Yapı Merkezi 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Yapı Merkezi 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı 

Yayınlandı

-

Finansal Kuruluşlar İçin Taksonomiyle Uyumlu Bir Portföy Yapısı Sunuyor

Yapı Merkezi, 60. yılına girerken iklim yönetimi, dijitalleşme, sürdürülebilir finansman ve karbon stratejisi alanlarındaki kurumsal gelişimini ortaya koyan 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor, iklim finansmanı ve regülasyonların hızla sıkılaştığı bu dönemde, Yapı Merkezi’nin sürdürülebilir projelerine dayalı portföy yapısının finansal kuruluşların beklentileriyle yüksek uyum gösterdiğini ortaya koyuyor.

Yapı Merkezi’nin Avrupa Birliği Taksonomisi ile doğal uyum taşıyan proje çerçevesini, bankaların Yeşil Varlık Oranı’na katkı sağlayan portföy bileşimini ve Karbon Sınır Düzenleme Mekanizması’na hazırlıklı tedarik zinciri yapısı raporda ayrıntılarıyla ele alınıyor. Bu bütüncül yapı, şirketi sürdürülebilir finansmanda öngörülebilir, güçlü ve düşük riskli bir iş ortağı konumuna getiriyor.

Yapı Merkezi’nin projeleri, yalnızca çevresel fayda üretmekle kalmayıp finans sektörü açısından da stratejik portföy varlığı niteliği taşıyor. Bulgular, şirketin düşük karbonlu ve veri temelli iş modelinin özellikle risk azaltımı önceliği bulunan finans kuruluşlarıyla yüksek uyum sergilediğini ortaya koyuyor.

Mustafa Başar Arıoğlu: “Bugünün iş dünyasını; karbonu doğru yönetmek ve veriyi açık, erişilebilir kılmak şekillendiriyor.”

Yapı Merkezi Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Başar Arıoğlu, rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Dünya yeni bir sanayi çağının içinde. Bu çağın belirleyicisi karbon yönetimi, veri şeffaflığı ve sürdürülebilir finansmandır. Yapı Merkezi olarak bu dönüşümün gereklerini titizlikle yerine getiriyoruz.”

Arıoğlu, 1965’ten 2025’e uzanan 60 yıllık yolculuğun yalnızca mühendislik başarılarından ibaret olmadığını; karbon yönetimi, sürdürülebilirlik ilkeleri, toplumsal değer üretimi ve kurumsal güven kültürüyle şekillenen güçlü bir mirasa dayandığını vurguladı. 

Finans dünyası açısından Yapı Merkezi’nin konumunu ise şu sözlerle özetledi: “Projelerimizin büyük bölümü doğal olarak AB Taksonomisine uyumludur. Bu durum bankaların yeşil portföy kalitesini artırıyor ve sürdürülebilir finansmana erişimi kolaylaştırıyor.”

Karbonu Tüm Proje Yaşam Döngüsüne Entegre Eden Yaklaşım

Arıoğlu, karbon yönetimini bir mühendislik parametresi olarak ele aldıklarını belirterek, tasarımdan saha uygulamalarına kadar tüm proje yaşam döngüsünde karbon odaklı bir yaklaşım benimsediklerini söyledi: “Geleceğin altyapı projeleri, yüklenici ve işverenin ortak bir karbon bütçesi yönettiği yeni bir sözleşme mimarisi üzerine kurulacak. Karbonu ölçebilen ve yönetebilen kurumlar rekabette açık bir adım öne geçecek.”

Finans Sektörüyle Uyumlu Portföy Yapısı

Rapor; iklim senaryolarına dayalı risk analizleri, çifte önemlilik değerlendirmeleri, dijital risk yönetimi altyapısı, Bilim Temelli Hedefler yol haritası ve sürdürülebilirlik bağlantılı kredi kriterlerine uyum gibi başlıklarla Yapı Merkezi’nin ölçülebilir, izlenebilir ve regülasyonla uyumlu bir yapı sunduğunu ortaya koyuyor. 

Son iki yılda yürütülen ESG kapasite geliştirme adımları kapsamında veri yönetişimi, proje bazlı izleme, tedarikçi değerlendirme sistemleri ve raporlama altyapısı uluslararası finans kuruluşlarının beklentileriyle uyumlu hale getirildi. 

Arıoğlu bu dönüşümü şöyle değerlendirdi: “Artık yalnızca standartları karşılayan değil; kendi sürdürülebilirlik performansını ölçen, yöneten ve sürekli geliştiren bir organizasyonuz.”

İklim Kanunu ile Güçlenen Tedarik Zinciri

Türkiye İklim Kanunu ve ulusal emisyon ticareti sistemine geçiş süreciyle birlikte, Yapı Merkezi tedarik zinciri boyunca karbon verisi toplama kapasitesini güçlendirdi. Şirket bu dönüşümü yalnızca bir uyum adımı olarak değil, daha şeffaf ve verimli bir üretim yapısına geçişin stratejik bir fırsatı olarak değerlendiriyor.

Bilim Temelli Hedefler Geliyor

Yapı Merkezi, 2025 yılı sonuna kadar Bilim Temelli Emisyon Azaltım Taahhüdünü açıklamayı; izleyen iki yıl içinde ise doğrulanabilir kısa ve uzun vadeli hedeflerini kamuoyuyla paylaşmayı planlıyor.

Arıoğlu sözlerini şu şekilde noktaladı: “Biz 60 yıldır yalnızca mühendislik yapmıyoruz; 60 yıldır güven, dayanıklılık ve sürdürülebilir mutluluk inşa ediyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için bir rapor değil, kurumsal kimliğimizin temelidir.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Eski Yapılar Güçlendirilerek Depreme Nasıl Dayanıklı Hâle Getirilebilir?

Yayınlandı

-

 

Türkiye’nin deprem gerçeği, mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesini yapı güvenliğinin en önemli gündemlerinden biri haline getiriyor. fischer Türkiye mevcut yapıların sismik güçlendirilmesinde kritik önem taşıyan bağlantı noktalarına yönelik sabitleme çözümleriyle, yapıların deprem performansının artırılmasına katkı sağlayan mühendislik uygulamalarını destekliyor.

Türkiye’de geçmişten bugüne yaşanan yıkıcı depremler, yapı güvenliğinin önemini ve mevcut yapı stokunun depreme karşı güvenli hale getirilmesi ihtiyacını tekrar tekrar ortaya koyuyor. Yeni yapıların güncel deprem standartlarına uygun olarak inşa edilmesinin yanı sıra mevcut yapıların değerlendirilmesi ve mühendislik açısından uygun olanların güçlendirilmesi de bu sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’de yaklaşık 31 milyon konut ve 5 milyon ticari alandan oluşan toplam 36 milyon bağımsız bölüm bulunuyor. Bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğu, 2 milyonunun ise acil dönüşmesi gerektiği belirtiliyor. Bu ölçekte bir yapı stoku söz konusu olduğunda riskli yapıların güvenli hale getirilmesinde yeniden yapımın yanı sıra mühendislik açısından uygun yapılarda güçlendirme de önemli seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Mevcut Yapı Stokunda Güçlendirme İhtiyacı

Risk altındaki tüm yapıların yıkılıp yeniden inşa edilmesi yüksek maliyet, zaman ve kaynak gerektiren bir süreç. Bu nedenle mevcut yapıların deprem etkilerine karşı nasıl daha güvenli hale getirilebileceği ve mühendislik açısından uygun yapılarda hedefe yönelik güçlendirme uygulamalarının nasıl gerçekleştirilebileceği önem taşıyor.

Mevcut betonarme yapıların güçlendirilmesinde taşıyıcı sistemin kritik noktalarının doğru belirlenmesi ve bu noktalardaki bağlantıların güvenli biçimde oluşturulması gerekiyor. Özellikle kirişler ile kolonların bağlantı noktaları olan kiriş-kolon birleşim bölgeleri deprem sırasında oluşan yatay yükler nedeniyle yüksek gerilmelere ve büyük kuvvetlere maruz kalabiliyor. Bu bölgelerin taşıma işlevini kaybetmesi durumunda taşıyıcı sistemin bütünü etkilenebiliyor.

Bu noktadan hareketle fischer Şirketler Grubu, ABD’deki Purdue Üniversitesi ile birlikte tam ölçekli betonarme yapılar üzerinde deneylerin gerçekleştirildiği kapsamlı bir araştırma projesi yürüttü. Araştırmanın odağında mevcut yapılardaki kiriş-kolon birleşim bölgeleri ve bu kritik noktalara yönelik güçlendirme yaklaşımı yer aldı.

Kiriş-Kolon Birleşim Bölgeleri İçin Yeni Güçlendirme Çözümü

Deneylerde kiriş-kolon birleşim bölgelerinin güçlendirilmesi amacıyla fischer enjeksiyon harcı ve dişli çubuklarla uygulanan kimyasal ankrajlar ile diyagonal payanda elemanlarından oluşan bir sistem test edildi. Bu sistemde diyagonal çelik payandalar, kimyasal ankrajlar aracılığıyla mevcut taşıyıcı sisteme bağlanarak birleşim bölgelerinin yerinde ve hedefe yönelik biçimde güçlendirilmesi sağlandı.

Kimyasal ankraj sistemi yük altında düşük deformasyon göstererek kuvvetlerin güvenilir biçimde karşılanmasına ve aktarılmasına katkı sağladı. Güçlendirme çözümü kiriş ile kolon arasındaki kuvvet akışını değiştirerek birleşim bölgesine etkiyen yüklerin komşu taşıyıcı elemanlara yeniden dağıtılmasını sağladı.

Karşılaştırmalı deneylerde güçlendirilmemiş taşıyıcı sistemin kiriş-kolon birleşim bölgelerinde ağır hasarlar oluşurken fischer sistemiyle güçlendirilmiş yapı daha yüksek performans sergiledi. Purdue Üniversitesi’nden Prof. Akanshu Sharma, deneylerle güçlendirilmiş yapının deprem yükleri altındaki performansının önemli ölçüde iyileştiğinin gösterildiğini belirtiyor.

Bilimsel Doğrulamadan Uygulamaya

fischer ve Purdue Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen tam ölçekli deneylerde, deprem etkilerini temsil eden yüklemeler altında özellikle birleşim bölgelerinde iyileştirilmiş performans elde edildi. Bu bilimsel doğrulamanın mevcut yapılarda uygulanabilecek pratik çözümlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Araştırma sonuçları eski yapıların deprem etkilerine karşı daha dirençli hale getirilmesinde gerçekçi ve ekonomik yollar geliştirilebileceğine işaret ediyor.

fischer Türkiye ise mevcut yapıların sismik güçlendirilmesinde kritik önem taşıyan bağlantı noktalarına yönelik sabitleme çözümleriyle bu alandaki mühendislik uygulamalarını destekliyor. Güçlendirme sistemlerinde doğru bağlantı çözümünün seçilmesi ve doğru biçimde uygulanması, tasarlanan sistem performansının sahaya aktarılmasında kritik önem taşıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Nippon Paint-Betek Yılın İkinci Yarısında Hedef Büyütüyor 

Yayınlandı

-

Kasım ayında devreye aldığı 15 milyon dolarlık yeni su bazlı boya tesisinin gücü, Anadolu’da gerçekleştirdiği iş birlikleri ve sahadaki kesintisiz operasyonlarıyla 2026’ya güçlü bir giriş yapan Nippon Paint-Betek, yılın ilk yarısını ana iş kollarındaki kararlı büyümesiyle tamamladı. Şirket; boya, ısı yalıtımı, endüstriyel çözümler ve prestijli proje pazarında yakaladığı ivmeyle yılın ikinci yarısında hedeflerini büyüterek ilerlemeye devam ediyor. 

Türkiye boya ve ısı yalıtım sektörünün köklü ve güçlü oyuncularından Nippon Paint-Betek, 2026 yılının ilk 6 ayında sergilediği operasyonel başarılar ve stratejik adımlarla pazardaki öncü konumunu korudu. Ana iş   kollarında yılın ilk yarısında güçlü bir ivme yakalayan şirket, yeni su bazlı tesis yatırımı ve Anadolu’daki stratejik iş birliklerinin yarattığı dinamizmle büyümesini sürdürdü. Yıl boyunca düzenlenen saha organizasyonlarıyla ustadan bayi ve yapı profesyonellerine kadar geniş bir ekosistemle bağlarını pekiştiren Nippon Paint-Betek; lüks konut projeleri ve pek çok dev yapının çözüm ortağı olarak gücünü bir kez daha ortaya koydu. Yapay zeka altyapısı ile dijital dönüşümde de sektöre yön veren şirket, yılın ikinci yarısına daha yüksek hedeflerle giriyor.

“Ana İş Kollarımızda Büyümeyi Sürdürdük, İkinci Yarıya Odaklandık”

Şirketin yılın ilk yarısındaki performansını ve sektörel görünümü değerlendiren Nippon Paint-Betek Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, “Yoğun ve verimli bir ilk yarı yılı geride bıraktık. Yıla başlarken küresel jeopolitik gelişmeler, hammadde maliyetlerindeki dalgalanmalar ve finansal piyasalardaki sıkılaşma, sektör üzerindeki baskıyı artırsa da sahip olduğumuz deneyim, yüksek üretim kapasitesi ve esnek operasyon yetkinliğimiz sayesinde, kararlılıkla hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Nitekim ana iş kollarımız olan ısı yalıtımı ve boya tarafında oldukça başarılı sonuçlara imza attık. Yağışlı geçen ilk 6 aya rağmen ısı yalıtım iş kolumuzda hem hacim hem ciro açısından geçen yılın üzerinde bir büyüme kaydettik. Endüstriyel iş kolumuzda mobilya ve sanayi boyalarında hedeflerimize ulaşırken, endüstriyel yapıştırıcılarda hem hacim hem ciro bazında hedeflerimizin üzerine çıktık. Bu güçlü tablodan aldığımız ivmeyle yılın ikinci yarısında hedeflerimizi büyütüyoruz. Doğru odağımız, güçlü markalarımız ve uzman ekibimizle ikinci 6 aydaki hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.

“Saha Dinamizmimiz ve Teknik Yetkinliğimiz Dev Projelerle Taçlanıyor”

Şirketin paydaş ekosistemiyle kurduğu güçlü bağlara ve prestijli referans projelerdeki varlığına dikkat çeken Güner, “Pazardaki öncülüğümüzü sadece üretimle değil, sahada kurduğumuz güçlü bağlarla besliyoruz. Yılın ilk yarısında Nucleus Roadshow ile 16 ilde 1.465 bayi ve ustamızla, Fawori Roadshow ile 19 ilde 68 etkinlikle 6.000 ustamızla birebir buluştuk. Filli Boya ‘Gündem Sohbetleri’ organizasyonlarımızda ise 5 ilde 500 yapı profesyoneliyle bir araya gelerek verimli ağlar oluşturduk. Sahadan aldığımız bu büyük güç, teknik yetkinliğimizle birleştiğinde bizi Türkiye’nin birçok prestijli projesinin çözüm ortağı yapıyor.

15 Milyon Dolarlık Yatırım ve Yapay Zeka Hamlesiyle Geleceğe Yürüyor

Nippon Paint-Betek, üretim kapasitesini ve teknolojik altyapısını da geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde 15 milyon dolarlık yatırımla devreye alınan ve uçtan uca otomasyonla yönetilen 2. Su Bazlı Üretim Tesisi, yıllık 225 bin tonluk ek kapasitesiyle şirketin toplam üretim hacmini 345 bin tona çıkaracak. Şirketin önümüzdeki 10 yıllık ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanan tesiste günlük ortalama tonaj Haziran itibarıyla 500 tona ulaşırken, günlük 700 ton hedefine emin adımlarla ilerleniyor. Anadolu’daki bölgesel kalkınma vizyonu doğrultusunda Diyarbakır’da İzoset ile hayata geçirilen stratejik üretim ortaklığı ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki operasyonel çevikliği ve sipariş hacmini her geçen gün artırıyor. Operasyonel gücünü dijitalleşmeyle de destekleyen şirket; SAP HANA geçişi ve operasyonel süreçlerini entegre bir sistemle yürüttüğü Connect platformunun ardından hayata geçirdiği “AI-Betek” yapay zeka altyapısı kapsamındaki Yalıtım Teknik Asistanı, Boya Teknik Asistanı ve İK Asistanı ile sahadaki ve merkezdeki süreçlerini hızlandırarak sektöre yön vermeyi sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

ŞA-RA Enerji’den 1 Ayda 4 Milyar TL’yi Aşan Açıklama

Yayınlandı

-

 

Türkiye sanayi ve enerji sektörünün öncü şirketlerinden ŞA-RA Enerji, 28 Temmuz, 17 Ağustos ve 25 Ağustos’ta KAP’a yaptığı 3 açıklama ile toplam 4 milyar TL’nin üzerinde yeni ihale ve satış sözleşmelerini duyurdu. Şirketin son 1 ayda ardı ardına açıkladığı sözleşmelerin toplamı, 2025 yılı hasılatının yaklaşık %59’una ulaştı. 

ŞA-RA Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., SARAE koduyla Borsa İstanbul’da 17 Temmuz’daki gong töreniyle halka açılmasının ardından birbiri ardına yaptığı ihale ve satış duyurularıyla dikkatleri üzerine çekti.

28 Temmuz 2026’da 17,6 milyon Euro’luk (yaklaşık 20,5 milyon USD) yurt dışı elektrik iletim hattı inşaatı sözleşmesini açıklayan ŞA-RA Enerji, 17 Ağustos 2026’da ise 318.750.700 TL (yaklaşık 6,6 milyon USD) tutarında yurt içi satış siparişini duyurmuştu. Şirketin, 25 Ağustos 2026 tarihli son açıklamasında ise 2.938.874.760,30 TL (yaklaşık 61,1 milyon USD) değerinde yurt içi elektrik iletim hattı inşaatı sözleşmesi duyuruldu. ŞA-RA Enerji, son 1 ay içinde yaptığı 3 duyurunun toplam büyüklüğü 4 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşirken, şirketin 2025 yılı toplam hasılatının yaklaşık yüzde 59’una denk geldi.

ŞA-RA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mertay Türk, şirketin üst üste açıkladığı yeni sözleşmeler ve finansal performansına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“ŞA-RA Enerji olarak, enerji nakil hatlarının tüm bileşenlerini kendi bünyesinde üreten ve anahtar teslim proje sunabilen dünyadaki sayılı firmalardan biriyiz. Köklü geçmişimiz ve uzmanlığımızla hem ulusal hem de küresel pazarda güçlü ve takdir gören bir konuma sahibiz.”

ŞA-RA Enerji’den 2,9 milyar TL’lik yeni Elektrik İletim Hattı İnşaat sözleşmesi 

ŞA-RA Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından Yeni İş İlişkisi konusunda 25 Ağustos 2026 tarihinde KAP’a “Yurt içi Yerleşik Müşteri ile Yüksek Gerilim Elektrik İletim Hattı İnşaatı Sözleşmesi” başlığı ile yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Şirketimiz, yurt içi yerleşik bir müşteri ile 2.938.874.760,30 TL (yaklaşık 61.100.000 USD) tutarında elektrik iletim hattı inşaatı sözleşmesi imzalamış olup sözleşmenin 2027 yılında tamamlanması planlanmaktadır. Sözleşme büyüklüğü, Şirket’in 2025 yılı hasılatının yaklaşık %41’i seviyesindedir.”

318 milyon TL’lik siparişin teslimatı 2026’da tamamlanacak

Şirket, 17 Ağustos 2026 tarihinde ise “Yurt içinde Yerleşik Müşteriye Malzeme Satışı” başlıklı şu açıklamada bulunmuştu:

“Şirketimiz Şa-Ra Enerji A.Ş. ile yurt içinde yerleşik bir müşteri arasında toplamda 318.750.700 TL (yaklaşık 6.670.000 USD) tutarında enerji nakil hattı bağlantı elemanları siparişi alınmış olup siparişlere konu teslimatların 2026 yılında tamamlanması planlanmaktadır.”  

Moldova’da 17,5 milyon Euro’luk inşaat sözleşmesi

Grup Şirketi ile Kurulan İş Ortaklığı Bünyesinde Moldova Elektrik İletim Sistemi Operatörü Moldelectrica ile imzaladığı Yüksek Gerilim Elektrik İletim Hattı İnşaat Sözleşmesi’ni 28 Temmuz 2026 tarihinde duyuran şirket, açıklamasında şu ifadelere yer vermişti:

“Şirketimiz Şa-Ra Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin grup şirketi Şa-Ra Teknoloji Tesis A.Ş. ile kurduğu iş ortaklığı bünyesinde, yurt dışında yerleşik bir müşteri ile EUR 17.567.731,78 (yaklaşık TL 945.870.000) tutarında elektrik iletim hattı inşaat sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin 2028 yılında tamamlanması planlanmaktadır. Sözleşme büyüklüğü, Şirket’in 2025 yılı hasılatının yaklaşık %13’ü seviyesindedir.”

Okumaya Devam Et

Trendler