GENEL
Masdaf ve Allianz Teknik’ten yangın güvenliği farkındalığı
Yayınlandı
9 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Akışkan teknolojileri sektörünün öncü markası Masdaf ile Türkiye’nin ilk Akredite Deprem & Yangın Test ve Eğitim Merkezi Allianz Teknik, yangın güvenliği farkındalığını artırmak amacıyla önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Yangın söndürme sistemlerinin en kritik bileşenlerinden birinin yangın pompaları olduğuna dikkat çeken Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, yangın pompa sistemlerinin düzenli bakımının ve periyodik kontrollerinin hayati önemini vurguladı.
1977 yılında yüzde 100 yerli sermayeyle kurulan, Türkiye’nin akışkan teknolojileri sektöründeki lider firması Masdaf ile Türkiye’nin İlk Akredite Deprem & Yangın Test ve Eğitim Merkezi Allianz Teknik ev sahipliğinde 30 Nisan Çarşamba günü gerçekleştirilen etkinlikte, yangın pompalarının güvenli bina altyapılarındaki kritik rolü, sigorta sektörüne etkileri ve inşaat sektöründeki uygulamaları detaylı şekilde ele alındı.
Masdaf CEO’su Erhan Özdemir’in açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, “Yangın Güvenliği Farkındalığı İçin Ne Yapmalıyız?” paneli düzenlendi. Moderatörlüğünü Masdaf Pazarlama Müdürü Nihan Göksal’ın üstlendiği panelde, Allianz Türkiye Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren, Türkiye İMSAD Yapısal Yangın Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı İlker İbik ve Masdaf Bina Teknolojileri ve Yangın Ürün Grubu Yöneticisi Ezgi Baba konuşmacı olarak yer aldı.
“Yangın söndürme sistemlerinin en kritik bileşenlerinden biri yangın pompaları”
Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, yaptığı konuşmada yangın pompa sistemlerinin düzenli bakımı ve periyodik kontrollerinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Yangınlar, günümüzde can ve mal kaybına yol açan en ciddi tehditlerin başında geliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İtfaiye Dairesi Başkanlığı verilerine göre, 2024 yılında İstanbul’da toplam 24 bin 948 yangın meydana geldi. Bu veriler bize yaklaşık 20 dakikada bir yangın çıktığını gösteriyor. Bu yangınların 6 bin 47’si ev, 2 bin 604’ü depo, iş yeri, büro ve ticari amaçlı yapılarda oldu. Ne yazık ki yangınlarda yaralanmalar ve can kayıpları da yaşandı. Bu nedenle yangın anında yeterli su basıncını sağlayarak etkili bir söndürme süreci yürütebilmek, hayati önem taşıyor. Yangın söndürme sistemlerinin en kritik bileşenlerinden biri olan yangın pompaları, bu noktada devreye girerek müdahale süresini kısaltıyor ve olası zararları en aza indiriyor. Endüstriyel tesislerden hastanelere, alışveriş merkezlerinden konut projelerine kadar pek çok yapıda kullanılan bu sistemler, yangın anında suyun doğru ve yeterli basınçla dağıtımını sağlamak için tasarlanıyor. Ancak bu sistemlerin güvenilir şekilde çalışabilmesi için belirli aralıklarla test edilmesi, mekanik ve elektriksel bakımlarının düzenli olarak yapılması gerekiyor. Unutmamak gerekir ki bakımı ihmal edilen bir yangın pompası, ihtiyaç anında devreye giremeyebilir ve hayati bir görevi yerine getiremeyebilir” dedi.
“Başarılı risk yönetiminin anahtarı: Risklerin farkında olmak ve etkili önlem almak!”
Açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen “Yangın güvenliği farkındalığı için ne yapmalıyız?” panelinde görüşlerini bildiren Allianz Türkiye Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren, “Yangın, işletmelerin ve yapıların karşı karşıya kaldığı en yıkıcı risklerden biridir. Ancak bu riski yönetirken dikkat edilmesi gereken, doğal afetlerin aksine alınacak etkili önlemler sayesinde hem olasılığın hem de etkisinin büyük ölçüde azaltılabilir olmasıdır. Doğru malzeme seçimi, genel ve proses kaynaklı risklerin farkında olunması, düzenli bakım, otomatik söndürme sistemleri ve etkili bir yangın algılama altyapısı sayesinde, olası bir yangının hem çıkışı hem de yayılması engellenebilir. Bu noktada risk yönetimi sadece sigortalanabilirlik açısından değil, insan hayatı ve işletmelerin iş sürekliliği açısından da kritik bir rol üstlenir. Günümüzde risk, belirsizlikle başa çıkmanın ve doğru kararlarla olası zararları en aza indirmenin bir yoludur. Artık yalnızca kayıplardan kaçınmak için değil, aynı zamanda güvenli ve sürdürülebilir sistemler kurmak için de yönetilmesi gereken bir kavram olarak ele alınıyor. Bu nedenle yangın riskine karşı alınacak her önlem, yalnızca bir güvenlik yatırımı değil, aynı zamanda uzun vadeli bir sürdürülebilirlik stratejisinin önemli bir parçasıdır” şeklinde konuştu.
“Yangın güvenliği bir süreçtir, sadece şartname değil”
Gerçekleştirilen panelde söz olan Türkiye İMSAD Yapısal Yangın Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı İlker İbik, şunları dile getirdi: “Yangın güvenliği, yalnızca yapı ruhsatı sürecine sıkışmış bir teknik zorunluluk değil, tasarımdan inşaata, işletmeden denetime kadar tüm aşamalarda sürdürülebilir şekilde ele alınması gereken hayati bir konudur. Özellikle yüksek yapılar ve yoğun kullanıcı yüküne sahip binalar söz konusu olduğunda, yalnızca mevzuatla tanımlı minimum şartları yerine getirmek yeterli değildir. Bu yapılarda risk, yönetmeliklerin ötesinde mühendislik bakışıyla değerlendirilmelidir. Performans temelli yangın güvenliği anlayışı, tasarımcının risk değerlendirmesi yaparak yapıya özel stratejiler geliştirmesini sağlar. Bu yaklaşım hem daha yüksek güvenlik seviyesi sunar hem de maliyetlerin daha verimli kullanılmasına imkân tanır. Ancak bu dönüşümün sürdürülebilir olması için tasarımcıdan uygulayıcıya, kamu otoritelerinden sigorta şirketlerine kadar sektörün tüm paydaşları sorumluluğunu bilmeli ve sürecin aktif bir parçası olmalıdır.”
Masdaf Bina Teknolojileri ve Yangın Ürün Grubu Yöneticisi Ezgi Baba ise yaptığı sunumda şunları söyledi: “Son 10 yılda ABD’de her yıl ortalama 500 bin yapısal yangın meydana geldi ve yaklaşık 3 bin 500 kişi hayatını kaybetti. İstanbul’da ise sadece 2024 yılında 24 bin 948 yangına müdahale edildi. Bu veriler, yangının ne kadar ciddi bir tehdit olduğunu gözler önüne seriyor. Dolayısıyla yangın anında sistemlerin hatasız çalışması, insan hayatıyla doğrudan ilişkilidir. Doğru kapasite ve doğru pompa seçimi, uygun tesisat uygulamaları, test sistemlerinin düzenli çalıştırılması ve periyodik bakım, yangın sistemlerinin etkinliği için vazgeçilmezdir. Unutmayalım, yangın güvenliği sadece bir risk yönetimi değil, aynı zamanda hayat kurtarma sanatıdır.”
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı!
Yayınlandı
3 gün önce-
Ocak 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Filli Boya, renk ölçüm cihazı Colour Pin ile satış noktalarında renk hizmetlerini tüm kullanıcılar için daha hassas, daha güvenilir ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim seviyesine taşıyor. Türkiye genelindeki 440 Filli Boya plus ve corner mağazasında sunulan bu yeni hizmet, tüketicilerin yaşam alanları için doğru rengi belirleme sürecini kolaylaştırıyor ve kendi stillerini yansıtan rengi birebir yakalayabilmelerini sağlayarak, kişiye özel renk deneyimini bir adım ileriye taşıyor.
Filli Boya, tüketici deneyimini güçlendiren yenilikçi yaklaşımını bir adım ileri taşımak amacıyla profesyonel renk ölçüm cihazı “Colour Pin”i plus ve corner satış noktalarına dahil etti. İlham aldıkları renkleri yaşam alanlarında birebir görmek isteyen kullanıcılar, kumaş, metal gibi bir yüzeyi mağazaya getirdiklerinde, uzman ekipler rengin en doğru dijital karşılığını anında ölçerek profesyonel bir renk danışmanlığı sunuyor. Cihazın sunduğu hassas ölçüm sayesinde ister bir kumaş parçası ister bir aksesuar ya da ilham veren herhangi bir yüzey olsun, hayalinizdeki renk en yakın seçenekle değil, tamamen kişiye özel olarak en doğru tonda sunuluyor.
Küçük, hassas ve kablosuz bir renk okuyucu olan Colour Pin’in üzerinde yer alan Filli Boya’ya özel QR kodu, kullanıcıları doğrudan Filli Boya uygulamasına yönlendiriyor. Böylece ölçülen renkler Filli Boya ekosistemi içinde kaydedilebiliyor, karşılaştırılabiliyor, kişisel bir renk kütüphanesi oluşturulabiliyor ve uzmanlar tarafından değerlendirilebiliyor. Ölçümlerde dokunun yüzey etkisini gösterme özelliği ise renk doğruluğunu bir üst seviyeye taşıyarak cihazın her kullanımda güvenilir sonuçlar vermesini mümkün kılıyor. Bu sayede kişiye özel hazırlanan renklerin, uygulandığında beklentiyle birebir örtüşmesi sağlanıyor.
Renk danışmanlığında yeni bir standart
Boya ve dekorasyon süreçlerinde en doğru tonu belirlemenin kritik olduğu tüm durumlarda güçlü bir yardımcı olarak öne çıkan cihaz, Filli Boya’nın deneyim odaklı mağaza anlayışıyla birleşerek renk danışmanlığında yeni bir standart oluşturuyor. Kullanıcıların kendi tarzlarını yansıtan tonlara kolayca ulaşabilmesi renk deneyimini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Colour Pin ile renkleri ölçmek, ilhamı yakalamak ve yaratıcılığı özgür bırakmak artık çok daha kolay ve erişilebilir!
GENEL
Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında
Yayınlandı
3 gün önce-
Ocak 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Temiz enerji teknolojilerinde dünyanın önde gelen markalarından Sungrow, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Büyüme Alanında Dünyanın En İyi Şirketleri” araştırmasında, dünyanın en iyi 14’üncü şirketi olarak gösterildi.
TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.
Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı.
Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme
Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor.
Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor.
Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor.
Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar
Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor.
Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor.
Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor.
GENEL
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı
Yayınlandı
3 gün önce-
Ocak 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi.
Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.



Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya
Avrupa Birliği’nin ‘Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ (SKDM), 1 Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı.
Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor
SKDM’ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına geliyor.
Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor
Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısıda oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya, verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.
Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor
“SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği, AB’ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.
Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor
Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.
Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor
Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.
Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor
Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor” dedi.
Son Yazılar
- Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı! Ocak 15, 2026
- Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında Ocak 15, 2026
- Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı Ocak 15, 2026
- NG KÜTAHYA SERAMİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERKAN GÜRAL: “Üretim kapasitemizi 100 milyon metrekareye taşıyarak sektördeki liderliğimizi perçinleyeceğiz” Ocak 15, 2026
- Baumit’in ‘Kırmızı Karesi’ Güvenin Yeni Simgesi Olarak Konumlanıyor Ocak 15, 2026
- Ravatherm taş yünü prefabrik boru ile güvenli ve enerji tasarruflu tesisler inşa etmek mümkün Ocak 15, 2026
- Doğallığın Yeni Yorumu: QUA Everstone Ocak 14, 2026
- TKE, Kentsel Dönüşümün Hız ve Dijitalleşme İhtiyacına Yanıt Olarak EOX’u Piyasaya Sundu Ocak 14, 2026
- NG KÜTAHYA SERAMİK, ‘YÜKSELEN DEĞERLER 2026’ TOPLANTISINDA İŞ ORTAKLARI İLE BULUŞTU Ocak 14, 2026
- Birevim 2025’te Rekor Büyüme Kaydetti, 2026 için “Sizi Düşünen Biri” Vizyonunu Hayata Geçirdi Ocak 14, 2026
- Koçtaş Usta Festivali 2026 Büyük İlgiyle Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Gerçekleştirildi Ocak 14, 2026
- İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı Ocak 14, 2026
- Mercedes-Benz Türk’ten “Hey Mercedes”li Yeni Reklam Filmi Ocak 14, 2026
- Günsan akıllı ürünler ile konfor, güvenlik ve verimlilik bir arada Ocak 14, 2026
- Eti Alüminyum 2025’te katma değerli üretime odaklandı Ocak 14, 2026
Trendler
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL1 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi









