GENEL
Sektör temsilcileri İş Makinaları Zirvesi’nde bir araya geldi
Yayınlandı
5 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Küresel Pazar 141 Milyar Dolara Ulaştı, Elektrikli Makineler Yükselişte
İş Makinalarında Yeni Dönem: Hem Büyüme Hem Dönüşüm
İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Şahin: “İş Makinaları Sektöründe 2017 İhracat Rakamlarına Göre Yüzde 130’luk Artış Var”
Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) ve APA Yayıncılık iş birliğiyle İstanbul’da 1-2 Nisan’da ‘İş Makinaları 5.0 Zirvesi’ düzenledi. Zirvede iş ve inşaat makineleri sektörlerinde yaşanan teknolojik dönüşüm ele alındı. İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Özer Şahin, “2024 yılında küresel iş makinası pazarı 1 milyon 174 bin adet ve 141 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken, satışların yüzde 65’ten fazlasını paletli ekskavatör, mini ekskavatör ve yükleyici grupları oluşturdu. Elektrikli makineler henüz toplamın yüzde 1,6’sını temsil etmesine rağmen, bir önceki yıla göre ciddi bir artışla dikkat çekiyor” dedi. Şahin ayrıca Türkiye’de 2025 yılında iş makinaları ihracatının 2,1 milyar doların üzerine çıktığını, 2017 ihracat rakamlarına göre yüzde 130’luk artış yaşandığını belirtti.
Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) ve APA Yayıncılık iş birliğiyle İstanbul’da İş Makinaları 5.0 Zirvesi gerçekleştirildi. Zirve sürecinde gerçekleşen paneller, teknik oturumlar ve saha uygulamalarıyla sektör profesyonelleri ve uzmanları bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
Çimento, hazır beton, agrega, madencilik, inşaat, liman, tarım ve endüstriyel tesislerde faaliyet gösteren işletmelerin katıldığı Zirve’de, elektrikli iş makineleri, otonom ve uzaktan kontrollü operasyonlar, dijital madencilik, yapay zeka destekli üretim teknolojileri ve veri odaklı saha yönetimi konuları da ele alındı.
İMDER Yönetin Kurulu Başkanı Özer Şahin, yaptığı açılış konuşmasında “Bölgemizdeki gelişmeleri ve bunun küresel ekonomi ile petrol fiyatları üzerindeki etkilerini yakından izliyoruz. Bu gelişmelerle birlikte, küresel ölçekte inşaat ve madencilik sektörünün verimlilik problemi ve karbon ayak izi yüksekliğini dikkate aldığımızda, teknolojik-dijital dönüşümün bir tercih değil bir zorunluluk olduğunu görüyoruz” dedi.




“Enerjide Elektrik, Hidrojen Gibi Çözümlere Daha Hızlı Bir Yönelme Olacak”
Şahin, sektöre ilişkin yapılan iş birliği anlaşmalarını, MERCOSUR, AB-Hindistan anlaşmalarını yakından takip ettiklerini belirterek, rekabet gücünü kaybetmemenin ve artan maliyetlerle başa çıkmanın yolunun verimliliği arttırmaktan, teknolojik ve dijital dönüşümden geçtiğini ifade etti. Şahin ayrıca enerji sektöründe yaşanan gelişmelerle fosil yakıtlara alternatif sunan elektrik, hidrojen gibi çözümlere daha hızlı bir yönelme olacağını da söyledi.
Dijital Dönüşüm İçin Yeni Adım: İMDER İnovasyon Komitesi
Şahin, “Sektörümüzün güçlü yapısını ileriki zamanda da koruyabilmek ve daha ileriye taşıyabilmek için teknolojik çözümler en büyük rolü oynuyor. Elektrikli ve hibrit iş makinaları, makine takip sistemleri, şantiye bazında teknolojik çözümler, makine kontrol sistemleri, yarı ve tam otonom teknolojiler, uzaktan müdahale servis çözümleri, güvenlik teknolojileri hem verimliliği arttırıyor hem de insan ve çevreye kattığı değer ile sürdürülebilirliği destekliyor. Kullanıcılar artık sadece makine değil, beraberinde teknolojik ve dijital dönüşüm de talep ediyor. Bu değişimi doğru analiz etmek sektörümüzün gelecekteki konumunu belirleyecek en önemli unsurlardan biridir. Biz de İMDER olarak üzerimize düşeni yapıyoruz, bu bağlamda geçtiğimiz ay ‘İnovasyon ve Dijitalleşme’ komitemizi kurduk. Bu komitemizden hem verimliliğimizi arttıracak hem de rekabet gücümüzü arttıracak çözümleri, üreticiler, distribütörler, kullanıcılar ve kamu otoritesi ile çalışarak hayata geçirmelerini bekliyoruz” dedi.
Sektöre ilişkin veriler paylaşan Şahin, 2024 yılında global iş makinası pazarının 1.174.000 adet olduğunu belirterek, pazarın büyüklüğünün 141 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
“2025 Yılında İhracatımız 2,1 Milyar Doların Üzerinde”
Pazarın yüzde 65’ten fazlasını 3 ürün grubunun oluşturduğunu ifade eden Şahin, “Yüzde 24 paletli ekskavatör, yüzde 21 mini ekskavatör ve yüzde 11 yükleyici. Satılan elektrikli makinaların sayısı ise 18 bin 700 adet. Bu, toplam satışların şu an için sadece yüzde 1,6’sı olmasına rağmen, bir önceki yıl rakamlarına baktığımız zaman ciddi bir artış olduğunu görüyoruz. İhracat, iç pazar satışları ve yedek parça alt sektörlerini de hesaba kattığımızda, yaklaşık 6 milyar dolarlık bir ciro hacmine sahip olan sektörümüzde, TÜİK verilerine göre 2025 yılında ihracatımız 2,1 milyar doların üzerinde kaydedildi. 2017 ihracat rakamlarına göre yüzde 130’luk artış söz konusu” bilgilerini paylaştı.
Elektrikli Dönüşümün Maden ve Liman İşletmeciliğinde Maliyet ve Verimlilik Etkisi
Açılışta konuşan Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, İran savaşı nedeniyle petrol fiyatlarındaki artışa dikkati çekerek, elektrikli iş makinelerine dönüşümün sektör açısından taşıdığı önemi vurguladı.
Elektrikli iş makinelerini ilk kullanan sektörlerin başında liman işletmelerinin geldiğini belirten Erçelik, “Toplam dünya ticaretinin yüzde 85’inin limanlar üzerinden yapılması, elektrifikasyonun öneminin ispatı. Elektrikli dönüşümle uzaktan ekipman yönetimi hayatımıza giriyor. Bir sonraki adım ise otonom, yani insansız çalışmalar. Tüm bu dijitalleşme süreçleri, yapay zekayla birleşerek bize gelecekte kuvvetli bir düşük maliyet perspektifi, iş güvenliği perspektifi sunuyor” diye konuştu.
Erçelik, elektrikli iş makinelerinin limancılık sektörüne girmesinin karbon nötr hedefine ulaşma, iş güvenliği risklerini ortadan kaldırma, verimlilik ve limancılık operasyonlarında senkronizasyon açısından önemli dinamikleri beraberinde getirdiğini kaydetti.
Türkiye’nin kişi başı milli gelirde 17 bin dolar seviyesine ulaştığını ifade eden Erçelik, “Dolayısıyla ekonomik verilerle hesapladığımızda bu dönüşüm projelerinin artık Türkiye’de de fizibıl olduğunu görüyoruz. İlk başlarda dünyadaki örneklerini görünce özenirdik artık Türkiye’de de benzer çalışmaların yapılmasının elzem olduğunu görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“Elektrikli İş Makinelerine Temkinli Yaklaşırken Bir O Kadar Da İştahla Bakıyoruz”
Agrega Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Temel Yaz, Türkiye’de yıllık 700 milyon ton agrega üretimi yapıldığını dile getirerek, “Kömürden sonra devlete en fazla yer hakkı ödeyen madencilik grubuyuz. Bu veriler agrega madenciliğinin, iş makinesi piyasası için taşıdığı önemi ortaya koyuyor” dedi.
Agrega madenciliğinde de maliyetleri aşağı çekme çabası içinde olduklarını anlatan Yaz, “Yapay zeka ve teknolojinin dönüşümünü, her sektörde olduğu gibi madencilik sektöründe de görmeye başladık. Kritik mineraller, stratejik madenler konuşulurken biz madenciler bundan uzak kalamayız. Biz madenciler, geri dönüşü uzun ve zor yatırımlarımızda mutlaka alternatif bakış açıları geliştirmeliyiz.
Bu sebeple elektrikli iş makinelerine temkinli yaklaşırken bir o kadar da iştahla bakıyoruz” dedi.
“Dolayısıyla Kömürden Vazgeçmek Mümkün Değil”
Türkiye Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) Başkanı Muzaffer Polat ise Türkiye’nin kalkınmasında en önemli rolü kömür madenciliğinin oynadığını söyledi.
Dünyadaki savaşların nadir elementlere, madenlere ve enerji kaynaklarına sahip olma savaşı olduğunu ifade eden Polat, “Dünyadaki bütün yayınlarda, makalelerde, analiz yazılarında takip edebildiğimiz kadarıyla kömür geri dönüyor. Bizim ülkemiz için kömürün farklı bir anlamı var. Bizim ülkemizde bilinen fosil yakıtların yüzde 90’ı kömür. 22 milyar ton kömürümüz var. Bunu ülkemizin değerlendirmesi lazım. Dolayısıyla kömürden vazgeçmek mümkün değil. Başka bir ülke için kömür stratejik bir maden olmayabilir. Ama bizim ülkemiz için kömür stratejik bir maden” diye konuştu.
Polat, maden işletmeciliğinde maliyet unsurlarının öne çıktığını dile getirerek, “Artık teknolojik gelişmeleri uygulamamız lazım. Elektrikli iş makinelerinden, yapay zekadan sonuna kadar faydalanmamız lazım” ifadelerini kullandı.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
BNP Paribas Cardif Türkiye’nin Finans ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Clément Saillard Oldu
Yayınlandı
3 saat önce-
Ağustos 27, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Sigortacılık ve bireysel emeklilik alanındaki faaliyetleriyle Türkiye’nin lider sigorta kuruluşları arasında yer alan BNP Paribas Cardif Türkiye’nin Finans ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcılığı görevine, 4 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Clément Saillard atandı.
Aktüerya, finans, fiyatlama, risk yönetimi ve sigortacılık alanlarında 15 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip olan Clément Saillard, kariyeri boyunca Avrupa ve Latin Amerika’da üstlendiği görevlerle finansal yönetim, teknik kârlılık, fiyatlandırma stratejileri ve kurumsal dönüşüm alanlarında önemli bir uzmanlık kazandı.
Kariyerine nükleer enerji sektöründe iç denetim ve mühendislik alanında başlayan Clément Saillard, daha sonra Fransa Bankacılık ve Sigortacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda (Autorité de Contrôle Prudentiel et de Résolution -ACPR) Denetim Uzmanı olarak görev yaptı. Bu dönemde Solvency II kapsamında sermaye yeterliliği modellerinin denetimi ve uluslararası düzenleyici otoritelerle yürütülen koordinasyon çalışmalarında aktif rol aldı.
2016 yılında BNP Paribas Cardif Grubu’na katılan Clément Saillard, sırasıyla Risk Analisti, EMEA Bölgesi Risk Direktörü ve Hayat Dışı Sigortalar Fiyatlandırma Direktörü görevlerini üstlendi. Bu süreçte uluslararası ölçekte risk yönetimi yapılarının geliştirilmesi, fiyatlandırma süreçlerinin güçlendirilmesi ve teknik kârlılığı artırmaya yönelik stratejik projelere liderlik etti.
Son olarak BNP Paribas Cardif Şili’de Baş Aktüer ve Finans Direktörü olarak görev yapan Clément Saillard, şirketin İcra Komitesinde yer aldı. Bu görevinde finansal performansın güçlendirilmesi, teknik sonuçların iyileştirilmesi, analitik tabanlı dinamik fiyatlandırma modellerinin geliştirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve stratejik iş ortaklıklarının yönetimi gibi birçok önemli dönüşüm projesine liderlik etti.
Clément Saillard, yeni görevinde BNP Paribas Cardif Türkiye’nin aktüerya ve finans stratejilerine liderlik ederek şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerine, finansal performansının güçlendirilmesine ve veri odaklı karar alma süreçlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.
École des Mines de Paris (Mines ParisTech) Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Clément Saillard, Centre d’Études Actuarielles’de aktüerya eğitimini tamamlamış olup Fransız Aktüerler Enstitüsü (Institut des Actuaires) üyesi ve yetkili aktüerdir. BNP Paribas Cardif bünyesinde farklı ülkelerde üstlendiği görevlerle grubun aktüerya, finans ve risk yönetimi alanındaki uluslararası bilgi birikimine katkı sunmayı sürdürmektedir.
GENEL
Eski Yapılar Güçlendirilerek Depreme Nasıl Dayanıklı Hâle Getirilebilir?
Yayınlandı
7 saat önce-
Ağustos 27, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’nin deprem gerçeği, mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesini yapı güvenliğinin en önemli gündemlerinden biri haline getiriyor. fischer Türkiye mevcut yapıların sismik güçlendirilmesinde kritik önem taşıyan bağlantı noktalarına yönelik sabitleme çözümleriyle, yapıların deprem performansının artırılmasına katkı sağlayan mühendislik uygulamalarını destekliyor.
Türkiye’de geçmişten bugüne yaşanan yıkıcı depremler, yapı güvenliğinin önemini ve mevcut yapı stokunun depreme karşı güvenli hale getirilmesi ihtiyacını tekrar tekrar ortaya koyuyor. Yeni yapıların güncel deprem standartlarına uygun olarak inşa edilmesinin yanı sıra mevcut yapıların değerlendirilmesi ve mühendislik açısından uygun olanların güçlendirilmesi de bu sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’de yaklaşık 31 milyon konut ve 5 milyon ticari alandan oluşan toplam 36 milyon bağımsız bölüm bulunuyor. Bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğu, 2 milyonunun ise acil dönüşmesi gerektiği belirtiliyor. Bu ölçekte bir yapı stoku söz konusu olduğunda riskli yapıların güvenli hale getirilmesinde yeniden yapımın yanı sıra mühendislik açısından uygun yapılarda güçlendirme de önemli seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Mevcut Yapı Stokunda Güçlendirme İhtiyacı
Risk altındaki tüm yapıların yıkılıp yeniden inşa edilmesi yüksek maliyet, zaman ve kaynak gerektiren bir süreç. Bu nedenle mevcut yapıların deprem etkilerine karşı nasıl daha güvenli hale getirilebileceği ve mühendislik açısından uygun yapılarda hedefe yönelik güçlendirme uygulamalarının nasıl gerçekleştirilebileceği önem taşıyor.
Mevcut betonarme yapıların güçlendirilmesinde taşıyıcı sistemin kritik noktalarının doğru belirlenmesi ve bu noktalardaki bağlantıların güvenli biçimde oluşturulması gerekiyor. Özellikle kirişler ile kolonların bağlantı noktaları olan kiriş-kolon birleşim bölgeleri deprem sırasında oluşan yatay yükler nedeniyle yüksek gerilmelere ve büyük kuvvetlere maruz kalabiliyor. Bu bölgelerin taşıma işlevini kaybetmesi durumunda taşıyıcı sistemin bütünü etkilenebiliyor.
Bu noktadan hareketle fischer Şirketler Grubu, ABD’deki Purdue Üniversitesi ile birlikte tam ölçekli betonarme yapılar üzerinde deneylerin gerçekleştirildiği kapsamlı bir araştırma projesi yürüttü. Araştırmanın odağında mevcut yapılardaki kiriş-kolon birleşim bölgeleri ve bu kritik noktalara yönelik güçlendirme yaklaşımı yer aldı.
Kiriş-Kolon Birleşim Bölgeleri İçin Yeni Güçlendirme Çözümü
Deneylerde kiriş-kolon birleşim bölgelerinin güçlendirilmesi amacıyla fischer enjeksiyon harcı ve dişli çubuklarla uygulanan kimyasal ankrajlar ile diyagonal payanda elemanlarından oluşan bir sistem test edildi. Bu sistemde diyagonal çelik payandalar, kimyasal ankrajlar aracılığıyla mevcut taşıyıcı sisteme bağlanarak birleşim bölgelerinin yerinde ve hedefe yönelik biçimde güçlendirilmesi sağlandı.
Kimyasal ankraj sistemi yük altında düşük deformasyon göstererek kuvvetlerin güvenilir biçimde karşılanmasına ve aktarılmasına katkı sağladı. Güçlendirme çözümü kiriş ile kolon arasındaki kuvvet akışını değiştirerek birleşim bölgesine etkiyen yüklerin komşu taşıyıcı elemanlara yeniden dağıtılmasını sağladı.
Karşılaştırmalı deneylerde güçlendirilmemiş taşıyıcı sistemin kiriş-kolon birleşim bölgelerinde ağır hasarlar oluşurken fischer sistemiyle güçlendirilmiş yapı daha yüksek performans sergiledi. Purdue Üniversitesi’nden Prof. Akanshu Sharma, deneylerle güçlendirilmiş yapının deprem yükleri altındaki performansının önemli ölçüde iyileştiğinin gösterildiğini belirtiyor.
Bilimsel Doğrulamadan Uygulamaya
fischer ve Purdue Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen tam ölçekli deneylerde, deprem etkilerini temsil eden yüklemeler altında özellikle birleşim bölgelerinde iyileştirilmiş performans elde edildi. Bu bilimsel doğrulamanın mevcut yapılarda uygulanabilecek pratik çözümlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Araştırma sonuçları eski yapıların deprem etkilerine karşı daha dirençli hale getirilmesinde gerçekçi ve ekonomik yollar geliştirilebileceğine işaret ediyor.
fischer Türkiye ise mevcut yapıların sismik güçlendirilmesinde kritik önem taşıyan bağlantı noktalarına yönelik sabitleme çözümleriyle bu alandaki mühendislik uygulamalarını destekliyor. Güçlendirme sistemlerinde doğru bağlantı çözümünün seçilmesi ve doğru biçimde uygulanması, tasarlanan sistem performansının sahaya aktarılmasında kritik önem taşıyor.
GENEL
Nippon Paint-Betek Yılın İkinci Yarısında Hedef Büyütüyor
Yayınlandı
7 saat önce-
Ağustos 27, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kasım ayında devreye aldığı 15 milyon dolarlık yeni su bazlı boya tesisinin gücü, Anadolu’da gerçekleştirdiği iş birlikleri ve sahadaki kesintisiz operasyonlarıyla 2026’ya güçlü bir giriş yapan Nippon Paint-Betek, yılın ilk yarısını ana iş kollarındaki kararlı büyümesiyle tamamladı. Şirket; boya, ısı yalıtımı, endüstriyel çözümler ve prestijli proje pazarında yakaladığı ivmeyle yılın ikinci yarısında hedeflerini büyüterek ilerlemeye devam ediyor.
Türkiye boya ve ısı yalıtım sektörünün köklü ve güçlü oyuncularından Nippon Paint-Betek, 2026 yılının ilk 6 ayında sergilediği operasyonel başarılar ve stratejik adımlarla pazardaki öncü konumunu korudu. Ana iş kollarında yılın ilk yarısında güçlü bir ivme yakalayan şirket, yeni su bazlı tesis yatırımı ve Anadolu’daki stratejik iş birliklerinin yarattığı dinamizmle büyümesini sürdürdü. Yıl boyunca düzenlenen saha organizasyonlarıyla ustadan bayi ve yapı profesyonellerine kadar geniş bir ekosistemle bağlarını pekiştiren Nippon Paint-Betek; lüks konut projeleri ve pek çok dev yapının çözüm ortağı olarak gücünü bir kez daha ortaya koydu. Yapay zeka altyapısı ile dijital dönüşümde de sektöre yön veren şirket, yılın ikinci yarısına daha yüksek hedeflerle giriyor.
“Ana İş Kollarımızda Büyümeyi Sürdürdük, İkinci Yarıya Odaklandık”
Şirketin yılın ilk yarısındaki performansını ve sektörel görünümü değerlendiren Nippon Paint-Betek Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, “Yoğun ve verimli bir ilk yarı yılı geride bıraktık. Yıla başlarken küresel jeopolitik gelişmeler, hammadde maliyetlerindeki dalgalanmalar ve finansal piyasalardaki sıkılaşma, sektör üzerindeki baskıyı artırsa da sahip olduğumuz deneyim, yüksek üretim kapasitesi ve esnek operasyon yetkinliğimiz sayesinde, kararlılıkla hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Nitekim ana iş kollarımız olan ısı yalıtımı ve boya tarafında oldukça başarılı sonuçlara imza attık. Yağışlı geçen ilk 6 aya rağmen ısı yalıtım iş kolumuzda hem hacim hem ciro açısından geçen yılın üzerinde bir büyüme kaydettik. Endüstriyel iş kolumuzda mobilya ve sanayi boyalarında hedeflerimize ulaşırken, endüstriyel yapıştırıcılarda hem hacim hem ciro bazında hedeflerimizin üzerine çıktık. Bu güçlü tablodan aldığımız ivmeyle yılın ikinci yarısında hedeflerimizi büyütüyoruz. Doğru odağımız, güçlü markalarımız ve uzman ekibimizle ikinci 6 aydaki hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.
“Saha Dinamizmimiz ve Teknik Yetkinliğimiz Dev Projelerle Taçlanıyor”
Şirketin paydaş ekosistemiyle kurduğu güçlü bağlara ve prestijli referans projelerdeki varlığına dikkat çeken Güner, “Pazardaki öncülüğümüzü sadece üretimle değil, sahada kurduğumuz güçlü bağlarla besliyoruz. Yılın ilk yarısında Nucleus Roadshow ile 16 ilde 1.465 bayi ve ustamızla, Fawori Roadshow ile 19 ilde 68 etkinlikle 6.000 ustamızla birebir buluştuk. Filli Boya ‘Gündem Sohbetleri’ organizasyonlarımızda ise 5 ilde 500 yapı profesyoneliyle bir araya gelerek verimli ağlar oluşturduk. Sahadan aldığımız bu büyük güç, teknik yetkinliğimizle birleştiğinde bizi Türkiye’nin birçok prestijli projesinin çözüm ortağı yapıyor.
15 Milyon Dolarlık Yatırım ve Yapay Zeka Hamlesiyle Geleceğe Yürüyor
Nippon Paint-Betek, üretim kapasitesini ve teknolojik altyapısını da geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde 15 milyon dolarlık yatırımla devreye alınan ve uçtan uca otomasyonla yönetilen 2. Su Bazlı Üretim Tesisi, yıllık 225 bin tonluk ek kapasitesiyle şirketin toplam üretim hacmini 345 bin tona çıkaracak. Şirketin önümüzdeki 10 yıllık ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanan tesiste günlük ortalama tonaj Haziran itibarıyla 500 tona ulaşırken, günlük 700 ton hedefine emin adımlarla ilerleniyor. Anadolu’daki bölgesel kalkınma vizyonu doğrultusunda Diyarbakır’da İzoset ile hayata geçirilen stratejik üretim ortaklığı ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki operasyonel çevikliği ve sipariş hacmini her geçen gün artırıyor. Operasyonel gücünü dijitalleşmeyle de destekleyen şirket; SAP HANA geçişi ve operasyonel süreçlerini entegre bir sistemle yürüttüğü Connect platformunun ardından hayata geçirdiği “AI-Betek” yapay zeka altyapısı kapsamındaki Yalıtım Teknik Asistanı, Boya Teknik Asistanı ve İK Asistanı ile sahadaki ve merkezdeki süreçlerini hızlandırarak sektöre yön vermeyi sürdürüyor.
Son Yazılar
- BNP Paribas Cardif Türkiye’nin Finans ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Clément Saillard Oldu Ağustos 27, 2026
- Eski Yapılar Güçlendirilerek Depreme Nasıl Dayanıklı Hâle Getirilebilir? Ağustos 27, 2026
- Nippon Paint-Betek Yılın İkinci Yarısında Hedef Büyütüyor Ağustos 27, 2026
- ŞA-RA Enerji’den 1 Ayda 4 Milyar TL’yi Aşan Açıklama Ağustos 26, 2026
- 1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması İçin Başvurular Başlıyor! Ağustos 26, 2026
- Geleceğin Binalarını İklim Tasarlıyor Ağustos 26, 2026
- OYAK Çimento’nun kadın çalışanlara yönelik programı CEMENTA 2026’da ilk dönem başarıyla tamamlandı Ağustos 26, 2026
- Yaz sıcaklarında enerji tasarrufunun anahtarı doğru ısı yalıtımı Ağustos 26, 2026
- Açık Alanlar, Kafe ve Restoranlar İçin Stratejik Değere Dönüştü Ağustos 26, 2026
- TEKA Yeni Nesil Isı Pompaları Türkiye’de Ağustos 25, 2026
- FMCG depolarında yüksek hacimli operasyon yönetimi: STILL ARSER verimliliği yeniden tanımlıyor Ağustos 25, 2026
- ORKA Banyo’nun premium markası nob.’dan yeni bir tasarım dili Ağustos 25, 2026
- İMDER’in Desteklediği bauma CHINA 2026, “Tek Fuar, İki Mekan” Konseptiyle Sektörü Bir Araya Getiriyor Ağustos 25, 2026
- Volvo Trucks, 100. Yılını Özel Seri FH ve FH16 Modelleriyle Kutluyor! Ağustos 24, 2026
- Mitsubishi Heavy Micro KXZ Serisi, Dar Alanlarda Yüksek İklimlendirme Performansı Sunuyor Ağustos 24, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak











