Ravago Bina Çözümleri, enerji arzında Avrupa’nın zirvesinde bulunan Türkiye’de ısı yalıtımıyla elde edilecek kazanımlara dikkat çekiyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Ravago Bina Çözümleri, enerji arzında Avrupa’nın zirvesinde bulunan Türkiye’de ısı yalıtımıyla elde edilecek kazanımlara dikkat çekiyor

Yayınlandı

-

Türkiye’de Son 1 Yılda Yüzde 5 Artan Enerji Arzını Doğru Isı Yalıtımıyla Yüzde 15 Azaltmak Mümkün

Küresel enerji talebi 2024’te yüzde 2’den fazla artarak tarihin en yüksek seviyesine ulaşırken, elektrik talebi ise yüzde 4’ün üzerinde büyüdü. Türkiye özelinde toplam enerji arzı bir yılda yüzde 5,1 artarken, son 10 yıldaki ortalama yüzde 3,5 büyüme oranıyla Avrupa’nın en hızlı enerji arzı artışı yaşayan ülkesi konumuna geldi. Türkiye’nin her yıl yaklaşık 80 milyar dolara yaklaşan enerji ithalatında, yalnızca yalıtımsızlık nedeniyle 12–15 milyar doların boşa harcandığını belirten Ravago Bina Çözümleri Mineral Yünler Satış ve Pazarlama Direktörü Özge Müçek, doğru ısı yalıtımıyla enerji faturalarında en az yüzde 15 tasarruf sağlanabileceğini söyledi. Ülkemizde karbon salımına neden olan enerji tüketiminin büyük bir bölümünün ısıtma ve soğutmadan kaynaklandığına dikkat çeken Müçek, doğru ısı yalıtımı malzemeleriyle yapılacak doğru uygulamaların karbon salımının düşürülmesinde de kritik rol oynayacağını vurguladı. 

Enerji talebinin her geçen gün arttığı günümüzde, tüketimi azaltmanın en etkili yollarından biri binalarda uygulanacak ısı yalıtımı olarak öne çıkıyor. Isı yalıtımı yalnızca bireysel enerji faturalarında düşüş sağlamakla kalmıyor, karbon emisyonlarının azaltılması, fosil yakıtlara olan bağımlılığın azaltılması ve enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi açısından da kritik bir rol üstleniyor. Kaliteli malzeme ve doğru uygulama ile hayata geçirilen ısı yalıtımının enerji israfında ciddi tasarruf sağladığına dikkat çeken Ravago Bina Çözümleri Mineral Yünler Satış ve Pazarlama Direktörü Özge Müçek, ısı yalıtımının sürdürülebilirlik ve ülke ekonomisi için vazgeçilmez bir çözüm olduğuna dikkat çekiyor. 

Türkiye’de nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 37’sinin bina sektöründe gerçekleştiğine vurgu yapan Özge Müçek, “KPMG ve Enerji Enstitüsü iş birliği ile hazırlananDünya Enerji İstatistik Raporu, küresel enerji tüketimindeki artışı tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Rapora göre, 2024 yılında küresel enerji talebi bir önceki yıla göre yüzde 2’den fazla artarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Elektrik talebi ise yüzde 4’ün üzerinde artış göstererek, elektrifikasyonun hız kazanmasıyla genel enerji tüketiminin üzerinde bir seyir izlemeye devam etti. Türkiye özelinde bakıldığında ise 2024’te toplam enerji arzı bir önceki yıla göre yüzde 5,1 oranında arttı. Son 10 yıldaki yıllık ortalama yüzde 3,5 büyüme oranıyla da Türkiye, maalesef Avrupa’nın en hızlı enerji arzı artışı yaşayan ülkesi konumuna geldi” dedi. 

Yalıtımsız binalar nedeniyle yılda 15 milyar dolar havaya gidiyor

Türkiye’nin enerji ithalatının her yıl 80 milyar dolara yaklaştığını hatırlatan Müçek, “Binalarda yapılacak doğru ısı yalıtımı sayesinde bu yükün kayda değer şekilde hafifletilmesi mümkün. Bugün yalıtımsızlık nedeniyle her yıl yaklaşık 12 ila 15 milyar dolarlık enerji boşa harcanıyor. Halbuki yalnızca binaların yalıtımlı hale getirilmesiyle ülke genelinde enerji faturalarında en az yüzde 15 tasarruf sağlanabilir. Bu tasarruf, bireysel kullanıcıların enerji faturalarını düşürmekle kalmaz, aynı zamanda ülke ekonomisine de doğrudan katkıda bulunur” diye konuştu. Elektrik faturalarının da yüksek seviyelere ulaştığı günümüzde özellikle konut tarafında ciddi bir ekonomik yükün ortaya çıktığını söyleyen Müçek, “Isı yalıtımı, kışın ısıtma, yazın soğutma giderlerini azaltırken binaların iç ortam konforunu artırarak yaşam kalitesini yükseltir. Bu da enerji maliyetlerinin yanı sıra karbon emisyonlarını da azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunar” ifadelerini kullandı.  Yenilenen TS 825 yönetmeliği ile yalıtım kalınlıklarının artışına ve bu sayede kazanılacak tasarrufa da değinen Müçek, sadece ısı yalıtımı değil aynı zamanda soğutma maliyetlerinin yükünün de çok daha fazla olduğunu söyledi. Ayrıca Türkiye’de yalıtımın sadece soğuk iklim bölgelerinde yapılması gerektiği yönündeki yanlış inanışın değişmesi gerektiğine dikkat çekti. 

Yalıtımlı binaları artırarak sürdürülebilir geleceğe katkıda bulunmak mümkün

Avrupa Birliği’nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin de enerji verimliliğini artırmaya yönelik adımlarını hızlandırmasının kritik önem taşıdığını vurgulayan Müçek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün hâlâ çok sayıda eski bina yalıtımsız durumda. Sektör olarak bizim sorumluluğumuz, yalıtımlı bina sayısını artırarak hem bireysel hem toplumsal ölçekte sürdürülebilir bir gelecek için somut katkı sağlamak. Isı yalıtımı, yalnızca enerji tasarrufu değil; aynı zamanda karbon ayak izimizi küçültmek, fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltmak ve enerji arz güvenliğini güçlendirmek için de en önemli araçlardan biri. Bu noktada Ravago Bina Çözümleri olarak, ürünlerimizle güvenli, sağlıklı, konforlu ve enerji verimliliği yüksek bir yapı stokuna katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Üstün kaliteye sahip yalıtım ürünlerimizle, tüm yönetmeliklerin gereksinimlerini eksiksiz bir şekilde karşılayan çözümler geliştiriyoruz. Yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, gelecek nesillerin yaşam kalitesini de ön planda tutan bir yaklaşımla çalışmaya devam edeceğiz.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Nippon Paint – Betek “Merakın Peşinde” Konuşma Serisiyle Tasarım Dünyasıyla Ekonomi Gündemini Paylaştı 

Yayınlandı

-

 
Nippon Paint – Betek, en değerli paydaşları arasında yer alan mimarları ve iç mimarları Merakın Peşinde etkinlik serisinin Ekonomi konulu buluşmasında bir araya getirdi. Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, Ekonomist ve Akademisyen Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde gerçekleştirilen “Merakın Peşinde” etkinliğinde ülke ve dünya ekonomisinin bugünü ile 2027 projeksiyonları masaya yatırılarak, ekosisteminin geleceğine dair öngörülerin oluşturulması hedeflendi.
 
Nippon Paint – Betek, Nippon markası çatısı altında hayata geçirdiği etkinlik dizisi “Merakın Peşinde Konuşma Serisi”nin ekonomi konulu buluşmasını İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin ilham verici atmosferinde gerçekleştirdi. En önemli stratejik paydaşlar arasında yer alan mimar ve iç mimarların katılımıyla düzenlenen etkinlikte; Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, 2027’ye uzanan makroekonomik görünüm ile bu dinamiklerin yapı, mimarlık ve yatırım dünyasına etkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ ile Akademisyen ve Ekonomist Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen buluşmada, küresel belirsizlikler döneminde yapı ve mimarlık dünyasının yol haritasına yön verecek bilgi paylaşımları yapıldı.

 

Süreçlerini Besleyen Yeni Bir İletişim Platformu
Etkinlik serisinin çıkış noktasını ve hedeflerini aktaran Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, tasarım ekosisteminin ve değerli paydaşların vizyonunu besleyecek odak konuları bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirterek,  ” ‘Merakın Peşinde Konuşma Serisi’ ile temel hedefimiz; en değerli paydaşlarımızdan biri olan mimar ve iç mimarlarımızla bir araya gelerek iş süreçlerimize doğrudan katma değer sunacak, geleceği birlikte öngörmemizi sağlayacak başlıkları masaya yatırmak. Bu doğrultuda bu oturumda ekonomi konusunu ele aldık. Günümüz koşullarında makroekonomik dengeleri doğru okumak, işimizin ve yapı sektörünün nereye evrildiğini görmek büyük bir önem taşıyor. Sürdürülebilirlik projelerimizi, tasarım dünyasında fark yaratan Creative Colour Awards gibi yarışmalarımızı, değişen müşteri beklentileri ile dönüşen yönetici dinamiklerinin yer aldığı insan merkezli yaklaşımlarımızı da paylaştığımız bu seride mimarlık ve tasarım dünyasını alanında uzman isimlerle buluşturarak, birlikte öğrenen ve gelişen bir platform oluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi.

 

Etkinlikte küresel ve yerel ekonomik dinamikleri analiz eden Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu ise iş dünyasının değişen parametrelere karşı geliştirmesi gereken stratejik yaklaşımları şu sözlerle aktardı:
“Sürdürülebilir başarının anahtarı; ‘Today, Future ve Future Back’ stratejisinde yatıyor. Mevcut güç ve yetkinliklerimizi geleceğe taşırken, aynı zamanda gelecekte şekillenecek olan yeni tüketici davranışlarını, dönüşen üretim biçimlerini ve trendleri bugünden öngörmemiz şart. Geleceğin şartlarını bugüne getirip hazırlıklarımızı şimdiden tamamlamak, rekabetçi kalabilmenin en temel kuralıdır.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Çimko’nun “Biyoçeşitlilik Yarışması”nda  Yeni Dönem Başladı

Yayınlandı

-

 
 
Sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle maden sahalarının rehabilitasyonuna odaklanan Çimko, üniversite öğrencilerine yönelik ödüllü “Biyoçeşitlilik Yarışması”nı bu yıl da hayata geçiriyor. Çevre dostu ve yenilikçi fikirlerin yarışacağı organizasyonda başvurular 02 Kasım 2026 tarihinde sona erecek; jüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren ekipler düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

 

SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, çimento ham madde maden sahalarının ekosisteme yeniden kazandırılması amacıyla düzenlediği ödüllü fikir yarışmasında gençlerle yeniden buluşuyor. Üniversite öğrencilerinin çevre bilincini pekiştirmeyi, yaratıcı potansiyellerini ortaya çıkarmayı ve sürdürülebilir ekolojik modeller geliştirmelerini teşvik etmeyi hedefleyen yarışma için duyuru süreci başladı.

 

Biyoçeşitlilik Yarışması, genç zihinlerin doğa dostu, yenilikçi ve sahada karşılık bulabilecek uygulanabilir yaklaşımlarını destekleyerek çevresel sürdürülebilirlik kültürünün yaygınlaşmasını amaçlıyor. Sanayi ile doğanın dengesini gözeten proje fikirlerinin ödüllendirileceği organizasyon, gençlerin ekolojik dönüşüme doğrudan katkı sağlamasına olanak tanıyor.

 

Türkiye’deki tüm üniversitelerin; mühendislik, fen-edebiyat, orman ve ziraat fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler özgün projeleriyle yarışmada yer alabilecek. Öğrenciler başvurularını Çimko’nun resmi web sitesinde yer alan başvuru sayfası üzerinden iletebilecek.

 

Eylül ayında başlayan başvuru süreci, 2 Kasım 2026 tarihinde sona erecek. Başvuruların ardından gerçekleştirilecek ön değerlendirme ve jüri değerlendirmesi sonucunda dereceye giren projeler belirlenecek; kazananlar ise Aralık ayında düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

 

Yarışma kapsamında birinci olan gruptaki her bir üyeye 50 bin TL, ikinci olan gruptaki her bir üyeye 30 bin TL ve üçüncü olan gruptaki her bir üyeye 15 bin TL başarı ödülü takdim edilecek.

 

Alanında uzman isimlerden oluşan jüri heyeti; projeleri toplumsal, çevresel ve bölgesel fayda, uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik, özgünlük ve inovasyon, bilimsel veri desteği ile hesaplama doğruluğu ve sunum-iletişim yetkinliği kriterleri doğrultusunda kapsamlı bir puanlama sürecine tabi tutacak.

 

Biyoçeşitlilik yarışmasına başvurmak ve detaylı bilgi almak isteyen adaylar, https://cimko.com.tr/proje-yarismasi-basvurusu/ adresini ziyaret edebilirler.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sinpaş Holding’den Sürdürülebilir Geleceğe Çok Sektörlü Yatırım Vizyonu

Yayınlandı

-

 

Gayrimenkulden sanayiye, turizmden enerjiye uzanan geniş yatırım ekosistemiyle sürdürülebilirlik çalışmalarını güçlendiren Sinpaş Holding, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’de “Climate Supporter – İklim Destekçisi” olarak yer alacak. Türkiye’nin köklü yatırım gruplarından Sinpaş Holding, grup şirketlerinin farklı sektörlerde hayata geçirdiği çevresel yatırımları ve sürdürülebilirlik uygulamalarını uluslararası platforma taşıyacak.

Yarım asrı aşan köklü geçmişiyle farklı sektörlerde yatırımlarını sürdüren Sinpaş Holding, sürdürülebilirlik yaklaşımını uluslararası standartlar ve ölçülebilir çevresel performans çalışmalarıyla destekliyor. Grup şirketleri bünyesinde Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Karbon Saydamlık Projesi (CDP) gibi ulusal ve uluslararası çerçeveler doğrultusunda yürütülen çalışmalar; karbon ayak izi hesaplamaları, sera gazı emisyonlarının izlenmesi, iklim risklerinin değerlendirilmesi ve çevresel performansın şeffaf biçimde raporlanmasına odaklanıyor.

Ahmet Çelik: “Farklı sektörlerdeki gücümüzü ortak bir sürdürülebilirlik vizyonunda buluşturuyoruz”

Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Çelik, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Sinpaş Holding olarak yarım asrı aşan birikimimizle farklı sektörlerde güçlü bir yatırım ekosistemi oluşturduk. Bu çeşitliliği yalnızca ekonomik büyüklüğümüzün değil, sürdürülebilir geleceğe katkı sunma kapasitemizin de önemli bir parçası olarak görüyoruz. Grup şirketlerimizle kaynakların verimli kullanımını, çevresel etkilerin azaltılmasını ve yenilikçi teknolojileri önceliklendiriyoruz. COP31’e katılımımızı da bu ortak vizyonu uluslararası platforma taşıma fırsatı olarak değerlendiriyoruz.”

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi gibi uluslararası standartların yanı sıra yaşam döngüsü analizi (LCA), çevresel ürün beyanı (EPD) ve su ayak izi ölçümleri de grup bünyesindeki uygulamalar arasında yer alıyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları, atık ısı geri kazanımı, endüstriyel suyun yeniden kullanımı, yağmur suyu hasadı ve akıllı bina otomasyonları gibi uygulamalar ise sürdürülebilirliğin üretimden yatırıma, yapılaşmadan işletme süreçlerine kadar geniş bir alanda ele alınmasını sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye