ise REED LCRC Low Clearance serisi devreye giriyor. Yalnızca 127 mm’lik bir açıklıkla çalışabilen bu özel seri, 2 inçten 16 inçe kadar borularda güvenli soğuk kesim yapılmasını sağlıyor. Daha büyük çaplı altyapı projelerinde ise 20 inçten 42 inçe kadar borular için REED RC Rotary kesiciler kullanılıyor.

Çap büyüdükçe hızın kritik hale geldiği projelerde REED Universal Pipe Cutter (UPC), 6 inçten 48 inçe kadar plastik boruların yanı sıra dökme demir ve belirli et kalınlıklarındaki çelik boruları da pnömatik gücüyle, malzeme yapısını bozmadan kesebiliyor. Bu teknoloji, büyük ölçekli altyapı projelerinde hem zaman kazandırıyor hem de iş güvenliğini artırıyor.

Kusursuz Hazırlık ve Güvenli Birleştirme

Kesim sonrası işlemde, kusursuz kaynak ağzı açma ve güvenli birleştirme büyük önem taşıyor. Boruların sağlam bir şekilde sabitlenmesi için REED Zincir Mengene ve Saha Boru Mengeneleri kullanılırken, pah kırmak ve kaynak ağzı açmak için REED Bevel Boss tercih ediliyor. Standart taşlama motorlarına kolayca takılabilen bu sistem, saniyeler içinde pürüzsüz bir yüzey oluşturarak kimyasal yapıştırıcının boru ile tam entegrasyonuna olanak tanıyor. Elektrofüzyon kaynağı aşamasında ise PE borulardaki görünmez oksit tabakası REED PE Soyucular ile temizleniyor ve bu sayede tamamen sızdırmaz bir bağlantı elde ediliyor.

Boru birleştirme aşamasında sıkça yapılan “kepçeyle vurma” gibi uygulamaların büyük hasarlara yol açtığını belirten Yusuf Habib, bu noktada REED PPJ Plastik Boru Birleştirici’nin kritik rol oynadığını ifade ederek, “PPJ, boruyu mekanik kaldıraç gücüyle nazikçe yerine oturtur. Zedelemeden, milimetrik hassasiyetle kilitleme yapar. Yanlış birleştirilmiş borunun dahi zarar görmeden ayrılmasını sağlayan nadir teknolojilerden biridir” dedi.

Altyapı bakım ve onarım çalışmalarında su kesintilerini minimuma indiren çözümler de REED teknolojilerinin önemli bir parçasını oluşturuyor. REED DM serisi manuel delme makineleri ve Feed Tap sistemleri, basınç altındaki hatlarda güvenli delme imkânı sunarken, akülü Power Drive üniteleri hem vana operatörü hem de kombine delme ve kılavuz çekme sistemleriyle tek hamlede işlem yapılmasını sağlıyor. Operasyon sonunda ise elektrikli ya da matkap tahrikli test pompalarıyla hattın sızdırmazlığı sahada anında test edilebiliyor.

Altyapı Yatırımlarında Bütüncül Bakış

Altyapı yatırımlarında bütüncül bir bakış açısının şart olduğunu vurgulayan Habib Makina Başkan Vekili Yusuf Habib, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yer üstündeki yapıları güçlendirirken, yer altındaki damarlarımızı ihmal edemeyiz. İSKİ, DSİ ve büyük sanayi kuruluşları için bu artık bir tercih değil, zorunluluktur. Habib Makina’nın 15 yıllık tecrübesiyle sunduğu REED çözümleri, deprem ülkesi Türkiye için güvenli altyapının anahtarıdır.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler