Akıllı Şehirler: Geleceğin Kentleri Dijital Dönüşümle Şekilleniyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Akıllı Şehirler: Geleceğin Kentleri Dijital Dönüşümle Şekilleniyor

Yayınlandı

-

Elektrik Mühendisleri Derneği (ETMD) Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Topak ve Build4U Fuarı Proje Yöneticisi Demet Çataklı Avcu, akıllı şehirlerin sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve teknolojiyle nasıl dönüştüğünü anlatıyor. Türkiye’de akıllı şehir uygulamalarının geldiği nokta, öne çıkan teknolojiler ve sektöre yön verecek Build4U Fuarı’nın sunduğu fırsatlar üzerine kapsamlı bir değerlendirme…

 

  • Elektrik Mühendisleri Derneği (ETMD) Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Topak
  • Sektörde Akıllı Şehir kavramı ne anlama geliyor? Detaylandırabilir misiniz?

Şehirlerde karşılaşılan problemlere ekonomik, çevre dostu, teknolojik ve insan odaklı yaklaşımlarla çözümler getirilmesi adına gün geçtikçe önem kazanan akıllı şehir kavramı, problemlere getirilen akılcı çözümlerin bir bütünü anlamına geliyor. Sistemlerin geliştirilmesi ve uygulanması için gerekli olan donanım ve yazılım bileşenlerini sağlayan sektörümüzün ise bu konuda önemli bir rolü buluyor. Elektrik-elektronik sektörü, akıllı şehirlerin altyapısını oluşturan en kritik alanlardan biri. Enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, ulaşım yönetimi ve çevresel izleme gibi alanlarda gelişmiş teknolojiler kullanılarak daha yaşanabilir şehirler inşa etmek mümkün. Önümüzdeki yıllarda, yapay zekâ, büyük veri ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerle akıllı şehir uygulamalarının daha da gelişeceğini ön görüyoruz.

 

  • Akıllı şehirler ile ilgili öne çıkan teknolojiler nelerdir?

Dijitalleşme ve otomasyon sayesinde daha sürdürülebilir ve verimli hale gelen akıllı şehir kavramında; elektrik-elektronik, bilgi teknolojileri ve haberleşme sistemleri kritik rol oynuyor. Nesnelerin İnterneti (IoT), akıllı şehirlerin temelini oluşturan en önemli teknolojilerden biri. Şehir altyapısına entegre edilen akıllı sensörler ve cihazlar, internet üzerinden veri toplayarak analiz edilebiliyor. Bu sayede trafik yönetimi, hava kalitesi izleme, akıllı otoparklar ve enerji tüketim takibi gibi alanlarda kolaylık sağlanıyor. 

 

Enerji yönetimi açısından bakıldığında da akıllı şebekelerin şehirlerin sürdürülebilirliği için önemli bir rolü bulunuyor. Akıllı sayaçlar sayesinde enerji tüketimi gerçek zamanlı olarak takip ediliyor, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegre edilmesiyle daha verimli bir elektrik dağıtımı sağlanıyor. Talebe göre elektrik üretimi ve tüketimi optimize edilerek enerji israfının da önüne geçilmiş olunuyor.

 

Bu teknolojilerle beraber, büyük veri ve yapay zekâ uygulamaları şehir yönetimi adına oldukça önemli. Büyük veri analitiği sayesinde şehirdeki trafik akışı optimize ediliyor, güvenlik sistemleri güçlendiriliyor ve kamu hizmetleri daha etkin hale getiriliyor.

 

Şehirlerin sürdürülebilirliğini artıran en önemli unsurlardan biri de akıllı bina ve ev sistemleri. IoT destekli akıllı ev teknolojileri, enerji verimliliğini artırıyor, bina otomasyonu sayesinde su ve elektrik tüketimini optimize ediyor. 

 

Çevre yönetimi açısından bakıldığında, sürdürülebilirlik çözümleri şehirlerin iklim değişikliğiyle mücadelesinde kritik rol oynuyor. Hava kirliliği ölçüm sistemleri, akıllı sulama çözümleri ve geri dönüşümü kolaylaştıran akıllı atık yönetimi gibi uygulamalar sayesinde daha yaşanabilir bir çevre oluşturuluyor.

 

Son olarak, blok zincir (blockchain) teknolojisi akıllı şehirlerde veri güvenliğini sağlamak, şeffaf bir yönetim modeli oluşturmak ve enerji ticareti gibi alanlarda merkeziyetsiz işlemleri mümkün kılmak için kullanılıyor.

 

Akıllı şehir teknolojileri, şehirlerin daha yaşanabilir, sürdürülebilir ve verimli hale gelmesini sağlayarak, kent yaşamını kökten değiştirerek geleceğin şehirlerine yön veriyor. Elektrik-elektronik ve bina otomasyonu sektörleri ise akıllı şehirlerin gelişiminde kritik bir rol oynuyor. Akıllı enerji yönetimi, elektrikli araç şarj istasyonları, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve akıllı aydınlatma sistemleri gibi çözümler, modern şehirlerin verimliliğini artıran unsurlar arasında. Build4U, bu alanda Türkiye’de düzenlenen ilk kapsamlı fuar olarak sektörde büyük bir boşluğu dolduruyor. Elektrik ve elektronik altyapılarının akıllı şehirlerle entegrasyonu hem enerji tasarrufunu artırıyor hem de karbon ayak izini düşürerek daha sürdürülebilir şehirler inşa edilmesine yardımcı oluyor. ETMD olarak, bu fuarı sektör profesyonelleri ve tüm paydaşlar için büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Akıllı şehir teknolojileri, Türkiye’nin enerji verimliliği hedeflerine ulaşmasında ve şehirlerimizi daha yaşanabilir hale getirmede önemli bir araç. Build4U’nun bu alanda bir ilki gerçekleştirmesi ve sektöre yön vermesi büyük bir kazanım.

 

  • Bu konuda Türkiye hangi noktada bulunuyor? 

Türkiye’de akıllı şehirlerle ilgili ilk politika, 2003-2023 Strateji Belgesi kapsamında ele alındı. Bu süreçte, akıllı şehir uygulamalarının altyapısını güçlendirmek ve şehirlerdeki dijital dönüşümü hızlandırmak amacıyla çeşitli stratejik adımlar atıldı. 2015 yılında tematik ve kurumsal stratejiler doğrultusunda bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak Yatırım Programı’na alınan akıllı şehir projeleriyle, şehirlerin daha verimli, sürdürülebilir ve yaşanabilir hale getirilmesi hedefleniyor.

 

Bu doğrultuda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından ulusal bir stratejik vizyon oluşturularak “2020-2023 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı” yürürlüğe girdi. Türkiye genelinde akıllı şehir projeleri hızla yaygınlaşarak İstanbul, Ankara, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya, Gaziantep, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli gibi büyükşehirlerde kapsamlı uygulamalar geliştirildi. 

 

2024-2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında, akıllı şehirlere yönelik toplumsal farkındalığın artırılması, ekonomik kalkınmanın desteklenmesi, yerli ve milli akıllı şehir teknolojilerinin geliştirilmesi, iklim değişikliğiyle mücadelede akıllı şehir çözümlerinin kullanılması ve şehirlerin dirençlilik seviyelerinin artırılması hedefleniyor. 

  • Build4U Fuarı Proje Yöneticisi Demet Çataklı Avcu

  • Build4U Fuarı’nın Akıllı Şehirler alanında sunacağı fırsatlardan bahseder misiniz?

Deutsche Messe Türkiye Ofisi Hannover Messe Sodeks Fuarcılık A.Ş. organizatörlüğünde 4-6 Aralık 2025 tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Build4U Fuarımız, sektörün önde gelen kuruluşları ve derneklerinin güçlü desteğiyle hayata geçiriliyor. Fuarımızın ana destecileri arasında ISKAV, DOSİDER, İZODER, İSKİD, TTMD, POMSAD, SOSİAD, ESSİAD, KBSD, MTMD yer alırken ETMD, BEM, ATSO ve BAIB ise önemli destekçilerimiz olarak öne çıkıyor.

 

Build4U, bina teknolojileri ve malzemeleri endüstrisini uçtan uca kapsayan ve endüstrinin tüm alanlarına ışık tutacak olan Türkiye’de tek olan ve Akıllı şehirler alanında önemli fırsatlar sunmayı hedeflediğimiz fuarımız, akıllı şehir teknolojilerinin geliştirilmesi, uygulanması ve yaygınlaştırılması noktasında büyük bir platform oluşturacak. Akıllı şehirlerle ilgili çözümler geliştiren firmalar, yatırımcılar, kamu ve özel sektör temsilcileri için farklı fırsatlar ve iş birlikleri sağlamak adına fuarda çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Bu kapsamda akıllı şehirler alanındaki tüm paydaşları bir araya getiren Build4U Fuarı, katılımcılarının yeni teknolojiler hakkında bilgi sahibi olacağını, iş birliği fırsatları bulacağını ve şehirlerin dijital dönüşümüne katkı sağlayacağını düşünüyorum.

 

  • Fuarın alanında ilk olma özelliği ile ön plana çıkıyor. Bu konu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Build4U, akıllı şehirler, sürdürülebilir yapı teknolojileri ve enerji verimliliği alanında Türkiye’de düzenlenen ilk kapsamlı fuar olma özelliği taşıyor. Akıllı şehirlerin temel taşları olan akıllı bina sistemleri, yenilenebilir enerji çözümleri, yeşil bina teknolojileri ve dijital altyapılar gibi kritik alanlarda en yenilikçi ürünleri ve çözümleri bir araya getiriyoruz. Bir fuar olmanın ötesine geçen Build4U’nun, aynı zamanda sektöre yön veren bir inovasyon platform olduğunu da söyleyebiliriz. 4, 5 ve 6 Aralık tarihlerinde, Antalya’da, küresel ölçekteki en güncel teknolojileri ve uygulamaları sektör profesyonelleriyle buluşturarak, üreticilerin yenilikçi çözümlerini tanıtmasına sağlayacağız. Akıllı şehir kavramı, dünya genelinde hızla gelişen ve geleceğin şehirlerini şekillendiren bir alan. Türkiye’nin bu dönüşümde önemli bir oyuncu olması için Build4U, yatırımcıları, mühendisleri, şehir plancılarını ve teknoloji geliştiricilerini tek bir çatı altında toplayacak.

 

Antalya’nın stratejik konumu, gelişmiş altyapısı ve sürdürülebilirlik ile akıllı şehircilik alanındaki öncülüğüyle sektörümüze büyük fırsatlar sağlaması, fuarımızı bu ilde yapmamızın en büyük nedenlerinden biri. Ayrıca Asya Belediye Başkanları Forumu’nda 2025 Yılı Çevre Başkenti olarak seçilen Antalya’nın, yeşil gelecek projeleri ve güçlü ulaşım ağıyla da fuarımızın global anlamda etkisini artıracağına inanıyoruz.

 

  • Sergilenecek ürünler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Fuarda akıllı bina ve teknoloji sistemleri ürün grubu, daha akıllı ve verimli şehirler oluşturmak için yenilikçi çözümler sunacak. Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı ürünler, şehirlerin karbon ayak izini azaltmaya ve çevre dostu çözümler geliştirmeye katkı sağlayacak. Yeşil bina çözümleri, atık yönetimi ve geri dönüşüm teknolojileri, çevre dostu ve sürdürülebilir yapılar için önemli bir yer tutacak, depreme dayanıklı bina teknolojileri, güvenli ve sağlam yapılar oluşturarak afetlere karşı dayanıklı şehirler inşa edilmesi hedeflenecek. Ayrıca, prefabrik ve modüler yapı teknolojileri, hız ve esneklik sunarak modern yaşam alanlarının oluşturulmasına olanak tanırken, kaliteli ve sürdürülebilir yapı malzemeleri, yapı sektörüne uzun ömürlü ve dayanıklı çözümler sunacak. Tesis yönetimi çözümleri, operasyonel verimlilik, enerji tasarrufu ve güvenliği artıran akıllı yönetim sistemleriyle dikkat çekecek. Yenilikçi Start-Up’lar modern çözümleriyle, sektördeki girişimcilik ruhunu ve teknolojik dönüşümü destekleyecek, akıllı şehirler alanında geleceğe yön veren fikirlerini paylaşacak. Build4U, tüm bu ürün gruplarıyla şehirlerin daha yaşanabilir, sürdürülebilir ve verimli hale gelmesinin önünü açacak.

 

Türkiye bir deprem ülkesi. Bu nedenle de kentsel dönüşüm süreçlerinin yalnızca yapı güvenliği açısından değil, aynı zamanda enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk perspektifinden de ele alınması gerekiyor. Bu doğrultuda, Build4U Fuarı, geleceğin akıllı ve sürdürülebilir şehirlerini inşa etmeye yönelik en yeni teknolojilere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Fuar kapsamında; enerji verimli bina teknolojileri, yeşil binalar, net zero ve karbon nötr tasarımlar, ileri mühendislik çözümleri ile yenilikçi inşaat malzemeleri ve yeni nesil HVAC-R sistemleri ön planda olacak. 

 

Öte yandan, Build4U Fuarı, sektörün geleceğine yön verecek yenilikçi çözümlerin sergilendiği özel alanlarla ziyaretçilere ilham verecek. En son teknolojiler ve sürdürülebilir yapı trendlerinin tanıtılacağı bu alanlarda, enerji verimli malzemelerden akıllı bina sistemlerine kadar geniş bir yelpazede inovatif yaklaşımlar sunulacak. Bununla birlikte, sektörün uzman isimlerinin de katılımıyla düzenlenecek panel ve konferanslar, geleceğin yapı teknolojilerine yeni bir perspektiften bakılacak. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Duotec ve Lunatec Ürün Ailesi  Yenilikçi Teknolojileriyle Yaşam Alanlarında Konforu Artırıyor

Yayınlandı

-

 

Kış mevsimi yaklaşırken kombi seçiminde enerji verimliliği,sessiz çalışma ve kullanım konforu ön plana çıkıyor. Baymak’ın Cold Burner teknolojisine sahip Duotec serisi ile yüzde 20’ye kadar hidrojen karışımıyla çalışmaya uyumlu Lunatec modeli; kompakt tasarımları ve gelişmiş özellikleriyle farklı yaşam alanlarının ısıtma ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. A sınıfı enerji verimliliğine sahip Duotec ve Lunatec serileri, modele göre yüzde 94’e varan mevsimsel ısıtma verimliliğiyle enerji kullanımının verimli şekilde yönetilmesine katkı sağlıyor.

Akıllı ev sistemlerinden enerji verimliliğini destekleyen cihazlara, güvenlik çözümlerinden konforu artıran teknolojilere kadar birçok yenilik, ev yaşamını daha pratik hale getiriyor. Günlük ihtiyaçlara uyum sağlayan bu çözümler, yaşam alanlarındaki konfor deneyimini artırıyor. Özellikle mevsim geçişlerinde iç ortam sıcaklığının istenen seviyede tutulmasına yardımcı olan ısıtma sistemleri, ev teknolojileri arasında önemli bir yer tutuyor. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla kombiler de yeniden günlük yaşamın merkezine yerleşiyor. Havaların serinlemesiyle artan ısınma ihtiyacı; enerji verimliliği, sessiz çalışma ve kullanım kolaylığı beklentilerini beraberinde getiriyor. Bu noktada doğru kombi seçimi, yalnızca ısınma ihtiyacının karşılanmasında değil, evdeki konforun ve enerji kullanımının yönetilmesinde de önem taşıyor. Yeni nesil kombi teknolojileri, yüksek verim değerlerinin yanı sıra farklı kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan özellikleriyle öne çıkıyor. Baymak, iklimlendirme alanındaki deneyimiyle farklı yaşam alanlarının ihtiyaçlarına yönelik kombi çözümleri sunuyor. Baymak Kombi ailesinde yer alan Duotec ve Lunatec serileri de teknolojik özellikleriyle kış hazırlıklarında öne çıkıyor.

Enerji Verimliliğini ve Sessiz Çalışmayı Destekleyen Teknoloji 

Baymak kombi ailesinin üyelerinden biri olan Duotec Tam Yoğuşmalı Kombi’nin premix tam yoğuşma teknolojisi ve modülasyonlu sirkülasyon pompası, enerjinin verimli kullanılmasını destekliyor. A sınıfı enerji verimliliğine sahip Duotec, enerji kullanımının yönetilmesine katkı sağlıyor. Kombi, yalnızca evi ısıtan bir cihaz değil, aynı zamanda yaşam alanının bir parçası. Bu nedenle çalışma performansının yanı sıra ses seviyesi de günlük konfor açısından önem taşıyor. Duotec ailesinde yer alan Cold Burner teknolojisi, yalıtımlı kapak sistemiyle birlikte cihazın daha sessiz çalışmasını destekliyor. Modülasyonlu sirkülasyon pompası, ısı ihtiyacına göre çalışma devrini otomatik olarak ayarlayarak enerji verimliliğine ve sessiz çalışmaya katkı sağlıyor. 45 kW’a kadar ısıtma kapasitesi seçeneği sunan Duotec, küçük yaşam alanlarından geniş metrekareli yapılara kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor. Ayrıca ısıtma ve kullanım suyu devrelerindeki donma koruması özelliğiyle dikkat çekiyor. Serideki Duotec Compact modeli ise kompakt tasarımı sayesinde yaşam alanında daha az yer kaplıyor.

Kullanıcı Dostu ve Kompakt Tasarım

Lunatec Kombi serisi de tam yoğuşma teknolojisi ve A sınıfı enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Yüzde 94’e varan mevsimsel ısıtma verimliliğine sahip seri, enerji kullanımının verimli şekilde yönetilmesini destekliyor.

Yüzde 20’ye kadar hidrojen karışımıyla çalışmaya uyumlu olan Lunatec, farklı enerji seçeneklerine uyum sağlayacak şekilde geliştirildi. Özel tasarımlı susturucusu ve izolasyonu, cihazın daha düşük ses seviyesinde çalışmasını destekliyor. Su ön ısıtma özelliği, musluk açıldığında sıcak suya daha kısa sürede ulaşılmasına yardımcı oluyor. Paslanmaz silindirik çelik brülörü sayesinde doğal gaz, propan ve LPG ile kullanıma uyum sağlıyor. Kompakt boyutlarıyla yaşam alanında daha az yer kaplayan ürün, montaj ve bakım işlemlerini kolaylaştıracak şekilde tasarlandı. Modern tasarımı ve kullanıcı dostu kontrol paneli, günlük kullanımı pratikleştiriyor. BDR Platformu için geliştirilen bileşenlerin kullanıldığı Lunatec kombilerde tesisat su basıncı, dijital ekran üzerinden takip edilebiliyor. Lunatec 24, Lunatec 30 ve Lunatec 35 kW model seçenekleriyle farklı ısıtma ve sıcak su ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunan seri, modele göre, XL ve XXL sıcak su yük profilleriyle sıcak su konforunu destekliyor. 

Okumaya Devam Et

GENEL

Döveç’ten İskele’nin Geleceğine Değer Katan Yatırımlar

Yayınlandı

-

Akdeniz’in kendine özgü doğası, uzun sahil şeridi ve sakin yaşam ritmiyle öne çıkan İskele, son yıllarda konut yatırımlarının yanı sıra gelişen sosyal yaşamı ve turizm potansiyeliyle de dikkat çekiyor. Döveç Grup ise uzun yıllara dayanan bölge yatırımlarıyla, İskele’nin doğal karakteriyle uyumlu yaşam alanları geliştirerek bölgeye değer katıyor.

Kuzey Kıbrıs’ın doğu kıyısında yer alan İskele; denizle kurduğu güçlü bağ, Long Beach’in geniş kumsalları ve adanın kendine özgü sakin yaşam kültürüyle Kıbrıs’ın karakterini en doğal haliyle hissettiren bölgeler arasında yer alıyor. Uzun sahil şeridi, açık hava aktivitelerine olanak sağlayan alanları ve Akdeniz iklimi, bölgeyi hem yaşam hem de tatil açısından öne çıkarıyor.

İskele’nin sahip olduğu doğal güzellikler, gelişen sosyal olanaklar ve turizm potansiyeli, bölgeyi farklı yaşam beklentilerine hitap eden bir merkez haline getirirken, Döveç Grup da gerçekleştirdiği yatırımlarla bu yaşamın bir parçası oluyor. Grup, bölgenin kendine özgü yapısını gözeterek geliştirdiği projelerle konut, sosyal yaşam ve tatil deneyimini bir araya getiriyor.

İskele’de Döveç Yatırımlarıyla Yeni Yaşam Deneyimleri

Döveç Grup, İskele’de gerçekleştirdiği yatırımlarla bölgenin sunduğu yaşam potansiyelini modern mimari, sosyal olanaklar ve hizmet anlayışıyla buluşturuyor. Courtyard Platinum, Querencia, Four Seasons Life III ve D-Point gibi devam eden projelerin yanı sıra Courtyard Long Beach, La Isla Villas, Four Seasons Life ve Panorama gibi tamamlanan projeleriyle grup, bölgede uzun soluklu bir yatırım geçmişine sahip.

Döveç’in İskele’deki projelerinde konutun yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen alanlar ve farklı kullanım olanakları öne çıkıyor. Denize yakın konumlar, geniş peyzaj ve sosyal alanlar, yüzme havuzları, restoran ve kafeler, spor ve wellness olanakları Akdeniz’in doğal yaşam ritmini modern ve konforlu bir yaşam anlayışıyla bir araya getiriyor. Sosyal sorumluluk bilincini ve yerel kalkınma prensiplerini tüm süreçlerine entegre eden Döveç Grup, çevreye duyarlı, enerjiyi verimli kullanan ve geleceğin ihtiyaçlarına yanıt veren vizyonuyla İskele’nin bölgesel potansiyeline katkı sunuyor.

Döveç’in İskele’deki yatırımları, bölgenin doğal ve turistik potansiyelini gözeten bir anlayışla farklı yaşam ve konaklama alternatifleri sunuyor. Böylece grubun 35 yılı aşkın deneyimi, Kıbrıs’ın Akdeniz’le iç içe yaşam kültürü ve İskele’nin kendine özgü atmosferiyle buluşuyor.

“İskele’ye Yaptığımız Her Yatırımda Uzun Vadeli Değer Yaratmayı Önemsiyoruz”

Döveç Grup Yönetim Kurulu Üyesi Burçin Döveç, İskele’deki yatırımlarına ilişkin değerlendirmesinde, Bizim için İskele, yalnızca projeler geliştirdiğimiz bir bölge değil; 35 yılı aşkın süredir Kuzey Kıbrıs’a duyduğumuz sorumluluğun önemli bir parçası. Bölgenin kendine özgü doğasını, yaşam kültürünü ve sahip olduğu potansiyeli gözeterek gerçekleştirdiğimiz her yatırımda uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. İskele’ye kazandırdığımız projelerle yalnızca nitelikli yaşam alanları sunmayı değil, sosyal yaşamı destekleyen, çevresel hassasiyetleri gözeten ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir anlayışı da ortaya koymayı amaçlıyoruz. Yaptığımız her yatırımın hem bölgede yaşayanlara hem de İskele’nin sunduğu yaşam deneyimini tercih edenlere kalıcı bir değer sağlamasına önem veriyor, Kuzey Kıbrıs’ın potansiyeline duyduğumuz inançla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. dedi.

Döveç Grup’un İskele’deki yatırımları, grubun Kuzey Kıbrıs genelindeki 35 yılı aşkın deneyiminin önemli bir parçasını oluşturuyor. Gayrimenkul ve inşaatın yanı sıra turizm, eğitim, enerji, yazılım ve otomotiv olmak üzere 7 farklı sektörde faaliyet gösteren grup; Akdeniz’in doğal dokusuyla uyumlu mimari yaklaşımı, sosyal yaşam alanları ve farklı ihtiyaçlara cevap veren proje anlayışıyla öne çıkıyor. Bölgenin doğal ve turistik potansiyelini gözeten yatırımlarıyla İskele’de farklı yaşam ve konaklama alternatiflerinin oluşmasına katkı sağlayan Döveç Grup, bölgeye yönelik uzun vadeli yatırım yaklaşımını sürdürüyor.

Kuzey Kıbrıs’ta farklı yaşam beklentilerine yönelik projeler geliştirmeye devam eden Döveç Grup’un güncel yatırımları, projeleri ve yaşam alanlarına ilişkin detaylara resmi web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Döveç’in projelerini ve Kuzey Kıbrıs’taki yatırım yolculuğunu daha yakından keşfetmek için resmi web sitesi dovecgroup.com’u ziyaret edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

GENEL

Schneider Electric, Abu Dhabi’de düzenlenen Innovation Summit Orta Doğu ve Afrika 2026’yı tamamladı, BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması’nı yayımladı

Yayınlandı

-

 

  • Schneider Electricin amiral gemisi niteliğindeki zirvesi, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ekonomi Bakanı ve Fransanın BAE Büyükelçisi ile 3.000’i aşkın enerji profesyonelini bir araya getirdi.
  • Zirvede yayımlanan yeni BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması, ülkedeki üreticilerin yapay zekâyı benimseme konusunda küresel ölçekteki benzerlerinin önünde olduğunu ortaya koydu.
  • Zirvedeki tartışmalar, dayanıklılık ve rekabet gücünün temel itici unsurları olarak enerji, yapay zekâ ve yazılımın giderek daha fazla bütünleştiğine dikkat çekti.
 

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, kamu temsilcileri, sektör analistleri, müşteriler, iş ortakları, öğrenciler ve basın mensuplarının da aralarında bulunduğu 3.000’i aşkın katılımcıyı bir araya getiren Innovation Summit Orta Doğu ve Afrika etkinliğini Abu Dhabide tamamladı. Zirvede, enerji, yapay zekâ ve endüstriyel yazılımın bütünleşmesinin bölgenin geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiği ele alındı. Şirket ayrıca zirve kapsamında, ülkenin endüstriyel yapay zekâyı benimseme ve üreticilerin bu teknolojiye duyduğu güven alanlarında güçlenen liderliğini ortaya koyan BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması’nı yayımladı.

Enerji Teknolojileriyle Zekâya ve Dayanıklılığa Güç Katmak” temasıyla düzenlenen iki günlük zirve, enerji dönüşümünde giderek belirginleşen bir değişime odaklandı. Bu değişim, enerji arzını karbonsuzlaştırmanın ötesine geçerek yapay zekâ odaklı ekonomik büyümeyi destekleyebilecek akıllı, bağlantılı ve dayanıklı sistemler kurmayı esas alıyor.

Bu değişim, hızlı kentleşme, sanayide büyüme ve hızlanan dijitalleşmenin yeni altyapı ihtiyaçları doğurduğu Orta Doğu ve Afrikayı yeniden şekillendiren daha geniş eğilimleri yansıtıyor. Bölge genelinde kamu ve özel sektör; dayanıklılığı, rekabet gücünü ve enerji güvenliğini artırmak amacıyla temiz enerjiye, elektrik şebekelerinin modernizasyonuna, yapay zekâya, veri merkezlerine ve endüstriyel teknolojilere yatırım yapıyor. Bunun sonucunda enerji, yazılım ve yapay zekânın bütünleşmesi, ekonomilerin büyümesinde ve kritik altyapıların gelişiminde giderek daha merkezi bir rol üstleniyor.

Schneider Electric CEOsu Olivier Blum, şunları söyledi: Yapay zekânın fiziksel ekonominin ayrılmaz bir parçası haline geldiği bir Zekâ Çağı’na giriyoruz. Yapay zekâ dijital olabilir ancak elektrikle çalışıyor ve onu destekleyen fiziksel sistemlere dayanıyor. Enerji teknolojisi iş ortağı olarak müşterilerimizin veri, yazılım, yapay zekâ ve otomasyon aracılığıyla enerji ve operasyonlarını birbirine bağlamasına yardımcı oluyor, zekâyı eyleme dönüştürerek performanslarını, dayanıklılıklarını ve rekabet güçlerini artırmalarını sağlıyoruz. Bu dönüşümün boyutu, kamu ve özel sektörün endüstriyel dönüşümü ve uzun vadeli büyümeyi desteklemek için enerji ve dijital altyapıya yatırım yaptığı Orta Doğu ve Afrikada özellikle belirgin biçimde görülüyor.”

Zirve kapsamında BAE Ekonomi ve Turizm Bakanlığı ile Schneider Electric, NEST Hızlandırma Programı’nın başlatılmasına yönelik bir anlaşma imzaladı. 12 haftalık program, Orta Doğu ve Afrika genelinde enerji teknolojileri, endüstriyel teknolojiler ve kurumsal yapay zekâ alanlarında faaliyet gösteren, yüksek potansiyele sahip erken aşama girişimleri hedefliyor. Hem Schneider Electricin stratejik öncelikleriyle hem de BAEnin geleceğin ekonomisine yönelik gündemiyle örtüşen bu sektörlere odaklanan program, Schneider Electricin gözetiminde, alanında uzman bir üçüncü taraf hızlandırıcı kuruluş tarafından yürütülecek.

BAEdeki üreticiler endüstriyel yapay zekâda daha hızlı ilerliyor

Schneider Electric, zirveyle eş zamanlı olarak, yiyecek ve içecek üreticilerine odaklanan 2026 Hızlı Tüketim Ürünleri Sektöründe Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması: BAE başlıklı çalışmasını yayımladı. Araştırma, BAEdeki üreticilerin endüstriyel yapay zekâyı küresel ortalamadan daha hızlı benimsediğini ortaya koydu:

  • Üreticilerin %23’ü, yapay zekâyı şimdiden operasyonlarının temel bir parçası olarak görüyor. Bu oran küresel ölçekte %16,3 düzeyinde.
  • %59u, yapay zekânın 2030 yılına kadar kuruluşlarında köklü bir dönüşüm yaratmasını bekliyor. Küresel ölçekte bu oran %42,2.
  • %38i, yapay zekâ uygulamaları yaygınlaştıkça siber güvenliği en önemli önceliklerden biri olarak tanımlıyor.

Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Walid Sheta, şu değerlendirmede bulundu: Endüstriyel yapay zekâ, deneme aşamasından uygulamaya geçiyor. BAEyi farklı kılan, yalnızca bu teknolojiyi benimseme hızı değil; üreticilerin yapay zekânın üretkenliği, verimliliği ve dayanıklılığı artırma potansiyeline duyduğu güven. Bir sonraki aşamada aşılması gereken temel zorluk, bu uygulamaların güvenli, ölçeklenebilir ve ölçülebilir iş sonuçları üretebilir olmasını sağlamak.”

Enerji, yapay zekâ ve altyapı bütünleşiyor

Zirve boyunca konuşmacılar ve katılımcılar, enerji sistemlerinin giderek daha bağlantılı hale gelen geleceğini dört ana tema çerçevesinde ele aldı:

  • Yapay zekâ destekli enerji ve endüstriyel operasyonlar
  • Elektrik şebekelerinin modernizasyonu ve elektrifikasyon
  • Kritik altyapı olarak veri merkezleri
  • Dijital dayanıklılığın temeli olarak siber güvenlik

Oturumlarda, kuruluşların operasyonel verimliliği artırmak, endüstriyel performansı güçlendirmek, enerji kullanımını optimize etmek ve bölgedeki dijital altyapının hızla genişlemesini desteklemek için yapay zekâdan nasıl yararlandığı incelendi.

Schneider Electric yöneticileri, sektör uzmanları, müşteriler ve iş ortaklarının katıldığı ana konuşma ve tartışmalarda; yazılım tanımlı enerji sistemleri, endüstriyel zekâ, elektrifikasyon, yapay zekâya hazır altyapılar ve büyümenin bir sonraki aşamasını desteklemek için iş gücünün ihtiyaç duyacağı yetkinlikler ele alındı.

Abu Dhabi, enerjide yeni dönemin merkezinde

Zirve, Fransa’nın BAE nezdindeki Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Marie Audouard’ın katılımıyla, BAE Ekonomi ve Turizm Bakanı Abdulla bin Touq Al Marrinin açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Walid Sheta ve Schneider Electric Körfez Bölgesi Başkanı Amel Chadli karşılama konuşmalarını yaptı.

Schneider Electric CEOsu Olivier Blum, Enerji Yönetiminden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Frederic Godemel, Proses Otomasyonundan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Hany Fouda, Güvenli Güçten Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Manish Kumar, Yazılım ve Hizmetlerden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Pankaj Sharma ve Schneider Digitalden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Başkanı Peter Weckesserin de aralarında bulunduğu üst düzey yöneticiler; daha akıllı, verimli ve dayanıklı enerji sistemleri kurmaya yönelik stratejileri görüşmek üzere müşteriler, iş ortakları ve sektör liderleriyle bir araya geldi.

Etkinliğin öne çıkan unsurlarından biri, şirketin ilk kez tanıttığı 3.000 metrekarelik İnovasyon Merkezi oldu. Merkezde, tasarım ve inşaattan işletme ve bakıma kadar altyapının tüm yaşam döngüsünü kapsayan teknolojiler sergilendi. Ziyaretçiler ayrıca Schneider Electricin Data Cube platformunun yanı sıra yapay zekâ destekli operasyonlar, akıllı binalar, sürdürülebilir veri merkezleri, endüstriyel otomasyon, su teknolojileri, mobilite ve siber güvenlik alanlarındaki çeşitli yeniliklerin uygulamalı gösterimlerini deneyimledi.

Enerji, yapay zekâ, üretim ve dijital altyapıya yönelik yatırımlar hız kazanırken, etkinlik boyunca yapılan değerlendirmelerde ortak bir görüş öne çıktı: Gelecekte rekabet gücü, kuruluşların elektrifikasyon, otomasyon, yazılım ve yapay zekâyı ne kadar etkin biçimde bir araya getirebildiğine giderek daha fazla bağlı olacak.

Zirvenin kapanışında Schneider Electric, Orta Doğu ve Afrika genelinde akıllı, dayanıklı ve sürdürülebilir altyapıların hayata geçirilmesini hızlandırmak için kamu, müşteriler ve iş ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü yineledi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye