Yapı Malzemelerinde Yenilikçi Çözümler: Çevre Dostu Seçenekler - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Yapı Malzemelerinde Yenilikçi Çözümler: Çevre Dostu Seçenekler

Yayınlandı

-

  1. Düşük Karbonlu Beton:Beton, inşaat sektöründe en yaygın kullanılan malzemelerden biridir. Ancak, geleneksel betonun üretimi sırasında büyük miktarda karbondioksit (CO₂) salınımı gerçekleşir. Düşük karbonlu beton, çimento yerine alternatif bağlayıcı maddeler (uçucu kül, cüruf gibi) kullanılarak üretilir. Bu yöntem, karbon salınımını önemli ölçüde azaltır.
    • Avantajları:
      • Geleneksel betona göre %50’ye varan oranda daha düşük karbon salınımı.
      • Atık malzemelerin geri dönüştürülmesiyle doğal kaynakların korunmasına katkı sağlar.
      • Dayanıklılığı ve mukavemeti artırarak yapının ömrünü uzatır.
  2. Ahşap ve Bambu:Ahşap, doğal, yenilenebilir ve biyolojik olarak parçalanabilir bir yapı malzemesidir. Bambu ise hızlı büyüme süresi ve yüksek mukavemet özellikleriyle sürdürülebilir yapı malzemeleri arasında öne çıkar. Ahşap ve bambu, inşaat sektöründe hem yapı elemanları hem de dekoratif amaçlarla kullanılabilir.
    • Avantajları:
      • Karbon depolama kapasitesi yüksektir; atmosferdeki CO₂’yi emerek sera gazı etkisini azaltır.
      • Hafif ve dayanıklıdır, bu da taşıma ve montaj maliyetlerini düşürür.
      • Estetik olarak çekici ve doğal bir görünüme sahiptir.
  3. Geri Dönüştürülmüş Malzemeler:Geri dönüştürülmüş çelik, alüminyum, plastik ve cam gibi malzemeler, yapı sektöründe çevre dostu çözümler sunar. Bu malzemeler, üretim süreçlerinde enerji tasarrufu sağlar ve doğal kaynak kullanımını azaltır.
    • Avantajları:
      • Atık malzemelerin tekrar kullanılmasıyla çöp sahası yükünü azaltır.
      • Geleneksel malzemelere göre daha düşük enerji maliyeti ile üretilir.
      • Yeniden kullanım ve geri dönüşüm döngüsüne katkı sağlar.
  4. Isı Yalıtım Malzemeleri:Enerji tasarrufunu artıran ve karbon ayak izini azaltan bir diğer önemli malzeme grubu ise ısı yalıtım malzemeleridir. Çevre dostu ısı yalıtım malzemeleri, geleneksel yalıtım malzemelerine göre daha sürdürülebilir ve uzun ömürlüdür. Örneğin, geri dönüştürülmüş pamuk, koyun yünü, mantar ve selüloz gibi malzemeler çevre dostu yalıtım çözümleri sunar.
    • Avantajları:
      • Isı kaybını azaltarak enerji tüketimini düşürür ve enerji faturalarını düşürür.
      • Doğal ve yenilenebilir kaynaklardan elde edildiği için çevresel etkisi düşüktür.
      • Mükemmel ses yalıtımı ve yangına dayanıklılık özelliklerine sahiptir.
  5. Yeşil Çatılar ve Yaşayan Duvarlar:Yeşil çatılar, binaların çatılarında bitkiler ve toprağın kullanıldığı, su yönetimini iyileştiren ve ısı yalıtımını artıran yapılardır. Yaşayan duvarlar ise binaların cephelerinde kullanılan bitkilerle kaplanmış panellerdir. Her iki yöntem de kentlerdeki ısı adası etkisini azaltır ve binaların enerji verimliliğini artırır.
    • Avantajları:
      • Hava kalitesini iyileştirir ve şehirlerde yeşil alan miktarını artırır.
      • Isı adası etkisini azaltarak şehirlerdeki sıcaklık artışını düşürür.
      • Yağmur suyu yönetimini iyileştirir ve sel riskini azaltır.
  6. Çevre Dostu Boya ve Kaplamalar:Geleneksel boyalar ve kaplamalar, uçucu organik bileşikler (VOC) içerebilir ve bu da iç mekan hava kalitesini olumsuz etkiler. Çevre dostu boyalar ve kaplamalar ise VOC içermez veya çok düşük seviyelerde içerir. Bu tür malzemeler, biyolojik olarak parçalanabilir ve toksik olmayan maddelerden yapılmıştır.
    • Avantajları:
      • İç mekan hava kalitesini iyileştirir ve sağlığa zararlı kimyasalları minimumda tutar.
      • Su bazlı ve biyolojik olarak parçalanabilen formüllerle çevreye daha az zarar verir.
      • Uygulama sırasında daha az çevresel ayak izi bırakır.

Çevre Dostu Yapı Malzemelerinin Avantajları

  1. Düşük Karbon Ayak İzi: Çevre dostu malzemeler, üretim süreçlerinden kullanım ve bertaraf aşamasına kadar düşük karbon ayak izine sahiptir. Bu, inşaat projelerinin genel çevresel etkisini azaltır.
  2. Enerji Verimliliği: Yalıtım malzemeleri ve enerji verimliliği sağlayan çözümler, binaların ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarını azaltarak enerji tasarrufu sağlar. Bu da hem maliyetleri düşürür hem de çevresel sürdürülebilirliği destekler.
  3. Sağlık ve Güvenlik: Çevre dostu malzemeler genellikle toksik olmayan ve düşük VOC içeren maddelerden üretilir. Bu, iç mekan hava kalitesini iyileştirir ve bina sakinlerinin sağlığını korur.
  4. Uzun Ömür ve Dayanıklılık: Çevre dostu malzemeler, genellikle uzun ömürlü ve dayanıklıdır. Bu malzemeler, yapıların bakım ve yenileme ihtiyacını azaltarak, yaşam döngüleri boyunca maliyet tasarrufu sağlar.
  5. Kaynak Tasarrufu: Geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir malzemeler, doğal kaynakların korunmasına katkıda bulunur ve atık yönetimini iyileştirir. Bu da daha sürdürülebilir bir çevre için önemli bir adımdır.

Çevre Dostu Yapı Malzemelerinin Geleceği

  1. Biyo-Bazlı Malzemeler: Biyo-bazlı malzemeler, biyolojik kaynaklardan elde edilen ve doğada çözünebilen malzemelerdir. Gelecekte, ahşap kompozitler, biyo-beton ve bitki liflerinden yapılmış yapı malzemeleri gibi yeni nesil biyo-bazlı ürünlerin kullanımı artacaktır.
  2. İleri Dönüşüm Teknikleri: İnşaat sektöründe ileri dönüşüm, atık malzemelerin ve yıkım kalıntılarının yüksek değerli yeni ürünlere dönüştürülmesi anlamına gelir. Bu süreç, döngüsel ekonomi ilkelerine uygun olarak, atık miktarını azaltır ve yeni ürünler için hammadde ihtiyacını en aza indirir.
  3. Nanoteknoloji ve Akıllı Malzemeler: Nanoteknoloji, yapı malzemelerinin performansını artırmak için yenilikçi çözümler sunar. Örneğin, kendini temizleyen camlar, güneş enerjisi emici boyalar ve termal yalıtımlı betonlar gibi malzemeler, gelecekte daha yaygın hale gelecektir.
  4. Enerji Üreten Yapı Malzemeleri: Fotovoltaik (PV) panellerle entegre edilen çatı kaplamaları, duvarlar ve camlar gibi malzemeler, enerji üreten yapılar oluşturur. Bu yenilikçi malzemeler, binaların kendi enerjilerini üretmelerine ve şebekeye bağımlılığı azaltmalarına olanak tanır.

Çevre dostu yapı malzemeleri, inşaat sektöründe sürdürülebilirlik ve yenilikçiliği teşvik eden önemli bir unsurdur. Düşük karbonlu beton, geri dönüştürülmüş malzemeler, biyo-bazlı ürünler ve enerji verimli çözümler, bu sektördeki çevresel etkilerin azaltılmasına katkıda bulunur. Gelecekte, biyo-bazlı malzemeler, ileri dönüşüm teknikleri ve nanoteknoloji ile geliştirilen akıllı malzemeler, yapı sektöründe daha da yaygınlaşacak ve sürdürülebilir inşaat uygulamalarının temel taşlarını oluşturacaktır. Bu gelişmeler, hem çevreyi korumak hem de inşaat maliyetlerini düşürmek için önemli fırsatlar sunar.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

PERI Türkiye, Yapı Fuarı 2026’da Beton Sensörü ve VR ile Dijital Sahaya Odaklandı

Yayınlandı

-

PERI Türkiye, 27–30 Nisan tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul 2026’da, Türkiye’de ilk kez tanıtılan Vemaventuri Beton Sensör Teknolojisi ile dijital saha vizyonunu sahneye taşıdı.

Betonun olgunlaşmasını gerçek zamanlı ölçen sensör teknolojisi ve ürünlerin sanal ortamda deneyimlenmesini sağlayan VR uygulaması, fuarda öne çıkan iki dijital çözüm oldu. Yeni nesil sızdırmazlık çözümü RiveStop ve mevcut sistem portföyü de stantta yer aldı.

Sahadan Anlık Veri: Türkiye’de İlk Kez Tanıtılan Vemaventuri Beton Sensör Teknolojisi

Türk inşaat sektörüne ilk kez 48’inci Yapı Fuarı’nda tanıtılan Vemaventuri, beton üretimi ve yerleştirme süreçlerini sahadan dijital olarak izleyen bulut tabanlı bir çözüm. LTE bağlantısı üzerinden anlık veri akışı sağlayan sistem; betonun sıcaklık gelişimini, kalıp içi basıncı, dolum seviyesini, sıkıştırma kalitesini ve su/çimento oranını gerçek zamanlı izliyor. Önceden tanımlanan limitlerin aşılması durumunda otomatik uyarılar üreterek saha ekiplerine erken müdahale imkânı veriyor.

Sistem ayrıca olgunluk (maturity) analizi ile beton dayanımını tahmin ederek kalıp söküm ve yükleme zamanlamasının veriye dayandırılmasını sağlıyor. Böylece tahmine ve tecrübeye dayalı klasik beton yönetiminin yerini, saha mühendisinin kararlarını ölçüme dayandırdığı bir model alıyor. Bir kalıp ve iskele şirketi olarak PERI’nin Vemaventuri’yi Türkiye pazarına sunması, sensör teknolojisinin yalnızca bir beton kalite aracı değil, aynı zamanda kalıp tasarım sınırları ile saha gerçekliğini birleştiren bir mühendislik enstrümanı olarak konumlandırıldığını gösteriyor. Stantta dijitalleşme arayışındaki müteahhit ve şantiye ekiplerinin teknik sorularının önemli bölümü bu çözüm üzerinde yoğunlaştı.

Sahanın Dijital Ortama Taşınması: VR Deneyim Alanı

Stantta kurulan VR deneyim alanında ziyaretçiler başta PERI UP olmak üzere öne çıkan iskele ve kalıp sistemlerini sanal ortamda inceleme ve kurulum sürecini birinci elden deneyimleme imkânı buldu. Bu uygulama, geleneksel ürün kataloğu sunumunun ötesine geçerek mühendis ve şantiye ekiplerinin ürün seçim sürecinde karar destek aracı olarak kullanılabilecek bir yaklaşımı tanıttı. Sensörün sahadan veriyi getirmesi ve VR’ın sahayı dijital ortama taşıması, PERI’nin dijital saha vizyonunun iki yönlü işleyişini ortaya koydu.

Su Yalıtımında Uygulama Odaklı Çözüm: RiveStop

Ankraj deliği sızıntılarına yönelik geliştirilen RiveStop, fuar boyunca su yalıtımı uzmanlarının ilgi alanına girdi. Çözümün uygulama süresini kısaltma ve uzun ömürlü performans sağlama özellikleri öne çıktı.

Müşteri İhtiyacından Doğan Mühendislik: Sektörde Eşsiz Sistem Çözümleri

PERI’nin ürün geliştirme yaklaşımının temelinde sahanın gerçek ihtiyacı yer alıyor: işin daha güvenli, daha hızlı, daha ekonomik ve daha kaliteli yapılması. Bu yaklaşım, sektörde benzeri olmayan sistem çözümlerini ortaya çıkarıyor.

DUO Kalıp Sistemi, polimer kompozit malzemeden üretilen hafif yapısıyla perde, kolon ve döşeme imalatında tek bir sistemle kullanılabiliyor. Vinç ve özel alet gerektirmeden, az tecrübeli ekiplerin dahi hızla uygulayabildiği DUO; vinç kullanımının mümkün olmadığı restorasyon işleri ve özellikle gürültü kirliliğinin kritik olduğu şehir içi şantiyeler için öne çıkan bir çözüm.

PERI UP Flex Modüler İskele Sistemi, 25 ve 50 cm aralıklı bağlantı noktalarıyla en karmaşık geometrilere uyum sağlayan bir mühendislik mimarisine sahip. Dahili kendinden kilitlenebilir kilit mekanizması, korkuluk ve yatay bağlantı elemanlarının öncelikli kurulum prosedürü ile kaymayı engelleyen delikli yürüme yolu yüzeyleri, güvenliği sistemin tasarım DNA’sına yerleştiriyor. Sistem; TS EN 12810 ve TS EN 12811 başta olmak üzere TSE, DIBt, NF ve B sertifikalarıyla Avrupa standartlarının tam karşılığını sunuyor.

ALPHADECK Döşeme Kalıp Sistemi, sektörün en kritik verimlilik kazanımlarından birini taşıyor: düşer kafa (drophead) tasarımı sayesinde kalıbın erken sökülmesine imkân tanıyarak proje çevrim sürelerini ciddi ölçüde kısaltıyor. 17 kg/m² ağırlığındaki geniş alüminyum paneller iki kişiyle, vinç gerektirmeden taşınıp monte edilebiliyor; geri dönüştürülebilir alüminyum yapısıyla sürdürülebilir inşaat hedefine doğrudan katkı sağlıyor.

Stantta ayrıca PERI UP Flex’in yanında PD 5 iskele sistemi de yer aldı.

Saha Tedarikini Güvence Altına Alan Operasyonel Altyapı

Mühendislik çözümlerinin değeri, sahaya zamanında ve eksiksiz ulaşmasıyla tamamlanıyor. PERI Türkiye; 6 yurt içi ve 2 yurt dışı ofisi, toplam 100.000 m² alana yayılan 3 deposu, Sakarya’daki 90.000 m²’lik üretim tesisi ve 150 kişilik alanında uzman çalışanı ile saha tedariğinin sürekliliğini sağlıyor. Geniş kiralama portföyü ile birleşen bu altyapı, müteahhit firmalar açısından doğrudan bir operasyonel risk yönetimi anlamına geliyor: tedarik gecikmeleri ya da ürün eksikliği nedeniyle ortaya çıkabilecek şantiye durması riski en aza indiriliyor.

Akpınar: Beton sensörü ve VR, sektörün hazır olduğunun göstergesi

PERI Türkiye Genel Müdürü A. Ayhan Akpınar, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bizim işimiz; müşterinin gerçek ihtiyacını doğru tespit ederek işin sahada daha güvenli, daha hızlı, daha ekonomik ve daha kaliteli yapılmasını sağlayacak çözümleri üretmektir. Bu sektörde inovasyonun tanımı da burada saklı: gerçek bir saha ihtiyacına gerçek bir mühendislik cevabı vermek. Kalıp içi basıncı gerçek zamanlı ölçen bir sensörü Türkiye’ye getirmemiz tesadüf değil; bu, müşteri ihtiyacından doğan kalıp ve iskele mühendisliğinin doğal bir uzantısı. Bu fuardaki en somut çıkarımımız, dijital saha çözümlerinin Türkiye’de artık ‘iyi olur’ kategorisinden ‘olmazsa olmaz’ kategorisine geçtiğini görmek oldu. Beton sensörü ve VR’ın stantta en çok teknik soru alan iki çözüm konumunda olması, sektörün hem veriyle yönetilen bir saha modeline hem de dijital deneyim araçlarına hazır olduğunu gösteriyor.”

Yapı Fuarı 2026, PERI Türkiye için ürün sergileme amacının ötesinde, dijital saha çözümlerinin Türkiye pazarındaki olgunluk düzeyini ölçen bir referans noktası işlevi gördü.

Okumaya Devam Et

GENEL

TMS, Yapı Fuarı TurkeyBuild Istanbul’da 53 Yıllık Mühendislik Birikimini ve Gelecek Vizyonunu Sektörle Buluşturdu

Yayınlandı

-

TMS İskele Kalıp Sistemleri olarak bu yıl da Yapı Fuarı TurkeyBuild Istanbul’da sektör profesyonelleri, iş ortakları, müşterilerimiz ve ziyaretçilerimizle bir araya geldik. Türkiye yapı sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan fuar, bizim için mühendislik yaklaşımımızı, uluslararası deneyimimizi ve geleceğe dönük vizyonumuzu paylaşabildiğimiz güçlü bir platform oldu.

Fuar boyunca standımızda farklı ülkelerden gelen ziyaretçileri ağırladık, devam eden projeler, yeni işbirlikleri ve sektörün dönüşen ihtiyaçları üzerine değerli görüşmeler gerçekleştirdik. TMS’nin kalıp ve iskele sistemlerindeki 53 yıllık tecrübesi, bu yıl Yapı Fuarı’nda yalnızca geçmişten gelen güçlü bir birikim olarak değil, aynı zamanda geleceğin inşaat süreçlerine yön veren bir mühendislik anlayışı olarak öne çıktı.

53 Yıllık Birikim, Küresel Bir Yolculuk

TMS bugün 53 yıllık geçmişe sahip, kalıp ve iskele sistemleri alanında uzmanlaşmış çok uluslu bir şirketler grubu olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Özellikle yüksek teknolojili kalıp sistemleri, yüksek katlı yapılara yönelik hidrolik tırmanır kalıp çözümleri ve geniş ürün portföyü ile TMS, yalnızca yerel pazarda değil, uluslararası ölçekte de güçlü bir konuma sahip.

Bugün TMS ürünleri 80 farklı ülkeye ihraç ediliyor. Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt gibi önemli pazarlarda aktif olarak yer alan TMS, aynı zamanda beş farklı ülkedeki şirket yapılanmasıyla küresel büyümesini sürdürüyor. Yakın dönemde bu yapıya Kuzey Afrika’da yeni bir ülkenin eklenmesi hedeflenmektedir.

Yapı Fuarı’nda TMS Yaklaşımı: Üründen Fazlası

Yapı Fuarı TurkeyBuild Istanbul’da TMS standı, farklı ürün gruplarımızın ve mühendislik çözümlerimizin ziyaretçilerle buluştuğu canlı bir alan haline geldi. Kalıp ve iskele sistemleri denildiğinde yalnızca fiziksel ürünlerden değil; planlama, hesaplama, saha uygulaması, güvenlik, hız, tekrar kullanılabilirlik ve proje verimliliği gibi çok katmanlı bir süreçten söz ediyoruz.

Bu nedenle TMS olarak fuarlarda yalnızca “ne üretiyoruz?” sorusuna değil, “sahadaki gerçek ihtiyaca nasıl cevap veriyoruz?” sorusuna odaklandık. Yüksek katlı yapılardan endüstriyel projelere, altyapı uygulamalarından ticari yapılara kadar farklı ölçeklerde kullanılan sistemlerimiz; mühendislik desteği, proje bazlı çözüm geliştirme ve uygulama deneyimiyle birlikte değerlendirildiğinde gerçek değerini ortaya koyuyor.

Standımızda ziyaretçilerimizle projelerde karşılaşılan zaman, maliyet, iş gücü ve uygulama verimliliği gibi konular üzerine de görüş alışverişinde bulunduk. Bu temaslar, TMS’nin sektörle kurduğu ilişkinin merkezinde daima karşılıklı öğrenme, çözüm üretme ve uzun vadeli iş ortaklığı olduğunu bir kez daha gösterdi.

TMS AI: Metraj Süreçlerini Yeniden Tanımlayan Yeni Bir Adım

Bu yılki fuar, TMS için ayrıca önemli bir yeniliğe de sahne oldu. Yapı Fuarı TurkeyBuild Istanbul kapsamında, metraj süreçlerine yenlik getirmek üzere geliştirilen yeni TMS AI ürünümüzü sektörle buluşturduk.

İnşaat ve kalıp-iskele projelerinde metraj çalışmaları, zaman yönetimi, doğruluk ve proje planlaması açısından kritik bir rol oynar. Geleneksel süreçlerde ciddi emek, dikkat ve tekrar gerektiren metraj çalışmaları; proje ekiplerinin zamanını alan, hata payı oluşturabilen ve karar alma süreçlerini yavaşlatabilen bir alan olarak öne çıkabilir. TMS AI, tam da bu noktada devreye girerek metraj süreçlerine daha hızlı, daha akıllı ve daha sistematik bir yaklaşım kazandırmayı hedefliyor.

TMS AI ile amaçlanan metraj, planlama ve proje değerlendirme süreçlerinde yeni bir çalışma biçimi önermek. Bu da TMS’nin mühendislik birikimini dijitalleşme ile buluşturan daha geniş bir dönüşümün bir parçası.

Geleceğe Uzanan Hedefler

TMS’nin uluslararası büyüme hedefi sürekli gelişen, yeni pazarlara ve yeni ihtiyaçlara göre şekillenen uzun soluklu bir yolculuk. Bugün 80 ülkeye ulaşan TMS markası, yarın daha geniş bir coğrafyada, daha kapsamlı çözümlerle ve daha yenilikçi teknolojilerle var olmayı hedefliyor.

TMS olarak, fuar boyunca standımızı ziyaret eden tüm misafirlerimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve ekibimize teşekkür ederiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kalıp ve iskele sistemlerinde mühendislik standartlarını yükseltmek, projelere değer katmak ve Türkiye’den çıkan güçlü bir markayı uluslararası arenada daha ileri taşımak için çalışmaya devam edeceğiz.

TMS için bu yolculuk bugünün projeleriyle sınırlı değil. Geleceğin yapı süreçlerini daha verimli, daha akıllı ve daha güçlü kılma hedefiyle devam ediyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Polisan Holding Grup CFO’su Tolga Üzümcü, Türkiye’nin“En Etkin 50 CFO” listesinde yer aldı

Yayınlandı

-

Türkiye’nin finans dünyasındaki en etkili liderlerinin belirlendiği ve bu yıl 10’uncusu gerçekleştirilen “En Etkin 50 CFO” araştırmasının sonuçları açıklandı. DataExpert Exceptional Leadership Solutions iş birliğiyle BMI Business School İstanbul tarafından gerçekleştirilen araştırmada, finanstan perakendeye, enerjiden gıdaya kadar birçok sektörde faaliyet gösteren 1000’i aşkın şirketin finans liderleri değerlendirildi. Polisan Holding Grup CFO’su Tolga Üzümcü de listeye giren isimler arasında yer aldı.

Tolga Üzümcü, Polisan Holding’in geçtiğimiz yıl başlattığı yeniden yapılanma sürecinde üstlendiği stratejik projelerle dikkat çekti. Boya faaliyetlerinin kısmi bölünme yöntemiyle ayrıştırılması ve Polisan Hellas’ın satış sürecinin başarıyla tamamlanması gibi kritik adımlarda önemli rol oynayan Üzümcü; finansal performans, liderlik etkisi ve inovatif uygulamalardaki başarısıyla değerlendirilerek “Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su” listesine seçildi. Kariyeri boyunca TAV Havalimanları Holding ve Deloitte gibi önemli kurumlarda görev alan Tolga Üzümcü, ödülünü 16 Haziran’da “Redefining Balance” temasıyla gerçekleştirilecek CFO Summit kapsamında alacak.

Tolga Üzümcü değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su 2026 listesinde yer almak, kariyerim açısından son derece değerli ve anlamlı bir takdir oldu. Bu başarıda emeği bulunan başta Polisan Holding olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarıma, yöneticilerimize ve danışmanlarımıza teşekkür ediyorum.”

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye