Konutları ve İşletmeleri Su Baskınlarına Karşı Korumanın Yolu - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Konutları ve İşletmeleri Su Baskınlarına Karşı Korumanın Yolu

Yayınlandı

-

 

 

İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan sağanak yağış, konutların, alışveriş merkezlerinin ve iş merkezlerinin bodrum katları ile kapalı otoparklarını sular altında bırakarak vatandaşlara zor anlar yaşattı. Su baskınları, birçok yapının yoğun yağışlara karşı hazırlıksız olduğunu gözler önüne serdi. 

İMPO Motor Pompa Türkiye Satış Müdürü Özlem Başlangıç, yapıları su baskınlarına karşı korunmak ve biriken suyu hızlı bir şekilde tahliye etmek için apartman ve site yönetimleri ile tesislerin teknik müdürleri tarafından alınması gereken önlemleri paylaştı.

 

Sağanak yağışlar çoğu zaman evlerden iş yerlerine, alışveriş merkezlerinden okul ve hastanelere kadar pek çok yapının bodrum katları ile otoparklarında su baskınlarına yol açabiliyor. Kısa süre önce İstanbul’da yaşanan su baskınları da bu riski yeniden gündeme getirdi. İstanbul Valiliği’nin açıklamasına göre, 14 Ekim 2026 tarihinde saat 06.00 ile 20.00 arasında AFAD ve 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ulaşan ihbarların 808’i konutlara, 280’i ise iş yerlerine ilişkindi. Yaşananlar, su baskınlarının yol açabileceği zararları azaltmak için yapılarda etkili su tahliye çözümleri bulundurmanın önemini bir kez daha ortaya koydu.

Site yönetimlerinin ve tesis teknik müdürlerinin yoğun yağışlara karşı uygun su tahliye çözümlerini önceden planlaması gerektiğine dikkat çeken İMPO Motor Pompa Türkiye Satış Müdürü Özlem Başlangıç, şunları söyledi: 

Su baskınlarına karşı önceden hazırlık yapılmalı

“Bodrum katları, kapalı otoparklar, teknik hacimler ve su toplama çukurları, yoğun yağışlarda su birikmesi riski taşıyan alanların başında geliyor. Bu alanlarda biriken su, bina altyapısına, teknik ekipmanlara ve elektrik sistemlerine zarar verebildiği gibi can ve mal güvenliğini de tehdit edebiliyor. Bu nedenle site yönetimleri ile alışveriş merkezi, okul ve hastane gibi tesislerin teknik ekiplerinin olası su baskınlarına karşı gerekli ekipmanları hazır bulundurması büyük önem taşıyor. Bu kapsamda drenaj ve atık su pompaları, su baskını riski taşıyan alanlarda biriken suyun tahliyesini kolaylaştırarak olası zararların azaltılmasına katkı sağlayan sistemlerin başında geliyor. 

Farklı alanlara uygun pompa çözümleri

İMPO Motor Pompa olarak, binalardan ticari tesislere kadar farklı kullanım alanlarının tahliye ihtiyaçlarına yönelik drenaj ve atık su pompası çözümleri sunuyoruz. ED, EGT, FDX ve FDP serisi dalgıç drenaj pompalarımız, bodrum katlar, kapalı otoparklar ve kiler gibi alanlarda yaşanan su baskınlarında  temiz veya bulanık suyun tahliyesi için kullanılıyor. Bu serilerdeki taşınabilir modellerimiz acil müdahaleyi kolaylaştırırken uygun sistemlerde sabit tesisatlarla da çalışabiliyor.

FWX ve FWC serisi atık su pompalarımız ise katı partikül içeren evsel ve endüstriyel suların tahliyesinde kullanılıyor. Daha yoğun katı ve lifli malzeme içeren atık sular için de FGX ve FGR serisi öğütücülü pompalarımız güçlü çözüm sunuyor. Bu iki seri, kesici üniteleri sayesinde katı malzemeleri, küçük parçalara ayırarak tıkanma riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor.

Doğru pompa seçimi tahliye sürecini kolaylaştırıyor

Yoğun yağışlara karşı su tahliye altyapısının önceden planlanması gerektiğini belirten Özlem Başlangıç, şunları söyledi:

“Yoğun yağışlarda özellikle bodrum katlar ve kapalı otoparklarda biriken su, yalnızca binanın ve tesisisin işleyişini aksatmıyor, aynı zamanda can ve mal güvenliği açısından da risk oluşturabiliyor. Bu riskleri en aza indirmek için su tahliye altyapısının önceden planlanması ve kullanılan ekipmanların düzenli olarak kontrol edilmesi kritik önem taşıyor. Bu kapsamda drenaj pompası seçimi yapılırken; tahliye edilecek suyun miktarının, içerdiği partiküllerin, suyun aktarılacağı yüksekliğin ve kullanım alanının koşullarının dikkate alınması gerekiyor. İhtiyaca uygun pompaların belirlenerek kullanıma hazır bulundurulması su baskını durumunda müdahale sürecini kolaylaştırıyor ve suyun etkin şekilde tahliye edilmesine yardımcı oluyor.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Döveç Group, Gayrimenkul Yatırımında Satın Alma Sonrası Sürece Odaklanıyor

Yayınlandı

-

Kuzey Kıbrıs gayrimenkul pazarında yatırımcıların öncelikleri, konum ve fiyatın yanı sıra satın alma sonrasındaki süreçleri de kapsıyor. Kiracı bulma, kira tahsilatı ve mülk yönetimi gibi operasyonel başlıklar yatırım kararlarında belirleyici olurken, Döveç Grup bu süreçleri yatırım deneyiminin bir parçası olarak ele alıyor. Grubun Courtyard Platinum projesinde sunduğu 10 yıllık kira garantisi modeli ise bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor.

Kuzey Kıbrıs, gayrimenkul yatırımları açısından ilgi görmeye devam ederken yatırımcıların değerlendirme kriterleri de genişliyor. Özellikle satın alma sonrasında kiracı bulma, kira tahsilatı ve mülk yönetimi gibi süreçler, yatırımın uzun vadeli planlamasında önemli bir yer tutuyor. Döveç Grup, yatırımcıların bu operasyonel sorumluluklarla birebir ilgilenmesini gerektirmeyen modelleriyle satın alma sonrasındaki deneyime odaklanıyor.

Döveç Grup Türkiye Satış Direktörü Ahmet Yıldız, yatırımcıların karşılaştığı bu ihtiyaçlara ilişkin şunları söyledi: “Biz Courtyard Platinum’da yatırımcının bu süreçlerle birebir ilgilenmesini gerektirmeyen farklı bir model sunuyoruz. Yatırımcı, kiracı aramak veya tahsilat süreciyle ilgilenmek yerine 10 yıl boyunca sterlin bazlı düzenli kira geliri elde ediyor.”

Yatırım deneyimi satın alma sonrasında da devam ediyor

İskele Long Beach bölgesinde turizm ve yaşam odaklı projeler geliştiren Döveç Grup, gayrimenkul yatırımlarını yalnızca mülk edinimiyle sınırlı görmeyerek yaşam olanaklarını ve uzun vadeli yatırım beklentilerini birlikte ele alıyor. Turizm hareketliliği, denize yakın konum ve gelişen yaşam alanlarıyla öne çıkan Long Beach, hem kişisel kullanım hem de yatırım amacıyla gayrimenkulü değerlendirenler için alternatifler sunuyor.

Bölgedeki turizm yatırımları, sahil düzenlemeleri ve yeni yaşam projelerinin Long Beach’in gelişiminde etkili olduğunu belirten Yıldız, “Long Beach artık dört mevsim yaşayan, yatırımcıların düzenli kira potansiyeli gördüğü uluslararası bir yaşam merkezine dönüşüyor” dedi. Yıldız, artan turist sayısı ve turizm yatırımlarının konut talebini de desteklediğini ifade etti.

Courtyard Platinum’da 10 yıllık kira modeli

İskele Long Beach’te hayata geçirilen Courtyard Platinum projesinde sunulan 10 yıllık kira garantisi modeli, yatırımcıların kiracı arama ve kira tahsilatı gibi süreçlerle doğrudan ilgilenmeden sterlin bazlı düzenli kira geliri elde etmesini amaçlıyor. Yaklaşık 10 yıllık amortisman hedefiyle öne çıkan model, yatırımın satın alma sonrasındaki yönetimini kolaylaştırmayı ve gelir planlamasında öngörülebilirliği desteklemeyi hedefliyor.

Yıldız, modelin temel yaklaşımını şu sözlerle özetledi: “Biz yatırımcının yalnızca gayrimenkul satın almasına değil, satın aldığı gayrimenkulün sonrasında nasıl değerlendirileceğine de odaklanıyoruz. Amacımız yatırımcının satın alma sonrasında karşılaşabileceği operasyonel yükleri azaltarak daha planlı ve öngörülebilir bir yatırım deneyimi sunmak.”

Kuzey Kıbrıs’ta farklı yaşam ve yatırım beklentilerine yönelik projeler geliştiren Döveç Grup’un yatırımları ve yaşam alanları hakkında detaylı bilgiye dovecgroup.com adresinden ulaşılabiliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Akman Holding’den Kanada’ya 212 milyon dolarlık yatırım

Yayınlandı

-

Akman Holding Kanada’daki gayrimenkul yatırımlarını yeni projelerle genişletiyor. Şirket Kanada’da Samm Developments adıyla, yüksek katlı konut, otelcilik, ticari gayrimenkul ve kiralık konut projeleri üretiyor. 30 yıllık deneyimiyle Kanada ve Avrupa’da faaliyet gösteren Samm Developments Moncton ve Mississauga’da toplam 164 konut içeren iki yeni projeyi hayata geçirmek üzere harekete geçmeye hazırlanıyor. Holdingin Kanada’da geçen yıl teslim ettiği Regal Plaza ile üç projenin toplam yatırım büyüklüğü 212 milyon dolara ulaşıyor.

 

İnşaat, turizm ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren Akman Holding, Kanada’daki gayrimenkul yatırımlarını yeni konut projeleriyle genişletiyor. Samm Developments 30 yıllık deneyimiyle yüksek katlı konut, otelcilik, ticari gayrimenkul ve kiralık konut projeleri üretiyor. Toronto’da 130 milyon dolar yatırımla geliştirilen Regal Plaza Corporate Centre’ın Haziran 2025’te tamamlanmasının ardından, Moncton ve Mississauga’da toplam 82 milyon dolar yatırım öngörülen iki proje için harekete geçmeye hazırlanıyor.

Akman Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Akman, Kanada pazarını uzun yıllardır takip ettiklerini belirterek, “Kanada’daki iş fırsatları uzun yıllardır gündemimizde. Yatırım kararımızda nüfus artışı, konut arzındaki ihtiyaç ve yatırım döneminin finansman koşulları etkili oldu. Uluslararası pazarlarda büyüme hedefimiz doğrultusunda bu ülkedeki fırsatları değerlendirmeye devam ediyoruz” dedi.

Kanada’da Regal Plaza tamamlandı, iki yeni konut projesi başlıyor

Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı yakınında konumlanan Regal Plaza Corporate Centre, Eylül 2020’de başlayan geliştirme sürecinin ardından Haziran 2025’te tamamlandı. Yaklaşık 31 bin metrekare arazi üzerinde yükselen 11 katlı projenin inşaat alanı 55 bin metrekare. Otel, ofis, 

restoran ve perakende kullanımlarını bir araya getiren proje, Holiday Inn ve Staybridge Suites otellerinin bulunduğu bölgede konumlanıyor.

Akman, Regal Plaza’nın havalimanı çevresindeki ticari faaliyetlere katkısına işaret ederek, “Projenin yeni iş olanaklarını ve iş turizmini desteklemesini, bölgedeki ticari hareketliliğe katkı sunmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Holdingin Kanada’daki yeni yatırımlarından Magnetic Hill, New Brunswick eyaletinin Moncton kentinde geliştirilecek. Yaklaşık 5 dönümlük arazide altı katlı ve 94 konutlu olarak planlanan projenin yatırım tutarı 40 milyon dolar. Kiralık konut ihtiyacına yanıt vermesi hedeflenen projenin, bölgedeki mevcut otel olanaklarıyla bütünleşmesi öngörülüyor.

Ontario eyaletinin Mississauga kentindeki Port Credit bölgesinde geliştirilecek Lakeshore Condos ise yaklaşık 2 dönümlük arazide sekiz kat ve 70 konut olarak planlanıyor. Yatırım tutarı 42 milyon dolar olan proje; Ontario Gölü, marina ve toplu taşıma bağlantılarına yakın konumuyla öne çıkıyor. Projede konutların yanı sıra ticari kullanım alanlarına da yer verilmesi öngörülüyor.

Her iki projenin Mayıs 2028’de tamamlanması hedefleniyor. 

Kanada’da inşaat ve otel yatırımlarını büyütmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Ali Akman, “Kanada’daki inşaat yatırımlarımızı ve otel portföyümüzü genişletmeyi hedefliyoruz. Küresel ekonomik gelişmeleri yakından izliyor, Kanada’nın yanı sıra diğer pazarlardaki yatırım fırsatlarını da değerlendiriyoruz” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Smarther with Netatmo,  Evlerde Sıcaklık Yönetimini Akıllı Hale Getiriyor

Yayınlandı

-

Akıllı Termostat Teknolojisi, 
Sıcaklığı Günlük Rutine Göre Yönetiyor

 

Evlerde konforun önemli unsurlarından biri olan sıcaklık kontrolü, akıllı teknolojilerle birlikte daha esnek ve kişiselleştirilebilir bir yapıya kavuşuyor. Bticino’nun Smarther with Netatmo akıllı termostatı, Wi-Fi bağlantısı ve Home + Control uygulaması sayesinde ısıtma ve uygun soğutma sistemlerinin evin içinden ya da uzaktan yönetilmesine olanak tanıyor. Kullanıcılar sıcaklık ayarlarını değiştirebilirken haftalık programlar oluşturarak ısıtma sisteminin çalışma düzenini günlük rutinlerine göre belirleyebiliyor.
 
Smarther with Netatmo, yalnızca sıcaklığı ayarlamakla sınırlı kalmayan özellikleriyle evin iklim kontrolünü daha kapsamlı bir hale getiriyor. Ortamın nem seviyesini görüntüleyebilen termostat, Home + Control uygulaması üzerinden ısıtma kullanımının ve çalışma sürelerinin takip edilmesine de imkân veriyor. Kullanıcılar sıcaklık ve sistemin çalışma sürelerini izleyerek ısıtma kullanımını daha yakından takip edebiliyor.
 
Günlük Rutine Uyum Sağlayan Akıllı Kontrol
 
Smarther with Netatmo’nun sunduğu akıllı kontrol seçenekleri, sıcaklık yönetimini evde bulunulan zamana ve kullanım alışkanlıklarına göre düzenlemeyi kolaylaştırıyor. Home + Control uygulaması üzerinden hazırlanan haftalık programlarla farklı gün ve saatler için sıcaklık değerleri belirlenebiliyor. Evden birkaç gün uzak kalınması durumunda ise termostat uzaktan kontrol edilerek “Dışarıda” veya “Donma Koruma” gibi işlevler etkinleştirilebiliyor.

 

Isıtma veya soğutmanın belirli bir süre devrede kalmasının istendiği durumlarda ise Boost özelliği devreye giriyor. Bu fonksiyon, mevcut programdan bağımsız olarak sistemi 30, 60 veya 90 dakika boyunca çalıştırmaya imkan tanıyor. Smarther with Netatmo ayrıca Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa’nın sesli asistanlarıyla uyumlu çalışarak sıcaklık kontrolünün sesli komutlarla yapılmasını sağlıyor. Konuma göre çalışma özelliği de sistemin kullanım senaryolarına uyum sağlayan seçenekleri arasında yer alıyor.

 

Birden fazla termostatın bulunduğu evlerde ise tüm cihazlar aynı uygulama üzerinden yönetilebiliyor. Netatmo akıllı radyatör vanalarıyla birlikte kullanıldığında, farklı odaların sıcaklıkları ayrı ayrı kontrol edilebiliyor. Böylece yaşam alanlarının sıcaklık yönetimi, evin farklı bölümlerinin kullanımına göre şekillendirilebiliyor.
 
Teknoloji, Yaşam Alanlarına Uyum Sağlayan Bir Tasarımla Buluşuyor
 
Akıllı özelliklerinin yanı sıra Smarther with Netatmo, yaşam alanlarının tasarımına uyum sağlayan yalın görünümüyle de öne çıkıyor. Sıva altı montaj seçeneğinde beyaz, siyah ve kum beji olmak üzere üç farklı renk alternatifine sahip olan ürün, sıva üstü montaj için de beyaz renkte sunuluyor. İnce formu ve sade çizgileri, termostatın farklı dekorasyon anlayışlarıyla bütünleşmesini kolaylaştırıyor.

 

Home + Control uygulaması üzerinden birden fazla kullanıcının termostatı yönetebilmesi de sistemi ev yaşamının ortak kullanımına uygun hale getiriyor. Aynı uygulama üzerinden farklı evlerde bulunan termostatlar da kontrol edilebiliyor. Böylece günlük sıcaklık yönetimi, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre uzaktan ve merkezi bir şekilde gerçekleştirilebiliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye