GYODER iş gücü raporunu sektör STK’ları ile değerlendirdi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

GYODER iş gücü raporunu sektör STK’ları ile değerlendirdi

Yayınlandı

-

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) ve Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (BETAM) iş birliğinde yapılan “İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24” araştırmasının sonuçları STK temsilcilerinin katılımıyla mercek altına alındı. Toplantıda “Uzun Vadeli Stratejik İş Gücü Platformu’’ kurulması için çalışmalara başlanacağı mesajı verildi.

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) tarafından Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’ne (BETAM) yaptırılan İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24” araştırmasının sonuçları, sektörün önde gelen STK’larının temsilcileriyle değerlendirildi.

GYODER Başkanı Neşecan Çekici’nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya GYODER Yönetim Kurulu Üyeleri, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), İMSAD, İNDER, KONUTDER, MÜSİAD, İTO temsilcileri ve Bahçeşehir Üniversitesi BETAM Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, Bahçeşehir Üniversitesi BETAM Direktör Yardımcısı Prof. Dr. Ozan Bakış, İstanbul Ekonomi Araştırma Genel Müdürü ve Kurucusu Can Selçuki, İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Hepşen, YTÜ Konut ve Yapı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Serhat Başdoğan ve sektör temsilcileri katıldı.

“Uzun Vadeli Stratejik İş Gücü Platformu”

Toplantının açış konuşmasını yapan GYODER Başkanı Neşecan Çekici, ‘’Sektörümüzün en büyük sorunlarından biri olan iş gücü sorununu yaklaşık 1,5 yıl önce derinlemesine irdelemek amacıyla araştırma ve saha anket çalışmalarının temellerini attık. Sektörümüzün en büyük sorunlarından biri nitelikli işçi bulamama sorunu. Özellikle depremden sonra bu durum daha da arttı. Buradan hareketle sorunları anlamayı ve veriler üzerinden verimlilik analizi yaparak çözüm önerileri sunmayı hedefledik. Raporun tamamlanmasından sonraki aşamadaki amacımız, sektörümüzün sivil toplum kuruluşlarıyla raporu mercek altına alıp, Uzun Vadeli Stratejik İş Gücü Platformu için çalışmalara başlamak. İlgili derneklerin spesifik duyarlılıklarını dikkate alarak çalışmanın farklı boyutlarını ele alıp genişletebileceğimizi düşünüyoruz. İş gücü talebini, arzını ortaya koymak, varsa iş gücü açığını anlamak ve insan kaynağı aksiyonlarını belirlemek gibi bir hedefimiz var” diye konuştu.

12 bin kişiyle anket yapıldı

İnşaat sektörünün güncel sorunlarını belirlemeyi ve bu sorunların çözümlerine yönelik önlem ve politikalar önermeyi amaçlayan “İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24 Raporu için İstanbul Ekonomi Araştırma (İEA) tarafından Türkiye çapında 12.037 çalışan ile anket gerçekleştirildi. İşveren tarafında da 92 kişiyle görüşüldü. İnşaat sektörünün bedensel güç gerektirmesi, ağır çalışma koşulları, mesai saatlerinin uzunluğu, hafta sonu çalışma, iş kazaları riskinin yüksekliği gibi araştırmadan çıkan sonuçlar değerlendirildi.

“Her STK kendine ev ödevi çıkarmalı”

Toplantıda katılımcılara raporun sunumunu yapan Prof. Dr. Ali Hepşen, araştırmada ön plana çıkan zorlukların ağır çalışma koşulları, sürdürülebilirlik sıkıntıları ve arz-talep dengesizlikleri olduğuna dikkat çekerek “Rapor 4 başlıkta hangi konuların daha iyi hale getirilebileceğini vurguluyor. Her STK kendine ev ödevini çıkarmalı. Mevcut çalışma koşullarının daha iyi hale gelmesi için hep beraber, kamuoyunu da devreye alıp birtakım iyileştirmelerin yapılması gerekiyor” dedi.

“Önce işi cazip hale getirmek lazım”

İş gücü arzındaki sıkıntının sadece depremle ilgili olmadığının, depremle daha da ağırlaştığının altını çizen Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, “Temelde sorunlar var. Avrupa’ya baktığımızda da aslında bu sorunun başka ülkelerde çok daha önce yaşandığını görüyoruz. Birincisi tabii ki koşulları iyileştirmeye çalışıyorlar ve potansiyel iş gücünde ve genç kuşaklarda farkındalık yaratmaya çalışıyorlar. Kadınları sektöre çekmek için çağrı yapıyorlar.  Avrupa’da kadınlar inşaatlarda çalışıyor. İş gücü arzındaki kısıtlılığı aşmak için her şeyden önce işi cazip hale getirmek lazım. Sektörün algısı çok önemli. Olduğundan daha kötü olduğuna dair bir inanç var. Bunun kırılması gerekli’’ diyerek sözlerini tamamladı. Sektörde pek çok konuda yaratılan iyileşmelerin toplum nezdinde farkında olunmadığına dikkat çekti.

“İtibarlı bir iş olduğu anlatılmalı”

Türkiye’de geçmişte köyden kente göç ve tarımdan inşaata geçişler ile inşaatlarda işçi ve dolayısıyla usta yetiştiğine, fakat artık gençler için hizmet sektörünün daha cazip hale geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ozan Bakış, yüksek kazanç elde eden inşaat ustalarının, bu sektörde çocuklarının çalışmasına sıcak bakmadıklarına değindi.

Kadınların ve gençlerin bu işe yönelmemesinin sebebinin itibar sıkıntısı olduğunu dile getiren İstanbul Ekonomi Araştırma Genel Müdürü ve Kurucusu Can Selçuki ise “Mesela moto kurye olmak ve mağazalarda çalışmak gençler arasında yaygın ve tercih edilen bir iş. Gençler ve kadınlar için buranın itibarlı bir iş olduğu anlatılmalı” diye konuştu.

Platform için çalışmalar başlayacak

Toplantının sonunda Uzun Vadeli Stratejik İş Gücü Platformu kurulması için çalışmalara başlanacağı mesajı verildi.

Toplantı sonrası STK ve sektör temsilcilerinden gelen yorum ve öneriler neticesinde “İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24” raporuna son hali verilecek ve ilerleyen günlerde kamuoyu ile paylaşılacak.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Kış Gelmeden Dış Cephede Güçlü Koruma: Binanızı Nucleus ile Zorlu İklim Koşullarına Hazırlayın!

Yayınlandı

-

Yağışların, keskin sıcaklık düşüşlerinin ve zorlu kış şartlarının eşiğindeki sonbahar ayları, dış cephe koruması için kritik son döneme işaret ediyor. Sezon kapanmadan binalarını koruma altına almak ve yenilemek isteyenler için Filli Boya, Frontier Polymer Technology® ile geliştirilen Nucleus ile benzersiz bir çözüm sunuyor. Tek üründe sunduğu 3D Koruma Etkisi ile Nucleus; kar, şiddetli yağmur, kentsel kirlilik ve gece-gündüz sıcaklık farklarına karşı yapıların dış yüzeyinde  etkili bir koruma kalkanı oluşturuyor.

 

Sonbahar ile birlikte düşen hava sıcaklıkları, dış cephe uygulamalarında kış öncesi son hazırlık dönemini başlatıyor. Yaklaşan çetin iklim koşulları öncesinde binaları koruma altına almak, yapıların uzun ömürlü olması açısından stratejik bir önem taşıyor. Çünkü küresel iklim değişikliğiyle birlikte artık kış ayları sadece soğuk değil ani ve şiddetli yağışlar, dondurucu sıcaklık farkları ve fırtınalarla çok daha agresif geçiyor. Filli Boya, hem kış şartları bastırmadan binalarını güvenceye almak isteyen yapı sahiplerine hem de inşa ettikleri projelere yüksek dayanım kazandırmayı hedefleyen profesyonellere Türkiye’de bir ilk olan dış cephe boyası Nucleus ile yenilikçi bir çözüm getiriyor.

 

Geleceğin sertleşen iklim şartları öngörülerek tasarlanan Nucleus; Türkiye, Japonya, Avustralya ve Çin’deki Nippon Paint Ar-Ge ekiplerinin ortak iş birliğiyle,dört yıllık yoğun bir çalışma sürecinin sonunda hayata geçirdi. Zorlu iklim koşullarına göre Gebze’deki Ar-Ge merkezinde ve farklı coğrafyalarda test edilen bu benzersiz ürün, içeriğindeki silikon aşılanmış özel Frontier Polymer Technology® sayesinde, bir dış cephe boyasından beklenen tüm hayati fonksiyonları “3D Koruma” çatısı altında tek bir formülde birleştiriyor.

Maksimum Su İticilik ve Kesintisiz Nefes Alma Kabiliyeti
Kış aylarında dış cephelerin en büyük düşmanı olan nem ve su birikmesi, yapı bütünlüğüne ciddi zararlar veriyor. Nucleus, bünyesindeki Silicone-grafted® (silikon aşılanmış) polimer teknolojisi sayesinde “maksimum su iticilik” sergileyerek şiddetli yağışlarda bile cephenin su emmesini engelliyor. Eşzamanlı çalışan “maksimum nefes alma” kabiliyeti ise bina içindeki nemin hızla dışarı tahliye edilmesini sağlayarak yapı fiziğini koruyor, dökülme ve kabarmanın önüne geçiyor.

 

Doğadan Aldığı Enerjiyle Kendi Kendini Temizleyen Yüzeyler
Kış aylarında artan ısınma kaynaklı baca gazları, yoğunlaşan araç trafiği ve sisten dolayı şehirlerde yükselen hava kirliliği, binaların dış yüzeyinde kurum ve kir birikmesine neden oluyor. Nucleus, yapısındaki özel pigmentler sayesinde yüzeyde fotokatalitik merkezler oluşturuyor. Güneşten gelen UV ışınlarını kullanan bu teknoloji, yüzeye tutunmaya çalışan kirleri okside ederek parçalıyor. Böylece binalar ilave bir bakıma ihtiyaç duymadan, kendi kendini temizleyerek uzun yıllar ilk günkü estetik görünümünü muhafaza ediyor.

 

Sert Hava Koşullarına Karşı Canlı Renkler ve Uzun Ömürlü Estetik
Sonbahar ve kış aylarında yaşanan keskin sıcaklık düşüşleri, donma-çözünme süreçleri ve sürekli nem, dış cephe yüzeylerini yıpratarak renklerin canlılığını kaybetmesine ve matlaşmasına yol açar. Nucleus, yüksek UV direnci ve yapılara modern bir doku kazandıran “soft parlak” yüzey kalitesiyle renklerin ilk günkü estetiğini uzun yıllar korur. Güçlü kapatıcılığı ve metraj performansıyla uygulama kolaylığı sunan ürün; canlı organik renklerde 5 yıl, pastel tondaki inorganik renklerde ise 10 yıla varan renk solmazlık garantisi veriyor. Binalarını kışa eksiksiz hazırlamak isteyenler için Nucleus, hem estetiği hem de uzun ömürlü korumayı aynı anda vaat ediyor.

 

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Taşyapı Bulgar Vakfı Projesi’nde Form Endüstri Ürünleri İklimlendirme Çözümleri Tercih Edildi

Yayınlandı

-

 
İstanbul Şişli’de hayata geçirilen Taşyapı Bulgar Vakfı’nın etkinlik alanının iklimlendirme ihtiyacı için Form Endüstri Ürünleri’nin sunduğu Redge-Lennox Flexair Serisi Heat Pump rooftop klima cihazları tercih edildi. Projede kullanılan 3 adet 230 kW kapasiteli cihaz, ısıtma, soğutma, taze hava ve egzoz havası yönetimini tek gövdede bir araya getirerek geniş ölçekli yapının iklimlendirme ihtiyaçlarına yönelik kompakt ve entegre bir çözüm sunuyor.
                                                                                                 
Büyük ölçekli yapılarda farklı kullanım alanlarının iklimlendirme ihtiyaçlarının verimli şekilde yönetilmesi, sistemlerin yüksek kapasiteyle çalışmasının yanı sıra farklı fonksiyonları tek bir çözüm altında bir araya getirebilmesini de önemli hale getiriyor. Şişli’de hayata geçirilen Taşyapı Bulgar Vakfı projesi de ölçeği ve farklı kullanım alanlarıyla bu ihtiyacın öne çıktığı projeler arasında yer alıyor. Her biri 37 katlı 4 kuleden oluşan projede konut, otel ve ticari birimlerin bir arada bulunması planlanırken, toplam inşaat alanı yaklaşık 554 bin metrekare olarak öne çıkıyor. Projenin geniş kullanım alanları ve farklı fonksiyonları doğrultusunda tercih edilen Redge-Lennox Flexair Serisi Heat Pump rooftop klima cihazları, ısıtma ve soğutmanın yanı sıra taze hava ve egzoz havası yönetimini tek cihaz üzerinden gerçekleştiriyor.

 

Yüksek Hava Debili Mahaller İçin Tek Cihazda İklimlendirme

 

Proje kapsamında 3 adet Redge-Lennox Flexair Serisi Heat Pump rooftop klima cihazı kullanıldı. Her biri 230 kW kapasiteye sahip cihazlar, yüksek hava debili mahallerin ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarına tek cihaz üzerinden yanıt verirken taze hava ve egzoz havası yönetimini de aynı gövdede bir araya getiriyor.

 

Redge-Lennox Flexair paket rooftop klima cihazlarında scroll kompresör yapısı, EC motorlu direkt akuple fan sistemi ve ileri seviye eClimatic kontrol altyapısı bulunuyor. Gaz brülörlü ısıtma modülü ise güçlü ve hızlı ısıtma performansını destekliyor. Cihazın hem üfleme hem de egzoz tarafında fanlı yapıya sahip olması, hava yönetiminin merkezi tek cihaz üzerinden gerçekleştirilmesine olanak tanıyor.

 

Verimli Çalışma ve Kolay Uygulama Avantajı 
Yüksek hava debisinin ihtiyaç duyulduğu yapılarda iklimlendirme sistemlerinin farklı çalışma koşullarına uyum sağlayabilmesi, sistem verimliliği ve işletme süreçleri açısından önem taşıyor. Redge-Lennox Flexair’in EC fan ve direkt drive yapısı, daha düşük bakım ihtiyacı, kısmi yüklerde daha verimli çalışma ve daha stabil debi kontrolü sunuyor.

 

Modüler rooftop çözüm yapısı ise uygulamada yer tasarrufu ve montaj kolaylığı sağlarken tek ekipman üzerinden otomasyon entegrasyonuna da imkan tanıyor. Böylece farklı kullanım alanlarını bir arada barındıran geniş ölçekli yapılarda iklimlendirme altyapısının daha kompakt ve entegre bir yapıda kurgulanmasına katkı sunuyor.

 

Büyük Ölçekli Yapılara Yönelik Entegre İklimlendirme Çözümü
 
Taşyapı Bulgar Vakfı’nda kullanılan Redge-Lennox Flexair Serisi Heat Pump rooftop klima cihazları, yüksek kapasiteli mahallerin ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarını taze hava ve egzoz havası yönetimiyle birlikte tek sistem içerisinde ele alıyor. Bu yapı, projenin farklı kullanım alanlarında ihtiyaç duyulan iklimlendirme fonksiyonlarının merkezi bir çözüm üzerinden yönetilmesine olanak sağlıyor.

 

Form Endüstri Ürünleri’nin projede sunduğu Redge-Lennox Flexair çözümü, yüksek hava debisi, güçlü ısıtma ve soğutma kapasitesi, verimli fan yapısı ve entegre kontrol altyapısını bir araya getiriyor. Modüler rooftop tasarımıyla uygulama ve otomasyon süreçlerinde avantaj sunan sistem, büyük ölçekli yapıların iklimlendirme ihtiyaçlarına yönelik kompakt ve bütünleşik bir çözüm ortaya koyuyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Marshall’dan “Ses Getiren Ustalık” Ürünü: Luksima Silikonlu Özel Mat

Yayınlandı

-

 

 

Marshall, yeni ürünü Luksima Silikonlu Özel Mat ile yaşam alanlarında ultra kapatıcılık sunuyor. 5 kat daha fazla silinebilen ve yıkanabilen yapısıyla dikkat çeken Luksima Silikonlu Özel Mat, 15 litre ile 200 m2’ye yakın alan boyayabiliyor. Sıçratmaz ve kolay uygulanabilir yapısıyla ise ustalar için boya uygulamada “ses getiren ustalık” vadediyor. 

 

AkzoNobel çatısı altındaki dekoratif boya markası Marshall yenilikçi teknolojilerle geliştirdiği yeni ürünü Luksima Silikonlu Özel Mat, SmartSil Teknolojisi ile geliştirilen özel formülüyle, iç cephe boyalarında performans ve pratikliği bir araya getiriyor.

Ultra kapatıcılıkta iddialı 

Ultra kapatıcı özelliğiyle dikkat çeken Luksima Silikonlu Özel Mat, zorlu renk geçişlerinde bile kusursuz sonuç sunarak kullanıcı deneyimini zenginleştiriyor. Ürün, 15 litre ile 200 m2’ye kadar alanı boyayabiliyor. Böylece hem zamandan hem boyadan tasarruf da sağlıyor.

5 Kat Daha Fazla Silinebilir, Yıkanabilir

Yüksek kapatıcılığa sahip Luksima, uygulayıcılara “ses getiren ustalık” vadediyor. Özel SmartSil formülü sayesinde silinmelere karşı 5 kat daha dayanıklı sonuç veren ürün, yıkanabilir yapısıyla uzun kullanım ömrü sunuyor. Luksima Silikonlu Özel Mat, hem ustaların işlerinde en büyük yardımcısı hem de evlerin estetik görünümünü yıllarca muhafaza eden güçlü bir çözüm olarak öne çıkıyor. Tüm bunlara ek olarak kokusuz ve çevre dostu yapısıyla hem ustalar hem de ev sahiplerinin tercih sebebi oluyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye