Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, yapı sağlığı ve enerji verimliliği için uygulanması gereken mantolama adımlarını paylaştı  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, yapı sağlığı ve enerji verimliliği için uygulanması gereken mantolama adımlarını paylaştı 

Yayınlandı

-

Mantolamanın 5 püf noktası

Sürdürülebilir gelecek ve enerji tasarrufu sağlamak için binalarda mantolamanın önemli olduğu bilinci giderek yaygınlaşıyor. Sıcak ve soğuk iklim fark etmeksizin mantolama hem çevreye hem binaya hem de bina sakinlerine birçok avantaj sunuyor. Bu avantajlardan maksimum fayda sağlamak içinse mantolama sürecinde dikkat edilmesi gereken kritik noktalar bulunuyor. Mantolamada yanlış malzeme seçimi ve hatalı uygulama ciddi enerji kayıplarına ve yüksek maliyetlere yol açabiliyor. Bu noktada nitelikli mantolamanın doğru malzeme seçimi, profesyonel uygulama, detaylara verilen önem, uygun hava koşullarında çalışma ve düzenli bakımdan geçtiğini ifade eden Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, nitelikli mantolamanın 5 püf noktasını açıkladı.

Kış gelmeden binalar renovasyon sürecine hazırlanıyor. Binaların enerji tasarrufu sağlamasında kilit rol oynayan mantolama da bu süreçte bina yönetimleri tarafından listenin başında yer alıyor. Kışın ısıtma, yazın soğutma faturalarını düşüren ve konforlu yaşam alanlarına imkân tanıyan mantolamanın bu faydalarını elde edebilmek içinse önemli noktalar bulunuyor. Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, binalarına mantolama yaptırmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken 5 kritik adımı sıraladı. 

          1. Kaliteli malzeme, nitelikli mantolamanın ilk adımını oluşturuyor

Mantolama işleminin başarısının büyük ölçüde kullanılan malzemelerin kalitesine bağlı olduğunu vurgulayan Meltem Bayraktar San; “Isı yalıtım malzemeleri, binaların enerji verimliliğini artırmada en kritik unsurlardan biri. Bu noktada yanlış malzeme seçimi, mantolamanın amacına ulaşmasını engelleyebilir. Örneğin seçilecek yalıtım malzemesinin ısı iletkenlik katsayısının, bir diğer ifadeyle lambda değerinin düşük olması gerekiyor. Bu bize malzemenin ısıyı ne kadar iyi yalıttığını gösteriyor. Düşük bir lambda değeri, malzemenin daha iyi yalıtım sağladığı anlamına geliyor. Yalıtım malzemelerinin yangına karşı dayanıklı olması da çok önemli. Binaların güvenliğini sağlamak için yanmaz özellikteki malzemeler tercih edilmeli. Elbette mantolama malzemelerinin çevre dostu olması ve uzun süre dayanabilecek özellikte seçilmesi de büyük öneme sahip. Çünkü ekolojik özellikleriyle öne çıkan malzemeler hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de olumsuz çevresel etkileri en aza indiriyor. Özellikle sıcak iklimlerde, yüksek sıcaklıkların etkisini en aza indirecek malzemeler tercih edilmeli” dedi.

          2. Mantolama ustalık gerektiren bir sanat, profesyonellere bırakılmalı

Mantolama işleminin yalnızca doğru malzeme seçimiyle sınırlı kalmadığını, profesyonel bir uygulama ile desteklenmesi gerektiğini belirten Meltem Bayraktar San; “Mantolama, uzmanlık gerektiren bir işlem. Bu nedenle eğitimli ve deneyimli ekipler tarafından yapılması gerekiyor. Uygulama sırasında yapılan küçük hatalar bile yalıtımın verimliliğini olumsuz etkileyebilir. Yalıtım levhalarının düzgün yerleştirilmesi, levhalar arasında boşluk kalmaması ve köşe noktalarının en iyi şekilde yalıtılması gibi detaylar son derece önemli noktalar arasında yer alıyor.  Aksi takdirde bu bölgelerden enerji kaçışı olabilir ve mantolamanın verimliliği düşebilir. Ayrıca bu işlem sırasında levhaların kenarlarına ve köşelerine özel dikkat gösterilmeli. Sıva işlemi ise yalıtımın dış etkenlere karşı korunması için kritik adımlar arasında bulunuyor” dedi.

          3. Büyük kayıplar yaşanmaması için küçük ayrıntılara dikkat edilmeli

Mantolama sürecinde gözden kaçan küçük detayların zamanla büyük sorunlara yol açabileceğini ifade eden Meltem Bayraktar San, “Bu nedenle uygulama sırasında tüm detaylara dikkat edilmesi gerekiyor. Örneğin, pencere ve kapı çerçeveleri mantolama işlemi sırasında en çok özen gösterilmesi gereken bölgeler arasında yer alıyor. Bu alanlarda yalıtımın nitelikli şekilde yapılmaması, ciddi enerji kayıplarına neden olabilir. Çerçevelerin etrafında oluşabilecek boşluklar uygun yalıtım malzemeleriyle doldurulmalı. Çatı ve zemin birleşim noktaları da özel dikkat gerektiren bölgeler arasında yer alıyor. Bu noktalar, ısı kayıplarının en fazla yaşandığı yerler ve burada yapılacak iyi bir yalıtım enerji verimliliğini büyük ölçüde artırır. Bu alanların nitelikli bir şekilde yalıtılması, binanın genel enerji verimliliği açısından son derece önemli” diye belirtti.  

          4. Mantolama uygun hava koşullarında yapılmalı

Mantolama işlemi sırasında hava koşullarının yalıtımın kalitesini doğrudan etkileyebileceğini bildiren Meltem Bayraktar San, “Mantolama uygulaması genellikle 5°C ile 30°C arasındaki sıcaklıklarda yapılmalı. Aşırı sıcak, soğuk veya yağışlı hava koşulları yalıtım malzemesinin yapışma kalitesini düşürebilir. Uygulama sırasında hava koşullarının uygun olup olmadığı mutlaka kontrol edilmeli. Rüzgârlı ve nemli havalarda yapılan uygulamalar, yalıtımın dayanıklılığını olumsuz etkiliyor. Özellikle sıva işlemleri sırasında bu tür hava koşullarından kaçınılması büyük önem taşıyor. Hava koşullarının değişken olduğu dönemlerde uygulamanın, uygulama talimatlarına uyarak mümkün olan en kısa sürede tamamlanması gerekiyor. Bu durum, yalıtımın dış etkenlere maruz kalmasını engelleyerek uzun ömürlü olmasını sağlaması açısından çok önemli” şeklinde konuştu.   

          5. Uzun ömürlü yalıtım için bakım uygulamaları şart

Mantolama uygulaması tamamlandıktan sonra yalıtımın etkinliğini sürdürebilmesi için düzenli bakımların yapılması gerektiğini vurgulayan Meltem Bayraktar San, “Mantolama uygulamasının ardından özellikle ilk birkaç yıl içinde periyodik kontrollerin yapılmasını öneriyoruz. Çünkü zamanla meydana gelebilecek çatlaklar, sıva üzerinde oluşabilecek hasarlar ve renk değişiklikleri yalıtımın performansını olumsuz etkileyebiliyor. Tespit edilen sorunların zamanında onarılması da yalıtımın uzun ömürlü olmasına katkı sağlıyor. Özellikle küçük çatlaklar veya yüzeyde oluşan deformasyonlar zamanında müdahale edilmediğinde daha büyük sorunlara yol açabilir. Mantolamanın dış cephede uzun süre dayanabilmesi için düzenli temizlik yapılması ve gerekiyorsa koruyucu katmanlar uygulanması gerekiyor. Bu önemli adım mantolamanın estetik görünümünü korurken yalıtımın da etkinliğini sürdürmesini sağlıyor” diye konuştu.

İnovatif mantolama çözümleri yapıların enerji ihtiyacını azaltıyor 

Mantolamada yeniliğin öncüsü Baumit olarak ısı yalıtımında üst düzey kaliteye sahip yenilikçi çözümler sunduklarını belirten Meltem Bayraktar San, “Nitelikli ısı yalıtımı çözümlerimiz sayesinde iç mekân sıcaklığının dört mevsim boyunca ideal değerlerde sabit kalmasına yardımcı oluyoruz. Uzun yıllara dayanan tecrübemiz ve Ar-Ge çalışmalarımız ile ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştiriyoruz. İş ortaklarımıza daha hızlı, daha dayanıklı, daha yüksek tasarruflu ve daha sürdürülebilir ürünler üretmek için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yapı malzemeleri sektöründe birçok yeniliğe imza atarken, sunduğumuz inovatif çözümlerle de enerji ihtiyacını azaltmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Qua Granite ile Bologna’nın Kalbinde Tarih ve Tasarım Buluşması

Yayınlandı

-

Türkiye’nin önde gelen teknik granit üreticilerinden Qua Granite, Cersaie fuarıyla aynı hafta fuar alanının dışına çıkarak Bologna’nın tarihine ve kültürüne dokunan sıra dışı bir deneyime imza attı.

Bologna’nın simge yapılarından Palazzo Re Enzo, Qua Granite’in tasarım, inovasyon ve üretim gücünü dünyaya anlatan özel bir sahneye dönüştü. Qua Granite, 22 Eylül 2026’da Bologna’nın tarihi Palazzo Re Enzo Sarayı’nda sektör profesyonellerini özel bir organizasyonda ağırladı.

Gündüz saatlerinde, dünyanın farklı pazarlarından gelen sektör profesyonelleriyle yeni projeler ve iş fırsatları üzerine görüşmeler gerçekleştirildi. Tarihi yapının dokusuyla çağdaş yüzey tasarımının bir araya geldiği sergi alanlarında, ürünlerin özgün yüzey karakteri ve tasarım detayları ön plana çıktı.

Gecenin Teması: Rebloom

Gün batımıyla birlikte Palazzo Re Enzo bambaşka bir atmosfere büründü. Qua Granite’in gelenekselleşen gala gecesinin bu yıl altıncısı, “Rebloom” temasıyla gerçekleştirildi. Tarihin içinde yeniden doğuş fikrinden ilham alan gece; gastronomi, müzik, tasarım ve deneyimi aynı atmosferde buluşturdu.

Bologna’nın tarihi kalbinde, farklı ülkelerden gelen davetlilerin ve sektör profesyonellerinin bir araya geldiği gecede, Qua Granite’in uluslararası vizyonu ve Türkiye’den dünyaya uzanan marka yolculuğu da güçlü bir şekilde ortaya kondu. Qua Granite’in Bologna’daki organizasyonu, geçmiş ile geleceğin, mimari ile tasarımın, gelenek ile inovasyonun aynı sahnede buluştuğu özel bir deneyime dönüştü.

Fuar alanı yerine şehrin kendisini bir iletişim alanına dönüştüren Qua Granite, ürünlerini yalnızca sergilemekle kalmadı; markanın uluslararası ölçekteki iddiasını Bologna’nın merkezi noktalarına taşıdı. Şehrin merkezi noktalarında gerçekleştirilen billboard çalışmalarıyla Qua Granite’in Bologna’daki marka iletişimi desteklendi.

Qua Granite, bu organizasyonla uluslararası marka iletişimini desteklerken, ürünlerini farklı ülkelerden sektör profesyonelleriyle buluşturdu.

Okumaya Devam Et

GENEL

Aksa Enerji kurulu gücünü 6.200 MW’a, FAVÖK’ünü   841 milyon ABD dolarına taşımayı hedefliyor

Yayınlandı

-

 

Aksa Enerji’den 2027 yılının net karından temettü müjdesi!

Aksa Enerji, 2026 Analist Toplantısı’nda global büyüme stratejisini, yatırım programını ve 2029 hedeflerini paylaştı. Toplantıda, Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, şirketin 30 yıllık yolculuğunda değişmeyen tek şeyin büyüme iradesi olduğunu vurgulayarak, bugün de aynı kararlılıkla yatırımlarını sürdürdüklerini belirtti. Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, devam eden yatırım programının tamamlanmasıyla şirketin, kurulu gücünü 3.700 MW’tan 6.200 MW’a, FAVÖK’ünü ise 841 milyon ABD dolarına taşımayı hedeflediğini belirtti. Ağbal ayrıca, Aksa Enerji’nin 2027 yılının net karından temettü dağıtmayı planladığını açıkladı. 

8 ülkedeki 15 aktif santral operasyonu ve 3.700 MW kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, üst yönetiminin katılımıyla düzenlediği 2026 Analist Toplantısı’nda yatırımcı ve analistlerle bir araya geldi. Toplantıda şirketin yeni yatırım dönemi, Afrika ve Orta Asya’daki büyüme programı, Türkiye’deki depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarıyla finansal performansı ve hedefleri paylaşıldı.

2026 yılını “ticari işletmeye geçiş yılı” olarak tanımlayan Aksa Enerji, Kazakistan’daki 264 MW kapasiteli Kızılorda Santrali’ni devreye alarak Orta Asya’daki toplam kurulu gücünü 1.484 MW’a yükseltti. Şirket, Afrika’da Gana Kumasi Santrali’nin 179 MW kurulu güce sahip ilk fazının kombine çevrim dönüşümünü tamamladı. Türkiye’de ise 58 MW kapasiteli Gaziantep Pamuk Depolamalı GES ile 50 MW kapasiteli Şanlıurfa RASA Müstakil Elektrik Depolama Tesisi’ni ticari işletmeye aldı. Aksa Enerji, Senegal ve Gabon yatırımlarını da yıl sonuna kadar devreye almaya hazırlanırken, Türkiye’deki depolamalı yenilenebilir enerji portföyünü yeni projelerle büyütmeyi sürdürüyor.

Toplantıda konuşan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, yaptığı açıklamada, “Aksa Enerji, bugün 3.700 MW kurulu gücü, 8 ülkedeki varlığı ve 15 enerji santraliyle büyümeye devam ediyor. Bu ölçeğin arkasında 30 yılı aşan enerji sektörü deneyimimiz bulunuyor. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’tan Orta Asya ve Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada; jeopolitik gelişmelerin, enerji arz güvenliğinin, emtia fiyatlarının ve finansman koşullarının sektörümüzü doğrudan etkilediği oldukça zorlu bir dönemde faaliyet gösteriyoruz.

Son dönemde Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz hattındaki gelişmelerin lojistik süreçlerimize etkilerini de yakından yaşadık. Aksa Enerji’nin 30 yıllık yolculuğunda ekonomik dalgalanmalar, pandemi ve tedarik zinciri krizleri dâhil çok farklı dönemlerden geçtik; ancak değişmeyen tek şey büyüme irademiz oldu. Bugün de aynı kararlılıkla yatırımlarımızı sürdürüyoruz” dedi.

“Büyüme Hedeflerimizi Hayata Geçiriyoruz”

Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, şirketin yeni büyüme dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Son üç yılda büyüme stratejimizi somut yatırımlarla ortaya koyduk. 2024-2026 döneminde 8’i termik, 7’si depolamalı yenilenebilir olmak üzere toplam 15 yatırım projesi yürütürken 1,7 milyar ABD doları yatırım gerçekleştirdik. 2026, yatırımlarımızın devreye girdiği ve büyüme hedeflerimizin gerçekleştiği önemli bir yıl oldu. Bir yandan yatırımlarımızı devreye alırken diğer yandan yeni büyüme adımları atıyoruz. Burkina Faso’da 119 MW büyüklüğündeki santralimizi 2027 yılında devreye alacağız. Gana’da hayata geçireceğimiz 825 MW kapasiteli Takoradi Santrali ise bugüne kadarki en büyük yatırımlarımızdan biri olacak.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi yalnızca kurulu güç artışı üzerinden değil, öngörülebilir gelir yapısını güçlendiren dengeli bir portföy yaklaşımıyla sürdüreceğiz. Bu doğrultuda planladığımız yaklaşık 2.500 MW’lık kapasite artışının 1.500 MW’ı yurt dışındaki gelir garantili projelerden, 1.000 MW’ı Türkiye’deki YEKDEM destekli yenilenebilir enerji yatırımlarımızdan gelecek. Bu yatırım programının tamamlanmasıyla 2029 yılında kurulu gücümüzü 6.200 MW’a, 5 yılda FAVÖK’ümüzü 4 kat artırarak 841 milyon ABD dolarına taşımayı hedefliyoruz. Ayrıca 2027 yılının net karından temettü dağıtmayı da planlıyoruz. Bu büyümeyi disiplinli sermaye yönetimi ve operasyonel mükemmellikle desteklenen sürdürülebilir bir değer modeliyle gerçekleştiriyoruz.”

Gana’da 825 MW’lık Yeni Yatırım: Takoradi

Aksa Enerji, Gana’daki büyümesinin yeni adımı olarak 825 MW kapasiteli Takoradi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’ni yatırım portföyüne ekledi. Şirketin bugüne kadarki en büyük yatırımlarından biri olacak proje, 20 yıl süreli ABD doları bazlı garantili enerji satış anlaşmasına dayanıyor. Takoradi’nin tamamlanmasıyla Aksa Enerji’nin Gana’daki toplam kurulu gücü 1.545 MW’a, Senegal, Gabon ve Burkina Faso yatırımlarının da katkısıyla Afrika’daki toplam kurulu gücü 2.240 MW’a ulaşacak.

Depolamalı Yenilenebilir Enerjide 1.000 MW’lık Büyüme 

Türkiye’de yaklaşık 1.000 MW’lık depolamalı yenilenebilir enerji portföyünü hayata geçiren Aksa Enerji, 2026 yılında bu alandaki ilk yatırımlarını ticari işletmeye aldı. 58 MW kapasiteli Gaziantep Pamuk Depolamalı GES, şirketin faaliyete geçen ilk depolamalı yenilenebilir enerji yatırımı olurken; 50 MW kapasiteli Şanlıurfa RASA Müstakil Elektrik Depolama Tesisi ile Türkiye’de müstakil depolama alanında önemli bir ilk gerçekleştirildi. Aksa Enerji, Kırşehir, Mersin, Kayseri ve Manisa’daki projeleriyle depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarını büyütmeye devam ediyor.

Şirket, devam eden yatırımların katkısıyla yenilenebilir enerjinin üretim portföyündeki ağırlığını yaklaşık yüzde 20 seviyesine yükseltecek.

841 Milyon ABD Doları FAVÖK Hedefi 

Aksa Enerji, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 20 milyar TL ciro, 7,3 milyar TL FAVÖK ve 1,2 milyar TL net dönem kârı elde ederken, FAVÖK marjını yüzde 36 ile tarihî yüksek seviyeye taşıdı. Şirket, yatırım döngüsünün tamamlanmasıyla 2029 yılında 841 milyon ABD doları FAVÖK ve yüzde 42 FAVÖK marjına ulaşmayı, Net Borç/FAVÖK oranını ise 1,7 seviyesine indirmeyi hedefliyor.

Finansmanda Çeşitlilik ve Uzun Vadeli Kaynak Hedefleniyor

Aksa Enerji, büyüme programını farklı coğrafyalardan ve garanti mekanizmalarından sağladığı uzun vadeli kaynaklarla destekliyor. Şirketin Africa Finance Corporation aracılığıyla Afrika yatırımları için sağladığı toplam finansman 450 milyon ABD dolarına ulaştı. Senegal projesi için SERV garantisi altında 10 yıl vadeli 65 milyon dolar, Mersin Depolamalı RES için Sinosure garantili 12 yıl vadeli 124 milyon ABD doları kaynak sağlandı. Türkiye’deki yenilenebilir enerji ve depolama yatırımları için Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’ndan (TSKB) temin edilen 11 yıl vadeli kredilerin toplamı ise 92 milyon ABD dolarına ulaştı.

Okumaya Devam Et

GENEL

Polat Gayrimenkul, EXPO REAL 2026’da Uluslararası Yapılanmasını ve Global Vizyonunu Güçlendirecek

Yayınlandı

-

 
Türkiye ve Avrupa’daki yatırımlarıyla faaliyetlerini sürdüren Polat Gayrimenkul, uluslararası pazardaki güçlü ve çok yönlü yapısıyla gayrimenkul sektörünün önemli buluşmalarından EXPO REAL 2026’da yerini alıyor. Macaristan ve Yunanistan başta olmak üzere yurt dışındaki çalışmalarını güçlendiren Polat, farklı sektörlerdeki yatırımlarıyla global ölçekteki varlığını pekiştiriyor.

 

Polat Gayrimenkul, dünyanın önde gelen gayrimenkul buluşmalarından EXPO REAL 2026’da uluslararası yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelmeye hazırlanıyor. 5-7 Ekim 2026 tarihlerinde Münih’te düzenlenecek organizasyon, dünyanın farklı bölgelerinden gayrimenkul yatırımcılarını ve sektör temsilcilerini buluşturacak. Polat, fuarda gayrimenkul projelerinin yanı sıra yurt dışındaki faaliyetlerini, farklı sektörlerdeki yatırımlarını ve Avrupa’daki büyüme vizyonunu uluslararası yatırım dünyasıyla paylaşacak.

 

Polat Gayrimenkul‘ün Avrupa’daki Yapılanmasında Macaristan Öne Çıkıyor
Polat’ın EXPO REAL 2026’da Macaristan Pavilyonu’nda yer alması, başta Macaristan olmak üzere Avrupa’daki güçlü varlığını da  ortaya koyuyor. Polat, APD Real Estate, PD Real Estate ve Pearl Real Estate aracılığıyla Macaristan’da gayrimenkul yatırımlarını sürdürürken; kentsel dönüşüm ve karma kullanım projeleriyle bölgedeki varlığını güçlendiriyor ve değer yaratmaya devam ediyor. Duna Pearl, City Pearl ve Seven Pearl projeleri, Polat’ın ülkedeki öne çıkan yatırımları arasında yer alırken, şirketin Macaristan’daki uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

 

Gayrimenkul’ün yanı sıra enerji ve dış ticaret alanlarında da Avrupa’daki faaliyetlerini büyüten Polat, Amsterdam merkezli HBRE Investment ve HSWE Investment yapılanmaları aracılığıyla Polat Energy Europe çatısı altında, başta Avrupa olmak üzere yenilenebilir enerji projeleri geliştiriyor. Sektördeki öncü konumunu uluslararası pazarlara taşıyan Polat, yurt dışında özellikle güneş enerjisi yatırımlarıyla enerji portföyünü güçlendirirken, uluslararası ölçekte sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturuyor.

 

Polat, gayrimenkul, enerji ve dış ticaret alanlarındaki uluslararası yatırım ve iş geliştirme faaliyetleriyle Avrupa’daki çok sektörlü yapısını güçlendirerek büyümeye devam ediyor.
Polat Gayrimenkul, Global Varlığını Uluslararası Platformlarda Güçlendiriyor
Polat Gayrimenkul, EXPO REAL 2026’da uluslararası yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek çok sektörlü yapısını, yurt dışındaki deneyimini ve Avrupa’daki büyüme vizyonunu paylaşacak. Macaristan’da hayata geçirdiği projelerle Avrupa’daki varlığını güçlendiren Polat Gayrimenkul, uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda şimdi de Yunanistan’a adım attı. Bu kapsamda, Yunanistan’daki gayrimenkul faaliyetlerini yürütmek üzere Polat Development Greece şirketi kuruldu. Böylece şirket, Macaristan’ın ardından Yunanistan’ı da Avrupa’daki büyüme rotasına dahil ederek bölgedeki yatırım ve proje geliştirme faaliyetlerini genişletmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye