GENEL
Saint-Gobain 3’üncü Sürdürülebilir İnşaat Barometre araştırması yayınlandı; Türkİye’NİN sürdürülebİlİr yapı karnesİ
Yayınlandı
5 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Saint-Gobain’in Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi’nin küresel çapta hazırladığı 3. Sürdürülebilir İnşaat Barometresi, Türkiye’de sürdürülebilir inşaat konusundaki farkındalık seviyesinin yükseldiğini, ancak bu farkındalığın henüz yeterince somut adımlara dönüşmediğini ortaya koyuyor. Türkiye dahil 27 ülkede 4.000 profesyonel ve 27.000 kişinin katılımıyla hazırlanan bu araştırma, küresel çapta sürdürülebilir inşaata dair algıları, öncelikleri ve eksiklikleri gözler önüne seriyor.
Toplumların karşı karşıya olduğu demografik, sosyal, enerji ve iklimsel zorlukların kesişim noktasında yer alan inşaat sektörü, daha sürdürülebilir bir modele doğru dönüşümünü hızlandırma yollarını arıyor.
Yapı sektörü de kalite, dayanıklılık kriterlerinden ödün vermeksizin ve bireylerin sağlık ve refahına olumlu katkı sağlayan, iklimsel risklere karşı dirençli, düşük karbon salımı yapan ve herkes için erişilebilir konutlar sunan bir yapılaşma ortamı geliştirmeye çalışıyor. Bu ortama geçiş ise tüm endüstri paydaşlarının ortak taahhüdü olmadan daha sürdürülebilir bir modele geçiş yapmak mümkün değil.
Saint-Gobain, bu hedef doğrultusunda 2023 yılında Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi’ni kurdu ve son üç yıldır Occurrence–Ifop iş birliğiyle Sürdürülebilir İnşaat Barometresi’ni yayımlıyor. Bu yıl üçüncüsü kamuoyuyla paylaşılan barometre araştırması, sürdürülebilir inşaat alanında kaydedilen gelişmeleri ortaya koymayı ve ilerlemenin seviyesini ölçmeyi amaçlıyor.
Araştırma, Türkiye dahil küresel çapta sektörü temsil eden 4.000 paydaşa yöneltilen 24 sorunun yanı sıra, 27.000 vatandaşın görüşlerini içeriyor. Elde edilen bulgular, Türkiye özelinde ve küresel ölçekte sürdürülebilir yapıyı hızlandıracak temel kaldıraçları belirlemeye yardımcı oluyor.
Saint-Gobain Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Benoit Bazin: araştırma ile ilgili değerlendirmesinde “Sonuç çok açık: Sürdürülebilir inşaatın bir standart haline gelebilmesi için hemen harekete geçmeliyiz. Bu yaklaşımın hem vatandaşlar hem de sektör profesyonelleri tarafından daha iyi anlaşılması ve beklentilere tam anlamıyla entegre edilmesi gerekiyor. Çevresel etkilerinin ötesinde; konfor, sağlık ve yaşam kalitesi gibi alanlarda sunduğu somut faydalar ise ne yazık ki hâlâ yeterince bilinmiyor ya da göz ardı ediliyor. Bu dönüşümün yaygınlaşabilmesi için, kullanım alışkanlıklarını, yerel ihtiyaçları ve sahadaki gerçekleri gözeten, yerel koşullara uyarlanmış bütüncül bir küresel yaklaşıma ihtiyaç duyuyoruz” dedi.
Saint-Gobain Türkiye CEO’su Aykut Aydoğan, Barometre araştırmasının Türkiye sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Saint-Gobain’in 360 yıllık küresel uzmanlığıyla hazırlanan bu barometre, Türkiye’nin sürdürülebilir inşaat alanındaki dönüşümüne yön verecek değerli bir yol haritası sunuyor. Elde edilen bulgular, ülkemizin bu alanda artık sadece kavramsal düzeyde değil, yapısal bir farkındalık ve eylem aşamasına geçtiğini ortaya koyuyor. Çevresel sürdürülebilirlik, giderek güçlenen toplumsal beklentiye dönüşürken; önümüzdeki dönemde sosyal sürdürülebilirlik odağında, sağlıklı, erişilebilir, uzun ömürlü ve yaşanabilir yapılar üretmeye yönelik bütüncül politikalar geliştirmek kritik önem taşıyor. Bu dönüşümün hız kazanmasında ise yerel yönetimler, özel sektör, yapı üreticileri ve eğitim kurumları arasında kurulacak güçlü iş birlikleri belirleyici rol oynayacak.”
Sürdürülebilir yapıyı küresel ölçekte hızlandırmaya yönelik bir analiz
2023 yılında 10 ülkede başlayan Sürdürülebilir Yapı Barometresi, bu sene 27 ülkeyi kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Barometre; profesyoneller, öğrenciler, yerel yöneticiler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan geniş bir paydaş yelpazesinden toplanan verilerden oluşuyor. Bu yıl bir ilk olarak, sürdürülebilir yapı konusundaki tartışmalara 27.000 vatandaş da dâhil edilerek halkın sesi de duyulmuş oldu.
Araştırmadan çıkan dört temel bulgu
- Sürdürülebilir yapılara olan farkındalık artıyor, güçlü bir kamuoyu desteği buluyor.
- Daha büyük adımlar atma yönünde genel bir istek bulunuyor. Özel sektör tüm bölgelerde en meşru itici güç olarak görülüyor, ancak bölgesel olarak öncelikler farklılık gösteriyor.
- Sürdürülebilir yapı kavramı hâlâ büyük ölçüde çevresel boyut odağında ön plana çıkarken kullanıcı refahı geri planda kalıyor.
- Bilgi sahibi ancak yeterince donanımlı olmayan paydaşlar, somut gelişimin önünde engel teşkil edebiliyor.
Sürdürülebilir yapı konusunda artan farkındalık
Küresel çapta araştırma sonuçlarından çıkan sonuca göre paydaşların %67’si sürdürülebilir yapı kavramını iyi bildiğini belirtiyor. Bu oran geçtiğimiz yıla kıyasla 6 puanlık bir artış göstermiş durumda. Sürdürülebilir yapı uygulamalarının hayata geçirilmesinin acil bir öncelik olduğu görüşü ise %69 gibi yüksek bir oranda sabit kalıyor.
Vatandaşlar da bu görüşe katılıyor: %60 bu konuyu öncelikli bulurken, %95’i konuyu önemli olarak değerlendiriyor. Bugün esas mesele, bu yüksek düzeydeki farkındalığı somut adımlara dönüştürmek ve bunu yaparken yerel farklılıkları dikkate almak.
Sürdürülebilir inşaat kavramına ne derece aşinasınız?” sorusuna Türkiye’den gelen yanıtlar, toplumun bu konuya olan farkındalığını ortaya koyuyor. Katılımcıların %45’i “Evet, yakından aşinayım.” yanıtını verirken, %43’ü “Evet, duydum ama tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyorum.” dedi. “Hayır, hiç duymadım.” diyenlerin oranı ise %13’te kaldı. Bu veriler, Türkiye’de sektörün %88’inin sürdürülebilir inşaat kavramıyla bir şekilde temas kurduğunu gösteriyor. Ancak küresel ortalamayla karşılaştırıldığında, Türkiye’nin bu oranın gerisinde kaldığı görülüyor. Buna rağmen, ülkede sürdürülebilir inşaat konusundaki farkındalık seviyesinin son yıllarda kayda değer biçimde arttığı söylenebilir.
Sektörün dönüşümünü hızlandırma konusunda özel sektörün rolü öne çıkıyor
Paydaşların %87’si, sürdürülebilir yapılaşma ile ilgili daha büyük adımlar atılması gerektiği konusunda hemfikir. Değer zincirinin başında yer alan tasarım sürecindeki aktörler kilit rol üstleniyor: Paydaşların %56’sı mimarları ve mühendislik ofislerini en önemli aktörler olarak tanımlarken, %44’ü inşaat şirketlerini kilit oyuncu olarak görüyor.
Türkiye’de toplumsal eğilim sürdürülebilir yapılara doğru pozitif yönelim gösteriyor. Ancak bu dönüşümün gerçekleşebilmesi için kamu politikalarının daha yönlendirici olması gerektiği ifade ediliyor. Türkiye’deki katılımcıların %41’i yerel yönetimlerin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savunurken, profesyonellerin %41’lik vatandaşların da %34’lük kesimi finansal teşviklerin bu yapıların yaygınlaşabilmesi için hayati önem taşıdığını belirtiyor. Ayrıca araştırmaya katılan profesyonellerin %30’u, vatandaşların da % 26’sı, sürdürülebilirlik sertifikasına sahip yapıların tercih edilmesi gerektiğini savunuyor.
Çevresel kriterler ön planda çıkıyor, sosyal kriterler ikinci planda
Paydaşlar kavramı daha iyi anladığını söylese de, sürdürülebilir yapı hâlâ öncelikle çevresel konularla ilişkilendiriliyor. İnşaatta enerji tasarrufu (%35) ve çevre dostu malzeme kullanımı (%31), sürdürülebilir yapının başlıca kriterleri olarak görülüyor.
İklimsel risklere karşı dirençlilik ise yükselen bir öncelik olarak dikkat çekiyor. Bu konu, geçen seneye göre 8 puan artışla %21’e ulaşarak en büyük artışı kaydetti. Bu önemin bölgelere göre farklılık gösterdiği görülüyor: Afrika (%35) ve Asya-Pasifik (%32) gibi iklim risklerine daha açık bölgelerde öncelik daha da yüksek.
Türkiye’de sürdürülebilir inşaat dendiğinde ise ilk akla gelen unsur çevresel etkiler oluyor. Katılımcıların %77’sı sürdürülebilirliği doğrudan enerji verimliliğiyle ilişkilendiriyor. Bunu %64 ile karbon ayak izinin azaltılması, %47 ile uzun ömürlü ve dayanıklı malzeme kullanımı izliyor.
Hem dünyada hem Türkiye’de sürdürülebilir yapının “insani” boyutu ise hâlâ yeterince benimsenmemiş durumda ve geri planda kalıyor. Hem paydaşların hem de vatandaşların yalnızca %16’sı sürdürülebilir yapıyı yaşam kalitesiyle ilişkilendiriyor. Oysa bu unsur, kavramın benimsenmesi ve yaygınlaştırılmasında kritik rol oynayabilir.
Farkındalık yüksek, ancak somut eylemlere dönüşümde eksikler var
Küresel çapta her ne kadar paydaşlar sürdürülebilir yapı kavramına hâkim olduklarını söylese de, sadece %28’i konuya tamamen hâkim olduğunu belirtiyor ve profesyonellerin yalnızca %35’i bu alanda özel eğitim almış durumda. Bu eksik bilgi, somut adımların sınırlı kalmasını da açıklayabilir.
Türkiye’de ise profesyoneller, akademisyenler ve öğrencilerden oluşan grupta sürdürülebilir inşaata yüksek aşinalık göze çarparken, vatandaşta bu oran daha düşük kalıyor. Örneğin profesyonel kesimde “kavrama yakından aşinayım” diyenlerin oranı %64’ün üzerindeyken, vatandaşta bu oran %34 seviyelerine düşüyor. Bu durum, sürdürülebilir inşaata ilişkin bilginin sektörel birikimle paralel seyrettiğini gösteriyor.
Araştırmanın bulgularına göre dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sürdürülebilir inşaat alanında güçlü bir potansiyelin var olduğunu, ancak bu potansiyelin etkin şekilde hayata geçebilmesi için hem teknik hem de toplumsal düzeyde daha kapsayıcı bir dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor.
SAINT-GOBAIN HAKKINDA
Sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümlerinde dünya lideri olan Saint-Gobain, inşaat ve endüstriyel pazarlara yönelik malzemeler ve hizmetler tasarlamakta, üretmekte ve dağıtmaktadır. Kamu ve özel binaların yenilenmesi, hafif inşaatların, inşaatların ve endüstrinin karbondan arındırılması için kesintisiz bir inovasyon süreciyle geliştirilmiş bütünleşik çözümler sunarak sürdürülebilirlik ve performans sağlar. 2025 yılında kuruluşunun 360. Yılını kutlayan Grubun tüm faaliyetleri ve taahhütleri var olma amacına “MAKING THE WORLD A BETTER HOME” hizmet etmektedir.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı!
Yayınlandı
3 gün önce-
Ocak 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Filli Boya, renk ölçüm cihazı Colour Pin ile satış noktalarında renk hizmetlerini tüm kullanıcılar için daha hassas, daha güvenilir ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim seviyesine taşıyor. Türkiye genelindeki 440 Filli Boya plus ve corner mağazasında sunulan bu yeni hizmet, tüketicilerin yaşam alanları için doğru rengi belirleme sürecini kolaylaştırıyor ve kendi stillerini yansıtan rengi birebir yakalayabilmelerini sağlayarak, kişiye özel renk deneyimini bir adım ileriye taşıyor.
Filli Boya, tüketici deneyimini güçlendiren yenilikçi yaklaşımını bir adım ileri taşımak amacıyla profesyonel renk ölçüm cihazı “Colour Pin”i plus ve corner satış noktalarına dahil etti. İlham aldıkları renkleri yaşam alanlarında birebir görmek isteyen kullanıcılar, kumaş, metal gibi bir yüzeyi mağazaya getirdiklerinde, uzman ekipler rengin en doğru dijital karşılığını anında ölçerek profesyonel bir renk danışmanlığı sunuyor. Cihazın sunduğu hassas ölçüm sayesinde ister bir kumaş parçası ister bir aksesuar ya da ilham veren herhangi bir yüzey olsun, hayalinizdeki renk en yakın seçenekle değil, tamamen kişiye özel olarak en doğru tonda sunuluyor.
Küçük, hassas ve kablosuz bir renk okuyucu olan Colour Pin’in üzerinde yer alan Filli Boya’ya özel QR kodu, kullanıcıları doğrudan Filli Boya uygulamasına yönlendiriyor. Böylece ölçülen renkler Filli Boya ekosistemi içinde kaydedilebiliyor, karşılaştırılabiliyor, kişisel bir renk kütüphanesi oluşturulabiliyor ve uzmanlar tarafından değerlendirilebiliyor. Ölçümlerde dokunun yüzey etkisini gösterme özelliği ise renk doğruluğunu bir üst seviyeye taşıyarak cihazın her kullanımda güvenilir sonuçlar vermesini mümkün kılıyor. Bu sayede kişiye özel hazırlanan renklerin, uygulandığında beklentiyle birebir örtüşmesi sağlanıyor.
Renk danışmanlığında yeni bir standart
Boya ve dekorasyon süreçlerinde en doğru tonu belirlemenin kritik olduğu tüm durumlarda güçlü bir yardımcı olarak öne çıkan cihaz, Filli Boya’nın deneyim odaklı mağaza anlayışıyla birleşerek renk danışmanlığında yeni bir standart oluşturuyor. Kullanıcıların kendi tarzlarını yansıtan tonlara kolayca ulaşabilmesi renk deneyimini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Colour Pin ile renkleri ölçmek, ilhamı yakalamak ve yaratıcılığı özgür bırakmak artık çok daha kolay ve erişilebilir!
GENEL
Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında
Yayınlandı
3 gün önce-
Ocak 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Temiz enerji teknolojilerinde dünyanın önde gelen markalarından Sungrow, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Büyüme Alanında Dünyanın En İyi Şirketleri” araştırmasında, dünyanın en iyi 14’üncü şirketi olarak gösterildi.
TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.
Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı.
Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme
Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor.
Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor.
Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor.
Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar
Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor.
Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor.
Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor.
GENEL
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı
Yayınlandı
3 gün önce-
Ocak 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi.
Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.



Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya
Avrupa Birliği’nin ‘Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ (SKDM), 1 Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı.
Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor
SKDM’ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına geliyor.
Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor
Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısıda oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya, verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.
Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor
“SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği, AB’ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.
Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor
Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.
Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor
Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.
Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor
Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor” dedi.
Son Yazılar
- Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı! Ocak 15, 2026
- Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında Ocak 15, 2026
- Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı Ocak 15, 2026
- NG KÜTAHYA SERAMİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERKAN GÜRAL: “Üretim kapasitemizi 100 milyon metrekareye taşıyarak sektördeki liderliğimizi perçinleyeceğiz” Ocak 15, 2026
- Baumit’in ‘Kırmızı Karesi’ Güvenin Yeni Simgesi Olarak Konumlanıyor Ocak 15, 2026
- Ravatherm taş yünü prefabrik boru ile güvenli ve enerji tasarruflu tesisler inşa etmek mümkün Ocak 15, 2026
- Doğallığın Yeni Yorumu: QUA Everstone Ocak 14, 2026
- TKE, Kentsel Dönüşümün Hız ve Dijitalleşme İhtiyacına Yanıt Olarak EOX’u Piyasaya Sundu Ocak 14, 2026
- NG KÜTAHYA SERAMİK, ‘YÜKSELEN DEĞERLER 2026’ TOPLANTISINDA İŞ ORTAKLARI İLE BULUŞTU Ocak 14, 2026
- Birevim 2025’te Rekor Büyüme Kaydetti, 2026 için “Sizi Düşünen Biri” Vizyonunu Hayata Geçirdi Ocak 14, 2026
- Koçtaş Usta Festivali 2026 Büyük İlgiyle Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Gerçekleştirildi Ocak 14, 2026
- İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı Ocak 14, 2026
- Mercedes-Benz Türk’ten “Hey Mercedes”li Yeni Reklam Filmi Ocak 14, 2026
- Günsan akıllı ürünler ile konfor, güvenlik ve verimlilik bir arada Ocak 14, 2026
- Eti Alüminyum 2025’te katma değerli üretime odaklandı Ocak 14, 2026
Trendler
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL1 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi









