Sabancı, çevik icra ve ortak sorumluluk kültürünü portföy odaklı yeni yönetim modeliyle güçlendiriyor. - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Sabancı, çevik icra ve ortak sorumluluk kültürünü portföy odaklı yeni yönetim modeliyle güçlendiriyor.

Yayınlandı

-

2025’te 100’üncü yaşını kutlayan Sabancı, Topluluğun ikinci yüzyılına ışık tutacak yeni bir yönetim modelini hayata geçiriyor. Kurumsallaşma ve yönetişim gibi alanlarda Türk iş dünyasına öncülük etmeyi sürdüren Sabancı, orta vadeli hedefleri kapsamında mevcut durumda bulunan sektör bazlı yönetim yapısını portföy yaklaşımına dönüştürüyor.

01 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak yapılanma kapsamında, Sabancı Holding üst yönetimi portföy odaklı bir yönetişim mimarisiyle yeniden kurgulanacak. Yeni organizasyonla birlikte, tüm şirketlerin kendi sektörlerinde en yüksek potansiyele ulaşmaları hedeflenirken; performans, sermaye tahsisi ve dönüşüm gündemleri  disiplinli, düzenli ve bütüncül biçimde yönetilecek.

Portföy yaklaşımını kuvvetlendirmek ve topluluk şirketlerinin yönetim kurullarında değer yaratımını artırmak amacıyla mevcut Sektörel Grup Başkanlıkları (SBU) yeniden yapılandırılıyor, “Stratejik Yatırımlar Başkanlıkları” ve “Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanlıkları” oluşturuluyor. 

Yeni organizasyonda, Burak Orhun, Gökhan Eyigün ve Hakan Binbaşgil görevlerine Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olarak devam edecek. Son yıllarda Topluluk şirketlerinde büyük başarılara imza atan ve ilgili şirketlerin dönüşümüne liderlik eden Çimsa CEO’su Umut Zenar, Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl ve Sabancı İklim Teknolojileri CEO’su Tolga Kaan Doğancıoğlu, Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı görevlerine getirilirken mevcut CEO rollerine de devam edecek. Söz konusu yöneticilerin hem Holding’de hem de iştiraklerde görev yapacak olması icra ve saha yakınlığını güçlendirirken, portföy yönetiminde de çevikliği artıracak. 

KOLEKTİF SORUMLULUK VE ORTAK AKIL ESASINA DAYALI YÖNETİŞİM

Topluluk şirketlerinin yönetim kurulları da bu dönüşümün bir parçası olarak stratejik önceliklere destek olacak şekilde yeniden yapılandırılacak. Kolektif sorumluluk ve ortak akıl esasına dayalı çevik bir yönetişim modeline evrilen yönetim kurullarında, ilgili Başkanlar birlikte görev alacak. Her şirket yönetim kuruluna bir stratejik başkan başkanlık ederken; diğerleri üye olarak destek verecek. Bu yaklaşım, birden fazla liderin ortak sorumluluk aldığı, birlikte değer yarattığı bir portföy odaklı yönetişim yapısını beraberinde getirirken, başarının ve gözetimin ortak sorumlulukla üstlenildiği bir yapı tesis edilecek. Şirket yönetim kurullarına ilişkin tüm değişiklikler, ilgili şirketlerin Yönetim Kurulu ve Genel Kurul takvimleri, ortaklık sözleşmeleri ve mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilecektir. 

Yeni dönemdeki kolektif gözetim yapısının karar kalitesini artırması ve icrayı hızlandırması amaçlanıyor. 

VERİYE DAYALI VE ÇEVİK DÖNGÜLERLE YÖNETİLEN YENİ BİR KURUMSAL OFİS

Öte yandan, yeni oluşturulacak ve doğrudan Sabancı Holding CEO’suna bağlı olarak görev yapacak Kurumsal Ofis bünyesinde, strateji, iş geliştirme, şirket birleşme ve satın almaları ve dönüşüm programları, veriye dayalı ve çevik döngülerle yönetilecek. Farklı uzmanlıklara sahip Sabancı liderlerinin görev alacağı bu yapılanmayla birlikte, karar alma hızının artması, merkez-saha etkileşiminin güçlenmesi ve sermaye verimliliğinin yükselmesi amaçlanıyor.

Mevcut yapıda Sabancı Holding Yürütme Kurulu içerisinde yer alan Finans, Hukuk ve Uyum, İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik, Kurumsal Marka ve İletişim Başkanlıkları, yeni organizasyonda da Yürütme Kurulu’ndaki görevlerine aynı şekilde devam edecek.

“PORTFÖYÜN TAMAMINDA DEĞER YARATIMINA ODAKLANAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞI”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, söz konusu adımın sektörde ezberleri bozan, holding yapılarında kutuların dışına çıkan, portföyün tamamında değer yaratımına odaklanan bir yönetim anlayışı olduğunun altını çizerken, “Yeni görev tanımları ve kurul yapılanmaları, yatırımlarımızı daha etkin yönetmemizi, dönüşüm projelerini disiplin ve hızla hayata geçirmemizi sağlayacaktır. Bu yapılanmayla birlikte temel amacımız, Türkiye’den yükselen fikir ve yetenekleri daha ölçeklenebilir bir yapıda konumlayarak uluslararası rekabet gücünü artırmak ve Sabancı’nın sürdürülebilir büyümesini hızlandırmak” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Avrupa, Isı Pompasında Vites Büyüttü… Türkiye Bu Dönüşümü Kaçırmamalı

Yayınlandı

-

İklim değişikliği, yükselen enerji maliyetleri ve enerji arz güvenliği kaygıları, dünya genelinde binaların ısıtma ve soğutma anlayışını yeniden şekillendiriyor. Özellikle Avrupa’da fosil yakıtlı sistemlerden elektrikli ve yüksek verimli teknolojilere geçiş hız kazanırken, bu dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor. Uluslararası Enerji Ajansı‘nın (IEA) 2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu’na göre, 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa’da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 arttı.

Avrupa’daki dönüşümün yalnızca cihaz değişiminden ibaret olmadığını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, Türkiye’nin de bu süreci bütüncül bir enerji vizyonuyla değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

 

Avrupa’da enerji dönüşümünün lokomotifi haline gelen ısı pompaları yeniden güçlü bir büyüme trendine girdi. Avrupa Isı Pompası Birliği’nin (EHPA) yayımladığı 2025 öncü verilerine göre, 16 Avrupa ülkesinde konut tipi ısı pompası satışları bir önceki yıla göre ortalama %10,3 artarak 2,62 milyon adede ulaştı. Böylece Avrupa genelindeki kurulu ısı pompası sayısı yaklaşık 28 milyona yükseldi. Satışların yeniden ivme kazanmasında; istikrarlı teşvik programları, elektrifikasyon politikaları ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmaya yönelik kamu politikaları belirleyici rol oynadı.

Avrupa’da ısı pompası satışları ilk çeyrekte %17 arttı

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) 2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu da elektrifikasyonun küresel enerji yatırımlarındaki ağırlığının her geçen yıl arttığını ortaya koyuyor. Rapora göre, 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa’da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 artış gösterdi.

Enerji dönüşümünün yalnızca yeni teknolojilere geçiş olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, şunları söyledi:

Dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor

Bugün Avrupa’da yaşanan dönüşüm, yalnızca doğal gaz kazanlarının yerini ısı pompalarının alması olarak değerlendirilmemeli. Yeniden tasarlanan sadece cihazlar değil; enerjinin üretiminden depolanmasına, yönetiminden tüketimine kadar uzanan bütün enerji sistemidir. Isı pompaları da bu entegre ekosistemin en önemli bileşenlerinden biridir.”

Avrupa’da ısı pompalarına olan ilginin temelinde karbon emisyonlarını azaltma hedefleri, fosil yakıtlara bağımlılığı düşürme politikaları, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla tam uyumlu sistemlere geçiş ve uzun vadede enerji maliyetlerini kontrol altında tutma ihtiyacının bulunduğunu belirten Çuman, bu dönüşümün kamu politikalarıyla da desteklendiğini ifade etti. Birçok Avrupa ülkesinde elektrik üzerindeki vergi yükünün azaltılmasına yönelik uygulamaların da pazarın büyümesini desteklediğini söyledi.

Dört mevsim çözüm sunuyor

Enerji verimliliği yüksek sistemlere geçişin artık yalnızca çevresel değil, ekonomik bir gereklilik haline geldiğini vurgulayan Çüman, şunları söyledi: 

“Isı pompaları yalnızca kış aylarında ısıtma sağlayan sistemler değildir. Aynı zamanda yaz aylarında soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyacını da karşılayarak dört mevsim çözüm sunuyor. Bu özellikleri sayesinde hem bireysel kullanıcılar hem de ticari işletmeler için enerji maliyetlerini düşüren önemli bir teknoloji haline geliyor. Öte yandan Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği ve yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde ısı pompası teknolojilerinin yaygınlaşması için önemli avantajlara sahip.”

Enerji sektörünün önümüzdeki dönemde birbirini tamamlayan teknolojiler üzerine kurulacağını ifade eden Çüman, sözlerini şöyle tamamladı:

“Enerji dönüşümünü yalnızca yeni cihazlara geçiş olarak değerlendirmemek gerekiyor. Gelecekte; güneş enerjisi sistemleri, ısı pompaları, enerji depolama çözümleri ve elektrikli araç şarj altyapıları birbirini tamamlayan entegre bir ekosistem oluşturacak. Türkiye’nin bu dönüşümü bugünden planlaması hem enerji güvenliği hem de sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıyor.”

Okumaya Devam Et

GENEL

 YAZ SICAKLARINDA KLİMANIN ÖMRÜNÜ KORUMANIN YOLLARI 

Yayınlandı

-

 
Yaz aylarında artan klima kullanımı, doğru bakım ve bilinçli kullanım alışkanlıklarını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Düzenli bakım, yetkili servis desteği ve orijinal yedek parça kullanımı, cihazın üretici standartlarında çalışmasını destekliyor. Ayrıca enerji verimliliğinin korunmasına ve klima ömrünün uzamasına katkı sağlıyor.

 

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklarla birlikte klimalar da günün büyük bölümünde kesintisiz çalışıyor. Ancak yoğun kullanım, doğru bakım ve bilinçli kullanım alışkanlıklarıyla desteklenmediğinde hem enerji tüketimini artırabiliyor hem de cihaz performansını olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, düzenli bakım, yetkili servis desteği ve doğru kullanım alışkanlıklarının yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmadığını, klimaların daha uzun ömürlü ve güvenli çalışmasına da önemli katkı sunduğunu belirtiyor.
 
Yaz aylarında uzun süre çalışan klimalarda filtrelerde toz ve kir birikimi hızlanırken, bu durum cihazın daha fazla enerji harcamasına ve soğutma performansının düşmesine neden olabiliyor. Düzenli bakımı yapılmayan klimalar, istenilen sıcaklığa ulaşmak için daha fazla çalışarak elektrik tüketimini artırırken, iç ortam hava kalitesini de olumsuz etkileyebiliyor. Periyodik bakım sayesinde filtreler, iç ve dış üniteler ile sistem bileşenleri kontrol edilerek olası sorunlar büyümeden tespit edilebiliyor. Böylece hem cihazın performansı korunuyor hem de beklenmedik arızaların önüne geçilebiliyor.

Yoğun Kullanım Döneminde Bakım Önemli
 
Baymak uzmanları; klimaların uzun ömürlü ve verimli çalışabilmesi için düzenli bakımın büyük önem taşıdığını vurguluyor. Yetkili servisler tarafından yapılan bakım işlemlerinin cihaz performansının korunmasında ve olası arızaların önlenmesinde kritik rol oynadığını belirten uzmanlar, “Orijinal yedek parça kullanımı, klima sistemlerinin tasarlandığı performansta çalışmasını desteklerken enerji verimliliğinin korunmasına da katkı sağlıyor. Yaz aylarında dikkat edilecek birkaç küçük nokta ile enerji tüketimini azaltmak ve kullanıcı konforunu artırmak mümkün” diyor.

 

Klimaların düzenli bakımının en önemli avantajlarından biri enerji verimliliğinin korunması oluyor. Temiz filtreler ve sağlıklı çalışan sistem bileşenleri sayesinde cihazlar daha kısa sürede istenilen sıcaklığa ulaşırken, daha düşük elektrik tüketimiyle çalışabiliyor.
Düzenli bakım aynı zamanda daha etkili soğutma performansı sağlarken, sistemde oluşabilecek aşınmaların önüne geçerek cihaz ömrünü uzatıyor. Özellikle yaz sezonu öncesinde ve yoğun kullanım dönemlerinde gerçekleştirilen kontroller, kullanıcıların hem konforunu hem de bütçesini koruyor.
 
Orijinal Yedek Parça Tercih Edilmeli

 

Klimalarda bakım ve onarım süreçlerinde kullanılan yedek parçaların kalitesi de cihaz performansını doğrudan etkiliyor. Orijinal yedek parçalar, klima sistemlerinin üretici standartlarına uygun şekilde çalışmasını desteklerken sistem uyumluluğunu koruyor.
Bunun yanında performans kayıplarının önlenmesine katkı sağlayan orijinal parçalar, güvenlik risklerini azaltıyor, garanti süreçlerinin korunmasına destek oluyor ve uzun vadede daha ekonomik bir kullanım sunuyor.

 

Klima bakım ve onarım işlemlerinin yetkili servisler tarafından gerçekleştirilmesi, cihazın performansını koruyabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Eğitimli teknik ekipler tarafından yapılan kontroller sayesinde arızalar doğru şekilde tespit edilirken, üretici standartlarına uygun bakım uygulamaları ve orijinal yedek parça kullanımıyla enerji verimliliğinin sürdürülebilmesine katkı sağlanıyor.

 

Yaz aylarında dikkat edilecek küçük kullanım alışkanlıklarının hem enerji tüketimini azalttığına hem de klima performansını artırdığına dikkat çeken Baymak uzmanları tarafından:
  • Klima sıcaklığının 22-26°C aralığında ayarlanması,
  • Kapı ve pencerelerin kullanım sırasında kapalı tutulması,
  • Filtre temizliğinin düzenli olarak yapılması,
  • Cihazın çok düşük sıcaklıklarda uzun süre çalıştırılmaması,
  • Periyodik bakım takviminin ihmal edilmemesi öneriliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TCL Klima, Türkiye’nin önde gelen e-ticaret pazaryerlerinde resmî mağazalarını açtı!

Yayınlandı

-

TCL Klima, Türkiye’de Trendyol, Amazon, N11 ve Hepsiburada üzerindeki resmi mağazalarını açarak tüketicilere güvenli ve doğrudan alışveriş deneyimi sunmaya başladı. Marka, bu açılış nedeniyle başlattığı kampanya kapsamında ise resmi mağazalarından klima satın alan tüm kullanıcılara 2 yıl geçerli ücretsiz klima temizlik hizmeti hediye ediliyor. 

Dünyanın önde gelen tüketici elektroniği markalarından TCL, Türkiye klima pazarındaki büyümesini e-ticaret yatırımlarıyla sürdürüyor. TCL, artık Türkiye’nin önde gelen dört pazaryeri Trendyol, Amazon, N11 ve Hepsiburada’ki resmi mağazalarında klima ürünlerini tüketicilerle buluşturacak. Marka, e-ticaret mağazalarının açılışı kapsamında satış sonrası çok önemli bir kampanya da başlattı. Ağustos ayına özel kampanya kapsamında, TCL’in resmi e-ticaret mağazalarından klima satın alan tüm müşterilere, 2 yıl geçerli ücretsiz klima temizlik hizmeti hediye ediliyor. Böylece TCL klimalarının verimli ve konforlu kullanımını destekleyen satış sonrası hizmetleriyle de kullanıcılarının yanında yer alıyor.

TCL Klima’nın pazaryerlerindeki mağazaları; tüketicilerin markanın klima ürünlerine güvenli, kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlıyor. Yeni e-ticaret mağazaları sayesinde tüketiciler, ihtiyaçlarına uygun TCL klima modellerini inceleyebiliyor, ürün özelliklerini karşılaştırabiliyor ve resmî satış kanallarının sunduğu avantajlardan yararlanabiliyor.

Satış öncesinden satış sonrasına uzanan kullanıcı deneyimi
TCL Klima, Türkiye pazarındaki büyüme stratejisini yalnızca satış kanallarını genişletmek üzerine kurmuyor. Marka, ürün seçimi ve satın alma sürecinden kurulum, kullanım ve satış sonrası hizmetlere kadar uzanan bütüncül bir tüketici deneyimi vadediyor. Ağustos ayına özel ücretsiz klima temizlik hizmeti kampanyası da bu yaklaşımın bir parçasını oluşturuyor. Düzenli klima temizliği; ürünün performansının korunmasına, hava akışının verimli şekilde sürdürülmesine ve daha konforlu bir kullanım deneyiminin desteklenmesine katkıda bulunuyor.

Küresel teknoloji gücü Türkiye’deki tüketicilerle buluşuyor
Son beş yılda 100 milyon klima üreten TCL Klima, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 160’tan fazla ülke ve bölgede faaliyet gösteriyor. Markanın küresel operasyon yapısı içerisinde; 25 Ar-Ge merkezi, 7 ortak laboratuvar ve 21 üretim tesisi bulunuyor.  TCL Klima, iç mekân hava kalitesini, günlük konforu, sessizliği ve akıllı yaşam deneyimini destekleyen hava çözümlerine Türkiye’de sunduğu ürün portföyünde de yer veriyor.

İki yıl boyunca ücretsiz klima temizlik hizmeti kampanyasının tüm şartlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler