Sürdürülebilir Kent Buluşmaları’nın 11.’si Balıkesir’de Gerçekleştirildi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Sürdürülebilir Kent Buluşmaları’nın 11.’si Balıkesir’de Gerçekleştirildi

Yayınlandı

-

 KAZ DAĞLARI’NIN GÖLGESİNDE 

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK İÇİN BULUŞTULAR

DEPREME DAYANIKLI KENTLER İÇİN SEKTÖRLER BALIKESİR’DE BULUŞTU

MAPEİ’DEN BALIKESİR’E GÜÇLÜ KENTLER, GÜÇLÜ GELECEK VİZYONU

BAŞKAN AHMET AKIN: “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BALIKESİR’İN GELECEK VİZYONUDUR”

Sürdürülebilir kent vizyonunu Türkiye’nin farklı şehirlerine taşımaya devam eden Mapei, bu yılki “Sürdürülebilir Kent Buluşmaları”nın 11.’sini Balıkesir Willmont Hotel’de gerçekleştirdi. Toplantının açılış konuşmasını Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın yaparken, programda Gazeteci ve Meteorolog Bünyamin Sürmeli, Mapei Genel Müdürü Selman Tarmur ve Yapı Grubu Ürün Müdürü Ali Ülker önemli sunumlar gerçekleştirdi.

İklim değişikliği, karbonsuzlaşma ve sürdürülebilir gelecek konularında farkındalık yaratmayı amaçlayan etkinlikte, özellikle deprem riski taşıyan bölgelerde yapısal güçlendirme çözümlerine dair detaylar öne çıktı. Belediyeler, inşaat firmaları, mühendis ve mimarların yoğun ilgi gösterdiği toplantı, sürdürülebilir kentlerin inşasında disiplinler arası iş birliklerinin önemine dikkat çekti.

BAŞKAN AHMET AKIN: “BALIKESİR’İ 21. YÜZYILIN PARLAYAN YILDIZI YAPMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Sürdürülebilir Kent Buluşmaları’nın 11.’sinde katılımcılara hitap eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, kenti çevreye duyarlı, dirençli ve planlı gelişen bir şehir haline getirmek için yürüttükleri çalışmaları anlattı. “Balıkesir, Kaz Dağları’nın evi; Ege’nin ve Marmara’nın incisidir. Bu güzel coğrafyayı 21. yüzyılın parlayan yıldızlarından biri yapmak için Balıkesir takımı olarak üniversitelerimizle, STK’larla, akademik çevrelerle omuz omuza çalışıyoruz” dedi.

Göreve gelir gelmez Planlama ve Kalkınma Ajansı’nı kurduklarını söyleyen Başkan Akın, çevre ve doğa dostu bir kent hedefiyle Çevre Bilim Merkezi, altyapı yenilemeleri, arıtma sistemleri, su kaçağıyla mücadele ve deniz temizliği gibi birçok konuda yatırım yaptıklarını belirtti. “Yüzde 65’in üzerinde su kaçağımız vardı, bununla ilgili savaş açtık. Siyasetçiler için görünmeyen ama kentler için en kritik olan altyapı yatırımlarına ağırlık verdik” dedi.

Kırsal mahallelerde yangınla mücadele için 50 milyon Avro’luk AB projesi kazandıklarını belirten Başkan Akın, Türkiye’nin dördüncü büyük itfaiye filosuna sahip olduklarını da vurguladı. Ayrıca 8 ilçede 160 bin binada risk taraması yaptıklarını ve bu verilerin dijital ortamda takip edildiğini ifade etti.

Tarımsal kalkınmada kooperatifleşmeyi desteklediklerini, özellikle kadın kooperatifleri için özel bir birim oluşturduklarını belirten Akın, “Çiftçimizin ürününe sahip çıkıyoruz. Bamya üretiminde 90 liraya satılamayan ürünü 120 liraya alıp 41 dolara Avrupa’ya sattık” şeklinde konuştu.

Enerji verimliliği ve sürdürülebilir mimari konusunda özel çalışmaları olduğunu da dile getiren Başkan Akın, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Verimlilik üzerine yaptığımız çalışmalarda Mapei’nin bilimsel kadrolarından çok faydalandık. Sürdürülebilirliği kendine ilke edinen, bu anlayışı tüm Türkiye’ye yayan Mapei’ye ve bu iletişimi sağlayan ekibe teşekkür ediyorum.”

HER YIL ORTALAMA 9 MİLYON İNSAN KİRLİLİK NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR

Meteorolog Bünyamin Sürmeli, Balıkesir’deki oturumda iklim krizi ve çevresel kirliliğin günümüzde ulaştığı boyutları çarpıcı verilerle ortaya koydu. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini belirten Sürmeli, bu krizin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.

Gıda israfının sürdürülebilirliğe büyük bir engel teşkil ettiğini belirten Sürmeli, “Dünyada 8 milyar nüfusa rağmen 32 milyar insanı besleyecek kadar üretim yapılıyor. Buna karşın 800 milyon insan açlıkla mücadele ediyor” dedi. Ayrıca aşırı hava olaylarının dünya ekonomisine her saat 16 milyon dolara mal olduğuna vurgu yapan Sürmeli, her yıl ortalama 9 milyon insanın kirlilik kaynaklı nedenlerle hayatını kaybettiğini ifade etti. Bu tablo karşısında, devletler, şirketler ve bireylerin ortak sorumluluk bilinciyle harekete geçmesinin zorunluluğuna dikkat çekti.

MAPEI’DEN, SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN 2024’TE 400.000 TON CO₂ TELAFİSİ

Toplantıda konuşan Mapei Genel Müdürü Selman Tarmur, şirketin sürdürülebilirlik odağını ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik stratejilerini aktardı. 2024 yılı itibarıyla 400.000 ton CO₂ telafisi gerçekleştirdiklerini belirten Tarmur, “Mapei olarak temelden çatıya kadar yapı sektörünün tüm ihtiyaçlarına yönelik geniş ve yenilikçi bir ürün yelpazesi sunuyoruz. İnşaat sektörüne özel kimyasal ürünlerin, dolgu malzemelerinin ve yapıştırıcıların üretiminde dünya lideriyiz” dedi.

Çevreye en az etkiyle maksimum fayda sağlayan ürünler geliştirdiklerini vurgulayan Tarmur, “Ürünlerimizi eko-sürdürülebilir ilkelere göre tasarlıyor, üretimden dağıtıma kadar her aşamada çevresel etkileri göz önünde bulunduruyoruz. En kaliteli hammaddeleri kullanmak ve en nitelikli insan kaynağıyla çalışmak temel ilkemiz” diye konuştu. Mapei’nin yıllık cirosunun %5’ini Araştırma ve Geliştirme yatırımlarına ayırdığını aktaran Tarmur, şirketin Milano merkezli küresel bir oyuncu olarak hem iç pazarda hem de uluslararası alanda büyümeye devam ettiğini sözlerine ekledi.

MAPEI’DEN YENİLİKÇİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRÜN ÇÖZÜMLERİ

Toplantının teknik sunum bölümünde söz alan Mapei Türkiye Yapı Grubu Ürün Müdürü Ali Ülker, inşaat sektörüne yönelik sundukları sürdürülebilir ve yenilikçi ürün çözümlerini katılımcılarla paylaştı. Ülker, özellikle su yalıtımı ve yapısal güçlendirme alanlarında öne çıkan ürün gruplarının detaylarını aktararak şunları söyledi:

“Mapei olarak, zemin, duvar ve kaplama malzemelerinin uygulanması için kullanılan yapıştırıcı ve tamamlayıcı ürünlerde dünya lideriyiz. Bunun yanı sıra su ve ısı yalıtım çözümleri, yapısal güçlendirme sistemleri, özel harçlar, çimento ve beton katkıları, yeraltı inşaatı ürünleri ile beton ve tarihi yapı restorasyonuna yönelik kimyasal ürünlerde uzmanlaşmış durumdayız. 7.500’ü aşkın üründen oluşan geniş ürün yelpazemiz, çevreye saygılı ve sürdürülebilirlik ilkelerine göre faaliyet gösteren üretim tesislerinde üretiliyor.”

Ali Ülker ayrıca, tüm bu ürünlerin hem teknik performans hem de çevresel etki açısından geleceğin kent yapılarında sürdürülebilirliği destekleyen temel unsurlar olduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yaz aylarında artan gürültü, yaşam alanlarında akustik konfor ihtiyacını öne çıkarıyor

Yayınlandı

-

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre uzarken, trafik, komşu ve çevresel kaynaklı gürültülerin etkisi daha belirgin hale geliyor. Ses yalıtımı, ev ve sosyal yaşam alanlarında konforu ve yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar, insanların günün daha büyük bölümünü ev, ofis, kafe ve benzeri kapalı alanlarda geçirmesine neden oluyor. Bu durum, şehir yaşamının doğal bir parçası olan gürültünün daha yoğun hissedilmesine yol açıyor. Trafik, komşu daireler, bina içi hareketlilik ve çevresel ses kaynakları; yalnızca anlık rahatsızlık yaratmakla kalmıyor, yaşam alanlarının genel konforunu da doğrudan etkiliyor.

Gürültüye uzun süre maruz kalınması, dinlenme kalitesini düşürürken odaklanma ve günlük yaşam performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle modern yaşam alanlarında akustik konfor, yapı kalitesinin önemli bir parçası haline geliyor.

Binalarda doğru şekilde uygulanan ses yalıtımı çözümleri, dış ortamdan gelen seslerin iç mekânlara geçişini azaltırken, aynı zamanda daireler arası ses transferini de sınırlandırıyor. Böylece hem mahremiyet korunuyor hem de daha sakin, dengeli ve verimli yaşam alanları oluşturuluyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle öne çıkan ODE Yalıtım, ısı ve su yalıtımının yanı sıra akustik konforu da odağına alarak yapıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümler sunuyor.

“Akustik konfor, yaşam alanlarının görünmeyen ama en belirleyici unsurlarından biri”

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yaz aylarında kapalı alan kullanımının artmasıyla birlikte ses yalıtımının daha fazla önem kazandığını belirterek şunları söyledi: “Yaz döneminde yaşamın büyük bölümü iç mekânlarda geçiyor ve bu da sesin etkisini daha belirgin hale getiriyor. Dış ortamdan ya da bina içinden gelen gürültü, günlük yaşamın akışını doğrudan etkileyebiliyor. Ses yalıtımı, bu etkinin kontrol altına alınmasında kritik bir rol üstleniyor.”

ODE Yalıtım olarak hedeflerinin yalnızca teknik bir yalıtım çözümü sunmak olmadığını vurgulayan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, yaşam alanlarında konforu bütüncül şekilde ele alıyoruz. Ses yalıtımı da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Doğru çözümlerle gürültü etkisini azaltarak daha sakin, daha konforlu ve daha yaşanabilir mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense Türkiye’nin Büyüme Yolculuğuna Güçlü Atama: Ticari Direktörlük Görevine Ekin Doğan Çomak Getirildi

Yayınlandı

-

Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojileri markası Hisense, Türkiye operasyonlarındaki yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Tüketici elektroniği sektöründe 25 yılı aşkın satış, pazarlama ve ticari yönetim deneyimine sahip Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak atandı.

2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki doğrudan operasyonlarını hayata geçiren Hisense, televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümesini sürdürürken, uzun vadeli hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda sektörün deneyimli yöneticilerinden Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak göreve başladı. Doğan, yeni görevinde Hisense Türkiye’nin satış ve pazarlama stratejilerine, ticari büyüme hedeflerine, kanal yapılanmasına ve iş ortaklarıyla geliştirilecek uzun vadeli iş birliklerine liderlik edecek. Aynı zamanda veri odaklı ticari stratejiler, yeni büyüme fırsatları ve yenilikçi kanal yönetimi yaklaşımlarıyla Hisense’in Türkiye’deki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak, yeni göreviyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, dinamik tüketici yapısı, değişen beklentileri ve yüksek büyüme potansiyeliyle Hisense için stratejik öneme sahip bir pazar. Hisense’in küresel vizyonunu ve teknoloji gücünü, Türkiye pazarına ilişkin yerel bilgi birikimimiz ve tüketici içgörülerimizle buluşturarak kullanıcıların beklentilerine en uygun ürünleri ve marka deneyimini sunmayı hedefliyoruz. Güçlü iş ortaklıkları ve sürdürülebilir kanal yapılanmalarıyla televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümemizi hızlandırırken, önümüzdeki dönemde genişleyecek ürün portföyümüzle Hisense deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı amaçlıyoruz. Uzun vadeli bakış açımız ve kullanıcı odaklı yaklaşımımızla, Hisense’in Türkiye’deki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sunacağımıza inanıyorum.”

Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ekin Doğan Çomak, 25 yılı aşkın profesyonel kariyeri boyunca teknoloji ve tüketici elektroniği sektörlerinde faaliyet gösteren global markalarda önemli başarılara imza atmıştır. Farklı ürün gruplarının pazara giriş stratejilerinin oluşturulması, marka konumlandırması, ticari büyüme planlarının geliştirilmesi ve satış-pazarlama organizasyonlarının güçlendirilmesi süreçlerine liderlik etmiştir.

Tüketici elektroniği ürünlerinin yanı sıra kurumsal çözümler alanında da kapsamlı deneyime sahip olan Çomak; kanal geliştirme, stratejik iş ortaklıklarının yönetimi, veri odaklı ticari planlama ve sürdürülebilir büyüme odaklı iş modellerinin oluşturulması konularında önemli katkılar sağlamıştır. Kariyeri boyunca birçok uluslararası liderlik programına katılan ve küresel ölçekte satış performansı, proje yönetimi ve en iyi uygulamalar alanındaki başarılarıyla çok sayıda ödüle layık görülen Çomak, farklı pazarlarda elde ettiği deneyim ve stratejik bakış açısıyla sektörün öne çıkan yöneticileri arasında yer almaktadır.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Geleceğin şehirlerini görünmeyen altyapılar şekillendirecek

Yayınlandı

-

Artan nüfus, hızlanan kentleşme ve dijitalleşme, dünya genelinde yapılaşma hızını artırırken, şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını da yeniden şekillendiriyor. Konutlardan hastanelere, veri merkezlerinden üretim tesislerine kadar farklı kullanım alanlarında hayata geçirilen yeni projelerde artık yalnızca inşaat süreci değil, yapıların onlarca yıl boyunca nasıl işletileceği de proje başarısının önemli kriterleri arasında yer alıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı Altyapıda Yaşam Döngüsü Yaklaşımının Uygulanması (Implementing a Lifecycle Approach to Infrastructure) raporuna göre, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel yapı stoku yaklaşık iki katına çıkacak ve toplam 241 milyar metrekare yeni yapı inşa edilecek. Bu büyüme, yaklaşık her ay New York büyüklüğünde yeni bir şehrin dünya yapı stokuna eklenmesi anlamına geliyor. Rapor, 2050 yılına kadar ihtiyaç duyulacak altyapının dörtte üçünün ise henüz inşa edilmediğine dikkat çekiyor. [1]

Bu büyüme yalnızca daha fazla yapı üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve altyapı sistemlerinin uzun yıllar yüksek performansla çalışması da her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışı da değişiyor. Yapıların çevresel performansı kullanılan yapı malzemelerine ek olarak, kullanım ömrü boyunca ortaya koyduğu performansla birlikte değerlendiriliyor.

Yaşam döngüsü yaklaşımı öne çıkıyor
Dünya Ekonomik Forumu, altyapı yatırımlarında “yaşam döngüsü yaklaşımının” benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yapıların tasarım ve inşaat süreçleriyle birlikte, işletme, bakım, onarım ve kullanım ömrü sonrasını da kapsıyor. Böylece ilk yatırım maliyetinin yanı sıra enerji tüketimi, bakım ihtiyacı, kaynak kullanımı ve uzun vadeli işletme performansı da yatırım kararlarının önemli bir parçası haline geliyor.

Yapıların uzun vadeli performansında mekanik altyapı sistemlerinin kritik rol oynadığını belirten Masdaf CEO’su Erhan Özdemir ise şunları söyledi: “Bugün bir yapının başarısı yalnızca mimarisiyle ya da kullanılan yapı malzemeleriyle ölçülmüyor. Yapının yaşamı boyunca enerji ve suyu ne kadar verimli kullandığı, bakım süreçlerinin ne kadar doğru planlandığı ve altyapı sistemlerinin ne kadar güvenilir çalıştığı da en az inşaat süreci kadar önemli. Önümüzdeki yıllarda bu yaklaşımın tüm yeni yapı projelerinde standart hale geleceğini öngörüyoruz.”

“Görünmeyen altyapılar sürdürülebilirliğin temelini oluşturuyor”
Isıtma, soğutma, temiz su temini, atık su yönetimi, basınçlandırma ve yangın güvenliği gibi mekanik sistemlerin yapıların enerji performansı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Özdemir, doğru mühendislik çözümlerinin yalnızca işletme maliyetlerini düşürmekle kalmadığını, yapıların çevresel etkisini azaltmada da önemli rol oynadığını ifade etti.

Özdemir, “Bir pompa sisteminin gerçek maliyeti satın alma aşamasında değil, kullanım ömrü boyunca ortaya çıkıyor. Bu nedenle bugün enerji verimliliği yüksek ekipmanların tercih edilmesi, doğru projelendirme yapılması ve sistemlerin ihtiyaca uygun tasarlanması büyük önem taşıyor. Yaşam döngüsü boyunca daha az enerji tüketen, daha uzun ömürlü ve daha düşük bakım ihtiyacına sahip sistemler hem yatırımcılar hem de çevre açısından önemli kazanımlar sağlıyor” dedi.

Masdaf, geliştirdiği yüksek verimli pompa teknolojileri ve mühendislik çözümleriyle konutlardan ticari binalara, hastanelerden sanayi tesislerine kadar farklı yapılarda enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, yapıların yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir performans göstermesini destekliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler