İKLİM ENDEKSİ YAYINLANDI: Dünya ilerleme kaydediyor, Türkiye yerinde sayıyor, ABD ve diğer petrol devletleri değişime direniyor  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İKLİM ENDEKSİ YAYINLANDI: Dünya ilerleme kaydediyor, Türkiye yerinde sayıyor, ABD ve diğer petrol devletleri değişime direniyor 

Yayınlandı

-

Germanwatch, NewClimate Institute ve Uluslararası İklim Eylem Ağı (CAN International), İklim Değişikliği Performans Endeksi’nin (Climate Change Performance Index – CCPI 2026) 21. sayısı yayınladı. Raporda öne çıkanlar: 

  • Danimarka zirvede kalırken, onu Birleşik Krallık ve Fas izliyor.
  • Türkiye, 10 yıldır düşük performans gösteriyor.
  • Petrol devletleri son sıralarda: Suudi Arabistan, İran ve ABD 
  • Birçok G20 ülkesinde dinamikler hala güçlü değil. 

Paris İklim Anlaşması’nın üzerinden on yıl geçti; ilerleme artık açıkça görülüyor. Küresel kişi başına emisyonlar düşüyor, yenilenebilir enerji hızla artıyor ve 100’den fazla ülkenin net sıfır emisyon hedefi var ancak dönüşüm Paris İklim Anlaşması’nın hedeflerine ulaşmak için hala çok yavaş.

Uluslararası İklim Eylem Ağı (CAN International), Germanwatch ve NewClimate Enstitüsü tarafından bugün yayınlanan İklim Değişikliği Performans Endeksi (Climate Change Performance Index – CCPI), bu çelişkili tabloyu ortaya koyuyor. Önceki yıllarda olduğu gibi, endeksin ilk üç sırası boş kaldı. Ülkelerin, Paris İklim Anlaşması’nın insanlık için kritik eşik olarak kabul ettiği 1,5 derece sıcaklık sınırını aşmamak için iklim eylemlerini hızlandırması gerekiyor. Danimarka, 4. sıradaki yeriyle, listede en üst sıradaki ülke olmaya devam ediyor. İklim politikasında birinci sırada yer alan Danimarka, yenilenebilir enerji alanında çok yüksek puan alan üç ülkeden biri ve açık deniz (offshore) enerji yatırımlarında lider konumda. 

Danimarka’yı, geçen yıla göre bir sıra yükselerek 5. sıraya yerleşen Birleşik Krallık izliyor. Kömür kullanımını geçen yıl tamamen sonlandıran Birleşik Krallık’ta, ülkenin yıllardır sürdürdüğü iklim politikası çabalarının meyvesini verdiği görülüyor. Ancak, özellikle yenilenebilir enerjideki “düşük” performansı göz önünde bulundurulduğunda hala bazı eksikliklerin olduğu ortada. Fas (6. sırada), yenilenebilir enerji hariç tüm kategorilerde “iyi” performans gösteriyor. Ülkede kişi başına düşen emisyonlar hala çok düşük. Bununla birlikte toplu taşımaya yaptığı büyük yatırımların yanı sıra 2035 için açıkladığı yeni iklim hedefi kayda değer. 

CCPI çalışmasının yazarlarından Niklas Höhne (NewClimate Institute) şunları söyledi: “Henüz genel olarak iklim değişikliği ile mücadele konusunda çok iyi performans gösteren bir ülke olduğunu söyleyemesek de bazı kategorilerde iddialı performans gösteren öncüler var. Örneğin Pakistan, kişi başına düşen çok düşük rakamları sayesinde emisyon ve enerji tüketimi açısından sürpriz bir oyuncu. Önceki yıllarda olduğu gibi, Norveç, Danimarka ve İsveç yenilenebilir enerji alanında standartları belirliyor.”

Buna karşılık, sıralamada kötü performans gösteren ülkeler de var. Endekste son üç sırada yer alan ülkeler Suudi Arabistan (67.sırada), İran (66.sırada) ve ABD (65.sırada). CCPI çalışmasının yazarlarından Thea Uhlich (Germanwatch): “ABD özellikle dikkat çekici bir düşüş yaşadı ve genel sıralamada Rusya’nın hemen arkasında, sondan üçüncü sıraya geriledi. En büyük petrol ve gaz üreticisi bu ülkeler neredeyse birbirleriyle rekabet halindeler ve fosil yakıtları bir iş modeli olarak sürdürmeye niyetliler. Bu da geleceğin ekonomisine dair fırsatları kaçırdıkları anlamına geliyor“ diye konuştu. 

AB Yeterince İyi Değil 

AB açısından endeksi değerlendiren Avrupa İklim Eylem Ağı İklim Politikaları Bölüm Müdürü Sven Hareling ise: “Avrupa Birliği’nin bu yılki İklim Değişikliği Performans Endeksi’nde 3 sıra birden gerilemesi açık bir uyarı. Avrupa’daki bazı siyasi çevrelerin, AB’nin 2030 emisyon azaltım hedeflerine nasıl ulaşılacağına dair net bir strateji ortaya koymadan, mevcut iklim ve çevre düzenlemelerini zayıflatmaya yönelik ideolojik ve yanlış yönlendirilmiş çabaları, insanların iklim krizine karşı dayanıklılığını tehdit ediyor. Bu yaklaşım aynı zamanda, toplumsal açıdan adil bir iklim eyleminin geciktiği bir dönemde, belirsizlikle, yatırım ortamına da zarar veriyor. AB’nin kararının geç onaylanması nedeniyle, CCPI analizi 2040 için belirlenen yüzde 90 net emisyon azaltım hedefine ilişkin anlaşmaları hesaba katmıyor; ancak bu hedefteki önemli açıklar sebebiyle, bunun gelecekteki sıralamalarda ne anlama geleceği bugün için belirsizliğini koruyor” açıklamasını yaptı.

Türkiye Yerinde Sayıyor

Türkiye’nin performansını değerlendiren Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz: “Türkiye, CCPI’da yerinde sayan bir ülke. On yıldır endeksteki yeri “düşük” veya “çok düşük” performans gösteren ülke grupları içinde. Bu sene 52. sıradaki Türkiye, sera gazı salımları ve enerji kullanımı kategorilerinde “düşük”, iklim politikası kategorisinde “çok düşük”, yüksek potansiyeline rağmen yenilenebilir enerji kategorisinde bile “orta” düzeyde performans gösteriyor. Bu sıralama şaşırtıcı değil çünkü 2035’e kadar emisyonlarını artırmayı öngördüğü bir iklim hedefi sundu ve kömürlü termik santrallere devlet teşviki sağlamayı planlıyor” dedi. 

G20 ülkeleri: Sadece 1 Ülke ‘İyi’, 10 Ülke ‘Çok Zayıf’ 

”Dünya çapında yenilenebilir enerji ve elektrifikasyon açısından olumlu bir ivme var. Ancak, büyük emisyon kaynağı olan G20 ülkeleri arasında endişe verici bir tablo görüyoruz: sadece 1 ülke “yüksek” performans gösteren grupta, 10 ülke ise “çok düşük” kategorisinde yer alıyor” diyor Germanwatch’tan Thea Uhlich. 

G20 ülkeleri, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 75’inden sorumlu ve özel bir sorumlulukları olmasına rağmen, sıralamada sadece bir G20 ülkesi, Birleşik Krallık, “yüksek” puan alıyor. Özellikle endişe verici olan ise, on G20 ülkesinin hala “çok düşük” (Türkiye, Çin, Avustralya, Japonya, Arjantin, Kanada, Kore, Rusya, ABD, Suudi Arabistan) ardından Güney Afrika, Endonezya ve İtalya’nın düşük kategoride olarak sınıflandırılması.  

En büyük emisyon kaynağı olan Çin (54. sırada), bir basamak yükseldi. İlk “elektro-devlet” olma yolundaki gelişmelere rağmen, hala çok düşük puan alıyor. Çin, sadece iklim politikası alanında “yüksek” performans gösteriyor. 2025’in ilk çeyreğinde Çin’in emisyonlarının düşüş göstermesi, emisyonlarının zirveye ulaştığına dair bir işaret olabilir. Elektrikli araç, batarya ve yenilenebilir enerjide ciddi bir büyüme yaşanmasına ve ülkenin nispeten iddialı bir iklim hedefi açıklamasına rağmen aynı zamanda fosil yakıt üretimini de artırıyor. Çin için belirleyici olan, yenilenebilir enerji ve e-mobilitenin fosil yakıtlardan çıkışla birlikte ilerlemesi.

En büyük emisyon kaynağı ülkelerden biri olan Hindistan (23. sırada), bu yılki sıralamada en fazla gerileyen ülkelerden biri olarak “orta” düzeyde performans kategorisine girdi. 

CCPI çalışmasının yazarlarından Jan Burck (Germanwatch): “Sıralamadaki düşüş, bir dizi faktörün birleşiminden kaynaklanıyor. Hindistan, son yıllarda emisyonların istikrarlı bir şekilde artması nedeniyle emisyon eğilimleri açısından son sırada yer alıyor. Aynı zamanda, enerji tüketimi de artıyor. Hindistan, kömür kullanımını aşamalı olarak sonlandırma planı veya somut bir sonlandırma tarihi olmaması nedeniyle iklim politikası kategorisinde de düştü. Yeni kömür santrallerinin inşasını durdurur ve yenilenebilir enerji yatırımlarında umut verici eğilimi sürdürürse, Hindistan gelecek yıl yine çok daha iyi bir sıralama elde edebilir” diye konuştu.  

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yıldız Entegre, Intermob 2026’da “Renklerin ve Dokuların Ritmi”ni Tasarım Deneyimine Dönüştürdü

Yayınlandı

-

 

Orman ürünleri sektörünün öncü markalarından Yıldız Entegre, 17–20 Eylül tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Intermob 2026’da yeni ürünlerini “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımıyla kurgulanan bütünsel bir tasarım deneyimiyle buluşturdu. “Görsel Partisyon” seçkisinin altı yeni dekorunun yanı sıra yeni parke ve kapı ürünleri; doğadan ilham alan stant mimarisi, enstalasyonlar, etkileşimli tasarım alanları ve Ece Yalım iş birliğiyle birlikte sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu.

 

Yıldız Entegre, Intermob 2026’da dört gün boyunca mimarları, iç mimarları, tasarımcıları, mobilya üreticilerini ve iş ortaklarını standında ağırladı. “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımıyla kurgulanan stant, ürünleri sergilemenin ötesine geçerek ziyaretçileri renk, doku ve yüzeyler arasındaki farklı birliktelikleri keşfetmeye davet eden bir tasarım deneyimi sundu.

Renklerin ve dokuların ritmi standın her noktasına yayıldı

Yıldız Entegre’nin Intermob 2026 için geliştirdiği “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımı, ürünlerden stant mimarisine, enstalasyonlardan seslere ve ikramlara kadar ziyaretçinin farklı temas noktalarına yayıldı. Doğadan ilhamla tasarlanan stant mimarisi; toprak, gökyüzü, deniz ve çiçeklerden beslenen enstalasyonlarla şekillendi. Enstalasyon alanlarında kullanılan doğa sesleri, görsel ve işitsel unsurları bir araya getirerek koleksiyonun ilham kaynağını mekânsal bir deneyime taşıdı. Konseptle uyumlu olarak hazırlanan ikram ve içecek seçkisi de bu bütünlüğün bir parçası olarak ziyaretçilere sunuldu.

Görsel Partisyon ile altı yeni dekor

Fuarın odak noktasını, Yıldız Entegre’nin panel kategorisinde sunduğu altı yeni renk ve desenden oluşan “Görsel Partisyon” seçkisi oluşturdu.

Doğada bir arada var olan uyum ve kontrastlardan ilham alan seçkide; Keten Chevron, Salda Bej, Kristal Oniks, Aura Mermer, Doruk Mermer ve Vero Ceviz dekorları yer aldı. Her biri kendine özgü bir karakter taşıyan yeni dekorlar, mevcut yüzeylerle kurdukları farklı birlikteliklerle tasarımcılara yeni kombinasyon ve uygulama olanakları sunuyor.

Keten Chevron ve Salda Bej’in doğal ve sakin karakteri; Kristal Oniks ve Aura Mermer’in dengeli birliktelikleri; Doruk Mermer ve Vero Ceviz’in güçlü etkisi, farklı malzeme ve yüzeylerle bir araya gelerek tasarımda farklı ritimler oluşturmanın mümkün olduğunu ortaya koydu.

 

Yeni parke ve kapı çözümleri de Intermob’da tanıtıldı

Yıldız Entegre, panel kategorisinin yanı sıra zemin ve kapı alanındaki yeniliklerini de Intermob 2026’da sektör profesyonelleriyle buluşturdu.

Laminat parke kategorisindeki VarioClic ve TerraClick markalarının Aqua Special, Exclusive 5G, Standard ve 4V koleksiyonlarına eklenen Renzo, Terrano, Saros, Akyaka, Ayvalık, Likya ve Sonora dekorları; estetik özellikleri ve farklı mekânlara uyum sağlayan tasarımlarıyla ziyaretçilere sunuldu.

Kapı kategorisinde ise Variodor Mono Lake Kapı Koleksiyonu öne çıktı. Modern tasarım çizgisi, ipek mat lake yüzey kalitesi ile insan ve çevre dostu özellikleri bir araya getiren koleksiyon, Yıldız Entegre’nin kapı kategorisindeki yenilikçi yaklaşımını fuara taşıdı.

Ece Yalım’ın “Polifoni – Nature’s Whisper” tasarımı Yıldız Entegre ile buluştu

Yıldız Entegre, Intermob 2026 kapsamında iç mimari ve tasarım dünyasının önde gelen isimlerinden Ece Yalım ile özel bir tasarım iş birliğine de imza attı. Ece Yalım’ın doğadan ilham alan “Polifoni – Nature’s Whisper” yaklaşımı, Yıldız Entegre’nin “Renklerin ve Dokuların Ritmi” konseptiyle buluştu. Farklı renk ve motiflerin bir aradalığından beslenen ve Yıldız Entegre için özel olarak geliştirilen Polifoni deseni, standın farklı noktalarında kullanılarak koleksiyon hikâyesinin tamamlayıcı unsurlarından biri oldu.

İş birliği yalnızca stant alanıyla sınırlı kalmadı. Polifoni deseniyle tasarlanan kadın fularları, erkek cep mendilleri ve defterler Yıldız Entegre’nin özel misafirlerine sunulurken; desenin detayları fuar ekibinin kıyafetlerinde de kullanılarak konseptin farklı temas noktalarına taşınması sağlandı.

Ziyaretçiler kendi tasarım ritimlerini oluşturdu

Yıldız Entegre standında oluşturulan etkileşimli alanlar, ziyaretçileri ürünleri yalnızca incelemeye değil, farklı renk ve yüzeyleri bir araya getirerek kendi yorumlarını oluşturmaya davet etti. Mimar, iç mimar ve tasarımcılar için hazırlanan “Tasarım Kiti”, altı yeni panel dekorunun yanı sıra tamamlayıcı renk ve yüzeylerden oluşan kesitleri bir araya getirdi. Böylece tasarım profesyonellerine farklı malzeme birlikteliklerini kendi projeleri için deneyebilecekleri pratik bir araç sunuldu.

Standın merkezinde yer alan geniş moodboard masası ise ziyaretçilere farklı numuneleri özgürce bir araya getirerek kendi malzeme tasarım kurguları oluşturma imkânı verdi. Renklerin, desenlerin ve dokuların farklı birlikteliklerini deneyimleyen katılımcılar, Yıldız Entegre’nin yüzey dünyasını kendi tasarım yorumlarıyla buluşturdu.

Böylece “Renklerin ve Dokuların Ritmi”, Intermob 2026’da yalnızca bir koleksiyon anlatısı olarak değil; üründen mekâna, sesten tasarıma ve ziyaretçi etkileşimine uzanan bütünsel bir deneyim olarak hayat buldu.

Okumaya Devam Et

GENEL

FLOKSER KİMYA’DAN ZEMİN KAPLAMALARINDA PERFORMANSIN ANAHTARI ÜRÜN: FLK 1100

Yayınlandı

-

Üstün teknik özelliklere sahip ürünleriyle sektörün ihtiyaçlarına cevap veren Flokser Kimya’nın beton ve mineral esaslı yüzeyler için geliştirdiği FLK 1100, solventsiz ve epoksi esaslı yapısı, düşük viskozitesi ve yüksek yüzey penetrasyonu ile zemin kaplama sistemlerinin performansını güçlendiren güvenilir bir astar çözümü sunuyor.

Poliüretan sistemleri ve farklı endüstriyel uygulamalara yönelik çözümleriyle faaliyet gösteren Flokser Kimya, zemin kaplama sistemlerinde yüzey hazırlığının önemine yönelik geliştirdiği FLK 1100 ile beton ve mineral esaslı yüzeyler için güçlü bir temel katman sunuyor. Epoksi esaslı, solventsiz saf astar olarak geliştirilen FLK 1100, düşük viskozitesi sayesinde yüzeyin gözeneklerine etkin biçimde nüfuz ederek devam katlarının yüzeye tutunmasını destekliyor. Ürün; epoksi, poliüretan ve poliüre esaslı zemin sistemlerinden önce kullanılabiliyor.

Zemin Sistemlerinin Performansını Destekliyor

Zemin kaplama sistemlerinin uzun ömürlü ve yüksek performanslı olması, son kat kaplamanın özelliklerinin yanı sıra zeminin doğru şekilde hazırlanmasına da bağlı bulunuyor. FLK 1100, beton yüzey ile üst kaplama arasında aderansı artıran bir ara katman görevi görüyor. Yüzeyin gözeneklerine nüfuz ederek sağlamlaşmasına katkıda bulunan ürün, sonraki katmanların yüzeye daha iyi tutunmasını destekliyor.

Ürünün geliştirme sürecinde farklı zemin kaplama sistemleriyle uyumluluk, yapışma ve kopma dayanımı gibi performans kriterleri birlikte ele alındı. Ar-Ge çalışmalarında laboratuvar testlerinin yanı sıra gerçek saha koşulları da dikkate alınarak uygulama kolaylığı ve kaplama sisteminin bütünlüğü gözetildi.

Solventsiz Formülasyonuyla Uygulama Avantajı

Epoksi esaslı ve yüksek katı madde oranına sahip FLK 1100, solvent içermeyen formülasyonu sayesinde uygulama sırasında koku ve uçucu bileşenler açısından avantaj sağlıyor. Düşük viskozitesi ürünün yüzeye nüfuz etmesini kolaylaştırırken, beton yüzeylerde tozuma oluşumunun önlenmesine katkıda bulunuyor. Bu özellikleriyle FLK 1100, yüzey hazırlığından sonraki kaplama katmanlarının performansına kadar uzanan süreçte işlevsel bir çözüm sunuyor.

Farklı Zemin Sistemleriyle Uyumlu

FLK 1100, beton ve mineral esaslı yüzeylerde endüstriyel zemin kaplama sistemleri öncesinde uygulanabiliyor. Epoksi, poliüretan ve poliüre esaslı sistemlerle uyumluluğu, ürünü farklı uygulama ihtiyaçlarına yönelik kullanılabilir hale getiriyor. Üretim tesisleri, depolar, otoparklar ve dayanıklı zemin kaplamalarının tercih edildiği teknik alanlarda kullanılabilen ürün, yüzey hazırlığına yönelik çözüm sunuyor.

Yüzey penetrasyonu, solventsiz formülasyonu, yüksek katı madde oranı ve farklı kaplama sistemleriyle uyumluluğuyla öne çıkan FLK 1100, aderans kaynaklı erken dönem kaplama problemlerinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Böylece bakım, onarım ve yeniden uygulama ihtiyacının düşürülmesini destekleyerek zemin kaplama sistemlerinin kullanım ömrüne katkıda bulunuyor.

Dayanıklı Zemin Çözümlerinde Temel Katman

Zemin kaplama sistemlerinde son katın performansı kadar, yüzeyle doğrudan temas eden ilk katmanın doğru seçilmesi de önem taşıyor. Flokser Kimya’nın sistem yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen FLK 1100, beton yüzey ile yüksek performanslı kaplama sistemleri arasında bağlantı sağlayan bir temel katman olarak konumlanıyor. Doğru yüzey hazırlığı ve uygun uygulama koşullarıyla birlikte kullanıldığında ürün, dayanıklı ve uzun ömürlü zemin çözümlerinin performansını destekliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Komatsu’dan Marubeni Dağıtım ve Servis’e Büyük Ödül 

Yayınlandı

-

 

Marubeni Dağıtım ve Servis, 2025 yılında satışı gerçekleştirilen makinelerde ulaştığı en yüksek bakım sözleşmesi oranıyla Komatsu tarafından verilen prestijli Gold Award ödülüne layık görüldü. Bu başarı, şirketin satış sonrası hizmetlerdeki güçlü performansını ve müşterileriyle kurduğu uzun vadeli iş ortaklıklarını uluslararası ölçekte tescilledi.

Komatsu, satış sonrası hizmetlerdeki üstün performansı nedeniyle Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan distribütörü Marubeni Dağıtım ve Servis’i prestijli Gold Award ile ödüllendirdi. Şirket, Avrupa bölgesindeki Komatsu distribütörleri arasında 2025 yılında satışı gerçekleştirilen makinelerde elde ettiği bakım sözleşmesi penetrasyonu ile bu başarıya ulaşırken, iş ortaklarına sunduğu katma değer odaklı hizmet anlayışını ve uzun soluklu iş ortaklıklarını uluslararası düzeyde bir kez daha kanıtladı. İtalya’da düzenlenen Komatsu Avrupa Distribütörler Toplantısı’nda açıklanan sonuçlara göre Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand, ödülü Komatsu Avrupa Kıdemli Genel Müdürü Paolo Coracina’dan teslim aldı. 

Burçak Birand: “Bu ödül iş ortaklarımızın bize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir”

Ödülü teslim alan Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand; “Bu ödül, elde ettiğimiz yüksek bakım sözleşmesi oranı ve bakım anlaşması adedine ek olarak, iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun soluklu ilişkilerin ve satış sonrası hizmetlerde sürdürdüğümüz istikrarlı yaklaşımın somut bir göstergesidir. Komatsu’nun global standartlarını Türkiye’de başarıyla uygularken iş ortaklarımızın operasyonlarını daha verimli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Bakım sözleşmelerimizi, makinelerin performansını koruyan bir hizmetten çok daha fazlası olarak görüyor; müşterilerimizin iş sonuçlarına doğrudan katkı sağlayan bir değer olarak konumlandırıyoruz. Avrupa’daki birçok güçlü distribütör arasında bu ödüle layık görülmek ise ekibimizin özverili çalışmalarının ve iş ortaklarımızın bize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir” dedi.

Müşteri odaklı yaklaşım uluslararası başarı getirdi

Marubeni Dağıtım ve Servis’in Gold Award ödülüne uzanan başarısının temelinde, iş ortaklarının operasyonlarına değer katmayı merkeze alan satış sonrası hizmet anlayışı bulunuyor. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’da Komatsu markasını başarıyla temsil eden şirket; yaygın servis ağı, uzman teknik ekibi ve hızlı müdahale kabiliyetiyle makinelerin yaşam döngüsü boyunca iş ortaklarının  yanında yer alıyor.

Marubeni Dağıtım ve Servis, bakım sözleşmelerini yalnızca bir servis hizmeti olarak değil, iş ortaklarının operasyonel sürekliliğini güvence altına alan stratejik bir çözüm olarak konumlandırıyor. Bu kapsamda sunulan hizmetler sayesinde makinelerin performansı korunurken, plansız duruşların önüne geçilmesi, bakım maliyetlerinin öngörülebilir hale gelmesi ve ekipman ömrünün uzatılması hedefleniyor. 

Komatsu’nun global müşteri destek programlarının bir parçası olan bakım sözleşmeleri; periyodik bakımların eğitimli teknisyenler tarafından, orijinal yedek parçalar ve üretici standartlarına uygun süreçlerle gerçekleştirilmesini sağlıyor. KOMTRAX uydu takip sisteminin sunduğu verilerden yararlanılarak bakım planlamalarının proaktif şekilde yönetilmesi ise iş ortaklarının makinelerinden maksimum verim elde etmelerine katkı sağlıyor.

 

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye