GENEL
TÜRKİYE VE AMERİKA JENERATÖR SEKTÖRLERİ ARASINDA STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ
Yayınlandı
9 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye jeneratör ve güç sistemleri sektörünün lider kuruluşu JENDER, dünya jeneratör endüstrisinin en büyük ve en köklü organizasyonu olan EGSA (Electrical Generating Systems Association) ile kardeş dernek anlaşması imzaladı.
Bu tarihi adım, 24 Nisan 2025 tarihinde ABD’nin Chicago şehrinde, JENDER Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Özer’in online katılımı, EGSA Yönetim Kurulu Başkanı Daniel Barbersek ve EGSA CEO’su Mir Mustafa JD, CAE ile JENDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Faruk AKSOY tarafından resmî olarak atıldı.
JENERATÖR SEKTÖRÜNDE TARİHİ ANLAŞMA: JENDER VE EGSA Kardeş Dernek Oldu!
Jeneratör sektöründe global iş birliklerine yeni bir boyut kazandıran bu anlaşma, sektörün uluslararası standartlarını geliştirmeyi ve Türkiye ile Amerika arasındaki teknolojik ve ticari köprüleri güçlendirmeyi hedefliyor. Bu anlaşmayla birlikte JENDER ve EGSA, sektörel bilgi paylaşımı, eğitim ve sertifikasyon, B2B etkinlikler, Ar-Ge çalışmaları ve sürdürülebilirlik projelerinde kapsamlı bir iş birliği kuracak.
JENDER’DEN BÜYÜK ADIM: EGSA İLE GLOBAL İŞ BİRLİĞİ BAŞLIYOR
Bu iş birliği, JENDER üyelerine, EGSA’nın oluşturduğu dünya çapındaki teknik bilgi havuzuna, standartlara ve iş geliştirme fırsatlarına erişim imkânı sağlayacak. Aynı zamanda Türkiye jeneratör sektörü, uluslararası platformlarda daha güçlü bir temsil gücüne kavuşacak. Bu sayede JENDER üye firmaları, dünya genelindeki projelerde daha etkin bir rol üstlenebilecek.
TÜRKİYE JENERATÖR SEKTÖRÜ ARTIK DÜNYA SAHNESİNDE!
Bu tarihi anlaşmayla:
- Türkiye jeneratör sektörü dünya arenasında görünürlük ve etkinlik kazanacak.
• Sektörümüz, daha yüksek kalite standartlarına ve uluslararası pazarlara daha hızlı erişim sağlayacak.
• Türk üreticileri ve mühendisleri, global enerji projelerinde daha fazla tercih edilir hale gelecek.
Bu önemli iş birliği, Türkiye’nin güç sistemleri alanındaki teknolojik bilgi birikimini küresel sahneye taşıyarak yeni yatırım ve büyüme fırsatlarının önünü açacak.
EGSA: Dünyanın En Büyük ve En Eski Jeneratör Organizasyonu
EGSA (Electrical Generating Systems Association), 1968 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulmuş ve o tarihten bu yana jeneratör ve güç sistemleri teknolojilerine odaklanmıştır. Bugün yaklaşık 500 üye şirketi ile EGSA, jeneratör üreticilerini, distribütörleri, mühendislik firmalarını, sistem entegratörlerini, servis sağlayıcıları ve son kullanıcıları aynı platformda buluşturmaktadır. EGSA’nın misyonu; sektördeki teknolojileri geliştirmek, standartları yükseltmek ve en iyi uygulamaları yaygınlaştırarak sektörün küresel rekabet gücünü artırmaktır.
EGSA, Amerika Dışında İlk Kez Bir Dernekle İş Birliği Yapıyor
Bu iş birliği, EGSA’nın tarihinde bir ilktir. Amerika dışında bir kuruluşla yapılan ilk kardeş dernek anlaşması olması, bu iş birliğinin önemini daha da artırmaktadır. EGSA, Türkiye üzerinden Avrupa ve Asya pazarlarına daha etkin ulaşmayı hedeflerken, JENDER üyeleri de uluslararası bilgi ve iş ağına doğrudan bağlanma fırsatı yakalayacak.
Güçlü Ortaklıkla Hayata Geçecek Faaliyetler:
✅ Sektörel bilgi ve deneyim paylaşımı
✅ Ortak eğitim ve sertifikasyon programları
✅ Uluslararası B2B etkinlikler ve güçlü network oluşturma
✅ Standartlar, teknik belgeler ve raporların paylaşımı
✅ Fuarlar, sürdürülebilirlik ve Ar-Ge girişimlerine destek
✅ JENDER üyeleri ile EGSA üyeleri ortak iş birliği, ihracat ve yatırım çalışmalarını destekleme
Türkiye Jeneratör Sektörünün Küresel Güçlenmesi
Bu anlaşmayla JENDER üyesi Türk Jeneratör İmalatçıları:
- Dünya jeneratör sektöründe daha fazla söz sahibi olacak.
- Yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatlarına ulaşacak.
- Enerji üretimi teknolojilerinde global standartlarla daha hızlı entegre olacak.
JENDER, ülkemizi uluslararası platformlarda temsil etmenin gururunu taşırken, Türkiye jeneratör sektörünün globalleşme sürecine liderlik etmeye devam edecektir.
Data Center Pazarı ve Geleceği
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki veri merkezi pazarı, hızla büyüyen ve stratejik öneme sahip bir sektör olarak dikkat çekmektedir. 2024 yılı itibarıyla Kuzey Amerika’da yaklaşık 6.350 MW’lık veri merkezi kapasitesi inşa halindedir ve bu kapasitenin %72’si kiralanmıştır. Yapay zekâ ve bulut bilişim alanlarındaki gelişmeler, veri merkezi pazarının büyümesini hızlandırmaktadır. Kuzey Amerika veri merkezi pazarının 2024 yılı itibarıyla büyüklüğü 26,67 milyar dolar iken, 2028 yılına kadar 55,83 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Bu büyüme, yıllık %15,92’lik bir bileşik yıllık büyüme oranına (CAGR) işaret etmektedir.
Bu büyüyen pazar, Türk jeneratör sektörüne yeni fırsatlar sunmakta olup, özellikle yüksek enerji tüketimi gereksinimlerini karşılamak için güçlü jeneratör çözümlerine olan talep artmaktadır. Ayrıca, dünya genelinde veri merkezi pazarı için önümüzdeki yıllarda büyük yatırımlar yapılması beklenmektedir.
Yeni Trump Tarifeleri ve Türk Jeneratör Sektörü İçin Önemi
ABD Başkanı Donald Trump’ın 2024 seçim kampanyasında fosil yakıt endüstrisinden aldığı destekle birlikte, çevresel düzenlemeleri gevşetme ve enerji yoğun sektörleri destekleme politikaları ön plana çıkmıştır. Bu durum, veri merkezi ve enerji sektörlerinde büyük bir büyüme potansiyeli yaratmaktadır. Örneğin, Energy Transfer şirketi, veri merkezi hizmet taleplerinde %75 oranında bir artış bildirmiştir.
Bu politikalar, Türk jeneratör üreticileri için Amerika pazarında yeni fırsatlar sunmaktadır. JENDER’in EGSA ile yaptığı iş birliği, Türk üreticilerinin bu büyüyen pazarda daha etkin bir şekilde yer almasına olanak sağlayacaktır.
Ayrıca, Amerika’ya yönelik %10’luk ek tarif vergi oranı, Türkiye’nin jeneratör üreticilerini Avrupa ve diğer ülke üreticilerine kıyasla daha avantajlı bir konuma getirmektedir. Bu durum, Türk üreticilerinin Amerika pazarında rekabet avantajı elde etmelerini sağlamaktadır.
Rıdvan Özer – JENDER Yönetim Kurulu Başkanı:
“Bugün, Türkiye jeneratör sektörü için tarihi bir adım atıyoruz. EGSA ile imzaladığımız kardeş dernek anlaşması, sadece sektörümüzün uluslararası arenadaki gücünü artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Türk mühendislik ve üretim yetkinliklerinin dünya çapında tanınmasını sağlayacaktır. JENDER olarak, bu iş birliği sayesinde JENDER üyelerini küresel arenaya daha güçlü bir şekilde taşıyacak bu iş birliğinden büyük gurur duyuyoruz. EGSA ile atılan bu adım, üyelerimize yeni kapılar açacak ve sektörümüzde sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek.”
Daniel Barbersek – EGSA Yönetim Kurulu Başkanı:
“JENDER ile kardeş dernek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye’nin güçlü ve dinamik jeneratör sektörünün, EGSA’nın global ağına değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. JENDER ile kurduğumuz bu kardeş dernek ilişkisi, sadece iki ülke arasında değil, dünya çapında güç sistemleri sektörüne önemli katkılar sağlayacaktır.”
Mir Mustafa JD, CAE – EGSA CEO’su:
“Bu stratejik ortaklık sayesinde, EGSA bilgi, deneyim ve inovasyonu daha geniş coğrafyalarda paylaşılacak. JENDER ile birlikte, sektörde uluslararası standartların yükseltilmesine katkıda bulunacağız.”
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı!
Yayınlandı
3 gün önce-
Ocak 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Filli Boya, renk ölçüm cihazı Colour Pin ile satış noktalarında renk hizmetlerini tüm kullanıcılar için daha hassas, daha güvenilir ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim seviyesine taşıyor. Türkiye genelindeki 440 Filli Boya plus ve corner mağazasında sunulan bu yeni hizmet, tüketicilerin yaşam alanları için doğru rengi belirleme sürecini kolaylaştırıyor ve kendi stillerini yansıtan rengi birebir yakalayabilmelerini sağlayarak, kişiye özel renk deneyimini bir adım ileriye taşıyor.
Filli Boya, tüketici deneyimini güçlendiren yenilikçi yaklaşımını bir adım ileri taşımak amacıyla profesyonel renk ölçüm cihazı “Colour Pin”i plus ve corner satış noktalarına dahil etti. İlham aldıkları renkleri yaşam alanlarında birebir görmek isteyen kullanıcılar, kumaş, metal gibi bir yüzeyi mağazaya getirdiklerinde, uzman ekipler rengin en doğru dijital karşılığını anında ölçerek profesyonel bir renk danışmanlığı sunuyor. Cihazın sunduğu hassas ölçüm sayesinde ister bir kumaş parçası ister bir aksesuar ya da ilham veren herhangi bir yüzey olsun, hayalinizdeki renk en yakın seçenekle değil, tamamen kişiye özel olarak en doğru tonda sunuluyor.
Küçük, hassas ve kablosuz bir renk okuyucu olan Colour Pin’in üzerinde yer alan Filli Boya’ya özel QR kodu, kullanıcıları doğrudan Filli Boya uygulamasına yönlendiriyor. Böylece ölçülen renkler Filli Boya ekosistemi içinde kaydedilebiliyor, karşılaştırılabiliyor, kişisel bir renk kütüphanesi oluşturulabiliyor ve uzmanlar tarafından değerlendirilebiliyor. Ölçümlerde dokunun yüzey etkisini gösterme özelliği ise renk doğruluğunu bir üst seviyeye taşıyarak cihazın her kullanımda güvenilir sonuçlar vermesini mümkün kılıyor. Bu sayede kişiye özel hazırlanan renklerin, uygulandığında beklentiyle birebir örtüşmesi sağlanıyor.
Renk danışmanlığında yeni bir standart
Boya ve dekorasyon süreçlerinde en doğru tonu belirlemenin kritik olduğu tüm durumlarda güçlü bir yardımcı olarak öne çıkan cihaz, Filli Boya’nın deneyim odaklı mağaza anlayışıyla birleşerek renk danışmanlığında yeni bir standart oluşturuyor. Kullanıcıların kendi tarzlarını yansıtan tonlara kolayca ulaşabilmesi renk deneyimini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Colour Pin ile renkleri ölçmek, ilhamı yakalamak ve yaratıcılığı özgür bırakmak artık çok daha kolay ve erişilebilir!
GENEL
Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında
Yayınlandı
3 gün önce-
Ocak 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Temiz enerji teknolojilerinde dünyanın önde gelen markalarından Sungrow, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Büyüme Alanında Dünyanın En İyi Şirketleri” araştırmasında, dünyanın en iyi 14’üncü şirketi olarak gösterildi.
TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.
Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı.
Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme
Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor.
Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor.
Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor.
Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar
Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor.
Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor.
Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor.
GENEL
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı
Yayınlandı
3 gün önce-
Ocak 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi.
Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.



Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya
Avrupa Birliği’nin ‘Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ (SKDM), 1 Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı.
Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor
SKDM’ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına geliyor.
Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor
Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısıda oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya, verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.
Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor
“SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği, AB’ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.
Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor
Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.
Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor
Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.
Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor
Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor” dedi.
Son Yazılar
- Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı! Ocak 15, 2026
- Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında Ocak 15, 2026
- Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı Ocak 15, 2026
- NG KÜTAHYA SERAMİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERKAN GÜRAL: “Üretim kapasitemizi 100 milyon metrekareye taşıyarak sektördeki liderliğimizi perçinleyeceğiz” Ocak 15, 2026
- Baumit’in ‘Kırmızı Karesi’ Güvenin Yeni Simgesi Olarak Konumlanıyor Ocak 15, 2026
- Ravatherm taş yünü prefabrik boru ile güvenli ve enerji tasarruflu tesisler inşa etmek mümkün Ocak 15, 2026
- Doğallığın Yeni Yorumu: QUA Everstone Ocak 14, 2026
- TKE, Kentsel Dönüşümün Hız ve Dijitalleşme İhtiyacına Yanıt Olarak EOX’u Piyasaya Sundu Ocak 14, 2026
- NG KÜTAHYA SERAMİK, ‘YÜKSELEN DEĞERLER 2026’ TOPLANTISINDA İŞ ORTAKLARI İLE BULUŞTU Ocak 14, 2026
- Birevim 2025’te Rekor Büyüme Kaydetti, 2026 için “Sizi Düşünen Biri” Vizyonunu Hayata Geçirdi Ocak 14, 2026
- Koçtaş Usta Festivali 2026 Büyük İlgiyle Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Gerçekleştirildi Ocak 14, 2026
- İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı Ocak 14, 2026
- Mercedes-Benz Türk’ten “Hey Mercedes”li Yeni Reklam Filmi Ocak 14, 2026
- Günsan akıllı ürünler ile konfor, güvenlik ve verimlilik bir arada Ocak 14, 2026
- Eti Alüminyum 2025’te katma değerli üretime odaklandı Ocak 14, 2026
Trendler
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL1 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi









