Weber ile Zeminler Tasarımın Bir Parçasına  Dönüşüyor: weberfloor powercoat - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Weber ile Zeminler Tasarımın Bir Parçasına  Dönüşüyor: weberfloor powercoat

Yayınlandı

-

 

Weber, yenilikçi ürünü weberfloor powercoat ile zeminleri yalnızca işlevsel bir yüzey olmaktan çıkararak mimari tasarımın güçlü bir parçasına dönüştürüyor. Çimento esaslı yapısını modern ve endüstriyel bir görünümle buluşturan weberfloor powercoat; mağaza, showroom, ofis, kafe ve restoran gibi estetiğin öne çıktığı ticari alanlarda çağdaş bir zemin alternatifi sunuyor.

Zeminlerin mekân tasarımındaki rolünün giderek güçlenmesi, malzeme ve yüzey seçimlerini de tasarımın önemli unsurlarından biri haline getiriyor. Weber’in yenilikçi ürünü weberfloor powercoat, çimento esaslı yapısı ve ham, endüstriyel görünümüyle bu yaklaşımı desteklerken; modern mimari projelere yalın ve karakterli bir yüzey alternatifi sunuyor.

Zeminlerde Modern ve Dekoratif Bir Yüzey

Weber’in zemin tasarımında farklılık yaratan weberfloor powercoat’u öne çıkaran temel özellik, teknik gücünü dekoratif ve modern bir çizgiyle sunabilmesi. Doğal gri, açık gri ve antrasit renk seçenekleriyle farklı mimari yaklaşımlara uyum sağlayan ürün, zemini konseptin odak noktasına taşıyor.

Kendiliğinden yayılan (self-leveling) yapısı sayesinde uygulama sürecinde pratiklik sunan ürün, projelerde zaman planlamasına da önemli bir katkı sağlıyor. Weber, son kat olarak kullanılabilen tesviye şapı ile teknik performans ve tasarım beklentilerini bir araya getirerek yaratıcı bir fırsat sunuyor. Modern, endüstriyel ve yalın yüzey anlayışıyla öne çıkan ürün, farklı ticari mekânlarda mimari tasarıma uyum sağlayan alternatif bir zemin çözümü sağlıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Rockwell Automation ve Beypiliç’ten yeni üretim tesisinde endüstriyel güvenlik iş birliği

Yayınlandı

-

Rockwell Automation Türkiye Ülke Müdürü Fatih Üzümcü
 
Endüstriyel otomasyon ve dijital dönüşüm teknolojilerinde dünya liderleri arasında yer alan Rockwell Automation, Türkiye’nin önde gelen beyaz et üreticilerinden Beypiliç’in yeni işleme tesisinde çalışan ve operasyonel güvenliği güçlendirecek önemli bir projeye imza attı. AB Market’in yerel uygulama ve koordinasyon desteğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında, tesis genelinde standartlaştırılmış endüstriyel güvenlik çözümü devreye alınarak uluslararası standartlarla uyumlu, sürdürülebilir ve bütüncül bir güvenlik altyapısı oluşturuldu.

 

İş birliği kapsamında, Beypiliç’in yeni işleme tesisinde çalışan güvenliği ve makine güvenliğini güçlendirmeye yönelik tesis genelinde kapsamlı bir endüstriyel güvenlik çözümü hayata geçirildi. Çözüm; elektrik kontrol panolarına yetkisiz erişimin önlenmesini, bakım çalışmalarının daha güvenli yürütülmesini ve gıda işleme sektöründe giderek önem kazanan güvenlik standartları ile mevzuat gerekliliklerine uyumu destekliyor.

 

Güvenlik, tesis tasarımının ayrılmaz bir parçası
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Rockwell Automation Türkiye Ülke Müdürü Fatih Üzümcü, “Beypiliç, bu yeni tesisi planlamaya başladığı ilk günden itibaren güvenliği projenin temel unsurlarından biri olarak ele aldı. Standartlaştırılmış ve çözüm odaklı bu yaklaşım sayesinde hem yasal gereklilikler karşılandı hem de günlük operasyonlar ile bakım süreçlerinde daha güvenli bir çalışma ortamı oluşturuldu. Bu proje, son kullanıcılar, iş ortakları ve teknoloji sağlayıcılarının yakın iş birliğiyle güvenliğin sonradan eklenen bir unsur değil, tesis tasarımının ayrılmaz bir parçası olarak kurgulanabileceğini ortaya koyuyor.” dedi.

 

İş birliği, Rockwell Automation’ın endüstriyel güvenlik alanındaki uzmanlığını, Türkiye’de Rockwell Automation PartnerNetwork™ ekosisteminin yetkili üyesi ve katma değerli distribütörü olan AB Market Elektrik Otomasyon’un yerel uygulama desteğiyle bir araya getirdi. AB Market, sistem tasarımından saha uygulamalarına ve proje koordinasyonuna kadar tüm süreçlerde Rockwell Automation ile son kullanıcı arasında önemli bir rol üstlendi.

 

Başarılı projelerin temelinde güçlü koordinasyon yer alıyor
AB Market Bölge Satış Müdürü Coşan Kuzu 

AB Market Bölge Satış Müdürü Coşan Kuzu

Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan AB Market Bölge Satış Müdürü Coşan Kuzu ise şu ifadeleri kullandı: “Bu ölçekteki projeler, planlama aşamasının en başından itibaren güçlü bir koordinasyon gerektiriyor. Rockwell Automation ve Beypiliç ile yakın iş birliği içinde çalışarak tesis genelinde tutarlı bir güvenlik yaklaşımının uygulanmasına katkı sağlarken, yerel uygulama süreçlerini, mevzuata uyumu ve uzun vadeli operasyonel gerekliliklerini de destekledik.”

 

Yeni tesiste kapsamlı ve standartlaştırılmış güvenlik altyapısı
Beypiliç’in yeni et işleme tesisi yatırımı kapsamında, operasyon ve bakım süreçlerinde oluşabilecek riskleri azaltmak amacıyla tesis genelindeki tüm elektrik panolarının kapıları güvenlik altına alındı. Uygulanan çözüm sayesinde erişim noktaları temassız olarak izlenirken, hareketli veya enerjili ekipmanlara maruz kalma riski en aza indirildi ve çalışanlar için daha güvenli bir çalışma ortamı desteklendi.

 

Projenin başarıyla tamamlanmasının ardından, tesiste yaklaşık 2.000 emniyet cihazı devreye alındı. Bu uygulama, bölgedeki büyük ölçekli gıda ve içecek tesisleri için örnek teşkil edecek referans bir güvenlik projesi haline geldi.

 

Beypiliç tesisinde uygulanan çözüm, Rockwell Automation’ın endüstriyel güvenlik ürün portföyü temel alınarak geliştirildi. Uygulama kapsamında, özellikle ıslak ve hijyen gereksiniminin yüksek olduğu üretim ortamları için tasarlanan Allen-Bradley® 440N Ferrogard® GD2 temassız emniyet kilit anahtarları tercih edildi. IP68 koruma sınıfına sahip paslanmaz çelik yapısıyla öne çıkan bu güvenlik cihazları, beyaz et ve gıda işleme tesislerinde suya ve korozyona karşı yüksek dayanıklılık sunarken, sık gerçekleştirilen yıkama ve sanitasyon işlemleri sırasında da güvenilir performans sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

NG KÜTAHYA SERAMİK, 30 AĞUSTOS SERAMİK FABRİKASI’NIN AÇILIŞI SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI MEHMET FATİH KACIR’IN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞTİ!

Yayınlandı

-

 

150 MİLYON EUROLUK YATIRIMLA HAYATA GEÇİRİLEN YENİ FABRİKA, REKOR HIZLA 14 AYDA ÜRETİME HAZIR HALE GETİRİLDİ!

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI MEHMET FATİH KACIR: ‘’Hayata geçirilen bu ileri teknoloji üretim üssü, yalnızca Kütahya’nın değil, Türkiye’nin seramik sektöründeki küresel rekabet gücünü de ileri taşıyacak nitelikte.’’

NG KÜTAHYA SERAMİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERKAN GÜRAL: ‘’Bizim için bu açılış bir varış noktası değil, yeni bir başlangıçtır. Önümüzde daha çok çalışacağımız, daha çok üreteceğimiz ve ülkemize daha fazla değer katacağımız uzun bir yol var’’

 

NG Kütahya Seramik, katma değerli üretim kapasitesini artırmak ve ileri teknolojiye dayalı üretim altyapısını güçlendirmek hedefiyle 150 milyon euroluk yatırımla hayata geçirdiği ‘30 Ağustos Fabrikası’nı bugün Kütahya’da düzenlediği bir törenle hizmete açtı. Şirketin 100. Yıl Fabrikası ile gerçekleştirdiği üretim ve teknoloji hamlesini 30 Ağustos Organize Sanayi Bölgesi’nde yeni bir aşamaya taşıyan tesisin açılış töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törene Kütahya Valisi Musa Işın’ın yanı sıra AK Parti Kütahya milletvekilleri Mehmet Demir ve Adil BiçerHava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Hv. Tuğgeneral Mustafa Baş, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp KahveciNG Grup Kurucu Başkanı Nafi Güral, Nafi Güral Eğitim Vakfı Başkanı Gülsüm Güral, NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral,  NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral, Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülden Güral ve NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yüksel Kaya’nın da aralarında olduğu çok sayıda iş insanı katıldı.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI KACIR:’’ 30 Ağustos Seramik Fabrikası Türkiye’nin seramik sektöründeki küresel rekabet gücünü de ileri taşıyacak’’

Fabrikanın açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’yi pek çok sektörde Avrupa’nın ve dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri haline getirdiklerini ifade ederek “Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülkedir” dedi. Kacır konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini artırırken, geleneksel sektörlerimizi yüksek teknoloji, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik perspektifiyle geleceğe taşıyoruz. Kütahya, köklü çini ve seramik birikimini modern üretim teknolojileriyle buluşturarak ülkemizin katma değerli üretim hedeflerine güçlü katkı sunan şehirlerimizden biri. Kütahya Seramik OSB’nin geliştirilmesi, Tasarım ve Teknoloji Merkezi’nde yürütülen çalışmalar ve NG Kütahya Seramik’in 8 milyar liralık yatırımla hayata geçirdiği 30 Ağustos Fabrikası, bu dönüşümün somut örneklerini oluşturuyor. 235 bin metrekarelik alanda hayata geçirilen bu ileri teknoloji üretim üssü, yalnızca Kütahya’nın değil, Türkiye’nin seramik sektöründeki küresel rekabet gücünü de ileri taşıyacak nitelikte. Üretim kapasitesini artırırken enerji verimliliğini ve çevresel sürdürülebilirliği de odağımıza alıyoruz. Fabrikaya yönelik planlanan 15 megavatlık güneş enerjisi yatırımıyla toplam GES kapasitesinin 47 megavata ulaşması, sanayimizin yeşil dönüşüm yolculuğuna önemli bir katkı sağlayacak. Kütahya’nın üretim, teknoloji ve ihracat potansiyelini daha da ileri taşımak için sanayicilerimizin yanında olmaya ve yatırımları güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz.”

ERKAN GÜRAL: ‘Önümüzde ülkemize daha fazla değer katacağımız uzun bir yol var’’

NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, 30 Ağustos Fabrikası’nın yalnızca yeni bir üretim tesisi olmadığını belirterek, Bugün yalnızca yeni bir fabrikanın kapılarını açmıyoruz; üretme kararlılığımızın, ülkemize duyduğumuz güvenin ve geleceğe dair hedeflerimizin yeni bir aşamasına hep birlikte adım atıyoruz. Dünyanın hızla değiştiği ve rekabetin giderek arttığı bir dönemde, teknolojiye, nitelikli üretime, sürdürülebilirliğe ve güçlü insan kaynağına yatırım yapmanın önemine inanıyoruz. 30 Ağustos Fabrikamızı da bu anlayışla hayata geçirdik. Dünyanın en yüksek teknolojiye sahip seramik üretim tesislerinden biri olarak konumlandırdığımız fabrikamız, Kütahya’nın ve Türkiye’nin üretim gücüne, ihracat kapasitesine ve küresel rekabetçiliğine önemli katkılar sağlayacak. Bizim için bu açılış bir varış noktası değil, yeni bir başlangıçtır. Önümüzde daha çok çalışacağımız, daha çok üreteceğimiz ve ülkemize daha fazla değer katacağımız uzun bir yol var” diye konuştu.

Fabrika, Endüstri 4.0 uyumlu, uçtan uca dijitalleşme modeli ile üretim gücünü destekledi

30 Ağustos Organize Sanayi Bölgesi’nde inşaatına Nisan 2025’te başlanan tesis, rekor bir hızla 14 ayda tamamlanarak Haziran 2026’da üretime hazır hale getirildi. 235 bin açık, 110 bin metrekare kapalı alana sahip olan 30 Ağustos Fabrikası; üretim süreçlerinin tüm aşamalarını kapsayan modern üretim hatları, Endüstri 4.0 uyumlu altyapısı, anlık veri akışı, izlenebilirlik ve tam otomasyon sağlayan kusursuz uçtan uca dijitalleşme modeli ile yapay zekâ destekli sistemleri sayesinde üretim gücünü destekliyor. Tesisin yıllık ise yaklaşık 16 milyon metrekarelik üretim kapasitesi bulunuyor.

Seramik atıkları geri dönüştürerek 2025’te ‘Verimlilik Ödülü’ aldı

Gelişmiş ısı geri kazanım sistemlerinin devreye alınarak kaynak verimliliğinin maksimize edildiği yeni tesisin ‘sıfır atık prensibi’ ödül getirdi. Bu kapsamda 30 Ağustos Fabrikası’ndan çıkan seramik atıklar entegre kırma-öğütme tesisinde tamamen geri dönüştürülerek üretime yeniden kazandırıldı ve fabrika, Verimlilik Proje Ödülleri Yarışması 2025’te Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından ödül almış bir tesis olarak öne çıktı.

Okumaya Devam Et

GENEL

SU YALITIMINDA DOĞRU SİSTEM SEÇİMİ YAPILARIN ÖMRÜNÜ UZATIYOR

Yayınlandı

-

 

 

Bostik Seal & Block ürün serisi; yapıların suya karşı korunmasına yönelik tüm ihtiyaçlara cevap veriyor.

 

Yapı kimyasalları alanında global uzmanlığıyla öne çıkan Bostik, yapıların uzun yıllar boyunca güvenli, dayanıklı ve işlevsel kalmasında kritik öneme sahip su yalıtımına Seal & Block ürün serisiyle çözümler sunuyor. 

 

Temel ve perde duvarlardan teraslara, balkonlardan ıslak hacimlere kadar yapının farklı bölümlerinde suyun kontrol altına alınması; yalnızca yapı elemanlarının korunması açısından değil, bakım maliyetlerinin azaltılması ve yapı ömrünün uzatılması açısından da büyük önem taşıyor. Yapıştırma, sızdırmazlık, bakım ve onarım çözümleriyle sektörün önemli iş ortaklarından biri olan Bostik Türkiye uzmanları, su yalıtımında yüksek performans elde etmenin yalnızca doğru ürünü seçmekle sınırlı olmadığını belirtiyorlar. Uygulama alanının özellikleri, maruz kalınan su basıncı, yüzey koşulları, yapının kullanım amacı ve uygulama detayları dikkate alınarak doğru sistemin oluşturulması da gerekiyor.

Farklı ihtiyaçlara yönelik su yalıtımı

Bostik Seal & Block ürün serisi; yapıların suya karşı korunmasına yönelik farklı ihtiyaçlara cevap verirken, doğru ürün ve uygulama kombinasyonuyla uzun süreli performans sağlamayı hedefliyor. Seal & Block çözümleri; temel ve perde gibi yapı elemanlarından balkon, teras ve ıslak hacimlere kadar farklı uygulama alanlarında değerlendirilebiliyor. Böylece projenin maruz kaldığı koşullar ve uygulama gereksinimleri doğrultusunda uygun sistemin oluşturulmasına olanak sağlıyor.

 

Performansın temelinde doğru uygulama var

Su yalıtımında ürün seçimi kadar uygulama öncesi yüzey hazırlığı ve uygulama detayları da sonucun başarısını doğrudan etkiliyor. Yüzeyin uygun şekilde hazırlanması, doğru astarın kullanılması, ürünün önerilen sarfiyat ve kalınlıkta uygulanması ve detay noktalarının doğru şekilde çözülmesi, yalıtım sisteminin performansında belirleyici rol oynuyor. Özellikle dilatasyonlar, köşe birleşimleri, boru geçişleri ve farklı yapı elemanlarının birleşim noktaları gibi kritik detayların sistem bütünlüğü içerisinde ele alınması gerekiyor. Bu nedenle su yalıtımında yalnızca ürün bazında değil, yüzeyden uygulamaya kadar tüm süreci kapsayan bir sistem yaklaşımı önem kazanıyor.

 

Su yalıtımı bir maliyet değil, uzun vadeli bir yatırım

Yapıya giren su; zaman içerisinde betonarme elemanlarda bozulmalara, donatı korozyonuna, yüzeylerde nem ve küf oluşumuna ve yapı bileşenlerinin performans kaybına neden oluyor. Bu tür sorunların sonradan giderilmesi ise ilk uygulama maliyetinin çok üzerinde bakım ve onarım giderleri yaratabiliyor. Bu nedenle doğru su yalıtım sisteminin proje aşamasında belirlenmesi, yalnızca yapının korunmasına değil, uzun vadede bakım maliyetlerinin azaltılmasına ve yapının kullanım ömrünün uzatılmasına da katkı sağlıyor. Bostik Seal & Block serisi, farklı uygulama koşullarına yönelik çözümleriyle yapıların suya karşı korunmasına destek olurken, Bostik’in yapı kimyasalları alanındaki teknik uzmanlığını sistem yaklaşımıyla bir araya getiriyor. Doğru ürün, doğru sistem ve doğru uygulama bir araya geldiğinde, su yalıtımı yalnızca suyu engelleyen bir katman olmaktan çıkıyor; yapının uzun ömürlü performansının önemli bir parçası haline geliyor.

 

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler