2025 mali yılının zorlu koşullarında Bosch, geleceğe yönelik rotasını belirledi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

2025 mali yılının zorlu koşullarında Bosch, geleceğe yönelik rotasını belirledi

Yayınlandı

-

2030 Stratejisi: Rekabet gücünü sağlamak ve fırsatları değerlendirmek

Teknoloji ve hizmet tedarikçisi Bosch, küresel ekonomik baskıların belirgin şekilde hissedildiği 2025 mali yılını zorlu koşullar altında tamamladı. Ön kapanış rakamlarına göre¹, şirketin satış gelirleri 91 milyar Euro ile bir önceki yılın (2024: 90,3 milyar Euro) hafif üzerinde gerçekleşti. Kur etkilerinden arındırıldığında, satış gelirleri yüzde 4,2 artış kaydetti. Faaliyetlerden elde edilen FVÖK marjı ise yüzde 1,9 seviyesinde kalarak beklentilerin altında gerçekleşti (2024: yüzde 3,5). 2025 yılındaki yavaş büyümede, küresel ekonomik zayıflık ve zorlaşan piyasa koşulları belirleyici oldu. 

Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, ön kapanış rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Ekonomik gerçeklik sonuçlarımıza yansıdı. 2025 Bosch için, zorlu ve zaman zaman can sıkan bir yıl oldu.” dedi. Hartung sözlerini şöyle sürdürdü: “Olumsuz koşullara rağmen, büyüme stratejimiz üzerinde sistematik bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Bu, rekabet gücümüzü artırmamızı da gerektiriyor. Şimdi geleceğe yönelik rotamızı belirliyoruz.” Bosch 2030 Stratejisi kapsamında, küresel varlığından, güçlü markasından ve teknolojik uzmanlığından faydalanmaya devam etmeyi planlıyor.

Bosch, mevcut ekonomik ortamda rekabetin daha da yoğunlaşmasını beklerken, faaliyet gösterdiği pazarlarda belirgin bir toparlanmanın 2027’den önce gerçekleşmesini öngörmüyor. Şirketin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir büyüme için yıllık yüzde 6–8 satış artışı ve en az yüzde 7 marj seviyesi stratejik referans olarak korunuyor; mevcut koşullar altında bu hedef marja en erken 2027 yılında ulaşılması öngörülüyor.

Rekabet gücü: Maliyet açığını kapatmak, yatırım kapasitesini güçlendirmek

2030 Stratejisi kapsamında Bosch, maliyet yapısını dönüştürmeye ve yatırım kapasitesini güvence altına almaya odaklanıyor. Strateji, şirketin dünyanın tüm bölgelerindeki kilit pazarlarda ilk üç tedarikçiden biri olma hedefini desteklerken, rekabetçi maliyet seviyeleri ile hedeflenen kar marjına ulaşma ve talep odaklı kapasite yönetimini zorunlu kılıyor. Hartung, “Malzeme maliyetlerimize yönelik üzerinde çok çalışıyor üretkenliğimizi artırmak için yapay zekayı daha yoğun bir şekilde kullanıyor ve her yatırımı eskisinden daha dikkatli değerlendiriyoruz.” dedi. “Ancak uzun vadede rekabet gücümüzü ve yatırım kapasitemizi güvence altına almak için personel giderlerimizi azaltmak ve organizasyonumuzu daha verimli hale getirmek için çok daha fazlasını yapmamız gerekiyor.” Elektromobiliteye geçiş ve küresel otomotiv sektöründeki son derece yüksek fiyat ve rekabet baskısı, yalnızca Mobilite faaliyet alanında hedef marja kıyasla, yıllık yaklaşık 2,5 milyar Euro’luk bir maliyet açığı yaratırken, bu tablo Bosch’un geçtiğimiz yıl yaklaşık 13.000 pozisyonda yeniden yapılanma ihtiyacı açıklamasına yol açmıştı. Hartung, bu adımların şirketin uzun vadeli rekabet gücünü ve yatırım kapasitesini korumaya yönelik zorunlu ancak sorumlu kararlar olduğunu vurguladı. Bosch’un kaçınılmaz olan bu tedbirleri, çalışan temsilcileriyle yakın istişare içinde ve başlangıçta şirket için yüksek maliyetlere yol açsa bile sosyal açıdan mümkün olduğunca kabul edilebilir bir şekilde uygulamayı hedeflediğini belirtti.

2030 Stratejisi: İnovasyonlar ve satın almalar iş fırsatları yaratacak

Bosch olumsuz koşullara rağmen, birçok pazar segmentinde işlerin yeniden canlanması için önemli büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Yazılım odaklı mobilite gibi kritik alanlardaki piyasa ivmesinin başlangıçta sınırlı olacağını, ancak özellikle önümüzdeki on yıl içerisinde önemli ölçüde hızlanmasını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Bosch, 2025 yılında akıllı sürücü destek sistemleri ve sensör teknolojisi gibi alanlarda güçlü bir sipariş ivmesi yakalayarak otonom sürüş çözümleri için 11 milyar Euro tutarında sipariş aldı. HVAC (Isıtma, Havalandırma, İklimlendirme) çözümlerinde gerçekleştirilen satın almanın etkisiyle, Bosch Home Comfort’un orta vadede satış gelirlerinin yaklaşık iki katına çıkararak 8 milyar Euro seviyesine ulaşması öngörülüyor. İşkolu, şimdiden konut ve hafif ticari binalarda ısıtma, havalandırma ve soğutma pazarında dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri konumunda. Elektrikli El Aletleri iş kolunda ise, pazara çıkış süresi ortalama iki ay kısaltılırken, 2027’ye kadar yaklaşık 2.000 yeni ürününün piyasaya sunulması planlanıyor. Şirket ayrıca 2027 sonuna kadar yapay zekaya toplam 2,5 milyar Euro yatırım yapmayı hedefliyor.

Teknolojiye duyulan mesafe, Avrupa’nın refah ve rekabet gücünü riske atıyor

Bosch’a göre Avrupa, bölgesel rekabet gücü açısından güçlü bir potansiyele sahip olsa da bu potansiyelin hayata geçmesi toplumun ve politika yapıcıların teknolojiye yönelik şüpheciliğini aşmasına bağlı. Son Bosch Tech Compass araştırmasına göre Almanya’da teknolojik ilerlemenin olumlu etkilerine inananların oranı üçte ikinin altında, Fransa’da ise bu oran daha düşük seviyelerde. Hartung, “Bu oldukça endişe verici bir durum. Bir ülke, bir toplum, küresel rekabette ancak teknolojik ilerleme için yeterli istek varsa hayatta kalabilir.” dedi. Bosch, hidrojen ve yapay zeka gibi alanlarda daha cesur adımlar atılması gerektiğini vurgularken, 2018’den bu yana yalnızca yapay zeka alanında 2.000’in üzerinde patent başvurusu ile bu dönüşümde aktif rol üstleniyor.

2025’teki gelişmeler: Küresel ekonomi sektör satışlarını yavaşlatıyor

Bosch’un faaliyet gösterdiği çeşitli odak pazarlarındaki zorlu küresel koşullar, 2025 yılında iş kolları bazında satış performansını doğrudan etkiledi. Mobilite faaliyet alanında, satış gelirleri 56 milyar Euro ile bir önceki yıla göre nominal olarak %0,3, kur etkilerinden arındırıldığında %3,1 artış gösterdi. Sanayi Teknolojileri faaliyet alanı 6,5 milyar Euro satış geliri elde ederken, kur etkilerinden arındırılmış büyüme %3,2 oldu. Dayanıklı Tüketim Malları faaliyet alanında satışlar, 19,9 milyar Euro ile nominal olarak %1,9 düşerken, kur etkilerinden arındırıldığında %4 artış kaydedildi. Enerji ve Bina Teknolojileri faaliyet alanı ise, 8,4 milyar Euro satış geliriyle nominal olarak %12,3, kur etkilerinden arındırıldığında %15,3 büyüme göstererek diğer faaliyet alanlarından ayrıştı.

Bölgesel bazda Avrupa’da satış gelirleri 44,2 milyar Euro ile nominal olarak %0,6 düşerken, kur etkilerinden arındırıldığında %1,5 artış kaydedildi. Amerika’da satışlar 18,5 milyar Euro ile kur etkilerinden arındırıldığında %9,2, Asya Pasifik’te ise 28,3 milyar Euro ile kurdan arındırılmış %5,6 büyüme gösterdi.

Bosch Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü Markus Forschner, görünümü şu sözlerle değerlendirdi: “Zayıf küresel ekonomik ortamın etkilerini net biçimde hissettik. Buna rağmen attığımız adımlar, maliyet ve rekabet pozisyonumuzu güçlendirmeyi hedefliyor. Bu iyileşmelerin marjlara olumlu yansımasını kademeli olarak göreceğiz; %7’lik hedef marjımıza en erken 2027’de ulaşmayı öngörüyoruz.”

2025 yılını 412.400 çalışanla tamamlayan Bosch’ta, küresel çalışan sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık 5.400 kişi (%1) azaldı. En fazla düşüşün yaşandığı Almanya’da sayı yaklaşık 6.500 (yaklaşık yüzde 5) kişi azalarak 123.100 çalışana geriledi. 2026 yılı için Bosch, küresel ekonominin %2,3 büyümesini beklerken, rekabet ve fiyat baskısının süreceğini öngörüyor. Şirket, 2030 Stratejisi kapsamında yürüttüğü dönüşüm adımlarını uzun vadeli büyüme ve dayanıklılığın temel unsuru olarak konumlandırıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Ayaz Yapı, Termo Teknik’in Üretim Gücünü Yerinde İnceledi

Yayınlandı

-

 

 

Termo Teknik, Türkiye’nin önde gelen toptancı bayilerinden Ayaz Yapı’yı Çorlu’daki fabrikasında ağırladı. Gerçekleştirilen ziyarette, 2026 yılına dair genel değerlendirmeler ve 2027 yılına yönelik stratejik planlar ele alındı. Ayaz Yapı ekibi, ziyaret kapsamında 8 hatlı üretim süreci dahil olmak üzere fabrikanın ileri teknolojiye sahip üretim altyapısını ve verimlilik odaklı uygulamalarını da yerinde inceleme fırsatı buldu.

 

Dünyanın en büyük panel radyatör üreticisi Termo Teknik, bayi ve iş ortaklarıyla gerçekleştirdiği fabrika buluşmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Ayaz Yapı ekibi, Termo Teknik’in Çorlu’daki fabrikasını ziyaret ederek üretim süreçlerini ve fabrikadaki teknolojik gelişmeleri yerinde inceledi. Toplantıda ayrıca, sektörün mevcut durumu, 2026 yılının değerlendirmesi ve 2027 yılına yönelik beklentiler de ele alındı. 

Toplantının ardından gerçekleştirilen fabrika gezisinde ise üretim hatları incelendi. Ayaz Yapı ekibine fabrikada kullanılan yeni robotlar ve teknolojik uygulamalar hakkında bilgi verildi. 

Termo Teknik adına programa; Genel Müdür Ali Oraloğlu, Satış Müdürü Cem Bayramoğlu ve Bölge Yönetmeni Recep Karapelit katılırken; Ayaz Yapı’yı temsilen firma ortakları Necat Ayrancı ve Adnan Yazıcıoğlu, Satış Müdürü Rüştü Köycü ve Satınalma Müdürü Ufuk Torun katılım sağladı.

“İş ortaklarımızla üretim altyapımızdaki gelişmeleri paylaşmayı önemsiyoruz”

Termo Teknik Genel Müdürü Ali Oraloğlu, Ayaz Yapı yöneticilerinin ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Bayi ve iş ortaklarımızı fabrikamızda ağırlamayı, üretim süreçlerimizdeki gelişmeleri, yeni teknolojilerimizi ve yatırımlarımızı doğrudan paylaşmayı önemsiyoruz. Ayaz Yapı ile gerçekleştirdiğimiz buluşmada da fabrikamızdaki güncel çalışmaları ve teknolojik gelişmeleri paylaşırken, 2026 yılını değerlendirip 2027 yılına yönelik hedeflerimizi, sektörümüzün mevcut durumunu ve pazarın beklentilerini birlikte ele alma fırsatı yakaladık. Bu tür buluşmalar, sahadaki gelişmeleri ve bayi beklentilerini doğrudan dinlememiz, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmamız ve gelecek döneme yönelik çalışmalarımızı bu doğrultuda şekillendirmemiz açısından önemli. Ayaz Yapı ekibine ziyaretleri ve bu verimli buluşmaya sundukları katkı için teşekkür ediyorum.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Açık Holding, Veri Merkezi Ekosisteminin Geleceğini Data Center Eurasia’da Değerlendirdi

Yayınlandı

-

 

Açık Holding Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Emre Narin, 7–10 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Data Center Eurasia 2026’nın ilk gününde gerçekleştirilen “Türkiye’nin Dijital Altyapı Yolculuğu: Bölgesel Dijital Merkez Olma Yolunda Yeni Nesil Büyüme ve Yatırım” başlıklı panelde konuşmacı olarak yer aldı. Narin, panelde Türkiye’nin veri merkezi ekosistemindeki büyüme potansiyelini, yatırım fırsatlarını ve ülkenin bölgesel bir dijital merkez olma yolculuğunu değerlendirdi.

Açık Holding Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Emre Narin, Data Center Eurasia 2026 kapsamında düzenlenen panelde Türkiye’nin dijital altyapısının gelişimi ve veri merkezi sektörünün geleceğine dair değerlendirmelerini sektörün önde gelen temsilcileriyle paylaştı.

Siemens Veri Merkezi Satış & Strateji Yöneticisi Eren Akalın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; Pasifik Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Aslanpınar, Equinix Türkiye Genel Müdürü Ersel Oymak ve Emre Narin, Türkiye’nin bölgesel bir dijital merkeze dönüşmesini destekleyecek yatırım ve büyüme dinamiklerini ele aldı.

Panelde Türkiye’nin stratejik konumu, gelişen dijital ekonomisi ve artan veri ihtiyacının veri merkezi yatırımları açısından sunduğu fırsatlar değerlendirildi. Emre Narin, Türkiye’nin veri merkezi kapasitesinin artırılmasının artan veri ihtiyacının karşılanması ve ülkenin bölgesel ölçekte teknoloji yatırımlarından daha fazla pay alması açısından önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çekti.

Narin, özellikle yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri işleme ve depolama kapasitesine duyulan ihtiyacın artacağını belirterek, enerji, bağlantı, ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi unsurların veri merkezi yatırımlarının geleceğinde belirleyici olacağını ifade etti. Bu dönüşümün yalnızca Türkiye için değil, dünya genelinde veri merkezi yatırımlarının yönünü ve teknoloji ekosistemleri arasındaki iş birliklerini de şekillendirdiğine dikkat çekti.

Emre Narin“Türkiye’nin dijital altyapı açısından önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz. Veri merkezleri, önümüzdeki dönemde artan veri ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra yapay zeka, bulut teknolojileri ve yeni nesil dijital ekonominin gelişiminde önemli bir yatırım alanı olacak. Türkiye’nin güçlü konumu ve gelişen teknoloji ekosistemi, ülkemizi bölgesel ölçekte önemli bir dijital merkez haline getirecek önemli fırsatlar sunuyor. Dünyada ise yapay zeka ve dijital çözümlerin hızla yaygınlaşması, veri merkezi yatırımlarını teknoloji ekosisteminin en kritik alanlarından biri haline getiriyor. Bu gelişme, farklı coğrafyalarda yeni yatırım fırsatları yaratırken veri merkezi kapasitesi, enerji verimliliği, bağlantı ve sürdürülebilirlik konularını da daha stratejik hale getiriyor.” dedi.

Data Center Eurasia 2026, veri merkezi, bulut, bağlantı ve dijital altyapı ekosisteminin temsilcilerini bir araya getirerek sektörün geleceğine ilişkin gündemlerin ele alındığı önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Açık Holding, teknoloji ve dijital altyapı alanındaki gelişmeleri farklı coğrafyalardaki fırsatlar ve sektörün dönüşümü perspektifinden takip ederek, veri merkezi ekosistemindeki büyüme ve yeni nesil teknoloji yatırımlarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyonda Stratejik İş Birliği İçin İlk İmzayı Attı

Yayınlandı

-

 

Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye, akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon alanlarında gelecekteki stratejik iş birliği fırsatlarını değerlendirmek üzere bir iyi niyet anlaşması (MoU) imzaladı. İmza törenine, Siemens AG Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyon Başkanı Stephan May, Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Karadeniz ve Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis katıldı. İki şirket, enerji üretim altyapısına yönelik orta gerilim dağıtım ve generatör kesici çözümlerini kapsayan bir iş birliğine de imza attı.

İmzalanan iyi niyet anlaşması; SCADA sistemleri, dijitalizasyon, Nesnelerin İnterneti (IoT), otomasyon çözümleri, orta ve alçak gerilim dağıtım sistemleri ve enerji depolama alanlarında bilgi paylaşımını ve olası projelerde birlikte çalışma imkanlarının değerlendirilmesini kapsıyor. Anlaşmayla, Karadeniz Holding’in küresel enerji operasyonları ile Siemens Türkiye’nin mühendislik ve teknoloji yetkinliklerini buluşturacak yeni iş birliği fırsatları için bir çerçeve oluşturuluyor.

Karadeniz Holding, küresel enerji talebindeki artış doğrultusunda enerji üretim yatırımlarını sürdürüyor. İki şirket arasındaki iş birliği, farklı coğrafyalardaki enerji üretim faaliyetlerinde güvenilirliği ve operasyonel sürekliliği desteklemenin yanı sıra, gelecekteki enerji projelerine de uyarlanabilecek standartlaştırılmış ve ölçeklenebilir bir teknoloji altyapısının oluşturulmasını hedefliyor.

Enerji üretim altyapısına yönelik iş birliği kapsamında Siemens Türkiye tarafından 48 adet HB3 Generator Kesici (GCB) panosu ve 795 adet NXAIR50 orta gerilim panosu sağlanacak. Bu çözümlerle yüksek kısa devre seviyelerinin güvenli şekilde yönetilmesi ve enerji üretim altyapısının güvenilir şekilde işletilmesi desteklenecek.

Yüksek kısa devre seviyelerine karşı güvenilir altyapı

Proje kapsamında Siemens Türkiye tarafından sunulan HB3 Generator Kesici panoları, generatör çıkışlarının güvenli şekilde anahtarlanması ve generatör uygulamalarının gerektirdiği yüksek DC bileşeni kesme ihtiyacının karşılanması amacıyla kullanılacak. NXAIR50 orta gerilim panoları ise 4000 A ve 50 kA kısa devre dayanımı seviyesindeki yüksek kısa devre koşullarında güvenli ve güvenilir bir orta gerilim dağıtım altyapısı oluşturacak.

Her iki çözümde kullanılan vakum kesici teknolojisi, yüksek kesme kapasitesi ve bakım gerektirmeyen yapısıyla işletme ve bakım maliyetlerine katkı sağlayacak. HB3 ve NXAIR50 ürünlerinin hem 50 Hz hem de 60 Hz’de çalışabilmesi, farklı şebeke koşullarına uyum sağlamalarını mümkün kılacak.

Gelecekteki enerji projelerine de uygulanabilecek çözüm

Proje, Karadeniz Holding’in mevcut yatırım ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra gelecekteki enerji projelerinde de kullanılabilecek standart, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir çözüm altyapısının oluşturulmasını amaçlıyor. Siemens Türkiye’nin mühendislik yetkinliği ve uzun vadeli servis yaklaşımı, çözümün farklı coğrafyalardaki projelere uyarlanmasını destekleyecek.

Ayrıca, geleneksel şebeke çözümlerine kıyasla daha uygun bir ilk yatırım maliyetiyle dünya standartlarında ve güncel teknolojiye sahip bir şebeke altyapısının tesis edilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında NXAIR50 orta gerilim panolarının ve generatör kesicili panoların teslimatlarına 2027 yılı başında başlanması, sürecin 2029 yılı sonuna kadar devam etmesi planlanıyor.

Enerji altyapısında uzun vadeli iş birliği

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Karadeniz Holding ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, farklı coğrafyalardaki enerji yatırımlarını destekleyecek güvenilir bir teknoloji altyapısının oluşturulmasına katkı sağlıyoruz. İmzaladığımız iyi niyet anlaşması, akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon başta olmak üzere dijitalizasyon, SCADA, IoT ve enerji depolama alanlarında gelecekteki iş birliği fırsatlarını değerlendirmemiz için bir çerçeve sunuyor. Siemens olarak mühendislik yetkinliğimizi, ürün teknolojimizi ve uzun vadeli servis yaklaşımımızı Karadeniz Holding’in küresel enerji deneyimiyle buluşturmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu adımın, mevcut ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra gelecekteki projelere de uyarlanabilecek standart ve ölçeklenebilir çözümlerin geliştirilmesini destekleyeceğine inanıyoruz.”

Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Murat Karadeniz ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde görüşlerini şu sözlerle aktardı: “Enerji sektöründeki teknolojik dönüşüm, faaliyet gösterdiğimiz farklı coğrafyalarda değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilen çözümleri daha da önemli hale getiriyor. Siemens Türkiye ile attığımız bu adımı, küresel enerji operasyonlarımızı destekleyecek ve gelecekteki yatırımlarımıza da katkı sağlayacak uzun vadeli bir iş birliğinin zemini olarak görüyoruz. İyi niyet anlaşmamızla akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon başta olmak üzere farklı teknik alanlarda bilgi paylaşımını ve yeni proje fırsatlarını birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Karadeniz Holding’in küresel enerji deneyimini Siemens’in mühendislik ve teknoloji yetkinlikleriyle bir araya getirmenin, güvenilirlik ve operasyonel süreklilik hedeflerimizi destekleyeceğine inanıyoruz.”

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye