Türk müteahhitler, yurt dışında 28,6 milyar dolarlık yeni proje üstlendi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Türk müteahhitler, yurt dışında 28,6 milyar dolarlık yeni proje üstlendi

Yayınlandı

-

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) ev sahipliğinde düzenlenen “Yurt Dışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı”nda konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türk müteahhitlerin 2024 yılında yurt dışında 28,6 milyar dolarlık yeni proje üstlendiğini açıkladı.

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren “2024 yılı tüm dünyanın zorluklarla mücadele ettiği bir yıl olarak geride kaldı. Küresel ekonominin toparlanma sancısına savaşların neden olduğu yıkım ve dram eşlik etti. Türk müteahhitleri olarak savaştan değil, barıştan yana bir ulusun temsilcileri olmaktan gurur duyduğumuzu burada bir kez daha belirtmek isterim. Başka ülkelerin yıktığı yakın coğrafyamızdaki ülkeleri yeniden inşa etmek gibi bir görevi sorumluluk olarak kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin en rekabetçi hizmet alanlarından olan yurt dışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında Türk müteahhitler, küresel ekonomik ve jeopolitik zorluklara rağmen 2024 yılında 28,6 milyar dolarlık proje üstlendi. 

Sektörün 2024 yılı yurt dışı performansı ve 2025 yılı vizyonu ile hedefleri, Türkiye Müteahhitler Birliği’nin (TMB) ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla, TMB Başkanı M. Erdal Eren ile Türk Müşavir, Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TürkMMMB) Başkanı İrfan Aker’in yer aldığı “Yurt Dışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı”nda ele alındı. 

Önemli pazarlardaki sorunlara rağmen büyük başarı

Toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Bolat, Uluslararası müteahhitlik sektörünün, ülkemizin ekonomik gücünü ve uluslararası itibarını pekiştiren temel taşlardan biri olduğunu vurguladı. Türk yurt dışı inşaat sektörünün aynı zamanda ülkemizin temsilinde de kritik bir görevi ifa ettiğini kaydeden Bolat, “Türk inşaat şirketleri, uzun yıllardır yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın da en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmışlardır” dedi. 

Yurt dışı müteahhitlik sektörünün 2024 yılını, 28,6 milyar dolar gibi ciddi bir toplam proje değeri büyüklüğü ile kapattığını dile getiren Bakan Bolat, “Ekonomik konjonktür ve Rusya-Ukrayna çatışması gibi en önemli pazarlarımızı doğrudan etkileyen sorunlara rağmen bu proje büyüklüğünün yakalanmasını büyük bir başarı olarak görüyoruz. 2024’teki ilk 10 pazarımıza baktığımızda, Suudi Arabistan’ın birinci sıraya yerleştiğini, uzun yıllardır birinci olan Rusya’nın geriye düştüğünü, Orta Doğu’dan ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri, Irak; Afrika’dan Uganda, Gabon ve Cezayir, Avrupa’dan Polonya ve Romanya; Türk Cumhuriyetlerinden ise Kazakistan’ın sıralamada yer aldığını görüyoruz. Bölgesel olarak değerlendirme yaptığımızda, 2024 yılında proje bedelinin %44,7’sini Orta Doğu, %29,8’ini Afrika, %13,2’sini ise BDT bölgesindeki projeler oluşturmaktadır. Peşinden Avrupa, Amerika ve Asya gelmektedir. 2023 yılında ise BDT bölgesi birinci, Avrupa ise ikinci sıradaydı.” dedi.

Toplam proje büyüklüğü 534 milyar dolara ulaştı

Bugün itibarıyla, dünyanın 137 ülkesinde 533,8 milyar doların üzerinde 12 bin 461 müteahhitlik projesinde Türk şirketlerinin tercih edildiğini kaydeden Bakan Bolat, “Uzun yıllardır ülkemiz yıllık uluslararası müteahhitlik gelirlerinden en çok pay alan ilk on ülke arasında yer almaktadır. Dünya inşaat sektörünün etkin yayınlarından biri olan ENR (Engineering News-Record) Dergisi’nin 2024 yılındaki listesinde ülkemiz, müteahhitlik şirketi sayısına göre 43 firma ile Çin’den sonra ikinci sırada gelmektedir. Uluslararası gelirlere göre ise 8. sırada bulunmaktadır. Sektörün uluslararası arenada eriştiği seviye bizleri gururlandırıyor.” dedi.

Teknik müşavirlikte 194,2 milyon dolar yıllık proje değerine erişildi

Bakan Bolat, teknik müşavirlik sektörü ile ilgili de açıklamalarda bulunarak, şunları söyledi: “2024 yıl sonu itibariyle, geçmişten günümüze toplam teknik müşavirlik proje değeri 138 farklı ülkede yaklaşık 3,46 milyar dolara; proje adedi 2.993’e ulaşmıştır. 2024 yılında küresel olumsuzlukların etkisinin sektörün üzerinde hissedildiğini gözlemliyoruz. 2022 ve 2023 yıllarında oldukça iyi bir performansa ulaşmıştık. Ancak, 2024 yılında ise yaklaşık 40 milyon dolarlık bir gerileme ile 194,2 milyon dolar yıllık proje değerine erişildi. Zorlu yıllar için sektör hedefimiz yıllık 200 milyon dolarlık bir proje büyüklüğünü yakalamaktı. Hedefimizden az da olsa aşağı yönlü bir sapma mevcut. 2025 yılında bunu telafi edeceğimize inanıyorum.”

‘Yavaşlatılan projelerde tasfiye hakkı getirilmeli’

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren ise 2024 yılında inşaat sektörü olarak yurt içinde ilgili Bakanlıklar ile birlikte deprem bölgesindeki yaraların sarılması ve bölgenin yeniden imarı için çalıştıklarını ifade etti. ‘‘Kamuda Tasarruf ve Tedbir Paketi” çerçevesinde yurt içinde sınırlandırılan faaliyetlerin yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ile telafi ettiklerini dile getiren Başkan Eren, “Ancak yavaşlatılan veya tümden durdurulan kamu projelerinin müteahhitlerine tasfiye hakkı verilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.” diye konuştu.

‘Suriye’de üstümüze düşeni yapmaya hazırız’

2024 yılının tüm dünyanın zorluklarla mücadele ettiği bir yıl olarak geride kaldığını kaydeden Eren, şöyle devam etti: “Küresel ekonominin toparlanma sancısına savaşların neden olduğu yıkım ve dram eşlik etti. Devam eden Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte Gazze’de yaşanan trajedi, sadece ülkeleri değil tüm insanlığı derinden yaraladı. Yılın sonunda komşumuz Suriye’de iç savaşın sona ermesi ve sonrasında yaşananlar hiç şüphesiz bizler için de yeni bir ilgi alanı olmuş durumda. Tüm bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde Türk müteahhitleri olarak savaştan değil, barıştan yana bir ulusun temsilcileri olmaktan gurur duyduğumuzu burada bir kez daha belirtmek isterim. Başka ülkelerin yıktığı yakın coğrafyamızdaki ülkeleri yeniden inşa etmek gibi bir görevi sorumluluk olarak kabul ediyoruz. Suriye’de 13 yıldır devam eden ve sadece ülkeyi değil sebep olduğu sonuçlar itibarıyla bölgemizi etkileyen yıkıcı iç savaşın son bulması son derece önemli bir gelişmedir. Şüphesiz, uzun süren savaşın yıktığı Suriye’de, barış ve demokrasinin tesisi ile birlikte hızla yeniden inşa sürecine başlanacaktır. Suriye’nin yeniden imarı ve inşası sürecinde, Devletimizin belirleyeceği yol haritası kapsamında üzerimize düşen görevi yapmaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim.”

‘Ukrayna’da savaşa rağmen çalışmalar devam ediyor’

2024 yılı yurt dışı müteahhitlik hizmetleri değerlendirildiğinde ilk ve en önemli maddenin en büyük pazar olan Rusya ile ilgili olacağını anlatan TMB Başkanı Eren, “Sürmekte olan Rusya-Ukrayna savaşı sektörümüzü olumsuz yönde etkilemiş durumda. Bu talihsiz savaşın bir an önce bitmesi ve en büyük pazarımız olan Rusya’da yatırımların önünün açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. Ukrayna’da da savaşın bitirileceği emarelerini memnuniyetle izliyoruz. Hepinizin bildiği gibi, Ukrayna’da devam eden savaş sürecinde de firmalarımız, tüm risklere rağmen çalışmalarına ara vermeden devam etmiş, bölgenin alt ve üstyapı ihtiyaçlarını karşılamak için özveriyle görevlerini sürdürmüştür. Bu süreçte edindiğimiz tecrübe ve bölgedeki güçlü varlığımızla, Ukrayna’nın yeniden imarı sürecinde de yer almaya hazırız. Bizler, müteahhitler olarak sadece yapıları değil; geleceği de inşa ettiğimizin bilincindeyiz. Üstlenmekten gurur duyduğumuz bu sorumluluk, devletimizin ve takım oyuncularımızın desteği ile sektör olarak ilerlediğimiz yolda bizler için itici bir güce dönüşmektedir. Dolayısıyla attığımız her adım, kazandığımız her başarı hepimizindir.” ifadelerini kullandı.

‘Orta vadede hedef 50 milyar dolar’

Rusya-Ukrayna savaşının neden olduğu kaybı, yeni pazarlara açılarak ve mevcut pazarlardaki faaliyetleri artırarak telafi etmeye çalıştıklarını anlatan Eren, sözlerini şöyle sürdürdü: “2024 yılında, özellikle Körfez ülkeleri ve Irak’a yoğunlaştık. Bu kapsamda, sektörümüz için büyük iş potansiyeli taşıyan Suudi Arabistan’ı hedef pazarlarımızdan biri olarak belirledik. Önümüzdeki dönemde Irak’ın kalkınmasında ve bölgenin istikrarında büyük rol oynayacak Kalkınma Yolu projesinde ve ülkedeki kalkınma hamlesi çerçevesinde hayata geçirilmesi planlanan tüm alt ve üstyapı projelerinde teknik müşavirlerimiz ve müteahhitlerimizin önemli roller üstleneceğine inandığımı belirtmek isterim. Türk müteahhitlerinin bu yıl da Suudi Arabistan ve Irak başta olmak üzere Özbekistan, Kazakistan gibi Orta Asya ülkelerinde, Romanya, Sırbistan, Makedonya gibi Balkan ülkelerinde, Hollanda, Portekiz gibi Avrupa ülkelerinde, Kuzey Afrika ve Sahra altı ülkelerinde ve potansiyel pazarlar olarak yakından izlediğimiz Uzak Doğu ve Latin Amerika ülkelerindeki faaliyetlerini artırmak amacıyla çalışmalarına devam edeceklerini bu vesileyle dikkatinize sunmak istiyorum. Türk müteahhitleri olarak önümüzdeki dönemde yurt dışında her yıl üstleneceğimiz yeni proje tutarı hedefimizi; kısa vadede 30 milyar dolar, orta vadede ise 50 milyar dolar olarak korumaktayız.”

‘İç pazarda müşavirlik firmalarına talep yaratılmalı’

Teknik müşavirlik hizmetleri için öncelikle iç pazarda talep geliştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Türk Müşavir, Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TürkMMMB) Başkanı İrfan Aker “Kamu yatırımlarının planlama ve gerçekleşmesinde, her türlü yatırım projesinin geliştirilmesinde ve yapıların üretilmesinin her aşamada Türk teknik müşavirlik firmalarından yararlanılmalıdır. Bizler firmalarımızdan yurt içindeki hizmetlerde yeteri kadar yararlanamaz isek, yakın gelecekte Türk mühendislik ve teknik müşavirlik firmalarının yurt dışındaki ihalelere girebilmeleri ve yeterlilik alabilmeleri için yeterli iş bitirme, benzer iş ve referanslar olmayacak, böylece yurt içi pazarlarına ilaveten yurt dışı pazarında da Türk firmalarının zaman içinde faaliyetlerindeki azalmalar söz konusu olabilecektir.” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı!

Yayınlandı

-

Filli Boya, renk ölçüm cihazı Colour Pin ile satış noktalarında renk hizmetlerini tüm kullanıcılar için daha hassas, daha güvenilir ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim seviyesine taşıyor. Türkiye genelindeki 440 Filli Boya plus ve corner mağazasında sunulan bu yeni hizmet, tüketicilerin yaşam alanları için doğru rengi belirleme sürecini kolaylaştırıyor ve kendi stillerini yansıtan rengi birebir yakalayabilmelerini sağlayarak, kişiye özel renk deneyimini bir adım ileriye taşıyor.

Filli Boya, tüketici deneyimini güçlendiren yenilikçi yaklaşımını bir adım ileri taşımak amacıyla profesyonel renk ölçüm cihazı “Colour Pin”i plus ve corner satış noktalarına dahil etti. İlham aldıkları renkleri yaşam alanlarında birebir görmek isteyen kullanıcılar, kumaş, metal gibi bir yüzeyi mağazaya getirdiklerinde, uzman ekipler rengin en doğru dijital karşılığını anında ölçerek profesyonel bir renk danışmanlığı sunuyor. Cihazın sunduğu hassas ölçüm sayesinde ister bir kumaş parçası ister bir aksesuar ya da ilham veren herhangi bir yüzey olsun, hayalinizdeki renk en yakın seçenekle değil, tamamen kişiye özel olarak en doğru tonda sunuluyor.

Küçük, hassas ve kablosuz bir renk okuyucu olan Colour Pin’in üzerinde yer alan Filli Boya’ya özel QR kodu, kullanıcıları doğrudan Filli Boya uygulamasına yönlendiriyor. Böylece ölçülen renkler Filli Boya ekosistemi içinde kaydedilebiliyor, karşılaştırılabiliyor, kişisel bir renk kütüphanesi oluşturulabiliyor ve uzmanlar tarafından değerlendirilebiliyor. Ölçümlerde dokunun yüzey etkisini gösterme özelliği ise renk doğruluğunu bir üst seviyeye taşıyarak cihazın her kullanımda güvenilir sonuçlar vermesini mümkün kılıyor. Bu sayede kişiye özel hazırlanan renklerin, uygulandığında beklentiyle birebir örtüşmesi sağlanıyor.

Renk danışmanlığında yeni bir standart

Boya ve dekorasyon süreçlerinde en doğru tonu belirlemenin kritik olduğu tüm durumlarda güçlü bir yardımcı olarak öne çıkan cihaz, Filli Boya’nın deneyim odaklı mağaza anlayışıyla birleşerek renk danışmanlığında yeni bir standart oluşturuyor. Kullanıcıların kendi tarzlarını yansıtan tonlara kolayca ulaşabilmesi renk deneyimini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Colour Pin ile renkleri ölçmek, ilhamı yakalamak ve yaratıcılığı özgür bırakmak artık çok daha kolay ve erişilebilir!

Okumaya Devam Et

GENEL

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında

Yayınlandı

-

Temiz enerji teknolojilerinde dünyanın önde gelen markalarından Sungrow, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Büyüme Alanında Dünyanın En İyi Şirketleri” araştırmasında, dünyanın en iyi 14’üncü şirketi olarak gösterildi.

TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı.

Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme

Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor.

Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor.

Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar

Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor.

Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor.

Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı

Yayınlandı

-

Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi. 

Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.

Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ (SKDM), 1 Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı. 

Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor

SKDM’ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına geliyor.

Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor

Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısıda oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya, verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.

Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman ÜnlüSınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor

“SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği, AB’ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.

Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor

Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.

Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor

Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.

Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor

Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler