KONUTDER ‘İstanbul’da Gelecek 10 Yıllık Konut Stratejisi Raporu’nun Yenisini Açıkladı: “İstanbul’un Her Yıl Ortalama 122 Bin Yeni Konuta İhtiyacı Var” - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

KONUTDER ‘İstanbul’da Gelecek 10 Yıllık Konut Stratejisi Raporu’nun Yenisini Açıkladı: “İstanbul’un Her Yıl Ortalama 122 Bin Yeni Konuta İhtiyacı Var”

Yayınlandı

-

KONUTDER, PwC Türkiye’ye hazırlattığı İstanbul’un Gelecek 10 Yıllık Konut İhtiyacının Tespitine yönelik strateji raporunu güncel veriler eşliğinde yeniden yayınladı. 2025–2034 yıllarına yönelik projeksiyon yapan araştırmaya göre İstanbul’a 10 yılda 1 milyon 220 bin yeni konutun kazandırılması gerekiyor. Geçtiğimiz yılın raporunda bu rakam 1 milyon 230 bin olarak kayda geçmişti.

Göç hareketlerinin konut ihtiyacına etkisi raporun en çarpıcı bölümlerinin başında geliyor. Buna göre göç hareketleri ve geçici koruma kapsamındaki tersine göç sebebiyle İstanbul’da 127 bin ev boşalacak ve ihtiyaç buradan karşılanacak.

İstanbul nüfusu %3 artışla 2034 yılında 16,2 milyona çıkarken demografik yapımızın değişmesiyle hane sayısı %20 artışla 6 milyona çıkıyor. İstanbul’daki hane halkı sayısı düşerken tekil yaşamda bir artış gözlemleniyor. Bu da konut tiplerini küçültüyor ve 1+0 gibi küçük metrekare evlere daha çok ihtiyaç olduğuna işaret ediyor.

“İstanbul’un Gelecek 10 Yıldaki Konut İhtiyacının Tespiti” araştırması hakkında görüşlerini dile getiren KONUTDER Yönetim Kurulu Başkanı Ramadan Kumova: “ Ocak 2024’te ilkini kamuoyu ile paylaştığımız rapora tüm kamuoyunun, sektör temsilcilerinin, basın mensuplarının, akademisyenlerin ve bürokrasinin gösterdiği yoğun ilgiye teşekkür ediyoruz. Her yıl yenilemeyi hedeflediğimiz rapor toplumun çok farklı kademelerinde karşılık buldu. Gördüğümüz takdir ve ilgi ikinci raporun hazırlanmasında bizleri daha da motive etti. Kadim şehir İstanbul’un gelecek on yıllarının planlanmasında sadece sektöre değil toplumun tamamına ışık tutacak bir kaynak oluşturmayı amaçlıyoruz. KONUTDER olarak inanıyoruz ki; tüm sektör paydaşlarının planlama yapabilmesi ve strateji geliştirebilmesi için önce konut ihtiyacının belirlenmesi gerekmektedir.”

Düşen hane halkı sayısı ve artan tekil yaşam konut tiplerini değişime zorluyor

2024’te yayınlanan ilk raporda gelecek 10 yılda, yıllık ortalama 123 bin konut ihtiyacı, bu yılın araştırmasında 122 bin adet olarak benzer bir tablo çiziyor. Rapordaki değişimleri değerlendiren Ramadan Kumova: “Hane yapısı ve demografik yapı değişiyor. Gerileyen hane halkı sayısının yanı sıra artan tek kişilik hane sayısı ve bekâr nüfustaki artış öngörüsü konut tiplerinde de bir değişime ve 1+0 gibi küçük metrekare evlere daha çok ihtiyaç olduğuna işaret ediyor. Üreticinin bu ihtiyacı karşılayabilmesi mevcut mevzuatla mümkün olmadığı için bunun tekrar gündeme gelerek tartışılmasını doğru buluyoruz. Geçmiş 5 yıldaki göç hareketlerinde pandemi ve ekonomik faktörler nedeniyle hızlı değişimler gözlemlense de önümüzdeki 10 yılda daha dengeli bir göç trendine dönüşeceğini öngörüyoruz. İstanbul’un ikametgâha dayalı nüfusunu ortaya koyan faktörleri de demografik yapının değişmesiyle izliyoruz. İkametgâha dayalı olmayan talepte ise ekonomik koşullara bağlı olarak daha hızlı değişimler yaşadığını araştırmamızda karşımıza çıkıyor. Kendi içindeki faktörlerin değişimlerinin sonunda geçen yıla yakın bir talep olduğunu görüyoruz.” dedi.

Aile Yapısı Küçülüyor, Hane Sayısı Büyüyor

Konut ihtiyacını belirleyen en temel değişimlerden biri, hane büyüklüğündeki dramatik düşüş olarak rapora yansıyor. Buna göre;

  • 2012 yılında 3,57 olan ortalama hane halkı büyüklüğü, 2024’te 3,13’e ve 2034’te ise 2,68 kişiye kadar gerileyecek. Bu gerileme konut ihtiyacının daha hızlı artmasına sonuç vermektedir.

Buna paralel olarak:

  • Tek kişilik hanelerin oranı %17,1’den %21’e çıkıyor.
  • Bekâr birey oranı %42’den %44’e yükseliyor.

Nüfus artış hızı ve yaş değişimi de konut ihtiyacında önemli bir etken. Buna göre;

  • İstanbul’un nüfus artışı 2024 yılında son 10 yılın ortalamasının altında kalıyor. 2015-2024 arasında ortalama artış hızı %0,77 iken 2023-2024 arasındaki değişim sadece %0,29 ile sınırlı kalıyor.
  • İstanbul’un kaba doğum oranı 2014’te %1,56 iken 2024 yılında %0,99 düşüyor. 2034 yılı tahmini ise %0,79’a düşmesi yönünde.
  • İstanbul nüfusu yaşlanıyor. 50 yaş üzeri nüfus oranı 2024 yılında %25’ken 2034 yılında %33’e çıkıyor.

Göç Hareketleri Dengeleri Değiştiriyor; İstanbul’da 89 bin Ev Boşa Çıkıyor

İstanbul’un konut ihtiyacını etkileyen en önemli unsurlardan biri de göç hareketleri. Rapor verilerine göre:

  • Araştırmamızın kapsamına göre İstanbul’un toplam net göç hareketlerinde 2023’te yaşanan 336 bin kişilik kaybın ardından 2025’te 20 bin kişilik bir kayba kadar düşüyor. Gelecek 10 yılda (2025-2034) şehrin yıllık ortalama 11 bin göç alacağı tahminlenmiştir.
  • Önümüzdeki 10 yılda net iç göçün dengeli bir seyir izleyeceğini ve 27 bin net iç göç vereceğimiz öngörülmektedir. Net dış göçe baktığımızda ise yine bir dengelenmenin yaşanacağı ve 136 bin net dış göç alacağı beklenmektedir. Önümüzdeki 10 yılda İstanbul’un toplam 109 bin kişi göç alacağı beklenmektedir.
  • Göç hareketlerinin hane sayısına etkisi ise demografik veriler ile 89 bin evin boşalacağı tahmin edilmektedir. Bunun dışında, geçen yılki raporda geçici koruma kapsamındaki bireylerin konut ihtiyacına etkisi yokken son dönemde gerçekleşen tersine dış göç senelik ortalama 3.800 adet konutun boşalmasına neden olacaktır.

Evlilik Azalıyor, Boşanma Artıyor

Toplumsal yapıyı şekillendiren bir diğer önemli değişken medeni durum:

  • Evlilik oranları 2014-2024 yılları arasında yıllık birleşik büyüme oranı % -0,7 iken 2025-2034 aralığında % 0,3’e yükseliyor.
  • Aynı dönemlerde boşanmalara bakıldığında geçen 10 yılda yıllık %2 artış yaşanırken gelecek 10 yılda bunun %0,9’a düşmesi öngörülüyor.

Bu değişim, konut politikalarının sadece adet bazlı değil, kullanım tipi ve yaşam senaryosu odaklı yeniden tasarlanması gerektiğini de ortaya koyuyor.

İkametgaha dayalı olmayan konut talebinde 2024 yılında düşüş yaşandı. Gelecek 10 yılın projeksiyonunda da geçen seneki raporumuza göre düşüşün olacağı ön görülmektedir.

Öğrenciler ve Turizm Amaçlı Talepler Yükseliyor

  • İstanbul’daki ikametgâhını değiştirmeyen üniversite öğrencileri için yıllık 3 bin 300 konuta ihtiyaç olacağı görülüyor.
  • Turizm amaçlı talep yıllık 4 bin 800 konut,
  • Yabancı yatırımcılara yönelik yıllık 4 bin 200 konut,
  • İkinci ev sahipliğinde ise yıllık 3 bin konuta gereksinimi öngörülüyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

PERI Türkiye, Yapı Fuarı 2026’da Beton Sensörü ve VR ile Dijital Sahaya Odaklandı

Yayınlandı

-

PERI Türkiye, 27–30 Nisan tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul 2026’da, Türkiye’de ilk kez tanıtılan Vemaventuri Beton Sensör Teknolojisi ile dijital saha vizyonunu sahneye taşıdı.

Betonun olgunlaşmasını gerçek zamanlı ölçen sensör teknolojisi ve ürünlerin sanal ortamda deneyimlenmesini sağlayan VR uygulaması, fuarda öne çıkan iki dijital çözüm oldu. Yeni nesil sızdırmazlık çözümü RiveStop ve mevcut sistem portföyü de stantta yer aldı.

Sahadan Anlık Veri: Türkiye’de İlk Kez Tanıtılan Vemaventuri Beton Sensör Teknolojisi

Türk inşaat sektörüne ilk kez 48’inci Yapı Fuarı’nda tanıtılan Vemaventuri, beton üretimi ve yerleştirme süreçlerini sahadan dijital olarak izleyen bulut tabanlı bir çözüm. LTE bağlantısı üzerinden anlık veri akışı sağlayan sistem; betonun sıcaklık gelişimini, kalıp içi basıncı, dolum seviyesini, sıkıştırma kalitesini ve su/çimento oranını gerçek zamanlı izliyor. Önceden tanımlanan limitlerin aşılması durumunda otomatik uyarılar üreterek saha ekiplerine erken müdahale imkânı veriyor.

Sistem ayrıca olgunluk (maturity) analizi ile beton dayanımını tahmin ederek kalıp söküm ve yükleme zamanlamasının veriye dayandırılmasını sağlıyor. Böylece tahmine ve tecrübeye dayalı klasik beton yönetiminin yerini, saha mühendisinin kararlarını ölçüme dayandırdığı bir model alıyor. Bir kalıp ve iskele şirketi olarak PERI’nin Vemaventuri’yi Türkiye pazarına sunması, sensör teknolojisinin yalnızca bir beton kalite aracı değil, aynı zamanda kalıp tasarım sınırları ile saha gerçekliğini birleştiren bir mühendislik enstrümanı olarak konumlandırıldığını gösteriyor. Stantta dijitalleşme arayışındaki müteahhit ve şantiye ekiplerinin teknik sorularının önemli bölümü bu çözüm üzerinde yoğunlaştı.

Sahanın Dijital Ortama Taşınması: VR Deneyim Alanı

Stantta kurulan VR deneyim alanında ziyaretçiler başta PERI UP olmak üzere öne çıkan iskele ve kalıp sistemlerini sanal ortamda inceleme ve kurulum sürecini birinci elden deneyimleme imkânı buldu. Bu uygulama, geleneksel ürün kataloğu sunumunun ötesine geçerek mühendis ve şantiye ekiplerinin ürün seçim sürecinde karar destek aracı olarak kullanılabilecek bir yaklaşımı tanıttı. Sensörün sahadan veriyi getirmesi ve VR’ın sahayı dijital ortama taşıması, PERI’nin dijital saha vizyonunun iki yönlü işleyişini ortaya koydu.

Su Yalıtımında Uygulama Odaklı Çözüm: RiveStop

Ankraj deliği sızıntılarına yönelik geliştirilen RiveStop, fuar boyunca su yalıtımı uzmanlarının ilgi alanına girdi. Çözümün uygulama süresini kısaltma ve uzun ömürlü performans sağlama özellikleri öne çıktı.

Müşteri İhtiyacından Doğan Mühendislik: Sektörde Eşsiz Sistem Çözümleri

PERI’nin ürün geliştirme yaklaşımının temelinde sahanın gerçek ihtiyacı yer alıyor: işin daha güvenli, daha hızlı, daha ekonomik ve daha kaliteli yapılması. Bu yaklaşım, sektörde benzeri olmayan sistem çözümlerini ortaya çıkarıyor.

DUO Kalıp Sistemi, polimer kompozit malzemeden üretilen hafif yapısıyla perde, kolon ve döşeme imalatında tek bir sistemle kullanılabiliyor. Vinç ve özel alet gerektirmeden, az tecrübeli ekiplerin dahi hızla uygulayabildiği DUO; vinç kullanımının mümkün olmadığı restorasyon işleri ve özellikle gürültü kirliliğinin kritik olduğu şehir içi şantiyeler için öne çıkan bir çözüm.

PERI UP Flex Modüler İskele Sistemi, 25 ve 50 cm aralıklı bağlantı noktalarıyla en karmaşık geometrilere uyum sağlayan bir mühendislik mimarisine sahip. Dahili kendinden kilitlenebilir kilit mekanizması, korkuluk ve yatay bağlantı elemanlarının öncelikli kurulum prosedürü ile kaymayı engelleyen delikli yürüme yolu yüzeyleri, güvenliği sistemin tasarım DNA’sına yerleştiriyor. Sistem; TS EN 12810 ve TS EN 12811 başta olmak üzere TSE, DIBt, NF ve B sertifikalarıyla Avrupa standartlarının tam karşılığını sunuyor.

ALPHADECK Döşeme Kalıp Sistemi, sektörün en kritik verimlilik kazanımlarından birini taşıyor: düşer kafa (drophead) tasarımı sayesinde kalıbın erken sökülmesine imkân tanıyarak proje çevrim sürelerini ciddi ölçüde kısaltıyor. 17 kg/m² ağırlığındaki geniş alüminyum paneller iki kişiyle, vinç gerektirmeden taşınıp monte edilebiliyor; geri dönüştürülebilir alüminyum yapısıyla sürdürülebilir inşaat hedefine doğrudan katkı sağlıyor.

Stantta ayrıca PERI UP Flex’in yanında PD 5 iskele sistemi de yer aldı.

Saha Tedarikini Güvence Altına Alan Operasyonel Altyapı

Mühendislik çözümlerinin değeri, sahaya zamanında ve eksiksiz ulaşmasıyla tamamlanıyor. PERI Türkiye; 6 yurt içi ve 2 yurt dışı ofisi, toplam 100.000 m² alana yayılan 3 deposu, Sakarya’daki 90.000 m²’lik üretim tesisi ve 150 kişilik alanında uzman çalışanı ile saha tedariğinin sürekliliğini sağlıyor. Geniş kiralama portföyü ile birleşen bu altyapı, müteahhit firmalar açısından doğrudan bir operasyonel risk yönetimi anlamına geliyor: tedarik gecikmeleri ya da ürün eksikliği nedeniyle ortaya çıkabilecek şantiye durması riski en aza indiriliyor.

Akpınar: Beton sensörü ve VR, sektörün hazır olduğunun göstergesi

PERI Türkiye Genel Müdürü A. Ayhan Akpınar, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bizim işimiz; müşterinin gerçek ihtiyacını doğru tespit ederek işin sahada daha güvenli, daha hızlı, daha ekonomik ve daha kaliteli yapılmasını sağlayacak çözümleri üretmektir. Bu sektörde inovasyonun tanımı da burada saklı: gerçek bir saha ihtiyacına gerçek bir mühendislik cevabı vermek. Kalıp içi basıncı gerçek zamanlı ölçen bir sensörü Türkiye’ye getirmemiz tesadüf değil; bu, müşteri ihtiyacından doğan kalıp ve iskele mühendisliğinin doğal bir uzantısı. Bu fuardaki en somut çıkarımımız, dijital saha çözümlerinin Türkiye’de artık ‘iyi olur’ kategorisinden ‘olmazsa olmaz’ kategorisine geçtiğini görmek oldu. Beton sensörü ve VR’ın stantta en çok teknik soru alan iki çözüm konumunda olması, sektörün hem veriyle yönetilen bir saha modeline hem de dijital deneyim araçlarına hazır olduğunu gösteriyor.”

Yapı Fuarı 2026, PERI Türkiye için ürün sergileme amacının ötesinde, dijital saha çözümlerinin Türkiye pazarındaki olgunluk düzeyini ölçen bir referans noktası işlevi gördü.

Okumaya Devam Et

GENEL

TMS, Yapı Fuarı TurkeyBuild Istanbul’da 53 Yıllık Mühendislik Birikimini ve Gelecek Vizyonunu Sektörle Buluşturdu

Yayınlandı

-

TMS İskele Kalıp Sistemleri olarak bu yıl da Yapı Fuarı TurkeyBuild Istanbul’da sektör profesyonelleri, iş ortakları, müşterilerimiz ve ziyaretçilerimizle bir araya geldik. Türkiye yapı sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan fuar, bizim için mühendislik yaklaşımımızı, uluslararası deneyimimizi ve geleceğe dönük vizyonumuzu paylaşabildiğimiz güçlü bir platform oldu.

Fuar boyunca standımızda farklı ülkelerden gelen ziyaretçileri ağırladık, devam eden projeler, yeni işbirlikleri ve sektörün dönüşen ihtiyaçları üzerine değerli görüşmeler gerçekleştirdik. TMS’nin kalıp ve iskele sistemlerindeki 53 yıllık tecrübesi, bu yıl Yapı Fuarı’nda yalnızca geçmişten gelen güçlü bir birikim olarak değil, aynı zamanda geleceğin inşaat süreçlerine yön veren bir mühendislik anlayışı olarak öne çıktı.

53 Yıllık Birikim, Küresel Bir Yolculuk

TMS bugün 53 yıllık geçmişe sahip, kalıp ve iskele sistemleri alanında uzmanlaşmış çok uluslu bir şirketler grubu olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Özellikle yüksek teknolojili kalıp sistemleri, yüksek katlı yapılara yönelik hidrolik tırmanır kalıp çözümleri ve geniş ürün portföyü ile TMS, yalnızca yerel pazarda değil, uluslararası ölçekte de güçlü bir konuma sahip.

Bugün TMS ürünleri 80 farklı ülkeye ihraç ediliyor. Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt gibi önemli pazarlarda aktif olarak yer alan TMS, aynı zamanda beş farklı ülkedeki şirket yapılanmasıyla küresel büyümesini sürdürüyor. Yakın dönemde bu yapıya Kuzey Afrika’da yeni bir ülkenin eklenmesi hedeflenmektedir.

Yapı Fuarı’nda TMS Yaklaşımı: Üründen Fazlası

Yapı Fuarı TurkeyBuild Istanbul’da TMS standı, farklı ürün gruplarımızın ve mühendislik çözümlerimizin ziyaretçilerle buluştuğu canlı bir alan haline geldi. Kalıp ve iskele sistemleri denildiğinde yalnızca fiziksel ürünlerden değil; planlama, hesaplama, saha uygulaması, güvenlik, hız, tekrar kullanılabilirlik ve proje verimliliği gibi çok katmanlı bir süreçten söz ediyoruz.

Bu nedenle TMS olarak fuarlarda yalnızca “ne üretiyoruz?” sorusuna değil, “sahadaki gerçek ihtiyaca nasıl cevap veriyoruz?” sorusuna odaklandık. Yüksek katlı yapılardan endüstriyel projelere, altyapı uygulamalarından ticari yapılara kadar farklı ölçeklerde kullanılan sistemlerimiz; mühendislik desteği, proje bazlı çözüm geliştirme ve uygulama deneyimiyle birlikte değerlendirildiğinde gerçek değerini ortaya koyuyor.

Standımızda ziyaretçilerimizle projelerde karşılaşılan zaman, maliyet, iş gücü ve uygulama verimliliği gibi konular üzerine de görüş alışverişinde bulunduk. Bu temaslar, TMS’nin sektörle kurduğu ilişkinin merkezinde daima karşılıklı öğrenme, çözüm üretme ve uzun vadeli iş ortaklığı olduğunu bir kez daha gösterdi.

TMS AI: Metraj Süreçlerini Yeniden Tanımlayan Yeni Bir Adım

Bu yılki fuar, TMS için ayrıca önemli bir yeniliğe de sahne oldu. Yapı Fuarı TurkeyBuild Istanbul kapsamında, metraj süreçlerine yenlik getirmek üzere geliştirilen yeni TMS AI ürünümüzü sektörle buluşturduk.

İnşaat ve kalıp-iskele projelerinde metraj çalışmaları, zaman yönetimi, doğruluk ve proje planlaması açısından kritik bir rol oynar. Geleneksel süreçlerde ciddi emek, dikkat ve tekrar gerektiren metraj çalışmaları; proje ekiplerinin zamanını alan, hata payı oluşturabilen ve karar alma süreçlerini yavaşlatabilen bir alan olarak öne çıkabilir. TMS AI, tam da bu noktada devreye girerek metraj süreçlerine daha hızlı, daha akıllı ve daha sistematik bir yaklaşım kazandırmayı hedefliyor.

TMS AI ile amaçlanan metraj, planlama ve proje değerlendirme süreçlerinde yeni bir çalışma biçimi önermek. Bu da TMS’nin mühendislik birikimini dijitalleşme ile buluşturan daha geniş bir dönüşümün bir parçası.

Geleceğe Uzanan Hedefler

TMS’nin uluslararası büyüme hedefi sürekli gelişen, yeni pazarlara ve yeni ihtiyaçlara göre şekillenen uzun soluklu bir yolculuk. Bugün 80 ülkeye ulaşan TMS markası, yarın daha geniş bir coğrafyada, daha kapsamlı çözümlerle ve daha yenilikçi teknolojilerle var olmayı hedefliyor.

TMS olarak, fuar boyunca standımızı ziyaret eden tüm misafirlerimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve ekibimize teşekkür ederiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kalıp ve iskele sistemlerinde mühendislik standartlarını yükseltmek, projelere değer katmak ve Türkiye’den çıkan güçlü bir markayı uluslararası arenada daha ileri taşımak için çalışmaya devam edeceğiz.

TMS için bu yolculuk bugünün projeleriyle sınırlı değil. Geleceğin yapı süreçlerini daha verimli, daha akıllı ve daha güçlü kılma hedefiyle devam ediyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Polisan Holding Grup CFO’su Tolga Üzümcü, Türkiye’nin“En Etkin 50 CFO” listesinde yer aldı

Yayınlandı

-

Türkiye’nin finans dünyasındaki en etkili liderlerinin belirlendiği ve bu yıl 10’uncusu gerçekleştirilen “En Etkin 50 CFO” araştırmasının sonuçları açıklandı. DataExpert Exceptional Leadership Solutions iş birliğiyle BMI Business School İstanbul tarafından gerçekleştirilen araştırmada, finanstan perakendeye, enerjiden gıdaya kadar birçok sektörde faaliyet gösteren 1000’i aşkın şirketin finans liderleri değerlendirildi. Polisan Holding Grup CFO’su Tolga Üzümcü de listeye giren isimler arasında yer aldı.

Tolga Üzümcü, Polisan Holding’in geçtiğimiz yıl başlattığı yeniden yapılanma sürecinde üstlendiği stratejik projelerle dikkat çekti. Boya faaliyetlerinin kısmi bölünme yöntemiyle ayrıştırılması ve Polisan Hellas’ın satış sürecinin başarıyla tamamlanması gibi kritik adımlarda önemli rol oynayan Üzümcü; finansal performans, liderlik etkisi ve inovatif uygulamalardaki başarısıyla değerlendirilerek “Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su” listesine seçildi. Kariyeri boyunca TAV Havalimanları Holding ve Deloitte gibi önemli kurumlarda görev alan Tolga Üzümcü, ödülünü 16 Haziran’da “Redefining Balance” temasıyla gerçekleştirilecek CFO Summit kapsamında alacak.

Tolga Üzümcü değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su 2026 listesinde yer almak, kariyerim açısından son derece değerli ve anlamlı bir takdir oldu. Bu başarıda emeği bulunan başta Polisan Holding olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarıma, yöneticilerimize ve danışmanlarımıza teşekkür ediyorum.”

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye