Kalebodur “Yenilik Budur” vizyonu ile  marka yolculuğunda yeni bir döneme başladı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Kalebodur “Yenilik Budur” vizyonu ile  marka yolculuğunda yeni bir döneme başladı

Yayınlandı

-

 

Türkiye’nin seramik sektöründeki öncü markası ve porselen karonun jenerik ismi Kalebodur, “Yenilik Budur” temasıyla başlattığı yeni dönemini kapsamlı bir organizasyonla duyurdu. Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Dr. Zeynep Bodur Okyay ve Kaleseramik Genel Müdürü Timur Karaoğlu ev sahipliğinde gerçekleşen lansmanda Kalebodur, yenilikçi bir vizyonla oluşturduğu gelecek stratejisini, mimariye ilham verecek yeni büyük ebatlı inovatif porselen plaka koleksiyonunu da tanıttı.

Kalebodur’un yeni vizyonuyla hayat bulan büyük ebat porselen plaka koleksiyonundan özel enstalasyonlar ve özgün kullanımların eşlik ettiği geceye; iş, sanat, cemiyet dünyasından ünlü isimlerin yanı sıra mimarlık camiası, medya mensupları ile Kalebodur bayi ve paydaşları katıldı. Sanatçı Levent Yüksel de başarılı sahne performansıyla geceye renk kattı.

Seramik sektörünün öncü ve yenilikçi markası Kalebodur, “Kalebodur, Seramik Budur” sloganıyla özdeşleşmiş güçlü marka kimliğini, “Yenilik Budur” vizyonuyla yeni bir döneme taşıyor. Kuruluşundan bu yana yenilikleriyle geleceğin mimarisine ilham veren, üstün nitelikli, sürdürülebilir ve teknolojik çözümler sunan Kalebodur, bu yeni yolculuğunu ve büyük ebat porselen plakalardan oluşan koleksiyonunu özel bir lansman ile duyurdu.

Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleşen özel gecede iş, sanat, siyaset, tasarım, mimarlık ve medya dünyasından pek çok seçkin isim ile Kalebodur’un Türkiye genelindeki bayileri ve paydaşları bir araya geldi. Sadece yeni ürünlerin değil; markanın sektördeki öncü duruşunun, yenilikçiliğe olan bağlılığının ve tasarımla kurduğu güçlü bağın da vurgulandığı lansmanda, sevilen oyuncu Doğa Rutkay sunuculuk görevini üstlenirken, ünlü sanatçı Levent Yüksel da eşsiz yorumlarıyla geceye renk kattı.

“Estetik, sürdürülebilir, rafine ve özgün bir gelecek inşa ediyoruz”

Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Dr. Zeynep Bodur Okyay, gecenin açılış konuşmasında şunları söyledi:

“1956’da merhum İbrahim Bodur’un vizyonuyla kurulan Kale Grubu, seramik sektöründe Türkiye’nin öncüsü olarak bugüne dek ilkleri ve yenilikleriyle derin izler bıraktı. 1957 yılında Türkiye’nin ilk seramik karo üreticisi olarak başladığımız yolculuk, bugün 56 milyon metrekarelik yıllık üretim kapasitesiyle Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın ise 21’inci büyük seramik kaplama malzemeleri üreticisi konumuna ulaştı.

‘Bu Toprakların Kale’si’ olarak, şimdi de Kalebodur markamızla daha iyi bir gelecek için yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Türkiye’de seramik denilince akla gelen ilk marka olan Kalebodur, sadece ürün üretmiyor, yaşam kültürünü şekillendiriyor. Türkiye’de üretilen dünyanın ilk ve en büyük porselen plaka üreticisi olarak bugün 80’den fazla ülkeye ürünlerimizi ihraç etmenin gururunu yaşıyoruz.

Yeni dönemde ‘Yenilik Budur’ sloganıyla çıktığımız bu yolculukta yalnızca bir marka yenilenmesi yapmıyoruz, aynı zamanda bir dönüşüm ve paydaşlarımızla birlikte büyümenin de yeni bir adımını atıyoruz. Amacımız; mimarlıkla daha güçlü bağlar kurmak, sürdürülebilir çözümler geliştirmek ve hayatın içinden gelen tasarımlarla fark yaratmak. Sınırsız hayal gücünü destekleyen ürünlerimizle sektördeki öncülüğümüzü daha da pekiştirmeyi hedefliyoruz.

Kalebodur, mimari yapılaşmada yıllardır saygın çizgisinden ödün vermeden ilerledi. Her dönem kendi ihtiyaçlarını yeniden tanımlayan mimarlığa katkı sunmak, bizim için yalnızca ürün üretmek değil; yaşamın olduğu her yerde geleceğe ilham vermektir. Bugün lansmanını gerçekleştirdiğimiz yeni koleksiyonumuz da bu vizyonumuzun en güncel yansımasıdır.

Bununla birlikte yarım asrı aşkın süredir yenilikleriyle sektöre yön veren köklü markamız, bugün estetiğe, mimariye ve zamansız tasarıma duyulan saygının sembolü haline gelmiştir. Şimdi bu köklü deneyimden aldığımız güçle, ‘Kalebodur, Yenilik Budur’ diyerek sürdürülebilir, estetik, rafine ve özgün bir geleceği birlikte inşa etmek için çalışıyoruz.”

“Kalebodur’daki dönüşüm yalnızca vitrinde değil, temelde başladı”

Kaleseramik Genel Müdürü Timur Karaoğlu, Kalebodur’un yenilenen marka vizyonunun görsel bir değişim değil, tüm iş süreçlerini kapsayan büyük bir dönüşüm olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Türkiye’nin ilk seramik üretim fabrikasını kurarak başladığımız bu yolculukta, bugün 80’den fazla ülkeye ihracat yapan, sektöre yön veren bir şirkete dönüştük. 68 yıldır attığımız yenilikçi adımlar ve sektöre kazandırdığımız ilklerle zenginleşen marka yapımızı yeni dönemde, geleceğe daha sağlam adımlarla daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. Bu yeni dönemin, müşterilerimize daha etkili hizmet sunmamıza, sektöre değerli fırsatlar kazandırmamıza ve global ölçekte rekabet gücümüzü artırmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Kalebodur; ürün ve teknolojileriyle mimari yaratıcılığı destekleyen, sosyal sorumluluk projeleriyle mimarlık kültürüne katkı sunan çok vizyoner bir marka. Biz de gerçek değişimin temelden başladığına olan inancımızla bu büyük dönüşümün ilk adımını da ‘Kalebodur, Yenilik Budur’ diyerek atıyoruz. Süreci de sadece bir marka yenilenmesi değil, tüm iş süreçlerimizi de daha dinamik hale getirdiğimiz bir  yolculuk olarak görüyoruz. Bu doğrultuda bu dönüşümünü yalnızca vitrinde değil, üretimden lojistiğe, Ar-Ge’den pazarlamaya kadar tüm süreçlerde hayata geçiriyoruz. Dijitalleşme yatırımlarımızı artırdık, sürdürülebilir malzeme kullanımında yeni standartlar oluşturduk. Artık daha çevreci, daha akıllı ve verimli sistemlerle üretim yapıyoruz.

Kalebodur olarak yeni dönemde çevreye duyarlı üretim teknolojimizden çıkan, doğaya ve insan sağlığına duyarlı, sürdürülebilir ve yenilikçi ürünlerimizle yaşam alanlarına ilham vermeye ve sınırsız hayal gücünü desteklemeye devam edeceğiz.”

Stratejik yatırımlar yurt içinde ve yurt dışında büyüyen bir güç

Ülkesine ve insanına yatırımı her zaman bir öncelik olarak gören Kale Grubu, son beş yılda yaklaşık 230 milyon dolarlık bir yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımların önemli bir kısmını ise Kalebodur’un büyük ebatlı porselen plaka üretimine ayrıldı.

2024 yılında İtalyan System Ceramics Spa ile yapılan 15 milyon Euro’luk iş birliği kapsamında, 2 mm kalınlığında, dünyanın ilk süper ince porselen plaka üretimine başlandı. Bu yatırımla Kalebodur’un Kalesinterflex ürününün üretim kapasitesi %50 artarak 2,4 milyon metrekareye, toplam porselen plaka kapasitesi de 5,6 milyon metrekareye ulaştı. Ayrıca SITI B&T Group iş birliğiyle kurulan Supera Üretim Hattı sayesinde Türkiye’de ilk kez 120×280 cm ebatlarında porselen plaka üretildi. Bu yenilik, mimarlara yeni tasarım olanakları sunarken Kalebodur’un sektördeki liderliğini pekiştirdi.

Kalebodur’un relansman süreci yalnızca yurt içinde değil, yurt dışında da önemli yatırımlarla destekleniyor. Yurt dışında da büyümesini sürdüren Kalebodur, Irak’ta Al-Sadaf Porselen ile ortaklık kurarak yıllık 2,5 milyon metrekare kapasiteli yeni bir tesiste üretime başladı. Bu girişim, markanın Orta Doğu pazarındaki etkinliğini artırmayı hedefliyor.

Mimarlık, çevre ve toplum için değer üretiyor

Yeni yatırımlarla ürün gamını daha da zenginleştiren Kalebodur, Türkiye’nin en büyük porselen plakası olan Kalesinterflex ile 120×120 cm’den başlayıp 162×323 cm’ye uzanan geniş ebat seçenekleri ve 2 mm’den 20 mm’ye kadar değişen kalınlıklardaki ürünleriyle sınırları ortadan kaldırıyor.

Kalebodur, yalnızca ürünleriyle değil; mimarlık kültürüne katkıları, sosyal sorumluluk projeleri ve çevre dostu üretim anlayışıyla da fark yaratıyor. Kale Grubu’nun sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla başlattığı “İyi Bak Dünyana” hareketiyle herkesi dünyaya ve kaynaklara sahip çıkmaya davet eden Kalebodur, yeni dönemde de insanı ve doğayı odağına alan projelerle topluma değer katmayı sürdürmeyi amaçlıyor.

Sürdürülebilir gelecek yolunda büyük bir yenilik olarak öne çıkıyor

Dünyanın en büyük porselen plakası ile seramik sektöründe yeni bir dönemin kapılarını aralayan, Kalebodur’un yenilikçi ürünleri hafif ve ince yapısı sayesinde binaya ekstra yük bindirmiyor. Büyük ebatlarıyla uygulandığı alanlarda daha az derz görünümü sağlayan porselen plakalar, aynı zamanda sıcak ve soğuğa dayanıklılığı sayesinde kolay kolay yıpranmıyor, ekstra koruma sağlıyor. Leke tutmayan, iz bırakmayan yapısının yanı sıra esnek yapısıyla da kolayca uyum sağlayan büyük ebatlı porselen plakalar, farklı ebat ve kalınlıklarıyla her alan için ilham verici bir deneyim sunuyor.

Tüm bu yeniliklerinin yanında, Kalebodur’un sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda geliştirdiği yeni porselen plakalar, sahip olduğu üstün özellikleriyle de Kale Grubu’nun “İyi Bak Dünyana” hareketine destek sunuyor. Yeni büyük ebatlı porselen plakalar, %100 geri dönüşüm özelliklerine sahip olmasının yanında, %90 daha fazla ürün taşıma kapasitesi, %47 daha az doğalgaz tüketimi ve %20 daha az su tüketimiyle de sürdürülebilir gelecek yolunda büyük bir yenilik olarak öne çıkıyor.

İleri teknolojiye sahip bu ürünler, üstün nitelikleriyle sürdürülebilirlik ve tasarım dahil birçok alanda prestijli ödüllerin ve uluslararası sertifikaların sahibi oldu.

Kapsamlı lansman programı ve B2B buluşmaları

Kalebodur’un yeni vizyonunu paylaştığı ve bu yeni vizyonla hazırladığı yeni koleksiyonunu tanıttığı lansman programı Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleştirilen, bayiler, distribütörler, tasarımcılar ve mimarlar başta olmak üzere sektör profesyonelleri ile buluşmalarla başladı. Balo salonunda sergilenen 120 özel tasarım porselen plakalar, her biri özel olarak hazırlanmış bilgi kartları eşliğinde sunuldu. Satış ekibinin interaktif sunumlarıyla zenginleşen program, sektör profesyonellerine yeni koleksiyonun teknik detayları ve kullanım alanları tanıtıldı.

Lansman kapsamında, mimarlar, tasarımcılar ve sektör profesyonelleriyle yapılan B2B görüşmelerde, gelecek dönem projeleri ve iş birliği fırsatları da değerlendirildi. Kalebodur’un yenilikçi ürün gamı ve teknolojik altyapısı, sürdürülebilir mimari projelerin vazgeçilmez çözüm ortağı olma vizyonuyla katılımcılara aktarıldı.

Etkileyici enstalasyonlar ve sergi alanı

Esma Sultan Yalısı’nda, Paris merkezli ünlü tasarım stüdyosu Prima Materia tarafından tasarlanan büyük ebatlı porselen plakalardan oluşan enstalasyonlar, Kalebodur’un teknolojik gücünü ve estetik vizyonunu mükemmel bir şekilde yansıttı. Bu enstalasyonlar, markanın büyük ebatlı üretimde ulaştığı mükemmelliği vurgulayan birer sanat eseri olarak davetlilerden de büyük ilgi gördü.

Görkemli geceye Levent Yüksel damgası 

Sevilen sunucu Doğa Rutkay’ın enerjik ve neşeli sunumuyla renklenen gece, sevilen sanatçı Levent Yüksel’in muhteşem konseriyle devam etti. Esma Sultan Yalısı’nın tarihi ve büyüleyici atmosferinde gerçekleşen etkinlik, DJ performansıyla son buldu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Duotec ve Lunatec Ürün Ailesi  Yenilikçi Teknolojileriyle Yaşam Alanlarında Konforu Artırıyor

Yayınlandı

-

 

Kış mevsimi yaklaşırken kombi seçiminde enerji verimliliği,sessiz çalışma ve kullanım konforu ön plana çıkıyor. Baymak’ın Cold Burner teknolojisine sahip Duotec serisi ile yüzde 20’ye kadar hidrojen karışımıyla çalışmaya uyumlu Lunatec modeli; kompakt tasarımları ve gelişmiş özellikleriyle farklı yaşam alanlarının ısıtma ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. A sınıfı enerji verimliliğine sahip Duotec ve Lunatec serileri, modele göre yüzde 94’e varan mevsimsel ısıtma verimliliğiyle enerji kullanımının verimli şekilde yönetilmesine katkı sağlıyor.

Akıllı ev sistemlerinden enerji verimliliğini destekleyen cihazlara, güvenlik çözümlerinden konforu artıran teknolojilere kadar birçok yenilik, ev yaşamını daha pratik hale getiriyor. Günlük ihtiyaçlara uyum sağlayan bu çözümler, yaşam alanlarındaki konfor deneyimini artırıyor. Özellikle mevsim geçişlerinde iç ortam sıcaklığının istenen seviyede tutulmasına yardımcı olan ısıtma sistemleri, ev teknolojileri arasında önemli bir yer tutuyor. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla kombiler de yeniden günlük yaşamın merkezine yerleşiyor. Havaların serinlemesiyle artan ısınma ihtiyacı; enerji verimliliği, sessiz çalışma ve kullanım kolaylığı beklentilerini beraberinde getiriyor. Bu noktada doğru kombi seçimi, yalnızca ısınma ihtiyacının karşılanmasında değil, evdeki konforun ve enerji kullanımının yönetilmesinde de önem taşıyor. Yeni nesil kombi teknolojileri, yüksek verim değerlerinin yanı sıra farklı kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan özellikleriyle öne çıkıyor. Baymak, iklimlendirme alanındaki deneyimiyle farklı yaşam alanlarının ihtiyaçlarına yönelik kombi çözümleri sunuyor. Baymak Kombi ailesinde yer alan Duotec ve Lunatec serileri de teknolojik özellikleriyle kış hazırlıklarında öne çıkıyor.

Enerji Verimliliğini ve Sessiz Çalışmayı Destekleyen Teknoloji 

Baymak kombi ailesinin üyelerinden biri olan Duotec Tam Yoğuşmalı Kombi’nin premix tam yoğuşma teknolojisi ve modülasyonlu sirkülasyon pompası, enerjinin verimli kullanılmasını destekliyor. A sınıfı enerji verimliliğine sahip Duotec, enerji kullanımının yönetilmesine katkı sağlıyor. Kombi, yalnızca evi ısıtan bir cihaz değil, aynı zamanda yaşam alanının bir parçası. Bu nedenle çalışma performansının yanı sıra ses seviyesi de günlük konfor açısından önem taşıyor. Duotec ailesinde yer alan Cold Burner teknolojisi, yalıtımlı kapak sistemiyle birlikte cihazın daha sessiz çalışmasını destekliyor. Modülasyonlu sirkülasyon pompası, ısı ihtiyacına göre çalışma devrini otomatik olarak ayarlayarak enerji verimliliğine ve sessiz çalışmaya katkı sağlıyor. 45 kW’a kadar ısıtma kapasitesi seçeneği sunan Duotec, küçük yaşam alanlarından geniş metrekareli yapılara kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor. Ayrıca ısıtma ve kullanım suyu devrelerindeki donma koruması özelliğiyle dikkat çekiyor. Serideki Duotec Compact modeli ise kompakt tasarımı sayesinde yaşam alanında daha az yer kaplıyor.

Kullanıcı Dostu ve Kompakt Tasarım

Lunatec Kombi serisi de tam yoğuşma teknolojisi ve A sınıfı enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Yüzde 94’e varan mevsimsel ısıtma verimliliğine sahip seri, enerji kullanımının verimli şekilde yönetilmesini destekliyor.

Yüzde 20’ye kadar hidrojen karışımıyla çalışmaya uyumlu olan Lunatec, farklı enerji seçeneklerine uyum sağlayacak şekilde geliştirildi. Özel tasarımlı susturucusu ve izolasyonu, cihazın daha düşük ses seviyesinde çalışmasını destekliyor. Su ön ısıtma özelliği, musluk açıldığında sıcak suya daha kısa sürede ulaşılmasına yardımcı oluyor. Paslanmaz silindirik çelik brülörü sayesinde doğal gaz, propan ve LPG ile kullanıma uyum sağlıyor. Kompakt boyutlarıyla yaşam alanında daha az yer kaplayan ürün, montaj ve bakım işlemlerini kolaylaştıracak şekilde tasarlandı. Modern tasarımı ve kullanıcı dostu kontrol paneli, günlük kullanımı pratikleştiriyor. BDR Platformu için geliştirilen bileşenlerin kullanıldığı Lunatec kombilerde tesisat su basıncı, dijital ekran üzerinden takip edilebiliyor. Lunatec 24, Lunatec 30 ve Lunatec 35 kW model seçenekleriyle farklı ısıtma ve sıcak su ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunan seri, modele göre, XL ve XXL sıcak su yük profilleriyle sıcak su konforunu destekliyor. 

Okumaya Devam Et

GENEL

Döveç’ten İskele’nin Geleceğine Değer Katan Yatırımlar

Yayınlandı

-

Akdeniz’in kendine özgü doğası, uzun sahil şeridi ve sakin yaşam ritmiyle öne çıkan İskele, son yıllarda konut yatırımlarının yanı sıra gelişen sosyal yaşamı ve turizm potansiyeliyle de dikkat çekiyor. Döveç Grup ise uzun yıllara dayanan bölge yatırımlarıyla, İskele’nin doğal karakteriyle uyumlu yaşam alanları geliştirerek bölgeye değer katıyor.

Kuzey Kıbrıs’ın doğu kıyısında yer alan İskele; denizle kurduğu güçlü bağ, Long Beach’in geniş kumsalları ve adanın kendine özgü sakin yaşam kültürüyle Kıbrıs’ın karakterini en doğal haliyle hissettiren bölgeler arasında yer alıyor. Uzun sahil şeridi, açık hava aktivitelerine olanak sağlayan alanları ve Akdeniz iklimi, bölgeyi hem yaşam hem de tatil açısından öne çıkarıyor.

İskele’nin sahip olduğu doğal güzellikler, gelişen sosyal olanaklar ve turizm potansiyeli, bölgeyi farklı yaşam beklentilerine hitap eden bir merkez haline getirirken, Döveç Grup da gerçekleştirdiği yatırımlarla bu yaşamın bir parçası oluyor. Grup, bölgenin kendine özgü yapısını gözeterek geliştirdiği projelerle konut, sosyal yaşam ve tatil deneyimini bir araya getiriyor.

İskele’de Döveç Yatırımlarıyla Yeni Yaşam Deneyimleri

Döveç Grup, İskele’de gerçekleştirdiği yatırımlarla bölgenin sunduğu yaşam potansiyelini modern mimari, sosyal olanaklar ve hizmet anlayışıyla buluşturuyor. Courtyard Platinum, Querencia, Four Seasons Life III ve D-Point gibi devam eden projelerin yanı sıra Courtyard Long Beach, La Isla Villas, Four Seasons Life ve Panorama gibi tamamlanan projeleriyle grup, bölgede uzun soluklu bir yatırım geçmişine sahip.

Döveç’in İskele’deki projelerinde konutun yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen alanlar ve farklı kullanım olanakları öne çıkıyor. Denize yakın konumlar, geniş peyzaj ve sosyal alanlar, yüzme havuzları, restoran ve kafeler, spor ve wellness olanakları Akdeniz’in doğal yaşam ritmini modern ve konforlu bir yaşam anlayışıyla bir araya getiriyor. Sosyal sorumluluk bilincini ve yerel kalkınma prensiplerini tüm süreçlerine entegre eden Döveç Grup, çevreye duyarlı, enerjiyi verimli kullanan ve geleceğin ihtiyaçlarına yanıt veren vizyonuyla İskele’nin bölgesel potansiyeline katkı sunuyor.

Döveç’in İskele’deki yatırımları, bölgenin doğal ve turistik potansiyelini gözeten bir anlayışla farklı yaşam ve konaklama alternatifleri sunuyor. Böylece grubun 35 yılı aşkın deneyimi, Kıbrıs’ın Akdeniz’le iç içe yaşam kültürü ve İskele’nin kendine özgü atmosferiyle buluşuyor.

“İskele’ye Yaptığımız Her Yatırımda Uzun Vadeli Değer Yaratmayı Önemsiyoruz”

Döveç Grup Yönetim Kurulu Üyesi Burçin Döveç, İskele’deki yatırımlarına ilişkin değerlendirmesinde, Bizim için İskele, yalnızca projeler geliştirdiğimiz bir bölge değil; 35 yılı aşkın süredir Kuzey Kıbrıs’a duyduğumuz sorumluluğun önemli bir parçası. Bölgenin kendine özgü doğasını, yaşam kültürünü ve sahip olduğu potansiyeli gözeterek gerçekleştirdiğimiz her yatırımda uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. İskele’ye kazandırdığımız projelerle yalnızca nitelikli yaşam alanları sunmayı değil, sosyal yaşamı destekleyen, çevresel hassasiyetleri gözeten ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir anlayışı da ortaya koymayı amaçlıyoruz. Yaptığımız her yatırımın hem bölgede yaşayanlara hem de İskele’nin sunduğu yaşam deneyimini tercih edenlere kalıcı bir değer sağlamasına önem veriyor, Kuzey Kıbrıs’ın potansiyeline duyduğumuz inançla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. dedi.

Döveç Grup’un İskele’deki yatırımları, grubun Kuzey Kıbrıs genelindeki 35 yılı aşkın deneyiminin önemli bir parçasını oluşturuyor. Gayrimenkul ve inşaatın yanı sıra turizm, eğitim, enerji, yazılım ve otomotiv olmak üzere 7 farklı sektörde faaliyet gösteren grup; Akdeniz’in doğal dokusuyla uyumlu mimari yaklaşımı, sosyal yaşam alanları ve farklı ihtiyaçlara cevap veren proje anlayışıyla öne çıkıyor. Bölgenin doğal ve turistik potansiyelini gözeten yatırımlarıyla İskele’de farklı yaşam ve konaklama alternatiflerinin oluşmasına katkı sağlayan Döveç Grup, bölgeye yönelik uzun vadeli yatırım yaklaşımını sürdürüyor.

Kuzey Kıbrıs’ta farklı yaşam beklentilerine yönelik projeler geliştirmeye devam eden Döveç Grup’un güncel yatırımları, projeleri ve yaşam alanlarına ilişkin detaylara resmi web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Döveç’in projelerini ve Kuzey Kıbrıs’taki yatırım yolculuğunu daha yakından keşfetmek için resmi web sitesi dovecgroup.com’u ziyaret edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

GENEL

Schneider Electric, Abu Dhabi’de düzenlenen Innovation Summit Orta Doğu ve Afrika 2026’yı tamamladı, BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması’nı yayımladı

Yayınlandı

-

 

  • Schneider Electricin amiral gemisi niteliğindeki zirvesi, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ekonomi Bakanı ve Fransanın BAE Büyükelçisi ile 3.000’i aşkın enerji profesyonelini bir araya getirdi.
  • Zirvede yayımlanan yeni BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması, ülkedeki üreticilerin yapay zekâyı benimseme konusunda küresel ölçekteki benzerlerinin önünde olduğunu ortaya koydu.
  • Zirvedeki tartışmalar, dayanıklılık ve rekabet gücünün temel itici unsurları olarak enerji, yapay zekâ ve yazılımın giderek daha fazla bütünleştiğine dikkat çekti.
 

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, kamu temsilcileri, sektör analistleri, müşteriler, iş ortakları, öğrenciler ve basın mensuplarının da aralarında bulunduğu 3.000’i aşkın katılımcıyı bir araya getiren Innovation Summit Orta Doğu ve Afrika etkinliğini Abu Dhabide tamamladı. Zirvede, enerji, yapay zekâ ve endüstriyel yazılımın bütünleşmesinin bölgenin geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiği ele alındı. Şirket ayrıca zirve kapsamında, ülkenin endüstriyel yapay zekâyı benimseme ve üreticilerin bu teknolojiye duyduğu güven alanlarında güçlenen liderliğini ortaya koyan BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması’nı yayımladı.

Enerji Teknolojileriyle Zekâya ve Dayanıklılığa Güç Katmak” temasıyla düzenlenen iki günlük zirve, enerji dönüşümünde giderek belirginleşen bir değişime odaklandı. Bu değişim, enerji arzını karbonsuzlaştırmanın ötesine geçerek yapay zekâ odaklı ekonomik büyümeyi destekleyebilecek akıllı, bağlantılı ve dayanıklı sistemler kurmayı esas alıyor.

Bu değişim, hızlı kentleşme, sanayide büyüme ve hızlanan dijitalleşmenin yeni altyapı ihtiyaçları doğurduğu Orta Doğu ve Afrikayı yeniden şekillendiren daha geniş eğilimleri yansıtıyor. Bölge genelinde kamu ve özel sektör; dayanıklılığı, rekabet gücünü ve enerji güvenliğini artırmak amacıyla temiz enerjiye, elektrik şebekelerinin modernizasyonuna, yapay zekâya, veri merkezlerine ve endüstriyel teknolojilere yatırım yapıyor. Bunun sonucunda enerji, yazılım ve yapay zekânın bütünleşmesi, ekonomilerin büyümesinde ve kritik altyapıların gelişiminde giderek daha merkezi bir rol üstleniyor.

Schneider Electric CEOsu Olivier Blum, şunları söyledi: Yapay zekânın fiziksel ekonominin ayrılmaz bir parçası haline geldiği bir Zekâ Çağı’na giriyoruz. Yapay zekâ dijital olabilir ancak elektrikle çalışıyor ve onu destekleyen fiziksel sistemlere dayanıyor. Enerji teknolojisi iş ortağı olarak müşterilerimizin veri, yazılım, yapay zekâ ve otomasyon aracılığıyla enerji ve operasyonlarını birbirine bağlamasına yardımcı oluyor, zekâyı eyleme dönüştürerek performanslarını, dayanıklılıklarını ve rekabet güçlerini artırmalarını sağlıyoruz. Bu dönüşümün boyutu, kamu ve özel sektörün endüstriyel dönüşümü ve uzun vadeli büyümeyi desteklemek için enerji ve dijital altyapıya yatırım yaptığı Orta Doğu ve Afrikada özellikle belirgin biçimde görülüyor.”

Zirve kapsamında BAE Ekonomi ve Turizm Bakanlığı ile Schneider Electric, NEST Hızlandırma Programı’nın başlatılmasına yönelik bir anlaşma imzaladı. 12 haftalık program, Orta Doğu ve Afrika genelinde enerji teknolojileri, endüstriyel teknolojiler ve kurumsal yapay zekâ alanlarında faaliyet gösteren, yüksek potansiyele sahip erken aşama girişimleri hedefliyor. Hem Schneider Electricin stratejik öncelikleriyle hem de BAEnin geleceğin ekonomisine yönelik gündemiyle örtüşen bu sektörlere odaklanan program, Schneider Electricin gözetiminde, alanında uzman bir üçüncü taraf hızlandırıcı kuruluş tarafından yürütülecek.

BAEdeki üreticiler endüstriyel yapay zekâda daha hızlı ilerliyor

Schneider Electric, zirveyle eş zamanlı olarak, yiyecek ve içecek üreticilerine odaklanan 2026 Hızlı Tüketim Ürünleri Sektöründe Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması: BAE başlıklı çalışmasını yayımladı. Araştırma, BAEdeki üreticilerin endüstriyel yapay zekâyı küresel ortalamadan daha hızlı benimsediğini ortaya koydu:

  • Üreticilerin %23’ü, yapay zekâyı şimdiden operasyonlarının temel bir parçası olarak görüyor. Bu oran küresel ölçekte %16,3 düzeyinde.
  • %59u, yapay zekânın 2030 yılına kadar kuruluşlarında köklü bir dönüşüm yaratmasını bekliyor. Küresel ölçekte bu oran %42,2.
  • %38i, yapay zekâ uygulamaları yaygınlaştıkça siber güvenliği en önemli önceliklerden biri olarak tanımlıyor.

Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Walid Sheta, şu değerlendirmede bulundu: Endüstriyel yapay zekâ, deneme aşamasından uygulamaya geçiyor. BAEyi farklı kılan, yalnızca bu teknolojiyi benimseme hızı değil; üreticilerin yapay zekânın üretkenliği, verimliliği ve dayanıklılığı artırma potansiyeline duyduğu güven. Bir sonraki aşamada aşılması gereken temel zorluk, bu uygulamaların güvenli, ölçeklenebilir ve ölçülebilir iş sonuçları üretebilir olmasını sağlamak.”

Enerji, yapay zekâ ve altyapı bütünleşiyor

Zirve boyunca konuşmacılar ve katılımcılar, enerji sistemlerinin giderek daha bağlantılı hale gelen geleceğini dört ana tema çerçevesinde ele aldı:

  • Yapay zekâ destekli enerji ve endüstriyel operasyonlar
  • Elektrik şebekelerinin modernizasyonu ve elektrifikasyon
  • Kritik altyapı olarak veri merkezleri
  • Dijital dayanıklılığın temeli olarak siber güvenlik

Oturumlarda, kuruluşların operasyonel verimliliği artırmak, endüstriyel performansı güçlendirmek, enerji kullanımını optimize etmek ve bölgedeki dijital altyapının hızla genişlemesini desteklemek için yapay zekâdan nasıl yararlandığı incelendi.

Schneider Electric yöneticileri, sektör uzmanları, müşteriler ve iş ortaklarının katıldığı ana konuşma ve tartışmalarda; yazılım tanımlı enerji sistemleri, endüstriyel zekâ, elektrifikasyon, yapay zekâya hazır altyapılar ve büyümenin bir sonraki aşamasını desteklemek için iş gücünün ihtiyaç duyacağı yetkinlikler ele alındı.

Abu Dhabi, enerjide yeni dönemin merkezinde

Zirve, Fransa’nın BAE nezdindeki Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Marie Audouard’ın katılımıyla, BAE Ekonomi ve Turizm Bakanı Abdulla bin Touq Al Marrinin açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Walid Sheta ve Schneider Electric Körfez Bölgesi Başkanı Amel Chadli karşılama konuşmalarını yaptı.

Schneider Electric CEOsu Olivier Blum, Enerji Yönetiminden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Frederic Godemel, Proses Otomasyonundan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Hany Fouda, Güvenli Güçten Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Manish Kumar, Yazılım ve Hizmetlerden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Pankaj Sharma ve Schneider Digitalden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Başkanı Peter Weckesserin de aralarında bulunduğu üst düzey yöneticiler; daha akıllı, verimli ve dayanıklı enerji sistemleri kurmaya yönelik stratejileri görüşmek üzere müşteriler, iş ortakları ve sektör liderleriyle bir araya geldi.

Etkinliğin öne çıkan unsurlarından biri, şirketin ilk kez tanıttığı 3.000 metrekarelik İnovasyon Merkezi oldu. Merkezde, tasarım ve inşaattan işletme ve bakıma kadar altyapının tüm yaşam döngüsünü kapsayan teknolojiler sergilendi. Ziyaretçiler ayrıca Schneider Electricin Data Cube platformunun yanı sıra yapay zekâ destekli operasyonlar, akıllı binalar, sürdürülebilir veri merkezleri, endüstriyel otomasyon, su teknolojileri, mobilite ve siber güvenlik alanlarındaki çeşitli yeniliklerin uygulamalı gösterimlerini deneyimledi.

Enerji, yapay zekâ, üretim ve dijital altyapıya yönelik yatırımlar hız kazanırken, etkinlik boyunca yapılan değerlendirmelerde ortak bir görüş öne çıktı: Gelecekte rekabet gücü, kuruluşların elektrifikasyon, otomasyon, yazılım ve yapay zekâyı ne kadar etkin biçimde bir araya getirebildiğine giderek daha fazla bağlı olacak.

Zirvenin kapanışında Schneider Electric, Orta Doğu ve Afrika genelinde akıllı, dayanıklı ve sürdürülebilir altyapıların hayata geçirilmesini hızlandırmak için kamu, müşteriler ve iş ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü yineledi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye