GENEL
OKYANUS ÖTESİNDE TAPU REKORU: TÜRKLER ABD GAYRİMENKUL PAZARINDA 3 MİLYAR DOLAR SINIRINA DAYANDI
Yayınlandı
5 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Küresel ekonomik dinamiklerin yeniden şekillendiği 2025 yılı ve 2026’nın ilk çeyreği, Türk yatırımcısının rotasını kalıcı olarak Amerika Birleşik Devletleri’ne çevirdiğini kanıtlayan çarpıcı verilere sahne oldu. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) ve ABD Ulusal Emlakçılar Birliği (NAR) verileriyle sentezlenen son raporlar, Türk vatandaşlarının 2025 yılında ABD’de yaklaşık 2,7 milyar dolarlık gayrimenkul alımı gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. 2026 yılının Nisan ayı itibarıyla elde edilen öncü rakamlar ise, bu iştahın artarak devam ettiğini ve sadece ilk dört ayda 850 milyon dolarlık bir hacme ulaşıldığını gösteriyor.
Sektörün deneyimli ismi Yusuf Boz, bu devasa sermaye akışının sadece bir “konut alma” hikayesi değil, Türk sermayesinin küresel bir arbitraj stratejisi olduğunu vurguluyor. Notte Global sahasından gelen verilerle desteklenen bu süreç, Türklerin artık Miami’den Texas’a kadar geniş bir coğrafyada en aktif yabancı yatırımcı gruplarından biri haline geldiğini işaret ediyor.
2025: Enflasyona Karşı Dolar Bazlı Kale İnşası
2025 yılı boyunca Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul harcamaları her ay ortalama 225 milyon dolar seviyesinde seyretti. Bu yatırımların yaklaşık %45‘i doğrudan ABD pazarında realize edildi. Yusuf Boz, 2025 tablosunu analiz ederken, Türkiye’deki iç piyasa dinamiklerinin bu kaçışta başrol oynadığını belirtiyor. Boz’a göre, Türkiye’deki konut fiyatlarının dolar bazında zirve yapması ve kira getirilerinin (amortisman süresi) 25-30 yıla kadar uzaması, yatırımcıyı yıllık %8-10 net dolar getirisi sunan ABD eyaletlerine yöneltti.
Özellikle 2025’in Ağustos ayında gerçekleşen 288 milyon dolarlık rekor alım, Türklerin okyanus ötesindeki en büyük aylık operasyonu olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde alımların %70’ini bireysel konutlar oluştururken, kalan %30’luk kısmın küçük ölçekli ticari mülklere kayması dikkat çekici bir gelişmeydi.
2026 Nisan: 100 Günde 850 Milyon Dolarlık Sıçrama
2026 yılına gelindiğinde ise yatırımın karakteri “güvenli liman” arayışından “profesyonel portföy yönetimi”ne evrildi. 1 Ocak 2026’dan Nisan ayının ilk haftasına kadar geçen sürede Türklerin yaptığı alımlar, geçen yılın aynı dönemine göre %12 artış gösterdi.
Yusuf Boz, 2026’nın bu ilk dönemecinde yatırımcıların artık daha bilinçli hareket ettiğini ifade ediyor. Boz, “Yatırımcı artık sadece bir ev alıp kiraya vermeyi hedeflemiyor. Özellikle Florida ve Texas bölgelerinde, vergi avantajlarını optimize eden, ‘Foreign National Loan’ imkanlarını sonuna kadar kullanan ve mülk yönetimini profesyonel ellere teslim eden bir profil görüyoruz. Notte Global verilerine göre, 2026’nın ilk çeyreğinde yapılan alımların ortalama birim fiyatı 440 bin dolara yükseldi. Bu da lüks segmente ve nakit akışı yüksek projelere olan ilginin arttığının en somut göstergesi,” diyerek durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.
Yatırımın Sıcak Noktaları: Neden Florida ve Texas?
Türklerin 2025 ve 2026 Nisan dönemi arasındaki tercihlerine bakıldığında, ABD haritası üzerinde üç ana bölge parlıyor:
- Florida (Miami & Orlando): Türk yatırımlarının %42’si bu eyalette yoğunlaşmış durumda. Eyalet gelir vergisinin olmaması ve 2025’te Miami’de kira artışlarının ABD ortalamasının üzerinde seyretmesi bu ilgiyi tetikledi.
- Texas (Austin & Houston): Yatırımların %25’i bu bölgeye aktı. Kurumsal şirketlerin merkezlerini Texas’a taşıması, Türklerin de “akıllı para”yı takip ederek bölgeden arsa ve konut toplamasını sağladı.
- New York & New Jersey: Geleneksel rotada kalan bu bölge, %18’lik payla lüks segment alımların merkezi olmaya devam etti.
Yusuf Boz, bu bölgesel dağılımın 2026’nın geri kalanında Texas lehine daha da bozulabileceğini öngörüyor. Boz, eyaletler arası vergi farklılıklarının artık Türk yatırımcısı tarafından “ezbere bilindiğini” ve Notte Global danışmanlığında yapılan alımlarda “getiri maksimizasyonu”nun birinci öncelik haline geldiğini ekliyor.
Rakamlarla ABD Gayrimenkul Operasyonu (2025 – 2026 Q1)
| Dönem | Toplam Hacim (Tahmini) | Ortalama Alım Fiyatı | Tercih Edilen Bölge |
| 2025 (Yıllık) | 2,72 Milyar $ | 415.000$ | Florida |
| 2026 (Ocak-Nisan) | 855 Milyon $ | 442.000$ | Florida / Texas |
| Büyüme Oranı | – | + %12 (Yıllık bazda) | – |
Stratejik Değişim: Finansal Kaldıraç Kullanımı
Yusuf Boz’un dikkat çektiği bir diğer kritik nokta ise ödeme yöntemleri. 2025 yılı başında Türklerin %80’i peşin ödeme ile mülk alırken, 2026 Nisan ayı itibarıyla bu oran %55’e geriledi. Geri kalan grup ise ABD’deki yerel bankalardan sağlanan yabancılara özel kredileri (mortgage) kullanmaya başladı.
Bu durumu bir olgunluk göstergesi olarak tanımlayan Boz, Türklerin artık “kendi parasını bağlamak yerine, Amerikan bankasının parasıyla Amerikan emlağına sahip olma” mantığını kavradığını belirtiyor. Notte Global üzerinden yürütülen süreçlerde, kredi kullanımının artmasıyla birlikte yatırımcıların aynı bütçeyle bir yerine iki mülk alabildiği ve kira geliriyle kredi taksitlerini ödediği bir modelin standartlaştığı görülüyor.
2026 Sonu Beklentisi: 3,5 Milyar Dolar Barajı Aşılacak mı?
Nisan 2026 itibarıyla piyasadaki hava, yılın geri kalanı için oldukça iyimser. Yusuf Boz, eğer küresel faiz oranlarında beklenen yumuşama gerçekleşirse, Türklerin 2026 yılı sonunda ABD’de toplamda 3,5 milyar dolarlık bir mülk büyüklüğüne ulaşabileceğini öngörüyor.
Yusuf Boz, “Rakamlar yalan söylemez; 2025 bir rekor yılıydı ancak 2026, Türklerin ABD emlak piyasasında kurumsallaştığı yıl oluyor. Bugün Miami sokaklarında veya Houston’ın yeni gelişen bölgelerinde bir Türk yatırımcıyla karşılaşmamak neredeyse imkansız hale geldi. Notte Global olarak sahadan aldığımız geri bildirimler, talebin sadece konutla sınırlı kalmayacağını, önümüzdeki aylarda depo ve lojistik merkezleri gibi ticari alanlara da büyük bir Türk akını olacağını gösteriyor,” diyerek sözlerini noktalıyor.
Sonuç olarak; Türk yatırımcısı 2025’te attığı dev adımları, 2026’nın ilk dört ayında daha stratejik ve yüksek hacimli hamlelerle taçlandırdı. Okyanus ötesindeki bu emlak çılgınlığı, rakamların da teyit ettiği üzere bir trendden çok, kalıcı bir ekonomik pozisyon alma mücadelesine dönüşmüş durumda.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
BNP Paribas Cardif Türkiye’nin Finans ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Clément Saillard Oldu
Yayınlandı
3 saat önce-
Ağustos 27, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Sigortacılık ve bireysel emeklilik alanındaki faaliyetleriyle Türkiye’nin lider sigorta kuruluşları arasında yer alan BNP Paribas Cardif Türkiye’nin Finans ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcılığı görevine, 4 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Clément Saillard atandı.
Aktüerya, finans, fiyatlama, risk yönetimi ve sigortacılık alanlarında 15 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip olan Clément Saillard, kariyeri boyunca Avrupa ve Latin Amerika’da üstlendiği görevlerle finansal yönetim, teknik kârlılık, fiyatlandırma stratejileri ve kurumsal dönüşüm alanlarında önemli bir uzmanlık kazandı.
Kariyerine nükleer enerji sektöründe iç denetim ve mühendislik alanında başlayan Clément Saillard, daha sonra Fransa Bankacılık ve Sigortacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda (Autorité de Contrôle Prudentiel et de Résolution -ACPR) Denetim Uzmanı olarak görev yaptı. Bu dönemde Solvency II kapsamında sermaye yeterliliği modellerinin denetimi ve uluslararası düzenleyici otoritelerle yürütülen koordinasyon çalışmalarında aktif rol aldı.
2016 yılında BNP Paribas Cardif Grubu’na katılan Clément Saillard, sırasıyla Risk Analisti, EMEA Bölgesi Risk Direktörü ve Hayat Dışı Sigortalar Fiyatlandırma Direktörü görevlerini üstlendi. Bu süreçte uluslararası ölçekte risk yönetimi yapılarının geliştirilmesi, fiyatlandırma süreçlerinin güçlendirilmesi ve teknik kârlılığı artırmaya yönelik stratejik projelere liderlik etti.
Son olarak BNP Paribas Cardif Şili’de Baş Aktüer ve Finans Direktörü olarak görev yapan Clément Saillard, şirketin İcra Komitesinde yer aldı. Bu görevinde finansal performansın güçlendirilmesi, teknik sonuçların iyileştirilmesi, analitik tabanlı dinamik fiyatlandırma modellerinin geliştirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve stratejik iş ortaklıklarının yönetimi gibi birçok önemli dönüşüm projesine liderlik etti.
Clément Saillard, yeni görevinde BNP Paribas Cardif Türkiye’nin aktüerya ve finans stratejilerine liderlik ederek şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerine, finansal performansının güçlendirilmesine ve veri odaklı karar alma süreçlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.
École des Mines de Paris (Mines ParisTech) Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Clément Saillard, Centre d’Études Actuarielles’de aktüerya eğitimini tamamlamış olup Fransız Aktüerler Enstitüsü (Institut des Actuaires) üyesi ve yetkili aktüerdir. BNP Paribas Cardif bünyesinde farklı ülkelerde üstlendiği görevlerle grubun aktüerya, finans ve risk yönetimi alanındaki uluslararası bilgi birikimine katkı sunmayı sürdürmektedir.
GENEL
Eski Yapılar Güçlendirilerek Depreme Nasıl Dayanıklı Hâle Getirilebilir?
Yayınlandı
7 saat önce-
Ağustos 27, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’nin deprem gerçeği, mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesini yapı güvenliğinin en önemli gündemlerinden biri haline getiriyor. fischer Türkiye mevcut yapıların sismik güçlendirilmesinde kritik önem taşıyan bağlantı noktalarına yönelik sabitleme çözümleriyle, yapıların deprem performansının artırılmasına katkı sağlayan mühendislik uygulamalarını destekliyor.
Türkiye’de geçmişten bugüne yaşanan yıkıcı depremler, yapı güvenliğinin önemini ve mevcut yapı stokunun depreme karşı güvenli hale getirilmesi ihtiyacını tekrar tekrar ortaya koyuyor. Yeni yapıların güncel deprem standartlarına uygun olarak inşa edilmesinin yanı sıra mevcut yapıların değerlendirilmesi ve mühendislik açısından uygun olanların güçlendirilmesi de bu sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’de yaklaşık 31 milyon konut ve 5 milyon ticari alandan oluşan toplam 36 milyon bağımsız bölüm bulunuyor. Bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğu, 2 milyonunun ise acil dönüşmesi gerektiği belirtiliyor. Bu ölçekte bir yapı stoku söz konusu olduğunda riskli yapıların güvenli hale getirilmesinde yeniden yapımın yanı sıra mühendislik açısından uygun yapılarda güçlendirme de önemli seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Mevcut Yapı Stokunda Güçlendirme İhtiyacı
Risk altındaki tüm yapıların yıkılıp yeniden inşa edilmesi yüksek maliyet, zaman ve kaynak gerektiren bir süreç. Bu nedenle mevcut yapıların deprem etkilerine karşı nasıl daha güvenli hale getirilebileceği ve mühendislik açısından uygun yapılarda hedefe yönelik güçlendirme uygulamalarının nasıl gerçekleştirilebileceği önem taşıyor.
Mevcut betonarme yapıların güçlendirilmesinde taşıyıcı sistemin kritik noktalarının doğru belirlenmesi ve bu noktalardaki bağlantıların güvenli biçimde oluşturulması gerekiyor. Özellikle kirişler ile kolonların bağlantı noktaları olan kiriş-kolon birleşim bölgeleri deprem sırasında oluşan yatay yükler nedeniyle yüksek gerilmelere ve büyük kuvvetlere maruz kalabiliyor. Bu bölgelerin taşıma işlevini kaybetmesi durumunda taşıyıcı sistemin bütünü etkilenebiliyor.
Bu noktadan hareketle fischer Şirketler Grubu, ABD’deki Purdue Üniversitesi ile birlikte tam ölçekli betonarme yapılar üzerinde deneylerin gerçekleştirildiği kapsamlı bir araştırma projesi yürüttü. Araştırmanın odağında mevcut yapılardaki kiriş-kolon birleşim bölgeleri ve bu kritik noktalara yönelik güçlendirme yaklaşımı yer aldı.
Kiriş-Kolon Birleşim Bölgeleri İçin Yeni Güçlendirme Çözümü
Deneylerde kiriş-kolon birleşim bölgelerinin güçlendirilmesi amacıyla fischer enjeksiyon harcı ve dişli çubuklarla uygulanan kimyasal ankrajlar ile diyagonal payanda elemanlarından oluşan bir sistem test edildi. Bu sistemde diyagonal çelik payandalar, kimyasal ankrajlar aracılığıyla mevcut taşıyıcı sisteme bağlanarak birleşim bölgelerinin yerinde ve hedefe yönelik biçimde güçlendirilmesi sağlandı.
Kimyasal ankraj sistemi yük altında düşük deformasyon göstererek kuvvetlerin güvenilir biçimde karşılanmasına ve aktarılmasına katkı sağladı. Güçlendirme çözümü kiriş ile kolon arasındaki kuvvet akışını değiştirerek birleşim bölgesine etkiyen yüklerin komşu taşıyıcı elemanlara yeniden dağıtılmasını sağladı.
Karşılaştırmalı deneylerde güçlendirilmemiş taşıyıcı sistemin kiriş-kolon birleşim bölgelerinde ağır hasarlar oluşurken fischer sistemiyle güçlendirilmiş yapı daha yüksek performans sergiledi. Purdue Üniversitesi’nden Prof. Akanshu Sharma, deneylerle güçlendirilmiş yapının deprem yükleri altındaki performansının önemli ölçüde iyileştiğinin gösterildiğini belirtiyor.
Bilimsel Doğrulamadan Uygulamaya
fischer ve Purdue Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen tam ölçekli deneylerde, deprem etkilerini temsil eden yüklemeler altında özellikle birleşim bölgelerinde iyileştirilmiş performans elde edildi. Bu bilimsel doğrulamanın mevcut yapılarda uygulanabilecek pratik çözümlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Araştırma sonuçları eski yapıların deprem etkilerine karşı daha dirençli hale getirilmesinde gerçekçi ve ekonomik yollar geliştirilebileceğine işaret ediyor.
fischer Türkiye ise mevcut yapıların sismik güçlendirilmesinde kritik önem taşıyan bağlantı noktalarına yönelik sabitleme çözümleriyle bu alandaki mühendislik uygulamalarını destekliyor. Güçlendirme sistemlerinde doğru bağlantı çözümünün seçilmesi ve doğru biçimde uygulanması, tasarlanan sistem performansının sahaya aktarılmasında kritik önem taşıyor.
GENEL
Nippon Paint-Betek Yılın İkinci Yarısında Hedef Büyütüyor
Yayınlandı
7 saat önce-
Ağustos 27, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kasım ayında devreye aldığı 15 milyon dolarlık yeni su bazlı boya tesisinin gücü, Anadolu’da gerçekleştirdiği iş birlikleri ve sahadaki kesintisiz operasyonlarıyla 2026’ya güçlü bir giriş yapan Nippon Paint-Betek, yılın ilk yarısını ana iş kollarındaki kararlı büyümesiyle tamamladı. Şirket; boya, ısı yalıtımı, endüstriyel çözümler ve prestijli proje pazarında yakaladığı ivmeyle yılın ikinci yarısında hedeflerini büyüterek ilerlemeye devam ediyor.
Türkiye boya ve ısı yalıtım sektörünün köklü ve güçlü oyuncularından Nippon Paint-Betek, 2026 yılının ilk 6 ayında sergilediği operasyonel başarılar ve stratejik adımlarla pazardaki öncü konumunu korudu. Ana iş kollarında yılın ilk yarısında güçlü bir ivme yakalayan şirket, yeni su bazlı tesis yatırımı ve Anadolu’daki stratejik iş birliklerinin yarattığı dinamizmle büyümesini sürdürdü. Yıl boyunca düzenlenen saha organizasyonlarıyla ustadan bayi ve yapı profesyonellerine kadar geniş bir ekosistemle bağlarını pekiştiren Nippon Paint-Betek; lüks konut projeleri ve pek çok dev yapının çözüm ortağı olarak gücünü bir kez daha ortaya koydu. Yapay zeka altyapısı ile dijital dönüşümde de sektöre yön veren şirket, yılın ikinci yarısına daha yüksek hedeflerle giriyor.
“Ana İş Kollarımızda Büyümeyi Sürdürdük, İkinci Yarıya Odaklandık”
Şirketin yılın ilk yarısındaki performansını ve sektörel görünümü değerlendiren Nippon Paint-Betek Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, “Yoğun ve verimli bir ilk yarı yılı geride bıraktık. Yıla başlarken küresel jeopolitik gelişmeler, hammadde maliyetlerindeki dalgalanmalar ve finansal piyasalardaki sıkılaşma, sektör üzerindeki baskıyı artırsa da sahip olduğumuz deneyim, yüksek üretim kapasitesi ve esnek operasyon yetkinliğimiz sayesinde, kararlılıkla hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Nitekim ana iş kollarımız olan ısı yalıtımı ve boya tarafında oldukça başarılı sonuçlara imza attık. Yağışlı geçen ilk 6 aya rağmen ısı yalıtım iş kolumuzda hem hacim hem ciro açısından geçen yılın üzerinde bir büyüme kaydettik. Endüstriyel iş kolumuzda mobilya ve sanayi boyalarında hedeflerimize ulaşırken, endüstriyel yapıştırıcılarda hem hacim hem ciro bazında hedeflerimizin üzerine çıktık. Bu güçlü tablodan aldığımız ivmeyle yılın ikinci yarısında hedeflerimizi büyütüyoruz. Doğru odağımız, güçlü markalarımız ve uzman ekibimizle ikinci 6 aydaki hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.
“Saha Dinamizmimiz ve Teknik Yetkinliğimiz Dev Projelerle Taçlanıyor”
Şirketin paydaş ekosistemiyle kurduğu güçlü bağlara ve prestijli referans projelerdeki varlığına dikkat çeken Güner, “Pazardaki öncülüğümüzü sadece üretimle değil, sahada kurduğumuz güçlü bağlarla besliyoruz. Yılın ilk yarısında Nucleus Roadshow ile 16 ilde 1.465 bayi ve ustamızla, Fawori Roadshow ile 19 ilde 68 etkinlikle 6.000 ustamızla birebir buluştuk. Filli Boya ‘Gündem Sohbetleri’ organizasyonlarımızda ise 5 ilde 500 yapı profesyoneliyle bir araya gelerek verimli ağlar oluşturduk. Sahadan aldığımız bu büyük güç, teknik yetkinliğimizle birleştiğinde bizi Türkiye’nin birçok prestijli projesinin çözüm ortağı yapıyor.
15 Milyon Dolarlık Yatırım ve Yapay Zeka Hamlesiyle Geleceğe Yürüyor
Nippon Paint-Betek, üretim kapasitesini ve teknolojik altyapısını da geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde 15 milyon dolarlık yatırımla devreye alınan ve uçtan uca otomasyonla yönetilen 2. Su Bazlı Üretim Tesisi, yıllık 225 bin tonluk ek kapasitesiyle şirketin toplam üretim hacmini 345 bin tona çıkaracak. Şirketin önümüzdeki 10 yıllık ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanan tesiste günlük ortalama tonaj Haziran itibarıyla 500 tona ulaşırken, günlük 700 ton hedefine emin adımlarla ilerleniyor. Anadolu’daki bölgesel kalkınma vizyonu doğrultusunda Diyarbakır’da İzoset ile hayata geçirilen stratejik üretim ortaklığı ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki operasyonel çevikliği ve sipariş hacmini her geçen gün artırıyor. Operasyonel gücünü dijitalleşmeyle de destekleyen şirket; SAP HANA geçişi ve operasyonel süreçlerini entegre bir sistemle yürüttüğü Connect platformunun ardından hayata geçirdiği “AI-Betek” yapay zeka altyapısı kapsamındaki Yalıtım Teknik Asistanı, Boya Teknik Asistanı ve İK Asistanı ile sahadaki ve merkezdeki süreçlerini hızlandırarak sektöre yön vermeyi sürdürüyor.
Son Yazılar
- BNP Paribas Cardif Türkiye’nin Finans ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Clément Saillard Oldu Ağustos 27, 2026
- Eski Yapılar Güçlendirilerek Depreme Nasıl Dayanıklı Hâle Getirilebilir? Ağustos 27, 2026
- Nippon Paint-Betek Yılın İkinci Yarısında Hedef Büyütüyor Ağustos 27, 2026
- ŞA-RA Enerji’den 1 Ayda 4 Milyar TL’yi Aşan Açıklama Ağustos 26, 2026
- 1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması İçin Başvurular Başlıyor! Ağustos 26, 2026
- Geleceğin Binalarını İklim Tasarlıyor Ağustos 26, 2026
- OYAK Çimento’nun kadın çalışanlara yönelik programı CEMENTA 2026’da ilk dönem başarıyla tamamlandı Ağustos 26, 2026
- Yaz sıcaklarında enerji tasarrufunun anahtarı doğru ısı yalıtımı Ağustos 26, 2026
- Açık Alanlar, Kafe ve Restoranlar İçin Stratejik Değere Dönüştü Ağustos 26, 2026
- TEKA Yeni Nesil Isı Pompaları Türkiye’de Ağustos 25, 2026
- FMCG depolarında yüksek hacimli operasyon yönetimi: STILL ARSER verimliliği yeniden tanımlıyor Ağustos 25, 2026
- ORKA Banyo’nun premium markası nob.’dan yeni bir tasarım dili Ağustos 25, 2026
- İMDER’in Desteklediği bauma CHINA 2026, “Tek Fuar, İki Mekan” Konseptiyle Sektörü Bir Araya Getiriyor Ağustos 25, 2026
- Volvo Trucks, 100. Yılını Özel Seri FH ve FH16 Modelleriyle Kutluyor! Ağustos 24, 2026
- Mitsubishi Heavy Micro KXZ Serisi, Dar Alanlarda Yüksek İklimlendirme Performansı Sunuyor Ağustos 24, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak











