YATIRIMLAR ODAĞINDA RÜZGAR EKOSİSTEMİNDE AR-GE YAKLAŞIMI: SORUNLAR, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

YATIRIMLAR ODAĞINDA RÜZGAR EKOSİSTEMİNDE AR-GE YAKLAŞIMI: SORUNLAR, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

Yayınlandı

-

TENMAK, (Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu) T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) iş birliğiyle düzenlenen “Yatırımlar Odağında Rüzgar Ekosisteminde Ar-Ge Yaklaşımı: Sorunlar, Çözüm Önerileri” başlıklı etkinlik, sektörün kamu, özel sektör ve uzman temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinliğin açılış konuşmaları; TENMAK Başkanı Dr. Abdullah Buğrahan Karaveli, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ve TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı tarafından gerçekleştirildi. Etkinlikte, rüzgar enerjisinde yatırım süreçleri, Ar-Ge yaklaşımı, yerli teknoloji geliştirme kapasitesi ve sektörün dönüşüm dinamikleri kapsamlı biçimde ele alındı.

Etkinlik boyunca; rüzgar enerjisinde teknoloji üretiminin artırılması, yerli sanayinin güçlendirilmesi, insan kaynağı ihtiyacı ve finansman modelleri üzerinde durulurken, özellikle ilk kurulan santrallerin yenilenmesi, ömür yönetimi, recovery ve recycling süreçleri sektörün yeni odak alanları olarak değerlendirildi. Katılımcılar, rüzgar enerjisinde yalnızca kurulu güç artışının değil, sürdürülebilirlik ve verimlilik temelli bir dönüşümün önemine dikkat çekti.

150 MİLYON TL’LİK AR-GE HAMLESİ

Açılış konuşmasında TENMAK’ın enerji ve maden alanlarında teknoloji geliştiren, sektöre yön veren ve politika yapım süreçlerine güçlü girdiler sunan bir yapı olarak konumlandığını vurgulayan TENMAK Başkanı Dr. Abdullah Buğrahan Karaveli; “Enerji ve maden alanındaki temel hedefimiz; teknoloji geliştiren, izleme ve yönlendirme yapan ve sektör için çözüm ortağı konumunda bir merkez olmak. Bu rolü üstlenirken Bakanlığımıza güçlü politika girdileri sağlıyor, teknoloji geliştirme süreçlerini destekliyor, nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi ve finansman olanaklarını artırmayı öncelikli görüyoruz. Rüzgar enerjisi, TENMAK bünyesinde üzerinde en yoğun çalıştığımız alanlardan biri. Bu kapsamda hayata geçirilen teknoloji stratejisi ve eylem planı doğrultusunda, rüzgar enerjisi teknolojilerine yönelik 150 milyon TL bütçeli bir destek çağrısı yürütüyor ve yoğun, nitelikli bir ilgiyle karşılaşıyoruz. Ancak yalnızca teknoloji geliştirmek yeterli değil; bu teknolojileri üretecek ve ileri taşıyacak insan kaynağını da güçlendirmek zorundayız. Lisans seviyesinden başlayarak sektörün karar alma dinamiklerini anlayan, bütüncül bakış açısına sahip bir insan kaynağı yetiştirmeyi hedefliyoruz.”

2053 NET SIFIR HEDEFİNDE RÜZGÂR ENERJİSİNİN KRİTİK ROLÜ

Enerji arz güvenliği, yerli üretim ve uzun vadeli enerji hedeflerinin rüzgar enerjisi açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya: “Bakanlık olarak en temel sorumluluğumuz enerji arz güvenliğini sağlamak. Bu süreci yönetirken hem enerjide dışa bağımlılığı azaltmayı hem de 2053 Net Sıfır hedefimizi birlikte gözetmek durumundayız. Rüzgar enerjisi, bu iki hedefe aynı anda hizmet eden son derece kritik bir alan olarak öne çıkıyor. Yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde hem temiz elektrik üretiyor hem de ithal kaynaklara olan bağımlılığımızı azaltıyoruz. Ancak bu yatırımlar ciddi ekipman maliyetleri içeriyor. Bu nedenle kullanılan ekipmanların mümkün olan en yüksek oranda yerli üretim olması büyük önem taşıyor. Yerli üretimi destekliyoruz; ancak asıl hedefimiz, Türkiye’de geliştirilen bu teknolojilerin dünya pazarlarında da rekabet edebilir hâle gelmesi. Üretimin sürdürülebilir, ölçeklenebilir ve ihracat potansiyeline sahip olması gerekiyor. Bu noktada kamu, sektör ve araştırma kurumlarının birlikte hareket etmesi kritik önemde.” 

BÜYÜYEN KURULU GÜÇ YENİ BİR DÖNÜŞÜM EKOSİSTEMİNİ BERABERİNDE GETİRİYOR

Açılış konuşmasında rüzgar enerjisi ekosisteminin gelişimi ve önümüzdeki döneme ilişkin dönüşüm başlıklarına dair değerlendirmelerde bulunan TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı; “Türkiye’de rüzgar enerjisinin yolculuğu 1998 yılında kurulan ilk üç türbinle başladı. Bugün yaklaşık 6.500 rüzgar türbini ülkenin hemen her bölgesinde aktif olarak çalışıyor. Mevcut projeler ve proje stokuyla birlikte önümüzdeki dönemde 6.000’in üzerinde yeni türbinin daha devreye alınacağını biliyoruz. Bu büyüme, yalnızca yeni kurulumları değil; yenileme, kapasite artırımı ve yeniden kullanım süreçlerini de gündeme getiriyor. Türbinlerin ortalama yaşının 9 seviyesinde olması, bu başlıkların Ar-Ge odağında ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu sürecin yerli yatırımcılar, kamu ve sanayinin eş zamanlı katkısıyla yürütülmesi, rüzgar enerjisinde ömür yönetimi ve dönüşüm eksenli yeni bir ekosistemin gelişmesine imkân tanıyacaktır.” ifadelerinde bulundu.

ŞEBEKE ve DEPOLAMA YATIRIMLARINDA AR-GE EKOSİSTEMİ 

TENMAK Başkanı Dr. Ömer Faruk Tunçbilek’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Şebeke ve Depolama Yatırımlarında Ar-Ge Ekosistemi” başlıklı oturumda; TEİAŞ Daire Başkanı Serhat MetinTÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı ile Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) Başkanı Doğa Can Bayram konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, rüzgar enerjisinde şebeke altyapısı, depolama yatırımları ve Ar-Ge odaklı dönüşüm süreçleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı.

RÜZGAR ENERJİSİNDE 15 GW’LIK GÜÇTE RECOVERY SÜRECİ BAŞLIYOR 

 “Şebeke ve Depolama Yatırımlarında Ar-Ge Ekosistemi” başlıklı oturumda değerlendirmelerde bulunan TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı; “Bugün Türkiye’de rüzgar enerjisinde yaklaşık 15 GW seviyesinde kurulu güç bulunuyor. Son YEKA yarışmalarıyla birlikte sisteme eklenecek önemli bir proje portföyü mevcut. Hali hazırda binlerce türbin aktif olarak çalışıyor ve yeni nesil türbin teknolojileriyle bu sayı önümüzdeki dönemde daha da artacak. Tam da bu noktada recovery kavramı öne çıkıyor. İlk kurulan türbinlerin ekonomik ömürlerini doldurmaya başlamasıyla birlikte; yenileme, kapasite artırımı ve yeniden kullanım süreçleri sektör için yeni bir fazı temsil ediyor. Recycling önemli bir başlık olmakla birlikte, recovery bugün için çok daha somut, uygulanabilir ve kısa vadede değer yaratabilecek bir alan olarak öne çıkıyor. Bu dönüşümün yerli yatırımcılar, kamu kurumları ve sanayi iş birliğiyle yürütülmesi; rüzgar enerjisinde yalnızca yeni kurulumlara değil, ömür yönetimi ve dönüşüm eksenli yeni bir ekosistemin gelişmesine imkân tanıyacaktır.” dedi.

RÜZGAR ENERJİSİNDE KAMU, ÖZEL SEKTÖR VE YENİ NESİL TEKNOLOJİLER

TÜREB Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Rüzgar Enerjisi Sektörüne Disiplinler Arası Bakış” oturumunda; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji ve Yeni Teknolojiler Dairesi Başkanı Mustafa ÇalışkanARMELSAN CEO’su Can Emre Bakım ve APLUS Enerji Danışmanlık Yönetici Ortağı Volkan Yiğit konuşmacı olarak yer alırken; rüzgar enerjisi ekosistemi kamu, özel sektör ve danışmanlık perspektifleriyle bütüncül biçimde ele alındı. Programın devamında, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) Enerji ve Teknoloji Politikaları Daire Başkanı Dr. Ümit Çalıkoğlu ve TÜREB Denetim Kurulu Üyesi Levent Kuşgöz moderatörlüğünde “Rüzgar Enerjisi Sektöründe Yeni Nesil Kavramlar” başlıklı bir çalıştay gerçekleştirildi. Çalıştay kapsamında, yapay zekâ ve dijitalleşme uygulamaları, PTE ve yeni nesil depolama teknolojileri, nadir toprak elementleri, ömür devri yönetimi ve sosyal kabul başlıkları kapsamlı biçimde ele alındı.

RÜZGAR ENERJİSİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME İÇİN ORTAK ÇERÇEVE

Etkinlikte; Ar-Ge yatırımlarının artırılması, yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi, insan kaynağı ve finansman mekanizmalarının bütüncül biçimde ele alınması gerektiği konusunda ortak görüş oluştu. Ayrıca recycling ve recovery yaklaşımlarının rüzgar enerjisinde sürdürülebilirlik, kaynak verimliliği ve sanayi entegrasyonu açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı. TENMAK, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve TÜREB iş birliğiyle gerçekleştirilen bu etkinliğin; Türkiye’nin rüzgar enerjisinde teknoloji geliştiren, dönüşümü yöneten ve küresel değer zincirinde daha güçlü bir konum elde eden bir yapıya katkı sağlaması hedefleniyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

RMA Holding, Yatırımları ile Türkiye’ye Değer Katmaya Devam Ediyor!

Yayınlandı

-

RMA Holding yatırımıyla Bodrum’da hayata geçirilen, dünyaca ünlü İtalyan moda evi Missoni imzalı Montes by Missoni projesi vizyonu, yatırım değeri ve iş birliği modeli ile dünyada örnek bir proje olma yolunda ilerliyor.

Gayrimenkul geliştirme, turizm ve yeme-içme sektörlerinde Türkiye’nin öncü kuruluşlarından biri olarak, Avrupa’ya uzanan büyüme vizyonuyla dikkat çeken RMA Holding, grup şirketi RMA Development çatısı altında, uluslararası standartlara uygun, sürdürülebilir ve estetik açıdan özenle tasarlanmış projelere imza atmaya devam ediyor. Bodrum ve İstanbul gibi seçkin lokasyonlardaki prestijli yatırımlarıyla tanınan RMA Holding, yenilikçi yaklaşımı ve yüksek nitelikli iş birlikleriyle sektöre yeni bir bakış kazandırıyor. Bu birikim ve uzmanlık, Montes by Missoni projesine de ilham veriyor.

2009 yılında temelleri atılan RMA Holding’in gayrimenkul yatırımları ile başlayan gelişimini  önce Yeme-İçme sektöründe global markaların Türkiye’ye kazandırılması ve bunlara ilişkin operasyonların genişletilmesi izledi. RMA Holding, Yeme-İçme ve Eğlence Sektörlerinde Cozy, Fauchon Paris, Club Alice, Mathilda’s, OPA Bodrum ve Sakhalin gibi yatırımlarıyla  büyürken, gayrimenkul ve inşaat alanlarında da Beşiktaş, Kağıthane ve Kemerburgaz’da kentsel dönüşüm ve gayrimenkul geliştirme projelerinin yanı sıra İzmir Aliağa Radisson Otel ve Yalıkavak Marina’nın yapımında rol aldı. Holding, bu ivmenin en yeni üyesi olan Bodrum Yalıkavak’ta yer alan Montes by Missoni Projesi, Atina’da yapımına başladıkları otel projesi ve geliştirmesi devam eden 3 yeni projesi ile büyümesini sürdürüyor. Şirketler, 2020 yılından beri RMA Holding çatısı altında İnşaat&Gayrimenkul, Otelcilik ve Yeme-İçme&Eğlence alanlarında ülkemize değer yaratma hedefiyle faaliyetlerine devam ediyor.

RMA Holding adına RMA Development Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Ersül, RMA Holding’in faaliyet gösterdiği 3 ana sektör ve grubun yeni göz bebeği dünyaca ünlü İtalyan moda evi Missoni imzalı Montes by Missoni projesi hakında bilgi verdi. RMA Holding Yönetim Kurulunun belirlediği stratejiler doğrultusunda ve ilgili tepe ve birim yöneticilerinin idaresinde 500’ün üzerinde çalışanıyla operasyonlarını sürdürmekte olduklarını ileten Mehmet Ersül; “Özellikle pandemi sonrası sürekli artan yurtiçi ve yurtdışı yatırım hacmimiz ile toplam varlıklarımızda ve cirolarımızda %300’lük bir artış yakalamış bulunuyoruz. İnşaat&Gayrimenkul, Otelcilik ve Yeme-İçme&Eğlence alanlarında ülkemize sürdürülebilir bir katma değer sağlamak en büyük amacımız. En son hayata geçirdiğimiz başta Cozy olmak üzere Yeme-İçme sektöründeki yatırımlarımızın  hem gördüğü ilgiden hem de Yeme-İçme sektörü ciro payımıza olan katkısından son derece memnunuz. Bu alandaki büyümemiz yeni global işbirliklerimiz ile devam edecek. Gayrimenkul geliştirme alanında da benzer bir etkiyi özellikle Montes by Missoni projemiz ile yakalamış olmanın heyecanı içindeyiz.” diye belirtti. 

Faaliyet gösterdikleri  tüm sektörlerde yurtiçinde ve yurtdışındaki fırsatları titizlikle analiz ederek müşterileri için kalıcı değer yaratmayı hedeflediklerini ileten Ersül; “Grup olarak önem verdiğimiz konulardan biri global marka işbirliklerimiz. Yaptığımız işlerde ana stratejimiz ekonomik altyapısı güçlü, sürdürülebilir, müşterilerine hem güven veren hem de değer katan işletmeler olarak ilerlemek. 2026 yılında başta gayrimenkul geliştirme ve yeme-içme olmak üzere önemli oranda ciro artışları yakalamamız mümkün görünüyor. Kısa-orta vadede yapmayı planladığımız başta İstanbul, İzmir ve Bodrum olmak üzere, Körfez Bölgesi, Avrupa ve Amerika yatırımları ile hedefimiz mevcut büyüklüğümüzü 4-5 kat arttırmak.” diye de ekledi.

RMA Holding güvencesiyle hayata geçirilen Montes by Missoni projesi…

Montes by Missoni Projesi, Missoni Markası’nın gayrimenkul geliştirme alanında global işbirlikleri ile hayata geçirdiği Dubai, Marbella ve Miami projelerini takiben Lizbon ve Toronto’daki yeni yatırımlarla birlikte şimdi ilk kez Türkiye’de, Bodrum, Yalıkavak’tamarkanın seçkin uluslararası destinasyonları arasına katılılıyor.Missoni’nin yaratıcı evreni, yalnızca moda dünyasında değil, yaşam alanlarında da benzersiz bir iz bırakıyor. 

RMA Holding yatırımı ile Bodrum’un eşsiz doğasında dünyaca ünlü Missoni markasının özgün gustosu ve tasarım diliyle şekillenen proje, markanın kreatif direktörü Alberto Caliri’nin imzasını taşıyan özel tasarımlarla hayat buluyor. Proje, toplam 53 özel rezidanstan oluşurken; 3 ya da 4 yatak odalı villalar ile 1 ila 5 odalı ünite seçenekleri sunduğu farklı yaşam tarzlarına hitap eden prestijli bir konut deneyimi vadediyor. Dokunduğu her bireyi evinin konforunda özel hissettirmeyi ve onlara verdiği değeri her adımıyla gösterebilmeyi amaçlayan RMA Holding, Montes by Missoni projesiyle, dünya çapında en önemli lüks seyahat rotalarından Bodrum’da, RMA Holding ve Missoni vizyonlarının birleştiği bir yaşam merkezi ile değer katmayı hedefliyor. Lüks, rafine ve ayrıcalıklı bir yaşam tarzı sunma prensibiyle hayata geçirilen projede yaşam 2027 yazında başlayacak. 

Global ölçekli, farklı coğrafyalarda yer alan projeler…

RMA Holding, ayrıca uzun süredir devam ettirdiği gayrimenkul geliştirme, inşaat ve otelcilik alanlarındaki operasyonlarını farklı coğrafyalara da taşımak ve büyümesini güçlendirmek için Birleşik Arap Emirlikleri’nde ve Avrupa genelinde yeni şirketlerinin de  kuruluş işlemlerini devam ettiriyor. Bugün için yurtdışı faaliyetlerinin toplam ciro içindeki payı daha kısıtlı kalmakla birlikte, Yunanistan Atina’daki otel yatırımıyla başlamak üzere kısa sürede bu payı %50’ler seviyesine getirmeyi hedefliyor. Holding çevresel ve toplumsal etkileri gözetme hassasiyetiyle uzun vadeli stratejileri şekillendiriyor, değer yaratma vizyonlarının en önemli adımının geleceği korumak olduğuna inanıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Hasmer Konya Ağır Ticari Araç Müşterilerine Özel Tesisinde Hizmete Başladı

Yayınlandı

-

Türkiye’nin yedi bölgesinde yaklaşık 4 Milyar TL’yi aşkın yatırımla bayi ve yetkili servis ağı yeniden yapılandıran Mercedes-Benz Türk, stratejisi kapsamında önemli bir adımı daha Konya’da hayata geçirdi. Hasmer Konya, ağır ticari araç müşterilerine özel olarak tasarlanan yeni mimari yapıya sahip tesisinde hizmet vermeye başladı. Modern tasarımı, yüksek operasyon kapasitesi ve müşteri odaklı yaklaşımıyla tesis, markanın ağır ticari araç segmentindeki hizmet standartlarını daha da yukarı taşıyor.

Mercedes-Benz Türk, müşteri deneyimini güçlendirmeyi merkezine alan bayi ve yetkili servis ağı yeniden yapılanmasını yeni yatırımlarla sürdürüyor. Bu kapsamda Hasmer Konya, Mercedes-Benz Türk’ün kurumsal kimlik dönüşümünü hayata geçirirken aynı zamanda kamyon ve otobüs müşterilerinin ihtiyaçlarına göre baştan sona yeniden tasarlandı. Konya’nın önemli ticari akslarından biri olan Konya-Ereğli yolu üzerinde yer alan tesis; geniş servis alanı, modern mimarisi, operasyonel verimliliği artıran yapısı ve ağır ticari araç müşterilerinin beklentilerini merkeze alan planlamasıyla dikkat çekiyor.

Mercedes Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün açılışta yaptığı konuşmada: “Mercedes-Benz Türk olarak ağır ticari araç endüstrisinde kesintisiz sürdürdüğümüz öncülüğümüzde en önemli rollerden birini ülke geneline yayılmış bayi ve yetkili servis ağımız üstleniyor. Her yatırımımızda müşterilerimizin beklentilerini ve sektörün dönüşen dinamiklerini dikkate alıyoruz. Hasmer Otomotiv’in, Konya’da hayata geçirdiği yatırımı, yeni bayi ağı yapılanmamızda önemli bir adımı temsil ediyor. Tesis, en yoğun ticari akslardan biri olan Konya Ereğli Yolu üzerindeki konumu ile ağır ticari araç müşterilerine çok daha yakından hizmet sunacak; ayrıca bölgenin ekonomisine ve istihdamına da katkı sağlayacak. Bugün 120 çalışanı ile ağır ticari araç müşterilerine hizmet sağlayan Hasmer Otomotiv, yeni tesisi Hasmer Konya’da fiziksel yatırımın dışında insan kaynağına da yatırımı odağına alarak tesiste 50 kişiye istihdam sağlıyor. 17.000 metrekarelik alanda konumlanan tesis; 6.100 metrekarelik kapalı alanı ve 1.750 metrekarelik mekanik atölyesi ile bölgedeki ağır ticari araç kullanıcılarının operasyonel sürekliliğine doğrudan katkı sağlayacak. Hasmer Otomotiv ile 1994 yılından bu yana devam eden iş ortaklığımızı Konya’da açılan yeni tesisimizle daha da güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Yeni tesisin tüm paydaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Hasmer Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Bağcı ise: “Hasmer Otomotiv olarak Mercedes-Benz Türk ile 31 yıllık iş ortaklığımız boyunca en büyük önceliğimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve doğru şekilde yanıt verebilmek oldu. Bugün Düzce ve Konya’da ağır ticari araç müşterilerimize Hasmer Otomotiv çatısı altında hizmet sunuyoruz. Konya’da ağır ticari araçlara özel bu yeni yapılanmayı hayata geçirirken yalnızca bir tesis açmayı değil, bölgenin beklentilerine doğrudan karşılık veren güçlü bir hizmet ekosistemi kurmayı amaçladık. Günlük 80 araca kadar servis hizmeti verebilecek geniş atölye kapasitemiz, teknolojik altyapımız ve 13 eğitimli sertifikalı teknisyen ekibimizle müşterilerimize daha hızlı, daha erişilebilir hizmet sunmanın gururunu yaşıyoruz. Atölye bölümümüz tamamen çelik konstrüksiyon tek parça olarak inşa edilirken, tüm süreçler dijital altyapı ve otomasyon odaklı olarak tasarlandı. Tesisimizin bulunduğu konum, Türkiye’nin doğu–batı lojistik hattının merkezinde yer alması nedeniyle büyük bir stratejik önem taşıyor. Bu yapılanmayla birlikte ağır ticari araç kullanıcılarına yol üzerinde kesintisiz destek verebilecek, operasyonel verimliliklerini sağlayabilecek bir merkez oluşturduk. Hasmer Otomotiv olarak Konya’daki yeni tesisimizin, hem markamız hem de ülkemizin taşımacılık sektörü için uzun vadeli değer üreteceğine inanıyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

DAIKIN TÜRKİYE, THE ONE AWARDS’TA BEŞİNCİ KEZ “YILIN İTİBARLISI” SEÇİLEREK BÜYÜK ÖDÜLÜ KAZANDI   

Yayınlandı

-

İklimlendirme sektörünün öncü markası Daikin Türkiye, pazarlama ve iletişim dünyasının en prestijli platformlarından biri olarak gösterilen The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde, “İklimlendirme – Soğutma Kategorisi”nde bir kez daha “Yılın İtibarlısı” seçildi. Sektörde bu unvanı üst üste beş yıl boyunca kimseye kaptırmayan Daikin Türkiye, itibarını yalnızca korumakla kalmayıp her yıl daha da güçlendirdiğini bir kez daha ortaya koydu.

İklimlendirme sektöründe 100 yılı aşkın Japon uzmanlığıyla fark yaratan Daikin, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Pazarlama dünyasının nabzını tutan The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde ‘İklimlendirme – Soğutma’ kategorisinde bir kez daha zirveye adını yazdıran marka, üst üste 5. kez ‘Yılın İtibarlısı’ seçildi. Bu sürdürülebilir başarı, Daikin’in Türkiye pazarındaki sarsılmaz güvenini ve tüketici kalbindeki eşsiz konumunu bir kez daha tescillemiş oldu.

İTİBARIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİYLE GELEN GÜÇLÜ BAŞARI

Marketing Türkiye ve Akademetre Research and Strategic Planning iş birliğiyle gerçekleştirilen The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri, halk jürisinin değerlendirmelerine dayalı kapsamlı bir araştırma sonucunda yılın itibarı en güçlü markalarını ödüllendiriyor. Bu değerlendirmede Daikin Türkiye’nin soğutma kategorisinde beş yıl üst üste “Yılın İtibarlısı” seçilmesi, markanın yalnızca dönemsel bir başarı değil; uzun vadeli, tutarlı ve güvene dayalı bir marka stratejisi benimsediğini ortaya koyuyor. Değişen tüketici beklentileri ve hızla dönüşen rekabet ortamında bu başarıyı sürdürülebilir kılmak, Daikin’in müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımının ve güçlü marka yönetiminin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

İTİBAR, HER GÜN YENİDEN İNŞA EDİLMESİ GEREKEN BİR DEĞER

Bu yıl 12. kez düzenlenen The ONE Awards, yalnızca sektörde öne çıkan markaları değil, aynı zamanda yıl boyunca itibarını en çok artıran markaları da ödüllendiren özel bir organizasyon olma özelliği taşıyor. 2 Şubat Pazartesi akşamı Divan Kuruçeşme’de düzenlenen eşsiz törende Daikin Türkiye adına ödülü, Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Tuncer Gülsaran, Marka Yönetimi ve Müşteri Deneyimi Departman Müdürü Arif Ercan Dursun ve Kurumsal İletişim Bölüm Müdürü Hülya Dinçer teslim aldı.  

Daikin Türkiye Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Tuncer Gülsaran, kazanılan başarının ardındaki vizyonu şu sözlerle aktardı:

“Daikin olarak itibarın, bir kez kazanılıp rafa kaldırılacak bir ödül değil, her gün yeniden inşa edilmesi gereken yaşayan bir değer olduğuna inanıyoruz. Bizim için itibar; her temas noktasında, sunduğumuz her ürün ve hizmette tüketicimizle kurduğumuz sarsılmaz güven bağının bir yansımasıdır. The ONE Awards’ta üst üste beşinci kez ‘Yılın İtibarlısı’ seçilmek, bu vizyonun toplum nezdinde karşılık bulduğunu görmemiz açısından son derece gurur verici.

Bu başarının sürdürülebilirliğini sağlayan en temel güç; müşteri deneyimini uçtan uca sahiplenen ekiplerimiz, teknoloji odaklı yenilikçi çözümlerimiz ve uzun vadeli değer yaratma tutkumuzdur. Bizleri bu unvana layık gören halk jürisine, markamıza duydukları güvenle bizleri her zaman daha iyisini yapmaya teşvik eden değerli müşterilerimize, bu başarıda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve paydaşlarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz.”

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler