İzocam’dan 60. Yılında Güvenli Geleceğe Güçlü Vizyon - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İzocam’dan 60. Yılında Güvenli Geleceğe Güçlü Vizyon

Yayınlandı

-

Yalıtım sektörünün öncüsü İzocam, 60. yılında kurumsal EHS&S vizyonunu bir kez daha güçlü biçimde vurguluyor. “Sıfır iş kazası, sıfır çevre kazası ve sıfır meslek hastalığı” hedefiyle çalışmalarını sürdüren İzocam, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında, “Ellerimizi Koruyalım” konseptli kampanya ve EHS&S turnuvalarıyla güvenlik kültürünü pekiştirmeye hazırlanıyor.

Yalıtım sektöründe 60 yıllık köklü geçmişiyle öne çıkan İzocam, 2025 yılına “Biz Geleceğiz” mesajıyla girerken, sadece üretim gücüyle değil, Çevre, İş Sağlığı, İş Güvenliği ve Sürdürülebilirlik (EHS&S) alanındaki liderliğiyle de dikkat çekiyor. 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında kurumsal EHS&S vizyonunu bir kez daha güçlü biçimde vurgulayan İzocam, tüm tesislerinde “sıfır iş kazası, sıfır çevre kazası ve sıfır meslek hastalığı” hedefiyle hareket ediyor. “Güvenlik Seninle Başlar” anlayışını kurum kültürüne dönüştüren şirket, çalışanlarının katılımıyla yürüttüğü farkındalık etkinlikleri, saha uygulamaları ve eğitimlerle güvenli yarınlara yatırım yapmayı sürdürüyor.
“Ellerimizi Koruyalım” ile Güvenlik Kültürü Güçleniyor
İzocam, 2025 yılında İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’nı yine tüm tesislerinde güçlü bir katılım ve farkındalıkla kutlamaya hazırlanıyor. Bu kapsamda, çalışanların katılımını teşvik etmek ve güvenlik kültürünü pekiştirmek amacıyla “Ellerimizi Koruyalım” konseptiyle çeşitli organizasyonlara imza atılacak. El yaralanmalarını önlemeye yönelik kampanya ve EHS&S Turnuvaları aracılığıyla hem bireysel hem de ekip düzeyinde güvenlik bilinci güçlendirilirken; İzocam çalışanlarının katkılarıyla daha sağlıklı ve güvenli bir iş ortamı oluşturma hedefi bir kez daha vurgulanacak.
İzocam, bu organizasyonlarla birlikte güvenli çalışma kültürünü tüm çalışanlarına benimsetmeyi ve sıfır iş kazası hedefine bir adım daha yaklaşmayı amaçlıyor. Tüm tesislerde hayata geçirilecek bu etkinliklerle, güvenli bir gelecek için ekip ruhu ve bireysel farkındalık bir araya getirilecek.
Çalışan Katılımıyla Güçlenen EHS Vizyonu
EHS&S konusundaki yatırımlarının her zaman öncelikli olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Çevre, iş sağlığı, iş güvenliği ve sürdürülebilirliği, tüm çalışanlarımızın katılımı ile günlük işleyişimizin ayrılmaz bir parçası haline getirerek, ‘kişisel taahhüt, liderlik ve mükemmellik’ yoluyla sürdürülebilir bir şirket olmayı hedeflemekteyiz. Biliyoruz ki; güvenli ve sağlıklı geçirdiğimiz her gün, güvenli ve sağlıklı bir yılın, güvenli ve sağlıklı yarınların ve hepimiz için güvenli bir kariyer ortamının temelini oluşturacaktır. Biz de bu hedefle, çevre, iş sağlığı, iş güvenliği ve sürdürülebilirlik özelinde çalışanlarımızın duyarlılığını ve farkındalığını arttırmaya yönelik çalışmalarımızı aralıksız sürdürmekteyiz.
Her yıl Mayıs ayında İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’nı; her yıl Haziran ayında da Çevre Haftası’nı kurum içi ve kurum dışı iletişim faaliyetlerimizle kutlayarak; çevre, iş sağlığı, iş güvenliği ve sürdürülebilirlik sadece çalışanlarımızın değil müşteri ve paydaşlarımızın da gündeminde tutma misyonu ile hareket etmekteyiz. Çalışanlarımızın katılımlarını sağladığımız EHS&S turnuvaları, davranışsal kültürü geliştirmek için saha uygulamaları ve çeşitli etkinlikler düzenlemekteyiz. Tüm bunların yanı sıra çevre, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında çeşitli eğitimler organize etmekteyiz. Böylece çevre, iş sağlığı, iş güvenliği ve sürdürülebilirliğin önemini her zaman çalışanlarımızın gündeminde tutmaktayız. Bu yıl da aynı vizyon doğrultusunda, tüm tesislerimizde “Ellerimizi Koruyalım” konseptiyle el yaralanmalarını önlemeye yönelik kampanyalar ve EHS&S turnuvaları düzenleyerek çalışan katılımını ve güvenlik farkındalığını artırmayı hedeflemekteyiz.
Ayrıca İzocam olarak, 1999 yılından bu yana ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi’ni ve 2001 yılında OHSAS 18001 ile belgelenerek, 2021 yılında ISO 45001 ile sürdürdüğümüz İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi’ni, tüm tesislerimizde uygulamaktayız. Entegre Yönetim Sistemi’nden aldığımız güç ve çalışanlarımızın etkin katılımı sayesinde, yüksek verimlilik ve inanç ile sürdürülebilirlik politikalarımızı besleyecek şekilde tüm faaliyetlerimizi başarıyla devam ettirmekteyiz” dedi.
İş güvenliğindeki başarısını ödülle taçlandırdı!
İzocam’ın Çevre, iş sağlı, iş güvenliği ve sürdürülebilirlik alanındaki kararlı duruşu, geçtiğimiz aylarda uluslararası bir ödülle de tescillendi. İzocam, Saint-Gobain’in dünya çapında gerçekleştirdiği “EHS Awards”ın “İş Güvenliği” kategorisinde “Diamond” ödülüne layık görüldü.
“EHS Awards”ın kazananları arasında yer almaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyduklarını dile getiren İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “EHS Awards’ın İş Güvenliği kategorisinde aldığımız bu değerli ödülü, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu (EMME) Bölgesi’ni temsilen kazanan tek şirket olarak, çevre, iş sağlığı, iş güvenliği ve sürdürülebilirlik konusundaki taahhüdümüzü bir kez daha vurgulamaktayız. Güvenlik kültürünü en üst seviyeye taşımak amacıyla hayata geçirdiğimiz projeler; iş sağlığı ve güvenliği, çevre ve sürdürülebilirlik alanlarında çalışanlarımızın katılımını artırarak performansımızın sürekli gelişimine yardımcı olmaktadır. Bu süreç, konulara olan ilgimizi artırmakla kalmayıp, yüksek bir motivasyon ve belirgin değişimler de yaratmaktadır” dedi.
İzocam ailesinin bir parçası olan tüm ekip arkadaşlarının dikkatli ve odaklı çalışmalarının eseri olan bu ödülün, kendisi için de ayrı bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Murat Savcı, “Göreve geldiğim ilk günden bu yana yaptığımız çalışmalar, başlattığımız değişim ve dönüşüm, tüm ekip olarak çevre, iş sağlığı, iş güvenliği ve sürdürülebilirlik bilincini en üst seviyede tutarak attığımız adımlar, sonuçlarımıza yansımış ve bugün artık çevre, iş sağlığı ve güvenliği risklerimiz geçmiş yıllara kıyasla çok daha düşük seviyelere getirilerek bu güzel sonuç alınmıştır. Bu başarıda emeği geçen, özellikle de bu kültür değişimini, dikkatli ve özenli çalışmaları ile gerçekleştiren tüm tesis çalışanlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Aldığımız bu ödülün sorumluluğu ile çevre, iş sağlığı, iş güvenliği ve sürdürülebilirlik konularında göstermiş olduğumuz gelişmelerin olumlu yönde artmasını sağlamak ve sürdürülebilir bir EHS&S kültürü oluşturmak için dikkatli ve özenli çalışmalarımızı daha da güçlü bir şekilde devam ettireceğiz. Daha yapılacak çok işimiz var ve hep birlikte daha büyük başarılar kazanacağımıza derinden inanmaktayım” diye konuştu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı!

Yayınlandı

-

Filli Boya, renk ölçüm cihazı Colour Pin ile satış noktalarında renk hizmetlerini tüm kullanıcılar için daha hassas, daha güvenilir ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim seviyesine taşıyor. Türkiye genelindeki 440 Filli Boya plus ve corner mağazasında sunulan bu yeni hizmet, tüketicilerin yaşam alanları için doğru rengi belirleme sürecini kolaylaştırıyor ve kendi stillerini yansıtan rengi birebir yakalayabilmelerini sağlayarak, kişiye özel renk deneyimini bir adım ileriye taşıyor.

Filli Boya, tüketici deneyimini güçlendiren yenilikçi yaklaşımını bir adım ileri taşımak amacıyla profesyonel renk ölçüm cihazı “Colour Pin”i plus ve corner satış noktalarına dahil etti. İlham aldıkları renkleri yaşam alanlarında birebir görmek isteyen kullanıcılar, kumaş, metal gibi bir yüzeyi mağazaya getirdiklerinde, uzman ekipler rengin en doğru dijital karşılığını anında ölçerek profesyonel bir renk danışmanlığı sunuyor. Cihazın sunduğu hassas ölçüm sayesinde ister bir kumaş parçası ister bir aksesuar ya da ilham veren herhangi bir yüzey olsun, hayalinizdeki renk en yakın seçenekle değil, tamamen kişiye özel olarak en doğru tonda sunuluyor.

Küçük, hassas ve kablosuz bir renk okuyucu olan Colour Pin’in üzerinde yer alan Filli Boya’ya özel QR kodu, kullanıcıları doğrudan Filli Boya uygulamasına yönlendiriyor. Böylece ölçülen renkler Filli Boya ekosistemi içinde kaydedilebiliyor, karşılaştırılabiliyor, kişisel bir renk kütüphanesi oluşturulabiliyor ve uzmanlar tarafından değerlendirilebiliyor. Ölçümlerde dokunun yüzey etkisini gösterme özelliği ise renk doğruluğunu bir üst seviyeye taşıyarak cihazın her kullanımda güvenilir sonuçlar vermesini mümkün kılıyor. Bu sayede kişiye özel hazırlanan renklerin, uygulandığında beklentiyle birebir örtüşmesi sağlanıyor.

Renk danışmanlığında yeni bir standart

Boya ve dekorasyon süreçlerinde en doğru tonu belirlemenin kritik olduğu tüm durumlarda güçlü bir yardımcı olarak öne çıkan cihaz, Filli Boya’nın deneyim odaklı mağaza anlayışıyla birleşerek renk danışmanlığında yeni bir standart oluşturuyor. Kullanıcıların kendi tarzlarını yansıtan tonlara kolayca ulaşabilmesi renk deneyimini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Colour Pin ile renkleri ölçmek, ilhamı yakalamak ve yaratıcılığı özgür bırakmak artık çok daha kolay ve erişilebilir!

Okumaya Devam Et

GENEL

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında

Yayınlandı

-

Temiz enerji teknolojilerinde dünyanın önde gelen markalarından Sungrow, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Büyüme Alanında Dünyanın En İyi Şirketleri” araştırmasında, dünyanın en iyi 14’üncü şirketi olarak gösterildi.

TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı.

Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme

Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor.

Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor.

Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar

Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor.

Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor.

Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı

Yayınlandı

-

Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi. 

Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.

Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ (SKDM), 1 Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı. 

Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor

SKDM’ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına geliyor.

Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor

Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısıda oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya, verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.

Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman ÜnlüSınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor

“SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği, AB’ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.

Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor

Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.

Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor

Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.

Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor

Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler