“8. Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi”, sürdürülebilir dönüşümün karşılaştığı riskleri ve fırsatları masaya yatırdı! - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

“8. Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi”, sürdürülebilir dönüşümün karşılaştığı riskleri ve fırsatları masaya yatırdı!

Yayınlandı

-

Yapı sektöründe yeşil dönüşüm için 5 kritik adım çağrısı

ÇEDBİK tarafından, T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen ‘8. Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi’nde, sürdürülebilir dönüşümün Türkiye’de karşılaştığı riskler ve fırsatlar masaya yatırıldı. ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı, sürdürülebilir yapılaşma karşısındaki bariyerlerin regülasyon ve uygulama uyumsuzluğu, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve veri kapasite eksikliği olduğuna dikkat çekerken; dönüşümün aciliyetine vurgu yaptı.

Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği’nin (ÇEDBİK) ‘Sıfırın İnşası: Riskten Fırsata’ ana temasıyla bu yıl 8’incisini gerçekleştirdiği ’Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi’, kamu ve özel sektörün önde gelen temsilcilerini çevresel ve toplumsal sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekmek için bir araya getirdi. T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı destekleriyle 9 Aralık 2025 tarihinde İTÜ Ayazağa Kampüsü’ndeki Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleşen zirvede ‘Riskten Fırsata: Ufukta Ne Var?’, ‘Gayrimenkulün Yeşil Vizyonu’, ‘İklim Finansmanında Riskler ve Fırsatlar’, ‘Sürdürülebilirlik için Akıllı Çözümler, ‘Mimar Gözü ile Sürdürülebilirlik’ olmak üzere 5 kritik başlıkta oturumlar düzenlendi. Sektör uzmanları ve paydaşlarından oluşan alanında uzman 40’a yakın konuşmacı, dünya gündemini belirleyen konular üzerinde görüşlerini paylaşırken, zirve bu yıl 450’ye yakın katılımcı ile 100’ün üzerinde kurum ve kuruluşu buluşturdu.

Yapı Sektörüne 5 Acil Çağrı

Açılış konuşmasında Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecindeki temel riskleri değerlendiren ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı, sürdürülebilir şehirler ve düşük karbonlu bir yapı sektörü için beş kritik dönüşüm alanının aciliyetini vurguladı. Ilıcalı şöyle konuştu:

“Türkiye’nin dönüşümünde en önemli ihtiyaç, daha güçlü ve yönlendirici bir politika çerçevesidir. Yeni yapılarda yüksek performans standartlarının uygulanması, mevcut stokta ise yenileme ve güçlendirme programlarının hızla devreye alınması artık ertelenemez. Aynı şekilde, piyasayı doğru yönlendirebilmek için enerji ve karbon performansını şeffaf biçimde ortaya koyan ölçüm, etiketleme ve raporlama standartlarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Finansman tarafında ise dönüşümün maliyetini karşılayacak uygun araçlar olmadan ilerlemek mümkün değil. Yeşil konut kredileri, yenileme fonları ve kamu destekli modellerin yaygınlaştırılması; bankaların iklim riskini kredi politikalarına entegre etmesi kritik. İş modellerinde de değişim gerekiyor. Mal sahibi–kiracı denklemindeki teşvik uyumsuzluğunu giderecek yeşil kira uygulamaları ve performansa dayalı sözleşmeler, dönüşümün önünü açabilir. Son olarak, tüm bu sürecin sağlıklı işlemesi için veri, teknoloji ve teknik kapasitenin güçlendirilmesi şart. Güvenilir veri olmadan ne finansman doğru çalışabilir ne de piyasa dönüşümü hızlandırabilir.”

Türkiye’nin yeşil dönüşümünün önünde kritik bariyerler var”

Sürdürülebilir yapılaşmanın Türkiye’de temel birtakım engellerle karşılaştığını vurgulayan ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı, bu bariyerleri regülasyon–uygulama uyumsuzluğu, finansmana erişim ve doğru fiyatlama eksikliği ile veri ve teknik kapasite açığı olarak sıraladı. Ilıcalı, “Sürdürülebilir şehirler hedefi bugün yalnızca çevresel değil, ekonomik bir zorunluluktur. Geciken her adım, değer kaybı ve artan maliyet anlamına geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Sürdürülebilir geleceğin yol haritası konuşuldu

Açılış oturumu “Riskten Fırsata: Ufukta Ne Var” ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı moderatörlüğünde gerçekleşti.  Panelde TC. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü bünyesinde Enerji Verimliliği ve Tesisat Dairesi Başkanı Hüseyin Namık Sandıkçı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı’nda Sera Gazı Azaltım Politikaları Daire Başkanı Abdurrahim Durmuş, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Başkanı Nurullah Öztürk ve İstanbul Proje Koordinasyon Birimi (İPKB) Direktörü Yalçın Kaya ile çevresel risklerin yönetsel bakış açısıyla nasıl fırsata dönüştürülebileceğini tartıştı. Hüseyin Namık Sandıkçı, güncellenen YeS-TR Ulusal Yeşil Bina Sertifikası için yürütülen çalışmaları anlatarak, sistemin “ölçülebilir, bölgesel farkındalığı yüksek ve uygulanabilir” bir yapıya kavuştuğunu vurguladı. Nurullah Öztürk, 2026 yılında sertifikalı bina sayısının özellikle kamu yapılarında hızla artırılması için planlamaların tamamlandığını belirtti. Yalçın Kaya ise, iklim risklerinin doğru yönetildiği projelerin “sektör adına gerçek bir fırsata dönüştüğünü” ifade etti.

“Gayrimenkulün Yeşil Vizyonu” panelinde, sürdürülebilirlik çerçevesinde gayrimenkul sektöründeki risklerin, yeni iş modellerine ve fırsatlara nasıl dönüştüğü; ÇEDBİK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Vekili Mehmet Sami Kılıç moderatörlüğünde Ziraat GYO Genel Müdürü Peyami Ömer Özdilek, GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici ve Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Doç. Dr. Serhat Başdoğan tarafından değerlendirildi. Neşecan Çekici, çağdaş şehircilikte teknoloji, tasarım ve tabiat uyumunun önemine dikkat çekti. Peyami Özdilek, “Yeşil dönüşüm, artık gönüllü bir tercih değil; zorunlu ve stratejik bir adım” diyerek sektörün yönünü özetlerken, Dr. Serhat Başdoğan ise yerinde dönüşüm süreçlerine dair yürüttükleri akademik çalışmaları paylaşarak sürdürülebilirliğin toplumsal eşitlik boyutuna dikkat çekti.

“İklim Finansmanında Riskler ve Fırsatlar” isimli üçüncü panel ise TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya moderatörlüğünde gerçekleşirken; T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Dış Kaynaklı Yatırım Daire Başkanı Esra Turan Tombak, Garanti BBVA Konut Finansmanı Direktörü Songül Yeşilçimenli, Kalkınma Yatırım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Seçil Yıldız yeşil dönüşümün finansal araçlar üzerinden nasıl destekleneceğini tartıştı. Esra Turan Tombak, Türkiye’nin 2030 iklim finansmanı stratejisinde AB fonlarının kritik rol oynadığını belirtirken, Seçil Yıldız, kalkınma bankalarının iklim yatırımlarındaki rolünü aktararak finansman modellerine dair önemli veriler sundu. Songül Yeşilçimenli ise, kentsel dönüşümün “ülkenin en büyük sürdürülebilir finansman fırsatı” olduğunu vurguladı.

“Sürdürülebilirlikte Akıllı Çözümler” oturumu ARUP Direktörü Timurhan Timur moderatörlüğünde; İTÜ Sürdürülebilir Kalkınma Uzmanlık Eğitim Koordinatörü Prof. Dr. Hatice Ayataç, Sabri Paşayiğit Mimarlık Kurucu Ortağı Sabri Paşayiğit, YES-TR Eğitim Koordinatörü Prof. Dr. Özlem Özçevik ve Formula International Genel Müdür Yardımcısı Cevahir Sevimli ile bina ölçeğinden şehir düzeyine uzanan akıllı ve çevreci çözümler ele alındı.  Prof. Dr. Özlem Özçevik, sistemin dijital omurgasını anlatarak YeS-INT ile uluslararası bir yapıya geçiş çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Prof. Dr. Hatice Ayataç akıllı şehir planlama çalışmalarının akademik boyutunu aktarırken, 
Sabri Paşayiğit, dijitalleşmenin yeni şehirleşme anlayışında kalıcı başarıyı mümkün kıldığını belirtti.

Zirvenin kapanış oturumu “Mimar Gözüyle Sürdürülebilirlik” ise ÇEDBİK Yönetim Kurulu Üyesi Buğrahan Şirin moderatörlüğünde; Mimar Murat Tabanlıoğlu ve Felsefeci Dücane Cündioğlu’nu bir araya getirdi. Tabanlıoğlu, sürdürülebilir mimarinin pratik uygulamalarını aktarırken; Cündioğlu, “Sürdürülebilir yaşam, sadece bir tasarım meselesi değil; bir düşünce biçimidir” diyerek yaklaşımın kültürel boyutuna dikkat çekti.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler