Rüknettin Küçükçalı: Mekanik Tesisatın Duayeni ve Gelecek Nesillerin İlham Kaynağı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Rüknettin Küçükçalı: Mekanik Tesisatın Duayeni ve Gelecek Nesillerin İlham Kaynağı

Yayınlandı

-

Elazığ’da başlayan bir hayat, İTÜ’de mühendislik eğitimi ve Isısan’ın kuruluşuyla sektörde devrim yaratan bir yolculuğa dönüştü. Rüknettin Küçükçalı, gençlere ilham veren eğitmenliği, iş dünyasındaki yenilikçi adımları ve mekanik tesisat sektörüne yaptığı katkılarla hem bir lider hem de bir vizyoner olarak hatırlanıyor.

  • Rüknettin Küçükçalı’nın çocukluk ve gençlik yıllarından bahseder misiniz? Hangi değerler ve ilkelerle yetişti?

Babam 2 Eylül 1950 yılında Elazığ’da dünyaya gelmiş ve çocukluğunun çoğunu Malatya’da geçirmiştir. Malatya’dan her zaman övgüyle bahsederdi. Derdi ki: “Bütün çocuklar tembihliydi. Sular dağlardan gelir, bir kanal ile bütün evlerin önünden geçerdi. “Bu su asla kirlenmeyecek!”  “Neden?” “Çünkü komşuya gidiyor!” 

Babam lise yıllarında hep ya okul birincisi ya da ikincisi olurmuş. Çok çalışkanmış ve boş durmayı hiç sevmezmiş. Yaz gelip de okullar kapandığında Sular İdaresi gibi bir kurumun yaptığı arazi ölçümleme işinde çalışırmış. Varlıklı bir aileden gelmesine rağmen bu çalıştığı dönemlerde üniversite için kurs parası biriktirirmiş. 

Yani daha on altı, on yedi yaşlarındayken bile kendi ayaklarının üzerinde durmak isteyen, kafasına koyduğunu yapan, çalışmayı ve para kazanmayı, yani çalışarak para kazanmayı seven bir insanmış. 

  • Küçükçalı’nın İTÜ Makine Fakültesi’nde okuduğu yıllardan bahseder misiniz? 

Babam 1967 yılında İTÜ Makine Fakültesi’nde eğitim hayatına başlamış. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin futbol sahası hafta içi öğrencilerin oynaması dışında özellikle cumartesi ve pazarları, hele tatillerde boş kalıyormuş. Babam orada ticari bir potansiyel görmüş ve okulun spor kulübünün yöneticileriyle görüşüp, çevredeki mahalleler arasında bir futbol turnuvası düzenleyeceğini, her takımdan da turnuvaya belirli bir katkı payı alacağını, bunun bir bölümünü okulun spor kulübüne vereceğini söylemiş. İdareciler de kabul edince, babam, Gümüşsuyu sahasında ‘Yaz Turnuvası’ adı altında bir turnuva düzenlemiş. Yani babam hem Teknik Üniversiteye yeni bir imkân sağlamış hem de  Teknik Üniversite dışındaki insanların da spor yapmalarını sağlamış.

Babamın spor alışkanlığının tüm hayatı boyunca devam ettiğini görüyoruz. Onun için spor haftanın en az 5 günü yapılması gereken bir faaliyetti. İş hayatı boyunca güçlü bir takım ruhunun nasıl başarıya götürebileceğinin çok iyi bir örneğini gösterdiğine inanıyorum. Çalışanlarla futbol oynayarak, o takım ruhunu güçlendirecek ortamı yaratmış, şirketinin başarısında futbolu bir etken olarak değerlendirmiştir. İşe yeni bir eleman alırken onun spor yapıp yapmadığı, bir takım oyunu oynayıp oynamadığı gibi faktörleri de göz önünde tutmuştur. Babamın sporla ilgili bir sözünü paylaşmak isterim: “Yöneticiler spor yapsınlar. Fizik kondisyonunu, moral kondisyonunu da geliştirir. Psikoterapidir. Herkesin içinde biraz heyecan ve serserilik de olmalıdır” 

  • 1975 yılında Isısan’ı kurarken hangi zorluklarla karşılaştı ve bu zorlukları nasıl aştı?

Babam, Isısan’ı kurarken ve özellikle şirketin ilk yıllarında, bazı stratejik hatalar yapmış ve neticesinde de alınan bazı dersler olmuştur. 1975 yılında verilen bir genel vekaletnamenin, sonrasında O’na çok büyük problemler çıkarmasının ardından, alınan ilk ders: “Asla Genel Vekaletname verme”  olmuştur. Bu olaydan sonra verilen tüm vekaletnamelerin mutlaka bir süresi (1 yıl) ve yapılacak işin detaylı tam tanımı olmuştur.  (Şu adresteki sadece şu gayrimenkulün şu kişiye satışı için gibi…) Babamin “Tecrübe, yenilen kazıkların toplamıdır” diyerek, bana anlattığı hayat prensiplerinin birkaç tanesini paylaşmak isterim:  “İmzaladığın her sayfayı oku.”  İmzalanan her sayfa, nüshalar da dahil,  dikkatle okunmalı ve asla boş yada tam doldurulmamış hiçbir kağıt imzalanmamalıydı.”  Ve “Hiçbir şeyi çok isteme.”  Eğer bir şeyi çok istersen, değerinden fazlasını ödemeye razı olmuşsun demektir” gibi birçok prensibi hala her zaman aklımdadır. 

  • Isısan firmasında çalıştığı yıllarda sektöre yaptığı en önemli katkılar nelerdir?

Bence babamın yaptığı işleri dört ana başlık altında toplayabiliriz. TTMD’nin kurulması, Isısan toplantıları ve  kitaplar. Ama bence en önemlisi gençleri yetiştirmesiydi. Isısan bir okul gibiydi. Lise, üniversite eğitimleri, yabancı dil hepsi geleceğimiz için bir amaç, ama iş hayatı iş yaptıkça öğreniliyor. Bu yüzden de çalışmaya başladığınız yerin çok önemli olduğuna inaniyorum. Isısan’da çalışırken bir proje geldiğinde hepimizi çevresinde toplardı ve dakikalarca, saatlerce anlatırdı. Rakiplerinin bile saygı duyduğu bir özelliği de bilgisini paylaşmaktaki cömertliğiydi. Yani Isısan’da her gün, ders günüydü. 

Ögretim sadece işle ilgili değildi, hayatla da ilgiliydi. İyi bilmediğin bir konuda bilirmiş gibi görünüp konuşmamak gerektiğinin dersini sık sık alırdık ve babam bunu hepimize  çok güzel öğretti.  Ayrıca yalanı, laf cambazlığını da hiç sevmezdi. Yanlış da yapsan, en kısa ve en dürüst bir şekilde söylemeliydin. O’nun gibi bir eğitmen var mıdır bu zamanda bilemem, ama Isısanda çalışmış olan herkesin şu anki yaşantısındaki disiplinini ve düzenini O’na borçlu olduğunu söyleyebilirim. 

Babam bize hep yaptığımızdan çok daha iyisini yapabilecek kapasiteye sahip olduğumuzu söyler ve sürekli daha ileriye doğru iterdi… O dönem arkadaşlarımızın hepsi şimdi genel müdür, müdür, üst düzey yönetici veya şirket sahibi… Hepsi de çok başarılı. Konulara çok yönlü bakabilmemizi sağladı. Bir şeyin sadece önünü değil arkasındakileri de görebiliyoruz. Belki de babamın öğretmen yönünü en güzel eski Isısan çalışanı Güler Demirkan’ın şu sözleri özetliyor: “İlkokul mezunuyum, ama Rüknettin Bey’den çok şey öğrendim, O benim okulum oldu.” 

  • Rüknettin Küçükçalı’nın Türk Tesisat Mühendisleri Derneği’nin kuruluşunda nasıl bir rolü vardı?

Prof.Dr Ahmet Arısoy’un anlattığına göre babam özel bir ‘Problem gecesi’ başlatmış ve konusunda iyi olan birkaç kişinin de katılımıyla, sektörle ilgili konular tartışılmaya başlanmıştır. O zamanlar insanlar sahip oldukları bilgiyi saklarmış, dolayısıyla bilgiyi doğru kaynaklardan toplamak çok zor olurmuş. Ama babamın  bir araya getirdiği bu küçük grup birbirini kıskanmayan, bildiklerini paylaşan kişilerden oluşturulmuş.  Böylece bu toplantılarda hem çok iyi ilişkiler kurulmuş hem de toplantıya katılan herkes  çok ciddi oranda bilgi sahibi olmuş. Sonrasında bu toplantılar Isısan çatısının altına taşınmış ve boyutu büyümüş. Ayda bir kez, hafta sonu Isısan’ın Koşuyolu’ndaki binasında kalabalık bir katılımla yapılmaya başlanmış. Babam, TTMD’nin kurucularından biri olarak,  TTMD’nin faaliyetleri belli bir noktaya gelince bu bilgi açısından faydalı toplantıları, TTMD toplantılarına dönüştürmüş. Daha sonrasında bu toplantılar İTÜ Makine Fakültesinde yapılmaya başlanmış. 

  • Balmumcu Isısan binasında düzenlenen Cumartesi Buluşmaları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bu buluşmaların sektöre etkisi ne oldu?

Babam eskiden insanların bilgiyi saklaması ile ilgili hep şu sözü söylerdi. “Eski pehlivanlar üç biliyorsa, ikisini öğretir birini saklarmış”. Balmumcu merkez binasındaki konferans salonunda  Isısan toplantıları olarak yeni bir seminer konsepti yaratmış. Ben bu toplantıların sektöre çok büyük yararı olduğuna inanıyorum. “Bilgi paylaştıkça çoğalır” sloganı ile bilgiler paylaşılmış ve babam da dahil herkes çok şey öğrenmiştir. Bu toplantıların bir başka faydası ise, sosyalleşme olmuştur. İnsanlar birbiriyle bu toplantılarda tanışmaya ve kaynaşmaya başlamışlardır. Bence bu toplantılar bu sektörün kenetlenmesine yol açmıştır. Babam her zaman “Bilgi çok çabuk eskiyor. Bilgiyi paylaşıp, hemen kullanmak, yaşama geçirmek gerekiyor” derdi.  

  • Isısan kitaplarından bahseder misiniz?

Kitaplarla ilgili konular önce seminerler dizisi olarak gerçekleştirildi. Babam konuları güncel gelişmelere göre özenle seçerdi. Bununla ilgili seminerler yapardı. Ayrıca, sektör ile ilgili yeni konuları sürekli araştırır, sektör dergilerinde yayımlanan makalelerini Isısan çalışmaları diye dosyalardı. Isısan çalışmalarının sayısı belli bir sayıya ulaşınca kitap haline getirilirdi. Takım çalışması prensibinde teorik ve pratik bilgilerin olduğu, sürekli güncelleştirilen bu kitaplar, Tesisat Mühendislerinin proje ve uygulama konularında yararlandıkları ulaşılabilir bilgi kaynakları olmustur. Bununla birlikte birçok üniversite öğrencisi okul yıllarında da bu kitaplardan yararlanmıştır. Böylelikle 18 yılda Mekanik Tesisat Mühendisleri ve Mimarlar için 32 adet ‘Isısan yayınları” başlığı altında kitap yayımlanmıştır. 

Babamın, buhar tesisatı kitabı (İlk Isısan yayınları)  önsözünde yazdığı gibi “Isısan, kitap ve yayınlarla bilgiyi paylaşarak, Türkiye’de on kişinin bir basamak atlaması yerine, tesisat ile ilgili herkesin bir basamak atlamasına katkıda bulunmayı hedeflemiştir.”

  • Küçükçalı’nın firmasında tüketicilerle yakından ilgilenmesiyle ilgili ne anlatabilirsiniz? 

Isısan’da inanılmaz bir servis hizmet anlayışı vardı. Aslında şimdilerde ‘Love Brand’ dediğimiz o sadakatı babam otuz yıl önce kafasında çözmüştü. Kendisine yıllardan bağımsız bir müşteri garantisi yaratmıştı. Yani siz on yıl önce iş yapmış olun, on yıl sonra arasanız bile mutlaka ilk günkü gibi sizinle ilgilenirdi. Babam için birçok yerde ‘Çok iyi mühendis’ denir ve bence  bu çok da doğrudur fakat bir o kadar da çok iyi bir pazarlama ve satış dehası olduğuna inanıyorum. 

Babamın hala sözleri aklımdadır: 

“Müşteriye karşı saygılı ve terbiyeli, dürüst ve samimi, ilgili ve bilgili olmak uzun vadede kaliteli bir ortam yaratır ve başarıyı getirir.”

“Bir iş yapılmaya değerse, en iyi şekilde yapılmalıdır.”

“Müşteri aradığında hangi üslupla, kendini nasıl ifade ederse etsin, ‘Bize başvurmuşsa, size ihtiyacım var demek istiyor. Derhal yardımcı olmalıyız’ 

“Müşterilerinize ürün ve hizmetlerinizin olumlu yönlerini anlatın, ama olumsuz bir yönü varsa, bunu saklamayın. İnsanlar hangi durumda ne ile karşılaşabilir, bilmeliler. Kimseyi kandırmayın, müşterilerinizi hiç kandırmayın.”  

“Müşteriyi kandırma lüksümüz yok, müşterisini kandıran, kendini kandırır” 

  • Onun en büyük hayali veya gerçekleştirmek istediği bir proje var mıydı?

Doğaya olan sevgisinden dolayı kullanılmadan atılan enerji miktarının en aza indirilmesi gerektiğine inanmış ve binaların enerji performansı, kimlik belgesi olması gerektiğini, sıfır enerjili binaların inşaa edilmesinin önemini ve  Termik santrallerin atık ısısından yararlanmamız gerektiğini defalarca dile getirmiştir. 2010 yılındaki konuşmalarında Ambarlı Enerji Santralinin atık enerjisinin yılda 600 milyon USD olduğunu ve bu rakamın yılda 2 milyar USD’ı bulduğunu vurgulamıştır. . 

Eski bayimiz ve yakın arkadaşı Ahmet Özaktaç ile birlikte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından randevu alınmış, o zamanın bakanıyla tanışılmış ve Ambarlı’da doğal gaz çevrim santrallerindeki atık sudaki ısının geri kazanımı ve değerlendirilmesiyle ilgili bir proje sunulmuştur. Üstelik de bu projede Isısan’ın ticari açıdan hiçbir kazanımı söz konusu olmadan. Bunun gibi farklı konularda 50’ye yakın bakanla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ve ilginçtir, şimdilerde Ambarlı’nın sıcak atık suyu Esenyurt’ta çevrim santraline geliyor ve Esenyurt’ta bir mahalle sadece oradaki sıcak suyla ısınıyor. Babamın da dedigi gibi: “Türkiye’nin daha iyiye gitmesi için, herkesin yaptığı işi daha iyi yapma çabasında olması gerekir.” 

  • Onun en gurur duyduğu başarı hangisiydi?

Sıfır sermaye ile iş kurmak, bir işi yapmak, o işi de severek hakkıyla yapmak, hiç durmadan kendini geliştirmek ve öğrendiklerini mütemadiyen etrafındakilerle paylaşmak. Bence babamın iş hayatındaki tanımı buydu. Tabiki mükemmelliyetçiliğinden ve kontrolcülüğünden gelen sinirli yapısı ve başka hataları da vardı. 

Ama eksiklerine ve hatalarına rağmen, hayatınızda hani bazı çok özel insanlar vardır, onları tanıdıkça, sevginiz, saygınız, bağınız ve hayranlığınız artar. İşte babam benim  ‘Süper kahramanımdı.’ 

Hayatın akışında, onun yolunda ilerlerken, aklımda hep onun tembihleri yankılanıyor. Ve onu her geçen gün daha da fazla özlüyorum. Babamı anlatan anonim bir söz ile cümlelerimi sonlandırmak isterim: “Öyle bir hayatınız olsun ki, çocuklarınız hakkaniyet ve dürüstlüğü düşündüklerinde, akıllarına siz gelesiniz.” Kitabı keyifle okumanız dileğiyle….

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yıldız Entegre, Intermob 2026’da “Renklerin ve Dokuların Ritmi”ni Tasarım Deneyimine Dönüştürdü

Yayınlandı

-

 

Orman ürünleri sektörünün öncü markalarından Yıldız Entegre, 17–20 Eylül tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Intermob 2026’da yeni ürünlerini “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımıyla kurgulanan bütünsel bir tasarım deneyimiyle buluşturdu. “Görsel Partisyon” seçkisinin altı yeni dekorunun yanı sıra yeni parke ve kapı ürünleri; doğadan ilham alan stant mimarisi, enstalasyonlar, etkileşimli tasarım alanları ve Ece Yalım iş birliğiyle birlikte sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu.

 

Yıldız Entegre, Intermob 2026’da dört gün boyunca mimarları, iç mimarları, tasarımcıları, mobilya üreticilerini ve iş ortaklarını standında ağırladı. “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımıyla kurgulanan stant, ürünleri sergilemenin ötesine geçerek ziyaretçileri renk, doku ve yüzeyler arasındaki farklı birliktelikleri keşfetmeye davet eden bir tasarım deneyimi sundu.

Renklerin ve dokuların ritmi standın her noktasına yayıldı

Yıldız Entegre’nin Intermob 2026 için geliştirdiği “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımı, ürünlerden stant mimarisine, enstalasyonlardan seslere ve ikramlara kadar ziyaretçinin farklı temas noktalarına yayıldı. Doğadan ilhamla tasarlanan stant mimarisi; toprak, gökyüzü, deniz ve çiçeklerden beslenen enstalasyonlarla şekillendi. Enstalasyon alanlarında kullanılan doğa sesleri, görsel ve işitsel unsurları bir araya getirerek koleksiyonun ilham kaynağını mekânsal bir deneyime taşıdı. Konseptle uyumlu olarak hazırlanan ikram ve içecek seçkisi de bu bütünlüğün bir parçası olarak ziyaretçilere sunuldu.

Görsel Partisyon ile altı yeni dekor

Fuarın odak noktasını, Yıldız Entegre’nin panel kategorisinde sunduğu altı yeni renk ve desenden oluşan “Görsel Partisyon” seçkisi oluşturdu.

Doğada bir arada var olan uyum ve kontrastlardan ilham alan seçkide; Keten Chevron, Salda Bej, Kristal Oniks, Aura Mermer, Doruk Mermer ve Vero Ceviz dekorları yer aldı. Her biri kendine özgü bir karakter taşıyan yeni dekorlar, mevcut yüzeylerle kurdukları farklı birlikteliklerle tasarımcılara yeni kombinasyon ve uygulama olanakları sunuyor.

Keten Chevron ve Salda Bej’in doğal ve sakin karakteri; Kristal Oniks ve Aura Mermer’in dengeli birliktelikleri; Doruk Mermer ve Vero Ceviz’in güçlü etkisi, farklı malzeme ve yüzeylerle bir araya gelerek tasarımda farklı ritimler oluşturmanın mümkün olduğunu ortaya koydu.

 

Yeni parke ve kapı çözümleri de Intermob’da tanıtıldı

Yıldız Entegre, panel kategorisinin yanı sıra zemin ve kapı alanındaki yeniliklerini de Intermob 2026’da sektör profesyonelleriyle buluşturdu.

Laminat parke kategorisindeki VarioClic ve TerraClick markalarının Aqua Special, Exclusive 5G, Standard ve 4V koleksiyonlarına eklenen Renzo, Terrano, Saros, Akyaka, Ayvalık, Likya ve Sonora dekorları; estetik özellikleri ve farklı mekânlara uyum sağlayan tasarımlarıyla ziyaretçilere sunuldu.

Kapı kategorisinde ise Variodor Mono Lake Kapı Koleksiyonu öne çıktı. Modern tasarım çizgisi, ipek mat lake yüzey kalitesi ile insan ve çevre dostu özellikleri bir araya getiren koleksiyon, Yıldız Entegre’nin kapı kategorisindeki yenilikçi yaklaşımını fuara taşıdı.

Ece Yalım’ın “Polifoni – Nature’s Whisper” tasarımı Yıldız Entegre ile buluştu

Yıldız Entegre, Intermob 2026 kapsamında iç mimari ve tasarım dünyasının önde gelen isimlerinden Ece Yalım ile özel bir tasarım iş birliğine de imza attı. Ece Yalım’ın doğadan ilham alan “Polifoni – Nature’s Whisper” yaklaşımı, Yıldız Entegre’nin “Renklerin ve Dokuların Ritmi” konseptiyle buluştu. Farklı renk ve motiflerin bir aradalığından beslenen ve Yıldız Entegre için özel olarak geliştirilen Polifoni deseni, standın farklı noktalarında kullanılarak koleksiyon hikâyesinin tamamlayıcı unsurlarından biri oldu.

İş birliği yalnızca stant alanıyla sınırlı kalmadı. Polifoni deseniyle tasarlanan kadın fularları, erkek cep mendilleri ve defterler Yıldız Entegre’nin özel misafirlerine sunulurken; desenin detayları fuar ekibinin kıyafetlerinde de kullanılarak konseptin farklı temas noktalarına taşınması sağlandı.

Ziyaretçiler kendi tasarım ritimlerini oluşturdu

Yıldız Entegre standında oluşturulan etkileşimli alanlar, ziyaretçileri ürünleri yalnızca incelemeye değil, farklı renk ve yüzeyleri bir araya getirerek kendi yorumlarını oluşturmaya davet etti. Mimar, iç mimar ve tasarımcılar için hazırlanan “Tasarım Kiti”, altı yeni panel dekorunun yanı sıra tamamlayıcı renk ve yüzeylerden oluşan kesitleri bir araya getirdi. Böylece tasarım profesyonellerine farklı malzeme birlikteliklerini kendi projeleri için deneyebilecekleri pratik bir araç sunuldu.

Standın merkezinde yer alan geniş moodboard masası ise ziyaretçilere farklı numuneleri özgürce bir araya getirerek kendi malzeme tasarım kurguları oluşturma imkânı verdi. Renklerin, desenlerin ve dokuların farklı birlikteliklerini deneyimleyen katılımcılar, Yıldız Entegre’nin yüzey dünyasını kendi tasarım yorumlarıyla buluşturdu.

Böylece “Renklerin ve Dokuların Ritmi”, Intermob 2026’da yalnızca bir koleksiyon anlatısı olarak değil; üründen mekâna, sesten tasarıma ve ziyaretçi etkileşimine uzanan bütünsel bir deneyim olarak hayat buldu.

Okumaya Devam Et

GENEL

FLOKSER KİMYA’DAN ZEMİN KAPLAMALARINDA PERFORMANSIN ANAHTARI ÜRÜN: FLK 1100

Yayınlandı

-

Üstün teknik özelliklere sahip ürünleriyle sektörün ihtiyaçlarına cevap veren Flokser Kimya’nın beton ve mineral esaslı yüzeyler için geliştirdiği FLK 1100, solventsiz ve epoksi esaslı yapısı, düşük viskozitesi ve yüksek yüzey penetrasyonu ile zemin kaplama sistemlerinin performansını güçlendiren güvenilir bir astar çözümü sunuyor.

Poliüretan sistemleri ve farklı endüstriyel uygulamalara yönelik çözümleriyle faaliyet gösteren Flokser Kimya, zemin kaplama sistemlerinde yüzey hazırlığının önemine yönelik geliştirdiği FLK 1100 ile beton ve mineral esaslı yüzeyler için güçlü bir temel katman sunuyor. Epoksi esaslı, solventsiz saf astar olarak geliştirilen FLK 1100, düşük viskozitesi sayesinde yüzeyin gözeneklerine etkin biçimde nüfuz ederek devam katlarının yüzeye tutunmasını destekliyor. Ürün; epoksi, poliüretan ve poliüre esaslı zemin sistemlerinden önce kullanılabiliyor.

Zemin Sistemlerinin Performansını Destekliyor

Zemin kaplama sistemlerinin uzun ömürlü ve yüksek performanslı olması, son kat kaplamanın özelliklerinin yanı sıra zeminin doğru şekilde hazırlanmasına da bağlı bulunuyor. FLK 1100, beton yüzey ile üst kaplama arasında aderansı artıran bir ara katman görevi görüyor. Yüzeyin gözeneklerine nüfuz ederek sağlamlaşmasına katkıda bulunan ürün, sonraki katmanların yüzeye daha iyi tutunmasını destekliyor.

Ürünün geliştirme sürecinde farklı zemin kaplama sistemleriyle uyumluluk, yapışma ve kopma dayanımı gibi performans kriterleri birlikte ele alındı. Ar-Ge çalışmalarında laboratuvar testlerinin yanı sıra gerçek saha koşulları da dikkate alınarak uygulama kolaylığı ve kaplama sisteminin bütünlüğü gözetildi.

Solventsiz Formülasyonuyla Uygulama Avantajı

Epoksi esaslı ve yüksek katı madde oranına sahip FLK 1100, solvent içermeyen formülasyonu sayesinde uygulama sırasında koku ve uçucu bileşenler açısından avantaj sağlıyor. Düşük viskozitesi ürünün yüzeye nüfuz etmesini kolaylaştırırken, beton yüzeylerde tozuma oluşumunun önlenmesine katkıda bulunuyor. Bu özellikleriyle FLK 1100, yüzey hazırlığından sonraki kaplama katmanlarının performansına kadar uzanan süreçte işlevsel bir çözüm sunuyor.

Farklı Zemin Sistemleriyle Uyumlu

FLK 1100, beton ve mineral esaslı yüzeylerde endüstriyel zemin kaplama sistemleri öncesinde uygulanabiliyor. Epoksi, poliüretan ve poliüre esaslı sistemlerle uyumluluğu, ürünü farklı uygulama ihtiyaçlarına yönelik kullanılabilir hale getiriyor. Üretim tesisleri, depolar, otoparklar ve dayanıklı zemin kaplamalarının tercih edildiği teknik alanlarda kullanılabilen ürün, yüzey hazırlığına yönelik çözüm sunuyor.

Yüzey penetrasyonu, solventsiz formülasyonu, yüksek katı madde oranı ve farklı kaplama sistemleriyle uyumluluğuyla öne çıkan FLK 1100, aderans kaynaklı erken dönem kaplama problemlerinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Böylece bakım, onarım ve yeniden uygulama ihtiyacının düşürülmesini destekleyerek zemin kaplama sistemlerinin kullanım ömrüne katkıda bulunuyor.

Dayanıklı Zemin Çözümlerinde Temel Katman

Zemin kaplama sistemlerinde son katın performansı kadar, yüzeyle doğrudan temas eden ilk katmanın doğru seçilmesi de önem taşıyor. Flokser Kimya’nın sistem yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen FLK 1100, beton yüzey ile yüksek performanslı kaplama sistemleri arasında bağlantı sağlayan bir temel katman olarak konumlanıyor. Doğru yüzey hazırlığı ve uygun uygulama koşullarıyla birlikte kullanıldığında ürün, dayanıklı ve uzun ömürlü zemin çözümlerinin performansını destekliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Komatsu’dan Marubeni Dağıtım ve Servis’e Büyük Ödül 

Yayınlandı

-

 

Marubeni Dağıtım ve Servis, 2025 yılında satışı gerçekleştirilen makinelerde ulaştığı en yüksek bakım sözleşmesi oranıyla Komatsu tarafından verilen prestijli Gold Award ödülüne layık görüldü. Bu başarı, şirketin satış sonrası hizmetlerdeki güçlü performansını ve müşterileriyle kurduğu uzun vadeli iş ortaklıklarını uluslararası ölçekte tescilledi.

Komatsu, satış sonrası hizmetlerdeki üstün performansı nedeniyle Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan distribütörü Marubeni Dağıtım ve Servis’i prestijli Gold Award ile ödüllendirdi. Şirket, Avrupa bölgesindeki Komatsu distribütörleri arasında 2025 yılında satışı gerçekleştirilen makinelerde elde ettiği bakım sözleşmesi penetrasyonu ile bu başarıya ulaşırken, iş ortaklarına sunduğu katma değer odaklı hizmet anlayışını ve uzun soluklu iş ortaklıklarını uluslararası düzeyde bir kez daha kanıtladı. İtalya’da düzenlenen Komatsu Avrupa Distribütörler Toplantısı’nda açıklanan sonuçlara göre Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand, ödülü Komatsu Avrupa Kıdemli Genel Müdürü Paolo Coracina’dan teslim aldı. 

Burçak Birand: “Bu ödül iş ortaklarımızın bize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir”

Ödülü teslim alan Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand; “Bu ödül, elde ettiğimiz yüksek bakım sözleşmesi oranı ve bakım anlaşması adedine ek olarak, iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun soluklu ilişkilerin ve satış sonrası hizmetlerde sürdürdüğümüz istikrarlı yaklaşımın somut bir göstergesidir. Komatsu’nun global standartlarını Türkiye’de başarıyla uygularken iş ortaklarımızın operasyonlarını daha verimli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Bakım sözleşmelerimizi, makinelerin performansını koruyan bir hizmetten çok daha fazlası olarak görüyor; müşterilerimizin iş sonuçlarına doğrudan katkı sağlayan bir değer olarak konumlandırıyoruz. Avrupa’daki birçok güçlü distribütör arasında bu ödüle layık görülmek ise ekibimizin özverili çalışmalarının ve iş ortaklarımızın bize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir” dedi.

Müşteri odaklı yaklaşım uluslararası başarı getirdi

Marubeni Dağıtım ve Servis’in Gold Award ödülüne uzanan başarısının temelinde, iş ortaklarının operasyonlarına değer katmayı merkeze alan satış sonrası hizmet anlayışı bulunuyor. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’da Komatsu markasını başarıyla temsil eden şirket; yaygın servis ağı, uzman teknik ekibi ve hızlı müdahale kabiliyetiyle makinelerin yaşam döngüsü boyunca iş ortaklarının  yanında yer alıyor.

Marubeni Dağıtım ve Servis, bakım sözleşmelerini yalnızca bir servis hizmeti olarak değil, iş ortaklarının operasyonel sürekliliğini güvence altına alan stratejik bir çözüm olarak konumlandırıyor. Bu kapsamda sunulan hizmetler sayesinde makinelerin performansı korunurken, plansız duruşların önüne geçilmesi, bakım maliyetlerinin öngörülebilir hale gelmesi ve ekipman ömrünün uzatılması hedefleniyor. 

Komatsu’nun global müşteri destek programlarının bir parçası olan bakım sözleşmeleri; periyodik bakımların eğitimli teknisyenler tarafından, orijinal yedek parçalar ve üretici standartlarına uygun süreçlerle gerçekleştirilmesini sağlıyor. KOMTRAX uydu takip sisteminin sunduğu verilerden yararlanılarak bakım planlamalarının proaktif şekilde yönetilmesi ise iş ortaklarının makinelerinden maksimum verim elde etmelerine katkı sağlıyor.

 

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye