Sürdürülebilir Kent Buluşmaları’nın 11.’si Balıkesir’de Gerçekleştirildi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Sürdürülebilir Kent Buluşmaları’nın 11.’si Balıkesir’de Gerçekleştirildi

Yayınlandı

-

 KAZ DAĞLARI’NIN GÖLGESİNDE 

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK İÇİN BULUŞTULAR

DEPREME DAYANIKLI KENTLER İÇİN SEKTÖRLER BALIKESİR’DE BULUŞTU

MAPEİ’DEN BALIKESİR’E GÜÇLÜ KENTLER, GÜÇLÜ GELECEK VİZYONU

BAŞKAN AHMET AKIN: “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BALIKESİR’İN GELECEK VİZYONUDUR”

Sürdürülebilir kent vizyonunu Türkiye’nin farklı şehirlerine taşımaya devam eden Mapei, bu yılki “Sürdürülebilir Kent Buluşmaları”nın 11.’sini Balıkesir Willmont Hotel’de gerçekleştirdi. Toplantının açılış konuşmasını Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın yaparken, programda Gazeteci ve Meteorolog Bünyamin Sürmeli, Mapei Genel Müdürü Selman Tarmur ve Yapı Grubu Ürün Müdürü Ali Ülker önemli sunumlar gerçekleştirdi.

İklim değişikliği, karbonsuzlaşma ve sürdürülebilir gelecek konularında farkındalık yaratmayı amaçlayan etkinlikte, özellikle deprem riski taşıyan bölgelerde yapısal güçlendirme çözümlerine dair detaylar öne çıktı. Belediyeler, inşaat firmaları, mühendis ve mimarların yoğun ilgi gösterdiği toplantı, sürdürülebilir kentlerin inşasında disiplinler arası iş birliklerinin önemine dikkat çekti.

BAŞKAN AHMET AKIN: “BALIKESİR’İ 21. YÜZYILIN PARLAYAN YILDIZI YAPMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Sürdürülebilir Kent Buluşmaları’nın 11.’sinde katılımcılara hitap eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, kenti çevreye duyarlı, dirençli ve planlı gelişen bir şehir haline getirmek için yürüttükleri çalışmaları anlattı. “Balıkesir, Kaz Dağları’nın evi; Ege’nin ve Marmara’nın incisidir. Bu güzel coğrafyayı 21. yüzyılın parlayan yıldızlarından biri yapmak için Balıkesir takımı olarak üniversitelerimizle, STK’larla, akademik çevrelerle omuz omuza çalışıyoruz” dedi.

Göreve gelir gelmez Planlama ve Kalkınma Ajansı’nı kurduklarını söyleyen Başkan Akın, çevre ve doğa dostu bir kent hedefiyle Çevre Bilim Merkezi, altyapı yenilemeleri, arıtma sistemleri, su kaçağıyla mücadele ve deniz temizliği gibi birçok konuda yatırım yaptıklarını belirtti. “Yüzde 65’in üzerinde su kaçağımız vardı, bununla ilgili savaş açtık. Siyasetçiler için görünmeyen ama kentler için en kritik olan altyapı yatırımlarına ağırlık verdik” dedi.

Kırsal mahallelerde yangınla mücadele için 50 milyon Avro’luk AB projesi kazandıklarını belirten Başkan Akın, Türkiye’nin dördüncü büyük itfaiye filosuna sahip olduklarını da vurguladı. Ayrıca 8 ilçede 160 bin binada risk taraması yaptıklarını ve bu verilerin dijital ortamda takip edildiğini ifade etti.

Tarımsal kalkınmada kooperatifleşmeyi desteklediklerini, özellikle kadın kooperatifleri için özel bir birim oluşturduklarını belirten Akın, “Çiftçimizin ürününe sahip çıkıyoruz. Bamya üretiminde 90 liraya satılamayan ürünü 120 liraya alıp 41 dolara Avrupa’ya sattık” şeklinde konuştu.

Enerji verimliliği ve sürdürülebilir mimari konusunda özel çalışmaları olduğunu da dile getiren Başkan Akın, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Verimlilik üzerine yaptığımız çalışmalarda Mapei’nin bilimsel kadrolarından çok faydalandık. Sürdürülebilirliği kendine ilke edinen, bu anlayışı tüm Türkiye’ye yayan Mapei’ye ve bu iletişimi sağlayan ekibe teşekkür ediyorum.”

HER YIL ORTALAMA 9 MİLYON İNSAN KİRLİLİK NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR

Meteorolog Bünyamin Sürmeli, Balıkesir’deki oturumda iklim krizi ve çevresel kirliliğin günümüzde ulaştığı boyutları çarpıcı verilerle ortaya koydu. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini belirten Sürmeli, bu krizin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.

Gıda israfının sürdürülebilirliğe büyük bir engel teşkil ettiğini belirten Sürmeli, “Dünyada 8 milyar nüfusa rağmen 32 milyar insanı besleyecek kadar üretim yapılıyor. Buna karşın 800 milyon insan açlıkla mücadele ediyor” dedi. Ayrıca aşırı hava olaylarının dünya ekonomisine her saat 16 milyon dolara mal olduğuna vurgu yapan Sürmeli, her yıl ortalama 9 milyon insanın kirlilik kaynaklı nedenlerle hayatını kaybettiğini ifade etti. Bu tablo karşısında, devletler, şirketler ve bireylerin ortak sorumluluk bilinciyle harekete geçmesinin zorunluluğuna dikkat çekti.

MAPEI’DEN, SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN 2024’TE 400.000 TON CO₂ TELAFİSİ

Toplantıda konuşan Mapei Genel Müdürü Selman Tarmur, şirketin sürdürülebilirlik odağını ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik stratejilerini aktardı. 2024 yılı itibarıyla 400.000 ton CO₂ telafisi gerçekleştirdiklerini belirten Tarmur, “Mapei olarak temelden çatıya kadar yapı sektörünün tüm ihtiyaçlarına yönelik geniş ve yenilikçi bir ürün yelpazesi sunuyoruz. İnşaat sektörüne özel kimyasal ürünlerin, dolgu malzemelerinin ve yapıştırıcıların üretiminde dünya lideriyiz” dedi.

Çevreye en az etkiyle maksimum fayda sağlayan ürünler geliştirdiklerini vurgulayan Tarmur, “Ürünlerimizi eko-sürdürülebilir ilkelere göre tasarlıyor, üretimden dağıtıma kadar her aşamada çevresel etkileri göz önünde bulunduruyoruz. En kaliteli hammaddeleri kullanmak ve en nitelikli insan kaynağıyla çalışmak temel ilkemiz” diye konuştu. Mapei’nin yıllık cirosunun %5’ini Araştırma ve Geliştirme yatırımlarına ayırdığını aktaran Tarmur, şirketin Milano merkezli küresel bir oyuncu olarak hem iç pazarda hem de uluslararası alanda büyümeye devam ettiğini sözlerine ekledi.

MAPEI’DEN YENİLİKÇİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRÜN ÇÖZÜMLERİ

Toplantının teknik sunum bölümünde söz alan Mapei Türkiye Yapı Grubu Ürün Müdürü Ali Ülker, inşaat sektörüne yönelik sundukları sürdürülebilir ve yenilikçi ürün çözümlerini katılımcılarla paylaştı. Ülker, özellikle su yalıtımı ve yapısal güçlendirme alanlarında öne çıkan ürün gruplarının detaylarını aktararak şunları söyledi:

“Mapei olarak, zemin, duvar ve kaplama malzemelerinin uygulanması için kullanılan yapıştırıcı ve tamamlayıcı ürünlerde dünya lideriyiz. Bunun yanı sıra su ve ısı yalıtım çözümleri, yapısal güçlendirme sistemleri, özel harçlar, çimento ve beton katkıları, yeraltı inşaatı ürünleri ile beton ve tarihi yapı restorasyonuna yönelik kimyasal ürünlerde uzmanlaşmış durumdayız. 7.500’ü aşkın üründen oluşan geniş ürün yelpazemiz, çevreye saygılı ve sürdürülebilirlik ilkelerine göre faaliyet gösteren üretim tesislerinde üretiliyor.”

Ali Ülker ayrıca, tüm bu ürünlerin hem teknik performans hem de çevresel etki açısından geleceğin kent yapılarında sürdürülebilirliği destekleyen temel unsurlar olduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Duotec ve Lunatec Ürün Ailesi  Yenilikçi Teknolojileriyle Yaşam Alanlarında Konforu Artırıyor

Yayınlandı

-

 

Kış mevsimi yaklaşırken kombi seçiminde enerji verimliliği,sessiz çalışma ve kullanım konforu ön plana çıkıyor. Baymak’ın Cold Burner teknolojisine sahip Duotec serisi ile yüzde 20’ye kadar hidrojen karışımıyla çalışmaya uyumlu Lunatec modeli; kompakt tasarımları ve gelişmiş özellikleriyle farklı yaşam alanlarının ısıtma ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. A sınıfı enerji verimliliğine sahip Duotec ve Lunatec serileri, modele göre yüzde 94’e varan mevsimsel ısıtma verimliliğiyle enerji kullanımının verimli şekilde yönetilmesine katkı sağlıyor.

Akıllı ev sistemlerinden enerji verimliliğini destekleyen cihazlara, güvenlik çözümlerinden konforu artıran teknolojilere kadar birçok yenilik, ev yaşamını daha pratik hale getiriyor. Günlük ihtiyaçlara uyum sağlayan bu çözümler, yaşam alanlarındaki konfor deneyimini artırıyor. Özellikle mevsim geçişlerinde iç ortam sıcaklığının istenen seviyede tutulmasına yardımcı olan ısıtma sistemleri, ev teknolojileri arasında önemli bir yer tutuyor. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla kombiler de yeniden günlük yaşamın merkezine yerleşiyor. Havaların serinlemesiyle artan ısınma ihtiyacı; enerji verimliliği, sessiz çalışma ve kullanım kolaylığı beklentilerini beraberinde getiriyor. Bu noktada doğru kombi seçimi, yalnızca ısınma ihtiyacının karşılanmasında değil, evdeki konforun ve enerji kullanımının yönetilmesinde de önem taşıyor. Yeni nesil kombi teknolojileri, yüksek verim değerlerinin yanı sıra farklı kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan özellikleriyle öne çıkıyor. Baymak, iklimlendirme alanındaki deneyimiyle farklı yaşam alanlarının ihtiyaçlarına yönelik kombi çözümleri sunuyor. Baymak Kombi ailesinde yer alan Duotec ve Lunatec serileri de teknolojik özellikleriyle kış hazırlıklarında öne çıkıyor.

Enerji Verimliliğini ve Sessiz Çalışmayı Destekleyen Teknoloji 

Baymak kombi ailesinin üyelerinden biri olan Duotec Tam Yoğuşmalı Kombi’nin premix tam yoğuşma teknolojisi ve modülasyonlu sirkülasyon pompası, enerjinin verimli kullanılmasını destekliyor. A sınıfı enerji verimliliğine sahip Duotec, enerji kullanımının yönetilmesine katkı sağlıyor. Kombi, yalnızca evi ısıtan bir cihaz değil, aynı zamanda yaşam alanının bir parçası. Bu nedenle çalışma performansının yanı sıra ses seviyesi de günlük konfor açısından önem taşıyor. Duotec ailesinde yer alan Cold Burner teknolojisi, yalıtımlı kapak sistemiyle birlikte cihazın daha sessiz çalışmasını destekliyor. Modülasyonlu sirkülasyon pompası, ısı ihtiyacına göre çalışma devrini otomatik olarak ayarlayarak enerji verimliliğine ve sessiz çalışmaya katkı sağlıyor. 45 kW’a kadar ısıtma kapasitesi seçeneği sunan Duotec, küçük yaşam alanlarından geniş metrekareli yapılara kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor. Ayrıca ısıtma ve kullanım suyu devrelerindeki donma koruması özelliğiyle dikkat çekiyor. Serideki Duotec Compact modeli ise kompakt tasarımı sayesinde yaşam alanında daha az yer kaplıyor.

Kullanıcı Dostu ve Kompakt Tasarım

Lunatec Kombi serisi de tam yoğuşma teknolojisi ve A sınıfı enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Yüzde 94’e varan mevsimsel ısıtma verimliliğine sahip seri, enerji kullanımının verimli şekilde yönetilmesini destekliyor.

Yüzde 20’ye kadar hidrojen karışımıyla çalışmaya uyumlu olan Lunatec, farklı enerji seçeneklerine uyum sağlayacak şekilde geliştirildi. Özel tasarımlı susturucusu ve izolasyonu, cihazın daha düşük ses seviyesinde çalışmasını destekliyor. Su ön ısıtma özelliği, musluk açıldığında sıcak suya daha kısa sürede ulaşılmasına yardımcı oluyor. Paslanmaz silindirik çelik brülörü sayesinde doğal gaz, propan ve LPG ile kullanıma uyum sağlıyor. Kompakt boyutlarıyla yaşam alanında daha az yer kaplayan ürün, montaj ve bakım işlemlerini kolaylaştıracak şekilde tasarlandı. Modern tasarımı ve kullanıcı dostu kontrol paneli, günlük kullanımı pratikleştiriyor. BDR Platformu için geliştirilen bileşenlerin kullanıldığı Lunatec kombilerde tesisat su basıncı, dijital ekran üzerinden takip edilebiliyor. Lunatec 24, Lunatec 30 ve Lunatec 35 kW model seçenekleriyle farklı ısıtma ve sıcak su ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunan seri, modele göre, XL ve XXL sıcak su yük profilleriyle sıcak su konforunu destekliyor. 

Okumaya Devam Et

GENEL

Döveç’ten İskele’nin Geleceğine Değer Katan Yatırımlar

Yayınlandı

-

Akdeniz’in kendine özgü doğası, uzun sahil şeridi ve sakin yaşam ritmiyle öne çıkan İskele, son yıllarda konut yatırımlarının yanı sıra gelişen sosyal yaşamı ve turizm potansiyeliyle de dikkat çekiyor. Döveç Grup ise uzun yıllara dayanan bölge yatırımlarıyla, İskele’nin doğal karakteriyle uyumlu yaşam alanları geliştirerek bölgeye değer katıyor.

Kuzey Kıbrıs’ın doğu kıyısında yer alan İskele; denizle kurduğu güçlü bağ, Long Beach’in geniş kumsalları ve adanın kendine özgü sakin yaşam kültürüyle Kıbrıs’ın karakterini en doğal haliyle hissettiren bölgeler arasında yer alıyor. Uzun sahil şeridi, açık hava aktivitelerine olanak sağlayan alanları ve Akdeniz iklimi, bölgeyi hem yaşam hem de tatil açısından öne çıkarıyor.

İskele’nin sahip olduğu doğal güzellikler, gelişen sosyal olanaklar ve turizm potansiyeli, bölgeyi farklı yaşam beklentilerine hitap eden bir merkez haline getirirken, Döveç Grup da gerçekleştirdiği yatırımlarla bu yaşamın bir parçası oluyor. Grup, bölgenin kendine özgü yapısını gözeterek geliştirdiği projelerle konut, sosyal yaşam ve tatil deneyimini bir araya getiriyor.

İskele’de Döveç Yatırımlarıyla Yeni Yaşam Deneyimleri

Döveç Grup, İskele’de gerçekleştirdiği yatırımlarla bölgenin sunduğu yaşam potansiyelini modern mimari, sosyal olanaklar ve hizmet anlayışıyla buluşturuyor. Courtyard Platinum, Querencia, Four Seasons Life III ve D-Point gibi devam eden projelerin yanı sıra Courtyard Long Beach, La Isla Villas, Four Seasons Life ve Panorama gibi tamamlanan projeleriyle grup, bölgede uzun soluklu bir yatırım geçmişine sahip.

Döveç’in İskele’deki projelerinde konutun yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen alanlar ve farklı kullanım olanakları öne çıkıyor. Denize yakın konumlar, geniş peyzaj ve sosyal alanlar, yüzme havuzları, restoran ve kafeler, spor ve wellness olanakları Akdeniz’in doğal yaşam ritmini modern ve konforlu bir yaşam anlayışıyla bir araya getiriyor. Sosyal sorumluluk bilincini ve yerel kalkınma prensiplerini tüm süreçlerine entegre eden Döveç Grup, çevreye duyarlı, enerjiyi verimli kullanan ve geleceğin ihtiyaçlarına yanıt veren vizyonuyla İskele’nin bölgesel potansiyeline katkı sunuyor.

Döveç’in İskele’deki yatırımları, bölgenin doğal ve turistik potansiyelini gözeten bir anlayışla farklı yaşam ve konaklama alternatifleri sunuyor. Böylece grubun 35 yılı aşkın deneyimi, Kıbrıs’ın Akdeniz’le iç içe yaşam kültürü ve İskele’nin kendine özgü atmosferiyle buluşuyor.

“İskele’ye Yaptığımız Her Yatırımda Uzun Vadeli Değer Yaratmayı Önemsiyoruz”

Döveç Grup Yönetim Kurulu Üyesi Burçin Döveç, İskele’deki yatırımlarına ilişkin değerlendirmesinde, Bizim için İskele, yalnızca projeler geliştirdiğimiz bir bölge değil; 35 yılı aşkın süredir Kuzey Kıbrıs’a duyduğumuz sorumluluğun önemli bir parçası. Bölgenin kendine özgü doğasını, yaşam kültürünü ve sahip olduğu potansiyeli gözeterek gerçekleştirdiğimiz her yatırımda uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. İskele’ye kazandırdığımız projelerle yalnızca nitelikli yaşam alanları sunmayı değil, sosyal yaşamı destekleyen, çevresel hassasiyetleri gözeten ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir anlayışı da ortaya koymayı amaçlıyoruz. Yaptığımız her yatırımın hem bölgede yaşayanlara hem de İskele’nin sunduğu yaşam deneyimini tercih edenlere kalıcı bir değer sağlamasına önem veriyor, Kuzey Kıbrıs’ın potansiyeline duyduğumuz inançla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. dedi.

Döveç Grup’un İskele’deki yatırımları, grubun Kuzey Kıbrıs genelindeki 35 yılı aşkın deneyiminin önemli bir parçasını oluşturuyor. Gayrimenkul ve inşaatın yanı sıra turizm, eğitim, enerji, yazılım ve otomotiv olmak üzere 7 farklı sektörde faaliyet gösteren grup; Akdeniz’in doğal dokusuyla uyumlu mimari yaklaşımı, sosyal yaşam alanları ve farklı ihtiyaçlara cevap veren proje anlayışıyla öne çıkıyor. Bölgenin doğal ve turistik potansiyelini gözeten yatırımlarıyla İskele’de farklı yaşam ve konaklama alternatiflerinin oluşmasına katkı sağlayan Döveç Grup, bölgeye yönelik uzun vadeli yatırım yaklaşımını sürdürüyor.

Kuzey Kıbrıs’ta farklı yaşam beklentilerine yönelik projeler geliştirmeye devam eden Döveç Grup’un güncel yatırımları, projeleri ve yaşam alanlarına ilişkin detaylara resmi web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Döveç’in projelerini ve Kuzey Kıbrıs’taki yatırım yolculuğunu daha yakından keşfetmek için resmi web sitesi dovecgroup.com’u ziyaret edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

GENEL

Schneider Electric, Abu Dhabi’de düzenlenen Innovation Summit Orta Doğu ve Afrika 2026’yı tamamladı, BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması’nı yayımladı

Yayınlandı

-

 

  • Schneider Electricin amiral gemisi niteliğindeki zirvesi, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ekonomi Bakanı ve Fransanın BAE Büyükelçisi ile 3.000’i aşkın enerji profesyonelini bir araya getirdi.
  • Zirvede yayımlanan yeni BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması, ülkedeki üreticilerin yapay zekâyı benimseme konusunda küresel ölçekteki benzerlerinin önünde olduğunu ortaya koydu.
  • Zirvedeki tartışmalar, dayanıklılık ve rekabet gücünün temel itici unsurları olarak enerji, yapay zekâ ve yazılımın giderek daha fazla bütünleştiğine dikkat çekti.
 

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, kamu temsilcileri, sektör analistleri, müşteriler, iş ortakları, öğrenciler ve basın mensuplarının da aralarında bulunduğu 3.000’i aşkın katılımcıyı bir araya getiren Innovation Summit Orta Doğu ve Afrika etkinliğini Abu Dhabide tamamladı. Zirvede, enerji, yapay zekâ ve endüstriyel yazılımın bütünleşmesinin bölgenin geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiği ele alındı. Şirket ayrıca zirve kapsamında, ülkenin endüstriyel yapay zekâyı benimseme ve üreticilerin bu teknolojiye duyduğu güven alanlarında güçlenen liderliğini ortaya koyan BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması’nı yayımladı.

Enerji Teknolojileriyle Zekâya ve Dayanıklılığa Güç Katmak” temasıyla düzenlenen iki günlük zirve, enerji dönüşümünde giderek belirginleşen bir değişime odaklandı. Bu değişim, enerji arzını karbonsuzlaştırmanın ötesine geçerek yapay zekâ odaklı ekonomik büyümeyi destekleyebilecek akıllı, bağlantılı ve dayanıklı sistemler kurmayı esas alıyor.

Bu değişim, hızlı kentleşme, sanayide büyüme ve hızlanan dijitalleşmenin yeni altyapı ihtiyaçları doğurduğu Orta Doğu ve Afrikayı yeniden şekillendiren daha geniş eğilimleri yansıtıyor. Bölge genelinde kamu ve özel sektör; dayanıklılığı, rekabet gücünü ve enerji güvenliğini artırmak amacıyla temiz enerjiye, elektrik şebekelerinin modernizasyonuna, yapay zekâya, veri merkezlerine ve endüstriyel teknolojilere yatırım yapıyor. Bunun sonucunda enerji, yazılım ve yapay zekânın bütünleşmesi, ekonomilerin büyümesinde ve kritik altyapıların gelişiminde giderek daha merkezi bir rol üstleniyor.

Schneider Electric CEOsu Olivier Blum, şunları söyledi: Yapay zekânın fiziksel ekonominin ayrılmaz bir parçası haline geldiği bir Zekâ Çağı’na giriyoruz. Yapay zekâ dijital olabilir ancak elektrikle çalışıyor ve onu destekleyen fiziksel sistemlere dayanıyor. Enerji teknolojisi iş ortağı olarak müşterilerimizin veri, yazılım, yapay zekâ ve otomasyon aracılığıyla enerji ve operasyonlarını birbirine bağlamasına yardımcı oluyor, zekâyı eyleme dönüştürerek performanslarını, dayanıklılıklarını ve rekabet güçlerini artırmalarını sağlıyoruz. Bu dönüşümün boyutu, kamu ve özel sektörün endüstriyel dönüşümü ve uzun vadeli büyümeyi desteklemek için enerji ve dijital altyapıya yatırım yaptığı Orta Doğu ve Afrikada özellikle belirgin biçimde görülüyor.”

Zirve kapsamında BAE Ekonomi ve Turizm Bakanlığı ile Schneider Electric, NEST Hızlandırma Programı’nın başlatılmasına yönelik bir anlaşma imzaladı. 12 haftalık program, Orta Doğu ve Afrika genelinde enerji teknolojileri, endüstriyel teknolojiler ve kurumsal yapay zekâ alanlarında faaliyet gösteren, yüksek potansiyele sahip erken aşama girişimleri hedefliyor. Hem Schneider Electricin stratejik öncelikleriyle hem de BAEnin geleceğin ekonomisine yönelik gündemiyle örtüşen bu sektörlere odaklanan program, Schneider Electricin gözetiminde, alanında uzman bir üçüncü taraf hızlandırıcı kuruluş tarafından yürütülecek.

BAEdeki üreticiler endüstriyel yapay zekâda daha hızlı ilerliyor

Schneider Electric, zirveyle eş zamanlı olarak, yiyecek ve içecek üreticilerine odaklanan 2026 Hızlı Tüketim Ürünleri Sektöründe Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması: BAE başlıklı çalışmasını yayımladı. Araştırma, BAEdeki üreticilerin endüstriyel yapay zekâyı küresel ortalamadan daha hızlı benimsediğini ortaya koydu:

  • Üreticilerin %23’ü, yapay zekâyı şimdiden operasyonlarının temel bir parçası olarak görüyor. Bu oran küresel ölçekte %16,3 düzeyinde.
  • %59u, yapay zekânın 2030 yılına kadar kuruluşlarında köklü bir dönüşüm yaratmasını bekliyor. Küresel ölçekte bu oran %42,2.
  • %38i, yapay zekâ uygulamaları yaygınlaştıkça siber güvenliği en önemli önceliklerden biri olarak tanımlıyor.

Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Walid Sheta, şu değerlendirmede bulundu: Endüstriyel yapay zekâ, deneme aşamasından uygulamaya geçiyor. BAEyi farklı kılan, yalnızca bu teknolojiyi benimseme hızı değil; üreticilerin yapay zekânın üretkenliği, verimliliği ve dayanıklılığı artırma potansiyeline duyduğu güven. Bir sonraki aşamada aşılması gereken temel zorluk, bu uygulamaların güvenli, ölçeklenebilir ve ölçülebilir iş sonuçları üretebilir olmasını sağlamak.”

Enerji, yapay zekâ ve altyapı bütünleşiyor

Zirve boyunca konuşmacılar ve katılımcılar, enerji sistemlerinin giderek daha bağlantılı hale gelen geleceğini dört ana tema çerçevesinde ele aldı:

  • Yapay zekâ destekli enerji ve endüstriyel operasyonlar
  • Elektrik şebekelerinin modernizasyonu ve elektrifikasyon
  • Kritik altyapı olarak veri merkezleri
  • Dijital dayanıklılığın temeli olarak siber güvenlik

Oturumlarda, kuruluşların operasyonel verimliliği artırmak, endüstriyel performansı güçlendirmek, enerji kullanımını optimize etmek ve bölgedeki dijital altyapının hızla genişlemesini desteklemek için yapay zekâdan nasıl yararlandığı incelendi.

Schneider Electric yöneticileri, sektör uzmanları, müşteriler ve iş ortaklarının katıldığı ana konuşma ve tartışmalarda; yazılım tanımlı enerji sistemleri, endüstriyel zekâ, elektrifikasyon, yapay zekâya hazır altyapılar ve büyümenin bir sonraki aşamasını desteklemek için iş gücünün ihtiyaç duyacağı yetkinlikler ele alındı.

Abu Dhabi, enerjide yeni dönemin merkezinde

Zirve, Fransa’nın BAE nezdindeki Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Marie Audouard’ın katılımıyla, BAE Ekonomi ve Turizm Bakanı Abdulla bin Touq Al Marrinin açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Walid Sheta ve Schneider Electric Körfez Bölgesi Başkanı Amel Chadli karşılama konuşmalarını yaptı.

Schneider Electric CEOsu Olivier Blum, Enerji Yönetiminden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Frederic Godemel, Proses Otomasyonundan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Hany Fouda, Güvenli Güçten Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Manish Kumar, Yazılım ve Hizmetlerden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Pankaj Sharma ve Schneider Digitalden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Başkanı Peter Weckesserin de aralarında bulunduğu üst düzey yöneticiler; daha akıllı, verimli ve dayanıklı enerji sistemleri kurmaya yönelik stratejileri görüşmek üzere müşteriler, iş ortakları ve sektör liderleriyle bir araya geldi.

Etkinliğin öne çıkan unsurlarından biri, şirketin ilk kez tanıttığı 3.000 metrekarelik İnovasyon Merkezi oldu. Merkezde, tasarım ve inşaattan işletme ve bakıma kadar altyapının tüm yaşam döngüsünü kapsayan teknolojiler sergilendi. Ziyaretçiler ayrıca Schneider Electricin Data Cube platformunun yanı sıra yapay zekâ destekli operasyonlar, akıllı binalar, sürdürülebilir veri merkezleri, endüstriyel otomasyon, su teknolojileri, mobilite ve siber güvenlik alanlarındaki çeşitli yeniliklerin uygulamalı gösterimlerini deneyimledi.

Enerji, yapay zekâ, üretim ve dijital altyapıya yönelik yatırımlar hız kazanırken, etkinlik boyunca yapılan değerlendirmelerde ortak bir görüş öne çıktı: Gelecekte rekabet gücü, kuruluşların elektrifikasyon, otomasyon, yazılım ve yapay zekâyı ne kadar etkin biçimde bir araya getirebildiğine giderek daha fazla bağlı olacak.

Zirvenin kapanışında Schneider Electric, Orta Doğu ve Afrika genelinde akıllı, dayanıklı ve sürdürülebilir altyapıların hayata geçirilmesini hızlandırmak için kamu, müşteriler ve iş ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü yineledi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye