‘BİR SEN BİR GELECEK’ YENİ MEZUNLAR VERECEK - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

‘BİR SEN BİR GELECEK’ YENİ MEZUNLAR VERECEK

Yayınlandı

-

Zeren Group Holding ve paydaşlarıyla birlikte hayata geçirilen ‘Bir Sen Bir Gelecek’ programının ikinci dönemi için imzalar atıldı. Bu yıl rekor başvuru üzerine 400 üniversite öğrencisini geleceğe hazırlayacak olan programın imza törenine Zeren Group Holding Yönetim Kurulu Üyesi Seda Zeren Adıgüzel, Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Danışmanı ve CIFAL İstanbul, UNITAR Direktörü Prof. Dr. Çisil Sohodol ve BauGo Direktörü Doç Dr. Ergün Akgün katıldı.

Yarım asrı aşan yolculuğunda, aynı heyecanla çalışarak ve hayallerinin peşinden koşarak büyüme vizyonunu devam ettiren Zeren Group Holding, yarının iş insanları olan üniversite öğrencilerinin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. Bu yıl rekor başvuru alarak, 400 üniversite öğrencisinin geleceğine katkı sağlamayı hedefleyen Bir Sen Bir Gelecek projesi kapsamında imza protokolü gerçekleşti. Zeren Group Holding, BAUGO Online ve CIFAL Istanbul, UNITAR (United Nations Institute for Training and Research) arasında düzenlenen protokol ile başlatılan programının destekçileri arasında, 10’u aşkın sivil toplum kuruluşunun bursiyerleri ve 60’dan fazla üniversite yer alıyor.

Üniversiteli gençlerin bireysel potansiyellerini keşfetmelerine, sosyal etki yaratmalarına ve Türkiye’nin geleceğine yönelik umut dolu adımlar atmalarına rehberlik etmeyi amaçlayan proje bu yıl yaklaşık 1000 kişilik rekor başvuruya ulaştı. Potansiyelini keşfetme yolunda geçtiğimiz yıl birçok gencin hayal ortağı olan program ile yeni dönemde 400 öğrenciye, geleceklerini planlamaları için yol gösterecek liderlik ve sürdürebilirlik eğitimleri verilecek. Program, Bahçeşehir Üniversitesi, CİFAL İstanbul UNITAR’ın değerli hocalarının vereceği çevrimiçi eğitimleri, BAUGO Online tarafından hazırlanan asenkron eğitimleri ve başarıları ile gençlere ufuk açan kanaat önderleri ile yapılacak buluşmaları içeriyor.

Zeren Group’tan Türkiye’nin geleceğine destek

Hayallerini gerçeğe dönüştüren gençlere destek olan Bir Sen Bir Gelecek projesine yönelik konuşan Zeren Group Yönetim Kurulu Üyesi Seda Zeren Adıgüzel“Geçtiğimiz yıl Zeren Group Holding olarak büyük bir heyecan ve umutla başlattığımız Bir Sen Bir Gelecek programını, bu yıl da paydaşlarımızın katkılarıyla daha kapsamlı bir hale getirdik. Akademi, sivil toplum ve özel sektörü buluşturan Bir Sen Bir Gelecek projesi, şirketimizin değer yaratma prensibi ile doğru orantılı olarak, 400 arkadaşımızın yalnızca kariyerine ve geleceğine değil yaşamına da ışık tutacak. Türkiye’den yurt dışına açılan bir kapı olan bu program sonunda gençlerimiz, uluslararası geçerlilikteki sertifikaya hak kazanacak. Eğitim, spor ve teknoloji, Zeren Group Holding’in üzerinde titizlikle durduğu önemli alanlar. Bu alanlarda dezavantajlı çocuklarımız başta olmak üzere, bugüne kadar sayısız çocuğumuza ve gencimize ulaştık. Ülkemizin geleceği olan gençlerimizi desteklemeye ve gelişimlerine destek olmaya devam edeceğiz” dedi

 ‘Hayal Atölyesi’ daha iyi bir geleceğin kapılarını aralıyor

Bir Sen Bir Gelecek projesi kapsamında eğitim görme olanağı elde eden gençler, dönem boyunca birbirinden değerli mentorlar ve tanınmış isimlerle bir araya gelecek. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan 40 genç ‘Hayal Atölyesi’nde buluşarak, toplumsal sorunlara ortak çözümler geliştirecek. Daha iyi bir gelecek ve toplumsal farkındalık üzerinde düşündürmeyi hedefleyen programlar boyunca öğrenciler; ekip çalışmasını ve liderlik yönetimini güçlendirmek, farklılıkları buluşturmak amacıyla kurulacak olan atölyede oluşturulan grup çalışmalarıyla projeler geliştirecek.

Bir Sen Bir Gelecek projesinin paydaşlarından Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Danışmanı ve CIFAL İstanbul, UNITAR Direktörü Prof. Dr. Çisil Sohodol “CIFAL Türkiye olarak, Türkiye’nin geleceği olan gençlerimize daha iyi bir dünya ve daha iyi bir gelecek sunan çalışmalara imza atmaya devam ediyoruz. Bir Sen Bir Gelecek ile gençlerimizin hayat yolculuklarına ve kariyerlerine rehberlik etmeyi amaçlayan programının paydaşlarından biri olmanın heyecanını yaşıyoruz. Gençlerin, kendi kariyer yolculuğunun hikayesini yazmalarına yönelik sunulan eğitim serisi ile çok anlamlı bir çalışmaya imza atıyoruz. Tabii bu imzanın altında çok değerli kalemler bir araya geliyor. Eğitime duyarlı yaklaşımından dolayı Zeren Group’a ve bu projede elini taşın altına koyan tüm ortaklara teşekkür ediyorum” diyerek sosyal sorumluluk bilincinin önemine dikkat çekti.

Gençler geçmişin öğretileriyle geleceği şekillendirecek

Programda sürdürülebilir bir gelecek için çevresel ve sosyal sorumluluklara odaklanacak eğitimlerin yanı sıra toplumsal sorunlara ortak çözümler de ele alınacak.   Topluma ve çevreye katkıda bulunmayı, sorumluluk bilincini artırmayı, çok boyutlu liderliğe odaklanmayı ve etkili iletişim ile güçlü bağlantılar kurma becerilerini kuvvetlendirmeyi amaçlayan eğitimler boyunca gençler bir yandan kendilerini keşfederken diğer yandan “Hayallerimiz toplumsal sorunlara çözüm olabilir mi?” sorusunun yanıtını arayacak. Geçmişteki öğretilerle geleceğin şekillendirilmesine teşvik edecek eğitimler boyunca geleceğe yolculuk yapacak olan öğrenciler, zaman yönetimi ve yeni normalde iletişim süreçlerini irdeleyecek.

 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yaz aylarında artan gürültü, yaşam alanlarında akustik konfor ihtiyacını öne çıkarıyor

Yayınlandı

-

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre uzarken, trafik, komşu ve çevresel kaynaklı gürültülerin etkisi daha belirgin hale geliyor. Ses yalıtımı, ev ve sosyal yaşam alanlarında konforu ve yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar, insanların günün daha büyük bölümünü ev, ofis, kafe ve benzeri kapalı alanlarda geçirmesine neden oluyor. Bu durum, şehir yaşamının doğal bir parçası olan gürültünün daha yoğun hissedilmesine yol açıyor. Trafik, komşu daireler, bina içi hareketlilik ve çevresel ses kaynakları; yalnızca anlık rahatsızlık yaratmakla kalmıyor, yaşam alanlarının genel konforunu da doğrudan etkiliyor.

Gürültüye uzun süre maruz kalınması, dinlenme kalitesini düşürürken odaklanma ve günlük yaşam performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle modern yaşam alanlarında akustik konfor, yapı kalitesinin önemli bir parçası haline geliyor.

Binalarda doğru şekilde uygulanan ses yalıtımı çözümleri, dış ortamdan gelen seslerin iç mekânlara geçişini azaltırken, aynı zamanda daireler arası ses transferini de sınırlandırıyor. Böylece hem mahremiyet korunuyor hem de daha sakin, dengeli ve verimli yaşam alanları oluşturuluyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle öne çıkan ODE Yalıtım, ısı ve su yalıtımının yanı sıra akustik konforu da odağına alarak yapıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümler sunuyor.

“Akustik konfor, yaşam alanlarının görünmeyen ama en belirleyici unsurlarından biri”

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yaz aylarında kapalı alan kullanımının artmasıyla birlikte ses yalıtımının daha fazla önem kazandığını belirterek şunları söyledi: “Yaz döneminde yaşamın büyük bölümü iç mekânlarda geçiyor ve bu da sesin etkisini daha belirgin hale getiriyor. Dış ortamdan ya da bina içinden gelen gürültü, günlük yaşamın akışını doğrudan etkileyebiliyor. Ses yalıtımı, bu etkinin kontrol altına alınmasında kritik bir rol üstleniyor.”

ODE Yalıtım olarak hedeflerinin yalnızca teknik bir yalıtım çözümü sunmak olmadığını vurgulayan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, yaşam alanlarında konforu bütüncül şekilde ele alıyoruz. Ses yalıtımı da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Doğru çözümlerle gürültü etkisini azaltarak daha sakin, daha konforlu ve daha yaşanabilir mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense Türkiye’nin Büyüme Yolculuğuna Güçlü Atama: Ticari Direktörlük Görevine Ekin Doğan Çomak Getirildi

Yayınlandı

-

Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojileri markası Hisense, Türkiye operasyonlarındaki yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Tüketici elektroniği sektöründe 25 yılı aşkın satış, pazarlama ve ticari yönetim deneyimine sahip Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak atandı.

2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki doğrudan operasyonlarını hayata geçiren Hisense, televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümesini sürdürürken, uzun vadeli hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda sektörün deneyimli yöneticilerinden Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak göreve başladı. Doğan, yeni görevinde Hisense Türkiye’nin satış ve pazarlama stratejilerine, ticari büyüme hedeflerine, kanal yapılanmasına ve iş ortaklarıyla geliştirilecek uzun vadeli iş birliklerine liderlik edecek. Aynı zamanda veri odaklı ticari stratejiler, yeni büyüme fırsatları ve yenilikçi kanal yönetimi yaklaşımlarıyla Hisense’in Türkiye’deki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak, yeni göreviyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, dinamik tüketici yapısı, değişen beklentileri ve yüksek büyüme potansiyeliyle Hisense için stratejik öneme sahip bir pazar. Hisense’in küresel vizyonunu ve teknoloji gücünü, Türkiye pazarına ilişkin yerel bilgi birikimimiz ve tüketici içgörülerimizle buluşturarak kullanıcıların beklentilerine en uygun ürünleri ve marka deneyimini sunmayı hedefliyoruz. Güçlü iş ortaklıkları ve sürdürülebilir kanal yapılanmalarıyla televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümemizi hızlandırırken, önümüzdeki dönemde genişleyecek ürün portföyümüzle Hisense deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı amaçlıyoruz. Uzun vadeli bakış açımız ve kullanıcı odaklı yaklaşımımızla, Hisense’in Türkiye’deki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sunacağımıza inanıyorum.”

Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ekin Doğan Çomak, 25 yılı aşkın profesyonel kariyeri boyunca teknoloji ve tüketici elektroniği sektörlerinde faaliyet gösteren global markalarda önemli başarılara imza atmıştır. Farklı ürün gruplarının pazara giriş stratejilerinin oluşturulması, marka konumlandırması, ticari büyüme planlarının geliştirilmesi ve satış-pazarlama organizasyonlarının güçlendirilmesi süreçlerine liderlik etmiştir.

Tüketici elektroniği ürünlerinin yanı sıra kurumsal çözümler alanında da kapsamlı deneyime sahip olan Çomak; kanal geliştirme, stratejik iş ortaklıklarının yönetimi, veri odaklı ticari planlama ve sürdürülebilir büyüme odaklı iş modellerinin oluşturulması konularında önemli katkılar sağlamıştır. Kariyeri boyunca birçok uluslararası liderlik programına katılan ve küresel ölçekte satış performansı, proje yönetimi ve en iyi uygulamalar alanındaki başarılarıyla çok sayıda ödüle layık görülen Çomak, farklı pazarlarda elde ettiği deneyim ve stratejik bakış açısıyla sektörün öne çıkan yöneticileri arasında yer almaktadır.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Geleceğin şehirlerini görünmeyen altyapılar şekillendirecek

Yayınlandı

-

Artan nüfus, hızlanan kentleşme ve dijitalleşme, dünya genelinde yapılaşma hızını artırırken, şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını da yeniden şekillendiriyor. Konutlardan hastanelere, veri merkezlerinden üretim tesislerine kadar farklı kullanım alanlarında hayata geçirilen yeni projelerde artık yalnızca inşaat süreci değil, yapıların onlarca yıl boyunca nasıl işletileceği de proje başarısının önemli kriterleri arasında yer alıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı Altyapıda Yaşam Döngüsü Yaklaşımının Uygulanması (Implementing a Lifecycle Approach to Infrastructure) raporuna göre, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel yapı stoku yaklaşık iki katına çıkacak ve toplam 241 milyar metrekare yeni yapı inşa edilecek. Bu büyüme, yaklaşık her ay New York büyüklüğünde yeni bir şehrin dünya yapı stokuna eklenmesi anlamına geliyor. Rapor, 2050 yılına kadar ihtiyaç duyulacak altyapının dörtte üçünün ise henüz inşa edilmediğine dikkat çekiyor. [1]

Bu büyüme yalnızca daha fazla yapı üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve altyapı sistemlerinin uzun yıllar yüksek performansla çalışması da her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışı da değişiyor. Yapıların çevresel performansı kullanılan yapı malzemelerine ek olarak, kullanım ömrü boyunca ortaya koyduğu performansla birlikte değerlendiriliyor.

Yaşam döngüsü yaklaşımı öne çıkıyor
Dünya Ekonomik Forumu, altyapı yatırımlarında “yaşam döngüsü yaklaşımının” benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yapıların tasarım ve inşaat süreçleriyle birlikte, işletme, bakım, onarım ve kullanım ömrü sonrasını da kapsıyor. Böylece ilk yatırım maliyetinin yanı sıra enerji tüketimi, bakım ihtiyacı, kaynak kullanımı ve uzun vadeli işletme performansı da yatırım kararlarının önemli bir parçası haline geliyor.

Yapıların uzun vadeli performansında mekanik altyapı sistemlerinin kritik rol oynadığını belirten Masdaf CEO’su Erhan Özdemir ise şunları söyledi: “Bugün bir yapının başarısı yalnızca mimarisiyle ya da kullanılan yapı malzemeleriyle ölçülmüyor. Yapının yaşamı boyunca enerji ve suyu ne kadar verimli kullandığı, bakım süreçlerinin ne kadar doğru planlandığı ve altyapı sistemlerinin ne kadar güvenilir çalıştığı da en az inşaat süreci kadar önemli. Önümüzdeki yıllarda bu yaklaşımın tüm yeni yapı projelerinde standart hale geleceğini öngörüyoruz.”

“Görünmeyen altyapılar sürdürülebilirliğin temelini oluşturuyor”
Isıtma, soğutma, temiz su temini, atık su yönetimi, basınçlandırma ve yangın güvenliği gibi mekanik sistemlerin yapıların enerji performansı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Özdemir, doğru mühendislik çözümlerinin yalnızca işletme maliyetlerini düşürmekle kalmadığını, yapıların çevresel etkisini azaltmada da önemli rol oynadığını ifade etti.

Özdemir, “Bir pompa sisteminin gerçek maliyeti satın alma aşamasında değil, kullanım ömrü boyunca ortaya çıkıyor. Bu nedenle bugün enerji verimliliği yüksek ekipmanların tercih edilmesi, doğru projelendirme yapılması ve sistemlerin ihtiyaca uygun tasarlanması büyük önem taşıyor. Yaşam döngüsü boyunca daha az enerji tüketen, daha uzun ömürlü ve daha düşük bakım ihtiyacına sahip sistemler hem yatırımcılar hem de çevre açısından önemli kazanımlar sağlıyor” dedi.

Masdaf, geliştirdiği yüksek verimli pompa teknolojileri ve mühendislik çözümleriyle konutlardan ticari binalara, hastanelerden sanayi tesislerine kadar farklı yapılarda enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, yapıların yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir performans göstermesini destekliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler