Fronius, iş sağlığı ve güvenliğini kaynak ve solar sahalarında stratejik öncelik olarak konumlandırıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Fronius, iş sağlığı ve güvenliğini kaynak ve solar sahalarında stratejik öncelik olarak konumlandırıyor

Yayınlandı

-

Güvenlik kültürünü üretimin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor

Sanayide güvenlik; üretim kalitesini, operasyonel verimliliği ve sürdürülebilir büyümeyi belirleyen stratejik ve hayati bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’de yıllık iş kazası sayısı 700 bine yaklaşırken, küresel ölçekte her yıl 2,93 milyon kişi iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. İş sağlığı ve güvenliğini merkezine alan Fronius ürün ve hizmetleriyle daha güvenli çalışma alanları sunuyor. Avrupa normlarına uyumlu ekipmanları, sürekli teknik eğitimleri ve saha denetimleriyle şirket, çalışan sağlığını koruyor, üretim ve enerji yatırımlarının sürdürülebilirliğini güvence altına alıyor.

İş sağlığı ve güvenliği, sanayide üretim kalitesi, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilir büyümenin temel belirleyicileri arasında yer alıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yayımladığı en güncel iş kazası istatistiklerine göre Türkiye’de yıllık iş kazası sayısı 700 bin seviyesine yaklaşırken, imalat sanayi en fazla kazanın yaşandığı sektörler arasında yer alıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü verileri ise küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,93 milyon kişinin iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. Bu tablo özellikle ağır sanayi ve metal işleme gibi yüksek riskli alanlarda güvenlik kültürünün güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını gösteriyor. Küresel ölçekte faaliyet gösterdiği Welding ile Solar & Energy stratejik iş segmentlerinde güvenliği kurumsal stratejisinin odağına alan Fronius, İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında sürdürülebilir üretim için atılması gereken adımlara dikkat çekiyor.

‘Görünmez’ tehlikeler, uzun vadede ciddi meslek hastalıklarına yol açıyor

Kaynak sahalarında çoğu zaman gözle görülmeyen risklere dikkat çeken Fronius Türkiye Kaynak Teknik Müdürü Erdem Davulcu, “Sahadaki riskler sadece gözle görülen sıçrantılar veya yüksek ısıdan ibaret değil. Ultraviyole radyasyon ve özellikle kaynak dumanı gibi ‘görünmez’ tehlikeler, uzun vadede ciddi meslek hastalıklarına yol açıyor. Fronius olarak biz, güvenliğe sadece bir ekipman kılıfı olarak değil, operatörü merkeze alan bütüncül bir teknoloji olarak bakıyoruz. Örneğin; dumanı henüz kaynağındayken hapseden özel emişli torç sistemlerimizle görünmez riskleri minimize ediyoruz. Gün içinde yüzlerce kez ark ateşleyen bir operatörün göz sağlığını korumak için, milisaniyeler içinde tepki veren akıllı kaynak maskesi teknolojilerini standart bir gereklilik olarak görüyoruz” diye konuştu.

Ağır sanayide göz ardı edilen bir diğer konu ise fiziksel yorgunluk olduğunu söyleyen Erdem Davulcu, “Saatlerce kullanılan ağır bir ekipman, uzun vadede kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları yaratır. Bu yüzden ekipmanlarımızın Avrupa normlarındaki güvenlik standartlarını sağlarken, aynı zamanda ergonomik ve hafif olmasına büyük özen gösteriyoruz. Ayrıca, otomasyon çözümlerimizle operatörlerimizi tehlikeli alanlardan uzaklaştırıp sürecin yöneticisi konumuna taşıyoruz. Unutulmamalıdır ki; güvenliğin, ergonominin ve doğru eğitimin olduğu bir sahada üretim kalitesi kendiliğinden artar, iş gücü kaybı ise düşer” ifadelerini kullandı.

Enerji dönüşümünde saha güvenliği öncelikli olmalı

Solar & Energy segmentinde saha güvenliğinin farklı risk başlıkları içerdiğine dikkat çeken Fronius Türkiye Solar Teknik Müdürü Talha Avcı ise “Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2025 Yenilenebilir Enerji Raporu’na göre küresel ölçekte güneş enerjisi kapasite artışı 450 GW seviyesini aşmış durumda ve sektör büyümesini güçlü şekilde sürdürüyor. Türkiye’de ise 2025 itibarıyla güneş enerjisi kurulu gücü 15 GW seviyesine yaklaşmış bulunuyor. Bu hızlı büyüme, saha ekiplerinin çatı ve arazi uygulamalarında yoğun şekilde görev alması anlamına geliyor. Özellikle çatı tipi sistemlerde yüksekte çalışma güvenliği, düşmeye karşı koruma sistemleri ve elektriksel risk yönetimi öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Enerji dönüşümünün sağlıklı ilerlemesi için saha güvenliği standartlarının aynı hızda gelişmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Teknik eğitimlerle iş güvenliğine destek veriyor

Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarının artış eğiliminin saha operasyonlarının ölçeğini büyüttüğünü belirten Talha Avcı, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Türkiye Elektrik İletim AŞ’nin 2025 kurulu güç verileri, yenilenebilir enerji yatırımlarının artış trendini net biçimde ortaya koyuyor. Yüksekte çalışma istatistikleri incelendiğinde, sanayi genelinde düşmeye bağlı kazaların önemli bir paya sahip olduğu görülüyor. Bu tablo, güneş enerjisi montaj ekipleri için sistematik eğitim programlarının ve standartlara uyumlu saha prosedürlerinin önemini artırıyor. Fronius olarak solar segmentinde iş ortaklarımıza teknik eğitimler, uygulama rehberleri ve güvenlik bilgilendirmeleri sunuyoruz. Güvenlik kültürünün güçlenmesi; çalışan sağlığını korurken enerji yatırımlarının sürdürülebilirliğini ve sektörün uzun vadeli performansını destekliyor. Şirket olarak iş güvenliğini üretimin sürekliliğini ve çalışan sağlığını garanti altına alan stratejik bir yatırım olarak benimsiyoruz. Bu bilinçle hem teknolojilerimizi hem de koruyucu ekipmanlarımızı sürekli geliştirmeye devam edeceğiz”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor!

Yayınlandı

-

Weber’in usta sadakat programı we-club, 2026’da 25. yılını kutluyor. Ustalarla kurduğu güvene dayalı ilişkiyi çeyrek asırlık yolculuğunun merkezinde tutan program; mesleki gelişimden eğitime, sosyal projelerden ailelere uzanan kapsamlı bir ekosistem sunuyor. Weber, etkileşim odaklı uygulamaları, sosyal sorumluluk çalışmaları ve saha buluşmalarıyla ustaların yanında olmayı sürdürüyor.

Saint-Gobain’in endüstriyel harç üretiminde dünya lideri markası Weber’in usta sadakat programı we-club, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla çeyrek asırdır birlikte gelişiyor ve büyüyor. Program, bu özel yıldönümünü yalnızca geçmişe dönük bir kutlama olarak değil, ustalarla kurduğu uzun soluklu yol arkadaşlığını geleceğe taşıyan yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor. Kurulduğu günden bu yana ustaların geri bildirimleriyle yenilenen we-club; kampanyalar, oyunlar, eğitim fırsatları ve farklı deneyimlerle üyelerine ulaşmaya devam ediyor.

we-club sadakat programı, puan ve ödülün ötesinde!

we-club, geleneksel sadakat programlarının ötesine geçerek ustalarla kalıcı bir bağ kuruyor. Ustalara puan ve ödüllerin yanı sıra eğitim içerikleri, kampanyalar ve farklı deneyimler sunan program, üyelerinin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekliyor. Program, ustaların başarılarını görünür kılarken çocuklarının eğitim hayatına burs desteği sağlıyor ve sosyal projeler aracılığıyla toplumsal faydaya katkıda bulunuyor. Böylece ustaların emeğine verdiği değeri farklı alanlarda somutlaştırıyor.

Weber Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış & Pazarlama Direktörü Gökmen Ersoy, we-club’ın 25. yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor:

“Yapı sektörünün gelişiminde ustaların bilgi birikimi, deneyimi ve emeği büyük önem taşıyor. Weber olarak, sunduğumuz ürün ve çözümlerin yanı sıra ustaların mesleki yolculuklarını desteklemeyi de sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. 25 yıldır devam eden we-club, bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri. Önümüzdeki dönemde de ustalara değer katan uygulamalarımızı geliştirerek bu uzun soluklu birlikteliği sürdürmeyi hedefliyoruz.”

25 yıldır sahada, ustalarla yan yana

Weber’in gücünün temelinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla kurduğu yakın ilişki bulunuyor. Her yıl gerçekleştirilen buluşmalarda ustalarla aynı masaya oturan, onların sorunlarını ve ihtiyaçlarını dinleyen marka, çözüm ve gelişim süreçlerini sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendiriyor. Bu buluşmaların önümüzdeki dönemde de artarak sürdürülmesi hedefleniyor.

Çeyrek asırlık yolculuğun sonunda değişmeyen tek gerçek var: Ustalarla birlikte büyümek. Weber, ustaları dinleyen, emeklerine değer veren, sahada onların yanında duran ve geleceğe birlikte yürüyen gerçek bir yol arkadaşı olmayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Panasonic ile mevsim geçişlerinde dengeli iklimlendirme

Yayınlandı

-

 
Sonbahara geçişle birlikte gün içerisinde değişen sıcaklıklar, yaşam alanlarında hem serinleme hem de ısınma ihtiyacını beraberinde getiriyor. Panasonic, Etherea klima serisinin gelişmiş ısıtma ve soğutma performansını Aerowings 2.0 hava yönlendirme teknolojisiyle bir araya getirerek değişken hava koşullarında dengeli ve konforlu bir iç ortam deneyimi sağlıyor.

 

Mevsim geçişleri, günün farklı saatlerinde değişen sıcaklıklarla birlikte yaşam alanlarındaki iklimlendirme ihtiyacını da farklılaştırıyor. Gündüz saatlerinde devam eden sıcak hava serinleme ihtiyacı yaratırken, sabah ve akşam saatlerinde düşen sıcaklıklar ısınma ihtiyacını beraberinde getirebiliyor. İklimlendirme teknolojilerinde kullanıcı konforunu odağına alan Panasonic, dört mevsim konfor yaklaşımıyla değişen hava koşullarına uyum sağlayan çözümler geliştiriyor.

 

Panasonic Etherea klima serisi, güçlü ısıtma ve soğutma performansını gelişmiş hava yönlendirme teknolojileriyle bir araya getirerek özellikle mevsim geçişlerinde ihtiyaç duyulan dengeli iklimlendirmeyi destekliyor. Etherea’da yer alan Aerowings 2.0 teknolojisi ise havanın yalnızca sıcaklığını değil, yaşam alanı içerisinde hangi yönde ve nasıl dağıldığını da kontrol ederek gün içerisindeki farklı ihtiyaçlara uyum sağlıyor.

Değişen sıcaklıklara uyum sağlayan hava akışı
 
İki bağımsız ve esnek kanattan oluşan Aerowings 2.0, hava akışını tek bir noktaya yoğun şekilde yönlendirmek yerine kontrollü biçimde dağıtıyor. Sistemde yaklaşık 103 mm’ye kadar büyütülen alt kanat, hava akışının daha geniş bir açıyla yönlendirilmesine yardımcı olurken, ortamın farklı noktalarında dengeli bir sıcaklık hissi oluşmasını destekliyor.

 

Günün daha sıcak saatlerinde soğutma ihtiyacı ortaya çıktığında “Shower Cooling – Soğuk Duş Etkisi” ile serin hava doğrudan kullanıcıların üzerine üflenmek yerine tavana doğru yönlendiriliyor. Tavana ulaşan hava, 15 metreye kadar daha geniş bir alana yayılarak aşağıya yumuşak ve homojen biçimde dağılıyor. Böylece yoğun ve doğrudan soğuk hava akışı yerine yaşam alanının geneline yayılan dengeli bir serinlik elde ediliyor.

 

Sabah ve akşam saatlerinde sıcaklığın düşmesiyle ısıtma ihtiyacı oluştuğunda ise “Floor Heating Effect – Yerden Isıtma Etkisi” devreye giriyor. Sıcak havanın zemine doğru yönlendirilmesi ve buradan yukarı yükselmesiyle tıpkı yerden ısıtma etkisine benzer şekilde tüm odaya eşit biçimde yayılarak yaşam alanında dengeli bir ısınma sağlıyor.

 

Dört mevsim değişen ihtiyaçlara uyum sağlayan konfor
 
Panasonic, kullanıcı ihtiyaçlarını odağına alan iklimlendirme teknolojileriyle yılın farklı dönemlerinde değişen koşullara uygun çözümler geliştirmeye devam ediyor. Etherea serisi de güçlü ısıtma ve soğutma performansı ile gelişmiş hava yönlendirme teknolojisini bir araya getirerek yazdan sonbahara, kıştan ilkbahara değişen hava koşullarında yaşam alanlarında dört mevsim konforu destekliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Jotun 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar” ile   Köklerimizin Renklerine İniyor

Yayınlandı

-

 

Jotun’un 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar”, hayatın farklı dönemlerine eşlik eden renklerden ilham alıyor. Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler olmak üzere üç tema ve 24 renkten oluşan koleksiyon, yaşam alanlarını kişisel hikayelerin bir yansımasına dönüştürüyor.

 

Renkler, yaşam alanlarının atmosferini belirlemenin ötesinde anılar, deneyimler ve dünyayı keşfetme biçimleriyle güçlü bir bağ kuruyor. Bazen çocukluktan hatırlanan bir ton, bazen bir yolculukta karşılaşılan beklenmedik bir renk, bazen de zaman içinde değişen zevkler, yaşam alanlarında yapılan seçimlere yön veriyor.

 

“Belki zihninizden hiç silinmeyen bir sarı, asla unutamadığınız bir mavi ya da hala dönüşmekte olduğunuz derin bir mor… Renk, yaşam yolculuğumuzun hiç değişmeyen bir eşlikçisi; çoğu zaman farkında olduğumuzdan çok daha fazlasını anlatır.

Bu yıl sizi, renklere olan tutkunuz üzerinden kendinizi yeniden tanımaya davet ediyoruz. Yeni renk koleksiyonumuz Yolculuklar, sizi kendi renk yolculuğunuzu keşfetmeye çağıran kişisel bir davet. Köklerinize dönmeniz, anılarınızı tazelemeniz, keşiflerinizi kutlamanız ve deneyimlerinize yön veren renkleri keşfetmeniz için… Sonuçta renk; verdiğimiz en kişisel karar, konuştuğumuz en evrensel dil.

Peki ya siz hangi renklere dönüşüyorsunuz?”

 
 -Jotun Global Renk Ekibi
 

Mekana yön veren üç farklı tarz

2027 Global Renk Koleksiyonu, ilham veren kurgular ve fotoğraflarla Jotun renklerinin mekana nasıl özgün bir ruh kattığını gözler önüne seriyor. Koleksiyon; Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler adını taşıyan ve her biri birbiriyle uyumlu 8 renkten oluşan üç ana temaya ayrılıyor. “Yolculuklar”, üç temayla birlikte renkler arasında kişisel bağlar kurmaya davet ediyor. Koleksiyondaki 24 renk, kendi temaları içinde birbiriyle uyum sağlarken farklı temalardaki tonlarla da yeni kombinasyonlar oluşturulmasına olanak tanıyor. Böylece herkes kendi anılarından, keşiflerinden ve deneyimlerinden yola çıkarak kişisel renk paletini yaratabiliyor.

 

Hatıralar

Bize eşlik eden renkler

Yumuşak ve huzur veren renkler, mekana ait olma hissi katıyor. Sıcak kiremit ve toprak tonları ferahlatıcı bir sarı ve doğal yeşille birleşerek kök salmanın verdiği o güveni hissettiriyor. ‘Hatıralar’ teması geçmişten bugüne taşınan renklerin izini sürüyor ve Jotun’un bir asırlık renk mirasını yansıtıyor. Arşivden yeniden gün yüzüne çıkarılan tonlar yeni renklerle bir araya geliyor. Geçmişten gelen objeler, doğal malzemeler ve kişisel anlam taşıyan parçalarla uyum sağlayan palet, geçmiş ile bugün arasında renkler aracılığıyla bağ kuruyor.

Keşifler 

Dünyamızı genişleten renkler

Derin bir morla yan yana gelen canlı bir mavi; modern bir pembe ile buluşan sıcak ve zamansız bir sarı… Renkler, yol boyunca karşılaşılan insanlardan ve keşfedilen mekanlardan kalan tatlı hatıralar gibi yaşam alanlarına giriyor. Her yolculuk dünyaya bakış açısını genişletirken, yaşam alanları da bu keşiflerin bir yansımasına dönüşüyor. ‘Keşifler’ teması, beklenmedik renk eşleşmeleriyle özgür ve kişisel mekanlar yaratmaya alan açıyor. Her bir renk birlikteliği farklı bir hikaye anlatırken, yaşam alanlarını dünyayla kurulan bağın kişisel bir ifadesine dönüştürüyor.

 

Deneyimler
Ait hissettiren renkler
Deneyim, beraberinde zahmetsiz ve dingin bir özgüven getirir; seçimleri içgüdüyle ve özenle yapabilme becerisini sunar. Zaman içinde biriken deneyimler, kişisel beğenilerin ve iyi hissettiren ortamların daha iyi anlaşılmasını sağlar. ‘Deneyimler’ teması da bu içgüdüsel seçimlerden ve zamanla gelişen özgüvenden ilham alıyor. Gece mavisi ile altın kahvenin uyumu gibi derinlik ve denge sunan klasik renk paletleriyle, çaba gerektirmeden şık bir görünüm kazanan yaşam alanları oluşturulabiliyor. Zamansız ve sofistike detaylarla birleşen renkler, eve güçlü bir aidiyet duygusu kazandırıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye