GENEL
CCA Başladı: Nippon Paint’ten Tasarımcılara “Renkli” Davet
Yayınlandı
11 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Nippon Paint tarafından 45’i aşkın ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen Creative Colour Awards (CCA), mekânsal tasarımda rengin kültürel, duyusal ve işlevsel rolünü ortaya koymak amacıyla bu yıl da mimarları, iç mimarları ve tasarımcıları yaratıcı projelerini görünür kılmaya çağırıyor. Renk kullanımının yapı tasarımlarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefleyen yarışmaya başvurular 8 Mart 2026’ya kadar devam ediyor.
Nippon Paint’in mimari üretimde rengin sınırlarını genişleten projeleri bir araya getirerek küresel ölçekte bir renk kültürü oluşturmak amacıyla düzenlediği “Creative Colour Awards – CCA”, dördüncü kez dünyadaki tüm mimarların katılımına açıldı. Yarışmanın Türkiye tanıtımı, Nippon Paint Pazarlama’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ ve yarışmanın danışma kurulunda Türkiye’yi temsil eden Mimar Nevzat Sayın’ın ev sahipliğinde İstanbul Resim Heykel Müzesi’nin yaratıcı atmosferinde gerçekleştirilen renk temalı bir buluşmayla yapıldı. Türkiye’nin önde gelen mimarlık ve tasarım ofislerinden 60 profesyonelin katılımıyla gerçekleşen davette, Arzu Uludağ ve Nevzat Sayın renklerin mekânsal tasarımdaki dönüştürücü gücünü ve CCA’nın yarışma vizyonunu paylaştı. Katılımcılar, rengin tasarım süreçlerindeki işlevini, kültürel bağlam ve toplumsal etkilerini tartışırken, yarışmanın sektörde yarattığı ilham ağına dair zengin içgörüler edindi.




Renklerin kullanımını teşvik etme amacıyla hayata geçirilen yarışmaya, mimarlar 8 Mart 2026 tarihine kadar mimari, iç mekân ve kamusal alan tasarımları kategorilerinde tamamlanmış projeleriyle başvurabilecek. Her bir kategoride kazananlara para ödülü verilirken, kısa listeye kalan projelerin tasarımcılarına 2026 yılında Bangkok’ta düzenlenecek ödül töreni ile Nippon Paint’in dünya çapındaki tasarımcılar ve paydaşlar ağına erişim şansı da sunulacak.
Uludağ: Rengi mimarlığın düşünsel omurgasına yerleştiren bir platform
CCA’nın Türkiye tanıtımında yaptığı konuşmada, rengin Nippon Paint için yalnızca estetik bir öğe değil, mekânın ruhunu ve işlevini dönüştüren güçlü bir tasarım kararına karşılık geldiğini vurgulayan Nippon Paint Pazarlama’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, “Creative Colour Awards, mimar ve iç mimarların dünyanın neresinde olursa olsun projeleriyle katılabildiği küresel bir renk yarışması. Amacımız, mekânsal tasarımda rengin yenilikçi ve amaçlı kullanımını görünür kılmak. Tek bir ev projesinden büyük ölçekli kamusal alanlara kadar çok farklı kategorilere açığız ve her projede rengin nasıl bir hikâye, bakış açısı ve değer taşıyabildiğini görmek istiyoruz. Geçen yıl 188 projeye ulaştık. Türkiye’den gelen yoğun ilgi de rengin mimarlık pratiğinde ne kadar önemli bir araç olduğunu gösterdi. Bu yıl da mimarlarımızdan aynı cesareti ve vizyoner yaklaşımı bekliyor, Haziran 2026’da Türkiye’den güçlü projeleri kısa listede görmeyi umuyoruz.” dedi.
Uludağ, CCA’nın, mimarlıkta sürdürülebilir ve amaç odaklı tasarım yaklaşımını güçlendiren önemli bir uluslararası platform olduğunu belirterek, “Rengi yalnızca görsel bir sonuç değil, sosyal, çevresel ve kültürel sürdürülebilirliğin bir aracı olarak konumlandırıyoruz. CCA’nın küresel ağı, tasarımcılara hem görünürlük hem de dünyanın farklı bölgelerinden meslektaşlarıyla ortak bir dil kurma imkânı sunuyor” diye konuştu.
Sayın: Renk, mimari dilin en belirleyici unsurlarından biri
CCA’nın global jürisinde Türkiye’yi temsil eden Mimar Nevzat Sayın, konuşmasında mimari üretimde rengin konumuna dikkat çekerek, “Renk, mimarlıkta benim için bir tür gramer gibi; mekânın anlamını noktalayan, dikkat çeken ya da geri çeken sessiz bir işaret dili. Bir yapının rengini belirlerken keyfi bir seçimden çok, coğrafyanın, iklimin, hafızanın ve toplumsal kodların iç içe geçtiği bir denge kurmak gerekiyor. Gelenekte malzemenin doğal renginden boyanın koruyucu katmanına kadar uzanan bu bilinç, aslında yerelin bilgisini evrensel bir dilin içine yerleştirmenin yolu. Bir yere ait olan şey kendiliğinden evrenselleşir. Bugün mimarlıkta renk kullanımını tartışırken de rengin, yapının doğasına ilişkin bir ihtiyaç olarak ortaya çıktığı, mimari fikrin ayrılmaz parçası hâline geldiği anları arıyoruz. Bu arayış ne gösteriş için ne de hiçbir şey söylemeyen bir sadelik için… Renk, yapının kimliğini okunur kılan, mekânla kurduğumuz ilişkiyi derinleştiren en sessiz ama en güçlü ifadelerden biri. Jüri deneyimime dayanarak Türkiye’den gidecek projelerin yarışmada çok büyük şansı olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.
Creative Colour Awards Nedir?
Mimar ve iç mimarların çalışmalarındaki renk mükemmelliğini onurlandıran uluslararası bir yarışma olan Creative Colour Awards (CCA), mekân tasarımında renklerin amaçlı, yenilikçi ve etkileyici kullanımını görünür kılmak amacıyla mimarlar, tasarım profesyonelleri ve gayrimenkul sahipleri gibi sektörde aktif olarak çalışan tüm profesyonellere açık olarak düzenleniyor.
2023 yılında hayata geçen ve kısa sürede büyük bir ilgi görerek 19 ülkeden 300’ü aşkın tasarım ofisinden başvuru alan yarışmaya, tamamlanmış projeleri üzerinden fotoğraf ile başvuru yapan tüm yapı sektörü profesyonelleri katılabiliyor. Projelerin büyük ölçüde Nippon Paint ve Filli Boya’nın renk ve kaplama ürünlerini kullanması; kullanılan ürünlerin tamamen bağımsız olarak (hediye veya sponsorluk kapsamında olmadan) temin edilmiş olması gerekiyor. Uygun yüzey kaplamaları arasında düz, dokulu ve özel efektli tüm boya ve kaplama çözümleri bulunuyor.
Yarışma üç ana kategori altında değerlendiriliyor
Creative Colour Awards, Mimari, İç Mekan ve Kamusal Alan Tasarımı kategorilerindeki tamamlanmış projeleri kapsıyor.
Mimari (Architectural) kategorisi, yapıların dış cephe tasarımına odaklanıyor. Bu kategoride:
• Kurumsal & Ticari Dış Cephe (Corporate & Commercial Exterior); Ofisler, stüdyolar, fabrikalar, depolar, perakende mağazaları, alışveriş merkezleri, eğitim ve sağlık kurumları, kafeler, restoranlar, fitness merkezleri, oteller ve konaklama tesisleri gibi ticari, endüstriyel ve ağırlama yapılarının dış cephe boyamalarını içeriyor.
• Konut Dış Cephe (Residential Exterior) ise tekil konutlardan çok katlı ve yüksek katlı konut projelerine kadar tüm özel yaşam alanlarının dış cephe uygulamalarını kapsıyor.
Yapıların iç cephe/mekân tasarımına odaklanan İç Mekân Tasarımı (Interior Design) kategorisinde:
• Kurumsal & Ticari İç Mekân (Corporate & Commercial Interior); Ofisler, stüdyolar, fabrikalar, depolar, mağazalar, pop-up alanlar, alışveriş merkezleri, eğitim ve sağlık kurumları, kafeler, restoranlar, fitness merkezleri, oteller ve konaklama tesislerinin tüm iç mekân boya uygulamalarını içeriyor.
• Konut İç Mekân (Residential Interior) ise tekil veya çoklu konut yapılarındaki tüm özel yaşam alanlarının iç mekân boyamalarını kapsıyor.
Yarışmanın üçüncü ana kategorisi olan Kamusal Alanlar (Public Spaces) ise toplum merkezleri, havaalanları, istasyonlar, köprüler, tüneller, müzeler, etkinlik alanları, spor ve rekreasyon tesisleri ve özel enstalasyonlar gibi toplu kullanım alanlarını ve altyapı yapılarını içeriyor.
Her kategori için 2.500 dolarlık para ödülünün verileceği yarışmada tüm kategorilerin üzerinde yer alan Grand Prix’e layık görülen isim ise 5.000 dolarlık ödülün sahibi olacak.
Jüride değerli isimler yer alıyor
Farklı ülkelerden saygın mimarlık ve tasarım liderlerinden oluşan CCA 2026 jürisinde; Ekaphap Duangkaew (Bangkok, Tayland), Hideji Kanamori (Tokyo, Japonya), Christina Thean (Singapur), Lai Siew Hong (Kuala Lumpur, Malezya) ve Francesca Heathcote (Madrid, İspanya) yer alıyor.
Renklerin kullanımını teşvik etme amacıyla hayata geçirilen yarışmaya, tasarımcılar 8 Mart 2026 tarihine kadar mimari, iç mekân ve kamusal alan tasarımları kategorilerinde tamamlanmış projeleriyle www.creativecolourawards.com üzerinden başvurabilecek.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
BİLGİLİ HOLDİNG’DE ÜST DÜZEY ATAMA
Yayınlandı
15 dakika önce-
Ekim 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Bilgili Holding’de Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcılığı görevine holdingin tecrübeli ismi Görkem Gelbal getirildi.
Gayrimenkul, turizm ve lüks yaşam segmentinde Türkiye’nin öncü kurumlarından Bilgili Holding, yönetim kadrosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Holding bünyesinde 12 yılı aşkın süredir farklı yönetim kademelerinde görev yapan deneyimli isim Görkem Gelbal, Bilgili Holding Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Pazarlama, iletişim, marka yönetimi ve iş geliştirme alanlarında 20 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olan Gelbal; yeni pozisyonunda holdingin grup genelindeki tüm pazarlama, kurumsal iletişim ve marka stratejilerine liderlik edecek.
Görkem Gelbal, yeni sorumluluk alanı kapsamında Bilgili Holding’in gayrimenkul, konaklama, perakende, eğitim ve öğrenci yaşamı gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren tüm markalarının iletişim süreçlerinden sorumlu olacak. Gelbal; kurumsal marka konumlandırması, marka stratejileri, PR ve ajans yönetimi, dijital pazarlama, medya planlama, etkinlik yönetimi, uluslararası paydaş ilişkileri ve kriz iletişimi başta olmak üzere grubun tüm entegre iletişim süreçlerini yönetecek.
Bilgili Holding çatısı altındaki kariyerine 2015 yılında Republika Aparts Satış & Pazarlama Grup Direktörü olarak başlayan Görkem Gelbal, yaklaşık 9 yıl boyunca grubun 2.000 yatak kapasiteli dört büyük mülkünün tüm satış, pazarlama, fiyatlandırma, üniversite ilişkileri ve yatırımcı iletişimi operasyonlarını başarıyla yönetti. 2024 yılında Bilgili Holding Pazarlama ve İletişim Direktörlüğü görevine getirilen Gelbal, bu süreçte holdingin küresel ölçekteki vizyonunu pekiştiren ve prestijli yayınevi Rizzoli tarafından hazırlanan uluslararası kitap projesinin de uçtan uca yönetimini üstlendi.
GENEL
SAINT-GOBAIN TÜRKİYE CEO’SU SAVCI: GÜVENLİ YAPI TERCİH DEĞİL, ERTELENEMEZ BİR ZORUNLULUK
Yayınlandı
45 dakika önce-
Ekim 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Saint-Gobain’in küresel sürdürülebilir inşaat buluşma platformu Sustainable Construction Talks, ilk kez Türkiye’de düzenlendi. İstanbul’da gerçekleştirilen buluşmada sektörün önde gelen isimleri, Türkiye’nin deprem riskine karşı daha güvenli ve dirençli yapılar oluşturma sorumluluğunu, iklim kriziyle mücadele ve düşük karbonlu yapılaşma hedefleriyle birlikte ele aldı. Saint-Gobain Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD Başkanı Murat Savcı deprem ve iklim değişikliğinin ele alındığı programdaki konuşmasında Türkiye gibi bir deprem ülkesinde güvenli yapıların bir tercih değil, ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyledi
Yapı sektörünün sürdürülebilir dönüşümü, yalnızca çevresel etkilerin azaltılmasıyla sınırlı kalmıyor; güvenli, dayanıklı, enerji verimli ve insan yaşamını merkeze alan kentlerin oluşturulmasını da kapsıyor. Türkiye’de deprem riski ve iklim krizinin yarattığı ihtiyaçlar, yapı sektörünün dönüşümünü daha da kritik hale getiriyor.

Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi sürdürülebilir inşaata geçişi hızlandırmayı amaçlayarak uluslararası bir buluşma platformu Saint-Gobain Construction Talks’u hayata geçirdi. İlki 2023’te Paris’te düzenlenen seri; mimarlardan mühendislere, akademisyenlerden politika yapıcılara, finans dünyasından sivil toplum temsilcilerine kadar inşaat değer zincirinin tüm paydaşlarını aynı platformda buluşturuyor. Her buluşmada, ülkelerin kendi öncelikleri ve zorunlulukları masaya yatırılıyor. Bu yıl ise söz konusu küresel platform, Türkiye’de sektörün önde gelen paydaşlarını bir araya getirdi.
Saint-Gobain Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD Başkanı Murat Savcı, Construction Talks açılış konuşmasında sürdürülebilir dönüşümün sektörün ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. “Yapı sektörü olarak iki büyük sınavla karşı karşıyayız: Deprem ve iklim krizi. Türkiye’nin deprem gerçeği, güvenli ve dayanıklı yapılar üretmenin bir tercih değil, ertelenemez bir zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Diğer yandan, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ının binalar ve inşaat faaliyetleriyle ilişkili olması, sektörümüzün iklim kriziyle mücadeledeki kritik rolünü gösteriyor. Bu iki konuyu birbirinden bağımsız ele alamayız. Bugün inşa ettiğimiz ve dönüştürdüğümüz her yapının hem gelecek nesiller için güvenli ve dirençli olması hem de çevresel etkilerinin ve karbon ayak izinin azaltılması gerekiyor. Saint-Gobain olarak bu dönüşümün öncüsü olmayı ve sürdürülebilir inşaatta dünya lideri olma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeyi misyon ediniyoruz. Ancak sürdürülebilir bir yapı sektörüne geçişin hiçbir şirketin tek başına gerçekleştirebileceği bir dönüşüm olmadığının bilincindeyiz. Mimarlar, mühendisler, müteahhitler, malzeme üreticileri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları olarak değer zincirinin tüm paydaşlarının ortak bir hedef doğrultusunda hareket etmesi gerekiyor. Sustainable Construction Talks platformunu Türkiye’ye taşıyarak, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde sektörümüzün önceliklerini ve çözüm önerilerini birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Daha güvenli, daha dirençli, daha az kaynak tüketen ve düşük karbonlu yapılar için bugün doğru kararları birlikte almak zorundayız.”
Türkiye’nin deprem sınavı: Güvenli ve dirençli yapılar için bütüncül dönüşüm
Etkinlikte, Mimar Sedat Bayrak’ın “Sürdürülebilir İnşaatta Türkiye Nerede?” başlıklı değerlendirmesiyle Türkiye’nin mevcut konumu gündeme taşındı. Bayrak tarafından Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi’nin her yıl 30 ülkede 4.800 sektör paydaşı ve 30.000 kişinin katılımıyla yürütülen Barometre araştırmasının sonuçları paylaşarak yorumladı. Bayrak, Türkiye’de sürdürülebilir inşaat konusunda farkındalığın mevcut olduğunu ancak eyleme geçme konusunda yetersiz kalındığını aktardı. Ardından Ilgaz Gürsoy’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Türkiye’nin Deprem Sınavı” ve “Türkiye’nin İklim Sınavı” panellerinde, güvenli ve dirençli yapıların oluşturulması ile düşük karbonlu bir yapılı çevreye geçişin gereklilikleri farklı uzmanlık alanlarının bakış açılarıyla değerlendirildi.
Etkinliğin ilk paneli, “Türkiye’nin Deprem Sınavı” başlığı altında gerçekleştirildi. Panele, Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Güvenli Yapılar Kentsel Dönüşüm Komitesi Başkanı Muhammed Maraşlı, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper İlki ile mimar ve NSMH Kurucusu Nevzat Sayın katıldı.
Muhammed Maraşlı’nın sektör ve kentsel dönüşüm perspektifiyle katkı sunduğu oturumda, güvenli yapılaşmanın yaygınlaştırılması ve kentsel dönüşümün etkin yürütülmesi ele alındı. Maraşlı, güvenli yapılaşmanın yalnızca yeni teknolojilerle değil, doğru uygulama ve nitelikli insan kaynağıyla mümkün olduğunu vurgulayarak Türkiye’nin geleceğinin güvenli ve sürdürülebilir yapılar üretmekten geçtiğini belirtti.
Prof. Dr. Alper İlki, deprem güvenliği ve yapı performansına ilişkin değerlendirmelerinde, 6 Şubat depremlerinin mevcut yapı stokundaki riskleri bir kez daha ortaya koyduğuna dikkat çekti. İstanbul’daki 2000 yılı öncesi binaların önemli bölümünün depreme dayanıklı olmadığını belirten İlki, mevcut yapı stokunun mevcut mevzuat doğrultusunda incelenmesinin onlarca yıl sürebileceğini ifade ederek riskli binaların hızlı ve etkin yöntemlerle tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
Nevzat Sayın ise güvenli kentlerin oluşturulmasında mimarlık ve tasarım kararlarının önemine değindi. 1950’lerden itibaren hızlanan kentleşme sürecinde denetimsiz ve niteliksiz yapılaşmanın yaygınlaştığını belirten Sayın, bugünkü sorunların temelinde geçmişteki tercihler ve denetim eksikliklerinin bulunduğunu dile getirdi.
Panelde, Türkiye’nin deprem riskine karşı daha dirençli bir yapılı çevre oluşturabilmesi için yeni yapıların güvenliğinin yanı sıra mevcut yapıların durumunun da bütüncül biçimde ele alınması gerektiğine dikkat çekildi. Kentsel dönüşümün yalnızca yapıların yenilenmesi olarak görülmemesi; kentlerin fiziksel, sosyal ve çevresel ihtiyaçlarını birlikte değerlendiren uzun vadeli bir dönüşüm yaklaşımıyla yürütülmesi gerekliliği ön plana çıktı.
Türkiye’nin iklim sınavı: Düşük karbonlu ve sürdürülebilir yapılaşmaya geçiş
Etkinliğin ikinci paneli, “Türkiye’nin İklim Sınavı” başlığıyla gerçekleştirildi. İklim kriziyle mücadelede yapı sektörünün üstlendiği sorumluluğun değerlendirildiği oturumda, enerji verimliliği, düşük karbonlu yapı malzemeleri, sürdürülebilir tasarım, kaynakların verimli kullanımı ve döngüsel ekonomi yaklaşımı ele alındı. Yapıların tasarımından malzeme seçimine, inşasından kullanım sürecine kadar tüm aşamalarda çevresel etkilerin gözetilmesinin önemi vurgulandı.
Panele, Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı ve Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, Altensis Kurucu Ortağı ve ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı ile ESCON Enerji CEO’su Onur Ünlü katıldı. Farklı uzmanlık alanlarından gelen konuşmacılar, sürdürülebilir yapılaşmanın mimari tasarım, çevresel performans ve enerji yönetimi boyutlarını değerlendirdi.
Prof. Dr. Ece Ceylan Baba mevcut yapıların yalnızca fiziksel varlıkları değil, aynı zamanda toplumsal belleği ve kültürel değerleri de taşıdığı vurgularken, bir binanın yıkılması, sadece beton ve demirin kaybı değil; aynı zamanda o yapının temsil ettiği dönem, harcanan emek, mimari karakter ve toplumdaki hatıraların da yok olması anlamına geldiğini vurguladı. Baba “ Bu nedenle “ileri dönüşüm” yaklaşımı öne çıkarılıyor: mevcut yapılar yeni işlevlere adapte edilerek hem gömülü karbon korunuyor hem de kentlerin kültürel hafızası sürdürülebilir hale getiriliyor. Böylece iklim dostu kentler yalnızca yeni binalar üretmekle değil, geçmişin değerlerini yaşatarak geleceğe uyum sağlamakla da mümkün hale geliyor” dedi.
ESCON Enerji CEO’su Onur Ünlü, yeşil dönüşümün finansmanına ilişkin değerlendirmesinde sürdürülebilirlik yatırımlarının sanayiciler için önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Emisyonların ve su tüketiminin azaltılmasına yönelik projeler için yeşil finansman kaynaklarının kullanılabileceğini belirtti. Bu kaynakların daha uygun faiz ve daha uzun vadeli kredi imkânları sağladığını ifade etti. Yeşil dönüşümün yalnızca bir maliyet kalemi olarak görülmemesi gerektiğini, aynı zamanda finansal planlamanın da parçası olduğunu söyledi. Yeşil dönüşümün maliyet ve uygulama boyutlarının yanında Türkiye’nin ihracat rekabetçiliği açısından da kritik olduğunu vurguladı. Başarı için öngörülebilir düzenlemeler ve uygulanabilir yol haritalarının şart olduğunu dile getirdi.
ÇEDBİK Başkanı, Altensis Kurucusu Dr. Emre Ilıcalı, inşaat ve gayrimenkul sektöründe karbonun artık yalnızca çevresel bir konu değil, doğrudan finansal bir gösterge ve rekabetçilik unsuru haline geldiğini vurguladı. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması düzenlemesiyle birlikte çimento, demir-çelik ve alüminyum gibi sektörlerde dönüşümün kaçınılmaz olduğunu belirtti. Karbon emisyonlarının, iş dünyasında maliyet, kalite ve zamanın yanına eklenen yeni bir kriter haline geldiğine dikkat çeken Ilıcalı, bu dönüşümün rekabetçi kalabilmek için kritik önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin gerekli düzenlemeleri zamanında hayata geçirmesinin, karbon kaynaklı maliyetlerin ülke içinde yönetilmesine ve ihracatta rekabet gücünün korunmasına katkı sağlayacağını söyledi. Ilıcalı, iklim kriziyle mücadelenin ertelenemeyecek uzun vadeli bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.
Panelde, düşük karbonlu yapılaşmaya geçişin yalnızca yeni teknolojilerin ve malzemelerin kullanımından ibaret olmadığı; tasarım, enerji performansı, kaynak yönetimi ve uygulama süreçlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği ortaya kondu. Enerji verimli binaların yaygınlaştırılması, çevresel etkilerin azaltılması ve kaynakların daha verimli kullanılması, sektörün iklim değişikliğiyle mücadeledeki temel çalışma alanları arasında öne çıktı.
Saint-Gobain’in küresel sürdürülebilir inşaat yaklaşımı doğrultusunda düzenlenen buluşma, Türkiye’nin deprem güvenliği ve iklim krizi karşısındaki önceliklerini ortak bir dönüşüm gündeminde bir araya getirdi. Etkinlik, daha güvenli, dirençli, enerji verimli ve düşük karbonlu bir yapılı çevre oluşturulmasında sektör paydaşları arasındaki bilgi paylaşımının ve iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.
GENEL
E.C.A. SEREL, HVAC Sektörünün Geleceğine Yön Veren MechTalks 2026 Buluşmasında Yer Aldı
Yayınlandı
1 saat önce-
Ekim 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Mekanik Tesisat Müteahhitleri Derneği (MTMD) tarafından 1 Ekim 2026 tarihinde Makina Hangar ’da düzenlenen MechTalks 2026, “Yapay Zekâ Çağında HVAC Dönüşümü ve Veri Merkezlerinin Geleceği” temasıyla sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Etkinliğin gümüş sponsorları arasında E.C.A. SEREL de yer aldı.
E.C.A. SEREL’in sponsor olarak destek verdiği etkinliğe, satış sonrası hizmet faaliyetlerini sağlayan Emar Satış Sonrası Müşteri Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ekibi tarafından katılım sağlandı. Etkinlikte HVAC sektörünün dönüşümüne yön veren güncel gelişmeler kapsamında yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmeler, veri merkezlerinde enerji verimliliği ve yeni nesil soğutma teknolojileri üzerinde konuşuldu.

Sektör profesyonellerini ve uzman konuşmacıları bir araya getiren MechTalks 2026 kapsamında gerçekleştirilen teknik oturumlarda, yapay zekâ ve veri merkezlerindeki gelişmelerin HVAC sektörüne etkileri değerlendirilirken enerji verimliliği, teknolojik dönüşüm ve yeni nesil çözümler farklı perspektiflerden ele alındı.
E.C.A. SEREL, sektörün gelişimine katkı sağlayan organizasyonlarda yer alarak teknolojik gelişmelerin, sektörel bilgi paylaşımının ve iş birliğinin desteklenmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Son Yazılar
- BİLGİLİ HOLDİNG’DE ÜST DÜZEY ATAMA Ekim 13, 2026
- SAINT-GOBAIN TÜRKİYE CEO’SU SAVCI: GÜVENLİ YAPI TERCİH DEĞİL, ERTELENEMEZ BİR ZORUNLULUK Ekim 13, 2026
- E.C.A. SEREL, HVAC Sektörünün Geleceğine Yön Veren MechTalks 2026 Buluşmasında Yer Aldı Ekim 13, 2026
- Yaşam alanlarında konforu yeniden düşünme zamanı Ekim 13, 2026
- OYAK Çimento’ya “Döngüsel Ekonomi Dönüşümü” Ödülü Ekim 13, 2026
- Ayaz Yapı, Termo Teknik’in Üretim Gücünü Yerinde İnceledi Ekim 12, 2026
- Açık Holding, Veri Merkezi Ekosisteminin Geleceğini Data Center Eurasia’da Değerlendirdi Ekim 12, 2026
- Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyonda Stratejik İş Birliği İçin İlk İmzayı Attı Ekim 12, 2026
- Şişecam COP31’de İklim Dirençli Şehirlerin Geleceğini Gündeme Taşıyacak Ekim 12, 2026
- Yönetmelik, Sanayide Verimli Isıtma Sistemlerinin Önemine İşaret Ediyor Ekim 12, 2026
- Kale, Noviso Ürünüyle Red Dot Design Award 2026’nın Sahibi Oldu Ekim 12, 2026
- Ravago Bina Çözümleri, yüksek performans gerektiren projelerde teknik XPS çözümleriyle öne çıkıyor Ekim 12, 2026
- Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu Ekim 9, 2026
- Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak Ekim 9, 2026
- Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı Ekim 9, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!










