İHLAS HOLDİNG İNŞAAT GRUBU’NDAN BİZİM EVLER’DE EV SAHİBİ YAPACAK KAMPANYA - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İHLAS HOLDİNG İNŞAAT GRUBU’NDAN BİZİM EVLER’DE EV SAHİBİ YAPACAK KAMPANYA

Yayınlandı

-

“HEMEN TESLİM DAİRELERDE 48 AY TAKSİT İMKANI”

Bizim Evler 9, 10 ve 11 projelerinde geçerli

Bugüne kadar binlerce aileyi ev sahibi yapan ve İstanbul’da değeri her geçen gün yükselen Ispartakule’nin en büyük yatırımcısı olan İhlas Holding İnşaat Grubu, yeni kampanyasıyla ev almak isteyenlere eşsiz bir fırsat sunuyor. Hemen teslim avantajına sahip Bizim Evler 9 ve Bizim Evler 10 projeleriyle birlikte yapımı devam eden Bizim Evler 11’de geçerli kampanyayla 48 ay taksitle ev alma imkanı sunuluyor.

İstanbul’da değeri her geçen gün yükselen ve sağlam zemine sahip Ispartakule’nin en büyük yatırımcısı İhlas Holding İnşaat Grubu, yeni hazırladığı kampanyayla konut almak isteyenlere cazip ödeme imkanı sunuyor. Hemen teslim avantajına sahip olan Bizim Evler 9 ve Bizim Evler 10’la beraber yapımı süren Bizim Evler 11 projelerinde geçerli olan kampanyayla yüzde 25 peşin, kalanı 48 ay taksitle ödeme fırsatı sunuluyor. Hazırlanan kampanyayla, planlı kentleşme ve modern şehirleşmenin en başarılı örnekleri arasında ilk sıralarda yer alan Ispartakule’de ev almak isteyenlere benzersiz bir imkan tanınıyor.

Bizim Evler serisiyle Ispartakule’de bugüne kadar 11 projede 7 bin 192 daireyle birlikte 477 ticari ünite üreten ve tüm projelerinde toplamda 25 bin aileyi ev sahibi yapan İhlas Holding İnşaat Grubu, imza attığı projelerin tümünde aile konseptine sahip yaşam alanları sunuyor.

BUGÜN AL, YARIN TAŞIN FIRSATI BİZİM EVLER 9 VE BİZİM EVLER 10’DA

İhlas Holding İnşaat Grubu, Bizim Evler 9 ve Bizim Evler 10 projelerinden konut alan ailelere birbirinden ferah kullanıma sahip geniş daireler sunuyor.

3+1 ve 4+1 tipinde konut seçeneklerinin bulunduğu Bizim Evler 9 projesinde sakinlerinin ihtiyaçlarına yanıt verecek sosyal imkanlar ve 16 adet cadde dükkanı yer alıyor.

Geniş peyzaj alanlarıyla birlikte kapalı yüzme havuzu, fitness center ve Türk Hamamı’yla birlikte çocuk oyun alanları, basketbol ve futbol sahalarıyla Ispartakule’de özel bir yaşamın kapılarını aralayan Bizim Evler 10 projesinde geniş kullanım alanına sahip 2+1, 3+1 ve 4+1 konut alternatifleri ile bölgedeki ekonomiye büyük katkılar sunacak 58 cadde dükkanı yer alıyor.

Yüzde 25 peşin, 48 ay taksitle ev alma imkanı tanınan kampanya hemen teslim avantajına sahip her iki projede de geçerli durumda.

YÜZDE 25 PEŞİNATLA LÜKS KONUT SAHİBİ OLMAK MÜMKÜN

Konut sahibi olmak isteyenler için büyük bir avantaj sunan ödeme modeliyle hazır dairelere yüzde 25 peşinat ödeyip ev sahibi olunabiliyor. Kalan ödeme ise 48 ayda vadeli ve ara ödemelerle tamamlanabiliyor. Ayrıca hemen teslim konutlarda hızlıca kira geliri elde edilebilirken, 48 aylık vadenin istenilen taksitinde banka kredisine geçiş sağlanabiliyor.

48 AY TAKSİT ISPARTAKULE’NİN YENİ YILDIZI BİZİM EVLER 11’DE DE GEÇERLİ

2+1, 3+1 ve 4+1 olmak üzere toplamda 582 daire ve 55 cadde dükkanının yer aldığı Ispartakule’nin en yenisi Bizim Evler 11 projesinde inşaat çalışmaları sürerken, kapalı yüzme havuzu, çocuk oyun alanları, geniş peyzaj alanları, yürüyüş yolları, koşu parkuru, futbol-voleybol – basketbol sahaları, süs havuzları ve tenis kortu gibi sosyal alanlarıyla özel bir yaşam imkanı site sakinlerinin beğenisine sunuluyor.

LOKASYON AVANTAJIYLA KAZANÇ FIRSATI

Üstün malzeme kalitesi ve yenilikçi teknolojilerin kullanıldığı Bizim Evler 9, Bizim Evler 10 ve Bizim Evler 11 projeleri, radye temel, tünel kalıp ve taşıyıcı perde duvar sistemleriyle hayata geçiriliyor. Sağlam ve dayanıklı yapılarda güvenilir bir yaşam imkanı sunan Bizim Evler projeleri kalite ve konumlarıyla kazançlı yatırım olarak da dikkatleri üzerine çekiyor. Bizim Evler 9, 10 ve 11 projeleri TEM Otobanı, Yüksek Hızlı Tren, Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul Havalimanı ve Çam ve Sakura Şehir Hastanesi gibi devlet yatırımlarına çok yakın bir mesafede konumlandırılırken önemli bir lokasyon avantajını da beraberinde sunuyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Dış Cephede Bahar Mesaisi Başladı: Binanızı Nucleus ile Geleceğin İklimine Hazırlayın!

Yayınlandı

-

Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte inşaat sektöründe hareketlilik artarken, mevcut binalarda da dış cephe yenileme çalışmaları hız kazandı. Günümüzün değişen iklim koşullarına karşı yapıları korumak her zamankinden daha kritik bir ihtiyaç haline gelirken, Filli Boya bu sürece Frontier Polymer Technology® ile geliştirdiği Nucleus ile yön veriyor. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek maksimum su iticilik ve nefes alma, kendi kendini temizleme ve yüksek UV direnci özelliklerini “3D Koruma” etkisiyle tek bir üründe sunan Nucleus, binaları bugünden geleceğin zorlu şartlarına hazırlıyor.

Soğuk ve yağışlı kış döneminin ardından hava koşullarının iyileşmeye başladığı bahar ayları, yapı dünyası için en verimli çalışma döneminin kapılarını aralıyor. Havanın ısınmasıyla birlikte bir yandan yeni inşaat projelerinde çalışmalar hızlanırken, diğer yandan mevcut binalarda dış cephe yenileme mesaisi başlıyor. Ancak günümüzde küresel iklim değişikliği nedeniyle yaşanan ani hava olayları, dış cephe boyalarından beklenen performans standartlarını da kökten değiştiriyor. Yazın ortasında yağan şiddetli dolular, gece ve gündüz arasındaki keskin sıcaklık farkları ve yoğunlaşan hava kirliliği karşısında binaların korunması her zamankinden daha güç bir hal alıyor. Filli Boya, bu ihtiyacı öngörerek hayata geçirdiği Nucleus ile hem yeni projelerde hem de yenileme çalışmalarında standartları yukarı taşıyor.

Maksimum Su İticilik ve Nefes Alma

Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek üç temel koruma özelliğini tek bir üründe buluşturan Nucleus, Frontier Polymer Technology® sayesinde binaların ömrünü uzatırken estetik görünümün de kalıcı olmasını sağlıyor. Dünyanın dört farklı kıtasında, en zorlu iklim bölgelerinde test edilerek geliştirilen ürün, içeriğindeki silikon aşılanmış özel polimer teknolojisi sayesinde yapı fiziği için yüksek performans sunuyor. “Maksimum nefes alma” kabiliyetiyle cephedeki nemin hızla tahliye edilmesini sağlarken, “maksimum su iticilik” özelliğiyle de en şiddetli yağışlarda bile cepheyi dayanıklı kılıyor. 

Kendi Kendini Temizleme Özelliği

Nucleus’un bütünsel dayanıklılık yaklaşımı, estetiği ve temizliği de bu koruma kalkanının bir parçası haline getiriyor. Ürünün sahip olduğu fotokatalitik özellik, güneşin UV ışınlarını kullanarak yüzeydeki kirleri okside edip parçalıyor ve dış cephenin kendi kendini temizlemesine imkan tanıyor. Bu teknoloji sayesinde binalar, şehir kirliliğine rağmen uzun yıllar boyunca ilk günkü temiz görüntüsünü muhafaza ediyor.

Yüksek UV Direnci ve Kalıcı Renkler

Dış cephelerdeki en büyük zorluklardan biri olan renk solması problemi de Nucleus’un yüksek UV direnciyle çözüme kavuşuyor. Özel pigment yapısı ve “soft parlak” dokusuyla güneşin yakıcı etkilerine karşı renklerini başarıyla koruyan Nucleus, Antalya’nın nemli sıcağından Konya’nın sert karasal iklimine kadar her bölgede binalara modern ve kalıcı bir kimlik kazandırıyor. Yenileme sezonunda yapılarına değer katmak isteyenler için Nucleus, gelişmiş teknolojiyi estetikle birleştirerek geleceğin koruma standartlarını bugüne taşıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor

Yayınlandı

-

fischer FIS RC II, yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi uygulamaları için yüksek güvenlik, kontrollü uygulama ve uzun hizmet ömrünü bir arada sunan bir kimyasal dübel çözümü olarak öne çıkıyor.

Yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi; taşıyıcı sistem sürekliliğinin sağlanması ve mevcut betonarme elemanlara yeni donatıların güvenle bağlanması açısından kritik bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu bağlantının doğru tasarlanması ve sahada kontrollü şekilde uygulanması, yapının hem taşıma kapasitesi hem de uzun vadeli performansı üzerinde belirleyici rol üstleniyor.

FIS RC II: Filiz Ekimi İçin Geliştirilmiş Kimyasal Dübel Çözümü

Bu çerçevede fischer, filiz ekimi uygulamalarına yönelik geliştirdiği çözümlerle bağlantı detaylarının mühendislik hesaplarıyla uyumlu ve öngörülebilir şekilde tasarlanmasını destekliyor. Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı ise fischer FIS RC II oluyor.

Filiz ekimi uygulamalarında güvenli, kontrollü ve uzun ömürlü performans sunmak üzere geliştirilen FIS RC II; çatlaklı ve çatlaksız betonda filiz ekimi uygulamaları için Avrupa Teknik Değerlendirmesi (ETA) kapsamında tanımlı bir sistemdir. Bu kapsam, ürünün farklı beton koşullarında kullanılmasına ilişkin performans sınırlarının teknik olarak belgelendiğini ortaya koyar.

Sistem, donatı ile beton arasında güvenli aderans sağlayarak yüklerin kontrollü şekilde aktarılmasına imkân tanır. Bu sayede, özellikle taşıyıcı sistem sürekliliğinin yeniden kurulduğu detaylarda bağlantı davranışının tasarım öngörüleriyle örtüşmesine katkı sağlar.

Sismik Onay, Geniş Donatı Aralığı ve Uzun Hizmet Ömrü

FIS RC II’nin sismik onaylı filiz ekimi performansı, özellikle deprem etkilerinin dikkate alındığı projelerde önemli bir güvenlik katmanı oluşturuyor. 8–40 mm arası donatı çaplarına uyumlu yapısı, farklı proje ölçeklerinde ve detay çözümlerinde esneklik sağlıyor. Tozsuz delme uygulamalarıyla uyumluluğu ise sahada hem iş güvenliğini hem de uygulama kalitesini destekliyor.

Hızlı kürlenme özelliği sayesinde bekleme sürelerini azaltan sistem, şantiye programlarının daha verimli yönetilmesine katkı sunuyor. 100 yıl hizmet ömrü hedefiyle geliştirilen FIS RC II, filiz ekimi uygulamalarında yalnızca kısa vadeli taşıma performansını değil; yapıların uzun yıllar boyunca güvenle kullanılmasını da odağına alıyor.

fischer Yenileme ve Güçlendirme Çözümleri

fischer, yenileme ve güçlendirme alanında mevcut yapı stokunun performansını artırmayı hedefleyen uygulamalara sabitleme çözümleri sunuyor. FIS RC II ile filiz ekimi uygulamalarında sağlanan hız ve güvenlik katkısı, yapıların güçlendirilerek depreme dayanıklı hale getirilmesine yönelik bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TKE’den Akıllı Teknolojiler

Yayınlandı

-

Deprem Sonrasında Asansörleri Bulut Tabanlı Teknolojiyle Uzaktan Analiz Ediyor

Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite alanında dünyanın öncü şirketlerinden TK Elevator (TKE), asansörlerin depremdeki rolünü yeniden tanımlıyor. TKE’nin ileri teknoloji çözümleri, depremde asansörü güvenli bir tahliye aracına dönüştürüyor.

Türkiye nüfusunun %70’inin deprem riski taşıyan şehirlerde yaşaması, binalardaki güvenlik standartlarını temel bir öncelik haline getiriyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan TK Elevator (TKE) Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, TKE’nin deprem sonrasında binalardan insan tahliyesini kolaylaştıran akıllı teknolojilerini paylaştı.

Akıllı Bina Mobilite Çözümlerine Olan İhtiyaç Artıyor 

Türkiye’nin depremselliğine değinen Artuğ Özeren şu değerlendirmede bulundu: “Topraklarımızın %92’si deprem kuşağında yer alırken, nüfusumuzun %70’i bu riskle her an karşı karşıya olan bölgelerde yaşıyor. Ülkemizde şehirleşme hızı çok yüksek. TÜİK verilerinin ortaya koyduğu üzere nüfusun %93’ü şehirlerde yaşıyor. Şehir merkezlerindeki alan kısıtı ve artan maliyetler, dikey yapılaşmayı hızlandırırken, akıllı bina mobilite çözümlerine olan ihtiyacı artırıyor. Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite çözümleri alanında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak, deprem riskinin ve şehirleşme hızının yüksek olduğu ülkemizde kentsel hareketliliği güçlendiren, insanların güvenli erişimini ve yaşam kalitesini artıran yenilikçi teknolojiler geliştiriyoruz.”

Depremde Saniyeler İçinde Tahliye

TKE’nin sismik sensör teknolojisi, depremin ilk dalgalarını algılayarak asansörü anında en güvenli kata yönlendiriyor. Sistem, yolcuların saniyeler içinde tahliyesini sağlarken, önleyici mekanik korumalar sayesinde asansörün yapısal bütünlüğünü muhafaza ediyor. Bu teknoloji, afet sonrası oluşabilecek yüksek maliyetli onarımların ve uzun süreli devre dışı kalma durumlarının önüne geçiyor.

Deprem Sonrası Dijital Check-Up

Deprem sonrası binaların hızla işlevsellik kazanması, özellikle hastaneler, oteller, iş merkezleri ve yüksek katlı konutlar için hayati önem taşıyor. TKE’nin bulut tabanlı Iot platformu MAX, sismik bir olay sonrası teknik bir ekibin binaya ulaşmasına gerek kalmaksızın asansörün durumunu uzaktan analiz edebiliyor. Yapay zeka destekli bu dijital denetim, sistemin güvenli olup olmadığını tespit ederek, kontrollü ve hızlı bir şekilde yeniden devreye alınmasına olanak sağlıyor.

EOX ile Akıllı Kentsel Dönüşüm

Kentsel dönüşümle yenilenen projelerde EOX platformu ile yapım hızı ve enerji verimliliğinin yanı sıra deprem güvenliğini de artırdıklarını belirten Özeren, sözlerini şöyle tamamladı:

“Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede asansörler yapı güvenliğinin merkezinde yer alan kritik bir bileşendir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapım hızını artıran ve ileri teknolojiyi enerji verimliliğiyle buluşturan EOX gibi çözümlerimizle, binaları afet anında hızlı tepki veren akıllı sistemlerle donatıyoruz. Temel hedefimiz, Türkiye’nin yenilenen ve modernizasyonla güçlendirilen yapılarında, sismik güvenliği dijitalleşme ile birleştirerek bir güvenlik standardı haline getirmek.”

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye