Yapı güvenliği iklim krizine uyumun önemli bir parçası - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Yapı güvenliği iklim krizine uyumun önemli bir parçası

Yayınlandı

-

İklim değişikliğine bağlı olarak Türkiye’de sıcak hava dalgalarının süresi uzuyor, kurak dönemler yaygınlaşıyor ve yangına elverişli atmosfer koşulları artıyor. Araştırmalar, yağışların azaldığını, sıcaklık ortalamalarının yükseldiğini ve yangın sezonunun uzadığını ortaya koyuyor. Artan riskler ormanları, yerleşim birimlerini, fabrika ve iş yerlerini hatta sanayi bölgelerini de tehdit ediyor. Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal, “Yapı güvenliği, iklim krizine uyumun önemli bir parçası” diyerek doğru malzeme seçiminin önemine vurgu yaptı.

Türkiye özelinde yangın ve patlamalar, en büyük iş sürekliliği riski olarak ilk beş tehdit arasında gösteriliyor. Allianz Commercial’ın her yıl küresel iş dünyasının önündeki riskleri belirleyen araştırması Allianz Risk Barometresi’nin 2025 sonuçları Türkiye’de 2024 yılında üçüncü sırada yer alan doğal afetlerin, bu yıl yüzde 54 oranıyla en önemli risk olarak gösteriyor.  Yangın ve patlama riski ilk kez listeye girerek yüzde 31 ile üçüncü sırada yer alıyor. Özellikle sanayi tesislerinde üretim kayıplarının önlenmesi, sigorta maliyetlerinin azaltılması ve çalışan güvenliğinin sağlanması açısından yapıların yangına karşı korunması bir zorunluluk haline geliyor. Artan yangın riskleri karşısında alınacak yapısal önlemler, sadece bireysel can ve mal güvenliğini değil, aynı zamanda sanayi yatırımlarının sürdürülebilirliğini de koruyor.

Doğru malzeme seçimi riskleri azaltıyor

Türk Ytong, yangına karşı yüksek dayanım sağlayan ürünleriyle konutlardan, iş ve kültür merkezlerine, sanayi tesislerinden AVM’lere kadar pek çok yapının güvenliğine katkı sağlamayı sürdürüyor. Yangına dayanıklı yapı malzemelerinin kullanımı, her çeşit yapıda; özellikle sanayi yapıları, depo binaları ve enerji yatırımlarında hayati önem taşıyor. Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal, bu konuda şu değerlendirmede bulundu: “Yapıyı inşa ederken doğru malzeme seçimi ile yapıların ömrü boyunca karşılaşabileceği riskleri asgari düzeye indirmek mümkün. Doğal afetler, yangınlar çeşitli nedenlerden dolayı en büyük risklerimiz arasında yer alıyor. Yaşanan elim olaylarda can kayıpları yaşayabiliyoruz. Milli servetimiz olan ormanlarımızı, üretim tesislerimizi, ev ve iş yerlerimizi kaybediyoruz. Sanayi yapılarındaki yangınlar, şirketlerin varlığını sürdürebilmesi açısından büyük bir risk oluşturuyor. Bu yapılardaki yangın riski ve yangının neden olduğu kayıplar, alınacak yangın güvenliği önlemleriyle büyük ölçüde önlenebilir. Yapılar, yanmaz malzemelerle, yangına dayanıklı yapı elemanlarıyla tasarlanmalı ve inşa edilmelidir.”

Ytong Paneller 360 dakikaya varan yangın dayanımı sağlıyor

Ytong’un A1 sınıfı hiç yanmaz yapı malzemeleri arasında yer alan donatılı panelleri, yangına tepki sınıfı olarak en üst seviyede yer alıyor. Bu paneller alev almıyor, zehirli gaz çıkarmıyor ve damlama yapmıyor. Agah Durukal bu konuda şu bilgileri paylaştı: “Ytong Paneller sadece 10 santimetrelik kalınlıkla 180 dakika, 15 santimetre kalınlıkla ise 240-360 dakikaya varan yangın dayanımı sağlayabiliyor. Bu süreler yasal düzenlemelerde yer alan yangına dayanıklılık sürelerinin çok dahaüzerinde. Ayrıca bu paneller darbeye karşı da dayanıklı ve montaj kolaylığı sayesinde uygulama süresini kısaltıyor.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Nippon Paint – Betek “Merakın Peşinde” Konuşma Serisiyle Tasarım Dünyasıyla Ekonomi Gündemini Paylaştı 

Yayınlandı

-

 
Nippon Paint – Betek, en değerli paydaşları arasında yer alan mimarları ve iç mimarları Merakın Peşinde etkinlik serisinin Ekonomi konulu buluşmasında bir araya getirdi. Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, Ekonomist ve Akademisyen Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde gerçekleştirilen “Merakın Peşinde” etkinliğinde ülke ve dünya ekonomisinin bugünü ile 2027 projeksiyonları masaya yatırılarak, ekosisteminin geleceğine dair öngörülerin oluşturulması hedeflendi.
 
Nippon Paint – Betek, Nippon markası çatısı altında hayata geçirdiği etkinlik dizisi “Merakın Peşinde Konuşma Serisi”nin ekonomi konulu buluşmasını İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin ilham verici atmosferinde gerçekleştirdi. En önemli stratejik paydaşlar arasında yer alan mimar ve iç mimarların katılımıyla düzenlenen etkinlikte; Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, 2027’ye uzanan makroekonomik görünüm ile bu dinamiklerin yapı, mimarlık ve yatırım dünyasına etkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ ile Akademisyen ve Ekonomist Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen buluşmada, küresel belirsizlikler döneminde yapı ve mimarlık dünyasının yol haritasına yön verecek bilgi paylaşımları yapıldı.

 

Süreçlerini Besleyen Yeni Bir İletişim Platformu
Etkinlik serisinin çıkış noktasını ve hedeflerini aktaran Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, tasarım ekosisteminin ve değerli paydaşların vizyonunu besleyecek odak konuları bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirterek,  ” ‘Merakın Peşinde Konuşma Serisi’ ile temel hedefimiz; en değerli paydaşlarımızdan biri olan mimar ve iç mimarlarımızla bir araya gelerek iş süreçlerimize doğrudan katma değer sunacak, geleceği birlikte öngörmemizi sağlayacak başlıkları masaya yatırmak. Bu doğrultuda bu oturumda ekonomi konusunu ele aldık. Günümüz koşullarında makroekonomik dengeleri doğru okumak, işimizin ve yapı sektörünün nereye evrildiğini görmek büyük bir önem taşıyor. Sürdürülebilirlik projelerimizi, tasarım dünyasında fark yaratan Creative Colour Awards gibi yarışmalarımızı, değişen müşteri beklentileri ile dönüşen yönetici dinamiklerinin yer aldığı insan merkezli yaklaşımlarımızı da paylaştığımız bu seride mimarlık ve tasarım dünyasını alanında uzman isimlerle buluşturarak, birlikte öğrenen ve gelişen bir platform oluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi.

 

Etkinlikte küresel ve yerel ekonomik dinamikleri analiz eden Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu ise iş dünyasının değişen parametrelere karşı geliştirmesi gereken stratejik yaklaşımları şu sözlerle aktardı:
“Sürdürülebilir başarının anahtarı; ‘Today, Future ve Future Back’ stratejisinde yatıyor. Mevcut güç ve yetkinliklerimizi geleceğe taşırken, aynı zamanda gelecekte şekillenecek olan yeni tüketici davranışlarını, dönüşen üretim biçimlerini ve trendleri bugünden öngörmemiz şart. Geleceğin şartlarını bugüne getirip hazırlıklarımızı şimdiden tamamlamak, rekabetçi kalabilmenin en temel kuralıdır.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Çimko’nun “Biyoçeşitlilik Yarışması”nda  Yeni Dönem Başladı

Yayınlandı

-

 
 
Sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle maden sahalarının rehabilitasyonuna odaklanan Çimko, üniversite öğrencilerine yönelik ödüllü “Biyoçeşitlilik Yarışması”nı bu yıl da hayata geçiriyor. Çevre dostu ve yenilikçi fikirlerin yarışacağı organizasyonda başvurular 02 Kasım 2026 tarihinde sona erecek; jüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren ekipler düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

 

SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, çimento ham madde maden sahalarının ekosisteme yeniden kazandırılması amacıyla düzenlediği ödüllü fikir yarışmasında gençlerle yeniden buluşuyor. Üniversite öğrencilerinin çevre bilincini pekiştirmeyi, yaratıcı potansiyellerini ortaya çıkarmayı ve sürdürülebilir ekolojik modeller geliştirmelerini teşvik etmeyi hedefleyen yarışma için duyuru süreci başladı.

 

Biyoçeşitlilik Yarışması, genç zihinlerin doğa dostu, yenilikçi ve sahada karşılık bulabilecek uygulanabilir yaklaşımlarını destekleyerek çevresel sürdürülebilirlik kültürünün yaygınlaşmasını amaçlıyor. Sanayi ile doğanın dengesini gözeten proje fikirlerinin ödüllendirileceği organizasyon, gençlerin ekolojik dönüşüme doğrudan katkı sağlamasına olanak tanıyor.

 

Türkiye’deki tüm üniversitelerin; mühendislik, fen-edebiyat, orman ve ziraat fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler özgün projeleriyle yarışmada yer alabilecek. Öğrenciler başvurularını Çimko’nun resmi web sitesinde yer alan başvuru sayfası üzerinden iletebilecek.

 

Eylül ayında başlayan başvuru süreci, 2 Kasım 2026 tarihinde sona erecek. Başvuruların ardından gerçekleştirilecek ön değerlendirme ve jüri değerlendirmesi sonucunda dereceye giren projeler belirlenecek; kazananlar ise Aralık ayında düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

 

Yarışma kapsamında birinci olan gruptaki her bir üyeye 50 bin TL, ikinci olan gruptaki her bir üyeye 30 bin TL ve üçüncü olan gruptaki her bir üyeye 15 bin TL başarı ödülü takdim edilecek.

 

Alanında uzman isimlerden oluşan jüri heyeti; projeleri toplumsal, çevresel ve bölgesel fayda, uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik, özgünlük ve inovasyon, bilimsel veri desteği ile hesaplama doğruluğu ve sunum-iletişim yetkinliği kriterleri doğrultusunda kapsamlı bir puanlama sürecine tabi tutacak.

 

Biyoçeşitlilik yarışmasına başvurmak ve detaylı bilgi almak isteyen adaylar, https://cimko.com.tr/proje-yarismasi-basvurusu/ adresini ziyaret edebilirler.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sinpaş Holding’den Sürdürülebilir Geleceğe Çok Sektörlü Yatırım Vizyonu

Yayınlandı

-

 

Gayrimenkulden sanayiye, turizmden enerjiye uzanan geniş yatırım ekosistemiyle sürdürülebilirlik çalışmalarını güçlendiren Sinpaş Holding, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’de “Climate Supporter – İklim Destekçisi” olarak yer alacak. Türkiye’nin köklü yatırım gruplarından Sinpaş Holding, grup şirketlerinin farklı sektörlerde hayata geçirdiği çevresel yatırımları ve sürdürülebilirlik uygulamalarını uluslararası platforma taşıyacak.

Yarım asrı aşan köklü geçmişiyle farklı sektörlerde yatırımlarını sürdüren Sinpaş Holding, sürdürülebilirlik yaklaşımını uluslararası standartlar ve ölçülebilir çevresel performans çalışmalarıyla destekliyor. Grup şirketleri bünyesinde Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Karbon Saydamlık Projesi (CDP) gibi ulusal ve uluslararası çerçeveler doğrultusunda yürütülen çalışmalar; karbon ayak izi hesaplamaları, sera gazı emisyonlarının izlenmesi, iklim risklerinin değerlendirilmesi ve çevresel performansın şeffaf biçimde raporlanmasına odaklanıyor.

Ahmet Çelik: “Farklı sektörlerdeki gücümüzü ortak bir sürdürülebilirlik vizyonunda buluşturuyoruz”

Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Çelik, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Sinpaş Holding olarak yarım asrı aşan birikimimizle farklı sektörlerde güçlü bir yatırım ekosistemi oluşturduk. Bu çeşitliliği yalnızca ekonomik büyüklüğümüzün değil, sürdürülebilir geleceğe katkı sunma kapasitemizin de önemli bir parçası olarak görüyoruz. Grup şirketlerimizle kaynakların verimli kullanımını, çevresel etkilerin azaltılmasını ve yenilikçi teknolojileri önceliklendiriyoruz. COP31’e katılımımızı da bu ortak vizyonu uluslararası platforma taşıma fırsatı olarak değerlendiriyoruz.”

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi gibi uluslararası standartların yanı sıra yaşam döngüsü analizi (LCA), çevresel ürün beyanı (EPD) ve su ayak izi ölçümleri de grup bünyesindeki uygulamalar arasında yer alıyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları, atık ısı geri kazanımı, endüstriyel suyun yeniden kullanımı, yağmur suyu hasadı ve akıllı bina otomasyonları gibi uygulamalar ise sürdürülebilirliğin üretimden yatırıma, yapılaşmadan işletme süreçlerine kadar geniş bir alanda ele alınmasını sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye