PERI Türkiye’de Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Önceliği - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

PERI Türkiye’de Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Önceliği

Yayınlandı

-

PERI Kalıp ve İskeleleri Türkiye Genel Müdürü A. Ayhan Akpınar

Güneş enerjisi yatırımları ve global standartlarla entegre edilen sürdürülebilirlik yaklaşımı, PERI Türkiye’yi çevresel ve sosyal sorumlulukta sektör lideri konumuna taşıyor.

1. Öncelikle, markanızın/firmanızın Sürdürülebilir Kalkınma Vizyonu çerçevesinde genel yapılanmasından ve bu yapılanmanın çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla nasıl bütünleştiğinden bahseder misiniz?

PERI olarak sürdürülebilirliği, operasyonlarımızın merkezine yerleştirmiş durumdayız. Bu vizyon, PERI Global’in belirlediği stratejik hedefler doğrultusunda şekillenmekte ve Türkiye’deki uygulamalarımızla hayat bulmaktadır. Çevresel boyutta, en son tesisimizde devreye aldığımız güneş enerjisi panelleri ile enerji ihtiyacımızın önemli bir kısmını yenilenebilir kaynaklardan karşılayarak karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyoruz. Ekonomik boyutta, enerji verimliliği sağlayarak uzun vadede operasyonel maliyetlerimizi düşürmeyi ve kaynaklarımızı daha verimli kullanmayı amaçlıyoruz. Sosyal boyutta ise, “gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak” misyonuyla hareket ediyor ve bu bilinci tüm paydaşlarımıza aktarmayı hedefliyoruz.

2. Sektörünüzde sürdürülebilirlik, yeşil inovasyon ve karbon nötr dönüşüm açısından markanızı hangi noktada konumlandırıyorsunuz? Hem global ölçekte hem de bölgesel düzeyde, firmanızın sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm alanındaki mevcut konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

PERI, global ölçekte sektörün öncüsü olarak, sürdürülebilirlik ve inovasyonu temel değerleri arasında görmektedir. PERI Türkiye olarak, bu global vizyonu yerel uygulamalarla destekleyen ve somut adımlar atan bir şirket konumundayız. Güneş enerjisi yatırımımız, bu konudaki kararlılığımızın en net göstergesidir. Sektörümüzde “yeşil dönüşüm” henüz yaygınlaşmamış olsa da, biz hem üretim süreçlerimizde hem de sunduğumuz ürün ve hizmetlerde bu alanda öncü bir rol üstleniyoruz.

3. Sürdürülebilir üretim süreçleri ve hammadde/tedarik zinciri yönetiminde, uluslararası standartlara uyum sağlamak adına benimsediğiniz evrensel sürdürülebilirlik stratejileriniz nelerdir?

Faaliyet gösterdiğimiz 100’den fazla ülkede, PERI Grubu’nun belirlediği global sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlıyoruz. Tedarik zinciri yönetimimizde çevresel ve sosyal sorumluluk ilkelerini gözetiyor, kaynak verimliliğini artıracak şekilde hareket ediyoruz. Güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelmemiz, enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik taahhütlerimizin bir parçasıdır ve uluslararası çevre standartlarıyla uyumludur.

4. Üretimde sürdürülebilir stratejiye sahip bir firma olarak, bu yaklaşımın markanıza sağladığı katma değerler neler oldu? Ürünlerinizdeki “yeşil farkındalık” müşteri tercihleri tarafında nasıl bir etki yarattı?

Sürdürülebilir bir yaklaşım, marka itibarımızı güçlendiriyor ve bizi çevreye duyarlı projeleri olan müşteriler için daha cazip bir iş ortağı haline getiriyor. Müşterilerimiz, sadece kaliteli ürün değil, aynı zamanda bu ürünlerin çevreye daha az etki ile üretildiğini bilmek istiyor. “İz bırakmadan üretiyoruz” anlayışımız, müşterilerimizin tercihlerinde giderek daha belirleyici bir faktör haline geliyor ve bize rekabet avantajı sağlıyor.

5. AR-GE çalışmalarınızda sürdürülebilirlik, yeşil enerji kullanımı ve çevre dostu inovasyonlar ne düzeyde yer alıyor? Bu kapsamda, son dönemde geliştirmiş olduğunuz ve pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz ve öne çıkan hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

PERI Grubu olarak inovasyon ve dijitalleşme odaklı bir vizyona sahibiz. AR-GE çalışmalarımızda kaynak verimliliğini artıran, uzun ömürlü ve geri dönüştürülebilir malzemelerden üretilen, montaj ve demonte süreçlerinde enerji tasarrufu sağlayan sistemler geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu yaklaşım, ürünlerimizin tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkisini azaltmayı hedefliyor. Sunduğumuz mühendislik çözümleri de projelerde kaynak israfını önleyerek sürdürülebilirliğe katkıda bulunuyor.

6. Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonuna sahipsiniz? Doğru sistem / uygun ürün seçimi için nelere dikkat edilmeli?

Dünyanın en büyük kalıp ve iskele firması olarak, her ölçekteki projeye uygun çözümler sunuyoruz. Projenin türü (konut, ticari, endüstriyel), büyüklüğü, mimari tasarımı ve zaman-maliyet analizi doğru sistem seçiminde belirleyici oluyor. Güçlü mühendislik ekibimiz ve teknik desteğimizle, müşterilerimize en uygun, en güvenli ve en verimli sistemi önermekteyiz. Temel prensibimiz, “uygun ürün” ile israfı önlemek ve kaynak verimliliğini maksimize etmektir.

7. Projelerde tercih edilen ürünlerinizin ve hizmetlerinizin, satış ya da uygulama sonrası müşterilerinize/kullanıcılara sağladığı avantajlar/katma değerler hakkında neler söylemek istersiniz?

PERI Türkiye olarak, müşterilerimize sunduğumuz katma değer sadece üstün kaliteli ürünlerle sınırlı değil. İstanbul’daki merkez ofisimiz hariç Türkiye genelindeki 6 bölge müdürlüğümüzle ülkenin dört bir yanındaki projelere hızlı ve kesintisiz bir tedarik zinciri sağlıyoruz. Bu yerel varlığımız, projelerinizin hızını asla kesmez ve ihtiyaç duyduğunuz malzemeye en kısa sürede ulaşmanızı garanti eder.

Güçlü teknik desteğimiz ve süpervizör ekibimiz, projenizin başından sonuna kadar yanınızdadır. Doğru sistem seçiminden, güvenli ve verimli montaj uygulamalarına kadar her aşamada danışmanlık sunarak, projelerinizin hem zaman hem de maliyet açısından optimize edilmesini sağlıyoruz. Bu bütünleşik hizmet anlayışımız ile müşterilerimiz için sadece bir ürün tedarikçisi değil, güvenilir bir iş ortağı olduğumuzu kanıtlıyoruz. 

8. Ürünlerinizle ilgili biraz da teknik bilgi alabilir miyiz? Bu sistemlerin çalışma prensipleri, kullanıcıya sunduğu avantajlar ve çevre dostu yönleri kısaca nelerdir?

PERI’nin kalıp ve iskele sistemleri, yapısal güvenliği en üst düzeyde sağlayacak şekilde mühendislik prensipleriyle tasarlanmıştır. Modüler yapıları sayesinde hızlı kurulum ve söküm imkanı sunarak iş gücü ve zaman tasarrufu sağlarlar. Uzun kullanım ömrü ve yüksek tekrar kullanım oranı, atık oluşumunu minimize eder. Dayanıklı malzeme yapısı, sistemlerin ömrünü uzatarak kaynak verimliliğine katkıda bulunur.

9. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) ve ETS (Emisyon Ticaret Sistemi) kapsamında şirketinizin mevcut uyum süreci ve stratejik aksiyon planı hakkında bilgi verebilir misiniz?

PERI Grubu, Avrupa merkezli bir şirket olarak bu düzenlemeleri yakından takip etmekte ve uyum sürecini global düzeyde yönetmektedir. Türkiye olarak, bu sürece uyum sağlamak adına karbon ayak izimizi ölçmek ve azaltmak için somut adımlar atıyoruz. Güneş enerjisi yatırımımız, karbon emisyonlarımızı doğrudan azaltarak bu kapsamdaki en önemli aksiyon planlarımızdan biridir. Sürekli iyileştirme yaklaşımımızla bu alandaki çalışmalarımızı derinleştireceğiz.

10. 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda, firmanızın karbon nötr dönüşüm süreci nasıl ilerliyor? Kurumsal Karbon Ayak İzi ölçümleriniz, azaltım planlarınız ve iklim dostu uygulamalarınız nelerdir?

2053 Net Sıfır hedefi, vizyonumuzla büyük ölçüde örtüşmektedir. Karbon nötr dönüşüm yolculuğumuzda, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımı en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Kurumsal karbon ayak izimizi ölçmek ve azaltım planlarımızı bu verilere dayandırmak için çalışmalarımız devam etmektedir. Süreçlerimizi sürekli gözden geçirerek iklim dostu uygulamaları yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.

11. Geleceğe dönük sürdürülebilirlik hedeflerinizi, 2030 ve 2053 vizyonunuza yönelik oluşturduğunuz yol haritasını bizlerle paylaşır mısınız?

2030 hedeflerimiz arasında, enerji tüketimimizde yenilenebilir enerji payını daha da artırmak, karbon salımımızı belirgin seviyede azaltmak ve operasyonel süreçlerimizde döngüsel ekonomi prensiplerini daha fazla entegre etmek bulunuyor. 2053 vizyonumuz ise PERI Global’in taahhütleri ile uyumlu olarak, net sıfır karbon hedefine ulaşmaktır. Bu uzun soluklu yolculukta, AR-GE, dijitalleşme ve yeşil enerji yatırımlarımız ana odak noktalarımız olacak.

12. Yapay Zeka ve Yeşil Zeka teknolojilerini, enerji verimliliği ve çevresel performans takibi gibi alanlarda kullanıyor musunuz? Dijitalleşme süreçlerinizin sürdürülebilirlik hedeflerine katkısından bahseder misiniz?

PERI Grubu, dijitalleşmeyi sürdürülebilirlikle entegre bir şekilde ele alıyor. Dijital araçlar ve veri analitiği, enerji tüketimimizi optimize etmemize, lojistik süreçlerimizde verimliliği artırmamıza ve atık yönetimimizi iyileştirmemize olanak tanıyor. Proje yönetiminde kullandığımız dijital çözümler, kaynak planlamasını iyileştirerek israfı azaltıyor. Bu teknolojiler, çevresel performansımızı izlememiz ve iyileştirmemiz için kritik bir altyapı sunuyor.

13. Sürdürülebilir Dünya vizyonu kapsamında yürüttüğünüz veya planladığınız Sosyal Sorumluluk projelerinizden bahsedebilir misiniz? Bu projelerin toplumsal veya çevresel etkileri nelerdir?

Sosyal sorumluluk anlayışımızı, “gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak” misyonumuz üzerine inşa ediyoruz. Bu kapsamda, mühendislik ve teknik eğitimlerin desteklenmesine yönelik projelere odaklanıyoruz. 

14. Röportajımızı sonlandırmadan önce, sürdürülebilir gelecek vizyonunuz doğrultusunda kamuoyuna veya sektörünüze iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

“Sürdürülebilir yarınlar, bugün atılan cesur adımlarla başlar.” İnanıyoruz ki, her kurum çevresel ve sosyal sorumluluklarını yerine getirerek sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmalıdır. Biz PERI Türkiye olarak, bu sorumluluğun bilinciyle, “İz Bırakmadan Üretmeye” ve sektörümüzde bu yöndeki dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yaşam alanlarında konforu yeniden düşünme zamanı

Yayınlandı

-

 

Sonbaharın gelişiyle birlikte şehir yaşamının hareketliliği yeniden başlarken, evlerde geçirilen zamanın miktarı ve kalitesi de önem kazanıyor. Yaşam alanlarında yenilik arayanlar, evin en kişisel alanı olan banyoları Geberit’in yüksek mühendislikle ve tasarım gücü ile geliştirilen çözümleri ile dönüştürüyor.  

Tatil sezonunun yerini şehre dönüşe bırakmasıyla birlikte, evler de daha çok vakit geçirilen ve günün stresinin atıldığı alanların başında geliyor. Modern ve fonksiyonel tasarım trendleriyle yeniden şekillenerek yaşam alanları için daha önemli hale gelen banyolar da zihni ve bedeni dinlendirerek yorgunluktan uzaklaşılan bir çekim merkezi oluyor. Uzun yıllara dayanan deneyimle modern banyo çözümleri geliştiren Geberit, şehre dönüş döneminde evlerini yenilemek ve kendi tarzını yansıtmak isteyenler için zamansız tasarımlar sunuyor. Markanın yeni banyo serisi Aniara, güçlü yıkama performansına sahip TurboFlush teknolojisine sahip klozetleri ve AquaClean akıllı klozet çeşitleri, banyolara yeni bir yorum getirerek her ihtiyaca uygun çözüm sunuyor.

 

Banyolarda zamansız tasarım ve kişiselleştirmenin yeni versiyonu: Geberit Aniara

Banyolar, günümüzde yalnızca işlevsel alanlar olmaktan çıkarak kişisel tarzın ve yaşam biçiminin yansıtıldığı yaşam alanlarına dönüşüyor. Geberit’in yeni banyo serisi Aniara, bu anlayıştan yola çıkarak tasarımı, fonksiyonelliği ve kişiselleştirmeyi bir arada sunuyor. Zamansız tasarım anlayışını farklı ölçü, form ve renk seçenekleriyle buluşturan Aniara, Mix & Match yaklaşımı sayesinde de farklı lavabo ve mobilya seçenekleri bir araya getirerek kişisel zevklere ve yaşam alanlarına uyum sağlayan banyolar tasarlamaya yardımcı oluyor. Sade ve zamansız tasarım diliyle farklı banyo stillerine uyum sağlayan Aniara; lavabo, banyo mobilyaları ve tamamlayıcı depolama çözümleri ile bütünsel bir banyo tasarımı oluşturulmasına olanak tanıyor.

 

Mix & Match ile kişisel banyo tasarımı 

Aniara’nın öne çıkan özelliklerinden biri, Mix & Match yaklaşımıyla farklı lavabo ve mobilya seçeneklerinin bir arada kullanılabilmesi. Farklı ölçü ve formlardaki ürünler, serinin renk seçenekleriyle kombinlenerek banyolara kişisel bir karakter kazandırıyor. Bu esnek yaklaşım sayesinde kullanıcılar, hazır bir kombinasyonla sınırlı kalmadan kendi ihtiyaçlarına ve estetik tercihlerine uygun bir banyo tasarımı oluşturabiliyor. Aniara’nın farklı ölçülerdeki lavabo ve mobilya seçenekleri, serinin farklı büyüklükteki banyolara uyarlanabilmesini sağlıyor. Kompakt çözümler, küçük banyolarda ve misafir banyolarında alanın verimli kullanılmasına yardımcı olurken; farklı mobilya alternatifleri depolama ihtiyacına da cevap veriyor. Lavabo ve mobilyaların birbiriyle uyumlu tasarımı, banyoda estetik bütünlüğü korurken fonksiyonelliği de ön planda tutuyor.

 

Üç farklı renk seçeneğiyle banyolara karakter 

Aniara’nın farklı renk seçenekleri, serinin zamansız tasarım dilini farklı atmosferlerle buluşturuyor. Mat Antrasit, Meşe ve Aniara Kırmızısı renk seçenekleri, farklı lavabo ve mobilya kombinasyonlarıyla banyolara farklı karakterler kazandırıyor. Mat Antrasit, modern ve sofistike bir görünüm sunarken; meşe, doğal ve sıcak bir atmosfer oluşturuyor. Serinin kendine özgü Aniara Kırmızısı seçeneği ise banyolara daha cesur ve karakteristik bir dokunuş katıyor. Üç farklı renk seçeneği sayesinde Aniara, sade ve minimal tasarımlardan daha iddialı ve karakterli banyolara kadar farklı dekorasyon anlayışlarına uyum sağlıyor. 

 

Geberit TurboFlush ile değişime güçlü performans ve zamansız tasarım ekleniyor 

Geberit’in Smyle Square ve iCon serileri, modern ve zamansız tasarım anlayışını TurboFlush teknolojisinin güçlü ve etkili yıkama performansıyla buluşturarak değişim ihtiyacına yön veriyor. Banyo tasarımında estetik ve tasarım özgürlüğünün bir arada sunulması, kullanıcı deneyimini iyileştiriyor. Geberit’in Smyle Square ve iCon serileri, farklı tasarım anlayışlarına hitap eden formlarını, gelişmiş TurboFlush teknolojisiyle bir araya getirerek banyolarda hem estetik hem de işlevsel bir deneyim sunuyor. Her iki serinin de öne çıkan özelliklerinden biri olan TurboFlush teknolojisi, klozetin spiral iç geometrisiyle birlikte çalışarak suyun kontrollü ve optimize edilmiş şekilde yönlendirilmesini sağlıyor. Klozetin yenilenmiş iç tasarımı sayesinde güçlü ve etkili bir yıkama performansı elde edilirken, suyun klozet yüzeyine daha geniş ve kontrollü şekilde ulaşması sağlanıyor. Bu teknoloji, günlük kullanımda etkili temizlik ve kullanım konforunu bir arada sunuyor. TurboFlush’ın optimize edilmiş su akışı, klozetin iç yüzeyinin daha etkili temizlenmesine yardımcı olurken, temizlik sürecini de kolaylaştırıyor. Böylece teknoloji, yalnızca performans değil, günlük kullanımda hijyen ve bakım kolaylığı açısından da avantaj sağlıyor.

 

Geberit Sigma40 ile projelere özel renk uyumu 

Geberit, Sigma40 kumanda kapaklarında sunduğu özel renk seçenekleriyle banyo tasarımlarında bütünlüğü ve kişiselleştirmeyi bir adım ileri taşıyor. Dünyanın önde gelen batarya üreticilerinin renklerine uygun özel kaplama seçenekleri, özellikle proje ve tasarım odaklı uygulamalarda önemli bir esneklik sunuyor. Sigma40’ın özel renk seçenekleri, tasarımcıların standart ürün renkleriyle sınırlı kalmadan projeye özgü çözümler oluşturmasına olanak tanıyor. Sigma40 böylelikle yalnızca bir kumanda kapağı değil, projenin tasarım dilini tamamlayan bir detay olarak öne çıkıyor.

 

Geberit AquaClean ile akıllı klozet deneyiminde her ihtiyaca uygun çözüm

Geberit AquaClean, Mera, Sela, Alba ve Tuma  modellerinden oluşan ürün ailesiyle farklı ihtiyaçlara, beklentilere ve bütçelere hitap eden akıllı klozet çözümleri sunuyor. Üstün konfor özelliklerinden kompakt çözümlere ve giriş seviyesine kadar uzanan ürün gamı, akıllı klozet deneyimini farklı yaşam alanlarına taşıyor. Banyoların giderek daha fazla teknoloji ve konforla buluşması, akıllı klozetleri modern yaşamın dikkat çeken çözümlerinden biri haline getiriyor. AquaClean ürün ailesi; kullanım konforunu ve modern tasarımı bir araya getiriyor. AquaClean ürün ailesi, tek bir kullanıcı profiline hitap etmek yerine farklı ihtiyaçları kapsayan bir ürün gamı sunuyor. Mera üst düzey konforu, Sela tasarım ve teknolojiyi, Tuma esnek ve çok yönlü kullanımı, Alba ise erişilebilir akıllı klozet deneyimini temsil ediyor. Böylece AquaClean, farklı bütçe ve beklentilere sahip kullanıcıların akıllı klozet teknolojisine kendi ihtiyaçlarına uygun şekilde ulaşabilmesine olanak tanıyor. 

Okumaya Devam Et

GENEL

OYAK Çimento’ya “Döngüsel Ekonomi Dönüşümü” Ödülü

Yayınlandı

-

OYAK Çimento, entegre çimento fabrikalarında hayata geçirdiği “red-5C Isıl Dönüşüm” projesi ile Sürdürülebilir İş Ödülleri’nin “Döngüsel Ekonomi Dönüşümü” kategorisinde ödüle layık görüldü.

Türkiye çimento ve beton sektörünün lideri OYAK Çimento, sürdürülebilirlik odaklı yenilikçi uygulamalarına ve başarılarına bir yenisini daha ekledi. Şirket, entegre çimento fabrikalarında alternatif yakıt kullanımını artırarak fosil yakıt bağımlılığını azaltmayı ve ekonomik değeri olmayan atıkları enerji geri kazanımı yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırmayı hedefleyen “red-5C Isıl Dönüşüm” projesi ile Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde “Döngüsel Ekonomi Dönüşümü” kategorisinde ödülün sahibi oldu.

“Geleceğin sürdürülebilir üretim modelini inşa ediyoruz”

Kazandıkları ödül ve projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan OYAK Çimento Alternatif Kaynak ve Çevre Direktörü Galip Tekiner, şunları söyledi: “OYAK Çimento olarak ‘Türkiye’nin en çevreci çimento markası’ olma vizyonumuz ve Net-Zero taahhüdümüz doğrultusunda, kaynakların verimli kullanımını ve döngüsel ekonomi yaklaşımını odağımıza alıyoruz. ‘red-5C Isıl Dönüşüm’ projemizle yalnızca fabrikalarımızdaki fosil yakıt bağımlılığını azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomik değeri olmayan atıkları enerji geri kazanımıyla üretime dahil ederek sanayiye ve çevremize katma değer sağlıyoruz. Isıl yer değiştirme oranlarında Türkiye ortalamasını ikiye katlayan performansımızın Sürdürülebilir İş Ödülleri gibi saygın bir platformda ‘Döngüsel Ekonomi Dönüşümü’ ödülüyle takdir edilmesi, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda ortaya koyduğumuz kararlılığın güçlü bir göstergesidir. Daha sürdürülebilir bir gelecek ve düşük karbonlu üretim hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kesintisiz sürdüreceğiz.”

Rakamlarla “red-5C Isıl Dönüşüm” projesinin kazanımları

Proje kapsamında Adana, Ankara, Aslan, Bolu, Denizli, Mardin ve Ünye’deki 7 entegre çimento fabrikasında hayata geçirilen alternatif yakıt hazırlama ve besleme tesisleri, modernizasyon, altyapı ve dijital izleme yatırımları sayesinde OYAK Çimento genelinde alternatif yakıt kullanım oranı %6 dan yaklaşık %30 ısıl yer değiştirme oranına ulaşılarak Türkiye ortalamasının iki katından fazla bir performans sergilendi. Yürütülen dönüşüm çalışmaları sonucunda 700 bin tondan fazla atık döngüsel ekonomi kapsamında ekonomiye kazandırılırken, 300 bin tona yakın fosil yakıt ikamesi sağlanarak doğal kaynak tüketimi minimize edilerek fosil yakıt kullanımı azaltılmıştır. Biyobozunur içeriği yüksek biyokütle içerikli alternatif yakıt kullanımı ve verimlilik hamleleriyle 450 bin tonu aşkın CO₂ emisyon azaltımı gerçekleştirilerek atıkların düzenli depolama alanlarına gitmesi engellenerek ekopnomiye kazandırılmış, ülkenin dövizinin yurt dışına gitmesi engellenerek çevresel etkileri minimize edildi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Ayaz Yapı, Termo Teknik’in Üretim Gücünü Yerinde İnceledi

Yayınlandı

-

 

 

Termo Teknik, Türkiye’nin önde gelen toptancı bayilerinden Ayaz Yapı’yı Çorlu’daki fabrikasında ağırladı. Gerçekleştirilen ziyarette, 2026 yılına dair genel değerlendirmeler ve 2027 yılına yönelik stratejik planlar ele alındı. Ayaz Yapı ekibi, ziyaret kapsamında 8 hatlı üretim süreci dahil olmak üzere fabrikanın ileri teknolojiye sahip üretim altyapısını ve verimlilik odaklı uygulamalarını da yerinde inceleme fırsatı buldu.

 

Dünyanın en büyük panel radyatör üreticisi Termo Teknik, bayi ve iş ortaklarıyla gerçekleştirdiği fabrika buluşmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Ayaz Yapı ekibi, Termo Teknik’in Çorlu’daki fabrikasını ziyaret ederek üretim süreçlerini ve fabrikadaki teknolojik gelişmeleri yerinde inceledi. Toplantıda ayrıca, sektörün mevcut durumu, 2026 yılının değerlendirmesi ve 2027 yılına yönelik beklentiler de ele alındı. 

Toplantının ardından gerçekleştirilen fabrika gezisinde ise üretim hatları incelendi. Ayaz Yapı ekibine fabrikada kullanılan yeni robotlar ve teknolojik uygulamalar hakkında bilgi verildi. 

Termo Teknik adına programa; Genel Müdür Ali Oraloğlu, Satış Müdürü Cem Bayramoğlu ve Bölge Yönetmeni Recep Karapelit katılırken; Ayaz Yapı’yı temsilen firma ortakları Necat Ayrancı ve Adnan Yazıcıoğlu, Satış Müdürü Rüştü Köycü ve Satınalma Müdürü Ufuk Torun katılım sağladı.

“İş ortaklarımızla üretim altyapımızdaki gelişmeleri paylaşmayı önemsiyoruz”

Termo Teknik Genel Müdürü Ali Oraloğlu, Ayaz Yapı yöneticilerinin ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Bayi ve iş ortaklarımızı fabrikamızda ağırlamayı, üretim süreçlerimizdeki gelişmeleri, yeni teknolojilerimizi ve yatırımlarımızı doğrudan paylaşmayı önemsiyoruz. Ayaz Yapı ile gerçekleştirdiğimiz buluşmada da fabrikamızdaki güncel çalışmaları ve teknolojik gelişmeleri paylaşırken, 2026 yılını değerlendirip 2027 yılına yönelik hedeflerimizi, sektörümüzün mevcut durumunu ve pazarın beklentilerini birlikte ele alma fırsatı yakaladık. Bu tür buluşmalar, sahadaki gelişmeleri ve bayi beklentilerini doğrudan dinlememiz, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmamız ve gelecek döneme yönelik çalışmalarımızı bu doğrultuda şekillendirmemiz açısından önemli. Ayaz Yapı ekibine ziyaretleri ve bu verimli buluşmaya sundukları katkı için teşekkür ediyorum.”

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye