Bizimle iletişime geçin

GENEL

DEPREM İZOLATÖRLÜ V YEŞİLADA İLE SARSILMAZ YATIRIM FIRSATI

Yayınlandı

-

“Projenin ilk etabı V Yeşilada Göl hızla yükseliyor”

İsra Holding tarafından hayata geçirilmekte olan ve İstanbul’un deprem izolatörleriyle donatılmış en büyük projeleri arasında yer alan V Yeşilada projesinin ilk etabı V Yeşilada Göl’de çalışmalar sürüyor. Toplamda 769 konut ve 48 villadan meydana gelen V Yeşilada, üstün inşaat teknolojisi ve sahip olduğu sosyal donatı alanlarıyla benzersiz bir yaşam imkanı sunacak. Büyük bölümü yeşil alana ayrılan projede satış öncesi inşaat faaliyetleri son sürat devam ediyor.

Toplamda 769 konut ve 48 villadan meydana gelecek olan V Yeşilada, İstanbul’da deprem izolatörleriyle donatılmış en büyük konut projeleri arasında yer alıyor. Sağlam ve güvenilir bir yaşamla birlikte ferah daireleri, geniş peyzaj alanı, konforlu yaşamı maksimum seviyeye çıkaracak modern altyapısıyla öne çıkan projenin ilk etabı V Yeşilada Göl, 21 bin metrekareye yakın bir alanda hayata geçirilirken yüzde 70’e yakını peyzaj alanı olarak tasarlandı. Sahip olduğu özelliklerle öne çıkan proje, Sultangazi-Gaziosmanpaşa aksında konumlandırılıyor.

DEPREM İZOLATÖRLÜ PROJEDE GÜVENLİ BİR HAYAT

İsra Holding güvencesiyle hayata geçirilen V Yeşilada, İstanbul’da deprem izolatörü kullanılan sayılı projeler arasında yer alıyor. İnsanların güvenli ve sağlam yapılarda yaşamasının büyük önem taşıdığını ifade eden İsra Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Tavlı “Şirket olarak hayata geçirdiğimiz tüm projelerde olduğu gibi burada da yönetmeliklere uygun, güçlü ve sağlam bir yatırıma imza atıyoruz. V Yeşilada projemiz, İstanbul’da deprem izolatörü kullanılan sayılı projelerden birisi olarak dikkat çekiyor. Biz, bu sistemle birlikte sitemizde yaşayacak sakinlerimizin yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefliyor ve premium konforu maksimum güven çerçevesinde yaşamalarını istiyoruz. En yeni inşaat teknikleri ve üstün teknolojilere yer verdiğimiz projemiz, merkezi konumu, eşsiz göl ve orman manzarası ile çok özel bir yaşama imkanı sunacak. Satışlarına kısa süre içerisinde başlayacağımız projemiz cazip fiyat ve uygun ödeme koşullarıyla da konut alıcılarının yüzünü güldürecek” dedi.

Yeşilada projesinin ilk etabı V Yeşilada Göl’de 217 daire ve 28 villa seçeneği bulunuyor. Eşsiz detaylara sahip V Yeşilada’nın tamamı 68 bin metrekareye yakın bir alanda konumlandırılıyor ve 769 daireyle birlikte 48 villadan meydana geliyor.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HASDAL KAMPÜSÜ’NE YAKIN KONUMDA

Hayata geçirildiği konum itibariyle İstanbul Havalimanı ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü bağlantı yollarıyla birlikte TEM ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun kesişim noktasında yükselen V Yeşilada, yapımı devam eden İstanbul Üniversitesi Hasdal Yerleşkesi’ne yakınlığıyla dikkat çekiyor. Bu projeyle bölgenin büyük bir değer artışı yaşayacağını ifade eden İsra Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Tavlı “V Yeşilada projemiz, İstanbul Üniversitesi’nin Çapa’daki birimlerini taşıyacağı Hasdal Kampüsü’ne yakın bir lokasyonda konumlandırılıyor. Çok geniş bir alanda, sağlık sektörünün son teknolojik altyapısıyla hayata geçirilmekte olan Hasdal Kampüsü projesi binlerce tıp görevlisine ev sahipliği yapacak. Çapa’nın Hasdal Kampüsü’ne taşınmasıyla bu bölgenin çehresinin değişeceğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte projemiz konum olarak İstanbul Havalimanı ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi mega projelerin bağlantı noktalarına çok yakın bir konumda, TEM ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun kesişim noktasında yükseliyor. Tüm bu detaylar V Yeşilada’da yaşayacak aileler için önemli bir avantaj sağlayacak” diye konuştu. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Habib Makina, Mackma Briketleme Makineleri ile Türkiye Pazarında Yeni Bir Çığır Açıyor!

Yayınlandı

-

Dünyanın lider çelik işleme makinelerini Türkiye endüstrisi ile buluşturan Habib Makina, İtalyan Mackma’nın hurda talaşları kârlı hammaddelere dönüştüren yenilikçi briketleme makinelerini endüstriyel makine pazarına kazandırdı.

Kesme yağından yüzde 20, alandan yüzde 80, iş gücünden yüzde 100 tasarruf sağlayarak sektörde çığır açan Mackma briketleme makineleri, talaşlı imalat yapan fabrikaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor.

Sektördeki 44 yıllık deneyimiyle dünyanın lider çelik işleme makinelerini Türkiye endüstrisi ile buluşturan Habib Makina, İtalyan Mackma’nın hurda talaşları kârlı hammaddelere dönüştüren yenilikçi briketleme makinelerini endüstriyel makine pazarına kazandırdı. Kesme yağından, yerden ve zamandan kazandırarak sektörde yeni bir çığır açan Mackma briketleme makineleri, talaşlı imalat yapan fabrikaların maliyetlerini düşürüp çevresel etkilerini minimuma indirerek sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor.

Dünyanın lider talaşlı imalat markalarının tercihi

Bugüne kadar dünya çapında 5.000 adetin üzerinde briketleme makinesini piyasaya süren İtalyan Mackma’nın sadık müşterileri arasında Bosch, SKF, Micro Mechanics, GoodJ Automation AG, Kimbo, RAC Bonetti gibi dünyanın lider üreticileri yer alıyor. 44 yıllık Habib Makina’nın Türkiye’deki referansları arasında ise Çimtaş Çelik, Çimtaş Boru, ArcelorMittal RZK ÇELİK, Erdemir, Tosçelik, Türkiye Petrolleri gibi Türkiye’nin köklü çelik işleme firmaları bulunuyor.

Kesme yağından yüzde 20, alandan yüzde 80, iş gücünden yüzde 100 tasarruf!

Talaşlı imalatta ve CNC makinalarında kullanılan kesme yağının yüzde 20’si çıkan talaşlarda hapsoluyor. Yeni nesil teknoloji ürünü olan İtalyan Mackma BTT50 briketleme makineleri, briketleme sürecinde, talaşların içinde biriken kesme yağının (sıvının) yüzde 20’sinin, sıkılarak geri kazanılmasını ve yeniden kullanılmak üzere makinelere geri kazanılmasını sağlıyor. Bu sayede maliyetleri düşüren bu makineler, ayrıca yağlı talaşları yağdan arındırarak, yağların etrafa saçılmasını engelliyor ve çevreye dost bir üretime imkan tanıyor.

Talaş hacmini ise yüzde 80’den fazla küçülten Mackma BTT50 briketleme makineler, alandan 5 kata kadar tasarruf sağlayarak depolama ve taşıma maliyetlerini de ciddi oranlarda azaltıyor.

İş gücü ihtiyacını da yüzde 100’e varan oranda düşüren Mackma BTT50 briketleme makineleri, kolay kullanımı ile gece-gündüz operatörsüz kullanılabiliyor!

Hurda talaşlar, kârlı hammaddeler dönüşüyor

Mackma BTT50 briketleme makineleri ile sıkıştırılmış materyaller yüzde 99 oranında saf olarak tanımlanıyor. Yağdan arınmış bu talaşlar, normal talaşlara göre daha değerli oluyor ve yeniden kullanılabiliyor. Mackma BTT50 briketleme makineleri, hurda sınıfından çıkarıp neredeyse hammadde sınıfına dönüştürdüğü talaşların çok daha karlı bir şekilde piyasaya sürülmesine imkan tanıyor.

Yağdan, yerden, iş gücünden ve zamandan kazandırmanın yanı sıra kârlılığı da artıran Mackma BTT50 briketleme makineleri, talaşlı imalat yapan fabrikaların maliyetlerini düşürüp yatırımlarını aylar içinde hızla geri kazanmalarına, çevresel etkilerini minimize ederek de sürdürülebilir bir üretim modeline geçiş yapmalarına olanak tanıyor.

Endüstri 4.0 uyumlu sistemler

Endüstri 4.0 gereksinimlerini karşılayan teknolojik yeniliklerle donatılan Mackma BTT50 briketleme makineleri, dokunmatik ekranlı PLC kontrolü ve ağ bağlantısı sayesinde, üretim süreçlerini optimize ediyor. Habib Makine, uzaktan izleme yapılan bu makineler için uzaktan teknik destek de sağlıyor.

Mackma BTT50 briketleme makineleri ile büyük ve karmaşık talaşlar için parçalayıcı ekleme imkanı da sunan Habib Makina, otomasyon sistemleri, konveyör bantlar ve kesme yağı depolama tankları ile tam entegre çözümler sunarak, işletmelerin verimliliğini maksimize ediyor.

2024 WIN EURASIA Fuarı’nın gözdesi oldu!

Habib Makina, Mackma BTT50 briketleme makinelerini 5-8 Haziran tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen WIN EURASIA Fuarı’nda büyük bir başarıyla tanıttı. Avrupa ve Asya’yı buluşturan, endüstriyel teknoloji ve inovasyonun sergilendiği en önemli organizasyonlardan biri olan WIN EURASIA Fuarı, kaynak ve robot teknolojileri başta olmak üzere, endüstriyel otomasyon, enerji, elektrik, lojistik ve yüzey işleme gibi çeşitli alanlarda sektör liderlerini ve profesyonelleri bir araya getirdi. Kaynak ve robot teknolojilerindeki son gelişmelerin sergilendiği bu etkinlikte Habib Makina’nın standı, ziyaretçilerin ve sektör profesyonellerinin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Büyük ilgi gören Mackma BTT50 briketleme makineleri, fabrikaların maliyetlerini düşürme ve sürdürülebilirlik sağlama potansiyeli ile fuarın gözdesi oldu.

Habib Makina, uzman ekibi ve geniş bayi ağı ile sektöründe lider

1980 yılında kurulan Habib Makina, 44 yıllık deneyimiyle Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu’nun lider çelik işleme makinelerini Türkiye endüstrisi ile buluşturuyor. İtalyan Mackma’nın ileri teknolojisiyle de Türk sanayisine katkıda bulunarak hem ekonomik hem de çevresel açıdan fayda sağlayan çözümler sunmaya devam eden Habib Makina, bu iş birliği ile Türkiye’nin endüstriyel üretiminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Satış faaliyetlerinde Türkiye endüstrisinin ihtiyaçlarına odaklanarak, iç pazara ağırlık veren Habib Makina, Türkiye’nin dört bir yanında yer alan 100’e yakın bayisi aracılığıyla müşterilerine en iyi ürünleri ve hizmeti en uygun fiyatlara sunmaya devam ediyor. Habib Makina, günümüzün artan rekabet şartlarında; uzman ekibi ile sunduğu teknik destek, satış sonrası servis ve hızlı yedek parça tedariğiyle rekabette öne geçmekle kalmayıp, sektörüne liderlik etmeyi sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Avrupa, kalıp ve iskele ürünlerinin karbon ayak izinin hesaplanması için gerekli kriterleri ilk kez açıkladı

Yayınlandı

-

Dünyanın önde gelen kalıp ve iskele tedarikçilerinden Doka, 2 yıl önce kendi ürünleri için yaptığı çalışma ile, Ürün Karbon Ayak İzi (PCF) hesaplanmasına yönelik asgari standartların geliştirilmesinde anahtar rol oynadı ve sürdürülebilirlik konusunda öncü olduğunu bir kez daha kanıtladı. Avrupa’da geçtiğimiz günlerde Ürün Karbon Ayak İzi hesaplanmasına yönelik ilk standartlar açıklandı. Bu gelişmeyle inşaat sektörünün karbondan arındırılması yolunda önemli bir adım atılmış oldu.

Avrupa’nın kalıp ve iskele sistemleri üreticileri, tedarikçileri ve kullanıcılarından oluşan Birliği olan Güteschutzverband Betonschalungen Europa e.V. (GSV), ürünlerin Karbon Ayak İzi hesaplanmasında kullanılacak standartları belirledi.

Ürün Karbon Ayak İzi (PCF) değerlendirmesi; bir ürünün ilgili tüm maddi yaşam döngüsü aşamalarında ürettiği toplam sera gazı emisyonlarını (GHG) ölçmeye yarıyor. PCF, bir ürünün iklime genel etkisini değerlendirmek, değer zincirindeki salınımları azaltmak ve kaldıraçları saptamak için önemli bir araç olma özelliğini taşıyor.

 

Buna göre, Güteschutzverband Betonschalungen Europa e.V. (GSV), bir süre önce kalıp ve iskele sektörü için GSV Ürün Karbon Ayak İzinin (GSV- PCF-Standard) şeffaf bir şekilde ölçülmesine yönelik standart geliştirmek amacıyla bir çalışma grubu kurmuştu. Yapılan çalışma sonucu 1 yıldan kısa süre içinde asgari standartlar yayınlanırken, bunlar üzerinde sektör paydaşlarınca varılan anlaşma, yoğun bir işbirliği sonucu hayata geçirildi.

Bu adımla Doka ve diğer sektör paydaşları sadece sektörde yeni bir standart belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda sera gazı emisyonları konusunda şeffaflığın, değer zincirinde bir standart olarak yerleşmesine de yardımcı oluyor.

 

Sektörde standartların belirlenmesine öncülük etti

 

Rekabetçilik, sürdürülebilirlik ve şeffaflığın giderek daha fazla iç içe geçtiğini vurgulayan Doka CEO’su Robert Hauser, bu gelişmeye ilişkin şu açıklamayı yaptı:

”Doğru veri, sürdürülebilir karar alma süreçlerinin anahtarıdır. Biz Doka olarak bundan 2 yıl önce 7 binden fazla ürünümüzün karbon ayak izini tam olarak hesaplayarak, kalıp ve iskele sektöründe yeni standartlar belirlemiştik. Ve bugün sektörde ilk kez asgari standartların oluşturulmasına önemli bir katkıda bulunabildiğimiz için gurur duyuyoruz.”

Büyük bir adım atıldı

Doka Sürdürülebilirlik Müdürü Julia Weber de, açıklamasında, “Uzun yıllara dayanan deneyimimiz ve hesaplama metodolojimizle, GSV Ortak Çalışma Grubu’na katkıda bulunabildiğimiz için çok mutluyuz. Önde gelen üreticiler arasındaki bu sektörel anlaşma, bizi ürün karbon ayak izlerini daha iyi karşılaştırabilmek ve böylece kalıp ve iskele sektöründe eşit bir zemin oluşturmak için büyük bir adım atılması anlamına geliyor’ diye konuştu.

Sürdürülebilirlik söz konusu olduğunda, önemli olanın duygular değil gerçekler olduğuna vurgu yapan Julia Weber, “Daha sürdürülebilir satın alma kararları ve CO2 bütçeli kamu ihalelerinden kendi kurumsal karbon ayak izlerini (Kapsam 3 salınımlarını) hesaplamaya kadar müşterileri sürdürülebilirlik girişimlerinde desteklemeyi amaçlayan Doka’nın, Ürün Karbon Ayak İzi (PCF) girişiminin odak noktası da tam olarak budur” ifadelerini kullandı.

Tüm ürünleri Karbon Ayak İzi (PCF) standartlarına uygun

Doka’nın ürettiği tüm iskele ve kalıp ürünleri, GSV’nin Ürün Karbon Ayak İzi (PCF) standartlarına uygun olma özelliği taşıyor. Doka, ayrıca iki yılı aşkın bir süredir müşterilerine ürünlerinin sera gazı salınımlarına ilişkin verileri şeffaf bir şekilde açıklıyor.

 

Ürün Karbon Ayak İzi (PCF), Doka’nın sürdürülebilirlik stratejisinin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bu konuda Doka Sürdürülebilirlik Müdürü Julia Weber, şunları kaydetti:

“2040 yılına kadar net sıfır salınım hedefimizi tutarlı bir şekilde sürdürüyoruz ve uzun vadede daha düşük salınımlı ürün stratejileri için çalışıyoruz. Ürün Karbon Ayak İzi’nden elde edilen veriler, Doka’daki inovasyon sürecinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Sonuçta, şeffaf veriler sürdürülebilir inşaatın anahtarıdır.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Daimler Truck ve Volvo Group’un Ortak Girişimi cellcentric, Yakıt Hücresi Sistemlerinin Pilot Üretimine Başlıyor!

Yayınlandı

-

Geleceğin karbon nötr ulaşımında önemli bir kilometre taşı olan Daimler Truck ve Volvo Group’un ortak girişimi cellcentric, büyük ölçekli üretime doğru önemli bir adım daha atarak endüstriyel ölçekte yakıt hücresi üretimi için pilot üretim tesisini açtı. 

Daimler Truck ve Volvo Group’un 2021 yılında hidrojen bazlı yakıt hücresi sistemleri geliştirmek ve üretmek için kurduğu cellcentric, karbon nötr ulaşım hedefi doğrultusunda önemli bir kilometre taşına daha imza attı. cellcentric, hidrojen bazlı yakıt hücresi pilot üretim tesisini açtı. Geliştirme aşaması ve prototip üretiminin ardından cellcentric, attığı bu önemli adımla birlikte kamyonlar için endüstriyel ölçekte yakıt hücresi üretimine başlayacak. 

Yakıt hücrelerinin dünya genelinde öncü üreticisi olmayı ve böylece 2050 yılına kadar karbon nötr ve sürdürülebilir ulaşımı hedefleyen cellcentric, ilk aşamada ağır yük taşımacılığı için düşük maliyetli yakıt hücresi sistemini geliştirecek. Aynı zamanda ağır hizmet tipi taşımacılıkta kullanımı amaçlanan yakıt hücresi sistemlerini geliştirme ve üretmenin yanı sıra, son derece karmaşık bileşen grupları kapsamında tam kapsamlı bir ekosistem de oluşturacak. Bu ekosistem, tahrik sistemi bileşen çözümlerinin araç yönetim sistemine kusursuz şekilde entegrasyonunu sağlamasının yanında, müşterilere benzersiz kalitede ürünlerin sunulmasına da olanak tanıyacak.

cellcentric, yakıt hücresi sistemlerinin yaşam döngüsü sonunda çevre dostu yöntemlerle geri dönüştürülmesini planlıyor. Döngüsel ekonomi konseptine dayalı yaklaşımıyla, cellcentric, kaynakları, malzemeleri ve ürünleri mümkün olduğunca çevreye duyarlı ve verimli bir şekilde kullanmayı hedefliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler