Şeffaf iletişim marka sadakatini yüzde 94’e çıkarıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Şeffaf iletişim marka sadakatini yüzde 94’e çıkarıyor

Yayınlandı

-

Günümüzde markaların tüketicilerle kurduğu ilişkinin doğası köklü bir değişimden geçiyor. Sadece kaliteli bir ürün ya da hizmet sunmak, müşterilerin güvenini kazanmak için artık yeterli değil. Tüketiciler, markaların arkasındaki değerleri, iş yapış biçimlerini, toplumsal sorumluluklarını ve hatta kriz anlarında sergiledikleri tavırları daha yakından takip ediyor. Özellikle dijitalleşmenin hız kazandığı çağımızda bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolay hale geldiğini vurgulayan İnomist iletişim Danışmanlığı Ajans Başkanı Sibel Selvi, şeffaf iletişimin markalara kazandırdığı avantajlara dikkat çekiyor.

Tüketicilerin yüzde 90’ı satın alma kararında şeffaflığa öncelik veriyor

Şeffaf iletişimin artık bir tercih olmanın ötesinde zorunluluk haline geldiğine dikkat çeken Sibel Selvi, şunları söylüyor: Araştırmalar bu dönüşümü net bir şekilde ortaya koyuyor. NielsenIQ verilerine göre tüketicilerin yüzde 72’si, bir markanın amacını ve değerlerini açıkça ortaya koymasının satın alma kararlarını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Label Insight tarafından yapılan başka bir araştırma ise tüketicilerin yüzde 94’ünün şeffaf davranan markalara daha sadık kaldığını gösteriyor. Benzer şekilde WebFX’in yayımladığı istatistiklere göre tüketicilerin yaklaşık yüzde 90’ı satın alma kararında şeffaflığı en önemli faktörlerden biri olarak görüyor. Bu oranlar, şeffaflığın artık marka değerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor.

Güven inşa etmenin en etkili yolu açık iletişim

Peki, şeffaf iletişim neden bu kadar önemli? Öncelikle güven inşa etmenin en etkili yolu açık iletişimden geçiyor. Tüketiciler, markaların hatalarını gizlemesindense sorumluluk almasını ve çözüm yolunu şeffaf şekilde paylaşmasını tercih ediyor. Kriz dönemlerinde şeffaf iletişimi öncelik haline getiren şirketler, tüketiciler tarafından çok daha güvenilir bulunuyor. Bu da itibar yönetiminde şeffaflığın kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Bununla birlikte şeffaflık, müşteri sadakatini ve marka bağlılığını artırıyor. Şeffaf markalar yalnızca tercih edilmekle kalmıyor, aynı zamanda tüketicilerin gözünde “savunulmaya değer” hale geliyor.

Şeffaflık, verilerin güvenilir şekilde paylaşılmasını gerektiriyor

Elbette markaların şeffaflık konusunda adım atması kolay değil. Ölçülmesi güç veriler, farklı kültürel beklentiler ve rekabet kaygıları şirketlerin önüne önemli engeller çıkarabiliyor. Bu noktada şeffaflık sağlamak, birçok farklı aktörün verilerinin uyumlu ve güvenilir şekilde paylaşılmasını gerektiriyor. Ancak bu süreçte bilgi eksiklikleri veya doğrulama sorunları yaşanabiliyor. Şeffaflık ile “ticari sırların korunması” arasındaki ince denge, markalar için zaman zaman kafa karıştırıcı bir alan oluşturuyor. Çok fazla bilgi paylaşımı rakipler için avantaj yaratabileceği gibi tüketicilerde de karmaşa doğurabiliyor. Bununla birlikte, dünyada öne çıkan uygulamalar şeffaf iletişimin doğru şekilde kurgulandığında markalar için ciddi bir değer yarattığını ortaya koyuyor. Vogue Business tarafından “radikal dürüstlük” olarak tanımlanan akım, markaların başarılarının yanı sıra hatalarını da samimiyetle paylaşmasını kapsıyor. Bu yaklaşım özellikle genç kuşak tüketiciler arasında büyük yankı buluyor.

Uzun vadeli başarının temel koşulu, şeffaf iletişim stratejisi

Gelinen noktada şeffaf iletişim stratejisi oluşturmak günümüz markaları için artık bir tercih değil, uzun vadeli başarının temel koşullarından biri. Tüketiciler markalardan dürüstlük, hesap verebilirlik ve samimiyet bekliyor. Bu beklentiyi karşılayabilen şirketler hem güven hem de sadakat kazanarak rekabette öne çıkıyor. Buna karşın şeffaflıktan uzak duran markaların, dijital çağda itibarlarını koruması giderek zorlaşıyor. Şeffaf iletişim, geleceğin güçlü markalarının olmazsa olmaz yapıtaşı olmaya aday görünüyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Nippon Paint – Betek “Merakın Peşinde” Konuşma Serisiyle Tasarım Dünyasıyla Ekonomi Gündemini Paylaştı 

Yayınlandı

-

 
Nippon Paint – Betek, en değerli paydaşları arasında yer alan mimarları ve iç mimarları Merakın Peşinde etkinlik serisinin Ekonomi konulu buluşmasında bir araya getirdi. Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, Ekonomist ve Akademisyen Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde gerçekleştirilen “Merakın Peşinde” etkinliğinde ülke ve dünya ekonomisinin bugünü ile 2027 projeksiyonları masaya yatırılarak, ekosisteminin geleceğine dair öngörülerin oluşturulması hedeflendi.
 
Nippon Paint – Betek, Nippon markası çatısı altında hayata geçirdiği etkinlik dizisi “Merakın Peşinde Konuşma Serisi”nin ekonomi konulu buluşmasını İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin ilham verici atmosferinde gerçekleştirdi. En önemli stratejik paydaşlar arasında yer alan mimar ve iç mimarların katılımıyla düzenlenen etkinlikte; Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, 2027’ye uzanan makroekonomik görünüm ile bu dinamiklerin yapı, mimarlık ve yatırım dünyasına etkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ ile Akademisyen ve Ekonomist Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen buluşmada, küresel belirsizlikler döneminde yapı ve mimarlık dünyasının yol haritasına yön verecek bilgi paylaşımları yapıldı.

 

Süreçlerini Besleyen Yeni Bir İletişim Platformu
Etkinlik serisinin çıkış noktasını ve hedeflerini aktaran Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, tasarım ekosisteminin ve değerli paydaşların vizyonunu besleyecek odak konuları bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirterek,  ” ‘Merakın Peşinde Konuşma Serisi’ ile temel hedefimiz; en değerli paydaşlarımızdan biri olan mimar ve iç mimarlarımızla bir araya gelerek iş süreçlerimize doğrudan katma değer sunacak, geleceği birlikte öngörmemizi sağlayacak başlıkları masaya yatırmak. Bu doğrultuda bu oturumda ekonomi konusunu ele aldık. Günümüz koşullarında makroekonomik dengeleri doğru okumak, işimizin ve yapı sektörünün nereye evrildiğini görmek büyük bir önem taşıyor. Sürdürülebilirlik projelerimizi, tasarım dünyasında fark yaratan Creative Colour Awards gibi yarışmalarımızı, değişen müşteri beklentileri ile dönüşen yönetici dinamiklerinin yer aldığı insan merkezli yaklaşımlarımızı da paylaştığımız bu seride mimarlık ve tasarım dünyasını alanında uzman isimlerle buluşturarak, birlikte öğrenen ve gelişen bir platform oluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi.

 

Etkinlikte küresel ve yerel ekonomik dinamikleri analiz eden Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu ise iş dünyasının değişen parametrelere karşı geliştirmesi gereken stratejik yaklaşımları şu sözlerle aktardı:
“Sürdürülebilir başarının anahtarı; ‘Today, Future ve Future Back’ stratejisinde yatıyor. Mevcut güç ve yetkinliklerimizi geleceğe taşırken, aynı zamanda gelecekte şekillenecek olan yeni tüketici davranışlarını, dönüşen üretim biçimlerini ve trendleri bugünden öngörmemiz şart. Geleceğin şartlarını bugüne getirip hazırlıklarımızı şimdiden tamamlamak, rekabetçi kalabilmenin en temel kuralıdır.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Çimko’nun “Biyoçeşitlilik Yarışması”nda  Yeni Dönem Başladı

Yayınlandı

-

 
 
Sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle maden sahalarının rehabilitasyonuna odaklanan Çimko, üniversite öğrencilerine yönelik ödüllü “Biyoçeşitlilik Yarışması”nı bu yıl da hayata geçiriyor. Çevre dostu ve yenilikçi fikirlerin yarışacağı organizasyonda başvurular 02 Kasım 2026 tarihinde sona erecek; jüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren ekipler düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

 

SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, çimento ham madde maden sahalarının ekosisteme yeniden kazandırılması amacıyla düzenlediği ödüllü fikir yarışmasında gençlerle yeniden buluşuyor. Üniversite öğrencilerinin çevre bilincini pekiştirmeyi, yaratıcı potansiyellerini ortaya çıkarmayı ve sürdürülebilir ekolojik modeller geliştirmelerini teşvik etmeyi hedefleyen yarışma için duyuru süreci başladı.

 

Biyoçeşitlilik Yarışması, genç zihinlerin doğa dostu, yenilikçi ve sahada karşılık bulabilecek uygulanabilir yaklaşımlarını destekleyerek çevresel sürdürülebilirlik kültürünün yaygınlaşmasını amaçlıyor. Sanayi ile doğanın dengesini gözeten proje fikirlerinin ödüllendirileceği organizasyon, gençlerin ekolojik dönüşüme doğrudan katkı sağlamasına olanak tanıyor.

 

Türkiye’deki tüm üniversitelerin; mühendislik, fen-edebiyat, orman ve ziraat fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler özgün projeleriyle yarışmada yer alabilecek. Öğrenciler başvurularını Çimko’nun resmi web sitesinde yer alan başvuru sayfası üzerinden iletebilecek.

 

Eylül ayında başlayan başvuru süreci, 2 Kasım 2026 tarihinde sona erecek. Başvuruların ardından gerçekleştirilecek ön değerlendirme ve jüri değerlendirmesi sonucunda dereceye giren projeler belirlenecek; kazananlar ise Aralık ayında düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

 

Yarışma kapsamında birinci olan gruptaki her bir üyeye 50 bin TL, ikinci olan gruptaki her bir üyeye 30 bin TL ve üçüncü olan gruptaki her bir üyeye 15 bin TL başarı ödülü takdim edilecek.

 

Alanında uzman isimlerden oluşan jüri heyeti; projeleri toplumsal, çevresel ve bölgesel fayda, uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik, özgünlük ve inovasyon, bilimsel veri desteği ile hesaplama doğruluğu ve sunum-iletişim yetkinliği kriterleri doğrultusunda kapsamlı bir puanlama sürecine tabi tutacak.

 

Biyoçeşitlilik yarışmasına başvurmak ve detaylı bilgi almak isteyen adaylar, https://cimko.com.tr/proje-yarismasi-basvurusu/ adresini ziyaret edebilirler.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sinpaş Holding’den Sürdürülebilir Geleceğe Çok Sektörlü Yatırım Vizyonu

Yayınlandı

-

 

Gayrimenkulden sanayiye, turizmden enerjiye uzanan geniş yatırım ekosistemiyle sürdürülebilirlik çalışmalarını güçlendiren Sinpaş Holding, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’de “Climate Supporter – İklim Destekçisi” olarak yer alacak. Türkiye’nin köklü yatırım gruplarından Sinpaş Holding, grup şirketlerinin farklı sektörlerde hayata geçirdiği çevresel yatırımları ve sürdürülebilirlik uygulamalarını uluslararası platforma taşıyacak.

Yarım asrı aşan köklü geçmişiyle farklı sektörlerde yatırımlarını sürdüren Sinpaş Holding, sürdürülebilirlik yaklaşımını uluslararası standartlar ve ölçülebilir çevresel performans çalışmalarıyla destekliyor. Grup şirketleri bünyesinde Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Karbon Saydamlık Projesi (CDP) gibi ulusal ve uluslararası çerçeveler doğrultusunda yürütülen çalışmalar; karbon ayak izi hesaplamaları, sera gazı emisyonlarının izlenmesi, iklim risklerinin değerlendirilmesi ve çevresel performansın şeffaf biçimde raporlanmasına odaklanıyor.

Ahmet Çelik: “Farklı sektörlerdeki gücümüzü ortak bir sürdürülebilirlik vizyonunda buluşturuyoruz”

Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Çelik, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Sinpaş Holding olarak yarım asrı aşan birikimimizle farklı sektörlerde güçlü bir yatırım ekosistemi oluşturduk. Bu çeşitliliği yalnızca ekonomik büyüklüğümüzün değil, sürdürülebilir geleceğe katkı sunma kapasitemizin de önemli bir parçası olarak görüyoruz. Grup şirketlerimizle kaynakların verimli kullanımını, çevresel etkilerin azaltılmasını ve yenilikçi teknolojileri önceliklendiriyoruz. COP31’e katılımımızı da bu ortak vizyonu uluslararası platforma taşıma fırsatı olarak değerlendiriyoruz.”

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi gibi uluslararası standartların yanı sıra yaşam döngüsü analizi (LCA), çevresel ürün beyanı (EPD) ve su ayak izi ölçümleri de grup bünyesindeki uygulamalar arasında yer alıyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları, atık ısı geri kazanımı, endüstriyel suyun yeniden kullanımı, yağmur suyu hasadı ve akıllı bina otomasyonları gibi uygulamalar ise sürdürülebilirliğin üretimden yatırıma, yapılaşmadan işletme süreçlerine kadar geniş bir alanda ele alınmasını sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye